# 60970 peyv, 24400 werger # Amadekar: Erdal Ronahî # www.ferheng.org # Nûkirina dawî: 2005-07-29 # # kurdî türkçe -dar -li -istan yer eki a dişil cins edatı a Kürt alfabesinin ilk harfi Abadan mamur abadanî bayındırlık abadîn ebediyen abagine billur abagine cam abajûr abajur abal dönme abor geçim abor iktisad aborandin geçindirmek aboriya xerîdariyê tüketim ekonomisi aborî ekonomi aborî geçim aborî iktisat aborî maîşet aborîn geçinmek aborînas ekonomist aborînas iktisatçı aborîzan ekonomist aborîzan iktisatçı aborzan ekonomist aborzan iktisatçı acente acente aciz aciz aciz çaresiz aciz güçsüz aciz zayıf aciz kirin kızdırmak aciz kirin rahatsız etmek acizbûn aciz olmak acizbûn bıkmak acizbûn rahatsız olmak acizbûn usanmak acizkirin kızdırmak acizkirin rahatsız etmek acûr acur acûr bir cins salatalık acûr kiremit adan bereketli adan besin adan mümbit adan süt ürünleri adan verimli adan lê bûn bereketlenmek adanî bereket adanî bereketlilik adanî randıman adanî verim adanî verimli adanî verimlilik adanlêbûn bereketlenmek adar Mart ayı ade ısırgan böcekler ade sırnaşık ade şırnaşık ade şirret ade yabancı ot ade bûn sırnaşmak ade kirin yabancı otlardan temizlemek adeb iltihap adebûn şırnaşmak adekirin yabancı otlardan temizlemek adem adam adem insan adet adet adet töre adetî normal adetî töreye uygun adû ısırgan böcekler afat afet aferande eser aferande yapıt aferandin meydana getirmek aferandin türetmek aferandin yaratmak aferandinerayî yaradılış aferîde canlı aferîde mahluk aferîde yaratık aferîn aferin aferîn varol aferîndêr türetici aferîndêr yaratıcı aferînek karakter aferînî seciye afir hayvan yemeği afir yalak afir yemlik afiran yaratım afirande eser afirande yapıt afirandin meydana getirmek afirandin türetmek afirandin yaratmak afirandinêr yaradılış afirandîn yaratılmak afirîde yaratık afirîn meydana gelmek afirîn oluşmak afirîndêr türetici afirîndêr yaratıcı afirîner yaratıcı afîş afiş afra güreş afragir güreşçi Afrîka Afrika Afrîka Başûr Güney Afrika Afrîn Suriye’de bir Kürt şehri agah duyum agah haber agahdar bilgi sahibi agahdar bilgili agahdar haberdar agahdar vakıf agahdar bûn haberdar olmak agahdar bûn vakıf olmak agahdar kirin bildirmek agahdar kirin haber vermek agahdar kirin haberdar etmek agahdarbûn bilgilenmek agahdarbûn haberdar olmak agahdarî bilgi agahdarî duyuru ilan agahdarî malumat agahdarkirin bildirmek agahdarkirin bilgilendirmek agahdarkirin haber vermek agahdarkirin haberdar etmek agahî bilgi agahî enformasyonel bilgi agahî haber agahî malumat agihandin bildirmek agihandin haber vermek agir ateş agir barandin ateş yağdırmak agir berdan ateşe vermek agir best ateş kes agir girtin ateş almak agir girtin ateşlenmek agir kirin ateş etmek agir vêxistin ateş yakmak agirbaz ateş cambazı agirbaz ateş canbazı agirber ateşli silah agirberdan ateşe vermek agirberdan ateşlemek agirbest ateşkes agirbest ragihandin ateşkes ilan etmek agirbir ateş düşürücü agirçav atak agirdadan ateş yakmak agirdank ateşlik agirdaran ateş yakmak agire frengi agirgeh ateş yakılan yer agirgeh ateşin yakıldığı yer agirgir kolay tutuşan agirgirtin ateş almak agirgirtin ateşlenmak agirhilkirin ateş yakmak Agirî Ağrı şehri agirkirin ateş etmek agirkirin ateş yakmak agirkuj itfaiyeci agirkuj itfayeci agirnak ateş gibi agirnak ateş rengi agirnak ateşli agirnak yakıcı agirok fitneci agirparêz ateşe tapan agirparêzî ateşe tapmak agirten ateşçi agirvêxistin ateş yakmak agirxweş sempatik ah ah ah ilenç aheng ahenk aheng mutabakat aheng ritim aheng uyum ahengdar ritimli ahengdar uyumlu ahengî koordinasyon Ahûramazda Zerdüşt inancında iyilik tanrısı aj filiz aj sürgün aj dan filizlenmek ajal grup ajal gurub ajal güruh ajal hayvan ajal küme ajal sürü ajal zümre ajaldarî hayvancılık ajan ajan ajan casus ajda filiz ajda filiz verdi ajdan filizlenmek ajênta acenta ajinîn dişleri kürdan vs. ile karıştırmak ajne yüzücü ajneber yüzücü ajnekirin yüzmek ajo güdü ajodar güdümlü ajotin ekin ekmek ajotin ekmek ajotin gütmek ajotin sürmek ajotin pêş ileri sürmek ajotkar sürücü ajovan sürücü ajovan şoför akademî akademi akincih yerleşik akincihbûn yerleşmek Akre Irak’ta bir Kürt kenti akredîtîf akreditif akû akü akû akümülatör al alem al bayrak al çikandin bayrak dîkmek al daxistin bayrak indirmek al kêşan bayrak çekmek alale lale alandin ambalajlamak alandin sarmak alastin yalamak alaşkirin kiriş kaplamak alav alet alav alev alav araç alav edevat alav eşya alayî ask. alay alaz kastetme alaz niyetlenme Alban Arnavut Albanî Arnavutça Albanya Arnavutluk album albüm albumîn albümin aldaxîname ihbarname alemdar bayraktar alerjî alerji alif kışlık hayvan yemi aliqîn asılı kalmak aliqîn birbirine dolanmak aliqîn takılmak alistin yalamak alî cenah alî cihet alî taraf alî yaka alî yan alî yön alî girtin taraf tutmak alîgir taraflı alîgir taraftar alîgir yandaş alîgirtin taraf tutmak alîkar yardımcı alîkarîkirin yardım etmek alîn birbirine geçirmek alîn dolamak alînegir nesnel alînegir tarafsız alîsor armut alkol alkol Alman Alman Almanî Almanca Almanya Almanya almas elmas aloq bademcik aloz bozuk aloz karışık aloz karmaşık aloz yoz alozî kaos alozî karışıklık altaxî ihbar altaxî ispiyon altaxî kirin ihbar etmek altaxîkirin ihbar etmek altaxîname ihbarname alternatîf alternatif alû bûn kamaşmak alûbûn kamaşmak alûçe can eriği alûçe erik alûde pisliğe bulaşan alûle dar sokak alûle koridor alûs sahte davranışlı alûs sahte kibarlık alûs samimiyetsiz alûs yapmacık amade amade amade amede amade hazır amade be hazır ol! amade kirin hazırlamak amadebûn amede etmek amadebûn hazırlamak amadekirin amede olmak amadekirin hazırlamak amadexwer hazır yiyici amadeyî hazırlık amajekirin belirtmek amajekirin sözetmek aman kap aman kap-kacak amas iltihab amas şişme ambargo ambargo ambûlans ambulans ambûlans cankurtaran ambûr enstrüman ambûr tesisat ambûrîn alet ambûrîn malzeme ambûrsaz tesisatçı Amed Diyarbakır Amêdî Irak’ta bir Kürt kenti amêjen alaşım amêjen terkip Amêrîka Amerika Amêrîkayî Amerikalı amir amir amîral amiral amoj amca karısı amojin amca hanımı ( karısı ) amojin amca karısı amojkar eğitimci amojkar pedagog amojkarî pedagoji amper amper ampûl ampul amraz araç Amsterdam Amsterdam Amûda Suriye’de bir Kürt kenti amûr araç amûr enstrüman amûr tesisat amûrîn alet amûrîn malzeme amûrsaz tesisatçı an çoğul edatı an çoğul eki an veya (hut) an ya an yahut an yoksa an jî ya da an na yoksa ananas ananas anarşî anarşi Anatoliya Anadolu anatomî anatomi andêr soyka angaje kirin angaje etmek angajman angajman angaşt iddia ango başka bir deyişle ango demek ki ango veyahut ango yani anix anason anîn getirmek anîn ba hev bir araya getirmek anîn ber hev bir araya getirmek anîn bîr anımsatmak anîn bîr çağrıştırmak anîn cem hev yan yana getirmek anîn pêş ileri almak anîn ser çokan diz çöktürmek anîn ziman dile getirmek anînbîr anımsatmak anînbîr çağrıştırmak anîs anason anjî yada anket anket anormal anormal ansîklopedî ansiklopedi Antartîka Antarktika antên anten antîlop antilop antrenman antrenman antrenor antrenör aort aort ap amca apandîsîd apandisit apandîsît apandist apore şok veya paniğe kapılmış aqar alan aqar arazi aqar yüz ölçümü aqar yüzölçümü aqil akıl aqil us aqilmend akıllı aqilmend bilge aqilmend zeki aqlî rasyonel ar ar ar ateş ar haya aram dingin aram gönenç aram huzur aram huzurlu aram istikrar aram sabır aram sakin aram sükunet aram bûn huzur bulmak aram bûn sakinleşmek arambexş huzur veren arambexş huzurveren arambûn huzur bulmak arambûn sakinleşmek aramdar dinlendirici aramdar huzur verici aramdar huzurverici aramdar müsekkin aramdar sakinleştirici aramgah istirahat yeri aramgah kabir aramgeh istirahat yeri aramgeh kabir aramî huzur aramî istikrar aramxane huzurevi aran elem aran sancılanmak araq rakı ararot mama arask donatı arask teçhizat arastek donanım arastek ziynet arastekar dekoratör arastekirin yöneltmek arastin bezemek arastin donatım arastin donatmak arastin teçhiz etmek arastî bezenmiş arastî donatılmış arastî teçhiz edilmiş arav bulaşık suyu aravî nargile ard un ardelîn un oluğu ardik irmik ardû katı yakıt arena arena argon ateş rengi argûn ocak argûr meşale argûşk bademcik arihandin acıtmak arihandin ağrıtmak arihîn acımak arihîn ağrımak arimîn dinlenmek aring koyun ve keçilerin genel adı arizî kirin özelleştirme arizîkirin özelleştirme arizîkirin özelleştirmek arî Hint-Avrupa \'lı arî Hint-Avrupa’lı arî kül arî yardım arîk tavan arîkar asistan arîkar yardımcı arîkarî yardım arîkarî kirin yardım etmek arîkarî xwestin yardım istemek arîkarîkirin yardım etmek arîkarîxwaz yardımsever arîle kadın gibi (görünüşlü) erkek arîle kadın görünüşlü erkek arîperwer yardımsever arîşe problem arîşe sorun arîşen manevi arîşen maneviyat arîşen moral arîşetî şantaj arîtmetîk aritmetik arîxen emin arîxen bûn emin olmak arîxenbûn emin olmak arkolk maşa arkork fırın küreği armanc amaç armanc erek armanc gaye armanc hedef armûş üzüm posası armûşk posa arode çok gezen kadın arşîv arşiv artêş ordu artêşgeh ordugah artêşxane ordu evi artêşxane orduevi artîşok enginar arû salatalık arûng erik arvan kışlık erzak arvan un arvane dişi deve Aryan Hint-Avrupalı arzing çırpı asa norm asan basit asan kolay asanî kolaylık asav ur asaw ur asayî normal asayî olağan asê asi asê sarp asê şaki asê yalçın asê bûn direnmek asê kirin güçlendirmek asê kirin tahkim etmek asêbûn kapanmak asêbûn kilitlenmek asêbûn tıkanmak asêgeh hisar asêgeh kale asêgeh müstahkem mevki asêkirin kapatmak asêyî handikap asîd asit asîk siluet asîman gök asîman gökyüzü asîmanzanî astronomi asîtan ağıl asîtan havlu asîw bela ask geyik asmin ufuk aso ufuk asogeh son ufuk ast düzey Astan Satürn asteng dar geçit asteng engel asteng güçlük asteng mâni asteng mania asteng bûn engel olmak astrolojî astroloji. bakınız \"stêrnasî\" asûde asude asûde dingin asûde sakin asûk alışveriş malzemesi asûn durum asûn vaziyet Asya Asya aş değirmen aş yemek aşbûn teskin olmak aşbûn yatışmak aşê qehwê kahve değirmeni aşêf yabani otları ayıklama aşêf yabani otları ayıklama işi aşêf kirin yabani otları ayıklamak aşik kahve değirmeni aşik mide aşît çığ aşîtî barış aşîtî sulh aşîtîperwer barış sever aşîtîperwer barışsever aşîtîxwaz barış sever aşîtîxwaz barışçı aşkartin (diaşkêre açıklığa kavuşturmak aşkirin teskin etmek aşkirin yatıştırmak aşopî hayali aşpêj aşçı aştiyane barışçıl aştî bari aştîxwaz barışçı aştîxwaz birleştirici aşûjin iplik aşvan değirmenci aşxane lokanta aşxane restoran aşxanevan lokantacı ataşe ataşe atlet atlet atletizm atletizm atmosfer atmosfer. ( bakınız seqa) atom atom av su av çikiyan su tükendi (kesildi) av standin su almak ava bayındır ava imar ava mamur ava berbejî maden suyu ava bûn bayındır olmak ava kelandî kaynar su ava kirin bayındır hale getirmek ava kirin imar etmek ava kirin inşa etmek ava kirin kalkındırmak ava kirin mamur duruma getirmek ava mend durgun ava mend kirli su ava sûsê meyan kökü suyu ava tezî soğuk su avabûn güneş avabûn yıldız vb. nin batması avabûyî mamur avadan bayındır avadan mahmur avadanî bayındırlık avahiya bingehîn altyapı avahiya jorîn üstyapı avahî bayındır yer avahî bayındırlık avahî bina avahî inşaat avahî yapı avakar kurucu avakirin inşa etmek avakirin kurmak avakirin oluşturmak avan yardakçı avanî meskûn avans avans avantaj avantaj avasazî mimari avdan sulama avdan sulamak avdanî sulama avdank su kabı avdank sürahi avde bir boy iplik avdestxane helâ avdestxane tuvalet avdêr sulama işini yapan kişi avdonk et suyu avdonk tirit averû ebru averû yüz suyu avêtin atış avêtin atmak avêtin fırlatmak avêtin ser cihkî bir yeri basmak avêtin zindanê hapsetmek avêtin zindanê zindana atmak avêtina ber hev atışmak avêtinhev atışmak avgîz su biriken yer avgon mavi avgoşt et suyu avhewa iklim avik atmık avik meni avik sperm avik sperma avis gebe avis hamile avis hayvanların döl tutması avisbûn döl tutmak avisî gebelik avî sulak avî sulu avîje temiz avjen yüzücü avjenî yüzme avjenîkirin yüzmek avjenper yüzgeç avjîn abıhayat avkêş saka avkêş sucu avkêş tulumba avnûsk mürekkep avpijen fıskiye avreşî katarakt (göz) avrêj tuvalet avrêjk pisuar Avrêl Nisan ayı avsark içine kar veya buz konarak soğuk su saklamaya yarayan kuyu avşile olgunlaşmamış üzüm suyu avşile pekmez avteng boğaz avteng suyun daraldığı yer avyar saki avzêl bahar pınarı avzêl ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar avzêm bahar pınarı avzêm baharda oluşan geçici pınar avzêm ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar avzêr yaldız avzêr kirin yaldızlamak avzêrkirin yaldızlamak avzûng kayış tokası awa biçim awa durum awa hal awa metot awa şekil awa tarz awa vaziyet awa yöntem awan fesad awan fitneci awanî fesat awanî fitne awar helva awarte istisna awarte istisnai awarte olağan dışı awarte olağanüstü awartin istisna etmek awat istek awat iştiya awat umut awaz beste awaz ezgi awaz makam awaz melodi awaz ses awerte istisna awêne açık awêne ayna awêne belli awir bakış awir sert bakış awirvedan ters ters bakmak ax ah ax lenç ax toprak axa ağa axaftin konuşma axaftin konuşmak axareş kara toprak axiv yaranın azması axivîn depreşmek axivîn yaranın azması veya yeniden kanaması axîn ah çekme axîn ahlama axîn sızlama axîn sızlanma axîn kişandin ah çekme axînkişandin ah çekmek axret ahret axund ayet ya da dua okuyan kişi axund hoca axur ahır axûr ahır axûrk tatarcık aya acaba ayend gelecek ayende gelecek ayet ayet ayet delil ayisandin tutuşturmak ayîn tören ayîsîn tutuşmak az dolgun az ihtiraslı az tutkulu aza bağımsız aza gözüpek aza hür aza özgür azad hür azad özgür azadî hürriyet azadî özgürlük azadî bûn kurtulmak azadî kirin kurtarmak azadî kirin özgür bırakmak azadîxwaz özgürlükçü azar azar azar lêdan paylamak azeb bekar azeb ergen azebî ergenlik çağı Azerî Azeri azgîn hırslı azib bekar azirandin azarlamak azîn usul azîne metod azîne yöntem azmend hırslı azmûn imtihan azmûn sınav azmûn tecrübe azmûn bûn denenmek azmûn bûn imtihan olmak azmûn kirin denemek azmûn kirin imtihan etmek azmûn kirin tecrübe etmek azmûna devkî sözlü sınav aznîf bir çeşit domino oyunu azwer hırs azwer hırslı azwer tutku azwer tutkulu azwerî hırs azwerî tutku b Kürt alfabesinin ikinci harfi ba hava ba nezd ba romatizma ba rüzgar ba rüzgâr ba yan ba yanında ba yel ba berdan yellenmek ba hatin esmek ba hatin rüzgar esmek babelîç yüzük parmağı babet cins babet husus babet konu babet tür babet vesile babfile dönme (zorla (sözde)Müslüman olanlar) babidest eli boş babir paravan babirek yelken bablîsok hortum bablîsok hortum (hava) bac gümrük vergisi bac vergi bacan patlıcan bacana reş patlıcan bacana sor domates bacanê sor domates bacên neyekser dolaylı vergiler bacên yekser dolaysız vergiler bacgeh gümrük bacgir tahsildar bacî bir müzik makamı baçık sigara baçemok yarasa baçermok yarasa badak sarmaşık badan bükmek badan kıvırmak badank büklüm badar rüzgarlı badayî bükülü bade kadeh badek burgu badek delgi badek sarmaşık badîhewa boşuna badîhewa faydasız badîhewa yararı olmayan iş badîn bardak badîn kadeh badok direksiyon bafik bahane bafik mazeret bafirok uçurtma bafûn alüminyum bagaj bagaj bager karla birlikte esen şiddetli rüzgar bager kasırga bagêje hava hortumu (met.) bah şehvet bahane bahane baharat baharat bahî şehvetli bahor grip bahor nezle bahorî grip hastalığına yakalanan bahorî nezle olan kişi bahoz fırtına bahoz kararsız kişi bahoz sert rüzgar bajar kent bajar şehir bajarê mezin büyük şehir bajarê mezin metropol bajarî kentli bajarî şehirli bajarîbûn kentlileşme bajarok belde bajarok ilçe bajarok kasaba bajarsazî şehir planlamacılığı bajarvanî şehircilik bajen yelpaze bajenîn yelpazelemek bakir guguk kuşu bakirin savurmak bakterî bakteri bakterîzanî bakteriyoloji bakur kuzey bakut kar dolgusu bal dikkat bal ilgi bal ilgi. "Bala xwe dayîn." dikkat etmek bal yoğunlaşmak bal dan dikkat etmek bal kişandin dikkat çekmek bala yukarı bala yüksek bala xwe dan dikkat etmek balaban afacan balafir uçak balafirgeh hava alanı balafirkişên uçaksavar balafirşikên uçaksavar balandin dolamak balav çamaşır yıkama günü su kenarı balcan patlıcan baldar dikkatli bale ahmak bale alık bale aptal bale ebleh baleban afacan balexane gökdelen balê bari balgeh yastık balinde kartal balinde kuş balinde şahin vb. kuşlar balix arı kovanların kurulduğu yer balix ergen balîf yastık balkêş dikkat çekici balkêş enteresan balkêş göz alıcı balkêş ilgi çekici balkêş ilginç balkêş kişandin ihtar etmek balkêş kişandin ilgi çekmek balkêşname ihtarname balkişandin dikkat çekmek balkişandin vugulamak balme saçma (tüfek) balo balo balon balon balor silindir balûg siğil balûle dürüm balûr nasır balyoz büyük elçi balyoz büyükelçi balyoz sefir balyozxane büyükelçilik balyozxane elçilik bamarî üvey baba bamişt tipi bamye bamya ban çatı ban dam banandin alıştırmak band bant bandemjmêr çalar saat bandev bir şeyin üst çıkış ağzı bandev doruk bandev kar fırtınası bandêr egemen bandêr etkili bandêr etkin bandêr luğ bandêr silindir bandêrî etkinlik bandor etken bandor etki bandor tesir bandor kirin tesir etmek bandor lê kirin etkilemek bandorlêkirin etkilemek bane mandıra bane otlak bane yayla banedar mandıracı banegeh satıh banegeh yüzey banegehî yüzeysel banek alışkın banek itiyat banek müptela baneşan ünlem baneşan ünlem işareti bang çağrı bang ezan bang hitap bang nida bang kirin çağırmak bang kirin çağrıda bulunmak bang kirin ezan okumak bang kirin hitap etmek bangbêj çığırtkan bangbêj müezzin bangbêj tellal bangdan ezan okumak banger loğ bangerkêş loğ ağacı bangeşe propaganda bangeşevan propagandacı bangevan çığırtkan bangevan müezzin bangevan tellal bangewaz çağrı bangewaz imdat bangewaz yardım talebî bangewazî çağrı bangêr bankacı bangêrî bankacılık bangîn çığırtkan banglêkirin çağırmak banglêkirin seslenmek banî dam banî damın üstü banî yukarı banîje çatı katı banîn alışmak banîn uyum sağlamak bank banka banknot banknot banok intibak etmeye eğilimli olan banû hanım banû hanımefendi baperik kelebek bapêç karla karışık rüzgar bapêç tipi bapêş nezle bapîr büyük baba bapîr büyükbaba bapîr dede bapîv rüzgar ölçer baq buket baq demet baq tutam baqil bakla baqle bakla bar bar bar sorumluluk bar yük bar kirin taşınmak bar kirin yük bar kirin yüklemek baran yağış baran yağmur barandin yağdırmak baranî yağmurluk barbar barbar barbir taşıt barbû iane barbû dan hev iane toplamak barbûn barbunya bare baharlık buğday bare konu bare mevzu baregeh kamp baregeh üs barek cephane bareng tersane bareş doğu rüzgarı bareş karayel barfisk dizin arka iç kısmı bargeh karargah bargeh üs barij yağışlı barimte ipotek barist hacim barîdox durum barîdox vaziyet barîn yağış barîn yağmak barkaz mazgal barkêş nakliyeci barkêş taşımacı barkêşî nakliyecilik barkêşî taşımacılık barkirin taşınmak barkirin yüklemek barname irsaliye baro baro bars oğul (arıların oğul vermesi) barû kule barû mazgal barûd barut barûya naqos çan kulesi barxane ardiye barxane depo basîret basiret bask kanat bask kol basketbol basketbol baskkêş mil baskkêş şaft mili bastan gelenek bastan görenek bastanasî arkeoloji bastanî geleneksel bastanparêzî gelenekselcilik bastiq pestil baş güzel baş hoş baş iyi başebaş doğru dürüst başebaş tam olarak başî iyilik başkirin tedavi başok akmaca başok atmaca başok doğan baştir âlâ baştir daha iyi baştir ekstra başûr güney batirsok bostan korkuluğu bav baba bav peder bavik ata bavik klan bavik soy bavkanî babaerkil bavmarî babalık bavmarî üvey baba bavtî kirin babalık yapmak bawer güvenen bawer inanan bawer kirin güvenmek inanmak bawer kirin itimat etmek bawerî akide bawerî güven bawerî inanç bawerî inanma bawerî itikat bawerî kanı bawerî bûn güvenmek bawerî bûn inanmak bawerî bûn itimat etmek bawerî pê anîn inanmak bawerîmend inançlı bawerîmend inanmış bawerîmend mümin bawerîmend mutemet bawerîpêanîn güvenmek bawerîpêanîn inanmak bawerkirin güvenmek bawerkirin inanmak bawermend inanan bawermend mümin bawername itimatname bawesîr basur baweş yelpaze baweşandin yelpazelemek baweşên vantilatör baweşîn yelpazelemek baweşînk yelpaze bawiş doğurduğu halde süt vermeyen hayvan bawişk esneme bawişkîn esnemek bawî romatizmalı bawîşk esnemek baxçe bahçe baxçevan bahçıvan baxir kaya baxol bavul baxor aralık baxor çığır baxor gedik baxoşk havalandırma tertibatı baxur buhur baxur tütsü baxurdan buhurdan bayê başûr lodos. (güney rüzgarı) bayê reş karayel bayê weşt keşişleme bayêbezê alelacele bayî bayi baz pazı baz şahin bazar alış veriş yeri bazar pazar bazar piyasa bazara kevnefroşan bitpazarı bazara reş karaborsa bazarî pazarlık bazarî kirin pazarlık yapmak bazbend görevli kolluğu bazbend kol muskası bazbend kola bağlanan muska bazbend kolluk bazbend pazubandı bazdan atlamak bazdan koşmak bazin bilezik bazind bilek bazirgan tüccar bazirganî ticaret bazirganî ticari bazirganxane ticarethane bazor fırtına bazor sert rüzgar be olsun bed çirkin bed kötü bedawaz kötü sesli bedbext mutsuz bedbext talihsiz bedbîn karamsar bedbîn kötümser bedbîn pesimist beden beden beden gövde beden hisar beden sur bedenparêzî beden eğitimi bedestan bedesten bedew güzel bedew yakışıklı bedew bûn güzelleşmek bedew kirin güzelleştirmek bedewî güzellik bedewkarî estetik bedgeh çıkıntı bedil takım elbise bedilandin şeklini değiştirmek bedilîn şekil olarak değişmek bedl dolunay beg bey behicandin boğulmak behicandin kahretmek behicandin öfkelendirmek behicandin sinirlendirmek behicîn kahrolmak behicîn öfkelenmek behît acayip behît mucize behît tansık behîtandin afallatmak behîtandin şaşırtmak behîtîn şaşırmak behîv badem behîvter çağla behle ahmak behle aptal behn koku behn dan kokmak behn ketin kokuşmak behndar kokulu behnî kokmuş behr deniz Behram Mars Behram Merih behre yetenek behredar yetenekli behreme matkap behremend yetenekli behremendî kabiliyet behremendî yetenek behskirin sözetmek beicandin kızdırmak beicandin kahretmek beicandin öfkelendirmek beicîn kızmak beicîn kahrolmak bej kara bej kara (toprak) bejavî amfibi bejî karasal bejn boy bejn girtin boy atmak bejn û bal boy pos bejn û bal endam bejnbost cüce bejnûbal boy-pos bejnûbal endam bekre kil bel dik (göz veya kulak) bel dik (kulak ve göz için) bela bela belakir bela arayan belakir belalı belalûk vişne belam ama belam fakat belavkar dağıtımcı belavker dağıtımcı belavker distribütör belavker müvezzi belavker kirin dağıtmak belavker kirin saçmak belavker kirin savurmak belavker kirin yaymak belavkerbûyî yaygın belavkirin dağıtmak belavok elle dağıtılan bildiri belawela darmadağınık belawelabûn darmadağınık olmak belawelakirin darmadağınık etmek belbelîtanik kelebek belçim ağaç yaprağı beleban afacan beleban balaban beledî şimşek belek alaca belek alacalı belek siyah beyaz belem filika belem sandal belender kesenekçi belender mültezim belengaz fakir belengaz sefil belengaz zavallı belê evet belê okey belên söz belên vaad belên vaat belêyandin onaylamak belêyandin teyid etmek belgefîlm belgesel belgename belge belik cücük belik çocuk penisi Beljîka Belçika Beljîkayî Belçikalı belkî belki beloq belirgin beloq pırtlak beloq patlak belor şişe belq belirgin belq çarpıcı belq fışkırma belq pırtlak belqitandin gebertmek belqitandin zıbartmak belqitîn gebermek belqitîn gebertmek belqitîn zıbarmak belqityo! geberesice! belûr billur belût palamut belweşîn cüzzam belxem balgam ben çitlembik ağacı ben ip benav dişbudak ağacı benc yabani haşhaş benc zehir bend bağ bend bağlam bend baraj bend cisim bend engel bend gazete yazısı bend ip bend paragraf bend set bend sicim benda avê su bendi bendav baraj bende bağımlı bende esir bende köle bende kul bende kirin bağımlı hale getirmek bendegan tebaa bendegan uyruk bendek güçlük bendek mânia bendeman bağlanıp kalmak bendeman beklemek bendeman mahpus bendeman yolunu gözlemek bender liman bendergeh iskele bendergeh liman bendewar beklenti içinde olan bendewar bekleyen bendewar gönülden bağlı bendewarî beklenti içinde olma bendeyî bağımlılık bendeyî tutukluluk bendik tire bendî bağımlılık bendî tutukluluk bendî kirin tutuklamak bendîname akit bendîname tutuklama müzakeresi bendîxane cezaevi bendîxane tutukevi bendname tutuklama müzekkeresi benekî alışkanlık beng haşhaş bengî kara sevdalı bengî melankolik bengî müptela bengî tutku bengî tutkun bengîn mecnun bengîn melankolik bengîn tutkun benî bağımlılık benî cevîzlî sucuk benî esir benî köle benî kul benî sucuk benî tutukluluk benîn alışmak benîn intibak benîn uyum benîşt çiklet benîşt sakız benîzava içgüvey benk sakız ağacı benpêk ayak bağı benzavêtî solgun benzîn benzin beq kurbağa beqal bakkal beqalî bakkallık beqlewe baklava ber döl ber en ber mahsul ber meme ber ön ber öntaraf ber taş ber ürün ber verim ber dan meme vermek ber hilanîn ürün almak berafî müzakere beraftin görüşmek beraftin müzakere etmek beragî turfanda beralîkirin yönlendirmek beramber denk beramber eşit beramber karkşılık beramber karşı beramber karşılık beramber karşıt beramber mukabil beramberî karşıtlık beramberî misilleme beramberî hev karşılıklı beran koç beranberdan koçbırakımı beranek baş parmak beraqil rasyonel berarî bağış berarî teberru berarî kirin para yardımında bulunmak berate leş berav çamaşır yıkama günü berav çamaşır yıkama günü su kenarı beravêtin hayvanlarda düşük beravêtin yavru düşürmek(hayvanlar için) beraz domuz beraze değirmen taşının altındaki pervaneler berba bûn çarçur olmak berba kirin çarçur etmek berba kirin harman savurmak berbajar baliyö berbajar varoş berban balkon berbang fecir berbang seher berbang şafak berbang tan berbank taraça berbank teras berbayî boşuna berbaz astsubay berbejn boyuna takılan muska berbendkirin kösteklemek berber berber berber hasım berber karşıt berber rakip berberî berberlik berberî çekişme berberî düşmanlık berberî hasımlık berberî rekabet berbes mineral berbest barikat berbest engel berbest set berbest bûn engel olmak berbest kirin engellemek berbesvanî madenci berbêj olacakları önceden söyleyen kimse berbiçav somut berbiçavkirin somutlaştırmak berbihev uygun berbijêr aşağıya doğru berbir taşçı berbisk saç tokası berbînî öngörü berbîryar karar öncesi berbûk geline eşlik eden kadın(lar) berbûk geline eşlik eden kadınlar berbûk nedime Bercîs Jüpiter berçav göz önünde berçavik gözlük berçavk gözlük berçavkfiroş gözlükçü berçek silah altına alınmaya hazır kimse berçûn çocuk düşürmek (insanlar için) berd taş berdan bırakmak berdan boşamak berdan salmak berdan terketmek berdan vazgeçmek berdar bereketli berdar ergen berdar ongun berdar totem berdar üretken berdar verimli berdar yetişkin berdarî idam berdarî kirin idam etmek berdelan taşlık arazi berdest el altında bulunan berdest hazır berdevk sözcü berdewam devam berdewam devamlı berdewam sürekli berdewamkirin devam etmek berdewamkirin sürdürmek berdêl bedel berdêl karşılık berdêl mübadele berdêl takas berdêl trampa berdêlî kirin takas etmek berdêlkirin takas etmek berdil aziz berdil kolye berdil sevgili berdilk ön kahvaltı berdîwar kimsesiz berdîwar öksüz berdoş berduş berdû hasır bitkisi bere cephe bere bere giderek bere bere peyder pey bere bere tedricen bere vajî çarpık berecot dönüm beredayî başıboş beredayî fuzuli beredayî işe yaramaz beredayî kişiliksiz beregeh us berek doğrultu berek istikamet berendam aday berendamî adaylık berespî kireç taşı berevajî tersyüz berevajîkirin çarpıtmak berevajîkirin tersyüz etmek berevan müdafi berevan rakip berevan savunmacı berevanî karşılaşma berevanî müsabaka berevanî rekabet berevanî savunma berevanî yarışma berevanî kirin rekabet etmek berevanî kirin savunmak bereyişk mancınık berê önce berê xwe dan bakmak berê xwe dan yönelmek berêvar akşam üzeri berêvar ikindi berf kar berf barîn kar yağmak berf dahatin kar yağmak Berfanbar Aralık ayı berfedîn erimekte olan kar kümeleri berfemot kar-pekmez karışımı tatlı berfende çığ berfireh ayrıntılı berfireh bol berfireh engin berfireh geniş berfireh kapsamlı berfîn kardelen çiçeği berfîn karlı berfmalk kar küreği berfşo karla karışık yağmur berfşo sulusepken berg cilt berg dergi vb. kapağı berg kitap berg kitap kapağı berg süs berg takı berg kirin ciltlemek bergeh bakış açısı bergeh görünüm bergeh görünüş bergeh kapsam bergeh manzara bergeh panorama bergeh ufuk bergehdar kapsamlı berger yalvaran bergerîn tapınmak bergerîn yakarmak bergerîn yalvarmak bergew kirin tıkamak bergiftek şenlik bergir bol mahsullü bergir döl veren bergirî önlem bergirî önleme bergirî savunma bergirî tedbir bergirtin bitkilerin meyve tutması bergirtin döl tutmtak bergirtin gebe kalmak bergirtin kadınların dışında bütün dişilerin gebe kalması bergirtî içe kapanık bergîdan karşılık bergîn ciltli bergîn ciltli kitap bergîr beygir bergkar ciltçi bergorn ölü hayrına verilen sadaka bergorn yemek vs berguhk kulaklık berhelist tökezlemek berhem eser berhem urun berhem ürün berhema zêdek artı urun berhemdar verimli berhemîn büyütme sıfatı berhev kirin derlemek berhev kirin devşirmek berhev kirin toplamak berhevdan bozgun berhevdan kıyas berhevdan kıyaslama berhevdan kıyaslamak berhevdan körükleyici berhevdan mukayese berhevdan mukayese etmek berhevdanî bozgunculuk berhevkar derlemeci berhevkar toplayan (toplayıcı) berhevkirin derlemek berhevkirin toplamak berhevkirî derleme berhevkirî devşirme berhevkirî toplama berhevok antoloji berhevok derleme berhewa anlamsız berhewa boş berhewa imha berhewa bûn imha olmak berhewa kirin imha etmek berhewok antoloji berhêlî istikamet berhêlkirin yönlendirmek beridîn gövermek beridîn yeşerip gürleşmek berik çakıl berik gülle berik mermi beris hesap berisandin hesaba katmak berisandin hesaplamak berisger muhasebeci berisîn hesaba katılınmak berisîn hesaplanmak berist yüksek makam sahibi berî bozkır berî dümdüz ve engebesiz ova berî düzlük berî masum berî ön berî ön taraf berî önce berî ova berî her tiştî her şeyden önce berî nîvro öğleden önce berî zayîne milattan önce berî zayînê milattan önce berîdan önünü çevirmek berîdan tevcih etmek berîdan yöneltmek berîk cep berjen istinat direğî berjewendî çıkar berjewendî menfaat berjewendîperest çıkarcı berjewendperestî çıkarcılık berjewendperêz çıkarcı berjêr aşağı doğru berjêr iniş berjor çıkış berjor yukarı doğru berk havuz berk sağlam berk kirin sağlamlaştırmak berkandin sağlamlaşmak berkanî sapan berkaş rampa berkaz mazgal berkaz pencere berkeftî değerli berkeftî muhterem berkeftî sevgili berkeş tepsi berkeşok küçük tepsi berketin acımak berketin hayıflanmak berketin üzülmek berketî değerli berketî hatırı sayılır berketî saygıdeğer berkêr kesim hayvanı berkêşan üretim berkêşan üretmek berkêşandin üretmek berkêşk çekmece berkîn sağlamlaşmak berkoş önlük. (çocuklar için) berkurk kursak bermal ev hanımı bermal sofa bermayî artık bermayî geride kalan bermayî kalıntı bermêj süt emen çocuk bernac kurnaz bernac uyanık bernama hînbûnê öğrenim programı bername program bernameya fêrbûnê müfredat bernameya fêrbûnê öğrenim programı bernav göbek adı bernav lakab bernav ön ad bernav önad bernavk lakab bernavk önad bernavzed aday adayı berneketin kıymak berneketin önemsenmemek beroj güneş gören yamaç beroş bakraç beroş tencere berpal yamaç berpeyî reaksiyon berpeyî tepki berpêş sunu berpêşkirin sunmak berpêşkirin takdim etmek berpirs mesul berpirs sorumlu berpirsiyar mesul berpirsiyar sorumlu berpirsiyarî mesuliyet berpirsiyarî sorumluluk berpişt korse berqut büfe bers hesap bers derxistin hesap çıkarmak bersandin hesaplamak bersem parsel bersem kirin ifraz bersem kirin parselleme bersifik antre bersiv cevap bersiv yanıt bersiv dan misilleme yapmak bersiv dan yanıtlamak bersivamade hazır cevap bersivandin cevaplamak bersivandin cevaplandırmak bersivîn cevaplamak bersojî mide ekşimesi berstok yaka (önlük vb. için) berstûk yaka bersûc sanık berşo atık su berşo kirli su berşok çamaşır ve bulaşık yıkama önlüğü bertavk güneşlik bertek reaksiyon bertek tepki bertekî refleks bertîl rüşvet bertîl xwarin rüşvet yemek berû mazı berû palamut berû palamût berûk yüz peçesi bervaj aksi bervaj karşıtı bervajî kirin ters yüz etmek bervajî kirin yönü değiştirmek bervang peştemal bervêdan itiraz bervêder muhatap bervihêr anlayışlı bervihêr kamil berwar meyil berwar tarih. ör: di berwara 1998’an de 1998 tarihinde berwar yamaç berwarî yatay berx kuzu berx kuzu. "Berx ê/a min!" yavrum anlamında hitap berxa min kuzum berxwarin tüketim berxwedan dayanmak berxwedan direnç berxwedan direniş berxwedan direnmek berxwedan mukavemet berxwedar dirençli berxwedar esen berxwedar mutlu berxwedar bî Allah razı olsun berxwedar bî teşekkür anlamında berxwedêr direngen berxwedêr direnişçi berxwer tüketici berz ulu berz yüce berz yüksek berzax araf berzax berzah berzax kıstak berzax kayıp berzax yitik berzax kirin kaybetmek berze kayıp berzebûn kaybolmak berzekirin kaybetmek berzeling lavanta çiçeği berzeq müstehcen berzik kursak berzile etek berzî yükseklik berzîn binmeye hazır hale gelen tay bes kâfi bes sadece bes yeter bes yeterli besdîtin yetinmek beser göz besimîn gülümsemek best akarsu kenarındaki çakıllı best dağ yamaçlarındaki küçük vadiler best esin best ilham best kumlu yer beste beste beste makam bestek paket bestek çêkirin paket yapmak bestek kirin paketlemek bestekar bestekâr bestenî dondurma bestenî froş dondurmacı besterobar nehir yatağı bestewîn kır yaşamını anlatan yazı bestik dere kolları bestik ufak çakıl taşları bestin su veya yolun önünü kesmek bestir dokuma kumaş bestir tekstil bestir yaygı bestîn bağlamak bestlêhatin ilham almak bestlêrabûn ilham gelmek beş bölüm beş fasıl beş kısım beş küçük akıtma beş sektör beş taksit beşavend kafiye beşbir veraset beşdar katılımcı beşdar katılan beşdar bûn iştirak etmek beşdar bûn katılmak beşdar bûn ortak olmak beşdarbûn katılmak beşdarî katılım beşdarîtêdekirin katılmak beşervekirî yüzü ışıldayan beşervekirî yüzü gülen beşik alın çıkıntısı beşişîn gülümsemek beşîş güleç beşîş gülümseyen beşîş mütebessim beşîş sempatik beşîşandin gülümsetmek beşîşandin tebessüm ettirmek beşîşîn gülümsemek beşîşîn tebessüm etmek beşt kalas beşt kiriş bet toy betal boş betal boş gezen betal boşta gezer betal geçersiz betal hükümsüz betal ilga betal iptal betal işsiz betal kirin iptal etmek betalkirin geçersiz kılmak betalkirin iptal etmek betan astar betan kiriş betanî battaniye betilandin yormak betilandin yorulmak betilayî yorgunluk betilî yorgun betilîn yorulmak betî hantal betlane dinlenme betlane izin betlane tatil beton beton betran gururlu betran kendini beğenmiş betran mağrur bevşik kesici diş Bexda Bağdat (Irak’ın başkenti) bexdenûs maydanoz bexişandin bağışlamak bexişandin bahşetmek bexîl kıskanç bexş af bexş bağış bexş hibe bexş ihsan bexş xwastin af dilemek bexşande bağışlayan bexşandin af etme bexşandin affetmek bexşandin bağışlamak bexşandina gelemperî genel af bexşîn bağışlanmak bexşîş bahşiş bext baht bext ikbal bext kader bext şans bext talih bextewar mutlu bextewarî mutluluk bextiyarî mutluluk bextiyarî saadet bextreş bahtı kara bextreş şanssız bextreş talihsiz bextvekirî bahtı açık bextvekirî şanslı bextvekirî talihli bey kapora beyaban ıssız yer beyaban çöl beyaban sahra beyanî sabah beyanî sabah vakti beyanîbaş günaydın beyar fundalık beyar işlenmemiş tarla beyar kır beyar kıraç beyar kısır beybûn papatya beyta gevşek kimse beytar baytar beytar veteriner beytik serçe bez içyağı bez koşu beza koşucu bezandin koşturmak bezax günah bezax suç bezaz manifaturacı bezazî manifaturacılık bezek iltihap bezek morartı bezgîn bezgin bezglor beze beziyan hızla yürümek beziyan koşmak beziyan ser üzerine yürümek bezîn koşmak bezm parti bezm ziyafet bezmik tahta biti bezmik tahta kurusu bezok koşucu bê önek bê sız ve suz eki bê sözcüklere siz bê alî nesnel bê alî tarafsız bê dê anasız bê semt ihtiyatsız bê şik kuşkusuz bê tam tatsız bêadan bereketsiz bêaheng ritimsiz bêaheng uyumsuz bêalî tarafsız bêalî yansız bêar arsız bêar hayasız bêaram huzursuz bêaram istikrarsız bêav susuz bêavî kuraklık bêavî susuzluk bêax topraksız bêbac gümrüksüz bêbal dikkatsiz bêbandor etkisiz bêbav babasız bêbav babsız bêbav güvenilmez bêbav mec. kalleş bêbawerî imansız bêbawerî inançsız bêbehn kokusuz bêber verimsiz bêberevan rakipsiz bêbetan astarsız bêbext arkadan vuran bêbext bahtsız bêbext kalleş bêbextîkirin kalleşlik yapmak bêbezax günahsız bêbezax suçsuz bêbiha değersiz bêbiha kıymetsiz bêbijî iştahsız bêbingeh asılsız bêbingeh esassız bêbingeh temelsiz bêbinî asılsız bêbinî dibsiz bêbinî dipsiz bêbinî yersiz bêbinyad soysuz bêbinyad temelsiz bêbîr bilinçsiz bêbîryar kararsız bêcan cansız bêcir huysuz bêçare âciz bêçare çaresiz bêçareî açmaz bêçareman çaresiz kalmak bêçêj lezzetsiz bêçêj tatsız bêçî ayak parmağı bêdadwer adaletsiz bêdar fakir bêdar güçsüz bêdar yoksul bêdarî fakirlik bêdawe bedava bêdawî ebedi bêdawî müebbet bêdawî sonsuz bêdawîtî sonsuzluk bêdegel ihtiyatsız bêdem zamansız bêdemsal mevsimsiz bêdeng sessiz bêderd dertsiz bêderfet imkansız bêdestnimêj abdestsiz bêdestûr izinsiz bêdêhnî dikkatsizlik bêdil gönülsüz bêdil isteksiz bêdira yeterince bêdiraf parasız bêdom devamsız bêdom süreli bêedeb müstehcen bêedeb terbiyesiz bêeman amansız bêencam neticesiz bêencam sonuçsuz bêesil yoz bêesilkirin yozlaştırma bêewle güvensiz bêewlehitî güvensizlik bêfedî utanmaz bêfişal abartısız bêg piyon bêgane yabancı bêgar angarya bêgav çaresiz bêgav imkanı olmayan bêgav mecbur bêgav hiştin çaresiz bırakmak bêgav hiştin mecbur bırakmak bêgav man çaresiz kalmak bêgavî çaresizlik bêgavî imkansızlık bêgavî mecburiyet bêgavî zorunlu olarak bêge kabadayı bêgef atılgan bêgef densiz bêgef korkusuz bêgeh yersiz bêgeh zamansız bêgiramî saygısızca bêgiramî saygısızlık bêgiyan ruhsuz bêguman elbette bêguman kuşkusuz bêguman şüphesiz bêguman tabiki bêguneh günahsız bêguneh masum bêguneh suçsuz bêhal bitkin bêhal halsiz bêhawe sağı solu belli olmayan bêhawe tutarsız bêhawe uygunsuz bêhay aymaz bêhay gafil bêhay habersiz bêhay şuursuz bêhay girtin gafil avlamak bêhayî bilgisizlik bêhayî gaflet bêhemd gayrı ihtiyari bêhemd irade dışı bêhemdî gayrı ihtiyari bêhemdî gayri iradi bêhemdî irade dışı bêhemdî istemdışı bêhemdî istemeyerek olan bir şey bêhempa emsalsiz bêhempa eşsiz bêheş akılsız bêheval eşsiz bêhevîr hamursuz bêhewl gayretsiz bêhêvî umutsuz bêhêz kuvvetsiz bêhêz takatsiz bêhiş akılsız bêhiş bayılan bêhiş bayılgan bêhiş şuuru yerinde olmayan bêhişbûn bayılmak bêhişketin bayilmak bêhişkirin bayıltmak bêhîm asılsız bêhîm temelsiz bêhîs duyarsız bêhîs duygusuz bêhn koku bêhn nefes bêhn soluk bêhn soluk almak bêhn soluk. "bêhna xwe berdan" dinlenmek bêhn berdan soluma bêhn dan nefes vermek bêhn dan teneffüs bêhn kişandin nefes çekmek bêhn standin nefes almak bêhna xwe dan dinlenmek bêhndar kokulu bêhnfireh sabırlı bêhnfireh tahammül sahibi bêhnijîn esnemek bêhnlêçikandin güç duruma düşürmek bêhnlêçikandin nefesini kesmek bêhnlêçikîn nefesin daralması bêhnok virgül bêhnpêketin kokuşmak bêhnteng bûn sıkılmak bêhntengbûn daralmak bêhntengbûn sıkılmak bêhntengî can sıkıntısı bêhntengî sıkıntı bêhntengî sabırsızlık bêhtir daha çok bêhtir daha fazla bêhtir pêr üç gün önce bêhtir pêrar üç yıl önce bêhûde beyhude bêhûde boşu boşuna bêînsaf insafsız bêjan acısız bêjan ağrısız bêjandin elemek bêje kelime bêje kelime sözcük bêje Söyle! bêje sözcük bêjer söyleyen bêjeya guhêrbar grm. değişken sözcük bêjeya hevedudanî grm. bileşik sözcük bêjin abazan bêjin karısı olmayan erkek bêjing elek bêjing kalbur bêjing kirin elemek bêjingkirin elemek bêjî piç bêjok çok söylenen bêjtin söylenmek bêjtini söyleniş bêkar işsiz bêkarî issizlik bêkat zamansız bêked emeksiz bêkes kimsesiz bêkes öksüz bêkêfî keyifsizlik bêkêmasî eksiksiz bêkêmasî kusursuz bêkêmasî mükemmel bêkêr gereksiz bêkêr işe yaramaz bêkêr işlevsiz bêkêsim biçimsiz bêl arazi veya orman parçası bêl bahçıvan beli bêlan boş arazi bêlan evre bêlan iki dere arasındaki yüksek arazi bêlan merhale bêleke lekesiz bêlête halay bêmaf haksız bêmafî haksızlık bêmane anlamsız bêmefer olanaksız bêmejî ahmak bêmejî beyinsiz bêmerc şartsız bêmêjî ahmak bêmêjî beyinsiz bêmiçêz iştahsız bêminet minnetsiz bêmişe ücretsiz bêmişûr zahmetsiz bêmîheng ayarsız bênahî görme gücü bênahî görme yeteneği bênamûs namussuz bênav adsız bênavgîn aracısız bênder harman bênder kirin harmanlamak bênefs obur bênefs pisboğaz bênijad soysuz bênûk uçsuz bucaksız bêol dinsiz bêpar hissesiz bêpar mahrum bêpar mahrum. "bêpar man" yoksun kalmak bêpar yoksun bêpayan eşsiz bêpayan paha biçilmez bêpergal düzensiz bêperoş heyecansız bêperwa gözü pek bêperwa pervasız bêperwa utanmaz bêpirç kılsız bêpirç tüysüz bêpîv ölçüsüz bêpîv temkinsiz bêpîvan ölçüsüz bêpûrt tüysüz bêpûte itinasız bêpûte özensiz bêqeram takatsiz bêqidûm güçsüz bêr kürek bêr kişandin kürek çekmek bêraman fikirsiz bêrawest durmadan bêrawest fasılasız bêray görüşü olmayan bêray kararsız bêreng renksiz bêrewişt ahlaksız bêrewişt karaktersiz bêrewişt karektersiz bêrewişt kötü karakterli bêrê usulsuz bêrê uygunsuz bêrê yolsuz bêrêtî usülsüzlük bêrêtî yolsuzluk bêrêz saygısız bêrêzik kuralsız bêrik kürek kemiği bêrik toz veya kül küreği bêrî günahsız bêrî hasret bêrî koyunların sağıldığı yer bêrî masum bêrî özlem bêrî sürünün sağıldığı yer bêrî kirin özlemek bêrîvan koyun sağmaya giden kız bêrîvan süt sağmaya giden kadın bêrm göl bêrmok gölet bêrû yüzsüz bêrûmet adi bêrûmet onursuz bêrvî vana bêsazîûman düzensiz bêsazîûman organizasyonsuz bêsemt ihtiyatsız bêsemt kabahat bêsemt uygunsuz bêsemtî uygunsuzluk bêserî başıbozuk bêserî başsız bêserî uçsuz bêserû bin uçsuz bucaksız bêserûber başı bozuk bêserûber düzensiz bêserûber plansız bêserûberî başıbozuk bêserûbin uçsuz bucaksız bêsikûm haysiyetsiz bêsikûm yüzsüz bêsinc ahlaksız bêsinc karaktersiz bêsiûd şanssız bêsiûd talihsiz bêş halktan toplanan para bêş salma bêş vergi bêşdanîn vergilendirmek bêşdar vergi memuru bêşderî gümrük vergisi bêşe kariyer bêşe meslek bêşe zanaat bêşegeh fabrika bêşekar esnaf bêşekar kariyer sahibi bêşekar meslek sahibi bêşekar zanaatkar bêşemate gürültüsüz bêşerm arsız bêşerm utanmaz bêşesaz fabrikatör bêşesazî endüstri bêşesazî sanayi bêşik elbette bêşik şüphesiz bêşimşat biçimsiz bêşimşat tipsiz bêşiyan iktidarsız bêşiyan kudretsiz bêta emsalsiz bêtaqet takatsiz bêtar afet bêtar felaket bêtar heyula bêtav bitab bêtav enerjisiz bêtav güçsüz bêtav güneşsiz bêtawan suçsuz bêtebat sabırsız bêtebat sebatsız bêtebatî sabırsızlık bêteşe amorf bêteşe biçimsiz bêteşe bûn biçimsiz olmak bêteşe bûn biçimsizleşmek bêteşeyîbûn deformasyon bêtewş dengesiz bêtir çok bêtir daha bêtirs korkusuz bêtixûb sınırsız bêvac mantıksız bêvac saçma bêvac tutarsız bêvên iradesiz bêvil burun bêvil burun deliği bêwar yersiz bêwate manasız bêweç çorak bêweç kuru bêweç sürgünsüz ağaç bêwesp kalitesiz bêweş korumasız bêweş savunmasız bêwijdan vicdansız bêwurşe mütevazi bêx damar bêx kök bêxanî evsiz bêxatirî düşkünlük bêxem dertsiz bêxem gamsız bêxem umursamaz bêxesar zararsız bêxeter tehlikesiz bêxew uykusuz bêxêr hayırsız bêxîret gayretsiz bêxurek gıdasız bêxû huysuz bêxû bûn huysuzlaşmak bêXweda Allahsız bêXweda ateist bêXweda inkarcı bêxwedî sahipsiz bêxwestok isteksiz bêyom bahtsız bêyom uğursuz bêyomî uğursuzluk bêz güçlü his veya arzu bêzagon kanunsuz bêzagonî kanunsuzluk bêzar bıkınmış bêzar bıkkın bêzar bezgin bêzar bizar bêzar dilsiz bêzar usanç bêzar usanmış bêzar bûn bıkmak bêzar bûn bezmek bêzar bûn usanmak bêzar bûn yılmak yılgın bêzarbûn bıkmak bêzarbûn bezmek bêzarbûn usanmak bêzarkirin bıktırmak bêzarkirin bezdirmek bêzarkirin usandırmak bêzehmet zahmetsiz bêzirav korkak bêzirav ödlek bêziyan zararsız bêzû histeri bi ca bi cu vb. ekleri katan önek bi dilek ve istek kiplerinde yardımcı olur bi fiillerin emir hali ve gelecek zaman hallerini sağlar bi kelimelerin öneki olarak yeni kelimeler oluşturur bi lı bi nitelik eki. ile bi sözcüklere ile ve cı bi Türkçe’de e bi bandor etkili bi çêj enfes bi çêj lezzetli bi dizî gizlice bi dîtina min bence bi dîtina min görüşümce bi dor sırasıyla bi dorvegerî sırayla bi dûrketin uzaklaşmak bi giştî genellikle bi hev şa bûn sevişmek bi hêrs kızgın bi hêrs sinirli bi hêsanî kolaylıkla bi jor ve yukarıya bi kêr hatin işe yaramak bi kinahî kisaca bi kinayî kısaca bi kinayî özetle bi kirarî fiilen bi komenav topluluk ismi bi kotekî cebren bi kotekî zorla bi kurtasî kısaca bi kurtasî özetle bi kurtayî kısaca bi kurtayî özetle bi lew kirin talaffuz etmek bi lez û bez alelacele bi min bana bi min bana kalırsa bi min bence bi min benimle. Mesela: "Bi min axifî." Benimle konuştu bi min be bana kalırsa bi navê adına bi piranî çoğunlukla bi qewla diya min annemin dediği gibi bi rastî gerçekten bi rastî sahi bi rê ve birin yürütmek bi rê ve çûn yürümek bi roj gündüzleyin bi semt ihtiyatlı bi şev geceleyin bi şev û roj gece gündüz bi taybetî özellikle bi tenê sadece bi tenê yalnızca bi tevayî hepsi bi tundî sertçe bi tundî şiddetlice bi vê awayî böyle bi vê awayî bu şekilde bi vî awayî böyle bi vî awayî böylece bi vî awayî bu şekilde bi vî awayî bu tarzda bi vî rengî bu biçimde bi vî rengî bu şekilde bi vî şêweyî bu biçimde bi vî şêweyî bu şekilde bi xwe hesiyan ayılmak bi xwe kok kirin süslenmek bi zanayî bilerek biadan besleyici bialoqî ketin bademcik iltihaplanması biaşkêre) açıklığa kavuşturmak biba esintili biba rüzgarlı bibandor etkili bibandûr etkili bibandûr tesirli bibejn boylu biber enli bibeş taksitle bibexşînin bağışlayın! affedersiniz! bibêş vergili bibiratî kardeşçe bibitûnî bütünlüklü bibîranîn anımsamak bibîranîn anmak bibîrbirin akıl erdirmek bibîrbirin idrar etmek bibîrxistin anımsatmak bibîrxistin hatırlatmak bibîryar kararlı bibîryarî kararlılık bibore affedersin! pardon! biborin affedersiniz bicer vidalı bicihanîn yerine getirmek bicihhiştin terk etmek bicihkirin yerleştirmek bicîh yerine bicîh anîn ifa etmek bicîh anîn infaz etmek bicîh anîn yerine getirmek bicîh bûn yerleşmek bicîh kirin yerleştirmek biçar kirin silahlandırmak biçarbûn silahlanmak biçe git biçewtî yanlışlıkla biçirk gözleme biçîçî iffetli biçîçî namuslu biçîn işlemeli biçrik yağda kızartılmış ekmek biçûk küçük biçûk minik biçûkahî çocukluk biçûkahî küçüklük bidan ödemeli bidawî sonlu bidawîbûn bitmek bidawîbûn sonuçlanmak bidawîkirin bitirkek bidaxist tenzilatlı bidemane zamanla bidemdiyar vadeli bideng sesli bideq dövmeli biderd dertli biderengî xistin geciktirmek biderengîxistin geciktirmek bidest ketin ele geçmek bidest xistin elde etmek bidest xistin ele geçirmek bidestgirtî nişanlı bidestgirtî bûn nişanlanmak bidestnimêj abdestli bidestûr izinli bidevkî sözlü olarak bidevkî şifahen bideyn borç olarak bideyn veresiye bidil gönüllü bidil istekli bidilxweşî memnuniyetle bidiraf paralı bidirafî nakit olarak bidiran dişli bidizî gizlice bidizîka gizlice Bidlîs Bitlis bidom devamlı bidom süresiz bidor sırayla bidûkel buharlı biêş acılı bifikare sakıncalı bigelemperî genel olarak bigelemperî genellikle bigiram saygın bigirê dank ilintili bigirnaz pürüzlü bigoyîn nöbetleşe biguhaztinî naklen biguncanî kapsamlı biha değer biha eder biha fiyat biha kıymet biha paha biha pahalı biha rayiç biha bûn pahalılaşmak biha dan değer vermek biha dan değerlendirmek bihabûn pahalılaşmak bihar ilk bahar bihar ilkbahar biharat baharat bihayiya jiyanê hayat pahalılığı bihayî pahalılık bihedar sabırlı bihejm kirin rakamlamak bihejm kirin sayılamak bihestî kemikli bihestyarî duyarlıklı biheş akıllı biheş bûn akıllanmak bihev gihandin birbirine kavuşturmak bihev henek kirin şakalaşmak bihevbeşî kollektif bihevra beraber bihevra birlikte bihevre berisîn hesaplaşmak bihevşabûn sevişmek bihewa ketin havalanmak bihewes hevesli bihezaran binlerce bihêrs kızgın bihêrs sinirli bihêz güçlü bihêz kuvvetli bihêz bûn kuvvetlenmek bihêzbûn güçlenmek bihêzkirin güçlendirmek bihine kınalı bihingafî saplantılı bihîs duyarlı bihîs duygulu bihîs kirin duygulandırmak bihîstin duymak bihîstin işitmek bihîstinwer işitsel bihîstiyar duyarlı bihîstiyar hassas bihîstok ahize bihîstok telefon ahizesi bihîzyar duyarlı bihnok virgül bihorbar geçici bihork geçit bihost karış bihoy şartlı bihuner hünerli bihuşt cennet bihûşt cennet biînsaf insaflı bij imrenme bij iştah bijan acılı bijan ağrılı bijandin imrendirmek bijandin iştahlandırmak bijang kiprik bijang kirpik bijarte elit bijarte mümtaz bijarte seçkin bijarteker eklektik bijartin ayıklamak bijartin seçmek bijid süratli bijî bravo bijî imrenme bijî iştah bijî varol bijî yaşa bijî kişandin imrenmek bijî kişandin iştahı çekmek bijîandin iştahını çekmek bijîjk doktor bijîjk hekim bijîjk tabip bijîjkê hinav dahiliye doktoru bijîjkî hekimlik bijîjkî tıbbi bijîjkî tıbbiye bijîjkî tıp bijîn imrendirmek bijîn iştahı çekmek bijîreş başak bijîşk doktor bijîşk hekim bijîvekir iştah açıcı bijûn sağlığa yararlı bijûn sağlıklı bijûndar sağlıklı bikar rende bikaranîn istihdam bikaranîn işlemek bikaranîn kullanma bikaranîn kullanmak bikarhêner kullanıcı bikarhêner operator bikeder kederli bikeser üzüntülü bikevan yaylı bikevir taşlı bikevz yosunlu bikêf keyifli bikêmasî eksik bikêmasî en azından bikêmasî kusurlu bikêmasî özürlü bikêr elverişli bikêr işlevsel bikêr yararlı bikêr hatin yaramak bikêrhatî elverişli bikêrhatî işlevsel bikêrhatî kullanışlı bikêrhatî yararlı bikêsim biçimli bikir alıcı bikir bir işi yapan bikir müşteri bikitekit ayrıntılı bikitekit detaylı bikîte heceli bikoj düğme bikoj tomurcuk bikok usturuplu bikoşîn çekişmeli bikotekî zor yoluyla bikuj katil bikuj Öldür! bikuj öldüren bikurtî kısaca bikurtî velhasıl bila peki! bila be peki! bila be! öyle olsun! bila be! peki! bilandin mırıldanmak bilardo bilardo bilawan konforlu bilbil bülbül bilcim her işe burnunu sokan kimse bileke lekeli bilez acil bilez çabucak bilêt bilet bilêta balafirê uçak bileti bilêveger iadeli bilêvkirin söyleyiş bilêvkirin telafuz etmek bilik çocuk penisi bilind ulu bilind yüce bilind yüksek bilind bûn yücelmek bilind bûn yükselmek bilind kirin yükseltmek bilindahî irtifa rakım bilindahî yükseklik bilindbûn yükselmek bilindkirin yükseltmek bilî başka bilîmetî deha bilîmon limonlu bilîn meşgul olmak bilîn uğraşı bilîn uğraşmak bilîn bûn uğraşmak bilq hava kabarcığı bilqîn fokurdamak bilûr kaval bimahr nikahlı bimale) simek bimale) süpürmek bimbar ince barsaklar bimebest kasten bimefer mümkün bimefer olanaklı bimelavî azimli bimelavî gayretli bimerc şartlı bimey içkili bimij sisli bimirês görkemli bimirês gösterişli bimirês haşmetli bimişe ücretli bimişûr zahmetli bin alt bin dip bin çavî gözaltı bin ketin yenilmek bin pê kirin ayak altına almak bin xistin hezimete uğratmak bin xistin mağlub etmek binaçe kuşak binaçe nesil binamûs namuslu binav adlı binav namlı binavber aralıklı binaverok kapsamlı binavêlîstin güreşmek binavgîn dolaylı binavkirin isimlendirmek binavkirin tanımlamak binavûdeng meşhur binavûdeng şanlı binavûdeng ünlü binax toprak altı binbar yükümlülüğü alan binbarî yükümlülük binbîr bilinçaltı bincil iç çamaşırı binçav gözaltı binçavî gözaltı binçavkirin gözaltına almak binçeng koltuk altı binçeng koltukaltı bind ast bindar bağımlı bindar boyunduruk altında bindarî bağımlılık bindeq fındık bindest bağımlı bindest ezilen bindestî esaret bindestî ezilmişlik binefser astsubay binefş menekşe binefşa belek hercai menekşe binefşî menekşe rengi binefşî mor binefşî mor renk binehişî bilinçaltı binekarî desise binerd şalgam binerd yeraltı binesazî altyapı binetar esas binetar metin binetar tekst bingeh esas bingeh taban bingeh temel bingeh bûn alçalmak bingeh danîn temel atmak bingeh kirin alçaltmak bingehdanîn temel atmak bingehîn anayasa bingehîn başlıca bingehîn esaslı bingehîn temel binhişîn bilinçaltı binik bardak altı biniqik dereceli biniqik kademeli binisandin sindirme binisandî bastırılmış binî alt binî altı binî alta binî dibi binî dip binîve alttan binke us binketî mağlup binketî yenilen binkirask iç çamaşırı binkî yerli binolî bodrum binpê ayak altı binpêkirin ayak altına almak binpêkirin ihlal etmek binrex döşek binrex şilte binta kalitesiz tütün bintûte silik (kişilik olarak) binyad esas binyad tekel binyad temel binyad danîn temel atmak bipardarî ortaklaşa bipasar saçaklı biper bûn kanatlanmak biperçîn perçinli bipergal düzenli bipeyirk sicilli bipêling kademeli bipêşanî öncelikle bipêşdaraz önyargılı bipêşdîtin öngörülü bipêtivî gereğince bipiranî çoğunlukla bipirç kıllı bipirç tüylü bipîne yamalı bipîşatî tesadüfen bipuxte özlü biqasî kadar biqasî miktar biqerf nükteli biqeşa buzlu biqunc köşeli biqupketin kuluçkaya yatmak bir bölüm bir kesim bir koyun ve keçi sürüsü bira birader kardeş (er) bira erkek kardeş birah atmosfer birale fidan biramak anneden erkek kardeş biramarî üvey kardeş birandin imha etmek birandin kesmek. Mesela: "der birandin" ağaç kesmek birandin kestirmek birandin yok etmek birastî gerçekten biraşîr süt erkek kardeş biraşîr süt kardeş biraşka şişê şiş kebabı biraşte ızgara biraştin ızgara yapmak biraştin kebap yapmak biraştin pişirmek biraştî ızgara biratî kardeşlik biraxwê uzak akraba biraye tesirli birayetî kardeşlik birazava sağdıç birazê erkek kardeşin kız çocuğu birazî erkek kardeşin çocukları birazî erkek kardeşin erkek çocuğu birazî yeğen birc burç birc hisar birçî aç birçî bûn acıkmak birçî man aç kalmak birçîbûn acıkmak birçîtî açlık bireh basınç bireh debi bireh güç bireh kuvvet birek testere birenc zahmetli bireser dilbilgisinde nesne bireser nesne bireser tümleç bireş çaresizlik içinde bulunan yoksul kişi bireş yaprak açmak üzere olan ağaç dalları bireş yoksul birewa nemli birêje nispi birêje orantılı birêk münasip birêk uygun birêk dîtin münasip görmek birêketin yola koyulmak birêkirin göndermek birêkirin yollamak birêkûpêk düzenli birêkûpêk düzgün birêkûpêk muntazam birêkûpêk sistematik birêkûpêk sistemli birêkûpêkî düzenli olarak birêvçûn yürümek birêvebirin idare etmek birêvebirin yönetmek birêveçûn yürümek birêxistinbûn örgütlenmek birêxistinkirin örgütlemek birêxistî örgütlü birêz bey birêz muhterem birêz sayın birêz saygıdeğer birêz saygın birêzî saygınlık birh kaş birhan delil birhan kanıt birik inatçı birin götürmek birin taşımak birinc pirinç biriqandin parlatmak biriqîn parlamak birîn biçki birîn biçmek birîn kırkmak birîn kesmek birîn yara birîn bûn yaralanmak birîn kirin yaralamak birîndar yaralı birîndarbûn yaralanmak birînî kesik birînsaz cerrah birk havuz birmût enfiye biroj gündüzün birojî oruçlu birq elektrik birq parıltı birq şimşek birq yıldırım birqgir paratoner birqiye nota birqiye telgraf birû kaş birûdan şımarık birûmet onurlu birûmet saygı değer birûsk şimşek birûsk yıldırım birûsk vedan şimşek çakmak birûske flaş biryar karar biryardar kararlı biryardarî kararlılık biryarname kararname biryarstandin karar almak biryarwergirtin karar almak bisam parsel bisemt ihtiyatlı biser heşê xwe ve hatin akıllanmak biser heşê xwe ve hatin aklı başına gelmek biserbestî serbestçe biserê xwe başlı başına biserê xwe yalnız başına biserîkirin başgöz etmek biserîkirin evlendirmek biserûber doğru düzgün biserûber düzenli biserûber düzenli ve planlı biserûber sistemli bisêhr sihirli bisî gölgeli bisînor kirin sınırlamak bisîre koruk üzüm bisk zülüf bisond yeminli bist ızgara bist an bist kavurma sacı bist şiş bistek bir an bisûd yararlı bişahî eğlenceli bişaşik sarıklı bişav meşrubat bişavtin asimilasyon bişavtin asimile etmek bişavtin eritmek bişemate gürültülü bişev geceleyin bişewat ateşli bişewat yakıcı bişêwirîn danışıklı bişik şüpheli bişirîn gülümsemek bişirjawî layıkıyla bişîfa şifalı bişîfre şifreli bişîr sütlü bişîrêz zamklı bişkaftin sökmek bişkivîn açılmak bişkivîn çiçek veya tomurcuk açmak bişkivîn sökülmek bişkivîn tomurcuklanmak bişkoj düğme bişkok düğme bişkok tomurcuk bişkoka kehrebê elektrik düğmesi bişûjin çuvaldızın büyüğü bitaybetî özellikle bitebat sabırlı bitebat sebatkar bitemz lehimli bitene taneli bitenê sadece bitenê yalnızca bitenêa xwe yalnız başına biteqezî acil olarak biteqezî mutlaka biteraş traşlı biteraz dengeli biteşe biçimli biteşqele telaşlı bitews hızlı bitewş dengeli bitim bıtım ağacı bitim yabani fıstık bitir azgın bitir benzerlerine göre gelişmiş bitir çok gelişmiş hayvan yada bitki bitir bûn azgınlaşmak bitirbûn azgınlaşmak bitirs korkulu bitoq dehşetli bitûn bütün bitûn kirin bütünlemek bitûnî bütün olarak bitûnî bütünlük biv cız biv çocuklar için tehlikeli biv tehlike (çocuklar için kullanılır) bivac mantıklı bivac tutarlı bivebirî kesinlilik biveguhêzî aktarmalı bivê nevê ister istemez bivê-nevê ister istemez bivê-nevê mutlaka bivê-nevê zorunlu olarak bivên iradeli bivir balta bivir lêdan baltalamak biwate manalı biwesp kaliteli biwêj deyim biwêj tabir biwêj terim biwêjên paş daçek art edat biwêre azimli biwijdan vicdanlı bixapîne yanıltmak bixawên faziletli bixawên onurlu bixelî kotra bixelî yelkenli bixemlîne süsletir bixenqîna boğdurmak bixeter tehlikeli bixêr hayırlısı bixêr be hayırlı olsun! bixêrî baca bixêrî şömine bixêz çizgili bixurîne kaşındir bixurtî zor yoluyla bixwe yiyecek bixwedê vallahi! bixwestek istekli bixweş kayî güzellikle bixweş kayî iyilikle bixwîn kanamalı bixwîn kanlı bixwîne okutmak biyanî ecnebi biyanî yabancı biyom uğurlu biz büyük yorgan ignesi bizagonî kirin yasallaştırmak bizanayî bilerek bizane) bilimsel bilgi bizane) bilmek bizav akim bizav aksiyon bizav etkinlik bizav eylem bizav faaliyet bizav hareket bizav tepki bizdandin korkutmak bizdandin ödünü kopartmak bizdandin ödünü patlatmak bizdin korkmak bizdîn ödü kopmak bizdonek ödlek bizehmet zahmetli bizêv hareket halinde bizêv hareketli bizêv tahrik edilmiş bizin keçi bizir bezir bizir bezir yağı bizir küçük tohumlar bizirx zırhlı bizivîn cesaretlenip harekete geçmek bizivîn hareketlenmek bizivîn kımıldamak bizm gem bizmar çivi bizmar kirin çivilemek bizmare nasır bizmik gem bizmik gemcik bizmik süt emmelerini engellemek için kuzulara takılan gem bizor zorla bizot kor bizûz güve bî dul bî söğüt ağacı bîber biber bîbik göz bebeği bîbok gözbebeği bîdar uyanık bîftek biftek bîhok ayva bîj piç bîjî kılçık bîjî piç bîladî yerli bîladî yöresel bîlanço bilanço bîme sigorta bîmeya civatî sosyal sigorta bîmeya kaliyê ihtiyarlık sigortası bînanî benzer bîner izleyici bîner seyirci bîr bellek bîr bilinç şuur bîr dimağ hafıza bîr hafıza bîr kuyu bîr şuur bîr zihniyet bîr hatin anılmak bîr kirin unutmak bîr ve çûn bayılmak bîranîn anı bîranîn anma bîranîn hatıra bîrawend mezkur bîrawend sözü edilen bîrayî zihinsel bîrbir balığ bîrbir bilinçli bîrbir ergen bîrbir reşit bîrbir yetkin bîrdarî abide bîrdarî anıt bîrdoz ideoloji bîrdoziyî ideolojik bîrdozî ideoloji bîrdozî ideolojik bîre bira bîrewer aydın bîrewer bilinçli bîrewer yetkin bîrewer bûn bilinçlenmek bîrewer kirin bilinçlendirmek bîrexane birahane bîrî zihni bîrkor unutkan bîrname anı yazısı bîrname muhtıra bîrok unutkan bîrokrasî bürokrasi bîrov sedef hastalığının ilacı olan şifalı ot bîrove sedef hastalığı bîrûbawerî zihniyet bîryar karar bîryar dan karar vermek bîryar dan kararlaştırmak bîryara bendî kirine tutuklama kararı bîryara bendî kirinê ya paşpênî gıyabi tutuklama kararı bîryara çav göz kararı bîryarname kararname bîsk kısa an bîsk lahza bîska din biraz önce bîst yirmi bîstan bostan bîstekê bir saniye bîstem yirminci bîşe çalılık bîşeng salkım söğüt bîşî bir tatlı türü bîşî çok ağaçlı ve çok dikenli yer bîşî orman bîzdoz ideoloji blok blok bo için bo çi ne için? bo nimûne mesela bo nimûne örneğin bobelat facia bobelat facîa bobelat felaket bobelat kaza bobelat trajedi boç boynuz darbesi boçik izmarit boçik kuyruk boçik sigara izmariti boçûn düşünce boçûn görüş bodek budala Bokan İran’da bir Kürt kenti boke şecaat bokenge kokarca bomba atomê atom bombası bombe bomba bombebarandin bombalamak bomik alık bomik aval bomik avanak bomik şapşal bone münasebet. "bi boneya..." münasebetiyle.. bonfile bonfile bono bono boq soğan gelinciği boqije ardıç kuşu boqil bacağın diz kapağı ile ayak topuğu arasındaki bölümü boqil baldır bor boz bor kır bor kızıl borak adak borak kurban borandin afetmek borandin affetmek borandin geçinmek borandin geçirmek borandin mazur görmek boraq adale boraq kurban boraq danî adak adamak boraq kirin kurban kesmek borek börek borî boru borî geçen borî geçmiş borîjen borazan borîjen boru çalan borîn geçmek borînxwestin özür dilemek borse borsa boruya naqosê çan kulesi bosî buhur bosîn süt veya yoğurdun sıcaktan katılaşması fiili bost karış boş bol boş fazla boş geniş (alan) boş gür boşahî bolluk boşahî gürlük boşî bolluk bot fetiş bot oluk bot oluk biçiminde oyulmuş uzun ağaç bot put bote pota botji xwe re kirin bot fetişleştirmek boxe boğa boyax boya boyax kirin boyamak boyaxa avî suluboya boyaxkar boyacı boyaxkirin boyamak boyaxvan boyacı boyî için boykot boykot boz boz boze boza Brîtanya Britanya brûsk şimşek brûsk telgraf brûsk yıldırım brûskvedan şimşek çakması buha değer buha fiyat buhartin geçirmek buhurîn geçmek buhurîn zamanı geçmek Bulxar Bulgar Bulxaristan Bulgaristan buruntî tapu buruntî kirin tapulamak buxçik bohça buxik böcek buxik haşarat buxtan iftira buxtan kirin iftira etmek bû düğün bûcî enik bûçû düğün alayı bûdele budala bûfe büfe bûjen madde bûjen malzeme bûjen materyal bûjenî maddi bûjî buji bûk gelin bûk maket bûk oauncak bebek bûka baranê gökkuşağı bûka berfê kardanadam bûkanî gelinlik bûkik arpacık bûkoke kukla bûl kambur bûl bûn kambur olmak bûlwar bulvar bûm baykuş bûn olmak bûn varlık bûn sedem neden olmak bûnewer canlı bûnewer yaratık bûnewerî varoluş bûra kayın birader bûra kayınbirader bûrîn böğürmek bûrs burs bûse pusu bûtik bağ evi bûut boyut bûye hasıl bûye olan bûyen fenomen bûyer olay bûyî doğmuş bûyî hasıl bûyî olan bûyîn olmak bûyîn varlık c Kürt alfabesinin üçüncü harfi cabarandin kaynaştırmak cabarîn kırık bir şeyin (cam cabarîn kemik) kaynaşması cacim işlemeli kilim cacim yatak örtüsü cacir ceviz içi bal karışımı bir yiyecek cacir ceviz içinin dövüldükten sonra balda kaynatılmasıyla elde edilen yiyecek cahş hain cahş işbirlikçi cahş sıpa came elbise came xew uyku tulumu camedan elbiselik camedan gardrop camedan vestiyer camedar vestiyerci camêr centilmen camêr cömert camêr mert camêrî mertlik camid nesne camid obje camidî nesnel camidî objektif camûs manda can can canbaz akrobat canbaz alım ve satımda hile ve sahtekarlık yapan kimse canbaz cambaz canbaz hayvan alım satımcısı canbaz hayvan alım ve satımı ile uğraşan kişi canberî karides candar canlı candarîtî animizm canecan içten canecan samimi canega tosun canfes halis ipekten dokunan kumaş canfîda fedaî canfîda serdengeçtî cangorî fedai cangorî şehit canhêştir zürafa canik canan canî tay cankûş hıristiyanları kiliseye çağıran kimse car kat car kez car misli car sefer car caran arada sırada cara paşîn son defa cara pêşîn ilk defa cara yekem ilk defa caran arada bir caran bazen carandin yinelemek carcim yatak örtüsü cardin yeniden cardin yine carek din bir daha carek din bir dahaki sefere carinan ara sıra carinan bazen caris kötü laf caris küfür cariye halayık carî tekrar carî kirin tekrar etmek carna arada bir carna bazen carnan arada bir carnan bazen carû sıva carûd kül küreği carûd kül ve toz küreği catir kekik otu catir mercanköşk catirî kekik otu catirî mercankök caw bez caw kumaş caw tekstil cawbir makas cawî elti cawîdan ebedi cawîdan sonsuz cawker bez dokuyucusu cawker tekstil dokumacısı cax korkuluk cax tahta veya demir korkuluk caxik ızgara cazû cadı cazû kurnaz veya hileci kadın ce arpa ceban dönek ceban mezarlık cebar kırık çıkıkçı cebar kırıkçı cebil harç cebilxane cephane cebirandin kırık ve çıkıkları kaynaştırmak cebirîn kaynaşmak cebirxane cephane cedel tartışma cedew hayvan omuzunda meydana gelen yara cedew nasır cefen fabl ceh arpa cehdasî taneleri arpaya benzeyen daha küçük bir bitki cehimîn defolmak cehimîn gebermek cehşik sıpa cehşik toy cehter kekik cehter kekik otu cehzeran arpaların sararma zamanı cehzeran haziran ayı cejn bayram cejna neteweî milli bayram cejnane bayramlık cejnî bayramlık celab hemcinslerini pusuya düşürmekte kullanılan kuş celad cellat celaqî iyice koyulaşıncaya kadar kaynatılan pekmez celeb biçim celeb kesime götürülen koyun sürüsü celeb tarz celeb tür celebdar koyun taciri celebdar koyun ticaretiyle uğraşan kimse celew gem cem Alevi ayini cem bir kimsenin ya da bir şeyin yanı cem büyük sepet cem iki denkten biri cem nezd cem yan cem yanında cem yükün bir tarafı cemawer ahali cemawer kitle cemciqandin çalkalamak cemciqandin sıvıları karıştırmak cemed buz cemed don cemedanî bir tür sarık cemidandin dondurmak cemidî donmuş cemidîn donma cemidîn donmak cemik sırtta veya omuzda taşınan torba ya da çanta cemser kutup cenan sebze yetiştiricisi cenanî sebze yetiştiriciliği cenbelî içimi sert tütün cencere düven cendek ceset cendek leş cendere dokumaları parlatmakta kullanılan bir alet cendere sıkma makinası cendirme jandarma ceng harp ceng muharebe ceng savaş cengawer savaşçı cengawer savaşkan cengene çingene cengene her türlü edepsizliği yapmaktan kaçınmayan kimse cengîn savaşmak cengkeştî savaş gemisi ceqin bir günlük yürüyüşle alınan mesafe cer küp cer vida cer kirin vidalamak cerb deney cerbader tornavida cercer çırçır cerd baskın cerd birlik cerd büyük baskın cerd büyük saldırı cerd müfreze cerd saldırı cerde korsan cerde şaki cerdel kova cerg karaciğer cerge daire cerge halka cergebez üzerine iç yağı sarılarak şişe takılan ve ateşte kızartılan ciğer cergewî daire gibi ceribandin denemek ceribandin sınamak ceribandin tecrübe etmek ceribîn denenmek ceribîn sınanmak ceribîn tecrübe edilmek ceriye tahtadan yapılan küçük pres ces alçı cew kırkma makası cew kırpma makası cew kirin kırkmak cewdik su matarası cewenke matara cewêlek lumpen cewêlek lümpen cewî çam sakızı cewr büyük balık cewrik enik cewtik deri el çantası ceynik favori ceynik şakak ceza ceza cezayê giran ağır ceza cezayê mirinê ölüm cezası cezayê pereyî para cezası cezayê sermedî müebbet hapis cezası cezayê sivik hafif ceza cezayê zîndan ê hapis cezası cezwe kahve cezvesi cênig favori cênig şakak cênik favori cênik şakak cêrifk saplı süpürge cêwî ikiz cêwtik deri kese cêz cihaz cêz çeyiz cêz hububat yığını cibil züğürt cigur bir mesire günü cih mekan. \"di cih de\" uygun cih üzgünüm cih yer cih yerinde. \"Di cih de çû!\" Hemen gitti. \"Cihê daxê ye.\" maalesef cihaz çeyiz cihê ayrı cihê değişik cihê farklı cihê bûn ayrılmak cihê şanaziyê onur verici cihêgirtin tecrit etmek cihêl cahil cihêreng değişik cihêreng farklı cihêreng özgün cihêtî ayrılık cihêtî değişik cihêtî değişiklik cihêtî farklılık cihû yahudi Cihû Yahudî cij küçük çocuklara tehlike uyarısı cil elbise cil giysi cil lê kirin giydirmek cil li xwe kirin elbise giyinmek cilbend klasör cildank elbise dolabı cildank elbiselik cildank gardrop cilq çürük cilşok çamaşırhane cilwe kur cilwe kirin kur yapmak cimciqandin ağzına kadar doldurmak cin cin cinaq lades cinaq lades kemiği cinawir canavar cinawir yırtıcı hayvan cincilandin durulamak cincilî duru cincilî durulmuş cincilî saf su cincilîn durulmak cindê azize cindê güzel cindî alımlı cindî aziz cindî her şeyin güzel ve alımlısı cindî yakışıklı cineh ucu kalın sopa cinêkirin pamuk toplamak cinên küçük bahçe cinên sebze bahçesi cingal büyük orman cinûs lanetli kişi cinûs melanet cinûsî lanetli cinûsî melûn cir görüşüp konuşma cir sohbet cird büyük fare cirik çırçır makinası cirîd atla oynanan bir oyun cirîd cirit cirk merhem cirm cereme cis kireç cisane kireç ocağı civak heyet civak kurul civak meclis civak toplum civakî sosyal civakî toplumsal civaknas sosyolog civaknasî sosyoloji civakparêz toplumcu civandin biriktirmek civandin toplamak civat cemaat civat heyet civat kurul civat meclis civat topluluk civat toplum civata dagerî denetleme kurulu civata neferma sivil toplum civata neteweî millet meclisi civata şarevaniyê belediye meclisi civata wezîran bakanlar kurulu civata wezîran kabine civatgeh toplantı yeri civatî içtimai civatî toplumsal civatnas toplumcu civatnasî sosyoloji civatnasî toplum bilim civîn birikmek civîn içtima civîn toplanmak civîn toplantı civîna çapemeniyê basın toplantısı ciwan genç ciwan güzel ciwan yakışıklı ciwan bûn gençleşmek ciwanik bayan ciwanik hanım ciwanik hanımefendi ciwanî gençlik cixare sigara cixaredank sigaralık cixirandin kışkırtmak cixirandin tahrik etmek cixirîn tahrik olmak cixiz mızıkçı ciyawaz ayrı ciyawaz değişik ciyawaz farklı ciyawaz farklı imtiyazlı ciyawaz ihtilâf ciyawazî ayrılık ciyawazî farklılık ciyawazî ihtilâf cî makam cî yer cîderk mahreç cîger ciğer cîgeyî yerel cîgir vekil cîh makam cîh yer cîh anîn ifa etmek cîh anîn infaz etmek cîh anîn yerine getirmek cîh dîtin yer bulmak cîh kirin istihdam etmek cîh kirin yerleştirmek cîh tijî kirin yerini doldurmak cîhan âlem cîhan cihan cîhan dünya cîhan evren cîhangîr fatih cîhanî dünyalı cîhaz aygıt cîher bir eşyanın gideceği yer cîhgir yedek cîhyê bilind yüksek yer cînar komşu cînav adıl cînav zamir cînavên kesîn şahıs zamirleri cînavên xwedanî mülkiyet zamirleri cînavk adıl cînavk zamir cîran komşu cîrantî komşuluk cîraz gizli yer cîwar bölge cîwar dolay cîwar etraf cîwar mekan cîwar yöre co ark co kanal co mecra cobar dere cobir dana burnu coh kanal cohnî dibek cok ark cok kanal col heterojen col karışık col sürü colandin sallanmak colane salıncak Coleke Yahudi Colemerg Çölemerik Colemerg Hakkari coleq yarıcı comerd bonkör comerd cömert comerd tok gözlü computer bilgisayar computer computer conega dana conega tosun coq ur coqîn sadme coş coşku coş galeyan coşandin coşturmak coşdarî coşkunluk coşî coşku coşî heyecan coşîn coşmak coşîn galeyana gelmek coşîn kaynamak cot çift cot kirin çift sürmek cotbûn çifteşmek cotbûn çiftleşme cotik ikiz cotkar çiftçi cotkarî çiftçilik cotkirin çift sürmek coxîn harman Coxînan Haziran ayı cozan falçata cozerdan arpaların sararma zamanı cozerdan haziran ayı cuda ayrı cuda farklı cudahî farklılık cudaxwaz ayrılıkçı cudayî ayrılık cudayî değişiklik Cudî Cudi dağı Cudî efsanevi Kürt dağı culbe fig bitkisi culiq hindi cunûtin ıslak toprak cur bi cur türlü türlü cure bodur cure çeşit cure tür cureyîn özgül curn kurna curn küvet curn yalak cuwar yem torbası cuzdanê bersê hesap cüzdanı cûbirk cırcır böceği cûda değişik cûda bûn farklılaşmak cûdabûnî farklılık cûdakarî ayrılıkçılık cûdayî ayrılık cûdayî değişiklik cûdayî farklılık cûm sakız cûmik dokuma tezgahı cûmikker dokumacı cûmikker tekstilci cûmikkerî dokumacılık cûmikkerî tekstilcilik cûn kurşuni (renk) cûn maviye çalan beyaz cûrbicûr çeşit çeşit cûrbicûr türlü türlü cûre nevi cûre tür cûre türlü cûre andin sınıflandırmak cûrnik kar sularının biriktiği kaya üstü çukurcuklar cûtin çiğnemek cûz cüz cûz kısım cûz Kur-an’ın bölümleri ç Kürt alfabesinin dördüncü harfi çadir çadır çak iyi çak iyi hoş çakbîn hoşgörülü çakbîn iyimser çakbîn optimist çakbûn hoşörülü çakbûn iyimser çakêt ceket çaktir âlâ çakûç çekiç çal çukur çal kuyu çal kirin gömmek çalab çalab çalabî çelebi çalak aktif çalak atılgan çalak atik çalak çevik çalak etkin çalak eylemci çalak faal çalakdar eylemci çalakî aktivite çalakî etkinlik çalakî eylem çalakî faaliyet çalav fosseptik çukuru çalik girinti çalik küçük çukur çalkandin çalkalamak çalkirin gömmek çam çam çameçar ister istemez çameçar mecburen çan çan çand kült çand kültür çande kültür çandeyar kültürlü çandeyarî ekili çandeyarî kültürel çandin ekim çandin ekin ekmek çandin ekmek çandin fidan vb. sebze dikmek (ekmek) çandin hasat çandin tarım çandinî tarım çandinî tarımsal çandinî ziraat çandinî zirai çandiyar tarımcı çandiyar ziraatçı çandî kültürel çankoç kilise çanı çankûş Hıristiyanları çankûş kiliseye gitmelerini sağlamak için kapılarını çalarak ya da seslenerek uyandıran kimse çankûş zangoç çanqil çengel çanqil kanca çanqol çengel çanqol kanca çanqol kirin çengellemek çap basım çap baskı çap bir hububat ölçüsü çap matbacılık çap kirin basmak çapbûn basılmak çapdêrî basın-yayın çapemenî basın çapemenî basın-yayın çaper printır çaper yazıcı çapger matbaacı çapgêrî basın-yayın çapkirin basmak çaplûkî çûn emeklemek çaplûs dalkavuk çaplûs yaltakçı çaplûsî yaltaklık çaplûsî kirin yaltaklanmak çapxane basımevi çapxane matbaa çar dört çarax çarık çarbûn meydana gelmek çarbûn oluşmak çarçek silahşör çarçek tepeden tırnağa silahlı kişi çarçik kare çarçîk bataklık çarçove çerçeve çarçove kirin çerçevelemek çardar tabut çardax çardak çarder kapı çerçevesi çarder kapı çevçevesi çarder kapının takıldığı kasa çare çare çare dîtin çare bulmak çarem dördüncü çarenîn kaçınılmaz çarenûs akubet çarenûs alınyazısı çarenûs kader çarenûs yazgı çareser çözüm çareser imkan çareser kirin çözmek çareserbûn çözülmek çareserî çözüm çareserkirin çözmek çariçî kente götüren ve orada kesip satan kimse çariçî köylerden azar azar koyun satın alıp çarik kadın çarşafı çarîn dörtlük çarkirin meydana getirmek çarkoşe dört taraf çarkoşe dörtgen çarmedor dört taraf çarmedor etraf çarmend dörtlü çarmêrkî bağdaş çarmêrkî bağdaş oturma şekli çarmix çarmıh çarnikar dört taraf çarnikar dörtgen çarpê dört ayaklı çarpêkî dört ayaklı olarak çarpîne kaypak çarpîne mecazi anlamda döenek çarşem çarşamba çarşev çarşaf çarşev nevresim çarşî çarşı çartıl tırmık çartag yüksek eyvan çartaq çardak çartek dört dörtlük çarwe parmaklara takılarak çalınan araç çarwe raks edenlerin parmaklarına taktıkları madeni parçalar çarwe zil çaryek çeyrek çatarê yol ayrımı çav göz çav beloq patlak gözlü çav berdan göz dikmek çav berdan göz koymak çav birçî aç gözlü çav gewher çakır göz çav miçandin göz yummak çav pê ketin gözüne ilişmek çav têr tok gözlü çavbeloq patlak gözlü çavberdan göz koymak çavbirçî aç gözlü çavdamilandin göz kapamak çavdêr gözcü çavdêr gözetleyici çavdêr gözlemci çavdêrî gözlem çavdêrî izlenim çavdêrxane gözetim evi çavdêrxane gözetimevi çavdêrxane gözlemevi çavengî cimrilik çavfireh cömert çavfireh eli açık çavgeş dostça bakış çavhebîn nazik çavik lens çavinî nazar çavinî kirin nazar etmek çaviya bilêtan bilet gişesi çavî bölme çavî bölüm çavî gişe çavî göze çavî gözenek çavî hücre çavînîbûn nazara gelmek çavînîkirin nazar etmek çavînok kem göz sahibi çavkanî kaynak çavkanî kaynakça çavlêbûn gözetlemek çavlêbûn gözü olmak çavlêgerandin gözden geçirmek çavmark kuşkonmaz çavnebar kıskanç çavnebarî çekememezlik çavnebarî kıskançlık çavnêr gözetleyici çavnêr gözlemci çavnêrî gözetim çavnêrî gözetlemek çavnêrî gözlem çavnêrî nezaret çavnifş kıskanç çavnifşî kıskançlık çavpêketin gözüne ilişmek çavpêketin ropörtaj çavqîçkirin göz kırpmak çavqurcandin göz kırpmak çavreşî garaz çavreşî kıskançlık çavsivik hor gören çavsor gözü kan bürümüş kişi çavsor zalim çavsorî hırs çavsorî tutku çavşikên korkutucu çavşkestî yılgın çavşûjin çekik gözlü çavteng cimri çavteng pinti çavtengî kirin kıskanmak çavtêr cömert çavtêr tok gözlü çavtirsandin gözünü korkutmak çavtirsyayî çekingen çavtirsyayî gözü korkmuş çavzêlk meraklı çavzêlk yumuk gözlü çavzîq bön çaw çubuk çaw yaş ağaç çawa nasıl çawa nasıl? çawa be nasılsa çawahînî nitel çawanî nitelik çawîş çavuş çax çağ çax dönem çax vakit çaxa navîn orta çağ çaxa nêzik yakın çağ çaxa nû yeni çağ çaxa pêşîn ilk çağ çay çay çaydank çaydanlık çayger çaycı çayxane çay evi çayxane çayevi çehre çehre çehre sima çek çek çek lbise çek silah çek üniforma çek zırh çek danîn mütareke çek danîn silah bırakmak çekbend yelek çekdar militan çekdar silahşör çekem ardıç çekû ibare çekû iki yüz elli kiloya eşit odun çel kırk çelak ucu çengelli değnek çelefîk çene kemikleri çelem kırkıncı çelem girtin lades tutuşmak çeleme lades kemiği çeleme lades oyunu çeleng atik çeleng cesur çeleng çelenk çeleng görkemli çeleng güçlü ve hızlı yürüyen kimse çeleng yakışıklı çelik civciv çelik yavru çelitandin sıyırmak çelitîn bir şeyin kabuğunun soyulması çelitîn sıyrılmak çelîg çelik çelpandin şaklatmak çelpîn şapırdamak çelpîn şapırtı çelqandin çalkalamak çelqîn çalkalanmak çelt sıyrık çeltik omuz çantası çeltûk çeltik çelûs ısrarcı çelûs çok soru soran çelûz çok soru soran ve sorusunda ısrar eden kimse çelziman çok konuşan çelziman geveze çem ırmak çem çay çem çolak çem nehir çemandin bikmek çemandin bükmek çemandin eğmek çember çember çembil kaplara ve diğer şeylere takılan kulp çembil kulp çembil sap çemçik kepçe çemçîr küçük taneli çemçîr siyah renkli bir üzüm türü çemçûr bağ böceği çemçûr yaprak biti çemçûs cimri çemçûs pinti çemîhanî dutluk çemîn bükülmek çemîn eğilme çempal büyük yük üzerine konan küçük yük çempal ek yük çen çene çenberî binek arabası çenbil kulp çençûz cimri çend birkaç çend birkaç. \"çend zarok.\" birkaç çocuk çend kaç çend roj berê bir kaç gün önce çendaniyî nicel çendanî nicelik çendek birkaç çendekek berê bir süre önce çendemî uzun süreli olmayan çendînî nicelik çenebaz geveze çenebazî gevezelik çeng arp çeng avuç çeng harp çeng kulaç çeng kirin avuçlamak çengal çengel çengal kanca çengal kirin çengellemek çengî dansöz çengî rakkase çente çanta çente dest el çantası çente pelikan evrak çantası çentik çentik çentik el çantası çep sol çep solak Çepaxçûr Bingöl çepek sapa çepel kirli çepel pis çepel pislikten kendini sakınmayan kimse çeper çeper çeper mevzi çeper siper çepgir solcu çepik alkış çepik hatin lêdan alkışlanmak çepik lêdan alkışlamak çepiklêdan alkışlamak çepil dirsek ile omuz arası kısmı çepil kol çepil kolun dirsekle omuz arasındaki bölüm çepok solak çeprast çapraşık çeprast çapraz çeprastî çapraşıklık çeprastî çaprazlama çeq bileşke çeqçeqok değirmen taşının ayar çubuğu çeqçeqok mantar tabancası çeqel çakal çeqene sedir ağacına benzer bir ağaç çeqilandin ayıklamak çeqilîn ayıklanmak çeqîn çatırdama çeqîn çatlama sesi çeqîn patlama çeqmeq çakmak çeqûber yarı otomatik çerçî çerçi çerçî kentlerden eşya alıp köylerde satan kimse çerez çerez çerez lezzetli yemekler çerixîn kendi ekseni etrafında dönmek Çerkez Çerkez Çerkezî Çerkezce çerm cilt çerm deri çermesor kızılderili çermik zar çermsor Kızılderili çerx burç çerx çark çerx dönence çerx döngü çerx kalem tıraşı çerxa bêsûd kısır döngü çerxa bêweç kısır döngü çerxe tekerlek çerxefelek dönme dolap çerxetûn tava çerxî beş kuruş çerxwan çarkçı çesp rabt çespandin ispat etmek çespandin raptetmek çespandin saptamak çespik raptiye çespîn rapt olunmak çeşnet çeşit çeşte çeşit çetare ipekli elbise çete çete çeteger çeteci çetel çatal çetel bûn çatallanmak çetevan çeteci çetin çetin çetir daha iyi çetir paraşüt çetir tercih edilir çetirbaz paraşütçü çetrefîl çetrefil çewal çuval çewder çavdar çewênder şeker pancarı çewlîg ırmak dirseklerindeki alüvyonlu toprak çews baskı çewsan baskı çewsandin baskı yapmak çewsandin ezmek çewsandin kasmak çewsandin sıkıştırmak çewsandin sıkmak çewsandin sindirmek çewsax körlere kılavuzluk yapan kişi çewsîner baskıcı çewsîner zorba çewt çarpık çewt yanlış çewtî yanılgı çewtî yanlışlık çexer ayak çexer yolda herhangi bir şeyin bıraktığı iz çê iyi çê bûn düzelmek çê bûn meydana gelmek çê bûn olmak çê bûn oluşmak çê bûn vücut bulmak çê kirin iyileştirmek çê kirin yapmak çêbuwar suni çêbuwar yapay çêbûn düzelmek çêbûn olmak çêbûn oluşmak çêbûnî oluş çêj lezzet çêj tat çêj zevk çêj jê derxistin tadını çıkarmak çêj kirin çeşni çêj kirin tadına bakmak çêj kirin tatmak çêjandin tatmak çêjdar leziz çêjdar lezzetli çêjî tat çêjtin çeşni çêjtin tadına bakmak çêjtin tatmak çêker tamirci çêker yapıcı çêkirin imal etmek çêkirin imalat çêkirin iyileştirmek çêkirin oluşturmak çêkirin onarmak çêkirin tamir etmek çêkirin yapmak çêkirî suni çêkirî yapılmış durumda olan çêkirî yapay çêkirnoka zanistî bilim kurgu çêkirvan imalâtçı çêl kaya çêlek inek çêlik civciv çêlik yavru çêlik anîn yavrulamak çêlî nesil çêlî yavru çêlkirin bahsetmek çêlkirin sözetmek çênî dilim çênî küçük et parçası çênî kuş yemi çêr küfür çêr sövgü çêr kirin küfretmek çêr kirin sövmek çêrandin otlatmak çêrbaz küfürbaz çêre ot çêre otlak çêregeh mera çêregeh otlak çêreger otlayan çêrek küfürbaz çêrî hev kirin sövüşmek çêrîn otlamak çêrîn otlanmak çêrlêkirin küfüretmek çêrlêkirin sövmek çêrt kuş dışkısı çêtir daha iyi çêtir ehven çêtir dîtin tercih etmek çêtir dîtin yeğlemek çêtir girtin tercih etmek çêtir girtin yeğlemek çêtir kirin daha iyi hale getirmek çêtîkirin parçalamak çêyî iyilik çi ne? çi ne. \"Çi bû?\" Ne oldu? çi demî ne zaman çi heye ku ne var ki çi li me qewimîn ne oldu bize çi rind ne güzel çiçik insan memesi çift çift çiftexas patiska çik dik çik köşe çikal çok zayıf hayvan çikandin ağaç çikandin direk vb. dikmek çikandin kurutmak çikandin suyu kesmek veya kurutmak çikandin suyun kurutulması ya da nefesin tüketilmesi çikandin suyunu kesmek çikilî dikili çikilî saplanmış çikiyan çeşmenin veya kuyunun suyunun kuruması nefesin kesilmesi çiklandin dikmek çikot cimri çikrim yere çakılan ya da dikilen ve dik duran herhangi bir şey çiksayî açıkmavi gök çiksayî bulutsuz çil kırk çilag tekstil çilag tekstilci çilagî tekstilcilik çilanger çilingir çile kış ve yazın en sert kırk günü çilek obur çilek pisboğaz çilemîn kırkıncı çilfis aşıran çilfis çırpan çilfisandin aşırmak çilfisandin yürütmek çilizîn eşya veya yiyecek dilenmek çilizîn otlanmak çilîçilî yarasa çilk damla çilkav su damlası çilkîn damlamak çilm sümük çilmêre sürgü çilmêre kirin sürgülemek çilmisandin pörsütmek çilmisandin soldurmak çilmisî solgun çilmisî soluk çilmisîn pörsümek çilmisîn solmak çilmîsî solgun çilmîsîn pörsümek çilmîsîn solmak çilmo sümüklü çilo nasıl? çilo yaprakları dökülmeden kesilen ağaç dalları çilo yaprakları dökülmeden kesilen ve daha sonra kurutulan ağaç yaprakları veya dalları çiltûg çeltik çiltûg kabuğundan soyulmamış pirinç çilûr sarkıt çilvir çılbır (yemek) çima neden çima neden? çima niçin çima niçin? çima niye çiman bir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil çimçîr çocuk salıncağı çimkî çünkü çin sınıf çinar çınar çinçînîbûn sınıflaşma çindik avêtin çimdiklemek çing kirin fırlatmak çingdan fırlamak çingîn çınlamak çingîn şıngırdamak çingul bakraç çingulîn çökmek çinîn biçmek çinîn nakşetmek çipborî tüp çipilandin dal ve yapraklarını kesmek çipizk fiske çipîsk fiske çiq ağaç dalının uçlarındaki budak çiqas ne kadar çiqas ne kadar? çiqil dal çiqinî kabız çiqinîbûn kabız olmak çir yumuşak ve esnek şeyler çira çıra çira fanus çira fener çira lamba çirandin hallaçlamak çirandin mecazi anlamda palavra atmak çirandin yırtmak çirax çırak çirb yağlı yemekler çirçîrok masal çirg toprağı az olan taşlı arazi çirik çıkrık çirikandin hallaçlamak çirikvan hallaç çirisîn parıldamak Çirî Ekim-Kasım ayları Çirî ölüm haberi çirîn yırtılmak çirîş tutkal çirîşî tutkallı çirîşî kirin tutkallamak Çirîya Paşîn Kasım ayı Çirîya Pêşîn Ekim ayı çirk saniye çirkîn çirkin çirp kirin kırpmak çirpî yere dikilerek üzerine üzüm asmasının dallarının bırakıldığı çubuk çirpîn çırpmak çirto virto abuk sabuk çirûsîn parıldamak çirûsîn parlamak çirûsk kıvılcım çirûsk parıltı çirvan hallaç çirxatkirin değirmeni durdurmak çişt element çiv dolambaç çiv zikzak çivan kıvırmak çivan kaytarmak çivanek dolambaçlı çivanek viraj çivdan sıvışmak çivgeh dönemeç çivîk kuş çivîk serçe çivok dönek çiya dağ çiyakêş dağcı çiyarêz sıradağlar Çiyayê Agirî Ağrı Dağı çiyayê agirîn yanardağ çiyayê Sîpanê Süphan Dağı çizirîn sızmak çîç arı peteğinin her gözü çîçek çiçek çîçekdank çiçeklik çîçî iffet çîçî namus çîk kıvılcım çîk pırıltı çîk şey çîk yani anlamında sözcük çîkolate çikolata çîl çil çîlan elbisenin uzun kolu çîlan yen çîle çile çîle sıkıntı çîle yumak çîle parêz çilekeşçi çîle parêzî çilekeşçilik çîleçep dağlardaki zikzaklı ve dolambaçlı yol çîleçep zikzaklı dağ yolu çîlekêş çilekeş çîlekêşî acıcılık çîlekêşî çilekeşlik çîm bacağın diz kapağından topuğa kadarki bölümü çîm bacak çîm çim çîmen çimen çîmento çimento çîmenzar çimenlik çîn Çin çîn desen çîn işleme çîn nakış çîn oya çîn sınıf çîn tabaka çînayetî sınıfsal çînik kadınların alınlarına sarkıttıkları saçlar çînik perçem Çînî Çinli çînîn nakşetmek çînko çinko çîp baldır çîp incik çîplaq çıplak çîprût baldırı çıplak çîqal cılız çîqal zayıf çîqal zayıf ve cılız hayvan çîr erik çîr kayısı çîr zerdali kurusu çîrik meyvaların kurutulmuşu çîrok hikâye çîrok masal çîrok öykü çîrokbêj masalcı çîrokbêj öykücü çîroknivîs hikaye yazarı çîroknivîs öykü yazarı çîrokvan öykücü çît bir yaşını doldurmamış horoz çît bir yazma türü çît çit çît kalıp basılarak renklendirilen yazmalar çîtik kamış çîtik kura çîtik saz çîtik kişandin kura çekmek çîtog sıkıcı çîz at sineği çîzok mızmız ço çubuk ço değnek ço deynek çoç bağdaş çoç bûn bağdaş kurmak çoçik kepçe çogan asa çogan baston çogan çelik çomak oyunu çogan deynek çok diz çokdan çökmek çokdan çömelmek çokdanîn çökmek çokdanîn çömelmek çokşkestin takati kırılmak çolax çolak çolbir kestirme yol çolik çökelek çolik hela çolistan çöl çolistan kır çolistan sahra çolter kir çong diz çop gasp çopandin gasp etmek çopî gasp çopîk ahmak çoqil ayak çor sülün çorek çörek çors kaba sapa çors patavatsız çortan çökeleğin kurutulmuşu çortan kurutulmuş çökelek çov çubuk çov değnek çov deynek çovik çubuk çovik değnek çowar trafik çudarî menzil çuxtî sokak serserisi çuxur çığır çûçik küçük kuş çûk bıldırcın vb. kuşlar çûk kuş çûk serçe çûkreş karakuş çûle halkı güldüren çûle komedyen çûle mizahçı çûn gidiş çûn gitmek çûn varış çûn ava batmak (güneş ve ay için) çûn geştê seyahate çıkmak çûn pêrgînê karşılamaya gitmek çûn pêşewaziyê karşılamak çûn ser heqiya xwe vefat etmek çûnbar taşıt çûr açık sarı çûr bir keçi türü çûr kumral çûx çuha çûyî giden çûyî gitmiş olan çûyîn gidiş çûyîn gitmek çûyîn varış d Kürt alfabesinin beşinci harfi da -da da -dan da anne da da da dan anlamını verir da dan fiilinin dili geçmiş zamanı da de da de da den da den da indirici anlamını katar da indirici anlamını verir da önek olarak kelimeye alçaltıcı da sıfat eki olarak dab tuzak dabarîn yağdırmak yaylım ateşine tutmak dabaş araştırma dabaş bahis dabaş bahs dabaş konu dabelandin yutturma daberizîn çatmak daberizîn saldırmak daberizîn taaruz etmek dabestin bağlamak dabestin sona erdirmek dabeş kısım dabeş parça dabeş kirin bölmek dabeş kirin pay etmek dabeş kirin taksim etmek dabeşandin bölmek dabeşîn bölünmek dabeşker bölücü dabeşkerî bölücülük dabeşkirin bölmek dabeşkirin taksim etmek dabêlandin yutmak dabir apostrof dabiristin dizi haline gelmek dabiristin safa girmek dabînkirin garanti etmek dabînkirin gidermek dabînkirin güvenceye almak daçek dilbilgisinde edat daçek edat daçek ilgeç daçekî deyim edatlar daçikandin ağaç daçikandin bayrak vb. dikmek dad adalet dad hukuk dada bazirganiyê ticaret hukuku dada gişkî kamu hukuku dada malbatiyê aile hukuku dada Romayê Roma Hukuku dada xwezayî doğal hukuk dadan kapamak dadan kapatmak dadan kapmak dadan örtmek dadgeh mahkeme dadgeha Bilind Yüksek Mahkeme. Temyiz Mahkemesi dadgeha cezayê ceza mahkemesi dadgeha dageriyê Sayıştay dadgeha lihevanînê sulh mahkemesi dadgeha sezayî ceza mahkemesi dadger hakim dadibarand yağdırmak yaylım ateşine tutmak dadibarîne yağdırmak yaylım ateşine tutmak dadiberizand saldırmak dadiberizand taaruz etmek dadiberize saldırmak dadiberize taaruz etmek dadibeşe kısım dadibeşe parça dadibeşîne kısım dadibeşîne parça dadik dadı dadik mürebbiye dadipale damıtılmak dadipale süzülmek dadkirin yargılamak dadmend adaletli dadmend meşru dadmendî adalet dadmendî adli dadmendî hukukî dadparêz hukukçu dadrês hakim dadrês yargıç dadrêsa jêpirsinê sorgu hakimi dadrêsî muhakeme dadrêsî yargı dadrêsî yargıçlık dadwer adaletli dadwer adil dadwerane adilane dadwerxane adliye dadyane adil dager denetçi dager müfettiş dager yokuş aşağı iniş dager kirin denetleme dager kirin teftiş etme dagerandin birşeyi aşağı doğru çevirtmek veya indirtmek dagerî denetçilik dagerî müfettişlik dagerîn aşağıya doğru inmek dagir kirin istila etmek dagir kirin işgal etmek dagirker işgalci dagirkirin işgal etmek dagirtin doldurmak dagirtin istila etmek dagirtî dolu dagirtî istila edilmiş dahatin iniş dahatin inmek dahatin yağmak dahatû gelecek dahatû müstakbel dahelîn sarkmak dahelînandin sarkıtmak dahênan icat dahênan icat etmek dahênan yaratmak dahêner icatçı dahêner mucit dahêner yaratıcı dahiştin mütalaa etmek dahiştin üzerinde düşünmek dahî dâhi dahol davul dahol lêdan davul çalmak daholjen davulcu dahûrandin analiz etmek dahûrandin çözümlemek dahûrîn analiz dahûrîn analiz etmek dahûrîn çözümleme dahûrîn tahlil etmek dak tuzak dak danîn tuzak kurmak daketin aşağı inmek daketin iniş daketin inmek daketinî inik dakêşan çekmek dalak sünnetçi dalan dehliz daleqandin asmak daleqandî asılı daleqandî asılmış daliqandin asmak dalît kütük damalîn süpürülmek daman etek damarî üvey anne dame dama damezrak yapı damezrandin kurmak damezrandin tesis etmek damezrandin vücuda getirmek damezrandin yaratmak damezranêr kurucu damezranêr müessis damezrek kurum damezrîner kurucu damilandin gözlerini yummak damilîn gözlerin yumulması damilîn yumulmak (göz için) damûsk yele dan dövme buğday dan dövülmüş buğday dan günün öğünleri dan günün üçte biri dan ödemek dan öğün dan vardiya dan vermek dan bawer kirin inandırmak dan ber çav göz önüne getirmek dan ber çav göz önüne sermek dan ber hey kıyas dan ber hey karşılaştırma dan ber hey mukayese etmek dan ber hey tasım dan bêrî kirin özletmek dan bihîstin duyurmak dan birîn kestirmek dan cihê kirin ayırtmak dan çap kirin bastırmak dan dadgehê mahkemeye vermek dan demanê kiraya vermek dan der dışa vurmak dan derbaz kirin geçirtmek dan girî kirin ağlatmak dan gotin söyletmek dan guhêrbar değiştirtmek dan hev biriktirmek dan hev toplamak dan hilavêtîn atlatmak dan hûr kirin bozdurtmak dan hûr kirin ufaltmak dan kirin yaptırmak dan leke kirin lekeletmek dan lîstikin oynatmak dan mêr kocaya vermek dan nivîsîn dikte ettirmek dan pey kovalamak dan pîs kirin pisletmek dan ser hev toparlamak dan ser hev üst üste koymak dan standin aldırmak dan veqet ayırtmak dan vexwarin içirmek dan xwarin yedirmek dan xwendinê okutmak dan xwendinê tahsile vermek danasîn tanıtım danasîn tanıtmak danasînname tanıtma belgesi dane veri dane berhev karşılaştırmak dane berhev mukayese etmek dane pey takip etmek daneberizîn saldırmazlık danezan beyanname danezan bildirge danezan bildiri danezan duyuru danezan ilan danezan tebliğ danezan tebligat dang bir hissenin altıda biri dange kışın hayvanlara yem verilen yer dangî dışarıda hayvanlara yem verilen yer danisqe müstesna (insan için) daniştin celse daniştin duruşma daniştin ikamet etmek daniştin oturmak daniştin oturum daniştin yerleşmek danîn indirmek danîn koymak danîn kurmak danîn holê ortaya koymak danok ödenti dansal mevsim dansal sezon dansal sömestr danû kaynatılmış buğday danûstandin alışveriş danûstandin alaka danûstandin diyalog danûstandin ilişki danûstandin teati danxav çiğköfte danzanîn belirtmek danzanîn bildirmek danzanîn bilgisine sunmak danzanîn ilan etmek danzanîn tebliğ etmek danzanînname tebligatname dapalandin damıtmak dapalandin süzmek dapalîn damıtılmak dapalîn süzülmek dapalînandin damıtmak dapalînandin süzmek dapalînandî damıtılmış dapalînandî süzülmüş dapalînîn damıtılmak daperîn terslemek dapêçîn örtbas etmek dapêjtin budamak dapîr büyükanne dapîr nine dapîrk oyunda ebe dapîtin budamak daqoq kapı tokmağı daqoq tokmak daqurtandin yutmak daqûrtandin yutturma dar ağaç dar amir gibi) dar emreden dar fermandar (buyuran gibî) dar hükmeden anlamına gelir dar hükmeden anlamına gelir. \"fermandar\" (buyuran dar idam sehpası dar kalın değnek dar komutan dar meyve isimlerine göre ağaçları isimlendirir dar odun dar sonektir. veren dar sopa dar sözcüğe \"lı\" dara maliye dara gaxendê Noel ağacı dara mêwîyan meyve ağacı daraş kartal darayî mali daraz hüküm daraz yargı daraz ajotin hüküm sürmek daraz danîn hüküm kurmak darazdar karar mercii darazdar yargıç darazkirî hükümlü darazkirî mahkûm darazname ilam darazxwarî hükümlü darazxwarî mahkûm darben bıtım ağacı darbend darboğaz darbend inşaat iskelesi darbenîşt sakız ağacı darberû mazı ağacı darbest sedye darbest tabut darbir kunduz darcixare ağızlık darçîn tarçın dardakirin asmak dardarok pandül dardarok sarkaç dardekirin asmak dardekirin idam etmek darê dinyayê yeryüzü darêj döküm darêjk form darêjnivîs kompozisyon darêjtin türetmek darêjtin yaratmak darêjxane dökümhane darijandin mobilize etmek daring hammadde daring madde daringî maddi daringperestî maddecilik daringperestî materyalizm daristan orman daristan ormanlık darizandin hükmetmek darizandin hüküm vermek darizandin yargılama darizandin yargılamak darizîn hakkında hüküm verilmek darizîn yargılanmak darîn ahşap darkutik ağaçkakan darmazî mazı ağacı daroxa vergi memuru darqesp palmiye darsêv elma ağacı darteraş marangoz dartewên ağaç dallarına yetişmek için kullanılan uzun kanca das orak dasî arpa dasî buğday başağındaki uzantılar dasî kılçık daskêş orakçı daşir hela daşir tuvalet davek kayış davetname çağrı davetname davet davetname davetname daw etek dawer sembol dawerivandin durulmak dawerivîn durulanmak dawerivok imbik dawerîvandin durulamak dawerîvandî duru dawestîn ayakta durmak daweşandin silkelemek daweşandin silkmek daweşîn silkinmek dawet davet dawet düğün dawetî çağrı dawetî davet dawetî davetname dawî akıbet dawî final dawî nihayet dawî son dawî sonuç dawî dan son vermek dawî hatin sonu gelmek dawî hatin sonuçlanmak dawîlêanîn sonuçlandırmak dawîlêhatin bitmek dawîlêhatin sonuçlanmak dawîn nihai dawîn sonuncu dawîyandin sonuçla(ndır)mak dawk bahis için konan para dawpiçûk mini etek dawudî kasımpatı dax dağ dax keder dax dan dağlamak daxbar kederli daxbar üzgün daxistin indirgemek daxistin indirim daxistin indirmek daxistin iskonto daxistin tenzilât daxkirin dağlamak daxuyanameya bêşê vergi beyannamesi daxuyandin açıklamak daxuyandin belirtmek daxuyanî açıklama daxuyanî belirti daxwarin çekinmek daxwarin içine atmak daxwarin itaat etmek daxwaz arzu daxwaz dilek daxwaz istek daxwaz talep daxwaz kirin dilemek daxwazî istem daxwazname dilekçe dayende veren dayende verici dayik ana dayik anne dayik valide dayin ödemek dayin vermek dayî ak asma dayî ören gülü dayîn sütanne dayîn tevdi dayîn tevdî etmek dayîn vergi dayîn vermek dayîna Xwadê Allah vergisi dayîtî annelik daykanî anaerkil daz pense deban kılıcın demir bölümü debar geçim debar geçim. \"Debara xwe kirin.\" geçinmek debar maişet debara malê aile geçimi debarî nafaka debax sepi debax tabak debax kirin sepilemek debaxî sepicilik debaxker sepici debdebe debdebe debdebe görkem debeng ahmak debeng aptal debeng çakırkeyif debeng gerizekalı debeng hafif meşrep debirandin geçindirmek debîş ağda debîş yapışkan şeyler def davul def erbane def kirin defetmek def kirin savmak defandin itelemek defandin itmek defne defne defter defter deftera bîreweriyê hatıra defteri defterdar defterdar degel cesaret. \"bi degel\" cesaretli degel ihtiyatlı degel komik degel bûn ihtiyatlı olmak degelî ihtiyat deh on dehandin hazmetmek dehandin sindirim dehbe vahşi dehbe yaratık dehemîn onuncu dehfdan itmek dehifandin itelemek dehifandin itmek dehî adak dehî kurban dehkî ondalık kesir dehlîz dehliz dejnik tere otu dek entrika dek hile dek û dolap entrika dek û dolap hile dekan dekan dekbaz entrikacı dekbaz hileci dekbaz hilekâr dekbaz komplocu dekor dekor delal aziz delal sevgili delav su kenarı delav yalak delew kova burcu delew Ocak-19 Şubat delewêre dalavere delfîn yunus balığı Delhî Delhi (paytextê Hindê) delîl kanıt delîve fırsat delîve imkan delûv kova dem an dem çağ dem dem dem dönem dem esna dem kıvamına gelmek dem lahza dem müddet dem mühlet dem süre dem vakit dem zaman dem borîn zaman aşımı dem girtin demlenmek dem kirin demlemek dema dahatû gelecek zaman dema pêşîn ilk çağ demagojî demagoji deman icar deman kira deman zaman deman kirin kiralamak demançe tabanca demandar kiracı demandêr kiralayan demankar kiraya veren demankirin kiralamak demarabor geçmiş zaman dembûhêrk sohbet demdemî geçici demdemî kararsız demdemî muvakkat demdemî tutarsız demdiyar mühlet demdiyar vade demek bir süre demet demet deminan bir zaman(lar) demingirtin koşullanma demî geçici demîn geçici demîn süreli demîn vadeli demjimêr saat demjmêr saat demjmêr çend e saat kaç? demjmêr pênc e saat beş demjmêra zendê kol saati demjmêrsaz saat tamircisi demkar mesai saati demokrasî demokrasi demsal mevsim demsal sezon demsal sömestr demsalî mevsimlik den küp dendik çekirdek deng denk deng eşdeğer deng eşit deng muadil deng oy deng rey deng seda deng ses deng dan oy vermek deng dan ses vermek deng derxistin ses çıkarmak deng kirin seslenmek deng lê kirin seslenmek deng vedan akis deng vedan aksetmek deng vedan yankı dengaz konuşkan olmayan dengbej şarkıcı dengbêj masal anlatan halk ozanı dengbêj ses sanatçısı dengbêj şarkıcı dengbêj türkü söyleyen dengbir susturucu dengdan nam salmak dengdan oylama dengdan oylamak dengdan seslenmek dengdar dilbilgisinde sessiz harf dengdar sesli dengdar ünlü dengdêr dilbilgisinde sesli harf dengdêr sesli dengdêr ünlü dengdêra dirêj uzun sesli dengdêra kurt kısa sesli dengegaz ketum dengik kursak dengkirin konuşmak dengkirin seslenmek denglêkirin seslenmek dengûbahs ajans dengûbahs haber dengûbas ajans dengûbas haber dengûbas havadis dengvedan yankı dengvedan yankılanmak dengweş ahize dengweş mikrofon Denîmark Danimarka Denîmarkî Danimarkalı denk balya dep kereste dep tahta dep yassı tahta depîn ahşap depîn doğrama depreş kara tahta depreş karatahta deq benek deq büyük aşık kemiği deq dövme deq metin deq puan deq teks deq vücuda yapılan dövme deqaq ütü deqel sert toprak deqkirin dövme yapmak deqlûs takla atma der dış der dışarı der hariç der yer der bar hakkında der bar ilgili der kirin çıkartmak der kirin kovmak derabe kepenk deramet gelir deramet sebze deramet yeşillik derandin çıkarmak derandin ihracat derandin ihraç derandin ihraç etmek deranîn çıkarmak deranîn ihracat deranîn ihraç deranîn ihraç etmek derasayî olağanüstü derav çamaşır yıkama derav mecra derav su tevzi yeri derawa konum derb darb derb darbe derb vuruş derb lêdan darbe vurmak derbar hakkında derbasbûn aşmak derbasbûn geçmek derbasdar geçerli derbasgeh geçit derbaskirin aşırmak derbaskirin geçirtmek derbaz be geçmiş olsun! derbaz bûn aşma derbaz bûn geçme derbaz bûn intikal etme derbaz kirin aşırtmak derbaz kirin geçirmek derbazbûnî geçiş derbazbûyî geçen derbazî geçiş derbe darbe derbejêr iniş derbejor çıkış derben elbise askısı derben vestiyer derbend darboğaz derbend derbent derbend iki dağ arasındaki dar geçit derbest kapalı derbest mahfuz derbider derbeder derbider hırpani derbirin ifade etmek derbûn sivilcelerin patlayarak cerahatin çıkması derbûn yara derbxane darphane dercaw elbezi derçik eşik derçûn çıkmak derçûn görünmek derd acı derd dert derd gaile derd hüzün derd illet derd girtin dertlenmek derdanik yoğurt yada peynir süzülmesinde kullanılan bez derdekopan tatanos derdekopan tetanos derdest el altında ele geçirilmiş derdest kirin ele geçirmek derdest kirin tutmak derdest kirin yakalamak derdestî görülmekte olma derdestî hemen yakalama derdestî incelenmekte olan derdestî tutuklama derdestî yapılmakta olma derdestkirin tutuklamak derdestname yakalama müzekkeresi derdmend acılı derdmend dertli derdmend hüzünlü derdnak dertli derdor çevre derdor etraf derek belirsiz derence basamak derence merdiven dereng geç dereng xistin geciktirmek dereng xistin sürüncemede bırakmak dereng xistin tehir etmek derengman gecikmek derengman geç kalmak derengmayîn geç kalmak derew martaval derew palavra derew yalan derew gotin yalan söylemek derew kirin yalan söylemek derewandin tekzip etmek derewandin yalanlamak derewîn yalancı derewkar yalancı derewkarî yalancılık derewkirin yalan söylemek derf tulum derfet imkan derfet imkân derfet olanak dergeh büyük kapı dergeh giriş kapısı dergeh tekke dergevan kapıcı dergistî nişanlı dergistî sözlü dergîl ağaçtan örülen kapı dergûş beşik derhêner yönetmen derhoze mucize derhûd kefil derhûde kefalet derhûdî kefillik derhûdname kefaletname deridîn dertleşmek derince basamak derince mertebe derindêz merasim derizandin çatlatmak derizandin yarmak derizîn çatlamak derizîn yarılmak derî kapı derî xêvê bilinç dışı derîçe kapakçık derîçeyên dil kalp kapakçıkları derîn çıkış kapısı derîyê hawarê imdat kapısı derîyê sereke anakapı derîzan kapı önü derk çatlak derkandin çatlatmak derkenar anekdot derkenar ilişikteki not derkerina bêhndanê teneffüse çıkmak derketin çıkış derketin çıkmak derketin zuhur etmek derketin holê ortaya çıkmak derketin sertext tahta çıkmak derketina holê ortaya çıkmak derketina nêçîrê ava çıkmak derketina nêçîrê avlamak derkirin çıkarmak derkirin kovmak dermale besi hayvanı derman derman derman ilaç derman ilâç derman kirin ilaçlamak derman kirin pansuman yapmak derman kirin tedavi etmek derman xwarin ilaç içmek dermanafiroş eczacı dermanfiroş eczacı dermankarî pansuman dermanxane eczahane dermatolojî cildiye dernixûn kapkacak ve paketlenmiş şeylerin ters çevrilmesi derpê don derpê külot derpê tuman derpêgore külotlu çorap derpêş aklından geçirme derpêş göz önünde tutma derpêş öngörme derpêş kirin aklından geçirmek derpêş kirin göz önünde tutmak derpêş kirin öngörmek derpêşî öngörü derpêşkirin öngörme dersal eski yıllar dersal eski zaman dersik ibret dersok yazma derşo bulaşık bezi derûder çevre derûder etraf derûdor çevre derûdor etraf derûn öz derûn psikoloji derûnî iç aleme mensup olan derûnî psikolojik derûnî ruhi derve dış derve dışarı derve dışarıda derve dışarda derve hariç dervekirin çalmak dervekirin soymak derveşandin dışarı göndermek derveşandinî ihracat derveyî dışarıdaki derveyî dışla ilgili derveyî dışsal derveyî harici derveyî vênê irade dışı derveyîn dışarlık derwêş derviş derwêşxane tekke derxistin çıkarmak derxistin holê meydana çıkarmak derxistinî ihracat derxûn tencere kapağı derya deniz deryaberfireh engin deniz deryavan bahriyeli deryavan denizci deryavanî denizcilik deryaya Qezwînê Hazar Denizi deryaya Reş Karadeniz deryaya Sipî Akdeniz deryevan denizci derz çatlak derz yarık derzî iğne derzî lêdan iğnelemek derzîdank iğnelik derzîdeq toplu iğne derzîlêxistin iğne yapmak derzîreq toplu iğne derzîvan terzi derzîxane terzihane dest el dest avêtin el atmak dest avêtin sarkıntılık yapmak dest avêtin sataşmak dest avêtin taciz dest bi karberdanê kirin greve başlamak dest çirpandin el çırpmak dest dirêjî tecavüz hırsızlık dest girtin el sıkmak dest hilanîn cesaret etmek dest hilanîn el kaldırmak dest jê kişandin feragat etmek dest jê kişandin vazgeçmek dest kêşan el çekmek dest kêşan feragat dest kiş el çekmek dest lêdan dokunmak dest lêdan ellemek dest pê kirin başlamak dest pê kirin girişmek dest vekirî eli açık dest xistin edinmek destan. destan destar el değirmeni destavêtin el atma destavêtin sarkıntılık yapmak destavêtin sataşmak destavxane abdesthane destavxane tuvalet destbelav müsrif destbelav savruk destbelav savurgan destbelavî israf destbelavî savurganlık destbelavî kirin israf etmek destbend kelepçe destbend kelepçe (el için) destbeste elpençe destbira kan kardeşi destbira sağdıç destbirak kan kardeş destbirak sırdaş destbirak sağdıç destbûrî sözüne önem verilmeyen destdan dokunmak destdan temas destdan ser el koymak destdan ser müsadere etmek destdirêjî cinsel taciz destdirêjî müdahale destdirêjî tecavüz destdirêjî kirin müdahalede bulunmak deste askeriyede takım deste buket deste deste deste kurul deste takım (ask.) destegeh imalathane destegir yardımsever destek arkadaş grubu destek dayanak destek takviye destek yardım destekarî müdahale destekdan desteklemek desteng dar gelirli destexwişk ahiret kardeşi destexwişk sirdaş destê hev girtin tokalaşmak destêkar müdaheleci destgeh atölye destgeh tezgah destgehdar tezgahtar destgirtî nişanlı destgirtî sözlü destgîn dizgin desthelatî otorite desthelatî yetki desthilatdar egemen desthilatdar iktidar olan desthilatdar otoriter desthilatdar yetkili desthilatdarî otoriterizm desthilatî iktidar desthilatî yetki destik kabza destik kol destik kulp destik sap destik tutamak destjêberdan bırakmak destjêberdan vazgeçmek destkar elişi destkarî el sanatları destkeftî kazanım destkişandin feragat destlêwerdan müdahale destmal el havlusu destmal havlu destmal mendil destmaye elde kalan destmêjşikandin abdest bozmak destnimêj abdest destnimêj girtin abdest almak destnimêj şikandîn abdest bozmak destnimêjgirtin abdest almak destnivîs el yazısı destnivîs el yazması destnivîs elyazısı destnîgar ressam destnîgarî ressamlık destnîşankirin belirlemek destnîşankirin saptamak destnîşankirin tespit etmek destpeling el yordamı destpelixî sakar destpêk başlangıç destpêk bidayet destpêk giriş destpêkirin başlamak destpêkirin girişmek destpênebûyî bakir destrêjk kıskaç destrêşk kıskaç destşok lavabo destû izin destû müsaade destûr cevaz destûr izin destûr kanun destûr köter destûr muvaffakat destûr rıza destûr Zerdüşti dininde ruhani başakn destûr dan izin vermek destûr dan muvaffakat etmek destûr dan rıza göstermek destûrdan izin vermek destûrdan müsaade etmek destûrname diploma destûrname icazetname destûrname izin belgesi destûrname onay destûrname ruhsatname destûryar mezun destûryar bûn mezun olmak destûryarî mezuniyet destvala eli boş destxet el yazısı destxweşîlêkirin başarı dilemek destxwişk kadının en yakın kadın arkadaşı destxwişk kankardeş destxwişk sırdaş destxwîn eli kanlı destyar cana yakın destyar sempatik destyar yardımcı deşt düzlük deşt ova dev ağız dev avêtin laf atmak dev jê berdan boşvermek dev jê berdan vazgeçmek devaluasyon devalüasyon devang tıkaç devavêtin laf atmak devavêtin sataşmak devbelaş boş konuşan kimse devberedayî abuk sabuk konuşan devbigotin sözüne sadık devbiken güleç devbiken güler yüzlü devcaris ağzı bozuk devdevî abuk sabuk konuşan devdevkî ağız üstü devdevkî yüz üstü dever bölge dever havali dever yöre deverî mahalli deverî yerel deverû yüzgöz devênî münakaşa devik kapak devistan çalılık devî çalılık devîstan çalılık devjenî ağız dalaşı devjenî ağız tartışması devjêbernedan vazgeçilmez devken güleç devken güler yüzlü devkî sözlü devkî şifahi devliken güleryüzlü devliken neşeli devling paça devling paçalı don devling pantolon paçası devmirî konuşmaktan aciz devmirî sessiz devnerm tatlı dilli devok ağız devok şive devtî nişasta dew ayran dewa deva dewar sığır dewara reş büyük baş hayvanlar dewdew papağan dewik kızmış yağın tortusu dewisandin basmak dewisandin bastırmak dewisandin sıkıştırmak dewisîn basılmak dewisîn sıkılmak dewisîn sıkışmak dewixandin bayıltmak dewkil ayran yayığı dewl kuyu kovası dewlemend varlıklı dewlemend zengin dewlemend bûn zenginleşmek dewlemendî varlık dewlemendî zenginlik dewlet devlet dewleta dadmend hukuk devleti Dewleta Federe ya Kurdistanê Kürdistan Federe Devleti Dewletên Yekbûyî yên Amerîka Amerika Birleşik Devletleri dewletparêzî devletçilik dewr devir dewr dönem dewr kirin devretmek dewran dönem dewran şans talih dewraze büyük at dewre hatalı dewre yanlış dews iz dews yer dewsde vekil dewx baş dönmesi dexel sahte dexelî sahtekârlık dexes kıskanç dexesezar hırçın dexesezar huysuz dexesî kıskançlık dexisîn kıskandırmak dexisîn kıskanmak dexl hububat dexl tahıl deydik salıncak deyn borç deyn ödünç deyn verecek deyn veresiye deyndan borç vermek deyndar borçlu deyndêr alacaklı deynstandin borç almak deyz kış için saklanan hayvan yiyeceği dezgeh kuruluş dezgeh kurum dezgeh teşkilat dezgeh tezgah dezgehên dewletê devlet kuruluşları dezî ince iplik dezî iplik dê acak eki katan gelecek zaman eki dê ana dê anne dê ecek dê valide dê bav ebeveyn dêh köy dêhane ökse otu dêhat köy dêhl kancık dêhn dikkat dêhn dikkat. \"dêhna xwe dan\" dikkat etmek dêhn yoğunlaşmak dêhn dan dikkat etmek dêhn kişandin dikkat çekmek dêl bedel dêl bir şeyin yerine verilen dêl kancık dêl yeri dêl yerinde dêla yerine dêlegur dişi kurt dêlemar kertenkele dêlik dişi köpek dêlik kalleş dêlik kancık dêlik mecazi anlamda kahpê dêlî üzüm asması dêlmar kertenkele dêlû davulcu Dêlûk Antep dêm susuz arazi dêm susuz veya çorak arazi dêm yanak dêman yerleşik dêman yerli dêman ziraatçı dêmar bir kertenkele türü dêmarî üvey anne dêmî kadife dêr kilise dêr manastır dêran ayrışım dêre fistan dêris talan edilmiş dêris viran olmuş dêriskirin viran etmek dêrîn ananevi dêrîn antika dêrîn asil dêrîn eski dêrîn geleneksel dêrîn kadim dêrîn soylu Dêrsim Erzincan ve Elazığ’ı kapsayan bölge Dêrsim Tunceli Dêrsim ve kısmen Sivas dêse yabani koyun dêş dini müzik dêş ilahi dêw dev dêwendam dev boylu di -da di -dan di -te di den di diçim.. di fiillerin şimdiki zaman halini sağlar. Mesela: dikim di roja de)\" üç günde di türkçede \"de\" di üç gün arasında di cî de derhal di cî de makul di cî de yerinde di dema xwe de vaktinde di demekî de bir zamanlar di demekî de vaktiyle di dîdariye de görünürde di fêrgehê de man sınıfta kalmak di gavê de anında di hafa wî de onun huzurunda di haşîtiyê de bûn barış içinde olmak di heman rojê de aynı gün di hundurde içerde di kêse re çûn kestirmeden gitmek di nave de içinde di rewac ê de geçerli di rewac ê de yürürlükte di rê de yolunda di saya wî de onun sayesinde di şiyan ê de bûn iktidarda olmak di vê babetê de bu hususta di vî warîde bu alanda di vî warîde bu konuda di wê demê de de o esnada di wê radêyê de o esnada di xwe de bihartin kendisine yedirmek di...de içinde di..de -ta dibe olur dibe binî altta dibe binî dipte dibe ku belki dibe nabe olur olmaz dibetî olasılık dibistan ilkokul dibistan okul dibistana amadehiyê lise dibistana mader anaokulu dibistana navîn ortaokul dibistana seratayî ilkokul dibit belki difin burun difn burun digel beraber digel birlikte digel ile digelhev beraber digelhev birlikte digelî birliktelik digerm sıcak kanlı digerm sempatik dihindan önem vermek Dihok Duhok dij aksi dij aleyh dij anti dij karşı dij zıt dijber karşıt dijber muhalif dijber rakip muarız dijberî karşıtlık dijberî muhalefet dijberî tezat dijî aksilik dijî karşın dijî karşıtlık dijî terslik dijîtî çelişki dijîtî karşıtlık dijmin düşman dijmin hasım dijminahî düşmanlık dijminî düşmanlık dijraber çatışık dijraber direnişçi dijraber karşıt dijraberî direniş dijraberî direnişçilik dijraberî karşıtlık dijrabûn ayaklanma dijrabûn isyan dijûn küfür dijûn sövgü dijwar çetin dijwar güç dijwar sert dijwar zahmetli dijwar zor dijwar bûn güçleşmek dijwar bûn sertleşmek dijwarî güçlük dijwarî şiddet dijwarî zorluk dijwarî kişandin güçlük çekmek dik sahne dik seki dikirandin laf etmek dikirandin söz açmak dil gönül dil kalp dil öz dil yürek dilasan müsterih dilawêr cesur dilawêr cesur yürekli dilawêr yürekli dilbawer imanlı dilbawer mümin dilbaz albenili dilbaz cilveli dilbikul dertli dilbikul kederli dilçepel kötü kalpli dildan eğilim göstermek dildan gönül vermek dildar aşık dildar gönül vermiş dildar sevdalı dilevîn sevdalı dilêş acıklı dilfireh geniş yürekli dilfireh rahat dilfireh sabırlı dilgerm içten dilgerm samimi dilgeş coşkulu dilgeş mutlu dilgeş neşeli dilgeş şen dilgiran müşkülpesent dilgiran zor beğenen dilgiranî burukluk dilgirtin öze dokunmak dilhebîn eğilimli dilhebûn niyeti olmak dilhênikbûn ferahlamak dilhişk katı yürekli dilhişk taş kalpli dilik naz dilîn duygu dilîn his dilîn karasevda dilketî aşık dilkêş cazibeli dilkêş cazip dilkirin istemek dilkirin niyetlenmek dilkoçer hafif meşrep dilkul gönlü yaralı dilmayin alınmak dilmayin kırılmak dilme rafadan yumurta dilmê rafadan yumurta dilnerm yufka yürekli dilnexwaz canı istemeyen dilnexwaz niyeti olmayan dilniwazî çekici dilnizm alçak gönüllü dilnizm mütevazi dilodîn delidolu dilodîn kararsız dilop damla dilopkirin damlamak dilovan alçakgönüllü dilovan müşfik dilovan rahim dilovan sevecen dilovan şefkatli dilovanî şefkat dilpak faziletli dilpak hüsnüniyetli dilpak temiz kalpli dilpakî erdem dilpakî hüsnüniyet dilpîs kötü kalpli dilq kılık kıyafet dilrast muhlis dilrast sadık dilrawestin kalp krizi dilreş karamsar dilreş kötümser dilreş vehimli dilronî temiz kalpli dilsar isteksiz dilsaz gönül yapıcı dilsivik alçak gönüllü dilsoz güvenilir dilsoz sadık dilsoz sözüne bağlı dilsoz vefalı dilşa neşeli dilşa sevinçli dilşikestin kırılmak dilşikestî buruk dilşikestî kırgın dilşikestî kalbi kırık dilşkên kırıcı dilteng sıkkın dilteng sabırsız dilteng tahammülsüz dilteng bûn canı sıkılmak diltengî can sıkıntısı diltenik duygusal diltenik yufka yürekli diltepîn çarpıntı diltepîn kalp çarpıntısı diltepîn tedirgin diltezîn acı diltezîn elim diltirs tedirgin diltirsî çekingenlik diltirsî korkaklık dilxav ihmalkar dilxereng gönül aşkı dilxereng gönül ateşi dilxwaz arzulu dilxwaz istekli dilxwaz meraklı dilxwazî iyi niyetli dilxweş memnun dilxweş kirin gönül almak dilxweşî memnuniyet dilxwexbûn memnun olmak dimatî yerleşik dimatî yerli dims pekmez din diğer din gayrı din öbür din öteki dinok çok küçük parçacık dinok miskal dinok zerre dinya dünya dinyadîtin görgü dinyadîtî edepli dinyadîtî görgülü dinyanedîtî görgüsüz dinyanedîtî kaba diqdiqandin gıdıklamak diqdiqîn gıdıklanmak diraf akçe diraf nakit diraf para dirafê gemarî kara para dirafî parasal diran diş diranbeş dişlek dirandin parçalamak dirandin yırtmak diranfîl fildişi diranî dişçilik diranqîç dişlek diransaz dişçi dirav para diravname bütçe dirb geçit dirb yol dirc deniz kabuğu direfş fılama direfş sancak direfş sembol direfş simge dirêj uzun dirêj bûn temdit dirêj bûn uzamak dirêjahî uzunluk dirêjbûn uzamak dirêjbûn uzanmak dirêjiya salê yıl boyunca dirêjîpêdan devam etmek dirêjkirin uzatmak dirêjkî uzunlamasına dirêşk biz dirh damga dirh nişan dirinc gulyabani dirinde vahşi dirinde yırtıcı dirinde yırtıcı hayvan dirix esirgeme dirix kirin esirgemek dirî diken dirî dikenli çalı dirî yırtık dirîn yırtılmak dirîreşk böğürtlen dirkandin çıtlatmak dirm bulaşıcı diruşm kirin etiketlemek diruşme etiket diruşme slogan dirûn dikiş dirûn ekin biçme dirûşme slogan dirûşme qîrandin slogan atmak dirûtin dikmek dirûtin elbise vb. dikmek dirûv benzer dirûv çehre dirûv eşgal dirûv eşkal dirûv görünüm dirûv hal dirûv vaziyet dirûvandin benzetmek dirûvîn benzemek dirûvpêketin benzemek dirûvtî benzerlik dirxandin kirin esirgemek dist kazan distûr düstur distûr düzgü distûr ilke distûr kaide distûr kural distûr norm distûr prensip diş baldız divê elzem divê gerek divê icap divê lazım divê mecbur divê zorunlu divêt elzem divêt mecbur divêt zorunlu divêtbar mecbur divêtbar yükümlü divêtin elzem olmak divêtin gerekmek divêtin ihtiyaç divêtin mecburiyet divêtin zaruret divêtin zorunluluk divêtî ihtiyaç divêtî mecburiyet divêtî zorunluluk diviya be icab ederdi ki diwaroj gelecek dixapîne kandirmak dixebite çalışıyor dixemilîne süsletmek dixeniqîne boğdurulmak dixitimîne tıkandırmak dixurîne kaşıtmak dixwe yemek yiyiyor dixweredîtin erinmemek dixweredîtin üşünmemek dixweze istiyor dixwîne okuyor diyafram diyafram diyalog diyalog diyar açık diyar bariz diyar belirgin diyar belirli diyar belli diyar görünür diyar memleket diyar ülke diyar bûn belirme diyar bûn görünme diyar kirin açıklamak diyar kirin belirlemek diyar kirin belirtmek Diyarbekir Diyarbakır diyardar belirleyici diyarde fenomen diyarde olgu diyarî armağan diyarî hediye diyarî dan armağan vermek diyarî kirin armağan etmek diyarî kirin ithaf etmek diyarîkirin hediye vermek diyarîkirin ithaf etmek diyarker belirleyici diyarkirin belirlemek diyarkirin belirtmek diyax dayanma diyax tahammül diyax kirin dayanmak diyax kirin tahammül etmek diyet elzem diyet gerek diyet icap diyet lazım diyet mecbur diyet zorunlu diz hırsız dizek hırsızlığı seven dizek klaptoman dizî hırsızlık dizîka gizlice dizîn aşırmak dizîn çalmak dizîn yürütmek dizûtirîn katê de en kısa zamanda dîdar görünür dîdar görüşme dîdar bûn görünmek dîdarî görünürlük dîdevan gözcü dîdevan rasat dîdevanxane gözlemevi dîdevanxane rasathane Dîjle Dicle dîk horoz dîklok arpacık (silah için) dîl esir dîl köle dîl tutsak dîlan dans dîlan düğün dîlan eğlence dîlan girtin dans etmek dîlangirtin halay çekmek dîlgirtin esir almak dîlî kölelik dîlmaç çevirmen dîlok halayda söylenen türkü dîmaneyî göreceli dîmen boyut dîmen görüntü dîmen görünüm dîmen manzara dîmendar görünüm dîmeşore makyaj malzemesi dîn çılgın dîn deli dîn û har azgın dîn û har çıldırmış dîn û har delirmiş dînbûn delirmek dînik hafif meşref dînkirin delirtmek dîq gizliden bakma dikizleme dîrok tarih dîrokî tarihi dîroknas tarihçi dîrokvan tarihçi dîsa gene dîsa yine dîsgotin nakarat dîtbar görsel dîtbarî görsel dîtbarî görsellik dîtin bulmak dîtin görmek dîtin görüş dîtir başkası dîtir öteki dîw bot. pazı dîwan divan dîwan sedir dîwan zirve Dîwana berz Yüce Divan dîwana pîrmendan senato dîwane divane dîwanxane divanhane dîwar duvar dîwarlêkirin duvar örmek dîz çömlek dîz kale dîzik çömlek dîzik güveç dobelan bir mantar türü dobre açık sözlü doç kuyruk doçend doçent doçka roket dogma dogma dogma inak dogmatîzm dogmatizm dojeder abse dojeder cerehatlı yara Dojeh Cehennem dol döl dol vadi dolan dehliz dolan koridor dolav çıkrık dolav dolap doliv idare dolivger idareci dolivgerî idarecilik dolmend zengin dolmendî zenginlik dom devam dom idame dom süre dom kirin sürmek doman süreç domandin devam ettirmek domandin sürdürmek domdar daima domdar devamlı domdar müzmin domdar süreğen domdar sürekli domdar bûn müzminleşmek domîn devam etmek domîn sürmek domk sürek don iç yağ don içyağı don sürünecek yağ doq çomak doq hödük doqik cop doqik topuz dor çevre dor dolay dor sıra dor hatin sırası gelmek dor lê girtin çevrelemek dor lê girtin sarmak dor lê hatin girtin çevrelenmek dor lê hatin girtin sarılmak doraxa tahsildar dorbajar banliyö dorgirtî kuşatılmış dorgirtî mahsur dorgirtî sarılmış dorhatin sırası gelmek dorhêl dolay dorhêl ortam dorinc duman kalıntısı dorinc kurum dorlêgirtin çevrelemek dorlêgirtin güç duruma düşürmek dormador etraflı dormador kapsamlı dormandor etraflı dormandor kapsamlı dorparêzî çevrecilik dorpêçayî abluka altında mahsur dorpêçî abluka dorpêçî muhasara dorpêçî kirin ablukaya almak dorpêçî kirin muhasaraya almak. muhasara etmek dorpêçkirin ablukaya almak dorpêçkirin kuşatmak dorpî törpü dorpî kirin törpülemek dost dost dost yar dostane dostça dostanî dostluk dostik metres doş bûn dolanım doş bûn dönmek doşanî sağmal doşanî sağmal hayvan doşav pekmez doşavî şerbet doşavî şurup doşek döşek doşik seki dot kız dotin sağmak dotir ertesi dotira rojê ertesi gün dotira salê ertesi yıl dotmam amca kızı dox sap doxîn uçkur doxînsist çapkın doxînsist zampara doz dava doz iddia doz mefkure doz mücadele doz tez doz ülkü doz lê kirin dava açmak dozdar davacı dozdar iddiacı dozger savcı dozgerî savcılık dozîn güdü dozîn içgüdü dozîne kuram dozlêkirî davalı dozname dava dilekçesi dozname iddianame dram dram dranên tefşik kesici ön dişler drefş flama drefş iş önlüğü drefş önlük drefş rumuz drefş sancak drefş sembol drefş simge du iki du ta kirin ikiye katlamak dualîparêzî ikicilik dubare ikili dubare kirin ikilemek dubarekirin tekrar dubarekirin tekrar etmek dubendî çelişki dubendî ikilik dubendî itilaf dubendî nifak Dublîn Dublin (İrlanda’nın başkenti) ducan gebe ducan hamile ducan iki canlı ducan iki ruhlu ducanîbûn hamile olmak ducar tekerrür ducar tekrar ducar yinelenme ducar kirin ikilemek ducar kirin tekrarlamak duçerxe bisiklet dudeng iki ünlü dudil ikircikli dudil kararsız dudil karasız dudil mütereddit dudil tereddütlü dudilî ikirciklilik dudilî kararsızlık dudilî tereddut dudilî tereddüt dudo iki dudu iki dugihan gebe dugihan iki canlı dugihan iki ruhlu duguh yaba duh dün duhêl deri ip dukar rivayet dukar söylenti dulibî ikili dumen dümen dund posa durd çökelti durd tortu durexî iki taraflılık duristkirin meydana getirmek duristkirin yapmak durr inci durust dürüst durust kusursuz durû iki yüzlü durû riyakar durû riyakâr durûtî iki yüzlülük durûtî ikiyüzlülük durûtî riya durûtî riyakarlık duryan kavşak duryan yol ayırımı duşaxe difteri duşem pazartesi duşîze bakire duwem ikinci duwem ikincil duwem tali duxaskan loğusa duxaskanî loğusalık duzîne düzine dû arka dû arkası dû duman dû kirin tütmek dûajo yardımcı çoban dûbrang avcı kuş dûçar maruz dûçar maruz kalan dûçar bûn maruz kalmak dûdik düdük dûello düello dûkan dükkan dûkel buhar dûkêş baca dûmahî ard dûmahî arka dûmahî devam dûmahî devam arkası dûmir dumur dûmir körelme dûmirandin dumura uğratmak dûmirandin köreltmek dûmirîn dumura uğramak dûmirîn körelmek dûpatkirin belirtmek dûpatkirin vurgulamak dûpişk akrep dûr uzak dûr ketin uzaklaşmak dûr û dirêj enine boyuna dûr û dirêj uzun uzadıya dûrahî uzaklık dûrbîn dürbün dûrbîn uzak görüşlü dûrebîn basiretli dûrebîn uzağı gören dûredest erişilmesi güç dûredest uzak dûreperêz çekince dûrî uzaklık dûrîdest ulaşılmaz dûrkirin tenkil dûrxistin uzaklaştırmak dûş düzey dûş hiza dûş seviye dûşa aborî geçim düzeyi dûv kuyruk dûv re sonra dûv sitêrk kuyruklu yıldız dûvedirêj ayrıntılı dûvedirêj uzun erimli dûvelang uydu dûvelenk uydu dûveroj ati dûveroj gelecek dûveroj istikbal dûvmesas bülbül dûvre sonra dûxan duman dûyîn sıvama dûz düz e evet e Kürt alfabesinin altıncı harfi eba aba ebandin sığdırmaya çalışmak ebandin sokuşturmak ebeboz ayak takımından kimse ebeboz bıçkın ebenûs abanoz ecel ecel ecem acem ecemitî acemilik ecemî acemi ecer acar ecer taze ecêb garip ecêb komik ecêb tuhaf ecêb dîtin garipsemek ecêbî acayiplik ecêblosik tanınmayacak kadar değişen kimse ecêbman şaşırmak ecêbman şok olmak ecibandin beğenmek ecizbûn bıkmak ecîn çiğ köfte ecîn çiğköfte ecûr acur edeb adab edeb edep edilandin düzeltmek edilandin toparlamak edilîn düzelmek edilîn uygun duruma gelmek edîtor editör efare meyve veya zirai ürün atığı efendî efendi eflatûn menekşe rengi Efrîka Afrika efsane efsane efsane söylence efsanewî efsanevi efsûn afsun efsûn büyü efsûn sihir efsûn tılsım efsûn kirin büyülemek efsûnbaz büyücü efsûndar büyülü efsûnker büyüleyici egal bir atkı türü eger neden egîd yiğit egîdî yiğitlik egît cesur egît yiğit ehliyet ehliyet ehliyetname ehliyet belgesi Ehremên şeytan ehven ehven ejdeha ejderha ejnû dirsek ekonomiye piyaseya serbest serbest piyasa ekonomisi ekonomî ekonomi ekonomî geçim ekonomî iktisat ekonomîst ekonomist ekonomîst iktisatçı ekran ekran eksprês ekspres elaf tahıl tüccarı elal her şeyin en ufağı elb hububat ölçeği elb kile elbik kova elektronîk elektronik elende şafak eletewş gereksiz ve saçma söz veya hareket eletewş hiçbir yararı olmayan iş veya davranış Elewî Alevi elfabet alfabe elimandin alışmak elimandin alıştırmak elimandin öğrenmek elimîn alışmak elimîn öğrenmek elind şafak eliqandin birbirine dolamak elîl hasta elîl sakat elok hindi em biz eman aman embar ambar embaz misal embaz örnek embriyon rüşeym emûdî dikey enayî enayi enayîtî enayilik encam akıbet encam netice encam sonuç encamdan gerçekleştirmek encamdan yapmak encamname sonuç bildirgesi encax ancak encumen encümen encumen komisyon endam organ endam üye endam üye. \"endamê şanaziyê\" onur üyesi endamiya rûmetî fahri üyelik endaze geometri endazyar geometri bilgini endazyar mühendis endezyar mühendis enerjî enerji enflasyon enflasyon engajekirin engaje etmek engajeman engajaman engiz tahrik engizandin tahrik etmek enir kızgınlık enir küsme enirandin kızdırmak enirandin öfkelendirmek enirîn kızmak enirîn küsmek enirîn öfkelenmek enirînandin küstürmek enî alın enî cephe enîşk dirsek enstitû enstitü enstitûya hevotinê eğitim enstitüsü Entab Antep entellektuel aydın entellektuel entellektüel eqd çarşı er geçim er iktisad eraq uzman erbane tef erd arazi erd arz erd kara erd toprak parçası erd yer erdhej deprem erdhej zerzele erdhejîn deprem erdnas jeolog erdnasî jeoloji erdnîgarî coğrafya Ereb Arap Erebistana Seûdî Suudi Arabistan Erebî Arapça Erebîstan Arabistan Erê evet erêkirin olumlamak. tasvip etmek erêkirin onaylamak erênî müspet erênî olumlu erênî olumluluk erêyandin olumlamak. tasvip etmek erjeng dehşet verici erjeng dehşetli erjeng korkunç erjeng vahim erjing erguvan erk erk erk görev erk işlev erk ödev erk rol erk vazife erkdar işlevsel erkdin görevlendirmek Ermen Ermeni Ermenkî Ermenice errik aboo! anlamında ünlem errik vay be! erşanî eşinme erşêt mirasta kadının payı erxewan şarap rengi erzan değersiz erzan ucuz erzanî ucuzluk erzaq erzak erzêl direklerin veya dalların üzerine (yatmak için) kurulan kulübe erzên çene Erzingan Erzincan Erzirom Erzurum esans esans esehîkirin doğrulamak eskene keski esmanê dev damak esmer esmer esrar esrar esrarkêş esrarkeş esreq tavan estetîk estetik eşîr aşiret eşîr oymak eşkere açık eşkere aleni eşkere aşikar eşkere bariz eşkere bûn açığa çıkma eşkêl çap eşûre aşure et abla etar çerçi etar gezgin satıcı etê ablaya hitap etlahî tatil etn kireç ocağı ev bu ev carê bu kez ev çend bu kadar evandin sevmek evçend bu kadar evdal gezgin evdal yoksul evdoşekalo büyük çekirge eve işte evîn aşk evîn sevgi evîndar aşık evîndar bağımlı evîndar sevdalı evîndar tutkun evqas bu kadar evraz rampa evsing taşlarla örülen keklik tuzağı evzel makbul ew o ew şu ewan bozguncu ewanî bozgunculuk eware avare ewiqandin geciktirmek ewiqandin oyalamak ewiqandin rötar yaptırmak ewiqîn gecikme yapmak ewiqîn oyalanmak ewk falan anlamında sözcük ewk şey ewlayî güvence ewle emniyet ewle emniyetli ewle garanti ewle güven ewle güvence ewle güvenilir ewle itimat ewle bûn güvenmek ewlebûn güvenmek ewledar emniyetli ewledar garantili ewledar güvenceli ewledar güvenilir ewledar güvenli ewlehiya civakî sosyal güvenlik ewlehiya gişkî kamu güvenliği ewlehî emniyet ewlehî garanti ewlehî güven ewlehî güvence ewlehî güvenlik ewlehî itimat ewlehî dan garanti vermek ewlehî dan güvence vermek ewlehî kirin güvenmek ewlekarî güvenlik ewlemend güvenilir ewlemend yediemin ewlemendî güvenirlik ewlename itimatname vermek ewletî güven ewqas o kadar ewr bulut ewrahî bulutlu ewran parçalı bulutlu ewrawî bulutlu ewrî bûn bulutlanmak Ewrûpa Avrupa Ewrûpî Avrupalı ewtîn havlamak Ewustralya Avustralya Ewustralyayî Avustralyalı exlamûr ıhlamur exlewik tava exte kısırlaştırılmış at extirme ganimet eyan açık eyan ayan eyan belli eyar deri eyar post eylo heybetli eylo kartal eywan ayvan eywan büyük geniş oda ez ben ez bigorî kurban olayım ez biwî bawer nakim ona güvenmiyorum ez hew dixwînim bir daha okumayacağım ezbenî efendim ezbenî efendim anlamında hitap ezbet boy ezbet kabile ezbet sülale ezezî kendini öne çıkarmak ezimandin ağırlamak ezimandin karşılamak ezimandin konuk etmek ezîtî bencillik ezman arş ezman gök ezman gökyüzü ezmûn deney ezmûn sınav ezmûn tecrübe ezmûngeh laboratuvar eznavendparêzî benmerkezcilik ezperest bencil ezperest egoist ê Kürt alfabesinin yedinci harfi ê yeter êdî artık êdî gayrı êk işteşlik zamiri êkin ekin êl aşiret êl kabile êl taife êm yem êm kirin yemlemek ên iyelik sıfatların çoğul hali mesela: \"dîsketên min\" disketlerim êris Hıristiyan liderleri için kullanılan bir ünvan êrîş hücum êrîş saldırı êrîş kirin hücum etmek êrîş kirin saldırmak êrîşkar mütecaviz êrîşkar saldırgan êrîşkirin saldırmak êrxat ırgat êş ıstırap êş ızdırap êş acı êş ağrı êş sızı êşa can can ağrısı êşa zirav verem êşandin acıtmak êşandin ağırtmak êşandin ağrıtmak êşandin incitmek êşbir acı dindirici êşbir ağrı kesici êşdar acı verici êşdar müessif êşik illet êşîn acımak êşîn ağrımak êşîn incinmek êşnasî teşhis êşnasîn teşhis etmek êtir artık êtir başka êtir başkası êtir sabır êtirkirin sabretmek êvar akşam êvarkî akşamleyin êxistin düşürmek êzing odun êzingvan oduncu f Kürt alfabesinin sekizinci harfi fafik kekeme fafik tutuk fal fal fal tek tırnaklı hayvanların cinsel arzularının kabarması falavêj falcı falbêj falcı falinc felç falincî felçli fanêle kazak fanos fanus fanos fener fantazî fantazi fantên iskambil oyunu Faris Fars Farisî Farsça fason kesim fason kumaş fasûlî fasulye faş utanılacak söz veya davranış faş yüz kızartıcı faş yüz kızartıcı bir şeyden utanç duyma faşîst faşist faşîzm faşizm fatereşk dalak fatfatik bir kertenkele türü fatfatik kumru fatik bir kertenkele türü fatreşk dalak fatûl yük ipini sıkmak için kullanılan değnek fayke kazak feda feda feda kirin feda etmek fedakar fedakâr fedakar özverili fedakarî fedakarlık fedakarî özveri federal federal fedî utanç fedîkar çekingen fedîkar utangaç fedîkirin utanmak fedîyok çekingen fedîyok utangaç fehmkirin anlamak fekirin bakmak felat kurtuluş felek felek feleqe falaka feliqandin kavun karpuz vs.yi parçalara bölme fiili feliqîn bölünmek felişandin dağıtmak felişandin feshetmek felişîn dağılmak felişîn fesh olunmak felît dinamik felît genç felq eşyanın bir parçası felq karpuz salatalık vs.nin her bir parçası felq kavun felsefe felsefe felsefî felsefi felte kahpe fen fen fena aynısı fena fena fena gibi fena kötü fend hile fend tuzak fenî fenni feq kapan feq tuzak feq danîn tuzak kurmak feqe din öğrenimi gören öğrenci feqî din öğrenimi gören öğrenci fer biricik fer tek fer teksayı. \"ferek sol\" bir tek ayakabı feraset algı feraset algılamak feraset anlak feraset anlayış feraset idrak feraset kavrama yeteneği feraset sezgi feraset zekâ feraş değirmen taşı feraş fuarcı feraşî fuarcılık Ferat Fırat ferd birey ferd fert ferdî bireysel ferdparêz bireyci ferdparêzî bireycilik fere gerek fere lazım ferenc keçe ferfûr çini ferfûr porselan ferfûr porselen ferfûr seramik ferheng adet ferheng kültür ferheng lügat ferheng örf ferheng sözlük ferhengok cep sözlüğü ferhengok küçük sözlük fericîn seyretmek ferişteh melek ferîbot feribot ferîşte melek ferîşte peri ferman buyruk ferman emir ferman katliam ferman soykırım ferman talimat ferman kirin buyurmak ferman kirin emretmek fermanbar buyruğa uyan fermanber buyrulan fermanber memur fermandar amir fermandar buyuran fermandar komutan fermanderya amiral fermanrakirin katliam veya tecrit kararı almak fermî resmi fermo buyrun fermo buyurun fermûar fermuar fersend fırsat ferş büyük yassı taş ferşbûn mahcup olmak ferşkirin mahcup etmek ferûc piliç ferwerde hakem ferx erkek piliç ferxe geveze kadın ferxes tam kısırlaştırılmamış hayvan ferxik yavru feryad feryat ferz farz ferzende âlim ferzende bilgin ferzîn santraçta vezir taşı ferzîn vezir (satrançta) fesal biçim fesal ölçü fetilîn dolanmak fetilîn dönmek fetilînandin dolamak fetiq fıtık fetisandin boğmak fetisîn boğulmak fetisok boğucu fetisok bunaltıcı fetrûm aşı fetrûm kirin aşılamak fetrûmkirin aşılamak fetsînok bunaltıcı fewikandin bir işi elden kaçırmak fewikandin bir işi veya şeyi elden kaçırmak fewikîn bir işin veya şeyin elden kaçması fewikîn bir şeyin elden çıkması fewikîn telef olmak feyîzdar verimli feylezof filozof fê sara fê sara hastalığı fêd suyun çekilmesinden sonra oluşan kumlu arazi fêdar saralı fêhma anlayışlı fêhma çabuk fêhma kavrayan fêhmkirin anlamak fêhmkirin kavramak fêkî meyve fêkî yemiş fêl hile fêl niyet fêlbaz hilekar fêlbazî hilekarlık fêm anlak fêm anlayış fêm kavrayış fêmbar anlaşılır fêmdarî anlayışlılık fêmkirin anlamak fêmkirin kavramak fêmkor anlayışsız fêmkor darkafalı fênek dalavereci fênek hilecî fênek kurnaz fênek üç kağıtçı fênekî kurnazlık fêr ders fêr öğretim fêr bûn öğrenmek fêrbûn alışmak fêrbûn öğrenmek fêrbûnî öğrenim fêrbûnî tahsil fêre ibret fêre girtin ibret almak fêrgeh dershane fêrgeh okul fêrgeh sınıf fêris çalışkan fêris zeki fêrisîn kavrayış fêrist fihrist fêrkirin alıştırmak fêrkirin öğretmek fêrmend öğretici fêrmend öğretmen fêrmendê bayan öğretmen fêz gurur fêz mağrur fihêl aklanma fihêl bûn aklanma fihêl bûn hakkını helal etmek fihêl bûn temize çıkmak fihêlkirin aklamak fik burkulma fik bûn burkulmak fikar endişe fikar kaygı fikare sakınca fikaredar sakıncalı fikirîn düşünmek fikra sabît saplantı filan filan filaster plaster filç basık burunlu fileh fellah fileh gayri müslim fileh gayrimüslim fileh reaya filitîn kurtulmak filitîn kurtuluş filînta filinta filîte müstehcen filîz filiz filûqe filika fincik zıplama find mum findank mum finfinok düzmece finik yavru katır fir uçmak fir uçuş firandin uçurmak firaq bulaşık firaq kabkacak firaq kap firaq kap kacak firaqşok bulaşık makinası firar firar firavîn öğle yemeği firawan geniş firawan kapsamlı firawan şümullü firçe fırça firdik kırıntı firdikandin ufalamak fireh bol fireh geniş fireh bûn bollaşmak fireh bûn genişlemek firehbûn genişlemek firehî bolluk firehî genişlik firehkirin genişletmek firengî alafranga firêz ayrık otu firfat yırtık pırtık firfat yırtık-pırtık elbise firfaz zıplama firfirok fırıldak firgeh uçuş yeri firijîn hayvan aksırması firinde uçak firingî domates firisandin tıkamak firisîn bastırılarak bir yere sokulmak firisîn bir yere zorla tıkılmak firîn uçmak firîn uçuş firîşte melek firîw dolandırıcılık firîw kirin dolandırmak firîwandin dolandırmak firj hayvan aksırığı firk aralıklı firk kasınç firk kramp firk seyrek firkandin çitilemek firkandin ovmak firkbûn seyrekleşmek firkkirin seyreltmek firmêsk gözyaşı firne fırın firnik burun delikleri firo anız firok uçucu firoke helikopter firoşgeh dükkan firoşgeh mağaza firoşkar satıcı firotin satış firotin satmak firotingeh dükkân firotingeh mağaza firş sabır firşteng sabırsız firûze firuze firûzeyî firuze rengi fis sessiz yellemek fis sessiz yellenme fisdeq fıstık fisdeqa erdê yer fıstığı fisdeqa qajê çam fıstığı fisdeqên Dêlûkê/Ruhayê Antep/Urfa fıstığı fisegur bir yabani mantar türü fisegur yırtık pırtık fisek osurukçu fisikîn bükülmek istenen değeğin çatlaması fisikîn yürüken ayağın kayması fisirîn kaytarmak fisirîn sıvışmak fisirîn tüymek fiske fiske fismirî sinsi fistikandin burkmak fistiqîn burkulmak fistoqî başıboş gezen kimse fistoqî evde durmayan kimse fistoqî evde durmayan köpek fistoqî salak fisû kokarca fiş anlamsız fiş boş fişal abartma fişal abartmalı fişal mübalağa fişal kirin abartmak fişal kirin mübalağa etmek fişar baskı fişar saçma laf fişar saçma veya absürd söz fişar zor fişar kirin saçmalamak fişarde saçma laf fişîn fışırdamak fişîn kirin sümkürmek fişkirin sümkürmek fitar iftar fitar kirin oruç açmak fitilok kavis fitilok viraj fitiq fıtık fitîl fitil fitlonek sapak fitrak kemend fitrik şişe mantarı fiyoz elektrik sigortası fîhilbûn beraat fîk ıslık fîk bir cins bezelye fîkandin ıslık çalmak fîl fil fîlal sandalet fîlik tiftik fîlm film fîncan fincan fînik köpek yavrusu Fînland Finlandiya Fînlandî Finlandiyalı fîntoz cilveli fîntoz süslü bayan fîqandin ıslık çalmak fîqerojk mantar fîre dan fire vermek fîrket firkete fîrma firma fîsel kaytaran kimse fîsel sık sık sıvışan fîskanî küçük fîskanî ufak fîsqat dalda kuruyan üzüm salkımı fîstan entari fîstan fistan fîstik fiske fîşeng fişek fît eşit kalma fît kışkırtma fît bûn ödeşmek fît kirin kışkırtmak fîtê sürtük fîtê şırfıntı fîtik ıslık fîtiklêxistin ıslık çalmak fîtnekar fitneci fîtnekar kışkırtıcı fîtnekar provakatör fîxan feryat fîxan figan fîz çalım fîz avêtin çalım atmak fîza çalımlı fîza kibirli fîzar sızlanma fîzar yardım isteyen kimsenin bağırma sesi fîzar kirin sızlanmak fobî fobi fodil zarif fok fok fol yasemin fon fon fors sükse fort palavra fosfor fosfor fosil fosil fote çarşaf fote ferace foto fotoğraf fotokêş fotoğrafçı fotokopî fotokopi Frans Fransa Fransî Fransız Franskî Fransızca frengî alafranka frên fren frêna hawarê imdat freni fuhûş fuhuş fûr taşkın fûrandin taşırmak fûrîn su fûrîn süt fûrîn süt gibi şeylerin taşması fiili fûrîn yemek vb. şeylerin taşması g Kürt alfabesinin dokuzuncu harfi ga öküz ga dan ineği boğaya çekmek gaboxe Afrika öküzü gac yumak gaçêrîn uzun kuyruklu sığır ve tipi hayvanların sırtında parazit toplayan serçe tipi bir kuş gadan inek ve boğayı çiftleştirmek gadane burçak gadar sığır otlak yeri gadêr çift öküzlerini otlatan kimse gadoş toprak kap gadoş topraktan yapılan iri bir çanak gagolekî çûn emeklemek gaj yumak gakovî bufalo gakovî yabani öküz gal seda gal ses gala gala galegal konuşma galegal sohbet galegalkirin çene çalmak galegalkirin geyik muhabeti galegalkirin sohbet etmek galerî galeri galgal çene çalma galgal dedikodu galgal laflama galim birinin üzerine yürüme galim dalaşma galte alay galte mizah galte şaka galtefis tembel galtevan mizahçı galtin mizah yapmak fiili galûk mahmuz galûk kirin mahmuzlamak galûm topuz gam döğen gamêş erkek manda gamêş manda gamil omuz başları gamirok yeni doğan çocukların yakalandığı bir tür hastalık gamisk misk sığırı gan can gan sağmal hayvan memesi gandêr fahişe gandêr iffetsiz gandêr kahpe gandêrî fahişelik gandêrî fuhuş gandîl iri sağmal hayvan memeleri ganek isterik dişi gangil kıvırcık gangilok gelincik gangilok kıvırcık (saç) ganigan müshil ganî canlı gar gar garaj garaj garan büyük baş hayvan sürüsü garan sığır sürüsü garing harman sırasında öküzlerin pisliklerini almak için altlarına konulan bir kap garis darı garis mısır garisê misrî mısır garîte mertek garnigan içinde süt gibi bir sıvı bulunan bir bitki türüdür. Bu sıvı müshildir garte kızak gasik maşa gasin köy meydanı gasin saban demiri gasingeh büyük meydan gav adım gav an gav an. mesela: \"gavadin\" biraz önce. \"vê gavê\" şimdi gav kadem gav şu an gavan sığırtmaç gavavêtin adım atmak gavavêtin işe başlamak gavber rakip gavdan adımlamak gavedin biraz önce gavek bir adım gavek bir an gavek berê bir an evvel gavin atış mesafesi gavin mesafe gawestî yerleşik gawir gâvur gawir kafir gawirî gavurluk gawuk tahta biti gawuk tahta kurusu Gaxend Noel gayin cinsel ilişkide bulunmak gayîn cinsi münasebette bulunmak gayîn çiftleşmek gayz kerpeten gaz arşın (68 cm) gaz gaz gaz tepenin en üst noktası gaz tepenin üst noktası gazbir manifaturacılıkta makasçı gazdan gazlamak gazgaz uğultu gazin sitem gazin şikayet gazinc sızlanma gazinc serzeniş gazinc sitem gazinc yakınma gazinc kirin serzenişte bulunmak gazinc kirin yakınmak gazincdoyi serzenişte bulunan gazincdoyi yakınan gazind sızlanma gazind serzeniş gazind sitem gazind yakınma gazindok çok sitem eden gazî celp gazî çağrı gazî sesleniş gazî kirin çağırmak gazîkirin çağırmak gazîkirin seslenmek gazîname celpname gazîname çağrı kağıdı gazîno gazino gazîvan tellal gazîz incir kurdu gazûz güve gebirge büyük davul geç alçı geç tebeşir geçkarî alçı ile çalışma geda dilenci geda dilenci kız çocuk geda sefil geda yoksul gedandin dilenmek gedandin yiyecek dilendirmek gede erkek çocuğu gede erkek çocuk gedûg gedik gef tehdit gefandin tehdit etmek gefîn tehdit edilmek geflêxwekirin tehdit etmek gefok tehditkar gefxwarin tehdit etmek geh arasıra geh bağlantı geh bazen geh boğum geh eklem geh mafsal geh zaman gehînek bağlantı gehîştin kavuşmak gehîştin kemale ermak gehîştin olgunlaşmak gehîştin ulaşmak gehîştinî olgunluk gehîştî kavuşan gehîştî olgun gehîştî ulaşan gejmirandin öğütmek gel cumhur gel halk gelac fitneci gelac münakaşa gelac münakaşacı gelacî fitnecilik gelacî kışkırtıcılık gelacî münakaşa gelacî kirin münakaşa etmek gelale bademcik gelale model gelale müsvedde gelale numune gelale taslak Gelarêzan Akrep Burcu Gelawêj Ağustos Gelawêj Ağustos ayı gelawêj ağustos ayı bn. \"tebax\" Gelawêj Eylül’e tekabül eden ay Gelawêj Venüs gelawêj venüs gezegeni gele küme gele zümre gelek bir hayli gelek çok gelek epey gelek epey(ce) gelek hayli gelemper genel gelemper kamu gelemperî genel gelemperî kamusal gelemperî bûn genelleşmek gelemperî kirin genellemek gelemşe arbede gelemşe ihtilaf gelemşe izdiham gelemşe karışıklık gelemşe mesele gelemşe sorun gelemşemişandin karıştırmak gelemşemişîn karışma gelendar büyük ve iri direk gelêrî anonim gelêrî folklorik gelêrî halka dair gelêrî halkla ilgili gelêrî otantik gelêş humuslu toprak gelhe nüfus gelhename nüfus kütüğü gelifandin toz haline getirmek gelî boğaz gelî çoğul ünlemi gelî dargeçit gelî ey hitap ünlemi. \"Gelî zarokno!\". Ey çocuklar! gelî ey! gelî vadi gelî hevalan ey arkadaşlar gelo acaba gelparêz halkçı gelparêzî halkçılık gelş fikir ayrılığı gelş ihtilaf gelş mesele gelş sorun gelşe fikir ayrılığı gelşe problem gelşe sorun mesele gelû dairenin merkezi gelviçîn ayak altında veya bir şeyle ezilmek gelviçîn gücenmek gelwaz ceviziçi ve incir gibi yemişlerin takılıp dizildiği iplik gem gem gem kirin gem vurmak gemar kir gemar kirli gemar pasak gemar pis gemar pislik gemar kirin kirletmek gemarî kirli gemarî bûn kirlenmek gemaro abluka gemaro ambargo gembol erkek köpek gemerdan tekel gemerdêr tekelci gemirandin bir şeyin biçimini bozmak gemirîn kan gemirîn pislik vs. ye bulanmak gemor hafif acıya çalan tat gemş güreşmek gemşandin güreştirmek gemşîn güreşmek gemşo güreşçi gen gen genandin kokutmak gencîne define gencîne hazine gendel hantal general general gengaz mümkün gengaz olanak gengaz olanaklı gengeşî münakaşa gengeşî münazara gengeşî tartışma gengeşî kirin tartışmak genijîn çürümek genijîn kokuşmak genim buğday genimî buğday tenli genî kokmuş genî kokuşmuş genî bûn kokmak genîbûn kokuşmak genjandin çürütmek genjandin kokutmak genûs cimri gep avurt gep lokma gep yanak geprûg kursak ger arama fiili mesela: \"Ez li hevalê xwe gerîyam.\" Ben arkadaşımı aradım ger deveran ger dolanım ger eger ger eğer ger gezi ger gezinti ger seyahat ger seyehat ger şayet ger ters akıntı ger tur ger turizm geran dolaşmak gerandin dolaştırmak gerandin gezdirmek gerandin idare etmek gerandin yürütmek gerav girdap gerçî gerçi gerdan kovmak gerden boğaz gerden çene altı gerden gerdan gerdengaz uzun boylu gerdenî gerdanlık gerdenî tasma gerdêle at arabası gerdiş araç gerdî dolaşılmış gerdîş töre gerdûm kağnı gerdûn evren gerdûn kainat gerdûne araba gerdûnî evrensel gerdûnî bûn evrenselleşmek gerdûnîtî evrensellik gere elzem gere gerek gere gerekli gere lazım gerek elzem gerek gerek gerek gerekli gerek lazım gerek e gereklidir geremol kalabalık geremol karışıklık gerew rehin gerew rehine gergef gergef gerger taşlık gerisandin çiğnemek gerisandin çiğnetmek gerisandin ezmek gerisîn çiğnenmek gerisîn ezilmek geriyan dolaşmak gerîh çağla gerîh yeşil badem gerîn dolaşmak gerîn genmek gerîn gezmek gerînandin yönetmek gerînek anafor gerînek girdap gerînende direktör gerînende mudur gerînende müdür gerînende yönetim gerînendêr yönetici gerîngeh daire (ev) gerîngeh yönetim dairesi germ sıcak germ bûn ısınmak germ bûn kızmak germ kirin ısıtmak germahî sıcaklık germav ılıca germav kaplıca germbûn ısımak germdar hararetli germiçang eksen germijandin ılıtmak germijank ısıtıcı germijîn ılışmak germijok isilik germijok sıcaktan dolayı deride sivilce çıkması. ısırgan germik kaplıca germixîn yemeğin sıcaktan bozulması germiyan kışlak germî ısı germî bulgur pilavı germî hararet germî sıcaklık germjimêr termometre germjmêr termometre germkirin ısıtmak gername seyahatname gernas gezmiş gernas görmüş gernas kahraman gernas yiğit gernasî yiğitlik gerok gezgin gerok seyyah gerok turist gerran varyoz gers ılgın otu gerûşe afet gerûşe gazap gerwêrk gezegen geş canlı geş gür geş parlak geş bûn gelişme geş bûn serpilme geş bûyî gelişmiş geş kirin gürleştirme (ateş vb. için) geş kirin şenlendirme geşbîn iyimser geşdarî refah geşedan gelişme geşepêdan geliştirmek geşt gezi geşt sadaka geşt seyahat geşt tur geştiyar turist geştiyarî turizm gever sayfa kenarı gevez boyada kullanılan kımızı bir ilaç gevez gül regi gevez kızıl gevizîn ağınmak gevizîn debelenmek gevz ağınmak gevz debelenme gevz eşinme gevzol karmakarışık saç gewad kavat gewad pezevenk gewc ahmak gewc budala gewer bûn gebermek gewez kızıl geweze geveze geweze zevzek gewher cevher gewher çakır gewher eleman gewher element gewher ziynet gewixandin boğazlamak gewixandin boğuşmak gewixandin çullanıp boğmak gewmende aylak gewmende çalgıcı gewmende köçek gewr ağarık gewr beyazımtırak gewr boz gewr gri gewr kır gewr bûn ağarmak gewre büyük gewre iri gewre kocaman gewre muazzam gewretirîn muazzam gewrî gırtlak gewşîn özellik gez ılgın ağacı gez ılgın otu gez ısırık gez ısırma gez ısrık gez süpürge otu gez kirin ısırmak gezandin ısırmak gezek ısırgan otu. bn. \"gezgezk\" gezende ısırıcı gezgezk ısırgan otu gezgezok ısırgan otu gezik ılgın otu gezik süpürge otu gezkirin ısırmak gezne egzama gezo kudret helvası geztin ısırmak gêç alçı gêç ibre gêçkirin alçılamak gêduk geçit gêj sersem gêj bûn başı dönmek gêj bûn sersemlemek gêjbûn sersemleşmek gêjde sersem gêjde yarı deli gêjkirin sersemletmek gêjlok başparmak otu gêjlok kar lapası gêjlok kurtpençesi gêjnok maydanoz gêlaz kiraz gêle karınca gêle girtin karıncalanmak gêr kirin devirmek gêran baliğ gêranî buluğ gêrbûn devrilmek gêrbûn yuvarlanmak gêre harman dövme işi gêre harmanlama gêre kirin harman dövmek gêrevêre fuzuli şeyler gêrevêre hengame gêrevêre karman çorman gêrevêre öteberi gêrik karınca gêrkirin devirmek gêrkirin yuvarlamak gêrûse eldeğirmeni gêsû belik gêsû saç örgüsü gêzer havuç gêzgêrik baş dönmesi gêzik süpürge gêzikvan çöpçü gêzikvan süpürgeci gêzirandin oyalamak gêzirîn oyalanmak gêzî süpürge gêzîvan çöpçü gêzîvan süpürgeci gibîse artık yıl gibîse dört yılda bir şubat ayının 29 çekmesi gidî gidi gidîno gidiler gidîş sap yığını gidîyano gidiler gihan can gihan kavuşmak gihan ruh gihan ulaşmak gihan varmak gihan yetişmek gihan hev birbirine kavuşmak gihandar canlı gihandarparêzî cancılık gihandin ulaştırmak gihandin yetiştirmek gihanek aşama gihanek bağlaç gihanek merhale gihanek safha gihanî ulaşım gihansûz korkunç gihar sığ gihar suyun sığ yeri gihaştin tekamül etmek gihaştin ulaşmak gihaştin vuslat gihaştin yetişmek gihaştî kamil gihaştî yetkin gihêj atım gihîner yetiştirici gihîştin olgunlaşmak gihîştin ulaşmak gihîştin yetişmek gihîştî olgun gihîştî yetişmiş gij dağınık gij hayvanların çiftleşmeye teşvik etme ünlemi gij şiddetli gijbûn hayvanlarda saldırma sırasında tüylerin kabarması veya dikenleşmesi gijbûn tüylerin dikenleşmesi veya diken diken olması gijgêje hava hortumu gijgijîn horozlanmak gijik dağınık sak gijik taranmamış gijîn hayvanların çiftleşmesini sağlama fiili gijlok dolu yağışı gijnîj kişniş otu gil kil gil yuvarlak gil yuvarlamak gibi kelimelerin kökü gilahe ganimet gilar çene altından sarkan tombul etler gilare çene altında sarkan gerdan gilare kütük gilaxe palaz gilaxe bûn palazlanmak gilde yumak gildêma ayçiçeği gilêne gözde saydam tabaka gilgil akdarı gilik bızır gilik kilitoris gilik klitoris gilî şikayet gilî şikâyet gilî kirin şikayet etmek gilîdar şikayetçi gilîker şikayetçi gilîkirin şikayet etmek gilîkirin yakınmak gilîserîn gliserin gilîvan şikayetçi gilm budak gilmik budak gilmik tümör gilok çile gilok yumak gilokîn yuvar gilokîna sor alyuvarlar gilokîna spî ak yuvarlar gilolî yuvarlanan herhangi bir şey gilor meşe kozalağı gilp ani gilp lappadak gilûr kalabalık gilyaz kiraz gincir pırtık kumaş gincir yırtık gincî hayvanlarda kuyruğa yapışıp topak hale gelen pislikler gindirandin yuvarlamak gindirandin yuvarlanmak gindirîn devrilmek gindirîn yuvarlanmak gindor kavun gindor loğ gindor luğ gindor silindir gindor yuvarlak ginginok burnundan konuşan ginî beze ginû sandal ağacı gir büyük ve iri tepe gir tepe gir tümsek giram hürmet giram ihtiram giram iltifat giram saygı giram girtin iltifat etmek giram girtin itibar etmek giram girtin saygı göstermek giram negirtin saygısızlık etmek girambar saygın giramgir değerli giramgir saygılı giramî hurmet giramî itibar giramî saygı giramîgirtin saygı göstermek giramnegir saygısız giran ağır giran ciddi mesela: \"giranbe!\" ciddi ol! giran pahalı giran yavaş giran zor giran bihîstin ağır işitmek giran bûn ağırlaşmak giranbiha değerli giranbiha pahalı giranî ağırlık giranî pahalılık girar bulgur pilavı girar pilav girav ada girave yarımada girdav su alaborası giregir asil kimse giregir büyükler giregir elit giregir eşraf giregir ileri gelen giregir kodaman giregir önemli kişi girê bağ girê bent girê düğüm girê ilmik girê yumru girêba tümör girêba ur girêcan kompleks girêcan ruhi sıkıntı girêcan ruhsal sıkıntı girêcan stres girêçik eklem girêçk eklem girêçkkirin eklemleme girêdan bağlamak girêdan düğümlemek girêdank ilinti girêdar bağlayıcı girêdayî bağımlı girêdayî bağlı girêft girift girêhişk kör düğüm girêk bağlaç girêk budak girêk düğüm girfan cep girgirik çocuk arabası girgirok çocuk arabası girgirok el arabası girgîn azgın girgîn hiddet girgîn kırgınlık girgîn öfkeli girhan delik veya bir gediğin kendiliğinden kapanması hali giriftar karışık girik hamur yumağı girik höyük girik tepe girik tümsek giring ehemmiyetli giring mühim giring önemli giring girtin önemsemek giringahî önem giringî önem girî ağlama girîn ağlamak girîng gerek(li) girîng mühim girîng önemli girîngî önem girîngîdan önem vermek girîngîdan önemsemek girmik yumruk girnaz pürüz girnazî pürüzlülük girnijandin gülümsetmek girnijandin katlamak girnijîn gülümsemek girnijîn tebessüm etmek girnoz kaba öğütülmüş girnoz kepekli girnoz pürüzlü giro nefret giro uyuz girole yük arabası girover küre girover toparlak girover yuvarlak girs büyük girs iri girs kocaman girs bûn irileşmek girse kitle girsegir muazzam girsehêz güçlü kuvvetli girsehêz koskoca girseyî kitlesel girsî irilik girş cüsse. Canlıda iri gövde girş direk girş hatıl. Duvarı berkitlemek için taşların arasına yatırılan direk girş kiriş. Üzerinde döşeme tahtalarını mıhlamak üzere kılıçlama yerleştirilen uzun yassıca direk girte tutanak girte zabıt girte girtin zabıt tutmak girtek alındı girtek makbuz girtenivîs zabıt katibi girtin alıkoymak girtin almak girtin kapama girtin kapmak girtin tutmak girtin tutuklamak girtin yakalamak girtin dest ele almak girtin naveroka xwe içermek girtin naveroka xwe kapsamak girtin serxwe üstlenmek girtina heyvê ay tutulması girtina hîvê ay tutulması girtina navaxwe kapsama girtina nêveroka xwe içermek girtina nêveroka xwe kapsamak girtinxwe kanıksamak girtiyar alıcı girtiyar almaç girtî kapalı girtî mahkum girtî mahpus girtî tutsak girtî tutuklu girtî yakalanan girtîgeh cezaevi girtîgeh hapishane girtole iriyarı adam girûz pürüz girûz pürüzlü girûzî pürüzlü giryandin ağlatmak giryanok ağıt giş bütün giş tamam giş tüm gişk hepsi gişk toplu gişk toptan giştî genel git darboğaz gitî dünya givar cana yakın givar munis givêr hazım givêr özümleme givêrîn hazmetmek givêrîn özümlenmek givir yabani kedi givî içine maya atılmış süt givîj akdiken givîşk kasıntı givîşk bûn kasılmak givrik gevrek givrik gürbüz givrikîbûn palazlanma giya bitki giya nebat giya ot giyabenîşt kedi ayağı otu giyahurç avize ağacı giyajûn şifalı ot giyan can giyan ruh giyan tin giyandar canlı giyandar ruhlu giyanewer canlı giyanî canlılık giyanî ruhsal giyanwer animist giyanwerîtî animizm giyanzanî ruhbilim giyaşermîn mimoza giyaxwer otçul giyayi bitkisel gizgizîn karıncalanmak gizgizîn sıtmadan kaynaklanan titreme gizvanok bukle gîhanek evre gîhev ikramiye gîl çamur gîr kabız gîrandin ağlatmak gîrbûn kabız olmak gîre kabız olan gîro bûn tehir olmak gîro kirin tehir etmek gîrobûn ertelenmek gîrokirin ertelemek gîsin saban demiri gîsk çepiş gîsk keçi yavrusu gît badire gît bela gît kışın belirli soğuk günleri gît musibet gît varta gîtik kaval kemiği gîzan jilet gîzan ustura gîzme çizme gîzre ne yaş ne kuru ağaç gobilîna bê esinti goçavik gözlük goçke nasır gog top goga lingan ayaktopu goga masê masa tenisi gogerîn mayıs böceği gogîerd yer küre gokbaz futbolcu gol gol gol göl golavêtin gol atmak gole öncü hayvan golik buzağı golim kasık gom gölcük gom kayıplara karışan. \"zarok gombû\" çocuk kayıplara kaıştı veya çocuk ortalıktan kayboldu gom kendisinden haber alınmayan gom köm gom köm (ilkel ev) gom küçük göl gom ortalıkta görülmeyen gom suskun pek az konuşan gom yazlık ev gomak golf oyunu gomik küçük kulübe gomik kuzu gomik oğlak ve buzağıların konulduğu havlu gon renk gonarû beniz gonc kurumuş ağaç ya da iri bitki kökü gonc kütük goncal çukur gonce gonca gonî boya gonî renk gonî kirin boyamak gonî kirin renklendirmek gonîker boyacı gonîn boyanmak gonîxane boyahane gopal asa gopal baston gor göre gor kabir gor mezar gor nispet gor türbe gor kirin defnetmek goran mera goranî göreceli goranî izafi goranî kürtçenin bir lehçesi goranî nispeten goranî şarkı goranî türkü gore çorap gorevan mezarcı gorewilk vaşak gorim görümce gorim kadının kocasının kız kardeşi goristan mezarlık gorivan mezarcı gorî fedakarlık gorî kurban gorî kurban olmak gorî kirin gömmek gorî kirin kurban etmek gorî kirin mezara koymak gorîbim kurban olayım! mezara gireyim gorîçe mezar taşı gorîl goril gormiz hardal gornebaş vaşak gornebeşk vaşak gornepişk mezar soyguncusu gosan ağustos böceği gosartme gülünç duruma düşmüş gosartme rezil goşe açı goşe köşe goşebend köşebent goşepîv açı ölçer goşepîv iletki goşkar ayakkabıcı goşkar köşker goşt et goştê dewaran sığır eti goştê hûrkirî kıyma goştfiroş kasap goştî tuzlanıp kış için saklanan et goştpere cenin goştpere embriyon goştpere rüşeym goştxwer etobur gotar hitabet gotar makale gotar nutuk gotar söylev gotarbêj hatip gotarbêj spiker gotarvan hatip gotarvan spiker gotegot rivayet gotegot söylenti gotegot şayia gotin demek gotin güfte gotin kelime gotin laf gotin söylemek gotin söz gotindar sözü söyleyen gotinên pêşiyan atasözü gotinî söylenmiş gotûbêj söyleşi gotûbêj tartışma gotyar anlatıcı gov ağıl govan şahit govan tanık govanê çavkî görgü tanığı govanî tanıklık gove şahit govend dans govend halay govendger halay çeken govendgêr halaycı govendkêş halay çeken goya güya goya sözüm ona goyende söyleyen kişi goyin nöbet sırası goyinger nöbetçi goyîn nöbet goyîn nöbet beklemek goyîndar nöbetçi gram gram Grek Yunan Grekî Grek Grekî Yunanca Grekî Yunanistanlı Grekîstan Yunanistan guftûgo diyalog guh kulak guh lê kirin dinlemek guh lê kirin kulak vermek guh nedan kulak vermemek guh nedan savsaklamak guh vît kirin kulak dikmek (hayvanlar için) guhan meme guhar küpe guhartin değişim guhartin değiştirme guhartin değiştirmek guhartin dönüştürmek guhartin tebdil guhaztin nakil guhaztin nakletmek guhaztin transfer etmek guhbirin başının etini yemek guhdan dikkate almak guhdan dinlemek guhdar dinleyici guher ağıl guheran değişim guherbar değişebilir guherbar değişken guherçîle güherçile guherîn değişim guherîn değişmek guherînêr değiştirici guherînkar değiştirci guherînkar değiştiren guherto versiyon guhesin cüruf guhêrbar değişken guhêrbarandin değiştirmek guhêrbarî değişkenlik guhêzbar değişken guhêzbar mobil guhêzbar seyyar guhêzbar taşınabilir guhêztin aktarmak guhêztin gelini baba evinden damat evine götürmek guhêztin nakletmek guhêztin tayin etmek guhêztin ulaştırmak guhik kulakçık guhlêbûn bakmak guhlêbûn dikkat emek. \"Guhê te li mal be.\" Eve dikkat et. veya Eve bak guhlêbûn duymak guhlêbûn farkına varmak guhlêbûn işitmek guhlêdêrandin dikkat etmek guhlêdêrandin kulak kabartmak guhnedar aldırmaz guhnedar fütursuz guhnedar kayıtsız guhnedar umursamaz guhnedarî fütursuzluk guhnedarî kayıtsızlık guhrep kepçe kulak guhûr artık guhûr çöp guhûr süprüntü gul gül gul qedîfe kadife çiçeği gulac güllaç gulac tomurcuk Gulan Mayıs ayı gulat yumru gulav gülsuyu gulberojk ayçiçeği gulçan yumrulu bitkilerin yumrularını çıkarmak için kullanılan ucu demirli alet gulçîn gül deren gulçîn gül eken guldank saksı guldank vazo guldeste antoloji gule kurşun gule mermi gulebarankirin kurşuna tutmak gulebarankirin taramak guleberbiro ayçiçeği gulebûk gelincik guleş güreş gulfîdan gül fidanı gulgîn gül renkli gulgîn gül yüzlü gulhingivîn hanımeli gulik püskül gulî dal gulî örük gulkelem karnıbahar gulkelem karnabahar gulnesrîn yabanî gül gulp yudum gulperî deniz kızı gulşen gül bahçesi gulşen güllük gulte kayıkçı küreği guman ihtimal guman kuşku guman olasılık guman şüphe guman tahmin guman bar sanık guman bar şüpheli guman kirin sanmak guman kirin tahmin etmek guman kirin zannetmek gumanbarbûn kuşkulanmak gumanbarbûn şüphelenmek gumanberî kuşkuculuk gumgumok kertenkele gumîn uğuldamak gumîn uğultu gumîn zonklamak gumlat küme gumlat öbek gumre kalabalık gumreş evhamlı gumreş kuruntulu gumreşî evham gumreşî kuruntu gumş lokma gun taşak gun testis gunc yeraltı su borusu guncan fels. kapsam guncan müsait guncandin kapsamak guncaw müsait guncaw uygun guncîn uymak gund köy gundewarî kırsal gundî cahil gundî kaba kişi gundî köylü guneh cürüm guneh günah guneh suç guneh yazık guneh zavallı gunehdaweşandin günah çıkartmak gunehkar günahkar gunehkar suçlu gunehpêhatin acımak gungilî kıvırcık gungulî gür gungulî sık gunoyî taşak fıtığı gupik kapı tokmağı gupik topuk gur canlı gur gür gur kurt gurandin derisini yüzmek gurçik böbrek gurep kabakulak gurê manco masallarda adı geçen ve öcü olarak anılan mitolojik kurt gurêx kurt köpeği gurêx kurtboğan köpek gurêz içtinap gurêz sakınma gurêzandin sakındırmak gurêzîn sakınmak guriz kedi kulağı gurî flama gurî kel gurî saçsız gurî uyuz gurîbûn uyuz olmak gurîf yumak gurîn gürlemek gurmij hücum gurmij saldırı gurmijandin hücum ettirmek gurmijandin saldırtmak gurmîn gümbürdemek gurmîn gümbürtü gurmîn hücum etmek gurmîn saldırmak gurz gürz gustîl yüzük gustîla nîşanê nişan yüzüğü guş elyaf guş kendir bitkisi guşî salkım guvaguva peyderpey guvaguva yavaş yavaş guvaştek sıkacak guvaştin sıkmak guvik fırıldak guvîn vınlamak guwerte güverte guzaf boş laf guzergah geçilecek yol guzergah güzergah guzik kozalak guzîde gözde guzvan yüksek guzvan yüksük gû bok gû insan dışkısı gûç dik açı gûçik kulak memesi gûfik püskül gûkirin sıçmak gûlik çiriş otu gûlî ağaç dalı gûlî saç örgüsü gûmez kubbe gûmez kubbeli bina gûmik parmak uçları gûmik parmak uçlarının yumuşak kısmı gûn renk gûsêtrik ateşböceği gûstêr göktaşı gûstêrk ateş böceği gûşî salkım gûz ceviz gûzan ustura gûzek ayak topuğunun üstündeki ceviz biçimindeki kemikler gwîzek baldır kemiği (ayak bileğinin iki yanındaki ceviz şeklindeki kemik) h Kürtçe alfabesinin onuncu harfi ha ha dayê gibi) ha ne var anlamında ünlem ha seslenirken seslenilen isim ya da zamirin başına getirilen ünlem(ha elî hacet alet hacet avadanlık hacet cihaz hacet hacet hacî hacı hacîreşk kırlangıç haf huzur haf nezd haham haham hal durum hal hal hal vaziyet hal ev e ku oysa(ki) halan birbirine cesaret vererek bağırma halan nara halandin nara atmak halet alet halet saban halê destpêkê başlangıçtaki hali halter halter haltervan halterci handan motive etmek handan teşvik etmek handêr teşvik edici hanê böyle hanê öyle hanê söz konusu hanê şöyle hanîn getirmek har azılı har azgın har kuduz har bûn azmak har bûn kudurmak har kirin azdırmak har kirin kudurtmak harbûn azmak harbûn kudurmak harem harem harkirin azdırmak harkirin kudurtmak harsim koruk haş barışık haş sakın haş suskun haş yatışmış haşbûn teskin olmak haşbûn yatışmak haşhaş afyon haşhaş haşhaş haşî barışıklık haşî suskunluk haşîtî barışıklık haşîtî suskunluk haşîtîparêz barışçı haşkirin teskin etmek haşkirin yatıştırmak haşû yüz ile astarın arasına yayılarak doldurulan pamuk hata îro bugüne kadar hate hetayê sonsuza kadar hatin gelir hatin geliş hatin gelmek hatin axaftin görüşülmek hatin axaftin konuşulmak hatin bingeh kirin alçaltılmak hatin bîr kirin unutulmak hatin dan ödenmek hatin derewîn yalancı hatin efsûn kirin büyülenmek hatin fal dalap olmak hatin gazî kirin çağrılmak hatin girtin almak hatin girtin kapanmak hatin girtin yakalamak hatin holê meydana gelmek hatin holê oluşmak hatin holê vuku bulmak hatin mahr kirin nikahlanmak hatin pesnandin övülmek hatin pesnandin takdir edilmek hatin peyiv konuşulmak hatin pêçan sarılmak hatin pêk oluşturulmak hatin pêş ileri gelmek hatin pişaftîn asimile olmak hatin qat bûn katlanmak hatin tawanbar kirin suçlanmak hatin xapînandin aldatılmak hatin xapînandin kandırılmak hatin xapînandin yanıltılmak hatina gotinê söz gelişi hatinpê meydana gelmek oluşmak hator kireç taşlarını dövmekte kullanılan tahta tokmak haveyn maya haveynbûn mayalaşmak haveynkirin mayalamak havêyn maya havil çıkar havil fayda havil istifade havil yarar havil bûn çıkar sağlamak havî sürüsünden ayrılıp başka sürüye katılan hayvan havîn yaz havîngeh sayfiye havîngeh yazlık havînî sayfiye havînî yazlık havlêk süpürge havoksazî cümle bilgisi havoksazî sentaks hawan havan hawar imdat hawar medet hawar yardım çağrısı hawe elverişli hawe metot hawe müsait hawe suret hawe usûl hawe uygun hawe yöntem hawêr çevre hawêrdor etraf yöre hawêrdor mücavir hawêrnasî çevrebilim hawir çevre hawirde ithalat hawirdor etraf hawirparêz çevreci hawî çılgın hawî sürüden ayrılıp başka sürüye katılan koyun hawî yarı deli hawîd hörgüç hawîn hatin canı sıkılmamak hawran pelerin hay bilgi hay haber hay jê hebûn bilgi sahibi olmak hay jê hebûn haberdar olmak haydar bilgili haydar haberdar haydar Kürtçe bir erkek ismi haydar bûn bilgi sahibi olmak haydar bûn haberdar olmak haydar kirin bilgilendirmek haydar kirin haber vermek haydarbûn haberdar olmak haydarkirin bilgilendirmek haydarkirin haber vermek haydê haydi! hayhay hayhay! hayjêhebûn bilgi sahibi olmak hayjêhebûn haberdar olmak haylêbûn farkına varmak haylime gürültü patırtı hazeq esnaf hazeq usta he efendim? ne dedin? heb hab heb hap heb tablet heb tane heban tulum hebe varol! hebirman kış için kurtulup saklanılan nar taneleri hebişandin hızlı ve oburca yemek yemek hebosan anason hebreş çörek otu hebûn mevcut olmak hebûn sahip olmak hebûn var olmak hebûn varlık hebxwer hapçı hec hac hecam yakı hecel gelir hecel irat hechecik kırlangıç hecinandin yoğurmak hecinîn yoğrulmak heciqandin ezme heciqandin ezmek heciqîn ezilmek hecivandin uyuşturmak hecivîn uyuşmak heciz haciz heciz kirin haczetmek heçî her kim ki hed had hedar karar kılma hedar sabır hedar yatışma hedarî istikrar hedid tehdit hedidandin tehdit etmek hedidîn tehdit edilmek hedifandin bir şeyin üzerini örtmek hedimandin bozmak hedimandin yıkmak hedimîn bozulmak hedimîn yıkılmak hedinandin sakinleştirmek hedinandin teskin etmek hedirîn karar kılmak hedirîn yatışmak hedînîn dinginleşmek hedînîn sakinleşmek hedînîn teskin olmak hedûr avunma işi hedûr dişlik hedûra xwe anîn avunmak hedûrandin avutmak hedûrandin teskin etmek hedûrî avuntu hefan hayvan tırnaklarının taşlara değmesinden dolayı aşınması hefidîn bir şeyin üzerinin örtülmesi hefik yutak hefrîd dev hefrîd zebella hefsar yular hefsûdan çörek otu hefşî ağıl heft yedi heft yedi rakamı hefte hafta heftem yedinci hefteyî haftalık heftê yetmiş heftêyem yetmişinci heftok beş taş oyunu heftreng gökkuşağı heftreng tayf heger eğer hejale pasaklı hejale pejmürde hejandin salamak hejandin sallamak hejandin sarsmak hejar fakir hejar sefil hejar yoksul hejarî fakirlik hejarî sefalet hejarî yoksulluk hejesor iğde hejik çırpı hejik çalı hejik kuru dal hejîn salamak hejîn sallanmak hejîn sallantı hejîn sarsılmak sarsıntı hejîna mejiyê beyin sarsıntısı hejîr incir hejm imrenme hejmandin imrendirmek hejmar nüsha hejmar rakam hejmar sayı hejmarên hîmî asal sayılar hejmartin saymak hejmartina gelhê nüfus sayımı hejmdar hesap uzmanı hejmdar sayman hejmekar imrenen kişi hejmîn imrenmek hejmker sayaç hejmkî sayısal hejmtin hesap etmek hejmtin sayım hejmtin saymak hejmtî sayılı hek ağabey heka eğer heka şayet hekandin kazımak Hekarî Hakkari heke eğer heke şayet hel(h)atîn kabarma hel(h)atîn kabarmak hel(h)atîn kükremek hel(h)atîn taşmak hela hele helab dolunay helal helâl helale lale helan kolaylıkla yontulup kazınabilen taş helandin eritmek helandin sindirmek helanîn götürüp bir yere gizlemek helanîn kaldırmak helatin ay helatin doğmak helatin olgunlaşmak (güneş helatin yıldız için) helaw helva helbest şiir helbestî şiirsel helbestvan şair helbet elbet(te) helbijartin seçim helbijartin seçmek helbijêr seçmen helbirîn yükselterek kaldırmak helciniqîn irkilmek Helebçe Halepçe helfirandin ürkütüp uçurtmak helfirîn ürkerek uçmak helgerandin yukarı doğru çevirmek helgergirtin bir şeyi kaldırıp taşımak helgerîn yukarı doğru yönelmek helikandin mahvetme helisandin ezmek helisîn ezilmek helişandin bozmak helişandin sökmek helişandin tahrip etmek helişandin yıkmak helişîn bozulmak helişîn tahrip olmak helişîn yıkılmak heliyan erimek helî öz olmayan helî yarım helî yarım kan helîkopter helikopter helîl peksimet helîl pestil helîn erimek helîse ezme helkehelk nefes nefese kalmak helkişandin çekip çıkarmak helkişandin sökmek helkişandin tırmandırmak helkişiyan sökülmek helkişiyan tırmanmak helkîn nefes nefese solumak helm buğu helm islim helm girtin buğulanmak helmeşandin tırmandırmak helmeşîn tırmanmak helmêjk sifon helmijîn içine çekmek helmijîn teneffüs etmek helmîn cismin katı durumdan sıvı duruma geçmeden gaz durumuna dönüşmesi fiili helmîn süblimleşmek helpekandin sektirmek helpekîn sekmek helperist çıkarcı helperist oportünist helseng analiz helseng tahlil helsengandin analiz etmek helsengandin değerlendirmek helsingandin saptama Helsînkî Helsinki (Finlandiya’nın başkenti) helwest tavır helwest tutum helwestgirtin tavır almak helweşandin yıkmak helweşîn yıkılmak hem hem hema hemen hemam hamam heman ayni hemandin bir toprak parçasının otlak yapılmaması için etrafını çevirmek hemayîl hamayil hemayîl kılıç taşımaya yarayan bir tür kayış hember karşı hember muarız hember mukabil hembêz bağır hembêz kucak hembêzkirin kucaklamak hemd irade hemd istenç hemdem çağdaş hemêz bağır hemêz kucak hemêz kirin kucaklamak hemta çap hemû amme hemû bütün hemû hepsi hemû kamu hemû tüm hemû umum hemwate eşanlamlı hemzayend hemcins hemzik bir yemek çeşidi hemzir ufak ama çalışmada güçlü eşek henas nefes henase nefes henasvedan nefes almak henav iç organlar henavî dahiliye henc tire hence kopma noktası hencirandin bez vs. yırtmak hencirandin deri hencirandin parça parça etmek hencirîn parça parça olmak hendef uçurum henderan diaspora henderan gurbet hendese geometri hene kına henek latife henek şaka henek kirin şaka yapmak henekbaz şakacı henekê destan el şakası henekkarî muziplik henekker muzip henekker şakacı henekpêkirin alay etmek henekpêkirin dalga geçmek heng alay heng askeriye de alay heng bal arısı heng balarısı hengam çağ hengam devir hengam zaman hengame gürültü hengame hengame hengame kargaşa hengame velvele hengav an hengkuj nilüfer hengur alaca karanlık hepik dokuma sırasında sıklaştırmayı sağlayan alet heqaret hakaret heqaret kirin hakaret etmek heqîb heybe heqîp heybe her her her bijî çok yaşa! bravo! her car her defa her çawa her nasılsa her çend her ne kadar her çi her ne her çi be ne ise her çi qas her ne kadar her çi sedemê nedense her çiqas her ne kadar her dem her zaman her dem sürekli her diçe gittikçe her hal her halde her ji çi be her nedense her kes her kes her kes herkes her kî her kim her kîjan herhangi her roj her gün her tim her zaman her tim sürekli her tişt her şey her û her daima her û her sürekli her wekî nitekim her wekî din ve benzeri her wiha ayrıca heran çöl heras gece bekçisi herbilandin dolamak herbilîn birbirine dolanmak herbilîn birbirine karışmak (ip vs.) hercar her defa hercayî hercai hercûmerc hercümerç herdu ikisi here git here li ser yomê çê uğurun açık olsun hereşe tehdit hereşe tehlike hereşe derbaz kirin tehlike atlatmak hereşelêkirin tehdit etmek herêm bölge herêm mıntıka herêmî bölgesel herêmî lokal herêmî yerel herêmkî bölgesel herêna ikilem hergav her an hergele hergele herheyî süreklilik heridandin darıtmak heridandin gücendirmek herifîn tahrip olmak herifîn yıkılmak herikandin akıtmak herikîn akmak herimandin berbat etmek herimandin haram etmek herimîn berbat olmak herimîn boşa gitmek herimîn haram olmak herişandin ezmek herişîn ezilmek herî çamur herî en herî baş en iyi herî cûda bambaşka herî diçe gittikçe herî mezin en büyük herî rind en güzel herî rind en güzeli herî rind en iyisi herk akım herk akıntı herk ark herk cereyan herka kehrebê elektrik akımı herkîn akış herkîn akmak herkîn cereyan etmek hermono dışlama hermonobûyî dışlanmış hertim her zaman hertim ilelebet hertim sürekli olarak herûm itaatsiz ve söz dinlemeyen hayvan herweha böylece herweha böylelikle herweha nitekim herwekî din ve benzeri heryek beher heryek her biri herze herze herze saçma hes his hes ses hes sezgi hesan bileği taşı hesan bileme taşı hesandin haberdar etmek hesandin hissettirmek hesankirin bilemek Heseke Hasiçe (Suriye’de bir Kürt kenti) hesibandin addetmek hesibandin adlandırmak hesibandin bir şeye saymak hesin demir hesincaw demir aletler hesinkar demirci hesinker demirci hesiyan farkına varmak hesiyan haberdar olmak hesiyan hissetmek hesîde pekmez ve undan yapılan bir Kürt yemeği hesîr hasır hesk kepçe hesp at hespê sêwak yılkı atı hespûn sünger hest duygu hest ilham hest sezi heste çakmak hestem çakmaktaşı hestenik ince duyulu hestiyar duygulu hestiyar duygusal hestiyar hassas hestî kemik hestîf ateş küreği hestîf hamuru tandırdan yada sacın üzerinden almak ya da çevirmek için kullanılan demir hestîhêr inatçı hestîhêr şiret hestîn hissetmek hestîvk fırıncı spatülü veya küreği hestîyê hinarikê elmacık kemiği hestpêkirin hissetmek hestyar duyarlı hesû vatka hesûd kıskanç hesûdandin kıskandırmak hesûdî çekememezlik hesûdî kıskançlık hesûdîn kıskanmak heş ağız içi ağrılarını iyileştirmeye yarayan mavi bir toz heş akıl heş us heş berdan sapıtmak heşandin doldurmak heşandin dolgu heşandin dolgu yapmak heşandin haşlamak heşandî haşlama heşandî haşlanmış heşaş neşeli heşaş şen heşbir akıl erdiren heşdar akıllı heşerî haşarı heşifandin yazarken mürekebi kağıt üzerinde dağıtmak heşifandî silik heşifî silik heşir Hesap günü heşir Kıyamet günü heşmend akıllı heşmend makul heşpak sadık heşparêz akılcı heşparêzî akılcılık heşsivik saf heşt sekiz heştem sekizinci heştê seksen heştêyem sekseninci heştirme deve kuşu heştpê ahtapot heşyar akıllı heşyar bilinçli heşyar uyanık heşyar kirin uyarmak heşyarker uyarıcı het abla heta değin heta e değin heta e kadar heta hatta heta kadar heta sürece heta hetayê ilelebet heta sibê yarına kadar hetar taş işçisi hetar taş ocağında çalışan işçi hetar taşçı hetav güneş ışığı heter ısrar heter kirin ısrar etmek heterkirin ısrar etmek hetik rezalet hetik skandal hetikandin rezil etmek hetikîn rezil olmak hetîk başkalarının rezil olmalarına neden olmak hetîketî rezalet hetîketî skandal hetrek sert vuruş hev beraber hev beraber anlamı katar hev bir araya getirici kelime hev birbirine hev birleştirici hev sözcüğe birbirine hev berdan boşanmak hev birîn kesişmek hev dehifandin itişmek hev gewixandin boğuşmak hev hatin barışmak hev hatin uzlaşmak hev hejmartin sayışmak hev lebitandin didişmek hev sal akran hev sal yaşıt hev şibîn benzeşmek hev ve zeliqîn birbirine yapışmak hev ve zeliqîn kaynaşmak hev wate anlamdaş hevaheng ahenk içinde hevaheng uyumlu heval arkadaş heval eş heval refakatçi heval yandaşı heval yoldaş hevalbend bağlaşık hevalbend kafadengi hevalbend müttefik hevalbendî bağlaşıklık hevalbendî ittifak hevalê jînê hayat arkadaşı hevalî arkadaşlık hevalok plasenta hevaltî arkadaşlık hevanî komplo hevanîn uydurmak hevanîn yakıştırmak hevbajar hemşehir hevbajar hemşehri hevbend bitişik hevbend kirin bitiştirmek hevberkirin kıyaslama hevbeş ortak hevbeş özdeş hevbeşî ortaklık hevbêşe meslektaş hevbiha eş değer hevbuha eşdeğer hevcar karasaban hevcins hemcins hevcot eşdeğer hevcot kirin eşdeğer kılmak hevcot kirin eşleştirmek hevcure türdeş hevcûre aynı türden hevcûre türdeş hevçax çağdaş hevçeng bacanak hevçerx çağdaş hevçerx modern hevdem çağdaş hevdem modern hevdem muasır hevdeng eş sesli hevdeng eşsesli hevdeng homonim hevdeng kafiye hevdeng uyak hevdil gönüldaş hevdil kalpleri bir olan hevdil yoldaş hevdil yürekdaş hevdîtin buluşmak hevdîtin görüşme hevdîtin görüşmek hevedudanî bileşik hevedudanî birleşik hevenav cins isim hevêrk çember hevêrk daire hevêrka berahî enlem hevêrka Ekwadorê Ekvator dairesi hevêrka hevrast paralel hevgir birbirine bağlı hevgir birbirine destek veren hevgirtin birlik hevij eğitim hevij terbiye hevirandin keçi kırkmak hevirandin koyun hevîr hamur hevîrtirş hamur mayası hevkar iş arkadaşı hevkar meslektaş hevkar ortak hevkarî işbirliği hevkarî meslektaşlık hevkêşe denge hevkêşe denklem hevling bacanak hevnasîn tanışma hevnav adaş hevnebor birbiriyle geçinemeyen hevnebor uzlaşamayan hevnişîn birlikte oturmak hevnişt yurttaş hevnivîs dosya hevok cümle hevok tümce hevor geyik veya karaca tekesi hevotin eğitim hevotin eğitmek hevotin terbiye hevotin terbiye etmek hevpar hisse sahibi hevpar müşterek hevpar ortak hevparî ortaklık hevpeyman bağlaşık hevpeyman mütefik hevpeyvîn mülâkat hevpeyvîn röportaj hevpeyvîn söyleşi hevpin sırdaş hevpişk anonim hevpişt ardıl hevpişt küçük kardeşin büyüğüne göre durumu hevpîşe meslektaş hevqas bu kadar hevra beraber hevra birlikte hevrast paralel hevray oydaş hevraz bayır hevraz yamaç hevraz yokuş hevrebor geçimli hevrebor uyumlu hevreng aynı renkten olan hevrê yoldaş hevrêsîn örmek hevrik muarız hevring koyun kırkma makası hevrist ardıç hevrîşim ibrişim hevrîşim ipek hevrûşî karışma hevrûşî müdahale hevsal akran hevsal yaşıt hevsar yular hevsaz uyumlu hevsî komşu hevşehrî hemşeri hevşêwe benzer hevşibîn benzeşme hevşibîn benzeşmek hevşibînî benzeşim hevşî ağıl hevşîre aynı sütü emmiş hevşîre hemşire hevşîre kız kardeş hevta aynı tarafı tutan hevta emsal hevteşe îzomorf hevûdu ramûsan öpüşmek hevwate eş anlamlı hevwelatî vatandaşlık hevyek özdeş hew artık hew bu kadar hew bundan böyle hew hepsi hew son hewa hava hewadar havalı hewandin bağrına çuisum hewandin barındırmak hewar alarm hewar imdat hewarî havari hewarî imdada koşmak hewce gerekli hewce lazım hewce lüzum hewce muhtaç hewcedar muhtaç hewcedar bûn muhtaç olmak hewceder muhtaç hewceyî ihtiyaç hewdel un çorbası hewedar iltimaslı hewedarî iltimas hewes heves hewes kirin heveslenmek hewes kirin yeltenmek hewesdar amatör hewesdar hevesli hewez latife hewez şaka hewê hava hewêc baklagiller hewêdar havadar hewêr çevre hewêr yöre hewêrde çalı kuşu hewêrnasî çevrebilim hewêrparêzî çevrecilik hewêrparêzî yörecilik hewês el ayası hewêvan havacı hewêvanî havacılık hewing barınak hewisandin alıştırmak hewisîn alışmak hewisîn bellemek hewî kuma hewîn dişlik hewîn niyaz hewîn sabır hewl çaba hewl gayret hewl girişim hewl dan çaba göstermek hewl dan gayret göstermek hewldan çabalamak hewldana taybetî özel çaba hewldar gayretli hewldar müteşebbis Hewlêr Erbil hewn akıl hewnas ekin biçenlerin başı hewngîr aklı basan hewngîr aklı eren hewq basamak hewq sebze bahçesi hewr kavak hewr sünger hewreban iç merdiven hewş ağıl hewş avlu hewşan yazları dışarıda veya avluda yatma mevsimi hewşeng arena hewşeng stadyum hewz havuz heya dek heya e değin heya e kader heya kadar heya niha şimdiye kadar heyam çağ heyam devir heyam dönem heyas ayak parmaklarının ucu heyase bele takılan süslü kemer heyber nesne heyber varlık heye var heye ku belki heyet heyet heyf acıma heyf intikam heyf öç heyf üzülme heyf yazık heyf e! intikam heyf e! öç heyf e! yazık! heyf gerandin kan gütmek heyf hilanîn intikam almak heyfa min bi te tê! sana acıyorum heyfe yazıktır heyidî alelade heyidî sıradan heyîn mevcudiyet heyîn servet heyîn varlık heyîrandin şaşırtmak heyîrî man hayran kalmak heyîrî man şaşırmak heyîrîn şaşmak heykatkirin anlamak heylê heyat (dişli) heylê heylo! heyhat! heylo heyat (eril) heyok nesne heyran sevgi ünlemi heyranman hayran kalmak heyte inzibat heytehol telaş heyv ay heyv gökteki ay heyveron ay ışığı heyveron dolunay heyveron mehtap heyvik hilal heyvok hilal heywan hayvan heywax eyvah hez haz hez sevgi hez jê kirin haz duymak hez jê kirin sevmek hezandin sarsmak hezar bin hezar û yek şev bin bir gece hezarem bininci hezaz göçük hezaz heyelan hezaz yer kaymasi Hezîran Haziran ayı hezkirin sevgi hezkirin sevmek hezret hazret hezrîng dağlama demiri hê daha hê henüz hê jî daha da hêcin çift hörgüçlü deve hêç azgın hêç denetimden çıkmış olan hêç kendini kaybetmiş hêdî yavaş hêdîka yavaşça hêj daha hêj henüz hêja değerli hêja makbul hêja kirin değerlendirmek hêja kirin kıymetlendirmek hêjan değmek hêjîr incir hêjmekarbûn imrenme hêjmekarbûn mrenmek hêk yumurta hêkanî oval hêkanî yumurta şekli hêkdank yumurtalık hêkel ant. yumurtalık hêker örgü ören hêkerûn omlet hêkî örgü hêkî örgü örme işi hêl cihet hêl civar hêl çevre hêl güç hêl kuvvet hêl takat hêl taraf hêl yan hêl yön hêlan bırakmak hêlanek hamak hêlanek salıncak hêlbirîn yarışmada yenmek hêle keklik ve benzeri kuşların avı hêle silahsız keklik avı hêlekan salıncak hêlik haya hêlik salıncak hêlik taşak hêlim nefes hêlim soluk hêlî ayna hêlîn kuş yuva hêlîn yuva hêma imge hêma sembol hêman eleman hêman etmen hêman faktör hêman ilke hêman öğe hêman unsur hêmanên bingehîn temel öğeler hêmayî imgesel hêmin ağırbaşlı hêmin mulayim hêmin soğukkanlı hêmin vakur hêmî çürüyecek duruma gelmiş olan elbise hênan getirmek hêncet bahane hênijîn dalmak hênijîn kestirmek hênijîn uyaklamak hênijîn uyuklamak hênik serin hênik bûn serinlemek hênik kirin serinletmek hênikahî serinlik hênikbûn serinlemek hênikkirin serinletmek hêrama bûkê gelinlik hêran öğütmek hêrandin öğütmek hêre selâmlık hêrgiz asla hêrgiz hiç bir zaman hêrgiz katiyen hêridandin darıltmak hêridandin gücendirmek hêridîn darılmak hêridîn gücenmek hêrifandin darmadağın hêrifandin un ufak hale getirmek hêrifîn darmadağın olmak hêrifîn un ufak hale gelmek hêrik kuş midesi hêrik taşlık hêrs hınç hêrs hırs hêrs hiddet hêrs kızgınlık hêrs öfke hêrs sinir hêrs tutku hêrs kirin sinirlendirmek hêrsbûn kızmak hêrsok alıngan hêrsok çabuk kızan hêrsok çabuk kızan kişilere denir hêsa dinlenmiş hêsabûn dinlenmek hêsan basit hêsan kolay hêsan kirin basitleştirmek hêsan kirin kolaylaştırmak hêsanî kolaylık hêsantir daha kolay hêsin madde hêsin öz hêsî rüzgarın etkisiyle bir yer de biriken kar yığını hêsîr esir hêstir göz yaşı hêstir gözyaşı hêstir katır hêstir kirin gözü yaşarmak hêşinayî yeşillik hêşinayî bûn yeşermek hêşî rüzgarın çukura doldurduğu kar hêşîn yeşil hêşînnahî sebze hêşînnahî yeşillik hêştir deve hêştir katır hêştirme devekuşu hêt but hêtûn kireç ocağı hêtûn volkan hêvidar im umarım hêvidar im umutluyum hêvişandin esirgemek hêvişandin kayırmak hêvişandin muhafaza etmek hêvişandin saklamak hêvişîn kayırılmak hêvî ümit hêvî umut hêvî dan ümitlendirmek hêvîdar umutlu hêvîdar kirin umut etmek hêvojer terbiyeci hêvojkar terbiyeci hêvojkarî eğitim hêvotin eğitmek hêvotin terbiye hêwerkar cüretkâr hêwerkar cüretli hêwi nem hêwi rutubet hêwirandin barındırmak hêwirandin kondurmak hêwirandin konuşlandırmak hêwirgeh barınak hêwirgeh iniş pisti hêwirîn barınmak hêwirîn birikmek hêwirîn cesaretlenmek hêwirîn konaklamak hêwirîn konmak hêwirîn konuşlanmak hêwirze hengame hêz güç hêz kudret hêz kuvvet hêza bergîrî beygir gücü hêza kar işgücü hêza mejîyê beyin gücü hêza veşartî gizli güç hêzar çarşaf hêzeran bambu hêzezend bilek gücü hêzên bejî kara kuvvetleri hêzên çekdar silahlı kuvvetler hêzên deryayî deniz kuvvetleri hêzên ewlekariyê güvenlik güçleri hêzên ewlekarî güvenlik güçleri hêzên haşîtiyê barış güçleri hêzên hewayî hava kuvvetleri hêzên hilberînê üretim güçleri hêzkar güçlendirici hibir mürekkep hibr mürekkep hicv hiciv hiçhar kırmızı (toz)biber hijmakarî gıpta hijmakarî özenme hil önek hil sözcüğe yükseklik hil yükselen anlamı yüklar hilal kürdan hilanîn bir şey birine veya bir amaç için saklamak hilanîn kaldırmak hilanîn ölü defn etmek hilanîn saklamak hilatin dogma hilatin kalkış hilatin kalkmak hilav asil maya hilav soylu hilav temiz hilavêtîn atlamak hilawestin asmak hilawistin asmak hilawistî asılı hilawistok askı hilber semere hilber ürün hilberandin üretmek hilberiner üretici hilberîn istihsal hilberîn üremek hilberîn üretim hilberîn üretmek hilberîner üretici hilbestîn bağlamak hilbijartin seçim hilbijartin seçmek hilbijêr seçmen hilbun kalkmak hilbun sökülmek hilceniqandin irkiltmek hilceniqandin ürkütmek hilceniqîn irkinmek hilceniqîn ürkmek hilçandin ayıklamak hilçandin seçmek hilçinîn makaraya ya da masuraya sarmak hilçinîn toplamak hildan bir şeyi aşağıdan yukarıya kaldırmak hildan kaldirmak hildan dest ele almak hilfirîn uçmak hilfirîn ürkmek hilfirîn yerinden veya uykudan fırlamak hilgerîn yukarıya doğru yönelmek hilgirtin almak hilgirtin bir şeyi yerinden kaldırmak hilgirtin omuzlamak hilhatin gök cisimlerinin doğması hilhilok yabani vişne hilketin kalkmak hilketin yükselmek hilkêşok asansör hilkirin ağac kabuğu vb. şeyleri kaldırmak hilkişandin direk gibi şeyleri kaldırıp çıkarmak hilkişandin diş hilkişandin kazık hilkişandin kökten çekip çıkarmak hilkişandin yukarı çıkarmak hilkişîn tırmanmak hilkişîn yukarı çıkmak hilkutan tepinmek hilkutan zıplamak hilm buhar hilmaştin derli toplu olmak (saç için) hilmaştin katlayıp bağlamak hilmaştî derli-toplu hilmeşîn tırmanmak hilmijîn sıvıları hortum vb. şeyler ile emmek hilmijîn tenefüs etmek hilo fırla anlamında emir hilo kalk hilpekandin sıçratmak hilpekandin sektirmek hilpekîn sekmek hilpekîn tükezlemek hilperandin ürpertmek hilperişîn aksırmak hilperîn ürpermek hilpesirîn ayağa kalkıp birini karşısında durmak hilû pürüzsüz hilû saydam hilûreşk kara erik hilweşandin bozmak hilweşandin yıkmak hilweşin yıkılma hilxepirî deşilmek him hem himber eşdeğer himberî eşdeğerlik himbil hımbıl himbil uyuşuk himbiz sik himdanîn temel atmak hin bazı hinar nar hinarde ihracat hinare mesaj hinarik yanak hinartin göndermek hinartin yollamak hinartî elçi hinartî gönderilen hinav iç organlar hinav tıpta dahiliye hinav vücudun iç kısmı hinc hınç hincet az hincet yetersiz hincirandin zedelemek hincirî lime lime olmuş hincirî yıpranmış hincirîn lime lime olmak hincirîn yıpranmak Hind Hindistan Hind nezd Hind yan hind yanında hindam doğrultu hindam istikamet hindav istikamet hindav yön hindik az hindik ma az kaldı hindikahî azınlık hindikahî ekaliyet hindike azınlık hindikek azıcık hindilk seksek oyunu Hindî Hindistanlı Hindî Hintli hindok bisküvi hine kına hinek bir miktar hinek biraz hinek birtakım hinek cüzi hinekî din biraz daha hingafî saplantı hingaftin hırpalamak hingaftin nişanı tutturmak hingaftin saplamak hingê o zaman hingiv bal hingivandin ballandırmak hingivîn ballı hingofî saplantı hingor günbatımımdan yatıya kadar olan zaman hingorî gün batımindan yatma zamanına kadar ki zaman hingulîsk yüzük hinkarî egzersiz hinkûf denk hipotez varsayım hiqûq hukuk hiqûqnas hukukçu hirç ayı hirî yün hirmî armut histu boyun histubend boyun bağı hiş akıl hiş bilinç hiş hafıza hiş us hiş! sus anlamında bir emir hişçûn baş dönmesi hişçûn şuur kaybı hişdar bilinçli hişk ağaç vb. sert hişk katı hişk kuru hişk kuru meyve hişk sert hişk bûn katılaşmak hişk bûn kurumak hişk bûn sertleşmek hişk kirin katılaştırmak hişk kirin kurutmak hişkawiz erken hasat hişkbun katılaşmak hişkbun kurumak hişkî sertlik hişkkirin katılaştırmak hişkkirin kurutmak hişmend bilinçli hişmendî bilinç hişpak erdemli hişpak faziletli hişsivik saf hişsivik salak hiştin alıkoymak hiştin bırakmak hiştin izin vermek hişwer makul hişyar akıllı hişyar bilinçli hişyar uyanık hişyarkirin uyandırmak hiyerarşî hiyerarşi hizr düşünce hizr sanı hizrîn dalmak hizrîn düşünmek hîç hiç hîç katiyen hîç kes hiç kimse hîç nebe hiç değilse hîçî hiçlik hîçî yokluk hîdrojen hidrojen hîkarîker çarpıcı hîkmet hikmet hîlet dayanma gücü hîlet takat hîlor zakkum ağacı hîm asıl hîm esas hîm kaide hîm temel hîm avêtin temel atmak hîm danîn temel atmak hîmî asal hîmî asli hîn bilgi hîn öğrenim hîn test hîn bûn öğrenmek hîn kirin öğretmek hîna daha hîna henüz hînbûn alışmak hînbûn bellemek hînbûn öğrenmek hînbûnî öğrenim hîndarî alıştırma hîndekarî öğretim hînkirin alıştırmak hînkirin öğrenmek hîpî hippi hîpodrom hipodrom hîrîn kişneme hîrîn kişnemek hîro hatmi çiçeği hîs duygu hîs duyu hîs girtin duygulanmak hîs kirin hissetmek hîsa durust sağduyu hîsî duygusal hîsk hıçkırık hîskîn hıçkırmak hîsnizmî aşağılık duygusu hîstenik ince duygulu hîsterî isteri hîş renkli toprak hîş toprağı kırmızı ya da maviye çalan yer hît tav hît tiftik keçisi hîv ay hîv gökteki ay hîvik hilal hîz ahlaksız hîz yağ tulumu hodar ökse hofsayt ofsayt hogeç koç sürüsü hogir cana yakın hogir dindar hogir munis hogir yaren hok kolay çözülebilen düğüm hoker dil bilgisinde zarf hoker faktör hoker grm. zarf hol meydan hol ortalık hol salon holan akis holan yankı holan yankılamak holik baraka holik kulübe holik tahta kulübe holî golf sopası holk saha Hollanda Hollanda Hollandî Hollandalı honandin örmek honandin yazı veya haber kurgulamak honawer ibret verici honawerî ibret honî kereste hoqe hokka hoqebaz hokkabaz hoqebazî hokkabazlık horg divan horg meclis horî huri hosî öğüt hosî vasiyet hosî kirin öğüt vermek hosîname vasiyetname hostad usta hostad üstat hostadî ustalık hostes hostes hov barbar hov ilkel hov medeniyetsiz hov vahşi hov yoz hovarde hovarda hovardeyî hovardalık hoveber ilkel hoveber iptidai hovîti vahşet hovîtî vahşilik hoy koşul hoy şart hoyandin şartlandırmak hoyên camîdi nesnel hoyidar kirin koşullandırmak hoyîdar koşullu hoyname şartname hoz boy hoz kabile hoz komün yaşamı hoz toplu yaşama hozan Allah’ı bilen hozan bilge hozan kendini bilen hozan ozan hukûmat hükümet hulhuli dönek hulhuli kararsız hulkumîn sendelemek hulkumîn tökezlemek hundir iç hundir içerde hundir içeri hundirîn dahili hundirîn içsel hundur içeri hundur içi hundurîn dahil hundurîn dahili huner hüner huner marifet huner sanat huner yetenek hunerên dîtbarî görsel sanatlar hunerî sanatsal hunermend sanatçı hunerxane sanat evi hurehur kahkaha hurim cinsel iktidarı olmayan kimse hurim köse hustûxar boynu bükük hûçik bilekten dirseğe kadar uzanan kol muhafazalığı hûçik elbise kolu hûçik yen hûn siz hûn bixêr hatin hoş geldiniz hûnandin örülmek hûnîn örmek hûr işkembe hûr küçük hûr ufak hûr bûn ufalmak hûr kirin bozmak (para için) hûr kirin doğramak hûr kirin kıymak hûr kirin ufaltmak hûr mûr ufak tefek hûr û kûr inceden inceye hûrandin tetkik etmek hûrbijer titiz hûrbîn mikroskop hûrdem dakika hûrgulî ayrıntı hûrik minik hûrik mink hûrik ufak tefek hûrik ufaklık hûring kuştüyünden divit hûrkirin doğramak hûrkirin para bozmak hûrkirin ufaltmak hûrlênêrîn irdelemek hût balina hût mitolojik canavar hwd. ve benzeri hwd. vesaire i Kürt alfabesinin on birinci harfi ilehî illa ilehî ille inap hünnap incan içinde yemek pişirilen çömlek incas erik kurusu ingirîn inat etmek int kin intdar kindar intîn kin gütmek iqên ıkınmak İraq Irak İraqî Iraklı irq irk irq soy irqên geğirme irsî irsi iskarta ıskarta istan bir şeyin çok bulunduğunu belirten yer eki(gulistan) istan yer istatîstik istatistik istêre yatak dolabı istêre yatak rafı istifa istifa istifa kirin istifa etmek î Kürt alfabesinin on ikinci harfi îbadet ibadet îbadet kirin ibadet etmek îca/îcar bu kez îca/îcar bu sefer îcar bu kez îd bayram îdeal ideal îdealîzm idealizm îdman idman îflas iflâs îflas kirin iflas etmek îlam İran’da bir Kürt kenti île adacık îlon eylül Îlon Eylül ayı îmalat imalat îmalatxane imalathane îmam imam îmaret imaret îmaretxane imarethane în cuma günü încare saksı încas kara erik Încil İncil. (Hz.İsa’ya inen kutsal kitap) Îngilîz İngiliz Îngîlîztan İngiltere însaf insaf Îran İran Îranî İranlı îrem cennet Îrland İrlanda Îrlanda Bakur Kuzey İrlanda Îrlandî İrlandalı îro bugün îro(j) bugün îroyîn bugünlük Îsa İsa. (Allah’ın bir peygamberi) îsal bu sene îsal bu yıl îsawî hiristiyan îsk hıçkırık îskenderûn İskenderun îskonto indirim îslam islam Îslam İslâm Îslamiyet İslamiyet Îsland İzlanda Îslandî İzlandalı îsot biber îsota reş karabiber îspirto ispirto îsqat ıskat. ölüler için verilen bir sadaka türü Îsraîl İsrail îstgeh durak îstgeh istasyon îstgeha benzînê benzin istasyonu îstimlak istimlâk îstimlak kirin istimlâk etmek îstinaden istinaden îstismar kirin istismar etmek îstîrîdye istiridye îşaret im îşaret işaret îşev bu gece îşk ipi bir çubukla bükerek sıkma îşk sıkma îşk yükün düşmemesi için üzerine ip atıp îşkence eziyet îşkence işkence îşkence sıkma îşporte işporta îşportevan işportacı îtaet itaat Îtalyan İtalya Îtalyan İtalyalı îxanet ihanet îyot iyot îzafiyî göreceli Îzafî rölativ îzgeh radyoevi îzolasyon izolasyon îzole izole j Kürt alfabesinin on ücüncü harfi jahr ağı jahr zehir jahrkirin ağılamak jaj peynire lezzet katan bir ot jajî bir tür cacık jajî lezzetli otlarla yoğurt peynir bulamacı jajîrûn bir yemek çeşidi jakaw vahşi ve yırtıcı hayvan jalûzî jaluzi jambon jambon jan acı jan ağrı jan sızı jan sancı jan dan acımak jan dan ağrımak jan dan sızlamak jan dan sancımak jana zirav verem jandan acı vermek jandan sızlamak jandan sancımak jandar ağrılı jandar sızı veya sancı veren jandar sancılı jangirtin sancı veya sızıya tutulmak jangirtin sancılanmak janîn sancımak jano sakat jant jant Japoniya Japonya Japonî Japonca Japonî Japonyalı jar sıska jar sefil jar yoksul jar zavallı jar zayıf jarîn inlemek jarîn sızlamak jarîn sızlanmak jartiyer jartiyer jawak vahşi jawak yırtıcı jehezkirin birini veya bir şeyi sevmek jehr ağı jehr zehir jehrbûn zehirlenmek jehrîn toksin jehrîn zehirli jehrkirin zehirlenmek jelatin jelatin jenan kaynakçı jeng pas jeng girtin pas tutmak jeng girtin paslanmak jengar paslı jengarî paslı jengdiran diş kiri jengdiran diş pası jengdiran pesek jenîn ışık titreşmesi jenîn ışık veya şisäğm çakması jenîn dokumak jenîn dokunmak jenîn halaçlamak jenîn kalbin çarpması jenîn kaynak etmek jenîn kaynaştırmak jenîn nabız veya kalbin atması jenîn nabzın atması jenîn sızı çakması jenîn şimşek çakması jenîn taramak jenîn titreşmek jenîn zonklama jenîn zonklamak jê ondan jê bûn kesilmek jê bûn kopmak jê pêve ondan başka jê pêve ondan itibaren jê re ona jê re helanîn onun için saklamak jê xweş bûn hoşnut jêbexş bağışık jêbexş muaf jêbexşî bağışıklık jêbexşî muafiyet jêbir silgi jêbirin kumarda yenmek jêbirin silmek jêbirîn kesinti jêderanîn intiba jêderanîn izlenim jêderk kaynak jêderk köken jêderk mahreç jêderk menşe jêgerîn vazgeçmek jêgir alıntı jêgirtin alıntı jêgirtin elinden almak jêgirtî kopya jêhatinî yetenek jêhatî başarlı jêhatî becerikli jêhatî yetenekli jêhatî yetkin jêk benzer jêk birbirinden jêk birbirinin aynı jêkirin kesmek jêkirin koparmak jêkirin sökmek jêlî alttan jêlî aşağıdan jêma artık jêma kalıntı jêma kalıt jêmayî artık jêmayî kalıtım jênager vazgeçilmez jêneger vazgeçilmez jêneqetîn ayrılmaz jênerev kaçınılmaz jêpar payda jêpirsin sorgu jêpirsin sorgulamak jêqerîn el çekmek jêqerîn karışmamak jêr alt jêr aşağı jêrin alt jêrin alt taraf jêrîn alt taraf jêrîn aşağı jêrîn aşağıda jêstandin tahsilat jêza köken jêza mahreç ji ce ji da anlamlı yükler ji dan ji de ji den ji edat. sözcüğe den ji le ji leyin ji alî tarafından ji ber dolayı ji ber ezber ji ber ezbere ji ber ko -den dolayı ji ber ko ötürü ji ber ko yüzünden ji ber ku -den dolayı ji ber ku çünkü ji ber ku ötürü ji ber ku yüzünden ji ber vê yekê bu yüzden ji ber vê yekê bundan dolayı ji ber vê yekê mamafih ji ber xwe kendiliğinden ji ber xwe de axaftin sayıklamak ji ber xwe gotin uydurmak ji berê de öteden beri ji besta gotin sayıklamak ji bilî den başka ji bilî gayri ji bilî maada ji bilî vê bundan başka ji bin altından ji bingehîn esastan ji bingehîn temelden ji binî ve kökünden ji binî ve toptan ji bo için ji bo vê bundan dolayı ji bo vê bunun için ji bûyinê der gayri kabul ji cem yanından ji çav ketin gözden düşmek ji derveyî vacê mantık dışı ji dest hatin elinden gelmek ji dest hev revandin kapışmak ji dil cidden ji dil gönülden ji dil û can canı gönülden ji dil û can içten ji dil û can samimi ji dûr ve uzaktan ji giramê ketin itibardan düşmek ji hev birbirinden ji hev cihê bûn ayrışmak ji hev deranîn ayırma ji hev deranîn ayırt etme ji hev deranîn tefrik etmek ji hev derxistin sınıflama ji hev derxistin tasnif etmek ji hev xatir xwastin vedalaşmak ji hev xeyidîn bozuşmak ji hev xeyidîn karşılıklı küsmek ji hêla tarafından ji holê rakirin ortadan kaldırmak ji hundir içerden ji îro pê ve bugünden itibaren ji jor yukarıdan ji kerema xwe re lütfen ji kerema xwe re zahmet olmasa ji memik birîn memeden kesmek ji mêj ve eskiden beri ji niha pê ve şimdiden sonra ji nişka ve aniden ji nişka ve ansızın ji nû ve yeniden ji rewacê rakirin yürürlükten kaldırmak ji rê derxistin yoldan çıkarmak ji rêzê sıradan ji rêzikê der kural dışı ji serî ve baştan ji te re sana ji text daxistin tahttan indirmek ji vir buradan ji vir burdan ji vira buradan ji wê derê oradan ji wê derê oralı ji xeynî den başka ji xwe haliyle ji xwe zaten ji xwe çûn fenalık geçirmek ji xwe çûn kendinden geçmek ji xwe re kirin mebest amaç edinmek ji xwe re kirin mebest amaçlamak ji xwe ve çûn esrimek ji xwe ve çûn sızmak ji Xweda Allah’tan jiber ezber jiber ezbere jiber kirin ezberlemek jibergirtî kopya jiberkirin ezberlemek jid sürat jih hayvan bağırsaklarından yapılan ip jihevcihêkirin ayırt etmek jihevderxistin ayırt etmek jihevveqetandin ayırt etmek jikarketin emekliye ayrılmak jikarketin takatten düşmek jikarketinî emeklilik jikarketî emekli jiku nereden jiku nereli jimar nüsha jimar rakam jimar sayı jimare numara jimare rekam jimare sayı jin kadın jin zevce jin û mêr karıkoca jinane kadınca jinane kadınsı jinap amca karısı jinbav üvey anne jinbira kardeş karısı jinbira yenge jinebî dul kadın jinem amca hanımı ( karısı ) jinmam amca karısı jintî elti jinxal dayı karısı jireh kökten jirêderxistin saptırma jirêketin sapma jivan buluşma jivan düelo jivan randevû jixwe zaten jixwebawer kendine güvenen jixweber kendiliğinde jiyan yaşam jiyan yaşayış jiyana rojane günlük yaşam jiyanbar yaşanabilir jiyandin yaşatmak jiyanî yaşamsal jiyîn yaşamak jiyîn yaşanmak jî da jî dahi jî dahi anlamı veren edat jî de jî ömür jî yay jîjo kirpi jîkele körpe jîmnastîk jimnastik jîn hayat jîn yaşam jîn yaşantı jîndar canlı jîndarî canlılık jîndarî yaşamsal jînde canlı jînde enerjik jînde esen jînde sağlıklı jînde zinde jîndewar yaşıya jînenîgarî biyografi jînenîgarî özyaşam jîngiringî hayati önemde jîr akılı jîr becerikli jîr çalışkan jîr mahir jîr yetkin jîr zeki jîrane akıllıca jîrane beceriklice jîrane zekice jîrek becerikli jîrek çalışkan jîrek mahir jîrek zeki jîrî zeka jîrî zekilik jîvan kadınlarda aybaşı hali jîvan randevu jor yukarı jor yüksek jorîn yukarda jorîn yüksekte jovan pişman jovan poşman jubîle jübile jurî jüri jûdo judo jûji kirpi jûn sağlık jûnî diz jûnî diz kapağı jûr oda jûra mêvanan misafir odası k Kürt alfabesinin on dördüncü harfi ka hani ka hele ka saman kab aşık kemiği kabok dizkapağı kabotaj kabotaj kabox su tutan verimli arazi kabra adam kabra erkek kad küre kade bir cins börek kade çörek kadiz saman yolu kadî küresel kadîbûn küreselleşme kadîn samanlık kadîparêzî küreselcilik kadîperest küreselci kafeterya kafeterya kafyar mersin balığı kahîn kahin kaho marul kahr oğlak kahûr kama kaj yılan kefenî kaj yumak kajûle kakule kak ağabey kak ağabey. ayrıca sevgi ve saygı hitabıdır kakêşan samanyolu kakil ceviz kakil çerez kakil fındık v.s.) kakil fıstık vb.nin çekirdeği kakil iç (ceviz kakil nüve kakût iskelet kal ham kal ihtiyar kal kelek kal yaşlı kal bûn ihtiyarlamak kal bûn kocamak kalan kın kalanî enli büyük bıçak kalanî kasap bıçağı kalbûn yaşlanmak kalepîr çok yaşlı adam kalepîr kelepir kaler meta Kalgaxend Noel Baba kalik ata kalik büyük baba kalik cet kalik dede kalik dedenin babası kalitî yaşlılık kalî ihtiyarlık kalîn melemek kalorî kalori kalorîfer kalorifer kam mut kam mutluluk kam nem kam rutubet kamaş erken kesilip kurutulan tütün kamav su birikintisi kambax berbad kambax berbat kambax çok kötü kamdar nemli kamir saz kamirî sazlık kamran bahtiyar kamran mesut kamran mutlu kamranî asayiş kamranî mutluluk kamranî refah kamûk üzümü sıkıp şarabını çıkaran kişi kan kaynak kan maden kan maden ocağı Kanada Kanada Kanadaî Kanadalı kanc edepsiz kanc küstah kancî küstahlık kandew gebe kalmayıp süt vermeye devam eden inek kandew manda kanê hani kanê nerde kanê nerede kanik göz kapağı kanî çeşme kanî kaynak kanî memba kanî pınar kanîn muktedir olmak kanîn yapabilmek kanker madenci kanûn Aralık ayı kanûn ateş ocağı kaos kaos kaos karabasan kaos milozim kap aşık kemiği kapan dar ve yürümesi zor yol kapan sarp dağ yolu kapavêtin aşık kemiği oyunu kapik kısa ip parçası kapik kepek kapîr dişlerdeki tartar kapol çok ufak saman kaporta kaporta kapox biçilmiş otları desteyapıp bağlamak üzere ücretle tutulan işçi kapox ot toplama işçisi kapsûl kapsül kar anlamı katan sonek kar eden kar hizmet kar iş kar kar kar kâr kar kazanç kar keçi yavrusu kar maslahat kar mesai kar oğlak kar sözcüğe yapan karak demir madeni karanîn kullanmak karbend kariyer karbend meslek karbendî mesleki karberdan grev karberdan iş bırakımı karbeşî iş bölümü karbidest işadamı karbidest yetkili karbidestî yetki karbîrator karbüratör karbon karbon karbûran yakıt karciv firma karçîn armut kardank döl yatağı kardest elişi kardêr işveren kare kare karekew toplu helde yapılan keklik av karesat faci karesat felaket karesat musibet karesat trajedi karê hundir içişleri karê min heye işim var karêz havası serin olan yer karêz pınar karêz yayla karêz yeraltı kanalı karferman iş buyuran kargeh işyeri karger idareci karger yönetici kargerandin idare etmek kargerandin yönetmek kargerî idare kargerî yönetim kargêr yönetici karguzar becerikli karguzar iş beceren karguzar işgüzar karguzarî beceriklilik karifîn zıkkımlanmak karik gedik karik oğlak karin edebilmek karin iktidar karin muktedir olmak karin yapabilmek karistan fabrika karîgeh evren karîgeh kainat karîger etken karîger etkili karîgerî etki karîgerî tesir karîkator karikatür karîn edebilmek karîn yapabilmek karîte mertek karker işçi karkerî işçilik karkêş becerikli karkêş bitirim karkirin çalışmak karkirin kar etmek karmax buğday elemekte kullanılan büyük kalbur karmend idareci karmend memur karmend yönetici karok mantar karole karyola karparî iş bölümü karsaz işadamı karsaz işletmeci karsazî işletme kart kavt kart yirmi beş kuruş kartêker etken kartik pim kartî bayat kartîk marangozlukta kullanilan eye kartol patates karton karton karton mukavva kartvîzît kartvizit karûbar hazırlık karûbar hizmet karûbar iş güç karûbar uğraş karûbarê gelemperî genel hizmetler karûbarê gişkî kamu hizmeti karûbarên derve dışişleri karûbarên hundirîn içişleri karwan kervan karwansera kervansaray kase kâse kasik topraktan yapılmış yemek kabı kaskêt kasket kasox orak kaş rampa kaş yamaç kaş yokuş kaşan tapan kaşe kayak kaşik kayak yeri kaşing kuşak kaşî fayans kaşker sürükleyici kaşkirin çekmek kaşkirin sürüklemek kaşxane konak kaşxane köşk kaşxane villa kat az ürün veren arazi kat hububatın ilk filizleri kat vakit kat zaman katalox katalog katdan filizlenmek kate çörek katjimêr saat katjimêr çend e? saat kaç? katjmêr saat Katolîk Katolik kator ibik katora dîk horoz ibiği kav fındık türü şeylerin hasat mevsimi kavanî ev hanımı kavil harabe kavil yıkık kavil yıkıntı kavir iki yaşında koyun kavir iki yaşındaki koyun kavî kıyı kavî kenar kavnare antik kavnare eskiye ayit kawdan koşul kawdan şart kawik saf kişi kawik yarım akıllı kax ekili arazideki yabani otlar kaxez kağıt kaxiz kağıt kaxîl çemen otu kayîn geviş getirme kayîn geviş getirmek kebanî ev işinde sorumlu ve yönetici kadın kebar fecir kebar fecr kebar şafak öncesi zaman kebar tekbir keç kız keç kız evlat keç met hala kızı keçanî kızlık keçap amca kızı keçel dazlak keçel kel keçelî kellik keçelok akbaba keçêç tavukların eşelendikleri yer keçhêlî üvey kız keçhili üvey kız evlat keçinî bekaret keçitî kızlık keçmam amca kızı keçmarî üvey kız keçmet hala kızı keçxal dayı kızı keçxaltî teyze kızı keçxapînok kadın avcısı ked emek keda bermayî artık emek keda dest el emeği kedanî kümes hayvanları keder keder kedew hayvan nezlesi kedik oğlak ve kuzu derisinden yapılan tulum kedî ehli kedî evcil kedîbûn evcilleştirmek kedkar emekçi kedûn küçük su testisi kedxwar sömürücü kedyar emektar kef köpük kef dan köpürmek kef ji re hatin hoşlanmak kef ji re hatin sevmek kefa dest avuç içi kefandin bir şeyin kenarını bir baştan bir başa dikmek kefandin köpürtmek kefaret kefaret kefdan köpürmek kefen kefen kefgîr kevgir kefgîr süzgeç kefiyan köpürmek kefî erkek başörtüsü kefîn köpürmek kefkirin köpürtmek kefşîl salya keftar sırtlan keftûleft ağız dalaşı keftûleft dalaşma keftûleft kendisiyle boğuşma keftûleft mücadele kefxoy hristiyanların köy yöneticisi kefxweşî memnuniyet kehêl küheylan kehreb elektrik kehrebar elektrikli kehrebar mıknatıs kehrebar manyetik kej kumral kej sarışın kejave sedye kejê sempatik sarışın kız çoçuğu kejê sevimli kejok siyatik kek abi kek ağabey kek ayrıca saygı ve sevgi hitabıdır kel iki yaşında sığır kel kaynama kela kale kelandin kaynatmak kelaş kadavra kelax hayvan leşi kelbetan maşa keledoş döğülmüş buğday ile yapılan bir yemek kelef büyük iplik yumağı kelejin başa oynayan kadın kelejin erkek ruhlu kelejin erkek ruhlu kadın kelek kayık kelek sal kelem budak kelem engel kelem lahana kelem meşe kelem meşe ormanı kelem rahatsızlık veren kelemêr güçlü karakterli adam kelemîz sık sık altına işeyen kişi kelepor birkim kelepor halk ürünleri kelepor kelepir kelepor miras kelepor varlık kelerim karnabahar keleş alımlı keleş efe keleş eşkıya keleş güzel keleş korsan keleşê hewayê hava korsanı kelê az tuzlu kelê tuzsuz kelh güzel görkemli kelh kale kelh nadir kelhatin kaynamaya başlamak kelhoşk dağ geçidi kelij kaynaşma kelijandin kaynaştırmak kelijî kaynaşmış kelijîn kaynaşmak kelistin dikizlemek kelistin gizli gözetmek kelî az tuzlu kelî tuzsuz kelîn coşmak kelîn kaynamak kelk fayda kelk istifade kelk yarar kelk jê girtin yararlanmak kelkel aşırı sıcak kelkela havînê yaz sıcağı kelkot eğri büğrü kelkot eski püskü kelkot yamuk kelkwergirtin yararlanmak kelmêş sivrisinek kelmêş üvez kelogirî ağlamaklı kelogirî sulu göz kelogirîbûn ağlamaklı olmak kelpezî bukalemun kelpik böğür kelpik kepek keltox çok yaşlı kimse keltox moruk kelû dönence kelûmel teçhizat kelwaz şiddetli soğuk kelx moruk kelxane dökümhane kelxîn moruklaşmak kem kulaksız hayvan veya insan kem normalden küçük kulaklı keman keman kemançe kemençe kemanjen kemancı kember kemer kemend kement kemili olgunlaşmış kamil kemitandin kaynaştırmak kemitîn kaynaşmak kemîn pusu kemîn tuzak kemîn avêtin pusuya yatmak kemîn danîn pusu kurmak kemîndanîn pusu atmak kemn örtü kemole varil kemperandin kıyaslamak kempirandin kıyaslama kemxe ipek kemxe kumaş ken gülme ken gülüş kenandin güldürmek kenar kenar kenarî kanarya kend arğ kend hendek kend koyak kend û kosp engebe kend û kosp engel kendal derin dere ve yanların iki tarafı kendal dik yamaç kendal yamaç kendal yar kendav haliç kendav körfez kendavik koy kenewer komik kengê ne zaman kenhar güldürücü kenik kepek (saç) kenişte havra kenişte sinegog kenişte Yahudi tapınağı kenîn gülmek kenîşte havra kenîşte sinagog kenloşkî kirin kırıştırmak kenok güleç kenok güler kenok güler yüzlü kenok sempatik kenze fanila kenze kazak kep kep kepaze kepaze kepazetî kepazelik kepel höyük kepenek çoban kepeneği kepeng kepenk kepez fundalık kepir kulübe kepîr dişlerde biriken kireç kepîr tartar ker eşek ker sağır keramet keramet kerane balyoz kerane zengin kerate çekecek keratî afiyet olasın anlamında beddua keravî pelikan kerax sebze işçisi keraxî sebze işçiliği keraxî sebzecilik keraxî söğüş salata kerb keder kerb tasa kerb üzüntü kerbandin kederlendirmek kerbeş gavurbaşı dikeni kerbîn kederlenmek kerbûn sağır olmak kerdik çeltik evleği kerdî sebze bahçesi ve bostan evlekleri kerefz kereviz kerehû samyeli kerem el açıklığı kerem gönül yüceliği kerem (bi)ke buyurun kerem bika buyur kerem kirin buyurmak kereng kenger kerenzer sarışın kerese eşya kerese malzeme kerexne maşa kerg tezgah kergez akbaba kerguh tavşan kerh çıkar kerh menfaat kerik badem kerik çağla kerik kayısı kerik kulak kepçesi kerik kurşun geçirmeyen çelik yelek kerik olmamış incir kerik solungaç kerika guh kulak yolu kerixandin bıktırmak kerixandin teksindirmek kerixandin usandırmak kerixîn bıkmak kerixîn kanıksamak kerixîn nefret etmek kerixîn teksinmek kerixîn usanmak kerî dilim kerî küçük baş hayvan sürüsü kerî parça kerî sağırlık kerî sürü kerîkirin dilimlemek kerîkirin parçalara ayırmak kerkedan gergedan kerkere hergele kerkere iriyarı Kerkûk Kerkük kerme kurumuş tezek kermêş eşek arısı kermêş sivrisinek kerpeze bukalemun kerpîç kerpiç kertek bol kertek çok kertik eye kerxane genel ev kerxane kerhane kerxerê keçiyolu kerxur akbaba kes kimse kes kişi kes şahıs kesahî kişilik kesandin şahıslandırmak kesane kişisel kesane şahsi kesanî kişisel kesas mutsuz kesat kesat kesaxtin budamak kesayetî kişilik kesayetî şahsiyet keser hüzün keser üzüntü keser girtin hüzünlenmek keser kişandin iç çekmek kesê darazî hükmi şahıs kesê darazî tüzel kişi kesê yekemîn birinci şahıs kesên li Hindistanê li derî kastan beradayı kesidandin salamura yapmak kesidîn salamura olmak kesirandin hüzünlendirmek kesirandin üzmek kesirîn hüzünlenmek kesirîn üzülmek kesixîn budanmak kesîtiya darazî tüzel kişilik kesk yeşil kesk bûn yeşillenmek keskesor gök kuşağı keskesor gökkuşağı keskesor renga renk keslan tembel kesp küspe kesper mavi gözlü kespik maskot kespik nazar boncuğu keş karavana atılan mermi keş karavana atış keşe keşiş keşe papaz keşe rahip keşeyan ruhban keşîş papaz keşk diz kapağı keşk tarhana keşkana keşke keşke keşke keşklok çökelek keşklok kete keşklok kurutulmuş ekmek keşkul keşkül keşkul tezek parçası keştigeh liman keştigeh rıhtım keştivan gemici keştivanî gemicilik keştiya balafiran uçak gemisi keştiya bixêlî yelkenli gemi keştiya rêwiyan yolcu gemisi keştî gemi keştî vapur keştîbar yük gemisi keştîgeh liman keştîgeh rıhtım keştîvan gemici ket yonca ketandî yatalak ketezer sarı çiçekli yonca ketin devrilmek ketin düşmek ketin geçmek ketin girmek ketin yıkılmak ketin avê suya düşmek ketin avê yüzmek ketin cilan yatağa düşmek ketin ciyawaziyê ihtilafa düşmek ketin çelemê lades tutuşmak ketin hundir içeri girmek ketin miçilgê bahse girmek ketin miçilgê iddiaya girmek ketin navberê araya girmek ketin nivînê yatağa düşmek ketin paxavê paniğe kapılmak ketin pey peşine düşmek ketin pêşbazîyê yarışmaya girmek ketin silûke inzivaya çekilmek ketin silûkê inzivaya çekilmek ketin şaşiyê hataya düşmek ketin şaşkirin şaşırmak ketin teşqelê telaşa düşmek/telaşlanmak ketin xelwetê inzivaya çekilmek ketincilan yatağa düşmek ketinmiçilgê iddiaya girmek ketinpêşbirkê yarışmaya girmek ketintengasiyê sıkıntıya düşmek ketî düşkün ketî düşmüş ketî düşük ketî mağdur ketî müflis ketîbûn düşkünlük ketûber sıradan ketxweda kahya keval tablet keval tablo kevalber taş tablet kevan parantez kevan yay kevane ayraç kevane kavis kevane köprü kemeri kevanî ev kadını kevçî kaşık kevel koyun v.b. hayvanların derisi kever benekli keçi kever kırçıl kever kayaylardan oluşan dağ kevil koyun derisi kevir taş kevir kirin taşlamak kevî baharda doruklarda kalan kar kevî kıyı kevî kenar kevî sahil kevî yan kevîşen kumsal kevîşen plaj kevjal yengeç kevjalê derya ıstakoz kevloşk kırışık kevn eski kevn eskimiş kevn bûn eskimek kevn kirin eskitmek kevnar antik kevnare antika kevnarefroş antikacı kevnarik ikinci el eşya kevne eski kevne köhne kevnefroş eskici kevneparêz muhafazakar kevneparêz tutucu kevneperest grici kevneperest muhafazakar kevneperest tutucu kevneşop gelenek kevneşop kelenek kevneşopî geleneksel kevnik ıskarta kevok güvercin kevot akça ağaç kevot kumru kevot meyve vermeyen ve dalları kaşık yapılan bir ağaç kevz yosun kew keklik kewandin pansuman kewandin pansuman yapmak kewar ambar kewar arı kovanı kewara mêşan arı kovanı kewaşe çöküntü Kewçêr Ekim ayı kewdank kılıf kewdank muhafazalık kewden ahmak kewden geri zekalı kewderî yabani horoz kewişîn bina gibi şeylerin çökmesi kewşen güneş görmeyen yamaç kewtîn havlamak key kral keya muhtar keyanî krallık keyanî muhtarlık keybanû kraliçe keyitî krallık keyitî monarşi keyîtî monarşi keyparêz monarşist keys firsat keyso fırsatçı keyso oportünüst keysperest fırsatçı keysperest oportünüst keysperestî fırsatçılık kezaxtin budamak kezeb ciğer kezebreş karaciğer kezî kakül kezwan menengiç kê kim kê kimin kêç pire kêf eğlence kêf keyf kêf keyif kêf zevk kêf jê girtin zevk almak kêf kirin keyfetmek kêfkarî keyfi kêfşing yengeç kêfxweş memnun kêl dikili taş kêlan toprağı sürmek kêlandî tirpan kêlangeh sürüme ayrılmış toprak kêlbik bir kertenkele türü kêlek yan kêlek yan taraf kêlek yanı başı kêlik mezar taşı kêlî ikincil kêlî kaba dikiş kêlî ötürü kêlî tali kêlî teyel kêlîk kısa an kêlîk lahza kêlîka din biraz önce kêm az kêm cerahat kêm eksik kêm irin kêm noksan kêm bûn azalmak kêm bûn eksilmek kêm bûn kıtlaşmak kêm dîtin az görmek kêm dîtin azımsamak kêm dîtin hakir görmek kêm û zêde aşağı yukarı kêmagahî bilgi eksikliği kêmahî eksiklik kêmanî azaltmak kêmanî eksiklik kêmanî hata kêmanî kısmak kêmanî kusur kêmasî eksiklik kêmasî hata kêmasî kusur kêmasî özür kêmber az ürünlü kêmber ensiz kêmber verimsiz kêmbûn azalmak kêmbûn eksilmek kêmdîtin ara sıra görmek kêmdîtin az görmek kêmdîtin hakir görmek kêmdîtin hor görmek kêmheş geri zekalı kêmî azlık kêmî yetersizlik kêmkirin azaltmak kêmkirin eksiltmek kêmkirin kısmak kêmlebat alil kêmtirîn asgari kêmtirîn minimum kêmxwînî anemi kêmxwînî zafiyet kêmzêde ortalama kêmzêde takriben kêmzêde yaklaşık kêr bıçak kêr fayda kêr fonksiyon kêr işlev kêr yarar kêr jê dîtin yararlanmak kêr kirin bıçaklamak kêrakî pazar günü kêran damlara atılan kiriş kêran mertek kêranîn yararlanmak kêrdar yararlı kêrdarî yararlılık kêrguh tavşan kêrhatinî elverişlilik kêrhatî elverişli kêrhatî kullanışlı kêrhatî yararlı kêrik çakı kêrkirin bıçaklamak kêrtik eğe kêrtik kirin eğelemek kêrtik kirin kertik atmak kêse kestirme kêsim biçim kêsim şekil kêsimandin biçimlendirmek kêsimandin şekillendirmek kêsimîn biçimlenmek kêş cazibe kêş çeken kêş çekici kêş tartı kêş taşıyan kêşan çekmek kêşan tartmak kêşan taşımak kêşandî tartılı kêşe dara kêşe denge kêşe problem kêşe sorun kêşe û vekêş gel-git kêşe û vekêş medcezir kêşeya kurdî kürt sorunu kêşik yay kirişi kêşîn çekilmek kêşîn tartılmak kêşîn taşınmak kêşwer cazibeli kêvjal yengeç kêvroşk tavşan kêzik böcek kêzîn büz kêzîn döşemek kêzîn kanalizasyon kifêrî ılgın ağacı kifik küf Kifrî Irak’ta bir Kürt kenti kifş açık kifş açıkta kifş belli kifşbûn belirmek kifşbûn belli olmak kifşkirin açığa çıkarmak kifşkirin belirtmek kil rastık kil salınım kil salıncak vb. şeylerin her bir salınımı kil sarkaç kil sürme kil yayık kilam şarkı kilam türkü kilandin yayıl yalmak kilaw başörtüsü kilb iri duvar çivisi kilb uzun ve kalın çivi kilçan el feneri kilçêv sürme kalemi kilêb çapa kiling kuşkonmaz kilîkilî ağaç kakan kilîl anahtar kilîlk anahtar kilîlk kilit kilît anahtar kilît kilit kilît kirin kilitlemek kilîtdank anahtarlık kilîtkirî kilitli kilk sütün başlığı kilkirin sürme çekmek kilor börek kilor çörek kilor kömme kilosk çanak kilosk çömlek kilox kafatası kilox kelle kils kireç kilyar acur kimê şişe kapağı kimê tapa kin kisa kin bûn kısalmak kin kirin kısaltmak kinahî kisalik kinare ud kinbûn kısalmak kinc çamaşır kinc elbise kinc giysi kincik paçavra kincjixwekirin soyunmak kinclixwekirin giyinmek kind zillet kindik cici kindir kendir kindir kendir halat kine-mine derme-çatma kine-mine kör-topal kine-mine yarım-yamalak kinêr abse kinêr çıban kinêzet silsile king but kinif kenevir kinik bodur kinik kısa kinik kisa boylu kinîn kinin kinkirin kisaltmak kinoş cimri kinoş pinti kinoşe süpürge kinûşk pembe kir kısa kulaklı hayvan kir û frotin alım satım kiramî bir kılıç çeşidi kirar fail kirar fiil kirarî işlem kiras gömlek kirdan büyük ve kalın oklava kirdar yaptırım uygulayan kirdarî yaptırım kirde fail kirde özne kirde özne (grm.) kiremît kiremit kirê kira kirêt çirkin kirêt kirli kirêt pis kirêt yoz kirh çirkin kirin döktürmek kirin etmek kirin eylem kirin jê önekiyle (jêkirin) fiil kirin kesmek kirin koparmak kirin koymak kirin lê önekiyle (lêkirin) üstüne dökmek kirin yapmak kirin der kovmak kirin ser ulamak kiriyar abonmen kiriyar alıcı kiriyar müşteri kirîger alıcı kirîger müşteri kirîn kirîn û firotin kirîn müşteri kirîn satın almak kirîn û firotin alım satım kirîn û firotin alışveriş kirkaş paldır küldür kirkaşbirin paldır küldür götürmek kirkirik kıkırdak kirkirok yemek borusu kirman hisar kirman kale Kirmansah Kermanşah kirmişîn büzülmek kirosk ahlat kirotî raşitizm kirp vurgu kirpandin vurgulamak kirtîn kütürdemek kirtûpan baştan savma kirtûpan gelişi kirtûpan güzel kirtûpan üstün körü kirtûpan üstünkörü kirû fenomen kirû olgu kirûr yarım milyon kiryar abone kiryar alıcı kiryar eden kiryar icraatçı kiryar uygulama kiryar yapan kiryar bûn abone olmak kiryarî abonman kiryarî icraat kisûr attariye kisûr kumaş kisûr küsür kiş kışkırtma kiş teşvik kiş kirin kışkırtmak kişandin çekiliş kişandin çekmek kişandin içine çekmek kişandin tartmak kişik satranç kişiyan ber yanaşmak kişîner çekici kişkirin kışkırtmak kişmiş kuş üzümü kitan keten kitekit ayrıntı kitik kedi kixs soğan arpacığı kiz kısık kiz meyus kiz sönük kizik kıkırdak kizin burçak kizirîn tütsülenmek kizirîn tüyleri yanmak kizîr hakem kizîr yardımcı kizmik posa kizwet kiyafet kî kim kîjan hangi kîjan hangisi kîl kil kîlogram kilo(gram) kîlometr kilometre kîlowat kilovat kîmye kimya kîmyewî kimyasal kîn garaz kîn kin kîn girêdan kin bağlamak kînaye kinaye kîndar kindar kîp sık kîp sıkı kîp sımsıkı kîp bûn sıkıca kapanmak kîp kirin sıkıca kapatmak kîper ince bağırsak kîpkirin sıkıştırmak kîpkirin sıkmak kîr erkek cinsel organı kîr penis kîs cüzdan kîs torba kîsik kese kîso kaplumbağa kîso tosbağa kîşwer memleket kîşwer ülke kîte hece kîteandin hecelemek kîtekît ayrıntı kîtekît detay kîtkît ayrıntı kîtkît teferruat Kîwan Satürn klamên serhewa uzun hava ko ki Ko Ülker yıldızı koc asma kilit koç göç koç hicret koç kirin göçmek koçber göçmen koçberî göç koçberî göçmenlik koçek köçek koçer göçebe koçer göçer koçik kabul odası koçik selamlık koçkirin göçetmek koçrevî göç koçrevî tehcir kod ağaçtan kap kod saz ve benzeri müzik aletlerinin şişkin kısmı kod tekne kod ud koderî mera veya otlak kirası koga büyük mağaza kojtin kemirmek kok akort kok akortlu kok kök kok süs kok süslü kok üstü başı düzgün kok kirin akort etmek kok kirin bezemek kok kirin donatmak kok kirin süslemek kok qelandin kökünü kazımak koka zer Hint safranı kokandin akort etmek kokandin bezemek kokandin donatmak kokandin süslemek kokim çok yaşlı kokim çok yaşlı kişi kokîn süslenmek kokos nargile kol boynuzsuz kol keçi kol küt kolan cadde kolan eşelemek kolan hafriyat kolan kazmak kolan sokak kolan kirin enselemek kole esir kole köle koledar köle sahibi koledar sömürgeci koletî kölelik kolik çardak kolik nişangah kolit gece kondu kolîn eşelemek kolîn kazmak kolîtik tezeklerden yapılan yığın kolnyar arkeolog kolnyarnasî arkeoloji kolonî koloni koloz yün başlık kom cumhur kom grup kom küme kom topluluk kom bûn temerküz kom bûn toplanma kom kirin biriktirmek kom kirin tahsil etmek kom kirin toparlamak kom kirin toplamak kom kirin yığmak komar cumhuriyet komarvan cumhuriyetçi kombers bilgisayar kombûn toplanmak komcivîn genel kurul komcivîn kongre komcivîna karûbarên tevayî genel hizmetler komcivîna tevayî genel kurul komdarî toplu komel cemiyet komel dernek komel toplum komele dernek komeleyatî sosyal komeleyatî toplumsal komik grup komik topluluk komînak toplam komîtiya kargeriyê yönetim kurulu komîtiya kargerxane yönetim yeri komîtiya şêwrê danışma kurulu komîtî komite komkarî kolektivizm komkeştî filo komkirin biriktirmek komkirin toplanmak komkujî katliam kompere meblağ kompere toplu para komploker entrikacı komploker komplocu kon çadır kon kon vegirtin çadır çadır açmak kon vegirtin çadır kurmak kone kurnaz kone uyanık konik örümcek ağı konî koni konser konser konsîl konsey konsul konsolos konsulxane konsolosluk kop eli sakat kopare deve hörgücü kopel doruk Kopenhag Kopenhag (Danimarka’nın başkenti) kopî kopya kopî kirin kopya etmek kopî kişandin kopya çekmek kor ama kor kör korbawerî kör inanç kordûnde çocuğu olmayan korebîn dargörüşlü koremar kör yılan koremişk kör fare koremişk köstebek korik loş ışık koritî körlük korîzan geri zekalı kort çukur kortal büyük çukur kortal uçurum kose köse kosele kösele kosp engel kostek köstek koş böğür koş etek koş eteklik koşan çaba koşan çekişme koşan uğraş koşebend köşebent koşebend köşeli parantez koşîn çekişmek koşk köşk koşk saray koştin kemirmek kot kemiklerin yuvarlak ucu kot kesici aletlerin körelmesi kot küt kotan pulluk kotek dayak kotek patak kotek kirin dayak atmak kotek kirin pataklamak kotekî zorla koter kolye kotin kemirmek kotinker kemirgen kotî cüzam kotî cüzzam hastalığı kotîbûyî cüzamlı kotûkêş badire kov içbükey kov kambur kov konkav kov obruk koval helezonik koval sarmal kovan hüzün kovan keder kovan özlem kovar degi kovar dergi kovar mecmua kovik argoda kıç kovik huni kovî vahşi kovî yabani kovî yabanî kox kümes koxik kümes koy dağ koye köy sancak koyistan dağlık kozere iri saman kozik keçi ve kuzu ağılı kozik kulübecik kozik metris kozik mevzi kozik pusu kozikdanîn pusu kurmak kozir köz kozmetîk kozmetik ku eğer ku ise ku ki ku nerde ku nere ku nerede ku nereden ku neresi ku der neresi kubar kibar kubarî kibarlık kuç taş kuçe sokak küçik köpek kudandin sürdürmek kudandin sürdürüp gitmek kudandin sürüncemede bırakmak kuder nere kuder neresi kudik ayı kudik domuz yavrusu kudîn sürmek kudîn sürüncemede kalmak kudîn sürüp gitmek kufik küf kufikî küflü kufikî bûn küflenmek kufîn homurdanmak kujar cinayet kujar katliam kujardar öldürücü kujtar cani kujtar katil kujyar öldürücü kukurd kükürt kul çıban kul elem kul keder kul yara kulab çengel kulab pençe kulav keçe kulb obur kulbe çapa kulbe nacak kulbe kirin çapalamak kule cibinlik kulek aksak kulek aksayan kulek baca kulek delik kulek topal kulemar çaylak kuleng ağaç bidon kulik bulaşıcı hayvan hastalığı kulik kukuleta kulindir dolmalık kabak kulî çekirge kulîçe kurabiye kulîçe pasta kulîçefiroş pastacı kulîçexane pasta(ha)ne kulîlk çiçek kulîlk kır çiçeği kulîlk tomurcuk kulîmek oyluk kemiği kulîn aksamak kulîn silo kulîn topallamak kulîn yatak dolabı kulkulîn güçlük içinde sürüklenip gitmek kulm avuç kulm yumruk kulmek bir avuç kulxan külhan kum başlık kum kep kum külah kum külâh takke kum avêtin kavga istemek kumbet kubbe kumbet kümbet kumêt kırmızı (at rengi) kumik mantar kumişandin çökertmek (bina kumişandin sistem vb.) kumişîn çökmek kumzirx miğfer kun delik kun bûn delinmek kunc açı kunc iç kunc köşe kunc zaviye kuncebend köşebent kuncenivîs köşe yazarı kuncenivîsar köşe yazısı kuncik açı kuncik iç kuncik köşe kuncik zaviye kuncî susam kund baykuş kundir argoda yeteneksiz kundir beceriksiz kundir kabak kundirê avî su kabağı kundirê girîtî dolmalık kabak kundirê zer bal kabağı kunk künk kunker delgi kunker delici kunkirin delmek kur erkek oğlan kur evlat (erkek için) kurbeşk porsuk Kurd Kürt kurdayetî kürtlük kurdewarî kürtlere özgü Kurdistan Kürdistan Kurdistanî Kürdistanlı Kurdî Kürtçe kurhelî üvey ev at kurik erkek çocuk kurîşk büzgü kurk kuluçka kurk kürk kurkirin traş olmak kurm kurt kurm kurtcuk kurmam amca oğlu Kurmanc Kürtlerin üç boyundan biri Kurmancî kurmancların lehçesi kurmet hala oğlu kurmî kurtlanmış kurmî kurtlu kurmî bûn kurtlanmak kurmîbûn kurtlanmak kursî iskemle kursî kürsü kursî sandalye kursî tabure kurt kısa kurt kızışmış kurt bûn kısalmak kurt bûn kızışmak (kuşlar için) kurtahî kısalık kurtan eşek palanı kurtan semer kurtayî özet kurtbîn dar görüşlü kurtbîn miyop kurtbûn kısalmak kurte özet kurtebir özet kurtebir kirin özetlemek kurtêl ekmek artığı kurtêl ekmek artıkları kurtî kısalık kurtkirin kısaltmak kurtkirin tıraş etmek kurtûpist dedikodu kurxal dayıoğlu kusk mavi gözlü kuşte alçı kuştin öldürmek kuştinxwazî suikast kuştî makbul kuştî ölü kuştox katil kuştox öldüren kut kirin didiklemek (kuşlar için) kuta netice kuta son kutabûn bitmek kutahî bitim kutahî son kutahî sonuç kutahî bûn bitmek kutahî bûn tükenmek kutakirin bitirmek kutan dövmek kutan hırpalamak kutan vurmak kutek dayak kutek istinat direği kutek payanda kutek tokmak kutilk içli köfte kutkutok ağaç kakan kutlik içli köfte kuvark mantar kuwar ambar Kuweyt Kuveyt Kuweytî Kuveytli kuxik öksürük kuxîn öksürmek küz çömlek küz testi kuzel roka otu kûbî kübik kûçe sokak kûçik it kûçik köpek kûd felçli kûd kötürüm kûd sakat kûkla kukla kûklabaz kuklacı kûlan bellemek kûlan kazmak kûlan sürmek (toprak) kûlîs kulis kûn kıç kûn makat kûnek ibne kûp çöküntü kûpandin çökertmek kûpik kupa kûpîn çöküş (metal kaplar için) kûr derin kûr para kuru kûr bûn derinleşmek kûr kirin derinleştirmek kûrahî derinlik kûrayî derinlik kûrbûn derinleşmek kûre demirci ocağı kûrebûn ayrıntıları gören kûrebûn derin görüşlü kûrevan ocakçı kûrik körük kûrîn sesli ağlamak kûrkirin derinleştirmek kûrt çukur kûrtal büyük çukur kûrtal krater kûrtik küçük çukur kûrtmanik golf kûsik şişe kûsî kaplumbağa kûtal ticari eşya kûtî enik kûtî it kûtî köpek kûtîavî köpek balığı kûz testi kûz testi çömlek kûze sansar kûzik çömlek kûzker çömlekçi kûzkerî çömlekçilik L Kürt alfabesinin on beşinci harfi labikandin bir işi karıştırmak labor bir tür hint kılıcı labût zıpkın lac erkek çocuk lacîwerd bir çeşit kumaş lacîwerd bir renk laçik kadın baş örtüsü laçik kurdele laf laf lafaw şiddetli sağanak lafazan laf bilen lafazan lafazan laflafok sarmaşık lahor bir tür hint kılıcı laîsîzm laiklik lajwerd maden lajwerd metal lajwerdî madeni lajwerdî metalürji lak disk lak el büyüklüğünde yassı taş lak kepekten yapılan köpek yiyeceği lake lake lakîn köpek yiyeceğinin kabı lal dilsiz lal keke lal lal lale lâle lalengî mandalina lalî geniş lalî yayvan tabak lalote kekeme lam çene lambe lamba lame elmacık kemiği ile alt çene arasındaki bölüm lame yanak landik beşik lapüşk pençe lapûşk pençe laq zayıf et laqûn popo lar manda barınağı lar öksüz lareş kangren lasar dik kafalı lasar inatçı lasayî taklit lasayîkirin taklit etmek laser sel lask sap lastîk lastik laş bünye laş cüsse laş gövde laş vücud laş vücut laşgir iri vücutlu laşgiran hantal lat masif kaya lat parça lat parsel lat tarh lat yassı kayalar latajotin mec. geyik muhabbeti yapmak latimandin bulaştırma Latin Latin Latinî Latince laûbalî laubali lav lav lava dua lava yakarış lava yalvarış lava kirin yalvarmak lavahî yalvarma lavaker dua eden lavaker yalvaran lavakirin yakarmak lavakirin yalvarmak lavlavk sarmaşık bitkisi lavlavok çok yakaran kimse law körpe law oğul law velet lawan konfor lawandin figan etmek lawaz cılız lawaz sıska lawij ağıt lawij ilahi lawij türkü lawik oğlan lawir hayvan lawir vahşi hayvan lawîj ilahi lawîj türkü lawlaw sarmaşık lay taraf lay yan lay yön layen taraf layen yan layen yön layergir taraftar layergir yandaş lazüt mısır bitkisi lazût mısır lazût mısır bitkisi lebat hareket lebat organ lebat uzuv lebatî ettirgen lebatî organik lebikandin çıkmaza sokmak lebikandin içinden çıkılmaz hale sokmak lebikandin uğraştırma lebikîn aksamak lebikîn çıkmaza sokulmak lebikîn uğraşma lebitandin harekete geçirmek lebitandin kımıldatmak lebitîn depreşmek lebitîn didinmek lebitîn harekete geçmek lebitîn kımıldamak lebk uğraş leblebî leblebi lebûdî keçe dokuyan lec münakaşa lec tartışma lef kesir lefandin dolamak lefandin sarmak lefên dehane ondalık kesir lefîn dolanılmak lefîn sarılmak legan leğen legleg leylek leheng kahraman leheng yiğit lehengî kahramanlık lehêm lehim lehik ek lehik eklenti lehikandin iki şeyi birbirine yaklaştırmak eklemek lehikandin ulamak lehikîn eklenmek lehikîn ulanmak lehî sel lehî taşkın lehmacûn lahmacun lehn aslan veya yabani hayvan ini lehn ayı lek naylon lekan kar ayakkabısı lekaş topuksuz ve arkası olmayan ayakkabı leke leke leke kirin lekelemek lekedar lekeleyici lekitandin otlatmak lekitîn otlamak lele boyun prangası lele lala lele sadrazam lele vezir lem kabak lem karpuz gibi bitkilerin teveği lem kavun lem tevek lemisîn korku veya soğuktan vücudun büzüşmesi lemlate yığın lemper sini lemper tepsi lencîn hantalca yürümek lend aslan ini lend aslan veya yabani hayvan ini lend ayı leng aksak leng topal lenger astronomide uçan daire lenger çopa demiri lenger gemi demiri lenger geniş tepsi lenger uçan daire lenger berdan demirlemek lengergeh iskele lengergeh liman lengerî bir çeşit tepsi leopar leopar lep pençe lepe lapa lepik eldiven lepira ansızın leq kıpırtı leq oynak leqandin kımıldatmak leqandin kıpırdatmak leqayîbûn karşılaşmak leqayîbûn rastlamak leqîn kımıldamak leqîn kıpırdamak lerizandin sarsmak lerizandin titretmek lerizîn titremek lerizîn ürpermek lerz sarsılma lerz sarsıntı lerz titreme lerza tayê sıtma nöbeti lerzek çok çamurlu yer lerzeta malarya lerzeta sıtma lerzok sarsılan lerzok sarsak lerzok titrek lerzok titreyen leş kadavra leş leş leşker asker leşkergeh kışla leşkergeh ordugah leşkerî askeri leşkerî askerlik leşkerxane orduevi letan uslu uslu durmak letandin susturmak letandin uslu durmasını sağlamak letok asude letok uslu leva pay leva kirin paylaştırmak levakirin paylaştırmak leven kamış leven şeker kamışı Levkosia Lefkoşe (Kıbrıs’ın başkenti) lewante lavanta lewaş müşfik lewate homoseksüel lewçe boş boğaz lewçe geveze lewçe ukala lewe alüvyon lewe bataklık lewen kamış lewen saz lewend başına buyruk lewend serbest lewhe levha lewitandin kirletmek lewitî berbat lewitî kirli lewitî lekeli lewitîn berbat olmak lewitîn kirlenmek lewleb çıkrık lewleb kuyu çıkrığı lewma bu yüzden lewma ondan dolayı lewma onun için lewma zira lewma ko gerçi lewma ko zira lewra bundan dolayı lewra o yüzden lewre çünkü lewre dolayısıyla lewre onun için lewre zira lewrek levrek lews sarkık dudaklı lexem lağım leylan serap leylank zambak leyz oyun lez acele lez çabuk lez hız lez kirin acele etmek lez kirin hızlanmak lezahî ivme lezandin acele etmek lezgirtin hızlanmak lezgîn aceleci lezîn sürat almak lezk acil lezkirin acele etmek lezok aceleci lezûbez apar topar lê ama lê ancak lê bununla beraber lê fakat lê kadına hitap lê ya lê yalnız lê belê ama lê belê fakat lê borîn mazur görmek lê çûn benzemek lê çûn çekmek lê ew ya o lê fîkandin ıslıklamak lê nêz bûn yaklaşım lê reşandin serpelemek lê sor kirin kızıştırmak lê sorkirin kızıştırmak lê teng kirin daraltmak lê teng kirin kıstırmak lê vegerandin iade etmek lê weran uydurmak lê zêde kirin artırmak lêanîn adapte etmek lêanîn uyarlamak lêanîn uydurma lêanîn uydurmak lêanîn yakıştırmak lêayanbûn içine doğmak lêbar kirin isnat etmek lêbar kirin yüklemek lêbarker isnat eden lêbarker yükleyen lêbarkirî müsnet lêbarkirî yüklenen lêbelê ancak lêbelê bununla beraber lêbelê fakat lêbezîn dövmek lêbok dalkavuk lêbok yaltakçı lêbokî kirin yaltaklanmak lêborîn affetmek lêborîn bağışlamak lêborîn geçmek lêborîn kusuruna bakmamak lêborîn mazur görmek lêborîn xwestin özür dilemek lêç doğru yoldan ayrılma lêç doğru yoldan sapma lêç sapma lêçan sapık lêçûn harcama lêçûn masraf lêdan dövmek lêdan işkence etmek lêdan vurmak lêgemardan ablukaya almak lêgemardan kuşatmak lêgerîn aramak lêgerîn araştırmak lêgerîn irdelemek lêguncandin uyarlamak lêguncîn müsait olmak lêguncîn uymak lêguncîn uyuşmak lêhatin bağdaşma lêhatin uymak lêhatin yakışmak lêhatin yaramak lêhûrbûn konsantre olmak lêhûrbûn yoğunlaşmak lêkanîn barıştırmak lêkdan birbirine vurmak lêker dilbilgisinde fiil lêker eylem lêker fiil lêker yüklem lêketin değmek lêketin isabet etmek lêketin yakışmak lêketin yaranmak lêkirin duvar onarmak lêkirin giydirmek lêkirin isim koymak lêkolîn araştırmak lêkolîn inceleme lêkolîn incelemek lêlav sulu kar lêlav yağmurla karışık kar lênandin isim veya yemek koymak lênêr bakan lênêr nazır lênêrîn bakım lênêrîna dinyê dünya görüşü lênihêr bakan lênihêr nazır lênihêrîn bakmak lênîştin araba lênîştin hayvan vb. binmek lênûsk defter lênûska nîşeyan not defteri lêp entrika lêp hile lêpêçan sarılmak lêpêçan sarmalamak lêpirsîn ahavalini sormak lêpirsîn araştırma lêpirsîn haber röportaj lêpirsîn halini lêpirsîn sormak lêpirsîn soruşturma lêpirsîn soruşturmak lêpok gülünç duruma düşen lêqelibîn çarpmak lêqelibîn dalmak lêqewimî mağdur lêrabûn kalkışmak lêrahatin bağışıklık kazanmak lêrastanîn zamanlama lêrasthatinî gelişigüzel lêrasthatinî karşılaşma lêrasthatinî tesadüfi lêsiwarbûn bir şeye binmek lêsorbûn ısrar etmek lêsorbûn yoğunlaşmak lêsorkirin kışkırtmak lêsorkirin teşvik etmek lêtemaşekirin izlemek lêtemaşekirin seyretmek lêtûj kirin kızıştırmak lêv dudak lêv kıyı lêv kenar lêve lêv tıklım tıklım lêveger iade lêvegerandin cevaplamak lêvegerandin iade etmek lêvegerandin indirgemek lêvegerandin karşı gelmek lêxebitîn çabalamak lêxebitîn uğraşmak lêxêrveanîn şükretmek lêxistin dövmek lêxistin vurmak lêzim akraba lêzim hısım lêzim yakın lêzimatî akrabalık lêzokî kapris li ı li da li de li e li i halini verir li içinde anlamı katan edat li içte li isme a li aliyê din diğer taraftan li ber dil dan teselli etmek li cîh yerine li cîh de anında li cîh de yerinde li dar e uygulamada olan li dar e yürürlükte li darxistin düzenlemek li dijî karşısında li dijî karşıt li dijî derketin karşı çıkmak li dorê etrafında li gor azînê usulüne göre li gora dorê sırasına göre li hemberî karşılık olarak li hemberî mukabilinde li hemberî min rûnişt karşımda oturdu li hev nihêr birbirine bakmak li hevanîn barıştırmak li hevhatin bağdaşmak li hevhatin barışmak li hevhatin uyuşmak li hevkirin anlaşmak li hevnêzîk bûn yakınlaşmak li hevxistin karıştırmak li hevxistin karmak li hevxistin katmak li hevxistin müsademe li hevxistin vuruşmak li hevxistî karışmış li hevxistî karıştırılmış li jêr aşağda li jor yukarıda li jor yukarda li kêmasîye nenihêrin kusura bakmayınız! li kû nerede li min bibore beni bağışla li paş arkada li pey müteakiben li pey peşi sıra li pey bezîn peşinde koşmak li pey çûn izlemek li pey gerîn peşinde dolaşmak li peyhev arka arkaya li pêş iler(i)de li pêş önde li pêş me önümüzde li pişta çiyê dağın ardı li rêzê sırada li ser dair li ser üzerinde li ser üzerine li ser hev üst üste li ser hev kom bûn yığışmak li ser pîyan ayakta li ser ramîn üzerinde düşünmek li serkar iş başında li vê derê burada li vir burda li vira burada li xwe anin itiraf etmek li xwe danenîn tenezzül etmemek li xwe danin tenezzül etmek li xwe kirin giyinmek lib tane lib tek lib û lib tane tane lib û lib tek tek libade pardösü libat organ libendê man beklemek libendê sekinîn beklemek liberabûn itiraz libergerandin yalvartmak libergerîn yakarmak libergerîn yalvarmak liberguhketin kulağına çalınmak liberxweketin mahçup olmak libê buyur libê buyurun libê efendim libinî altta libinî dipte Libnan Lübnan Libnanî Lübnanlı Libya Libya Libyayî Libyalı lidarxistin düzenlemek lidarxistin organize etmek lifandin burmak lifandin kıvırmak ligel beraber ligel birlikte ligel buna rağmen ligel ile ligel nezdinde ligel vê yekê buna rağmen ligel vê yekê bununla birlikte ligor xuya dike görünüşte lihevbezîn dövüşmek lihevcivîn toplanmak lihevhatin barışmak lihevhatin uzlaşmak lihevhêner uzlaşmacı lihevkirin anlaşamak lihevkirin uzlaşma lihevkirî tutarlı lihevrasthatin karşılaşmak lihevrûniştin görüşmek lihevrûniştin müzakere etmek lihevxistin kapışmak lihevxistin karıştırmak lihevxistî karma lihêf yorgan lihêfe sarık lihêffiroş yorgancı lihêviyê man/sekinîn beklemek lihêviyêmayin beklemek lihêviyêsekinîn beklemek lijne komite lijne kurul ling ayak lingmelik düztaban liq askeri birlik liq bölük liq bölüm liq seksiyon liq şube liqayî bûn karşılaşmak litav bataklık liv devinim liv hareket liv kımıldama liv kıpırtı livandin kımıldatmak livîn devînmek livîn kımıldamak livîn kıpıldamak livîn kıpırdamak livîn seğirmek livok gevşek livok oynak lixab gem lixab kirin gem vurmak lixêz yapışkan liyan kayak liyan kayak sporu lîberal liberal lîberal serbest lîberalîzm liberalizm lîberalîzm serbestlik lîf kese lîf lif lîfik kese lîfik lif lîfikvan keseci lîl alerji sivilceleri lîlan zılgıt lîlandin zılgıt çekmek lîlik gözbebeği lîloz lâle lîme lime lîme lîme lime lime lîme lîme bûn lime lime olmak lîmon limon lîmonete limonata lînç linç lîrandin zılgıt çekmek lîre lira lîret liret lîs kümes lîs tünek lîs yuva lîsans lisans lîsansa bilind yüksek lisans Lîsbon Lizbon (Portekiz’in başkenti) lîse lise lîsîn konmak lîsîn tünemek lîsp örgü kenarı lîste liste lîstik oyun lîstik xirok oyun bozan lîstikvan oyuncu lîstin oynamak lîstok oynak lîstok oyuncak lîtav bataklık lîtir litre lîwa tugay lîwan gem lîz oyun lo erkeğe hitap lod yığın lod bûn saman ve ot için lod bûn yığılmak lodkirin yığmak lodkirî yığılı log tırıs lok erkek deve lok kısa tüylü yük devesi lok tırıs lome serzeniş lome kirin serzenişte bulunma lomekar serzenişte bulunan lomekirin ayıplamak lomekirin serzenişte bulunmak London Londra (İngiltere’nin başkenti) lop kalın elbise lop lop lopik içli köfte loq silindir loqîn kırıtmak loqum lokum lorandin ağıt söylemek lorandin ninni söylemek lorî ninni lorîn ninni söylemek lostik bataklık lostik vıcık loş ince yufka ekmeği lotik atlama lotik hayvanların çifte atarak kaçmaları lotik sıçrama lotik avêtin sıçramak lotikxane argoda diskotek lotim ikramiye lotke kayık lotkevan kayıkçı lowî fasulye lowîyên ter taze fasulye Lubnan Lübnan Lubnanî Lübnanlı Luksembûrg Lüksembourg lûdo çobanların sürüyü otlarken çaldıkları melodi lûl aşı (ağaçlar için) lûla pîl kol kemiği lûla zenda stûr dirsek kemiği lûlaq baldır lûle boru lûle namlu lûleper su zambağı lûlk saç lülesi lûr alerji sivilceleri lûsik pinek lûtke dağın tepesi lûtke doruk lûtke zirve m Kürt alfabesinin on altıncı harfi ma soru takısı Macar Macar Macarî Macarca Macarîstan Macaristan macûn macun macûna diranan diş macunu maç buse maç öpücük maç kirin öpmek Maçîn Hindi Çini made mide madek dişi manda madem madem maden maden mader ana mader anne maderşahî anaerkil Madrîd Madrid (İspanya’nın başkenti) maf hak maf kirin hakketmek maf xwarin hak yemek mafdar haklı mafê çaranûsê kendi kaderini tayin hakkı mafê çarenûsê kendi kaderini tayin hakkı mafê penaberiyê sığınma hakkı mafên mirovan insan hakları mafên nivîskariyê telif hakları mafir madem mafir ko madem ki mahî beyaz kemik mahr nikah maht oyun sırası maht set mahû dişi domuz mahû huysuz kadın mahzere üzüm sıkma cenderesi mak anaç mak dayik maker dişi eşek makew dişi keklik makezagon anayasa makêş büyük süzgeç makîne makine Mako İran’da bir Kürt kenti Mako Maku makûk mekik mal mal mal mesken mal meta mal mülkiyet mal servet Mal ava! Bravo! mal dar mal sahibi mal dar zengin mal darî mal sahipliği mal darî zenginlik mal xwê aile reisi mala bavanî çeyiz mala bavê baba evi malava bravo! malava yahu! malaxme tınaz malbat aile malbat familya malbûyîn mal oluş maldar zengin male mala malekêş sıvacı malêle kaldıraç malêz bulamaç malgişkî kirin kamulaştırmak malik beyit malik biy. hücre malik evcik malik göze malik mısra malik şiirde kıta malik tek ev malik tenya maliştin süpürmek maliştin (dimale simek maliştin (dimale süpürmek malîkxane yurtluk malîn süpürmek malname fatura malnişîn emekli malnişînbûn emekli olmak malnîş emekli Malta Malta Maltayî Maltalı malû kesek kırma makinesi malû tapan malxo aile reisi mam amca mam sevgi ve saygı belirten hitap maman ebe mambiz geyik mamhostad amca mamhostad öğretmen mamhostad profesör mamhostade bayan öğretmen mamik bilmece mamik tekerleme ve bilmece karşılığı olarak kulanılır mamosta öğretmen mamosta profesör mamostade bayan öğretmen mamoste öğretmen mamoste üstad mamzade amcalık man durmak man kalış man kalmak mand gelecek mand istikbal mandarîn mandalina mande kalan mande yerleşik mande yorgun mandele yadsıma mandelekirin inkar etmek mandelekirin yadsımak mandelkirin inkar etmek mandin yerleşmek mandin yorulmak mandî kalan mandî yerleşik mandî yorgun mandî nebin kolay gelsin mane mana manek soylu at manend benzer manend emsal manend misal manendî benzer manendî benzerlik manendî gibi manendî kabil manêle manivela mang ay oruç tutmak mang girtin oruç tutmak manga inek mange inek manker dişi eşek mantiqiyet mantıkçılık mar yılan mareşal mareşal marez sergi marezandin sergilemek marezvan sergici margîse bukalemun margîsk engerek maristan yılanların çok olduğu yer marî nikahlı marîjok sürüngen marîpişt omurga marîs ateist marîs dinsiz marlûlk solucan marmarok kertenkele marmasî yılan balığı marmasî yılanbalığı marmêlke kertenkele maroje kuşkonmaz marpêç helezon marpêçî helezonik marqe marka Mars Mars marûf maruf mase masa masiyê torîk torik balığı masî balık masî girtin balık tutmak masîgir balıkçı masîmûsa dilbalığı masîpank sazan balığı masîsitêrk denizyıldızı masîşûr kılıçbalığı masîwûrk sardalye mast yoğurt mast firoş yoğurtçu mastere göstermelik mastêrik huni masule bobin masule makara masûl fitil masûlke adale masûlke kas maş börülce maş andin aşındırmak maş andin yıpranmak maşe maşa maşel balık tuzağı maşelan meltem rüzgarı maşere yılancık maşêne bezelye çorbası maşêngeh kuzine maşik yeşil mercimek maşîn aşınmak maşîn eskimek maşîn yıpranmak maşot tırtıl mat mat olmak mat mat. satrançta şahın esir alınması mat man afallamak mat man şaşa kalmak matbûn donup kalmak matbûn şok olmak matem matem matkirin şok etmek mawe mühlet mawe süre max evin bölümleri max tavana atılan direkler arasındaki her bölüm maxolan melankolik maxolanî melankoli mayî arta kalan mayî artan mayî bakiye mayîn kalış mayîn kalmak mayînde kalıcı mayînde sürekli maytêker müdahaleci maytêkirin müdahale etmek mazî mazı mazmazk lumbago mazûvan ev sahibi mazûvan ev sahibi (misafirlik durumunda.) mazûvan konuk ağırlayan me biz me bize me bizim mebest amaç mebest gaye mebest kasıt mebest maksat mebest niyet mebest kirin amaçlamak mebest kirin kast etmek mebred pirinç tarlası mecaz mecaz mecazî mecazî mecerfe kar küreği med menzil medrebaz madrabaz mefer imkan mefer olanak mefreq bronz mefsik kevgir meger meğer meger ku meğer ki meh ay meha raborî geçen ay Mehabad Mahabad (Doğu Kürdistan’ın merkez şehrî) mehan erozyon mehandin aşındırmak mehandin mahf etmek mehandin yok etmek mehaniya endaman üye aidatı mehanî aylık mehder şefaat mehder kirin şefaat etmek mehdervan şefaatçi mehdik beşik mehes kaşağı mehiyan aşınma(metaller için) mehî aylık mehîn aşınma(metaller için) mehîn kısrak mehîr ayran çorbası mehkirin nikahlamak mehr nikah mehteşî kuraklık mehteşî susuzluk mehu dişi domuz mejî beyin mejî ilik mejî kok beyincik mejî şuştin beyin yıkamak mejîyê piştê omurilik mekat koyun için otlak vergisi mekok mekik Meksîka Meksika Meksîkaî Meksikalı melaq cilveli melaq dalkavuk melaq riyakar melaqî cilve melaqî yağcılık melavî azim melavî gayret melavî kirin azmetmek melbend menteşe melbend nahiye mele hoca mele imam mele molla melevan yüzücü melevanî yüzme melevanî kirin yüzmek melhem merhem melik mala meliqandin meyveleri suni yoldan olgunlaştırmak meliqîn meyvelerin dalda çürümesi melis andin sindirmek melisandin tavuklar için sindirmek melisîn sinmek melivandin azmettirmek Melîd Malatya melkeb büyük yuvarlak sepet melkemot Azrail melkemot ezrail veya cin için söylenir melkes süpürge melşe üvez melû ekin demetleri melûl melül melûl meyus melûl üzgün memik meme memik dan meme vermek memikdank sütyen men ölçülerde birim men giranî ağırlık birimi mend lı mend lu anlamı katar mend sonek mend sözcüğe li mendebûr mendebur Mendêl Irak’ta bir Kürt kenti mengene mengene menqel mangal menzel oda menzil erim meqerne makarna meqes makas meqeş delikli pilav pişirme kepçesi mer bel mer bel küreği mer kirin bellemek mera mera meran yasemin merc koşul merc şart merc girtin bahse girmek merc name şartname mercan mercan mercanok ateş çiçeği merd mert merdan tahta tokmak merdane merdane merdane silindir merdizme kaos merdizme karabasan merdî mertlik mered evlerdeki geniş pencere mered pencere mereg ot ve saman deposu merek samanlık mereqe soğan çorbası Mereş Maraş merez bela merez dayanılması güç durum merez dert merez hastalık merezdarî hastalıklı merezî hastalıklı merfet imkan merfet olanak merg can merhale aşama merhale evre meritîn vücutta sıyrılma veya soyulma meriv adam merix andin çökertmek merixîn büyükbaş hayvanların yatması merixîn çökmek (hayvanlar için) meriyet yürürlük Merîwan İran’da bir Kürt kenti merkane bidon merkane kavanoz merkirin bellemek mermî mermi merş çul merş kilim merşik çul merşik kilim mertal kalkan merx ardıç merx ardınç merz selden korumak için tarla etrafına kazılan ark merzekew fesleğen mesaxtin telef etmek mesaxtin yok etmek meselok fıkra mesihandin kuru temizlik yapmak mesihîn kuru temizleme Mesîh İsa Peygamber Mesîh masaj Mesîh okşamak Mesîh sıvazlamak Mesîhî Hıristiyan Mesîhparêz Hıristiyan Mesîhparêzî Hıristiyanlık mesîl kurumuş dere mesîlk derecik mesqelkirin cilalamak mest esrik mest mest mest bûn mayışmak mest bûn mest olmak mestan mest olmuş kişi mestekî reçine meş yürüyüş meşandin yürütmek meşfen teneşir meşîn yürümek meşînî ela meşk hayvan derisinden yapılan yayık meşk yayık meşkale küçük deri çanta meşkar yürüyüşçü meşlûl badem içinden yapılan sucuk meşlûl ceviz meştel fidelik met hala metal hiştin hayrette bırakmak metal man acayip kalmak metal man hayret etmek metelhişt şaşırtıcı meteor meteor meteorolojî meteoroloji meterîs korunak meterîs mevzi methelok vecize metik evlenmemiş hala metirsî endişe metirsî kaygı metran metropolit metran piskopos metran zıpkın mevred eğe mevred törpü mevred kirin eğelemek mevzuat mevzuat mewc dalga mewîj kuru üzüm mewranî hamile kadınların yiyecek arzusu mexel hayvanların dinlenmesi mexer nispeten yüksek düz arazi mexmûr mahmur mey içki mey şarap meya dişi katır meyandin durulamak meyandin mayalamak meyandin mecazi olarak politik vb. alanda dondurma meyav durgun su meydan alan meydan meydan meyger saki meyizandin baktırmak meyizandin seyrettirmek meyizîn bakmak meyizîn seyretmek meyîn mayalanmak meymûn maymun meyrok tırtıl meyt cenaze meyt ölü meyter seyis meyxur ayyaş meyxwer içkici meyxwer şarapçı meyzandin bakmak meyzandin seyretmek mezad açık artırma mezad ihale mezad mezat mezaxtin harcamak mezaxtin sarf etmek meze meze mezer mezar mezin büyük mezin bûn büyümek mezin kirin büyütmek mezinahî büyüklük mezinbûn büyümek mezintirîn azamet mezintirîn muazzam mezixîn telef olmak mezixtin telef etmek mezran kurma mezran vücuda getirme mezran yaratma mezrandî kurulu mezrandîn kurmak mezrandîn tesis etmek mezre mezra mezrek kuruluş mezrek kurum mezrek tesis mezringeh kuruluş mezringeh kurum mezringeh tesis mezrîb yağmur oluğu mezrîn damezrîn kurulmak mezüre mezura mê dişi mê dişil mêbaz kadın avcısı mêbaz zampara mêhîn dişil Mêhran İran’da bir Kürt kenti mêj eski mêj ezel mêj geçmiş mêjandin emdirmek mêjî beyin mêjî ilik mêjîn ezeli mêjo tarih mêjok emici mêjok sömürücü mêjû tarih mêjûnas tarihçi mêkut çekiç mêl eğilim mêl temayül mêlede meşale mêlede Nevroz’da yakılan meşale mêr adam mêr cesur mêr erkek mêr kirin evlenmek (kadın için) mêrandin göstermek mêranî erkeklik mêranî koca mêranî yiğitlik Mêrdîn Mardin mêrêavî balık adam mêrg çayır mêrg çimen mêrik adamcağız mêrî yiğitlik mêrkuj cani mêrkuj katil mêrûn vaftiz mêrûnker vaftizci mêrxas bahadır mêrxas cesur mêrxas yiğit mêş arı mêş sinek mêşa hingiv bal arısı mêşa hingiv balarısı mêşan arı kovanı mêşin koyungiller mêşlok böcek mêşlok böcekgiller mêşvanî arıcılık mêşxwer sinekçil mêtin emmek mêtin sömürmek mêtingeh sömürge mêtingehbûn sömürgeleşme mêtingehkar sömürgeci mêtingehkarî sömürgecilik mêtinger sömürgeci mêvan konuk mêvan misafir mêvan dar mihmandar mêvan darî mihmandarlık mêvan perwer konuksever mêvan perwer misafirperver mêvan perwerî konukseverlik mêvandarî misafirlik mêvanperwer konuksever mêvanxane konukevi mêvanxane misafirhane mêw asma mêw bağ kütüğü mêwî meyve mêwî yemiş mêwî froş manav mêxik karanfil mêzakirin bakış mêze kirin bakmak mêzer türban mêzên denge mêzên terazi miayene muayene miayene kirin muayene etmek miayene xane muayenehane micik işte gösterilen ciddeyt micilge girilen bahis micwer lacivert miçewr dini yerlerin hizmetkarı miçêj gıpta miçêj iştah miçilge bahis miçilge iddia miçiqandin suyunu çekmek miçiqandin suyunu kurutmak miçirandin tokalaşmak miçkirin gözlerini kapamak miçkirin yummak miço küçük erkek çocuk midas ayakkabı mifriz kadın tellalı mift bedava mift beleş mift xwer bedavacı mift xwer beleşçi mifte kilit miftî müftü miftîtî müftülük mih koyun mihês kaşağı mij sis mij bûn sislenmek mij û moran sisli ve dumanlı mijane mil (makine aksamı) mijang kirpik mijar konu mijar mevzu mijara çêlê söz konusu mijara qalê bahis konusu mijara qalkirinê mevz(u)bahis mijare mevzuat mijok asalak mijok somurucu mijokatî sömürü mijûl meşgul mijûl bûn meşgul olmak mijûl în meşgul olmak mijûl kirin meşgul etmek mijûlahî meşgale mijûlgeh büro mijûlî meşguliyet mikar ağaç oyma keskisi mikur bilinen mikur itiraf mikur maruf mikur tanınan mikur hatin itiraf etmek mikurhatin itiraf etmek mil kol mil omuz milkirin omuzlamak min ben min benim mincele benek mincele çil mincele leke mindal çocuk minet minnet minet dar minnettar minêkar arzulu minêkar istekli minêkarî gönüllülük minho rivayet minminîk kelebek minyatûr minyatür miqate bahane miqate mukayyet miqate bûn mukayyet olmak miqatebûn gözetmek miqilk kulplu tava mirar kesilmeden ölen hayvan yenmesi veya dokunması necis olan hayvan mirar murdar mirarî inci boncuk miravke sütleğen mirbaxî çulluk mircan mercan mirç şapırdatma mirç andin şapırdatmak mirç în şapırdamak mirdiyaq mertek miremir mırıltı mirêba ekin yarıcısı mirêk ayna mirês görkem mirês gösteriş mirês haşmet mirin ölmek mirin ölüm mirin vefat mirisî görkemsiz mirisî gösterişsiz mirisîn bir şeyin mirisîn kişinin görkeminin bozulması mirî ölü mirîşk tavuk mirîşo ölü yıkayıcısı mirmirîn mırıldanmak mirok fani mirok ölümlü mirov adam mirov akraba mirov insan mirovahî insanlık mirovane insanca mirovatî insanlık mirovê dewletê devlet adamı mirovê jînê hayat adamı mirovê olê din adamı mirovhez insancıl mirovhezî insancıllık mirovnas antropolog mirovnasî antropoloji mirovperwer hümanist mirovperwer insancıl mirovxwer yamyam mirûç figür mirûz asık yüz mirûz moral mirûz kirin surat asmak mis bakır misab ayakkabı çekeceği misab kerata misas övendire misêwa devamlı misêwa mütemadiyen misêwa sürekli misger bakırcı misgerî bakırcılık misilman müsülman Misir Mısır Misirî Mısırlı misîn ibrik miskan maden suyu kaynağı misoger kaçınılmaz misoger muhakkak mist avuç mist avuç içi ve miktarı mist dan masaj mist dan okşamak mist dan ovmak mist dan sıvazlamak mist dan ufalamak mişag ofis boy mişag ücretli mişar bıçkı mişar büyük testere mişar evlek mişar hızar mişar tarla bölümleri mişar testere mişe bol mişe ücret mişefil uçurum mişepere faiz mişext firar mişext kaçak mişext mülteci mişext sürgün mişextî sürgünlük mişextkirin sürgün etmek mişextkirin tehcir etmek mişexur parazit mişexur sömürücü mişeya kêmtirîn asgari ücret mişeya têketinê giriş ücreti mişk fare mişk sıçan mişkane rehin mişkatê hemel Mart- mişkatê hemel Nisan koç burcu mişmiş kayısı mişmiş zerdali mişmişî portakal rengi mişraq mihrak mişraq odak mişt ağzına kadar dolu mişt kirin ağzına kadar doldurmak mişt tijî ağzına kadar dolu miştax aynı hizada olan şey miştaxan kuru üzüm elde etme mevsimi mişte muşta miştelî fidanlık miştin süpürmek miştkirin ağzına kadar doldurmak mişûr zahmet mişûr xwarin zahmet çekmek mit budak mitêl döşek mix çivi mix kirin çivilemek mixabin maalesef mixabin üzgünüm mixabin yazık mixenit fırsatçı mixenit fesatçı mixmaz mahmuz mixrik çatışık mixrik düşman kişi mixrik muarız mixrik rakip mixrikî çatışkı mixrikî ihtilaf mixrikî tezat Miyandûwab İran’da bir Kürt kenti miyaw kirin miyavlamak miz bol miz mayhoş miz ücret mizd hayvan ürünleri için alınan vergi mizgeft cami mizgeft mescit mizgeft tapınak mizgîn müjde mizgîn muştu mizgîn dan müjdelemek mizgîndan müjde vermek mizûr gümrük memuru mizûr gümrükçü mî koyun mîbzer tohum ekme makinesi mîdye midye mîheng ayar mîheng mihenk mîheng bûn ayarlanmak mîheng dan ayarlamak mîhrab mihrap mîhrîban bağışlayan mîhrîban esirgeyen mîhrîban konuksever mîhrîban şefkatli mîhrîcan altı gün devam eder mîhrîcan Kürtlerin Mazda dininden kalma Nevroz’dan sonra gelen iki büyük bayramından biri. Bir adı da "Îdî/a Kurd"dür. Yedinci güneş ayının 16. gününe rastlar. Ayın mîhrîcan sonbahar mîhrîgan altı gün devam eder mîhrîgan Kürtlerin Mazda dininden kalma Nevroz’dan sonra gelen iki büyük bayramından biri. Bir adı da "Îdî/a Kurd"dür. Yedinci güneş ayının 16. gününe rastlar. Ayın mîhrîgan sonbahar mîhrîvan bağışlayan mîhrîvan esirgeyen mîhrîvan konuksever mîhrîvan şefkatli mîhrîvanî dostluk mîhrîvanî sevgi mîhrîvanî şefkat mîl mil (ölçü birimi) mîlince kum mîlyar milyar mîlyarder milyarder mîlyon milyon mîmar mimar mîmarî mimarlık mîna aynısı mîna benzer mîna gibi mîna hev benzer mînak misal mînak örnek mînakî meselâ mînakî örneğin mînandin benzemek mînandin benzetmek mînber mimber mînder minder mînîbus minibüs mîntan gömlek mînûs eksi mîqa mika mîqrob mikrop mîr bey mîr emir mîr prens mîralayî albay Mîran Terazi Burcu mîrat kalıt mîrat miras mîrat xwer miras yiyen mîrate miras Mîregan Ekim gül festivali mîrêmîran beylerbeyi mîrî demirbaş mîrî resmi mîrkut balyoz mîrkut tahta tokmak mîrkut tokmak mîrlîwa tuğgeneral mîrnişîn emirlik mîrnişîn prenslik mîrza beyefendi mîrza prens mîskîn miskin mîsoger kesin mîstanik bir deri hastalığı mîstanik mantar mîtro metre mîvan konuk mîvan misafir Mîweganan Aslan Burcu mîz çiş mîz idrar mîz sidik mîz dank idrar torbası mîz kêş idrar yolu mîz kirin işemek mîz tin işemek mîzandin işetmek mîzkirin işemek mîzok sık sık altına işeyen kişi moçe dişi katır modine çap (silah namlusu için) mohr damga mohr mühür mohr kirin damgalamak mohr kirin mühürlemek mole sıva mole kirin sıvamak mon asık suratlı mor mor mor bûn morarmak moran koyu duman moran sis morî boncuk morî karınca morîstan karınca yuvası Moskova Moskova (Rusya’nın başkenti) mostik biberon moşek füze moşen makine moşena dûkêlê buhar makinesi moşena hesaban hesap makinesi moşena nivîsê yazı makinesi moşene döğen moşengêr makinist motik fol movik eklem movik mafsal movik omur mox ilik moxil un eleği moz büvelek moz eşek arısı mozik iki yaşında dana mozkirin hayvanların büvelek sokunca kaçışmaları mozrîk ateş veya bacadan çıkan kıvılcımlar mudil insanı yanlışlığa yönelten kimse muflan yabani koyun mujikî kirli mujikî paspal Murdad Temmuz -Ağustos ayları murîd mürit mux Zerdüşti ruhani lideri muxbêd Zerdüşti ruhani lideri muxtar muhtar muxtar özerk muxtariyet muhtarlık muxtariyet özerklik muxur ökse muzîkjen müzisyen muzîknas müzik bilimcisi mû kıl mûç hayvanların kulak dikmesi mûçe maaş mûçe ücret mûçeya kêmtirîn asgari ücret mûçeya kiryariyê abonman ücreti mûçik kepçe mûçik litre mûçing cımbız mûçing pens mûçirk tik mûd kin mûd girêdan kin bağlamak mûdî eziyet eden mûdî kinci mûdî kindar mûjang kirpik mûle çamur mûm mum mûmar bağırsak şeridi mûmar barsak şeridi mûmar tenya mûmî mumya mûmî kirin mumyalamak mûnandin kıl mûnandin kendir vb. bükerek örülmesi mûnandin saç mûniştin örgü örmek mûnîs munis mûr asık suratlı ve sessiz kişi mûrî karınca mûrîya firok atlı karınca mûsikî musiki mûsikî müzik mûsikînas müzisyen mûsikîya gelêrî halk müziği Mûsil Musul. Irak’ta bir Kürt kenti Mûş Muş mûşek davetsiz misafir mûşembe muşamba mûştaq türev mûtav kıl halat mûtik mersin ağacı n Kürt alfabesinin on yedinci harfi na hayır na olumsuzluk eki na olumsuzluk öneki nabe olmaz nacîn orta naçar çaresiz naçar fakir nadan cimri nadan hasis nadir nadir nag dişi deve Nahid Venüs nak riskli nak sahiplik anlamını katan sonek. Mesela: \" tirsnak \" korkunç nakok çelişik nakok bûn çelişme nakokî çelişki nal nal nalan iniltili nalan inlemeli nalandin inletmek nalbend nalbant nalbir nalbur nalbirxane nalburiye naldor genelge naldor tamim nalebar aykırı nalebar uyuşmaz nalenal inim inim nalenal inleme nalet lanet nalet lê anîn lanet okumak nalet lê kirin lanetlemek nalik nalın nalik takunya nalîn inilti nalîn inlemek nalîn sızlamak nalkirin nallamak name kağıt anlamını veren sonek name mektup name sözcüğe belge namerd namert namilke broşür namilke risale namûs ırz namûs iffet namûs namus nan ekmek nan yemek nandan yemek vermek nane nane nanê xilt düşük kalitedeki ekmek nanfroş ekmekçi nanfroş fırıncı nangermî başkasına yaranma nangir iyi ürün veren toprak nanik çörek nanik kurabiye nankor nankör nano yiyip içmekten başka bir işi yaramayan nanpêj aşçı nanpêj ekmekçi nanpêj fırıncı naparêz nihilist naparêzî nihilizm napesin günahkar naqos çan naqos zil narinc narenciye narinc turunçgiller narincok el bombası narîn narin narkotik narkotik nas aşina nas bildik nas tanıdık nasandin tanıtmak nasîn bilmek nasîn tanımak nasîn teşhis etmek naskirin tanımak naskirin teşhis etmek nasname kimlik nasname kimlik kartı nasnav ünvan nasyar dost nasyar tanıdık nasyarî dostluk naşî tecrübesiz genç naşor yün iplik naştin defnetmek naştin gömmek nator bağ bekçisi nator bağ bostan bekçisi nator korucu nav ad nav ara nav aralık nav iç nav isim nav nam nav san nav vasat nav ê hevedudanî bileşik isim nav gotin adını söyleme nav gotin zikretmek nav lê hildan ad koymak nav lê hildan lakap takmak nav lê kirin ad koymak nav û deng anlı şanlı nav xêrê de bî hoş bulduk navandin adlandırmak navbend ara navbend aralık navbend fasıl navbend mesafe navbendî aracılık navbendî tavassut navber ara navber aralık navber arasında navber fasıl navber mesafe navber dayîn ara vermek navberî aracılık navberî tavassut navberkar arabulucu navbernav ara başlık navbeynkar aracı navbir ara bölme navçe bölge navçe eyalet navçe ilçe navçe kaza navçe merkez navçeng koltukaltı navçeyî bölgesel navdank künye navdar meşhur navdar namlı navdar popüler navdar ünlü navdarî şöhret navdarî ün navdest ayak takımından olan kimse navdest sıradan navdêr ad navdêr dilbilgisinde isim navdêr isim navend merkez navende nûçeyan haber merkezi navendî merkezi navendî vasati navendparêzi merkeziyetçilik naverast orta naverok içerik naverok için dekiler naverok içkin naverok kapsam naverok mahiyet navê mê dişil isim navê nêr eril isim navêş karın veya mide ağrısı navgîn araç navgîn gereç navgîn vasıta navgîn vesile navgînên hilberînê üretim araçları navgînên ragihandinê iletişim araçları navgînên ragihandinê kitle iletişim araçları navhildan adını anmak navhildan zikretmek navik göbek navikirî adlandırılmış navîn ortanca navîn vasat navkêl koltuk (ant.) navkêşî adçekme navko evin ortası navlêk lakap navlêk terim navlêkirin isimkoymak navmal evin içi navmalî ev işlerine yardımcı olan kadın navname nüfus cüzdanı navneteweyî uluslararası navnîşan adres navno ismi çıkan navno kötü şöhretli navpişt bel navran apış arası navran giyilerin bacak arası kısmı navrast düzlük navrast ortalık navroj öğle navroj öğle yemeği navser orta yaşlı navser zirve navsere orta yaşlı navteng kolan navteng palan kemeri navtêdan kışkırtma navtêdan meydan okumak navxweyî içsel navzed aday navzediya xwe danîn adaylığını koymak navzedî adaylık navzik göbek naxêr hayır naxêr hayır olmaz naxir sığır sürüsü nayê kêşîn çekilmez naz cilve naz eda naz işve naz naz nazdar cilveli nazdar işveli nazenîn alımlı nazenîn cilveli nazik nazik nazikane nazikçe nazikî nezaket nazîn nazlanmak ne değil ne kötü ne ne ne olumsuzluk takısı. Mesela: \" nebaş \" iyi olmayan ne hewe ye gerekli değil ne kûr sığ ne li rê yolunda olmayan ne li tu derê hiçbir yerde ne ma bitti ne ma kalmadı ne rewa uygunsuz ne tam eksik ne temam eksik ne têw geçersiz ne wêr ek korkak ne xalî tekin olmayan ne zanistî bilimsel olmayan neasayî anormal neban alışmamış neban bozuk karakterli neban eğitilmemiş neban haşin neban yoz nebanok alışkanlık kazanmayan nebanok uyuşmaz nebaş iyi olmayan nebaş kötü nebat bitki nebe sakın neberbiçav soyut nebes yetersiz nebez boyun eğmez nebez yılmaz nebez yenilmez nebihîstî duyulmadık nebihîstî işitilmedik nebinavkirî adlandırılmamış nebinavkirî belgisiz nebûn olmamak nebûnyî gayrı kabil nebûnyî görülmemiş nebûnyî olmadık nebûnyî olmamış necar dülger (alet yapan kimse) necar marangoz necarî marangozluk necirandin oymak (taş necirandin tahta) necirandin taş yada tahtayı oymak necirandin yontmak necirandinîn oyulmak necis murdar necis pis neçak kötü neçê çirkin neçê fena neçê kötü neçê uğursuz nedadmend adaletsiz nedadmend gayrimeşru nedar fakir neder çıkmaz nediyar belirsiz nediyar muğlak nedîtbar görünmez nedîtbar soyut nefel yonca nefer er nefer nefer nefergel milis neferma sivil nefêmbar anlaşılmaz nefilandin atmak nefilandin kafadan atmak nefir trampet nefî sürgün nefî bûn sürgün olmak nefî kirin sürgün etmek nefîbûn sürgün olmak nefrîn nefret nefs nefis nefs öz nefsbiçûk alçak gönüllü nefsbiçûk alçakgönüllü nefsbiçûk mütevazi nefspiçûk mütevazi neft petrol negerandî geçişsiz negirîng ehemmiyetsiz negirîng önemsiz negîhêj ulaşılmaz neguhêzbar yalıtkan neguneh günah olmayan neguneh mubah neh dokuz nehberk dokuz taş nehebandin yadsımak nehek kurban bayramından önceki dokuz gün nehem dokuzuncu neheng balina neheq haksız neheqî haksızlık neheqîlêkirin haksızlık etmek nehêja değersiz nehên gizli nehên illegal nehênî giz nehênî gizli nehênî sır nehik Kurban bayramı öncesi 9 gün nehisguh laf anlamaz nehiye (ji bo cîh) kuşak nehs entrikacı nehs kurnaz nehs yaramaz nehwirandin mırıldanmak nehwirîn mırıldanmak nekes fırsatçı nekes kişiliksiz nekes nekes nekişandin çekmemek nelê geçersiz puan nelê sayılmayan nelicîh abes nelicîh yersiz nema artık nema artık. Mesela: \" Nema! \" Kalmadı! nema bundan böyle nema hiç nema tê artık gelmez neman neslin tükenmesi neman yokuş nemanend emsalsiz nemaze bilhassa nemaze özellikle nemerd namert nemêr erkekte cinsel iktidarsızlık nemêr iktidarsız erkek nemir ebedi nemir ölmez nemir ölümsüz nemirî ölümsüzlük nemîş figür nemrût çirkin nemrût korkunç nemrût nemrut dağı. Nuh peygamberin gemisinin fırtına dindikten sonra konduğu dağ nenas bilinmeyen nenas meçhul nenas tanıdık olmayan nenîşankirî belirsiz nepak dürüst olmayan nepax körük nepayîdar sürekli olmayan nepen giz nepen sır nepenî gizli nepenî gizlilik nepêt dayanıksız nepêwist gereksiz nepixandin abartmak nepixandin şişirmek nepixandî kabartılmış nepixandî şişirilmiş nepixî şişkin nepixîn şişmek nepox balon Neptun Neptün neqandin ayıklamak neqandin seçmek neqandî ayıklanmış neqandî seçilmiş neqane seçkin neqaş desinatör neqaş ressam neqayîm dayanıksız neqeb ara neqeb aralık neqeb geçit neqeb gedik neqş desen neqş işleme neqş motif neqş nakış neqş resim neqşandin nakşetmek neran tespih ağacı nerast doğru olmayan nerd tavla oyunu nerde korkuluk nerde parmaklık nerdigan merdiven nerênandin olumsuzlamak nerênî olumsuz nerît pratik nerît tatbik nerît uygulama nerît kirin pratiğe koymak nerît kirin tatbik etmek nerît kirin uygulamak nerîtandin pratiğe koymak nerîtandin tatbik etmek nerîtandin uygulamak nerîtî pratiksel nerîtî tatbiki nerîtî uygulamalı nerm ılımlı nerm mutedil nerm yumuşak nermahî yumuşaklık nermandin yumuşatmak nermayî ılıman nermbûn yumuşamak nermijandin limon nermijandin portakal gibi meyveleri elle yumuşatmak nermik yumuşacık nermî yumuşaklık nermo elinden iş gelmeyen nermofis pısırık nerx değer nerx fiyat nerxandin değerlendirmek nesrîn yaban gülü nestêle önemli kişi neşmî titiz neşmîtî titizlik neşuştî lanetli neşuştî yıkanmamış net net net safi net bûn saf hale gelmek net bûn saflaşmak netew ulus netewe millet netewe ulus neteweparêzî ulusçuluk neteweperest milliyetçi neteweperest şöven neteweperwer milliyetçi neteweperwer ulusalcı neteweperwerî milliyetçilik neteweyî ulusal neteweyî ulusallık netewî ulusal netêw batıl netêw butlan netêw geçersiz netêw hükümsüz netrik kadınların alınlarına bağladıkları gümüş süs eşyası netû iyi olmayan netû kalitesiz nevaze fevkalade nevaze harikulade nevisî üvey çocuk nevî torun nevîçirk torunun torunu newa ezgi newa melodi newa müz. ton newal dere newal vadi newêrek cesaretsiz newêrek korkak newêrîn cesaret edememek newêrîn cesaretsizlik newêrîn çekinmek newêrînek cesaretsiz newîn vaat newq sağrı newriyanî hamile kadınların yiyecek arzusu Newroj Nevroz Newroj Nevruz nex iplik nexifîn mide bozulması nexş nakış nexşandin nakışlamak nexşandin süslemek nexşe harita next başlık (parası) nexuya belirsiz nexwe demek ki nexwe öyleyse nexweş hasta nexweş hoş olmayan nexweş kötü nexweş nahoş nexweş sağlıksız nexweş sayrı nexweşbûn hastalanmak nexweşiya zirav tüberküloz nexweşî hastalık nexweşîn illet nexweşnêr hastabakıcı nexweşxane hastahane ney ney neyar düşman neyar rakip neyeksan muhtelif neyekser dolaylı neyekser zımnen neyî düşmanlık neyînî menfi neyînî negatif neyînî olumsuz neyjen neyzen neynik ayna neynok tırnak neynokên bûkê bir tırnak makası neynokên bûkê enginar neynûk tırnak neynûkbir tırnak makası nezan bilgisiz nezan cahil nezan toy nezanî cehalet nezd yan nezir adak nezirkirin adamak nêçîr av nêçîr kirin avlanmak nêçîrvan avcı nêk tığ nêm cerahat nêm iltihap nêm irin nêmgirtin iltihaplanmak nêr eril nêr erkek nêrek bitkilerin erkek tohumluk organı nêremok biseksüel nêremok hünsa nêreng büyücü nêreng sihirbaz nêrevan gözcü nêrgiz nergis nêrî teke nêrîn bakış nêrîn bakmak nêrîn eril nêrûmê biseksüel nêtar nötr nêtar tarafsız nêtarî nötrlük nêverok içerik nêverok kapsam nêverok mahiyet nêz bitişik nêz yakın nêz kirin yaklaştırmak nêz kirin yanaştırmak nêza açlık nêzahî yakınlık nêzbûn yaklaşma nêzik yakın nêzî açlık nêzî yakınlık nêzîk akraba nêzîk bitişik nêzîk yakın nêzîkbûn yakınlaşmak nêzîkîtêdayîn yaklaşım nêztêdayîn yaklaşım ngî luk ngî yolcu nicimîn hafiften aksamak nicimîn yürürken hafif topallamak niçik çıkıntı niçik uç niçik uzantı niçilandin aşılamak nifir beddua nifir kirin beddua etmek nifsî gömlek nifsî kaliteli bezden iç gömleği nifsî patiska gömlek nifş kuşak nifş nesil nift petrol niftik kibrit nig ayak nig tetik nigare portre nige kapris niha şimdi niha jî halen nihên gizli nihên saklı nihên sapa nihêrandin baktırmak nihêrîn bakış nihêrîn bakmak nihêrvan bakıcı nihêrvanî bakıcılık nihiçk dürtü nijad ırk nijad soy nijadkujî soykırım nijadparêzî ırkçılık nijandin istif etmek nijde baskın nijde gasp nijdevan akıncı nijdevan baskıncı nijdevan çete nijdevan eşkıya nijdevan gaspçı nijdevan talancı nijîn istif nijîn stok nijîn yığma nijtin savuşmak nijvan istifçi nijvan stokçu nik nezd nik yan nik yanında nika şimdi nikil gaga nikil kirin gagalamak nikilandin gagalamak nimandin belirtmek nimandin göstermek nimandin örneklemek nimandin sertliğini gidermek nimandin temsil etmek nimandin yumuşak hale getirmek nimandin yumuşatmak nimêj namaz nimêj namaz.(Müslümanların bir ibadeti) nimêj kirin namaz kılmak nimêjgeh mescit nimêjgeh namazgâh nimêjkirin namaz kılmak nimînandin temsil etmek nimînêr temsilci nimre numara nimûne misal nimûne mostra nimûne örnek nimûnek model nipînû yepyeni niqêm pırlanta niqik derece niqik kademe niqir çentik niqir derece niqir kertik niqir yiv niqira pirole aşırı derecede niqirandin çentik açmak niqirandin kertik atmak niqre fazla derin olmayan büyük kazan niquçandin çimdik atmak niquçandin dürtmek niqut damla niqutandin damlatmak niqutîn damlamak nirx değer nirx değer. \" nirxên netewî \" ulusal değerler nirx eder nirxandin değerlendirmek nirxdarazî değer yargısı nirxê zêdek artı değer nişadir nışadır nişan alamet nişan belirti nişdar cerrah nişdar neşter nişdarî ameliyat nişdarî cerrahlık nişirîn sökülme nişîn yerleşmek ikamet etmek nişîv aşağı nişkok ünlem işareti nişmî titiz niştecih sakin niştecih yerli niştecîh tebaa niştecîh uyruk niştecîh yerli niştiman ülke niştiman vatan niştiman yurt niştimanevan vatandaş niştimanevan yurttaş niştimanevanî vatandaşlık niştimanevanî yurttaşlık niştimanparêz yurtsever niştimanperwer vatansever niştimanperwer yurtsever niştin celse niştin ikamet niştin ikamet etmek niştin iskân niştin iskan etmek niştin oturma niştin oturmak niştin oturum niştin yerleşmek niştin yerleştirmek niştin yurtlandıemak niştingeh adres niştingeh duruşma salonu niştingeh ikametgah nişûv iniş nitirandin gözettirmek nitirandin kollatmak nivandin uyutmak nivistin uyumak nivişt muska nivîn yatak nivîn yatak yorgan nivîn yatmak nivîngeh koğuş nivîs yazı nivîsandin yazmak nivîsandî yazılı nivîsar metin nivîsar tekst nivîsgeh büro nivîsgeh ofis nivîsîn yazmak nivîsk kitabe nivîsk yazıt nivîskar müellif nivîskar yazar nivîskî yazılı nivîstek kitabe nivîsvan katip nivîsvan sekreter nivîsvan yazman nivîşk tereyağı nivîşt muska nixumandin kapatmak nixumandin örtmek nixumandî örtülü nixumîn örtünmek nixûmandin bürünmek nixûmandin örtmek nixwê tuzsuz niyandin cinsel ilişki niyandin sikmek niyaz niyaz nizar cılız nizilandin imbikten geçirmek nizilandin süzmek nizilîn süzülmek nizilok imbik nizimbûn alçalmak nizm alçak nizm bûn alçalmak nizmahî alçaklık nizmandin alçaltmak nizmî alçaklık nîgar figür nîgar resim nîgare desen nîgarkirin çizmek veya tasvir etmek nîgaş hayal nîgaş imge nîgaşî hayali nîgaşî sanal nîjad ırk nîjad soy nîjadperest ırkçı nîk olta nîkbîn iyimser nîkotîn nikotin nîn sıfır nîne yok nîr asır nîr boyunduruk nîr çağ nîr dönem nîrengî nirengi nîrkutik kızıl hastalığı Nîsan Nisan ayı nîsk mercimek nîske göz merceği nîskok fiz. odak nîskok odak nîşan işaret nîşan madalya nîşan nişan nîşan simge nîşan kirin belirleme nîşan kirin evlenme sözleşmesi nîşan kirin işaret etmek nîşan kirin işaretlemek nîşan kirin simgelemek nîşandan göstermek nîşangâh gez nîşangir nişancı nîşangirtin nişan almak nîşanî simgesel nîşank arma nîşankarî simgecilik nîşaste nişasta nîşe dipnot nîşe not nîşe girtin not tutmak nîşe standin not almak nîşebin dipnot nîşgeh iniş pisti nîştewan tebaa nîştewan uyruk nîv buçuk nîv yarı nîv yarım nîv yarısı nîv vekirin aralamak nîvend odak nîvenîv yarı yarıya nîvê şevê gece yarısı nîvîbûn yarılamak nîvkad yarım küre nîvro öğle nîvro öğle vakti nîvroşinda öğleden sonra no afacan no hayır no yaman nod doksan nodem doksanıncı nogin üç yaşını doldurmuş dişi sığır nohkîn nohut yahnisi nok leblebi nok nohut noker işbirlikçi noker uşak nola aynısı nola gibi nolî aynısı nolî gibi noq batış noq batma noq dalış noqandin daldırmak noqandin gark etmek noqav dalgıç noqav deniz altı noqbûyî batık noqbûyî batmış noqîkirin batırmak noqîn batmak noqîn dalmak noqîn gark olmak norm norm normal normal nortirvan bekçi Norwêç Norveç Norwêçî Norveçli noş Şerefe! noşdarî sağlık noşî can be afiyet olsun! noşî can be afyet olsun noşîcan afiyet noşîn içmek notêr noter notêrî noterlik notirvan bekçi notirvan korucu novik göbek novik göbek bağı nuqurçandin çimdik atmak nuqurçandin dürtmek Nuroj Nevroz Nuroj Nevruz nuwaze harika nuwaze harikulade nuwaze mükemmel nû yeni nû bûn yenilenmek nû kirin yenilemek nûber turfanda nûbûn yenilenmek nûçe haber nûçe kirin modernleştirmek nûçe standin haber almak nûçegihan muhabir nûçevan haberci nûçevan muhabir nûgihiştî yeni yetme nûh yeni nûhok şimdiki zaman hali nûjen çağdaş nûjen modern nûjenî yenilik nûn molekül nûner temsilci nûnêr elçi nûnêr temsilci nûnêrî temsilcilik nûrandin katlamak nûrkirin katlamak nûrojîn bahar çiçeği nûsaf rapor nûsandin nüshalamak nûsazî reform nûsazîparêz reformcu nûser yazar nûtî yenilik nûvedan buluş nûvedan icat nûwaze harika nûwêl vinç nûxrî ilk çocuk nûz mayhoş tat o Kürt alfabesinin on sekizinci harfi ober büyük örtü Ocaxên Mengî Ülkü Ocakları ode oda odeya bazirganiyê ticaret odası odeya nivînê yatak odası of of! of kişandin oflamak ol din olam angarya olandan yankılanmak olçim geveze oldar dindar olî dini olperest bağmaz omed ümmet omid ümit omidî acur onc kalça onî kereste ordî ordu orên sığır böğürmesi organîze organize organîzekirin düzenlemek organîzekirin organize etmek orik tavan orispî orospu Oslo Oslo (Norveç’in başkenti) Osmanî Osmanlı Osmanîkî Osmanlıca Otawa Ottowa (Kanada’nın başkenti) Otrîş Avusturya ox oh! oxir uğur oxir be uğurlar olsun Oxir be! Uğurlar olsun! p Kürt alfabesinin on dokuzuncu harfi pabend hareketi kısıtlı pace baca pace binadan dışarıya açılan her türlü delik pacerê pencere paç bez parçası paç çaput paç öpücük paç paçavra paçe paça paçik bez parçası paçik çaput paçinî pasaklı paçinî paspal paçkirin öpmek paçvan paçavracı pafte pafta pag arsa pageh zemin kat pager devriye pahn geniş pahn yassı pahn kirin genişletmek pahn kirin yassılaştırmak pahnî ökçe pahnî topuk pahnî yassılık pahtin pişirmek pahtî pişkin pahtî pişmiş paj bölüm paj kısım pajne ökçe pak iyi pak pak pak saf pak temiz Pakistan Pakistan Pakistanî Pakistanlı pakî temizlik pakkirin temizlemek paknivîs okunaklı pakrewan şehit pal dağ eteği pal dağ ve tepe eteği pal yamaç pal dan yaslanmak palafis hantal palamar palamar palan semer palas çul palavk filtre palavk kirin filtrelemek palavk kirin süzmek paldan uzanmak paldan yaslanmak paldan yatmak paldank dayanak paldank koltuk pale ırgat pale tarım işçisi palem yere değen uzun etek palewan güreşçi palewanî güreş palgeh koltuk palgeh yastık palir duvarla çevrilmiş arazi palisqe palaska palpişt arkaya konulan destek palpişt dayanak palpiştî dayanışma palpiştî destek palûte imece pan beklemek pan düz pan yansı panaz sahte mücevherler pancik paça pancik helçinîn paçaları sıvamak pançilokî büzük pançilokî sarkık pançilokî sünük pançilokî bûn büzülmek pançilokî bûn sarkmak pançilokî bûn sünmek panêr bekçi pangeh ahır panik sevici panî ökçe panî topuk panjûr panjur pankirin düm düz etmek pankirin yassılaştırmak papûr cadde papûr gazocağı papûr şose paqij safî paqij temiz paqij bûn saflaşmak paqij bûn temizlenmek paqij kirin silmek paqij kirin temizlemek paqijî temizlik paqijker silici paqijker temizleyici paqijkirin temizlemek par arka par geçen sene par geçen yıl par geri par hisse par pay par taksit parak börek parastin esirgemek parastin himaye etmek parastin ibadet parastin korumak parastin muhafaza etmek parastin saklamak parastin savunmak parastin tapınma parastî mahfuz parazît tufeyli parçe parça parçe kirin paramparça etmek parçe kirin parçalamak parçin hisse alma pardar hissedar pardarî ortaklık pardarî şirket pardarîya hevbeş kollektif ortaklık pardarîya hevpişk anonim ortaklık pardem parttaym parêz diyet parêz perhiz parêz rejim parêz girtin perhiz tutmak parêzer avukat parêzername yazılı savunma parêzgar vali parêzgeh vilayet parêzger hami parêzger koruyucu parêzger muhafız parêzger savunucu parêzger Vali parêzger veli parêzgerî himaye parêzkar koruyucu parêzkar muhafazakar parêzkar sofu parêzkar tutucu parêzkarî muhafazakarlık parêzkarî tutuculuk parêzname savunma parêzvan koruyucu parêzvan savunan pargîdanî şirket parî lokma Parîs Paris (Fransa’nın başkenti) parjimar kesir parjinandin bir cümleyi parjinandin gramatik açıdan incelemek parkirin bölmek parkirin paylaştırmak parkirin taksim etmek parlamento parlamento parleşker kolordu parmend ortak parmend pay sahibi parmend bûn katılmak parmend bûn ortak olmak parmend bûn yararlanmak parmendî katılım parmendî ortaklık parone bir yılını doldurmuş buzağı parsek dilenci parseng konuşurken yerli yersiz tekrarlanan söz parseng terazinin gözlerini eşit ağırlıklı yapmak için konan taş vs parsêl parsel parskirin dilenmek parsû kaburga parşomen parşömen part yığın partî parti partîgir partili partîzan partizan parve bölü parve kirin bölme parve kirin bölmek parve kirin bölüşmek parve kirin paylaşmak parxan kaburga parxêl kağnı parya beradayı parza aşı (canlılar için) parza koruyucu parzandin aşılamak parzemîn büyük toprak parçası parzemîn kıta parzinandin süzmek parzinîn süzülmek parzîn ıhlamur parzûn bez parzûn filtre parzûn sırt çantası parzûn süzgeç pas açık pas örtüsüz pasar saçak pasevan bekçi pasevan gardiyan pasevan koruyucu pasik açık yer pasik alan pasîf edilgen pastîn yaka paş arka paş geri paş de man arkada kalmak paşa paşa paşber artçı paşbêj dedikodu paşbêj dedikoducu paşbêjî dedikodu paşçav göz ardı paşdanî ard ek paşdanî sonek paşdank ard ek paşdank sonek paşde gıyaben paşde avêtin ertelemek paşde avêtin tecil paşde hiştin geride bırakmak paşdeavêtin erteleme paşdemanî geri kalmışlık paşdoşek perde arkasındaki kişi paşdoşek vezir paşeroj ati paşeroj geçmiş paşeroj gürlev paşê bilahare paşê sonra paşgo ek paşgo ilave paşgotin dedikodu paşgotinî dedikodu paşgotinî gıyabında konuşma paşil koyun paşilbûn hamile olmak paşing artçı kuvvet paşî art paşî hitam paşî son paşî hatin hitam bulmak paşîv gece yemeği paşîv gece yenilen yemek paşîv sahur paşketin gerileme paşketin gerilemek paşling çelme paşling avêtin çelmelemek paşmîr vezir paşnav soyadı paşpenî gıyabında paşpenî gıyap paşpê ters paşpêkî tersine paşpêkî çûn ters gitmek paşpêkî hatin ters gelmek paşrojî tasarruf paşteng semerin arka kayışı paşve gıyaben paşve çûn gerilemek paşverû gerici paşverû mürteci paşverûtî gericilik paşverûtî irtica paşwer halef patat patates pate selam pate dan selam vermek pate lê kirin selam vermek patelêxistin selamlamak patik ard kafa patik ense patik patik patile pide patox çürük meyve patoz patos pavan oyun arkadaşı pawan gardiyan Pawe İran’da bir Kürt kenti pax fobî paxav panik paxav telaş paye aşama paye derece paye mertebe paye paye paye rutbe paye rütbe paye bilind bûn terfi etmek payebilind rütbeli payebilind üst düzey payerî nöbet payîdar kalıcı payîdar sürekli payîmal ayak altına düşme payîn beklemek payîn gözetlemek payîz güz payîz sonbahar paytext başkent pazen pamuklu bez pazne dolunay pedagog eğitimci pedagog pedagog pedagojî pedagoji pederşahî ataerkil pegr çökelti pegr posa pegr tortu pegrandin çökeltmek pehîn tekme pehînavêtin tekme atmak pehînavêtin tekmelemek pehînavêtin tepmek pejilandin yıkmak pejilîn yıkılmak pejinandin budamak pejindar duyarlı pejirandin benimsemek pejirandin kabul pejirandin kabul etmek pejirandin onay pejirandin onaylamakl pejirandin tasdik etmek pejirandî benimsenmiş pejirandî kabul edilmiş pejirîn kabul edilmek pejirîn onaylanmak pejk çamur damlaları pejk sıçrayan sıvı pejmûrde pejmürde pekandin fırlatmak pekandin sıçratmak pekandin uçurmak Pekîn fırlamak Pekîn Pekin (Çin’in başkenti.) pekîn sıçramak Pekîn sekmek pel yaprak pel girtin yapraklanmak pelandin dokunmak pelandin okşamak pelandin yoklamak pelax kurumuş otlar pelaxtin hırpalamak pelçim yaprak pelendar cop pelepoş sünepe pelezêsk zambak pelije kısmet pelik belge pelik evrak pelik vesika pelik yaprak pelisandin ufalamak pelişandin yıkmak pelişîn karışmak pelişîn kurcalamak pelişîn yıkılmak pelixandin ezmek pelixîn ezilmek pelîse kısmet pelîse nasip pelîse bûn nasip olmak pelît alçak peljen hassas peljen titrek peljenî hassasiyet pelos iğrenç pelûl pekmezle yapılan lapa pembû pamuk penaber ilticacı penaber mülteci penaber sığınmacı penabergeh korunak penabergeh sığınak penaberi mültecilik penaberi sığınmacılık penah iltica penah sığınma penahgeh mülteci kampı penav plato penbe pembe pencik pençe pençeşêr kanser pençik kıskaç pend nasihat pend öğüt pend salık pend tavsiye pend vaaz pend yumak pend dan tavsiye etmek peng akmayan peng durgun pengav su birikintisi pengir kor pengivî dingin pengivîn dinmek (su için) pengizandin fırlatmak pengizandin sıçratmak pengizîn fırlamak pengizîn sıçramak pengizîn sekmek pengî durgunluk penîr peynir pepûk beceriksiz pepûk guguk pepûk guguk kuşu pepûk zavallı peqandin patlatmak peqik kabarcık peqîjok balon peqîn patlamak peqyayî patlak per kanat per kanat tüyü per telek per yaprak perakende perakende perakendefiroş perakendeci perandin kanatlandırmak perasî omurga perav kıyı perav sahil percan çit Percîs Jüpiter perç ödem perç şiş perçe parça perçe kirin parçalamak perçiqandin ezmek perçiqîn ezilmek perçiqîner ezici perçivî ödem yapmış perçivîn ödem yapma fiili perçîn perçin perçîn kirin perçinlemek perda çav katarakt perda sipî beyazperde perdax parlaklık verme perdax parlatma perdax tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş perde perde pere akçe pere para pere hûr kirin para bozmak pere kirin para etmek pereandin paraya çevirmek perende perende perende avêtin perende atmak pereng köz peresanparêz evrimci peresend evrimleşmiş peresend gelişmiş peresendin gelişmek evrimleşmek peresendî evrim peresendî gelişim peresendî tekamül peresêlke kırlangıç peresgeh tapınak peresîn evrim perest soven gibi anlamlar katar perest sözcüğe aşırı seven perest tapan perestîş ibadet perestxane ibadethane pereye tirxan kirî tahsis edilmiş para pereye tirxan kirî tahsisat pereyê hûr ufak para pereyî parasal perêstin tapmak perêstingeh tapınak perg ayakkabı bağı pergal alet pergal araç pergal aygıt pergal durum pergal düzen pergal intizam pergal nizam pergal organ pergal sistem pergal statü pergar bir inşaatın planı pergar kroki perger pergel pergî zar perik kanat perik kanat tüyü perik telek perik yaprak perisandin geliştirmek perisîn gelişmek perisîn tekamül etmek perişt teftiş periştin teftiş etmek peritandin lime lime etmek peritandin paralamak peritandin parça parça etmek peritandin yırtık pırtık hale getirmek peritandin yolmak peritîn paralanmak peritîn yolunmak perizîn kült perî gözde perî peri perîşan perişan perîşan bûn perişan olmak perîşan kirin perişan etmek perîşanî perişanlık perjîn ağaçtan bölme duvar perk fragment perk parça perkaz pencere perkaz pervaz permalî kümes hayvanları perok bulaşıcı peroki bulaşıcı bir hastalığa yakalanmak peroş heves peroş heyecan peroş sanat aşkı peroş sanatta ilham peroş şevk peroş telaş peroşdar heyecanlı peroşîner heyecan verici perperok kelebek perpitandin çırpındırmak perpitandin debelendirmek perpitîn çırpınmak perpitîn debelenmek perpût bitkin perpût yıpranmış persang persen personel personel pert yaygın pertal döküntü eşya pertav ışın pertav şua pertûk kitap pertûka destan el kitabı pertûkfiroş kitapçı pertûkok cep kitabı pertûkok kitapçık pertûkşînas kitap uzmanı pertûkxane kitaplık pertûkxane kütüphane perû avize perû mükafat perû ödül perû kirin mükafatlandırmak perwa çekinme perwa duygusu perwane pervane perwaz pervaz perwer koruyan perwer seven perwerde eğitilmiş perwerde talim görmüş perwerde kirin eğitmek perwerde kirin talim etmek perwerde kirin yetiştirmek perwerdehî eğitim perwerdekar eğitimci perwerdekar mürebbiye perwerdekar terbiyeci perwerdekirin eğitmek perwerdename talimatname perwerdenas eğitim bilimcisi perwerdeyî eğitim perwerdeyî eğitim ve öğretim sistemi perwerdeyî maarif Perwîn Ülker yıldızı pes paye alçak pes paye kişiliksiz pesar yamaç pesartin dayamak pesend onay pesendkirin onaylamak pesibîn yıkılmaya yüz tutmak pesindan övmek pesn iftihar pesn kıvanç pesn övgü pesn takdir pesn dan övmek pesn dan takdir etmek pesnandin övmek pesnandin takdir etmek pesnîn iftihar etmek pesnîn övünmek pesnoyî kendini öven pesnoyî övgücü pest alçak pest aşağı pest basınç pest baskı pest zulüm pestandin basınç yapmak pestek cepken pestek gömlek peşar politika peşar siyaset peşarî politik peşarvan politikacı peşk damla peşkilîn düğün vs. nin dağılması peşkilîn toplantı peşm yapağı peşm yün peşniyar önerge peşniyar öneri peşniyar teklif peşniyariya zagonê yasa önerisi peşniyazî istirham peşniyazî rica peşniyazî temenni peşniyazî kirin önermek peşniyazîname önerge peştemal önlük peşûş kof peşve birin ilerletmek peşve çûn ilerlemek peşve çûnî ilerleyiş petêx kavun petixîn batmak petixîn iflas etmek petîx kavun pevçûn çatışmak pevçûn dövüşmek pevçûn kavga pevçûn kavga etmek pevdeng diftong pevhatin bağdaşma pevratî ittifak pevxistin iliklemek pevxistin kurgu pevxistin montaj pevxistî ilikli pevxistî kurgulanmış pevxistî monte edilmiş pexşan düz yazı pexşan düzyazı pexşan nesir pey arka pey depozito pey kaparo pey peş pey çûn takip etmek pey dan kaparo vermek peya adam peya uşak peya yaya peyabûn arabab hayvan vb. den inmek peyager kaldırım peyager yaya yolu peyak piyade peyak satrançta piyon peyam ileti peyam mesaj peyan girişim peyandin girişim peyandin girişimde bulunmak peyandin teşebbüs peyandin teşebbüste bulunmak peyaner girişimci peyarê kaldırım peyarê yaya yolu peyatî yayan peyatî çûn yaya gitmek peyda bûn bulunmak peyda bûn temin olmak peyda kirin bulmak peyda kirin sağlamak peyda kirin temin etmek peydakirin temin etmek peyhatî ardıl peyik kurye peyik postacı peyik ulak peyik uydu peyirk kütük peyirk sicil peyivandin konuşturmak peyivîn konuşmak peyîtandin saptama peyker heykel peykersaz heykeltıraş peykertraş heykeltıraş peyketin izleme peyketin kovuşturmak peyketin takibat peyman akit peyman anlaşma peyman antlaşma peyman kontrat peyman mukavele peyman mutabakat peyman pakt peyman sözleşme peymana daneberiziyê saldırmazlık anlaşması peymana giştî toplu sözleşme peymançêkirin anlaşmak peymandanîn anlaşmak peymandar mutabık peymangirêdan anlaşma imzalamak peymanname mukavelename peyre sonra peyre sonradan peyrev peşi sıra giden peyrev uyan peyrewî taklid peyrewîkirin taklid etmek peyt ispat peytandin ispatlamak peytandin kanıtlamak peytandin saptamak peytandin tespit etmek peyv kelime peyv söz peyv sözcük peyvavêtin söz atmak peyvdan hev sözleşmek peyvdar konuşmacı peyvname yazılı sözleşme peyvnasî etimoloji peyvnasî terminoloji peywir görev peywir vazife peywirdar görevli peywirdarkirin görevlendirme peywirdarkirin görevlendirmek peyxam mesaj peyxam vahiy peyxam girtin mesaj almak peyxamber elçi peyxamber peygamber peyxamber yalvaç peyzaj peyzaj pez küçük baş hayvan pez küçük baş hayvanların genel adı pezê reş keçigiller pezîzank kursak pezkûvî geyik pê ayak pê bacak pê birlikte pê la pê le gibi anlamlar yükleyen bağlaç. Mesela: \" pê re\" ile pê sözcüğe ile pê dan erdê ayak diremek pê dan vexwarin içirtmek pê de gayrı pê ewlebûn güvenmek pê hesiyan haberdar olmak pê hesiyan sezmek pê lê kirin basmak pê şa bûn sevmek pê ve kirin tutturmak pêbawerî güvence pêbaz yaya köprüsü pêbilîn uğraşmak pêbûn değmek pêcame pijama pêç sargı pêçan katlamak pêçan sarılamak pêçan sarımak pêçan sarmak pêçandin katlatmak pêçandin sardırmak pêçek çocuk kundağı pêçek sargı pêçik kese kâğıdı pêçî ayak parmağı pêçî ayak parmakları pêçk rulo pêçke tekerlek pêçoke helezon pêçoke sarmal pêçû ardıl pêçû takipçi pêdaketin ilgilenmek pêdaketin uğraşmak pêdan karşılık olarak vermek pêdandin sabitleştirmek pêdandin tespit etmek pêdandî sabit pêdanî iane pêdanî para yardımı pêde pêde giderek pêde pêde peyderpey pêderk tanı pêderk teşhis pêdivî gerekli pêdivî gereksinim pêdivî ihtiyaç pêewlebûn güvenmek pêgeh alan pêgeh kapsam pêgeh kürsü pêgeh makam pêgeh saha pêger dolaşılan mıntıka pêger dolaşılan şey pêgera nêçîrvanan av bölgesi pêgermok volta pêgermok gerandin volta atmak pêgiran hantal pêgirt kopya pêgirt tutanak pêgirt zabıt pêhesî sezgi pêhesîn fark etmek pêhesîn hissetmek pêj pişirim(lik) pêjan pişirmek pêjinkar duyarlı pêjinker duyarlı pêjn duyu pêjn duyum pêjn gaipten gelen ses pêjn his pêjn seda pêjn ses pêjna te nayê senden haber yok pêjna te nayê sesin solgun çıkmıyor pêjna tiştekî kirin hissetmek pêjna tiştekî kirin sezmek pêk hatin gerçekleşme pêk hatin olma pêk hatin oluşma pêkan mümkün pêkanîn gerçekleştirmek pêkanîn oluşturmak pêkanîn sağlamak pêkarîn alt etmek pêkarîn güç getirmek pêkenî fıkra pêkenî mizah pêkenok alay konusu olan şey veya kimse pêkenok fıkra pêkenok gülünç pêker etken pêker etmen pêker faktör pêketin tutuşmak pêketî uygun pêkhatin gerçekleşmek pêkhatin oluşmak pêkhatin oluşum pêkhatî oluşmuş pêkhatî yatkın pêkolîn eşelemek pêkutî baskı pêkutî zulüm pêkvedayî alaşım pêkveyî toplu pêl dalga pêl elektrik dalgası pêl frekans pêlav ayakkabı pêlawer çarkçı pêlawer çarkçı başı (gemiler için) pêldan dalgalanmak pêldar dalgalı pêlek basamak pêlekan merdiven pêlepaş gerisin geri pêlepaş çûn gerisin geri gitmek pêlêkirin basmak pêling basamak pêling kademe pêlî dalgalı pêlîstik kukla pêlîstik oyuncak pêlkirin basmak pêlşikên dalgakıran pêlû göz kapağı pêlweş elektro manyetik dalga yayıcı pêlweş manga pêma mahsül pêma tereke pêma ürün pêman yoksun kalmak pêmen yoksun pênas unvan pênc beş pênc seh beş duyu pêncber beşiz pêncem beşinci pêncî elli pêncîyem ellinci pênckenar beşgen pêncsed beş yüz Pêncşem Perşembe pêngav atılım pêngav girişim pêngav teşebbüs pêngav avêtin teşebbüs etmek pêngav avêtin teşebbüse geçmek pênivîs kalem pênivîs hibrê dolma kalem pênivîs zirêç kurşun kalem pênivîsdank kalemlik pênivîstraş kalem tıraş pênûs kalem pênûsdank kalemlik pêpan düztaban pêr iki gün önceki gün pêr önceki gün pêrar iki yıl önce pêrar iki yıl önceki yıl pêrayîbûn beğenmek pêrgî hev hatin karşılaşma pêrgîn kabul pêrgîn kabul töreni pêrgîn karşılama pêrgîn karşılaşma pêrgîn resepsiyon pêrgînê hev bûn karşılaşmak pêrgîngeh bekleme salonu pêrkit önek pêsîr göğüs pêsîrbend sutyen pêsniyar öneri pêş ileri pêş ön pêş önce pêş önde pêş merge fedai pêş ve çûn ilerlemek pêş ve çûn kalkınmak pêşan teşhir pêşandan sergilemek pêşande gösteri pêşander gösterici pêşandin miting pêşandin sergilemek pêşandin teşhir etmek pêşane öncelik pêşangeh sergi pêşanî gösteri pêşanî öncelik pêşanî dan miting pêşanî dan sergilemek pêşanî dan teşhir etmek pêşbaziya bedewiyê güzellik yarışması pêşbazî müsabaka pêşbazî rekabet pêşbazî yarış pêşbazî yarışma pêşber huzur pêşber karşı pêşber ön pêşber kirin huzura getirmek pêşber kirin öne sürmek pêşberî karşısına pêşberî önünde pêşbirk karşılaşma pêşbirk maç pêşbirk müsabaka pêşbirk yarışma pêşbîn öngörülü pêşbînî öngörü pêşbînî tahmin pêşcênîk alın çıkıntısı pêşçav göz önünde pêşçav kirin göz önüne getirmek pêşdanî önek pêşdank önek pêşdaraz ön yargı pêşdaraz önyargılı pêşdarazî önyargı pêşdarî gösterme pêşdatir öncelikli pêşdaw entarinin ön kısmı pêşder önder pêşdestî inisiyatif pêşdîtin öngörmek pêşdîtin öngörü pêşend istikbal pêşeng lider pêşeng oncu pêşeng öncü pêşeng önder pêşenimûne prototip pêşewa lider pêşewa önder pêşewar selef pêşêwir danışman pêşêwir müşavir pêşgeh ön taraf pêşgir engel pêşgir önlem pêşgirî tedbir pêşgîr havlu pêşgîr peşkir pêşgotin önsöz pêşi evvel pêşib mecaz pêşibî mecazî pêşikî öncelik pêşî ata pêşî hayalet pêşî öncül pêşî sivrisinek pêşî girtin önüne geçmek pêşî girtin önünü almak pêşîn birinci pêşîn evvel pêşîne peşin ödenen para pêşîne peşinat pêşînî peşin ödenen para pêşînî peşinat pêşkar gösterici pêşkarîkirin körükleme pêşker gramerde işaret pêşketin gelişme pêşkêş arz pêşkêş peşkeş pêşkêş sunma pêşkêş kirin arz etmek pêşkêş kirin sunmak pêşkêşkar sunucu pêşkêşkirin sunmak pêşmal sundurma pêşmalk önlük pêşmalk peştemal pêşmalkve birin kalkındırmak pêşmerge fedai pêşmerge savaşçı pêşniyar öneri pêşniyar teklif pêşniyarkirin önermek pêşniyarname önerge pêşniyaz öneri pêşniyaz teklif pêşniyazname önerge pêşnûma proje pêşnûma şema pêşnûma tasarı pêşnûma kirin tasarlamak pêşnûmakirin tasarlamak pêşok deterjan pêşok sabun pêşokdank sabunluk pêşovik sabun artığı pêşqertef önek pêşrev başlangıç pêşrev ilk pêşrev lider öncü pêşrew müzikte pêşrew oyunda giriş pêşû hayalet pêşû sivrisinek pêşûle tatarcık pêşveçûn ilerleme pêşverû ilerici pêşverûtî ilericilik pêşwazî karşılama pêşwazî protokol pêşwazî kirin karşılama pêşwazîkirin karşılamak pêşxistin ileri götürmek pêt alaz pêt alev pêtag kovan pêtag petek pêtal meşale pêtik kıvılcım pêtivî caiz pêtîk kibrit pêvajo süreç pêve kirin tutturmak pêveberdan taviz pêvedan sokmak pêvek ek pêvek ilave pêvek ilişik pêvekirî eklenmiş pêvekirî katılmış pêvekirî munzam pêvekirî ulanmış pêvenişt koşuntu pêvenişt tayfa pêvenişt yardakçı pêwend bağlantılı pêwend ilgili pêwend ilişkili pêwendar mensup pêwendî bağ pêwendî bağıntı pêwendî ilgi pêwendî ilişki pêwendî danîn ilişki kurmak pêwendî sazkirin ilişki kurmak Pêwendîdarbûn ilgi duymak pêwir ses kısıklığı hastalığı pêwir Venüs gezegeni pêwist gerek pêwist lazım pêwist mecbur pêwist zorunlu pêwistî gereklilik pêwistî zorunluluk pêwîst gerekli pêwîst lazım pêwîstî gereksinim pêwîstî ihtiyaç pêxember peygamber pêximandin vazgeçirmek pêximîn vazgeçmek pêxistin tutuşturmak pêxwarin katık pêxwas lumpen pêxwas mec. ayaktakımı pêxwas sefil pêxwas serseri pêxwas yalınayak pêxweş hatin hoşuna gitmek pêzan bilgi sahibi vâkıf pêzan ehil pêzan haberdar pêze madde pêze özdek pêzewar maddeci pêzewar materyalist pêzewar özdekçi pêzeyî maddi pêzeyî özdek piç az miktar piç küçük bir miktar piçek azıcık piçek birazcık piçûk küçük piçûk mini piçûk ufak piçûk bûn küçülmek piçûk dîtin küçük görmek piçûk dîtin küçümsemek piçûk êxistin küçük düşürmek piçûk kirin küçültmek piçûker küçültücü piçûkir Grm. küçülten pidî dişeti pidû damak pidû diş eti pif üfürük pif kirin körüklemek pif kirin üfürmek pifdanik balon pifik körük pifker üfürükçü pifkirin üflemek pihêt dayanıklı pihêt sıkı pihêt sağlam pijandin pişirmek pijên fıskiye pijên püskürteç pijiqandin püskürtmek pijiqandin sıçratmak pijiqîn çamur pijiqîn püskürtmek pijiqîn su vs.nin sıçraması fiili pijîn pişmek pijme aksırık pijme aksırmak piling cemre piling kaplan pilî û pirtî eski eşya pilûç aksi pilûç sapık pilûr sincap pilûsk oluk pimpar semizotu pin kişinin kendine sakladığı sır pinc çanak pincar pancar pindam suyun akışını önleyen çer-çöp pindandin aforoz etmek pinde aforoz pindepîr örümcek pingandin biriktirmek pingandin sulama için suyu gölleştirmek pingav su birikintisi pingil kor pinî sinsi pinî sinsilik pintî cimri pintî pinti pir çok pir fazla pir köprü pir bûn çoğalmak pir bûn fazlalaşmak pir hindik az çok pir kirin çoğaltmak pir kirin çok olmak pir mezin azametli pira hilawistî asma köprü pirane çoğul piranî çoğunluk piranîparêz çoğulcu pirase pırasa pirbaş pekâlâ pirbêj farfara pirbêj geveze pirbêj zevzek pirbêjî gevezelik pirç kıl pirç saç pirç tüy pirçikî bûn kıllanmak pirçikî bûn tüylenmek pireh melez pirejimar çoğul pirejmarî çoğul piritî çokluk pirî caran çoğu zaman pirîm prim pirîsk uçkun pirîsk zerre pirkam histerik pirkîte çok heceli pirmane çok anlamlı pirole aşırı pirole mübalağa pirpar semizotu pirparêz plüralist pirparêzî plüralizm pirpirîk kelebek pirpirok uçurtma pirpizêk çiğdem pirs soru pirs sorun pirs sözcük pirs sual pirs arastekirin soru yöneltmek pirs kirin sormak pirsandin sordurmak pirsgirêk mesele pirsgirêk problem pirsgirêk sorun pirsiyar soru pirsiyar soruşturma pirsiyariyê sorguya çekmek pirsiyarî sorgu pirsiyarkirin sormak pirsiyarkirin soruşturmak pirsîn sormak pirsjêkirin sormak pirsnîşan soru işareti pirsyarî sorgu pirsyarîkirin sorgulama pirsyarkar sorguç pirşeng kıvılcım pirşên enstantane pirtik koyun tüyü pirtikandin tüylerini yolmak pirtir artı pirtir daha fazla pirtirîn maksimum pirtî kumaş pirtî mensucat pirtî tekstil pirtû tekstil pirtûk kitap pirtûkfiroş kitapçı pirtûkxane kütüphane pirûsk bel kemiği pirûsk omurga pirxebt çok işlevli pirxîn horlamak pis oğul pisap amca oğlu pisîk kedi pisîng kedi pismam amca oğlu pismam amcaoğlu pismîr beyzade pismîr mir oğlu pispis fısıltı pispisandin fısıldaşmak pispisîn fısıldamak pispor bilirkişi pispor ehil pispor eksper pispor uzman pispor yetkin pisporî uzmanlık pist cilt (insan) pistepist fısıltı pistok yaka pisxal dayı oğlu pisxatî teyze oğlu piş bûn böbürlenmek piş bûn kabarmak pişaftin asimile etmek pişaftîn asimile etmek pişaftîn özümlemek pişartin doğramak pişemasî denizanası pişêw müstehcen pişik akciğer pişika reş karaciğer pişk bölüm pişk kısım pişk kura pişk kirin ayırmak pişk kirin bölmek pişkî kısmen pişkî tikel pişkîn aksırık pişkîn aksırmak pişkîn hapşırmak pişkîn tıksırmak pişko cemre pişkul hayvan pisliği pişkul küçükbaş hayvan dışkısı pişo pisi pişrok gevrek pişrûk bulgur unu pişt ard pişt arka pişt arka. geri pişt art pişt bel kuşağı pişt kuşak pişt sırt pişt bend korse pişt kirin sırtlamak pişt lê vegeran sırt çevirmek pişt paldan sırtını vermek pişt re bilahare pişt re sonra pişta xwe dan sırtını vermek piştepiştî birlik ve beraberlik piştevan destekçi piştevan yandaş piştevanî dayanışma piştevanî destek piştên kuşak piştgir destekçi piştgir yandaş piştgirî dayanışma piştgirî destek piştgirîkirin desteklemek piştgirîkirin katkıda bulunmak piştgirtin arka çıkmak piştgirtin desteklemek piştî arkalık piştî den sonra piştî sırt yükü piştî sırtlanan yük piştî nîvro öğleden sonra piştîvan hamal piştîzayînê milâttan sonra piştmêr insanın arkasını dayadığı kişi piştrastbûn güvenmek piştrastkirin güven vermek piştrastkirin temin etmek piştre sonra piştre sonradan piştvan taraftar piştvan yandaş pitik bebek pitikê kız bebek pitiko erkek bebek pitir daha çok pitirpêr üç gün önceki gün pitirpêrar üç yıl önceki yıl pitî küçük pitî minyon pitpit pıtırtı pitpitok mıymıntı pitpitok mızmız pixêrî baca pixêrî şömine pixtî pıhtı pixtî bûn pıhtılaşmak pixtok gevrek (taş için) piyale bardak piyale kadeh piyan su tası piyan tepsi piyar rahim piyar rahmet eden piyarî rahmet piyes piyes pizdan etene pizdan plasenta pizî göğüste giysi arası pizî koyun pizrik sivilce pî ayak pî kol pî omuz pîber koruyucu pîj sivri pîj tıraş bıçağı pîj kirin sivriltmek pîkap pikab pîkol at pîkol eşek pîkol katırın ön ayakları ile tekme atması pîkol şaha kalkma pîkol şahlanış pîl fil pîl hayvanlarda ön bacaklar pîl kalay pîlaw pilav pîle derece pîle kirin kalaylamak pîlewer kalaycı pîltan iri pîltan kocaman pîn folluk pîn kümes pîn tekme pînc ağaçların kökünden çıkan istenmeyen sürgünler pînc piç pîne yama pîne kirin yamalamak pînik folluk pînik kümes pîp fıçı pîr eren pîr evliya pîr ihtiyar pîr pir pîr veli pîr yaşlı pîramîd piramit pîraye süs pîrbûn yaşlanmak pîrejin kocakarı pîrek evli kadın pîrek kadın pîrelk cin pîrê fanî ermiş pîrhevî cin pîrhevok acuze pîrhevok cadı pîrhevok umacı pîrik ebe pîrik nine pîrî ihtiyarlık pîrmend bilge pîrmend senatör pîrmend yaşlı pîrot çömlekçi pîroz kusal pîroz kutlu pîroz kutsal pîroz mübarek pîroz mukaddes pîroz kirin kutlamak pîrozandin kutsamak pîrozandin takdis pîrozbahî kutlama pîrozbahî tebrik pîrozbahî lê kirin tebrik etmek pîroze firuze pîrozgeh kutsal yer pîrozgeh tapınak pîrozî kutsallık pîrozkirin kutlamak pîrozname tebrikname pîrûbend veciz pîrûbend vecize pîrûpak tertemiz pîs pis pîs bûn pislenmek pîs kirin pislemek pîsî pislik pîspaye pespaye pîst cilt pîst deri pîst yaka pîşat tesadüf pîşe meslek pîşesazî endüstri pîşesazî sanayi pîşesazî senayi pîşkar özne pîşkar öznel pîşo kav pît gemi babası pît rıhtımda halat atılan kazık pîtol filozof pîtros saklambaç oyunu pîv doz pîv kıstas pîv kıyas pîv ölçek pîv ölçü pîvan kıyaslama pîvan kriter pîvan ölçme pîvan ölçüt pîvan sağlama pîvaz piyaz pîvaz soğan pîvaza hişk kuru soğan pîvaza ter yeşil soğan pîvazoka mejî soğancık kemiği pîvîn ölçmek pîvok çiğdem pîza pizza pîzang eşek arısı pîzpîzik düdük plûr sincap podyum podyum pok diş eti pol çelik pol köz pol omuz pol sınıf pola çelik polan Şubat-19 Mart Kova burcu polandin omuzlamak polat çelik polik bezelye polik sikke polîs polis polke çıkıntı polke damak polke şişlik oluşma fiili polke ur ponijîn dalmak ponijîn derin derin düşünmek ponijîn kara kara düşünmek por saç porçe peruk porg kese porpare kılcal porşikên saçkıran porteqal portakal portetîf portatif Portûgal Portekiz Portûgalî Portekizce porxan kürk posat gereç post post postager postacı postal postal posteki pösteki postnişîn postta oturan postnişîn tekke şeyhi poş boynuz vuruşu poşe kavgacı kadın poşî erkek başörtüsü poşîn giyinmek poşîn giymek poşman pişman poşman bûn pişman olmak poşmanî nedamet poşmanî pişmanlık pot pot pot şikandin pot kırmak potik paçavra potir potur potîn potin poxaçe poğaça poxîn un helvası poylane evlilik veya doğum için erkeğin verdiği hediye poz burun poz sivrilik poz uc pozber muarız pozberî çatışma pozberî çekişme pozberî rekabet pozbilind kibirli pozheçî karga burunlu pozheçî kargaburun pozik çıkıntı pozmik burunsak pozxîn keyifsiz pozxîn üzgün pozxîn bûn üzülmek pozxîn kirin üzmek pozxînî keyifsizlik pronav zamir pu tu! puwaz diş dolgusu puxte fezleke puxte hulâsa puxte muhtasar puxte öz puxte özet puxte üstün puxtedar özlü pûç bozuk pûç çürük pûç kof pûçbûyî koflaşmış pûçkirin çürütmek pûçkirin geçersiz kılmak pûçkirin ilga etmek pûg kar tipisi pûjan nane pûk tipi pûk toz şeklinde kar yağışı pûl pul pûlvan pulcu pûn folluk pûnc bitkiler için gür pûnc kakül pûng yarpuz pûngal folluk pûnik folluk pûrkirin meyve pûrkirin sebze vb. soymak pûrt kuş tüyü pûrt tüy pûsan nane pûş kurumuş ot pûşil edeb pûşil haya pûşil terbiye pûşî sivrisinek Pûşper Haziran pûşt puşt pûte dikkat pûte ihtimam pûte itina pûte özen pûte lê kirin ihtimam göstermek pûte pê dan özen gösterme pûte pêdan ihtimam göstermek pûtepêdan dikkat pûtepêdan özen veya itina göstermek pûtperestî fetişizm pûxte nüve q Kürt alfabesinin yirminci harfi qabqab takunya qabûr çanak çömlek kırıkları qaçanî porselen tabak qad alan qad meydan qad saha qad yer qada dahatinê iniş pisti qada şer savaş alanı qada werzişte spor alanı qaf kafatası qafik kiremit qafilqeda görünmez kaza qafok moloz qafok selin getirdiği çalı çırpı qafqiloz toprak kaplar Qahîre Kahire (Mısır’ın başkenti) qaîl razı qaîl kirin razı etmek qaj çam qajik sakız ağacından elde edilen sakız qajîn çığlık atmak qal bahis qal oyunda puan qal kirin bahsetmek qal kirin söz konusu etmek qalik kabuk qalind kalın qalkirin bahsetmek qalkirin gümüşü yabancı maddelerden arındırmak qalkirin sözetmek qalo üzerinde ekmek pişirilen yassıtaş ya da kiremit qalonçe buğday biti qaltax kaltak qam boy qambost cüce qamçî kırbaç qamçûr hayvan vergisi qame kama qamîş kamış Qamîşlok Kamışlı. Suriye’de bir Kürt kenti qamk başparmak qamkinik kısa boylu qamyon kamyon qamyonet kamyonet qang buharla dezenfekte etme qanik sapan qanî ikna qanî kirin ikna etmek qantir katır qantîn kantin qapan fiyaka qapan kantar qapût kaput qapût palto qaqê yumurta qaqibokirin meydan okuma qaqircik bronş qaqlîbaz martı qaqreş rengi siyaha çalan kabak türü qarç mantar ağacı qarçik kuyruk sokumu kemiği qarix sebze tarhları qarîn feryat etmek qarot bitki sapı qars yeniden canlanma qars yeniden filizlenme qartik ağaç pim qarûşe çalı süpürgesi qas kadar qas miktar qasid aracı qasid elçi qasidî aracılık qasî ku xuya ye göründüğü kadarıyla qaş yüzük taşı qaşil kabuk (karpuz qaşil kavun vs.) qaşo güya qaşo sözde qat kat qat katman qat tabaka qat kirin katlamak qawêr kasnak qawin kavun qawit kumanya qax armut kurusu qayîl razı qayîl bûn razı olmak qayîl kirin razı etmek qayîm dayanıklı qayîm sağlam qayîş kayış qayîşok esnek qayt kirin bakmak qayt kirin göz kulak olmak qaz kaz qazan kazan qazim deve tüyünden yapılan iplik qazî kadı qe asla qe hiç qeb güreş qebale götürü iş qebalek duvar içinde ufak dolap qebalok duvarın içine yapılan qebalok kapaklı küçük dolap qebare hacim qebarîn genleşme qebarîn hacmin artması qebrax kavat qebrax pezevenk qebû güreş qebû güreşe qebû meydan okuma qebû oyuna qebû yarışa çağrı qebû xwestin güreşe davet qebû xwestin meydan okumak qebûl kabul qebzmal kabzımal qeda bela qeda felaket qeda kaza qeda musibet qedan bitmek qedan tükenmek qedandin bitirmek qedandin idare etmek qedandin sonuçlandırmak qedandin tüketmek qedandin yetinmek qedaxe memnu qedaxe yasak qedaxe kirin yasaklamak qedemgeh tuvalet qedexe yasak qedexekirin yasaklamak qedir değer qedir kıymet qedîfe kadife qedîn bitmek qedyayî bitik qef bir kaya ya da ırmak kenarındaki oyuk qef mat. çevre qefçil çirkin qefel köprücük kemiği qefes kafes qefilîn çok üşümek qefilîn yorulmak qefle kafile qefsîng göğüs kemiği qefsîng iman tahtası qefş bir tutam ot ya da saç qeftan kaftan qehirandin kızdırmak qehirandin öfkelendirmek qehirandin sinirlendirmek qehirandin üzmek qehirîn içerlenmek qehirîn kızmak qehirîn öfkelenmek qehirîn sinirlenmek qehitîn bazı şeylerin kıt olması yada hiç bulunmaması qehwe kahve qehwevan kahveci qehwexane kahvehane qehweyî kahverengi qelaç tepelerin ot bitmeyen yamacı qelafet tip qelandin kızartmak qelandin kavurmak qelandin soyunu kurutmak qelanik kalay qelareşk kuzgun qelaş kalleş qelaştin yarmak qelax istifi qelax tezek qelebalix kalabalık qelebask saksağan qelemon hindi horozu qelen başlık parası qelender babacan qelender kalender qelew semiz qelew şişman qelewî şişmanlık qelibîn devrilmek qelibîn içine dalmak qelibîn yarıp geçmek qelihîn imha qelihîn imha olmak qeliqandin kararsızlığa düşmek qeliqandin tahrik etmek qeliqîn kararsızlığa düşmek qeliqîn tahrik olmak qelişandin yarmak qelişî çatlak qelişî yarık qelişîn yarılmak qelizîn fırsatını kollamak qelî kavurma qelîn kavrulmak qelîsêl sac kavurma qelîsêl sacda kızartılmış et üzerine qelîsêl sarmısaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek qelîştek yarık qelp sahte qelpezan kalpazan qelpezan sahteci qelpezan sahtekâr qelq hareket qelq oynak qels güçsüz qels zayıf qelsî zayıflık qelş yarık qelûn pipo qelye potas qemalax karda silahsız keklik avı qeman bronzlaşmak qemandin hafifçe yakmak qematik kundak (bebekler için) qemb badem vs qemb birbirine yapışık ikizler qemb yapışık ceviz qemç kuyruk qemçûr kamçı qemer yağız qemer genimî açık esmer qemerdîn kaysı pestili qemerê vekirî esmer qemirandin bronzlaştırma qemirîn bronzlaşma qemirîn bronzlaşmak qemirîn kızarmak qemîn hafifçe yanmak qemsî dedikoducu qemtik küçük ipek mendil qena bari qena hiç olmazsa qenc iyi qenc iyi güzel qencî iyilik qencîxwaz iyiliksever qend nebati şeker qendav kant qender bile qender kadar qenderî nicelik qendîl kandil qene bari qene hiç olmazsa qenebe en azından qenebe hiç değilse qenebe hiç olmazsa qenter kantar qenter tartı qentere oluk şeklinde uzun bir direk qentûr kanun qepsûn kapsül qepsûn mermi kovanı qepûşk salyangoz qer parlak siyah qerac kıraç qeram kapak qeram takat qeramê ketin takatten düşmek qeramûşk çimdik qerandin ıstırabını dindirmek qerandin sukünete kavuşturmak qerase iriyarı kimse qerase kaldıraç qerase manivela qerase mec. azman qerase zebella qeraş değirmenci qerax kıyı qerax kenar qerax sahil qerd borç qerd istikraz qerd ödünç qerebalix kalabalık qereçi çingene Qereçî Çingene qeresî kiraz qerf espri qerf nükte qerf şaka qerf kirin espri yapmak qerfî mizahi qerfok nüktedan qerimîn yorulmak qerisandin dondurmak qerisandin zorlayarak yerleştirmek qerîn vazgeçmek qermiçandin buruşturmak qermiçandin büzmek qermiçî buruşuk qermiçîn buruşmak qermiçîn büzülmek qermiçîn büzüşmek qermîçok buruşukluk qermît kiremit qern dönem qern yüzyıl qernebît yeşil lahana qerpal lime lime qerpal yırtık pırtık qerqef sürahi qerqîtk kurutulmuş kavun Qers Kars qersîl yeşil arpa qersûn geniş ağızlı çömlek qert kart qert bûn kartlaşmak qertaf arının en taze peteği qertaf dilbilgisinde ek qertaf kovandan bal almak için kullanılan araç qertel kartal qerwaş cariye qerwaş kadın hizmetçi qerz borç qerzdar borçlu qesab kasap qesd kasıt qesel ekin sapları qesem and qesem yemin qesifandin eti doğramak qesifandin parçalamak qesifîn doğranmak qesifîn parçalanmak qesirbendî mimarlık qesîl evin önündeki bostan qesp hurma qesr saray Qesraşêrîn Kasr-ı şirin qeşa buz qeşadank buzluk qeşagirtin buz tutmak qeşagirtin buzlanmak qeşardin bir şeyin kabuğunu soymak qeşartin kabuğunu soymak qeşaşkên buzkıran qeşeng yakışıklı qeşitandin kovmak qeşitîn savuşmak qeşmer kişiliksiz qeşmer palyaço qeşmer soytarı qet asla qet hiç qet kesim qet parça qet kirin parçalara ayırmak qet nebe bari hiç olmazsa qetab ek qetab ilave qetandin kesmek qetandin koparmak qetandin yırtmak qetandin yarmak qetik yük vs. bağlamak için kısa kalın ip qetîn kesilmek qetîn kopmak qetîn yırtılmak qetmer katmer qetran katran qetûf üzüm sepeti qevaztin atlamak qevd buket qevd deste qevd kabza qevd tutam qevd tutamak qevz atlama qevz sıçrama qevz uzun adım qevz dan uzun adım atmak qewad kavat qewaf çömlekçi qewal yezidi dini liderine verilen san qewan müzik plağı qeware form qeware hacim qeware kalıp qeware ölçü qewarok parsel qewartin oymak qewas kavas qewimîn meydana gelmek qewimîn olamk qewimîn olmak qewimîn oluşmak qewirandin def etmek qewirandin kovmak qewitandin başından savmak qewitandin defetmek qewitandin kovmak qewitandin terslemek qewitî tembih qewitîn defolmak qewîn dayanıklı qewîn sağlam qewîtlêkirin tembihlemek qewl demek qewl süz etmek qewlik cüzdan qewlik kitap vs. için muhafazalık qewnik su kabağı qey cümleye sanmak qey sanki qey sanki anlamını katar ve ayrıca her halde anlamına gelir qeyar toprak kapları yapıştırmak için kullanılan zamk qeyd kayıt qeyd pranga qeyd kirin kaydetmek qeydik pranga qeydik tasma qeyran bunalım qeyran karmaşık qeyran kriz qeyre orta yaşlı qeyserî kapalı çarşı qeysik koltuk değneği qeysik loğ çekmeye yarayan ağaç alet qeysî kaysı qeytan kaytan qez ipek qezaz elbise diken qezaz ipek satan qezaz terzi qezazade kazazede qezenc kazanç qezenc kirin kazanmak qezî ipek qezî laf qezî sohbet qezî avêtin laf atmak qezî kirin sohbet etmek qezîxweş hoş sohbet qêrîn bağırmak qêrîn çığlık qêrîn çığlık atmak qêrîn feryat etmek qêrîn haykırmak qêrqaş yatay qêxane omlet Qibris Kıbrıs Qibrisî Kıbrıslı qicik az qicik küçük qicî su teresi qiç az qiç küçük qidî kirin gıdıklamak qidûm biçim qidûm derman qidûm güç qidûm şekil qidûm takat qidûm şkestin gücü kırılmak qijik karga qijilandin cızırdatmak qijilandin kızartmak qijilandin kızgın yağda kızartmak qijilîn cızırdamak qijilîn kızarmak qijîn cızırdamak qijnik kene qila kalay qilêr kir qilêr kirli qilêr pasak qilêrî kirli qilêrî pasaklı qilêwî bulaşık qilik ağaçtan yapılan kapı kilidi qilîbûn gıdıklanmak qilîç serçe parmağı qiloç boynuz qilozan takla qilqal telaş qilqilik ağaçtan yapılan uzunca kilit qilûmik dalları kesilmiş ağaç qilûmik felç yada romatizmadan organları eğrilmiş kimse qim içim qim yudum qimil kımıl qinare mezbaha qinc dikey qinc düşey qinc şakuli qincok boylam qinik kümes qinik tekerleme qinût cimri qinût pinti qinyat inan qinyat kanaat qinyatanîn kanaat getirmek qinyatkar kanaatkar qir imha qir kırım qir kirin imha etmek qir kirin kırmak qiraç mat. açı qirase kaldıraç qirçandin çatırdatmak qirçandin gıcırdatmak qirçîn çatırdamak qirçîn gıcırdamak qird maymun qirdik adı çıkmış kadın qirdik gülünç qirdik kişiliksiz qirdik zenne qirêj kir qirêj kirli qirêj pasaklı qirêj bûn kirlenmek qirêj kirin kirletmek qirêjbûn kirlenmek qirêjî pasak qirêjkirin kirletmek qirên dövüş qirên kavga qirik gırtlak qirim tırpan qirîn çığlık Qirjal Akrep burcu qirkirin katliam qirkirin yok etmek qirnî kene qirpik geğirti qirpik helatin geğirmek qirpikhilatin geğirmek qirpîn çıtlatma qirş çırpı qirş çalı qirş çöp qirş û qal çer çöp qirtik gırtlak qisawet endişe qisekirin konuşmak qisûr kabahat qit kıt qitî acur qitût tutumlu qiyame dik qiyame yokuş Qizilbaş Kızılbaş qîç göz kırpma qîç kısık qîç küçük (göz) qîç bûn kısılmak qîç kirin kırpmak qîçik açık sarı qîçik saman sarısı qîjên çığlık atmak qîl dayanak qîl ipucu mec qîl köpek dişi qîm kanaat getirme qîm kifayet qîm yetinme qîm yetme qîm kirin yetinmek qîma xwe anîn yetinmek qîma xwe pê anîn yetinmek qîq ince uzun boylu kimse qîq iskelet qîq zayıf qîqbûn iskelet gibi olmak qîr asfalt qîr katran qîr zift qîrandin bağırmak qîrandin feryad ettirmek qît budak qîtik baldır kemiği qîtik budak qîz kız qîzap amca kızı qloç boynuz qoç boynuz qoç vahşi hayvan avında kullanılan kapan qoç kirin toslamak qoç lêdan toslamak qol kesik qolinc kulunç qolinc omuz kürek kemikleri ve buraya gelen sancı qom kavim qompîr patates qonax aşama qonax evre qonax konak qonax menzil qonax merhale qondre kundura qonser konser qopan fiyaka qopanik delişmen qopanik fiyakalı qopçe kopça qopçe kirin kopçalamak qopix delişmen qor dizi qor sıra qorede çok zayıflamış hayvan qorik kalça qorî demlik qornî dış köşe qornî kurna qorsî ağırlık qorzî köşe qorzî köşebent qose ağızlık qose sigara ağızlığı qotik boğmaca qram takat Quds Kudüs.(Kutsal bir şehir.) qudûmşkestin şekli bozulmak qudûmşkestin takatten düşmek qufe küfe qufil kilit qufil kirin kilitlemek qufilandin kilitlemek qufilîn kilitlenmek qufulîn donup kalmak qufulîn kilitlenmek qufulîn soğuktan donmak qul delik qul in qulab ters dönme qulabtin devirmek qulac kulaç qulbik çapa qulf çengel qulf kanca qulibandin devirmek qulibîn devrilmek quling turna qulipandin çevirmek qulipandin devirmek qulipîn çevrilmek qulipîn devrilmek qulkirin delmek qulozan takla qulp kulp qulqule menteşe qulqulî delik deşik qulqulî mağara qumaş kumaş qumrî kumru qunc köşe quncik köşe quncirandin çimdiklemek quncîrk çimdik quncnivîs köşe yazısı quncnivîsar köşe yazarı qundax dipçik qundax kundak qunêr apse quntar dağ eteği qup kuluçka quraftin bükerek kırmak qure kendini beğenmiş qure kibirli qure mağrur quretî kibirlilik qurf büyük korku qurf korku qurf panik qurfandin bir şeyi bükerek koparmak qurfandin korkutmak qurfandin paniğe uğratmak qurifîn paniklemek qurix ayaz qurix çiv qurix kutup yıldızı qurî koruk şerbeti qurî üzüm şerbeti qurîn guruldamak qurîş kuruş qurm ağaç gövdesi qurs kurs qurt içim qurt yudum qurtandin yudumlamak qurufandin panik yaratmak qurufîn paniğe kapılmak qusan el ya da ayakta içinde su biriken kabarcıkların meydana gelmesi qusandin kırpmak qusandin kısaltmak (saç vs.) qusandin kesmek qusandin pıhtılaştırmak qusîn kısalmak qusîn kanın ya da sütün pıhtılaşması qut kısa boylu qut kesik qut kopuk qut bûn kesilmek qut bûn kopmak qut kirin kırpmak qut kirin kesmek qut kirin koparmak qutbûn kesilmek qutebir kesin qutifîn çok korkmak qutik gömlek qutim ağaçlar kesildikten sonra yerde kalan kökü qutî kutu qutî tabaka qutkirin kesmek quz am quz vajina qû guguk kuşu qû kuğu qûç taş yığını qûl kul qûn göt qûn kıç qûn makat qûnde argo da ibne qûnde homoseksuel qûnek argo da ibne qûnek homoseksuel qûnek homoseksüel qûnek ibne qûrç taş yığını qûrçik küçük taş yığını qûrçik kulübe qûşxane kulpuz tencere qûşxane tencere qût azık qût gıda qût kışlık erzak qût tavuk yemeği qûtifîn donma derecesinde üşümek qûtifîn mec. korkmak r Kürt alfabesinin yirmi birinci harfi ra kök raberkirin açıklamak raberkirin öngörme raberkirin sunmak rabezandin çatmak rabezandin üstüne yürümek rabezîn çatışmak rabezîn saldırıya geçmek rabezîn saldırmak rabêj eda rabirdû geçmiş rabirdû mazi rabiwardin biriyle iyi geçinmek raborandin geçirmek raboriya çîrokî mişli geçmiş raboriya diyar dili geçmiş raborî geçen raborî geçmiş raborîn geçmek rabûn kalkış rabûn kalkmak rabûn sökülmek rabûn yükselmek raçandin dokuma raçandin dokumak raçandin dokunmak (bez vs.) raçandin kurmak raçav dikiz raçav gözetim raçav kirin gözetlemek raçavkirin gözetlemek radan davranmak radan sokmak radan zuhur etmek rade derece rade düzey rade esna rade seviye rader mastar radest teslim radest bûn teslim olmak radest kirin teslim etmek radestbûn teslim olmak radestkirin teslim etmek raêx mefruşat rageş hırçın rageş bûn hırçınlaşmak ragihan iletişim ragihandin bildirmek ragihandin eriştirmek ragihandin ilan etmek ragihandin iletişim ragihandin iletmek ragihandin muhabere ragihiştin ulaşmak ragihiştin yetişmek ragihîn iletişim ragirtin dayanmak ragirtin elde tutmak ragirtin hakim olmak ragirtin tahammül etmek raguhêzbar iletken rahêl üst taraf veya bölge rahêlandin kapmak rahiştin kapmak rahiştin uzanıp almak rahiştin yerden alıp kaldırmak rahşan gösterişli rahşan yol gösteren rajandin beşik rajandin dal vs. sallamak rajen damarları çalıştıran rajenîn nabız rajerîn alicenap rajêr alt taraf rajêr aşağısı rajêr en alt rajêr en aşağı rajêrî tebaa rajor en üst rajor en yukarı rajor üst taraf rajor yukarı taraf rajor yukarısı rakendî irsi rakendî kalıtsal raketin uyumak raketin yatmak rakêşandî çekik rakêşandî örtük rakêşayî çekik rakêşayî örtük rakêşer çekici rakirin kaldırmak rakirin sökmek rakişandin çekmek rakişandin kökten kaldırıp çekmek rakişandin sökmek raman düşünce raman fikir raman görüş raman mütalaa raman standin fikir almak ramana pêdand sabit fikir ramandin düşünmek ramedan uzanmak yatmak ramedan yatırım ramedin yatırım ramedîn uzanmak ramedîn yatmak ramîn düşünmek ramûsan öpmek ramûsan öpücük ramûsan öpüşmek ramûsandin öptürmek ramûsîn öpmek ramyar siyasetçi ramyarî siyasal ramyarî siyasi ran but ranavîş kirin telkin rantperest rantçı raperandin ayaklandırmak raperandin uyandırmak raperişandin yontmak raperişîn yontulmak raperîn atılım raperîn ayaklanma raperîn ayaklanmak rapêç tipi rapêçan sarmak rapêçan sarmalamak rapêlk tırmık rapêş kirin göstermek. önüne koymak rapiçikîn doluşmak raq kola rareş kangren raselitîn musallat rast doğru rast düz rast düzgün rast gerçek rast sağ rast sahi rast selim rast hatin rastlamak rast hatinî rastlantı rastandin doğrulamak rastandin düzeltmek rastandin tashih etmek rastandin teyit etmek rastbêj açık sözlü rastbêj doğru söyleyen rastbîn doğruyu gören rastbîn gerçekçi rastbîn realist raste düzlük raste rast doğrudan raste rast doğruya rastek cetvel rasteqîn gerçek rasteqîn hakikat rasteqîn realite rasterast direk rasterast doğrudan rastgir sağcı rastgo doğrucu rasthatî rasgele rastî gerçek rastî gerçeklik rastî hakikat rastî öz rastî realite rastî hev hatin karşılaşmak rastîbîn gerçekçi rastîxwaz gerçekçi rastker düzeltmen rastkêş cetvel rastnivîs imla rasyonalîzm akilcilik rave izah rave kirin açıklama rave kirin yorum ravekar yorumcu ravekirin izah etmek ravepirs gensoru rawe kip rawest ara rawest fasıla rawestan beklemek rawestan durma rawestan durmak rawestan duruş rawestan fasıla vermek rawestandin durdurmak rawestek fren rawestgeh durak rawestin beklemek rawestin durmak rawestina giramiyê saygı duruşu rawestî dur rawestîn durmak rawestîna rêzgirtinê saygı duruşu raweşandin sallamak rawêj farz rawêj tahmin rawêj varsayım rawêj zan rawêjî farazi rawêjî sanal rawêjî tahmini rawirtin geçmek rawirtin ileri geçmek (yarış rawirtin yürüyüşte vs.) rawirtî geçkin rawî rivayet eden raxêr döşeme raxistin döşemek raxistin sermek raxistin sörmek raxistin yaymak ray düşünce ray fikir ray görüş ray kanaat ray mütalaa ray oy ray rey raya gel halkoyu raya gel kamuoyu raya gişkî kamuoyu raya giştî kamuoyu raya xwe peşkeş kirin kanaatini belirtmek raya xwe peşkeş kirin mütalaada bulunmak rayandin oylamak rayda çarpıcı rayda etkileyici raydan etkilemek raydan görüş bildirmek raye otorite raye salâhiyet raye velayet raye yetki rayedan etkilemek rayedan tesir etmek rayedar etkili rayedar otoriter rayedar salahiyetli rayedar tesirli rayedar yetkili rayedariya zagonsaziyê yasama yetkisi rayêl hat rayêl tel rayîc rayiç rayîc tedavül raz giz raz sır razan uyumak razan yatmak razandin uyutmak razandin yatırmak razber abstre razber mücerret razber soyut razber kirin soyutlama razdarî mistisizm razdarî tasavvuf razî razı reben bahtsız reben fakir reben zavallı reçete reçete red ret red kirin reddetmek redaktor redaktör ref dizi ref kuş sürüsü ref raf ref sıra refandin çorap refandin kilim vs.nin söküklerini örerek tamir etmek reftar davranış reftar gidiş reftar hareket reftar tutum regez ırk regez eleman regez nesep regez öğe regez soy regez unsur regezperest ırkçı reh damar reh kök reh köken rehek bitki reheknasî botanik rehidandin incitmek rehidîn incinmek rehilandin titretmek rehilîn titremek rehjen nabız rehjenîn nabzını ölçmek/tutmak rehwan atın rahvan yürüyüşü rejî kömür rejî odun kömürü rektor rektör remil fal remil remil remildar falcı remildar remilci renc acı renc emek renc eziyet etmek renc sıkıntı renc zahmet rencandin acı vermek zahmet vermek rencandin rencide etmek rencber emekçi rencîde gücendirilmiş rencîde incinmiş rencîde incitilmiş rencîde kalbi kırılmış rencîn rencide olmak rencûr acılı rendeş rende rendeş kirin rendelemek rendol bostan korkuluğu reng renk reng dar renkli reng korî renk körlüğü rengandin renklendirmek rengavêtin renk atmak rengavêtî solgun rengavêtî soluk rengdêr dilbilgisinde sıfat rengdêr sıfat rengdêra çawahîn niteleme sıfatı rengdêra jimarîn sayı sıfatı rengdêra nîşandanê işaret sıfatı rengdêra pirsiyarkî soru sıfatı rengîn renkli rengpîşe belirteç rengrês boyacı rengrês kumaş boyası rengûreng rengârenk rep dik rep ereksiyon rep kalkık rep bûn kalkmak rep kirin kaldırmak repandin kabaca dövmek repandin vurmak repbûn dikleşmek (erkeğin ereksiyonu) repisîn tıka basa dolmak (katı şeylerle) repîn şahlanmak req ereksiyon req kalkık req kas katı req sert req su kaplumbağası reqço çelik çomak reqele sıska reqem rakam reqisandin müzikle oynatmak reqisîn oynamak reqîn şıkırdamak reqîn şıkırtı tıkırtı reqîn tıkırdamak reqs dans reqs halay resen asil resen orijinal resen otantik resen özgün reş kara reş siyah reş kirin karalamak reşahî kara silüet reşahî karartı reşandin saçmak reşandin serpiştirmek reşandin serpmek reşaş otomatik silah reşaş serpinti reşbelek name reşbîn karamsar reşbînî karamsarlık reşe korkuluk reşeba güneydoğu rüzgarı reşeba romatizma reşedar dişbudak reşedar ormanın kışın yapraksız hali Reşemî Şubat ayı reşêle sığırcık kuşu reşgiranî tifo reşgirêdan matem reşgirêdan yas tutmak reşik göz bebeği reşik siluet reşik siyah olan reşik siyahi reşik zenci reşî karartı reşîme takı zincir reşkandin kıskandırmak reşke kimyon reşker karartıcı reşkîn kıskanç reşkîn kıskanmak reşnivîs karalama reşnivîs müsvedde reşnivîs müsvete reşreşik çörek otu retandin bir belayı vb. atlatmak retandin birini rev firar rev kaçış rev kaçma revandin kaçırmak revde güruh revde köpek sürüsü revêtin tahta işlemeciliği yapmak revêtin tahtayı yontup işlemek revîn kaçmak revo at veya katır sürüsü revok firar revok kaçak revrevik serap rewa çiy rewa meşru rewa nem rewa uygun rewa yakışır rewa yerinde rewa dîtin uygun bulmak uygun görmek rewac geçerli ve değerde olma. muteber rewac rağbet rewac revaç rewac sürüm rewac yürürlük rewacdar geçerli rewacdar yürürlükte rewagirtin nemlenmek rewal toy rewal tüysüz delikanlı rewalî toyluk Rewandiz Revanduz rewanî revani rewayetî meşruluk rewd toplam rewendî göçebe rewêl vahşi hayvan rewêrtin yontmak rewiqandin at koşturmak rewisîn kıl ve benzerlerin hafiften yanması rewisîn saç rewisîn tüy rewişt ahlak rewişt karakter rewişt karekter rewiştî ahlaki rewitandin ağaçların ve bitkilerin yapraklarını dökmek rewnaq ışık rewnaq görkem rewnaq göz alıcı rewnaq ihtişam rewnaq parlak rewnaqdar muhteşem rewneq görkem rewneq ihtişam rewneq zarafet rewneqdar görkemli rewneqdar ihtişamlı rewq zincirin halkası rewrewk sanrı rewrewk serap rewş durum rewş gidişat rewş hal rewş vaziyet rewşa aborî ekonomik durum rewşa awarte olağanüstü durum rewşa awarte olağanüstü hal rewşedar muhteşem rewşen açık rewşen aydın rewşenbîr aydın rewşenbîr entelektüel rewşenbîr entellektüel rewşeparêz statükocu rewt sırık rewt uzun sırık rewtik ince sırık rex kıyı rex taraf rex yan rex yön rexne eleştiri rexne tenkit rexne kirin eleştirmek rexnegir eleştirmen rexnegirtin eleştirmek rexnekar eleştirmen rexnelêkirin eleştirmek rexneyî eleştirel rext fişeklik rext koşum rextdar tekel memuru rextdar tütün tüccarı reyîn havlamak rez bağ rezber eylül ayı rezberdan bağ bozumu rezvan bağcı rezvanî bağcılık rê yol rê yordam rê çûn yol almak rê çûn yol kat etmek rê dan yol vermek rê kirin göndermek rê kirin yolcu etmek rê kirin yollamak rê pêşandêr yol gösteren rê pêşkirin yol göstermek rê ve çûn yürümek rê vekirin yol açmak rêav mecra rêba iklim rêbar akım rêbar tradisyon rêbar yol rêbar yordam rêbarî sefer rêbarî yolculuk rêbaz ekol rêbaz metot rêbaz üslup rêbaz yöntem rêbej karayolu rêbendan ocak ayı rêber kılavuz rêber rehber rêber kirin yol göstermek rêberî kılavuzluk rêbir haydut rêbir şakî rêbir yol kesen rêbiwar gelip geçen rêbiwar seyyar rêbiwar yolcu rêç çığır rêç iz rêç yol rêç tilî parmak izi rêçgerandin iz sürmek rêçvan izci rêdan izin vermek rêder çıkış rêder çıkış yolu rêgeh ekol rêgeh güzergah rêgeh rota rêgeh uğrak rêgeh yörünge rêgez ilke rêgez prensip rêhesin demiryolu rêhesin ray rêje nispet rêje oran rêjgeh çağlayan rêjgeh şelale rêjgehî çağlayış rêjing oluk rêjk döküntü rêjne sağanak rêjtin dökmek rêkeftin anlaşma rêkupêk derli toplu rêkupêk düzenli rêkupêk intizamlı rêkupêk muntazam rêkupêk kirin düzenlemek rêkupêk kirin tanzim etmek rêkûpêk düzenli rêl orman rêlvan ormancı rêpîvan adımlama rêpîvan kaide rêpîvan kural rêpîvan yürüryüş rêsî balya (ot için) rêsî burma rêsîn eğirmek rêstin eğirmek rêş kirin kazımak rêş kirin sürmek rêşaş sapık rêşaş sapkın rêşaş bûn sapıtmak rêşaşî sapkınlık rêşî püskül rêşî saçak rêşkirin demir gibi şeyleri kazımak rêşkirin tahta rêşkirin tencere rêşte nesil rêûdirb yöntem rêvaz ışkın otu rêvaz okçun otu rêvaz ravent rêveber yönetici rêveberî yönetim rêvebir direktör rêvebir idareci rêvebir müdür rêvebirin sevk ve idare etmek rêvebirin yürütme rêvebirîya malê ev idaresi rêwerz talimat rêwî luk rêwî yolcu rêwî bûn sefere çıkmak rêwîngî yolculuk rêwîtî sefer rêwîtî yolculuk rêx hayvan dışkısı rêx hayvan pisliği rêx mayıs rêxistin örgüt rêxistin yola koymak rêz dize rêz dizi rêz hürmet rêz sıra rêz satır rêz saygı rêz kirin dizmek rêz kirin sıralamak rêzan öncü rêzan politikacı rêzan yol bilen rêzan yol gösteren rêzan yolu gösteren Rêzanan Eylül ayı rêzanî politika rêzanî siyaset rêzbûn dizilmek rêzbûn sıraya geçmek rêzdar değerli rêzdar sayın rêzdar saygıdeğer rêzdar saygın rêzdarî saygı rêzdarî saygınlık rêze dizi rêze paradigma rêze saf rêze seri rêze tefrika rêzenivîs dizi yazı rêzfîlm dizi film rêzgir saygılı rêzgirtin saygı gösterme rêzik kural rêzik norm rêzik satır rêzikî normal rêzikî normlara uygun rêzikparêz kuralcı rêzikperest kuralcı rêziman dilbilgisi rêziman gramer rêzîkên rastnîvîsnê imla kuralları rêzkarî disiplin rêzker mürettip rêzkirin dizmek rêzkirin sıralamak rêzname tüzük rêzname yönetmelik rêzname yönetmenlik rêznameya hundirîn iç tüzük riba faiz ricifandin titretmek ricifîn titremek ricricandin morartmak ricricî morluk ricricîn morarmak rifse sulak arazi rih sakal rih berdan sakal bırakmak Riha Kurtuluş Riha ŞanlıUrfa (şehr-ûn nebî) rihabûn kurtulmak rihakirin kurtarmak rihan reyhan rihberdan sakal bırakmak rijandin dökmek rijî kömür rijî yağız hayvan rijî yağsız rijîn dökülmek rik inat rik kin rik girêdan kin bağlamak rik kirin inat etmek rikdar inatçı rikdar kindar rikeberî inatlaşma rikeh keklik kafesi rikêb üzengi rikîn inat etmek riko ısrarcı riko inatçı rikrikîn titremek rim mızrak rimbaz mızrakçı rind güzel rind iyi rind bûn güzelleşmek rind bûn iyileşmek rind kirin güzelleştirmek rind kirin iyileştirmek rindik cici rindî güzellik rindî iyilik rindîxwaz iyiliksever rinek fırça ringandin şıngırdatmak ringîn şıngırdamak ripûreş simsiyah ripûronî apaydın risas kurşun risil gömme dolap rist düzen rist kural rist nizam rist rol rist satır rist kirin düzene sokmak rist kirin kurallı hale getirmek riste beyit riste cümle riste dizge riste mısra riste manzume ristik kolye ristin dokumak ristin eğirmek ristname nizamname riswa rüsva riswa kirin rüsva etmek rişe kökçük rişên çiselemek rişk bit yumurtası rişte erişte rişte şehriye ritam balçık (su ve selle gelen çamur) ritam mil ritil 8 kg.lık sıvı ölçü birimi ritil batman ritimandin tıkamak ritimîn tıkanmak rivîn alev riwange bakış açısı riwîn akıcı riwînî akıcılık rixandin tahrif etmek rixîn tahrif olmak riya riya Riyad Riyad (Suudi Arabistan’ın başkenti) riyakar riyakar rizandin çürütmek rizbe kayış tokası rizde menteşe rizgar kurtulmuş rizgar serbest rizgarbûn kurtukmak rizgarî kurtuluş rizgarkirin kurtarmak rizinde menteşe rizî çürük rizîn çürümek rîçal bitkilerin yeraltındaki kökleri rîçal reçel rîs yün rîs yünden olan şey rîş şark çıbanı rîş şart çıbanı rîşî püskül rîşî saçak rîtim ritim rîtin sıçmak rîtol paçavra rîvele çok ince zar rîvele zar rîwek bitki rîxole kalın bağırsak ro gün ro gündüz robar akarsu rogirtî elde tutulan rogirtî hakim olunan roj gün roj gündüz roj güneş roj bi roj günden güne roj hilat güneş doğdu roj hilatin güneş doğdu roja bûnê doğum günü roja din öbür gün roja kar işgünü roja temenê yaş günü rojane aktüel rojane güncel rojane gündelik rojane günlük rojaneyîtî güncellik rojanî aktüel rojava batı rojavayî batılı rojbaş günaydın! iyi günler! rojbaş iyi günler rojber arife rojda gün verdi rojekê günün birinde rojev gündem rojgeran gezegen rojgîn eyyamcı rojgîn gününü gün eden rojhelat doğu rojhelatî doğulu rojhelatnasî doğubilim rojhelatnasî oryantalizm rojhilat doğu rojhilata navîn ortadoğu rojhilate navîn ortadoğu rojhilatî doğulu rojik mercek rojing baca rojing damda açılan havalandırma ve güneş ışınlarının içeri girmesi için delik rojî oruç rojî girtin oruç tutmak rojîgirtin oruç tutmak rojîn aktüel rojîn güncel rojîn gündelik rojîn günlük rojmêr takvim rojnama fermî resmi gazete rojname gazete rojnameger gazeteci rojnamevan gazeteci rojnamevanî gazetecilik rojnivîsk günce rojnivîsk günlük rojveger gündönümü rolativ izafi Rom Bizans Rom Roma Roman roman Roman Romen Romaniya Romanya romanvan romancı Romî Romalı Romî Rum ron açık ron berrak ron cıvık ron sıvı ron saydam ron sulu ron bûn sıvılaşmak ron kirin sıvılaştırmak ronahî aydınlık ronahî bûn aydınlanmak ronahî kirin aydınlatmak ronak aydınlık ronak berrak ronak parlak ronakbîr aydın ronakbîr entellektüel rondik gözyaı rondik gözyaşı ronî ışıklı ronî aydınlık ronyas boya otu rot sırık rovî bağırsak rovî tilki rowanş rövanş ruh ruh Ruha kurtuluş Ruha Urfa Ruhstên Azrail ruhstîn ezrail runiştgeh duruşma salonu runiştgeh ikametgah runiştgeh mesken ruyê hundir iç yüz rû çehre rû satıh rû yüz rû yüzey rû jê badan yüz çevirmek rû kirin dökmek rû kirin kaplamak rû kirin yemek servisi yapmak rû reşî yüz kızartıcı rûbadan yüz çevirmek rûbar ırmak rûbar akarsu rûber yüz yüze rûberî hev bûn yüzleşmek rûbirtin düzeltmek rûbirtin rendelemek rûçikandin tüylerini yolmak rûçikandin yolmak rûdan gelişme rûdan olay rûdan şımartmak rûdan yüz vermek rûdanger şımarık rûfiroş alımlı rûgan rugan rûgeş güleç rûgêr şımarık rûj ruj rûkar düzey rûken güler yüzlü rûken güleryüzlü rûken sempatik rûken sevimli rûkî yüzeysel rûl zakkum ağacı rûmase masa örtüsü rûmet fahri rûmet haysiyet rûmet onur rûmet şeref rûmet yüz akı rûmetbilind saygıdeğer rûmetdar onurlu rûmetdar şerefli rûmetgiran saygıdeğer rûn yağ rûn kirin yağlamak rûndank yağdan(lık) rûnerm yumuşak rûnerm yumuşak yüzlü rûnê giyê margarin rûniştek oturak rûniştin celse rûniştin duruşma rûniştin ikamet etmek rûniştin oturmak rûniştin oturum rûniştin yerleşmek rûnkirin yağlamak rûpehn ablak yüzlü rûpel sayfa rûpel raxêr sayfa düzenleyicisi rûpel raxistin sayfa düzenlemek rûpişt astar rûpişt örtü rûpişt kirin astarlamak rûpoş atılım rûpûş maske rûpûşk maske rûreş ikiyüzlü rûreş sahtekar rûreş utanmaz Rûs Rus rûsar antipatik rûsar asık suratlı rûsar soğuk yüzlü rûsikîn yeşermek rûspî aklanmış rûspî beraat etmiş rûspî bilge rûspî ibra olmuş rûspî ileri gelen rûspî bûn aklanmak rûspî bûn beraat etmek rûspî bûn ibra olmak rûspîbûn aklanmak rûspîbûn berat etmek rûstandin yüz almak Rûsya Rusya rûşen güler yüzlü rûşen neşeli rût bomboş arazi rût çıplak rûtbel çırılçıplak rûv apış rûv apış arası rûv edep yerî rûv kasık rûvik edep yeri kılları rûvî bağırsak rûvîkore kör barsak rûvîyê barik ince barsak rûvîyê duwanzdehgirê on iki parmak barsakları rûvîyê stûr kalın barsak rûvîyê zêde apandis rûxalî yüzeysel rûxan yıkıntı rûxandin çökertmek rûxandin tahrip etmek rûxandin yıkmak rûxar satıh rûxar yüzey rûxên yıkıcı rûxîn tahrip olmak rûxîn yıkılmak rûxîner yıkıcı rûyê erdê yeryüzü s Kürt alfabesinin yirmi ikinci harfi sa köpek sac sac sade sade sade yalın sade kirin sadeleştirmek sadeyî sadelik sadir sebze fidesi saf halis saf has saf saf saf kirin arıtmak saf kirin tasfiye etmek safî arınmış safî net safî bûn arınmak sak malak sakarîn sakarin sako ceket sako palto sakol çalı süpürgesi sakol çelimsiz sakol züğürt sal sene sal yıl sala teze yeni yıl salam salam salane yıllık salar gerilla salar komando salawext yılboyunca salep salep salinî senelik salix tanım salix dan izah etmek salix dan tarif etmek salîs kutup salname almanak salname takvim salos yaltak salox istihbarat salox salık saloxdan haber vermek saloxdan salık saloxgeh istihbarat bürosu saloxger istihbaratçı saloxgerî istihbarat saloxî istihbarat salroj yıldönümü saltgir basit saltgir katışıksız saltgir sade salveger yıldönümü salyan yıllık vergi saman mülk saman servet saman varidat samanî mülkiye samîr darı sancı sancı sap kuru bitki gövdesi sape sapa sapok çizme saq baldır saqo yünden yapılan baldırlık sar soğuk sargerm ılık sarinc buzdolabı sarinc sarnıç sarincok buzdolabı sarker soğutucu sarox füze sarsim yankı sarûgerm ılılık satandin pirinci dövüp kabuğundan ayırmak satar fundalık satên saten satil bakraç satil kova sator satır satore aylak satore berduş satore işsiz güçsüz dolaşan savar bulgur savar bulgur pilavı saw dehşet saw faraziye saw korku saw korkunç saw varsayım saw bike farz et saw bike varsay saw kirin farz etmek sawar bulgur sawar bulgur pilavı sawêr hayalet sawêr hortlak sawger varsayımda bulunan sawîn yanılsama sawûn sabun sax diri sax kontrol sax sağ sax sağlık sax sağlama sax be sağ ol sax be teşekkürler sax bî sağ ol sax bî teşekkürler sax kirin kontrol etme sax kirin sağlama saxî sağlık saxîtî sağlık say himmet say lütuf say saye sayî ayaz sayî bulutsuz hava saz akort saz düzen saz saz saz kirin akort etmek saz kirin düzenlemek saz kirin kurmak sazamur enstrüman sazandin enstrüman sazbend çalgıcı sazdêran konser saziyên fermî resmi kuruluşlar saziyên mîrî kamu kuruluşları sazî kuruluş sazî kurum sazî müessese sazî yapı sazî bûn düzenlenmek sazî bûn kurulmak sazî bûn yapılanmak sazîbûn kurumlaşma sazîdar düzenli sazîgêr mekanizma sazîûman düzen sazîûman kuruluş sazîûman nizam sazîûman organizasyon sazîûman rejim sazîûman sistem sazk kurgu sazkirin düzenlemek sazkirin kurmak sazkirin organize etmek sazûman kuruluş sazûman kurum sazûman sistem sazûmana tûreyê sinir sistemi se it se köpek sebil at tavlası sebûn samyeli sed yüz sede yüzyıl sedef sedef sedem neden sedem sebeb sedem sebep sedem yüzüncü sedemî nedensel sedrenc satranç sedsal yüzyıl sefandin damıtmak sefandin süzmek sefar bakırcı sefar kalaycı sefik sofa sefîn süzülmek sefînok süzgeç segavî köpek balığı segavî kunduz seglawî asil at seglawî soylu seglawî soylu at segvan erat seh duyu seh gölge seh sezgi seh kirin duymak seh kirin fark etmek seh kirin muayene etmek seh kirin sezmek seha saha sehan sahan sehandin muayene etmek sehbûn sezilmek sehek duyu sehend dik kafalı sehêtî kontrol sehî anlayış sehî bütünsel sehî idrak sehî sahi sehî kirin anlamak sehî kirin farkına varmak sehî kirin idrak etmek sehîtî kirin yoklamak sehkirin duyum sehkirin fark etme sehkirin sezme sehkirin sezmek sehm korkunç sehm müthiş sehol buz sehol don seholbendan oğlak burcu sehra sahra sekerat can çekişme sekerat cereme sekihîn diş.kamaşmak sekinandin dindirmek sekinandin durdurmak sekinîn dinmek sekinîn durmak sekitîn hayvanlar için ölmek. gebermek sekre ayran tası sekû bank sekû kerevet sekû sıra sekû seki sekûyê benderê rıhtım selete salata selexane başıboş selexane kesimevi selexane mezbaha selexane serseri selih ıslah selih reform selihandin ıslah etmek selihandin onarmak selihandin restore etmek selihî ıslah edilmiş selik küfe selik sepet selikvan sepetçi selixandin yüzmek (derisini) selk yumru selmandin ispat etmek selmandin saptamak selwî selvi sema sema semanek sülün semasî köpek balığı semawer semaver semax demire verilen tav semax tahammül semen çemen otu semer semer Semsûr Adıyaman semşîre üzüm posası semt ihtiyat semûr samur semyan görkemli semyan haşmetli semyan lider semyan majeste semyan malik semyan muhteşem semyan öncü sendelî sandalye seng ağırlık seng değer seng kıymet sengandin tartmak senger mevzi senger siper senger tabya senger tahkim sengesar eziyet sengîn ağır sengîn taş senît balmumu sepan uygulama sepandin birine bir şeyi zorla veya hile ile kabul ettirmek sepandin dayatmak sepandin uygulamak sepandin yaptırım sepanî uygulamalı sepet sepet sepîn uygulama sepîtk tavan seqa atmosfer seqa bileme seqakirin bilemek seqandin bilemek seqem keskin ve soğuk ayaz seqem şiddetli ve kuru soğuk Seqiz İran’da bir Kürt kenti ser baş ser kelle ser üst ser üst taraf ser jê kirin başını kesmek ser jê kirin kesmek ser lê gerandin uğraştırmak ser lêdan başvurmak ser lêdan müracaat etmek ser lêdan ziyaret etmek ser re avêtin taşmak ser re çûn taşmak ser û bin altüst ser û bin bûn alt üst olmak ser û bin kirin alt üst etmek sera saray sera sera serac saraç serad iri delikli kalbur seranser baştan başa serast düzgün serast sağlıklı serast bûn düzelmek serast kirin düzene sokmak serast kirin iyileştirmek serast kirin sıhata kavuşturmak serast kirin yoluna koymak serata ilke serata öğe serata önce serata prensip seratayî ilk seraza asude seraza fevkalade seraza mükemmel seraza özgür serbajar başkent serbajar metropol serban çatı serbar ek yük serbaz asker serbaz subay serbaz zabit serben ipucu serberedayî başıboş serberz dik başlı serberz mağrur serberz onurlu serbest bağımsız serbest liberal serbest özgür serbest serbest serbest berdan tahliye etmek serbest berdana bimerc şartlı tahliye serbestberdan serbest bırakmak serbestberdan tahliye etmek serbestî liberalizm serbestî özgürlük serbestî serbestlik serbeş ana bölüm serbêjing kalburüstü serbijîjk baştabip serbijîşk başhekim serbilind başı dik serbilind mağrur serbilind müşerref serbilind onurlu serbixwe bağımsız serbixwe başına buyruk serbixwe müstakil serbixwe özerk serbixweyî bağımsızlık serborî hatıra serborî macera serborî serüven sercem bütün sercem hepsi sercem tüm serçawîş usta çavuş serçeng dizkapağı serdab alt geçit serdab altgeçit serdab tünel serdan görüşme serdan ziyaret serdanpê baştan aşağı serdar binbaşı serdar komutan serdem dönem serdest egemen serdest etkin serdest muktedir serdeste onbaşı serdestî başarı serdestî egemenlik serdestî galibiyet serdestî üstünlük Serdeşt İran’da bir Kürt kenti serdilk aziz serdilk sevgili sere fidye serefiraz başarılı serefiraz galip serefiraz muzaffer serefirazî galibiyet serek lider serek öncü serek önder serek şef serek serkanê gişkî genelkurmay başkanı serekatî önderlik sereke başat sereke başlıca sereke belli başlı sereke dominant serekhevşire baş hemşire serekîn ana serekîn baş serekîn esas serekomar cumhurbaşkanı serenav özel isim serenc macera serencam başa gelen olay serencam macera serencam serüven serencperest maceracı sererast düzenli sererast düzgün sererast olması gereken gibi sererastbûn düzelmek sererastkirin düzeltmek seresazî üstyapı sereta başta gelen sereta seçkin seretayî ilk serê mehê aybaşı serêş baş ağrısı serêş başağrısı serfermandar başkomutan serfermandar genel kurmay başkanı serfiraz başarılı serfiraz onurlu serfirazî başarı serfirazî galibiyet serfirazî zafer serfraz başarılı serfraz galip serfrazî başarı serfrazî galibiyet serfrazî zafer sergerde elebaşı sergerm çakırkeyf sergerm heyecanlı sergevez mağrur sergewre asilzade sergewre soylu sergewre üstün sergêj sersem sergêr öncü sergêr rehber sergîn gübre sergîn tezek sergovend halay başı sergovend halay başını çeken serguhêrî boşvericilik serhad hudut serhaham hahambaşı serheng albay serheng yarbay serhest şirret serhev derli toplu serhewa uzunhava makamı serhildêr isyana serhingaftin eli başa götürerek reveransta bulunmak serhişk dik kafalı serhişk inatçı serhişk kalın kafalı serinc dikkat serinc mülahaza serinc not serincrakêş dikkat çekici serincrakêş ilginç serişte ipucu serî baş serî uç serî hildan baş kaldırmak serî hildan isyan serîbandî başı eğik serîdan baş vermek serîdan bitkiler için başaklanmak serîdanîn baş eğme serîdanîn riayet serîhildan başkaldırı serîhildan başkaldırmak serîhildan isyan serîhildan isyan etmek serîlêdan başvuru serîlêdan ziyaret serîlêgerandin mec. zor duruma düşürmek serîlêgerandin uğraştırmak serîpê kelle paça serjêkirin başını kesmek serjimar nüfus serjimêr istatistik serjinik kılıbık serkan kurmay serkar müdür serkar şef serkar taşeron serkarî müdürlük serkeftin başarı serkeftin zafer serkeftî başarılı serkeftî üstün serketin başarı serketin başarılı olmak serketin başarmak serketî başarılı serketî galip serkêş elebaşı serkişandin başını çekmek serkî sığ serkûpî reverans serlêdan başvuru serliq bölük komutanı serlîq bölük komutanı serma soğuk serma soğuk hava serma girtin soğuk almak sermagirtin soğuk algınlığı Sermawez Kasım ayı sermed ebedi sermed sonsuz sermedî ebedi sermedî sonsuz sermedî sonsuzluk sermest sarhoş sermest sermest sermetran başpiskopos sermirov insan üstü sermiyan sermaye sermiyandar kapitalist sermiyandarî kapitalizm sernav başlık sernerm mülayim sernerm uysal sernerm yumuşak başlı sernişîv baş aşağı sernivîs alın yazısı sernivîs başyazı sernivîs kader sernivîsar başyazı sernivîskar başyazar sernivîş aşağıya doğru sernûçe manşet serok önder serok şef serokatî önderlik seroke başat seroke başlıca seroke belli başlı seroke dominant serokê giştî genel başkan serokkomar cumhurbaşkanı serokwezîr başbakan serpel teğmen serpel üsteğmen serpel yüzbaşı serperişt müfettiş serperişt öncü serperişt yönetici serperiştî müfettişlik serperî deniz kızı serpeyî muvakkat serpêhatî hatıra serpêhatî macera serpêhatî serüven serpî omuz serpîrek kılıbık serpûş baş örtüsü serqot başı açık serqunc köşe başı serrast bûn düzelmek serrast kirin düzeltmek serrast kirin tashih etmek sersal yılbaşı sersar duyarsız sersarî duyarsızlık sersaxî baş sağlığı sersem dangalak sersem sersem sersem bûn sersemlemek/sersemleşmek sersem kirin sersemletmek sersemî sersemlik serserî serseri serşok banyo serşok duş serşûr başı eğik serşûr günahkar serşûştin banyo yapmak sertap doruk sertîr meme ucu sertît albay serûpê kelle paça serveyî yüzeysel serwer büyük önder serwer egemen serwer hükümran serwer bûn egemen olmak serwer bûn hükümran olmak serwerî egemenlik serwerî hükümdarlık serwerî hükümranlık serwerti hüküm serwet servet serwext aşina olma serwext bilgili serwext bilinçli serwext ikna olma serwext kirin bilgi sahibi etmek serwextbûn uyanık olmak serwextkirin bilgilendirmek serwextkirin ikna etmek serwî servi serxwe dik serxwe dinç serxwe bûn bağımsızlık serxwe re çûn haddini aşmak serxwe re çûn kibirlenmek serxwebûn bağımsızlık serxweş sarhoş serxweşî başsağlığı serxweşî taziye serzelût dazlak serzêde kirin üstüne eklemek setrenc satranç sewal hayvan sewgirandin temin etmek sewl kayıkçı küreği sews fobi sewzî sebze sewzîvan sebzeci sexbêrî tutum sext çetin sext haşin sext sert sexte sahte sextiyan saya seya sıva seyandin sıvamak seyandî sıvalı seyd av seyda bilge seyda din alimi seyda din bilgini seyda hoca seyda üstat seydvan avcı seylav sel seynik kadran seyr düşündürücü seyr ilginç seyr tuhaf seyr ucube seyran gezi seyran piknik seyrangeh piknik veya gezi yeri seywan büyük çadır seza ceza seza uygun bir şeye değer seza yaraşır sezakirin cezalandırmak sê üç sê deng üç ünlü sê kenar üçgen sêbare uçlu sêbare üçlü sêber üçüz sêdîmenî üç boyutlu sêgav üç adım sêgoşe üç köşeli sêgoşe üçgen sêguh dirgen sêhr bakma sêhr seyir sêhr sihir sêhrbaz sihirbaz sêkik üçlü sêl ekmek pişirme sacı sêl sac sêlak kumluk sêlibî uçlu sêlik plak sêlik plaka sêlik plaket sêlim merdiven sêlûbêl anarşi sêlûbêl kargaşa sêlxan kumsal sênc çalı sênc diken sênc iğde sênî sini sênî tepsi sêpê darağacı sêpê sehpa sêpê üçayaklı şeyler sêr bakma sêr seyir sêr kirin seyretmek sêrebend buyucu sêrkirin izlemek sêrkirin seyretmek Sêrt Siirt sêsbe öbür günden sonraki gün sêşem salı sêv elma sêvaxîn yerelması sêwak başıboş sêwak serseri Sêwaz Sivas sêwiran tasarım sêwiran tasavvur sêwirandin tasarlamak sêwî babasız sêwî öksüz sêwî yetim sêyem üçüncü sêzdeh on üç sêzdeh onüç Sibat Şubat sibe sabah sibe yarın sifik sofa sifir bakır sifir sıfır sifre sofra sifre danîn sofrayı kurmak sift kıvam sift kesif sift koyu sift yoğun sih gölge sih otuz sayısı sihêm çarpıcı sihêm müthiş sihik üzüm sirkesi sihin telaş sihir büyü sihûd şans sik menfur sikil köz sikir su bendi sikûm çehre sikûm haysiyet sikûm yüz sil dışkı ve çamur birikintisi sil dargın sil bûn küsmek silak münzevi silav selam silav selâm silav dan selam vermek silav lê kirin selamlamak silav li hev kirin selamlaşmak silav şandin selam göndermek silavdayin selam vermek silavkirin selamlamak silavlêkirin birini selamlamak sildank kursak silim merdiven silîng vinç silk şeker pancarı silop dışkı ve çamur birikintisi siltan sultan silûk halvet silûk inziva sim toynak simandin delmek simaq sumak simarte zımpara simbêl bıyık simbêlbeloq palabıyık simbêlboq palabıyık simbil başak simbil sümbül sime namlu içini temizleme aleti simîn delinmek simkot maşrapa simok delgi simolek sincap simsik nefissiz simsik sümsük simt zirve sinarîn eleştiri sinarîn eleştirmek sinarîn kritik etmek sinarîn krîtik sinc ahlak sinc karakter sincak broş sincirandin ekmek pişirmek için tandırı ısıtmak sincî iğde sinç ahlak sind örs sindan örs sindandin örselemek sindif hayvan kilidi sindî greyfurt sindoq sandık Sine İran’da bir Kürt kenti sinêde eğreti sinêde kabataslak sinêde sığ sinêde üstünkörü sing kazık sing kirin kazıklamak singo süngü sinif sınıf sinif andin sınıflandırmak sinifa şerkar savaşçı sınıf sipahî güzel sipahî yeni Sipanî İspanyol Sipanî İspanyolca Sipanîya İspanya sipariş sipariş siparte emanet siparte havale siparte kirin emanet etmek siparte kirin havale etmek sipartedar vekil sipartedarî vekalet sipartedarname vekaletname sipartegir emanet etmek sipartegir emanetçi sipartek dayanak sipartekar mudi sipas şükür sipas teşekkür sipas kirin teşekkür etmek sipasdar müteşekkir sipasiyên xwe pêşkêş kirin teşekkürlerini sunmak sipehî güzel sipehî hoş sipêde fecir sipêde sabahın alacakaranlığı sipêde tan sipêle hayalet sipêle sütbeyaz sipêle tayf sipih bit sipih lê ketin bitlenmek sipil dalak sipindî çoban köpeği sipî ak sipî beyaz sipî kirin aklamak sipî kirin beyazlatmak sipîçk yumurta akı sipîçka çav göz akı sipîdar kavak ağacı sipîndar kavak ağacı sipîsor kıpkırmızı sipîtî beyazlık siqal balkon sir esinti sir giz sir gizem sir sır sirb kurşun madeni sirêş tutkal sirêş zamk sirf sırf sirf salt sirişk gözyaşı sirişt iklim sirnî dingil sirsirk karafatma siruşt doğa siruştî doğal sirûd marş sirûda neteweyî ulusal marş sirûda serxwebûne bağımsızlık marşı sirûş ilham sist gevşek sist bûn gevşemek sist kirin gevşetmek sistî gevşeklik sistkirin gevşetmek sitar bûn barınmak sitar bûn korunmak sitar kirin barındırmak sitar kirin korumak sitare barınak sitare sığınak sitargeh barınak sitargeh korunak sitargeh sığınak sitem baskı sitem zulum sitem zulüm sitem kirin zulüm etmek sitembar ezilen sitembar haksızlığa uğrayan sitembar mazlum sitemkar otoriter sitemkar zalim sitemkar zulüm eden sitemkarî tahakküm sitemkarî zalimlik sitemkeş zulüm çeken sitewandin olgunlaştırmak sitewil at tavlası sitewîn olgunlaşmak sitewr ikinci kez doğurmamış hayvan sitêl dikaçı sitêr yıldız sitêrerij akanyıldız sitêrnas müneccim sitêrzan astrolog sitî bayan sitran şarkı sitrandin esirgemek sitrandin yoğurmak sitvan yüzbaşı sitvanyar baş çavuş sivak pencere sivik hafif sivik bûn hafiflemek sivik kirin hafifleştirmek sivik kirin hafifletmek sivikahî hafiflik sivikbûn hafiflemek sivikî hafiflik sivikkirin hafifletmek siving dam saçağı sivîng dam saçakları sivnik süpürge sivorî sincap siwar atlı siwar binici siwarbûn binmek sixêf küfür sixlet kalabalık sixletî sıkışıklık sixletî sıklık sixre kurak siyasî siyasal siyasî siyasi siyele ıspanak siyer yatak dolabı sizadan cezalandırmak sî gölge sî otuz sayısı sî saye sî kirin gölgelendirmek sîdar gölge veren sîgeh gölgelik sîh gölge sîh otuz sîh saye sîhem otuzuncu sîkard kısa saplı balta sîkard satır sîkene mekanik tertibat sîl tüberküloz sîle sille sîle şamar sîle tokat sîm gümüş sîm sırma sîma çehre sîma yüz sîmerx kızıl akbaba sîmir samur sîmsar simsar sîndir dibek sîndor hudut sîndor sınır sîndor tahdit sîng bağır sîng göğüs sîng sine sînor hudut sînor sınır sînor tahdit sîpan buzul sîpe sıpa sîpe toy sîpel şelale sîpel şelâle sîper siper sîqal cila sîqal cilâ sîqal parlak sîqal pürüzsüz sîqalk akbaba sîqalkirî cilalı sîqilandin kışkırtma sîqilandin tahrik sîr sarımsak sîr sarmısak sîrace ruam hastalığı sîrdim yabani sarımsak sîrik otlu peynir sîrim yabani sarımsak sîrkut içinde sarmısak dövülen araç sîs ak sîs beyaz sîsark akbaba sîsele cılız sîsele zayıf sîsik güzel sîsik meyve çekirdeği sîsik sempatik kız sîsirk cırcır böceği sîtem zulüm sîtil kazan sîwan güneşlik sîwan şemsiye sîwanok şemsiye çiçeği sîx iri ağaç dikeni sîx örgü şişi sîxur ajan sîxur casus sîxur kirpi sîxurî casusluk Skandinavya İskandinavya Skot İskoç sobe soba sober yüzücü soberî yüzme soberî kirin yüzmek soberîkirin yüzmek sobevan sobacı sofik iplik çilesi sofî sofu Sofya Sofya (Bulgaristan’ın başkenti) sol ayakkabı sol zicêf kirin ayakkabı pençelemek solbend ayakkabıcı soldank ayakkabılık soleh darı sapları solîn çiçek tarlası solîne çiçek tarlası sond ant sond yemin sondvexwarin ahdetmek sondvexwarin and içmek sondvexwarin yemin etmek sondxwarin yemin etmek sone ördek sor al sor kırmızı sor kızıl sor kızışmış sor kızarmış sor bûn kızışmak sor bûn kızarmak sor bûn kızmak sor kirin kızartmak soravk ruj sorax teftiş soraxvan müfettiş sorboz yağız sore kırmızımsı sore kırmızımtırak sore kızıl sore gewez kızıl hastalığı sorewilk flamingo kuşu sorik kızamık soring kırmızı renkli bir bitki boyası sorîçk yemek borusu sorkî domates-istan sorsorik yemek borusu sosik uğur böceği sosin bir kır çiçeği sosin süsen sosîs sosis sosret acayip sosret düşündürücü sosret gülünç sosret tuhaf sosret ucube sotin yakmak sotinî yanık soyxe meret soyxe ölü elbisesi soz söz soz vaad soz dan vaad etmek sozan dansöz sozdan sözvermek sozdar söz veren sozdar sözlü sparte emanet sparte ödev spartek istinat spartin emanet etmek spartin havale etmek spartin istinat spartin teslim etmek spas teşekkür spasdar müteşekkür spaskirin teşekkür etmek spehî güzel spehî loş spekulatîf kurgusal spêde sabahın alaca karanlığı spêde tan spêle gece görünen hayalet şeklindeki görüntüler spêle hayalet spî ak spî beyaz spîçolkî solgun spîkirin beyazlamak spîndar kavak ağacı staj staj standin almak star barınak star korunak stargeh barınak stargeh sığınak statû statü stem baskı stem zulüm stembar ezilen stemkar ezen stemkar zalim stempe ıstampa stewîn olgunlaşmak stewr kısır hayvan stêl dik açı stêr yıldız stêr rijîn yıldız kayması stêr xuricîn yıldız kayması stêrnasî astroloji stireh boynuz stirî boynuz stirî diken stirîdar dikenli stî bayan stî hanım stîl stil stîl uslup Stockholm Stockholm (İsveç’in başkenti) stol filo stran türkü stranbêj şarkıcı strandin esirgemek strandin hamur vb. yoğurmak strandin korumak stranê serhewa uzun hava strîzerk ebegümeci stukur ense stû boyun stûbar mükellef stûbar yükümlü stûbarî mükellefiyet stûbarî yükümlülük stûker ense stûker yaka stûn direk stûn sütun stûr kalın stûr bûn hayvanlar için tavlı olmak stûr bûn kalınlaşmak stûxwar boynu bükük stûxwar ezik stûxwar zavallı suhbet sohbet suhn heybet sujin büyük yorgan ignesi sukre küçük baraj sulav çağlayan sulav musluk Sureya Ülker yıldızı surme sırma surperî denizkızı suruşt doğa suruştî doğal suxre angarya suxre hizmet suxrevan hizmetçi suxte dini öğrenci sû küs sû ketin küsmek sûçe dış köşe sûçeber köşe taşı sûd fayda sûd yarar sûd girtin yararlanmak sûdeperest faydacı sûdmend yararlı sûdmendbûn yararlanma sûdparêz pragmatist sûdparêz yararcı sûdwergirtin yararlanmak sûk çarşı sûketî dargın sûketî küskün sûlav şelale sûn bilemek sûn perdahlamak sûr sur sûrandin el ovuşturmak sûrandin elle okşamak sûrandin ovmak sûrandin ovuşturmak sûret suret Sûrya Suriye Sûryaî Suriyeli sûs meyan kökü sûsik bıldırcın sûtal iskarta sûtal lümpen sûtal moloz sûtar bir şeyden çekinmeyen sûtar çılgın sûtar korkusuz sûtar suç işlemekten çekinmeyen kimse sûtin bilemek sûxar pirinç sapları sûyîn bilemek sûyîn perdahlamak sûzenek bel soğukluğu hastalığı Swêd İsveç Swêdî İsveçli Swîs İsviçre Swîsî İsviçreli ş Kürt alfabesinin yirmi üçüncü harfi şa neşeli şa şen şa bûn eğlenmek şa bûn kıvanç duymak şa bûn neşelenmek şa kirin sevindirmek şaban duvak şabaş armağan şabaş bahşiş ve bağış şabaş gelin üzerine veya çalgıcılar üzerine saçılan para şabaşî ikram şablon şablon şabûn eğlenmek şabûn sevinmek şad memnun şad mesut şadî mutluluk şadî sevinç şadrûwan şadırvan şafir bozkır şafir step şag dere şagirt çırak şagirt öğrenci şagirt yamak şah kral şah şah şah yar bakan şah yar şahın yardımcısı şah yar vezir şahane olağan üstü şahane şaha yaraşır şahaser şaheser şahbanû kraliçe şahdemar aort şahdemar şahdamarı şaheng arıbeyi şahî eğlence şahî etkinlik şahî neşe şahî sevinç şahîk düz şahîk kaygan şahîk parlak şahîk pürüzsüz şahîn şahin şahîtî şahlık şahmerdan şahmerdan şahmerdan yiğitlerin yiğidi şahparêz monarşist şahreg atardamar şahrê anayol şahrê otoban şaht elleri ya da ayakları felçli şaht topal şahzade şehzade şakûl çekül şal pantolon şalgerdan atkı şalgerdan kaşkol şalter şalter şalûfe gözleme ekmek şalûl arı kuşu şalûz yaltak şalûzçi yaltakçılık şalûzî yaltakçılık şalwar şalvar şalyar bakan şalyar vezir Şam Şam (Suriye’nin başkenti) şambelîlk buzdan sarkıt şambelot kestane şamik hindi şampiyon şampiyon şamû kıl tarağı şan belirti şan şan şanaz gururlu şanaz iftihar edilen şey şanaz onurlu şanazî iftihar şanazî onur şanazî kirin iftihar etmek şanazî kirin onur duymak şancûl tasma şande heyet şandin göndermek şandin yollamak şandî elçi şandî elçî şandî gönderilen yollanan şey şane bekçi kulübesi şane hücre şane inşallah şanenav imza şanepirs soru işareti şanese bekçi köpeği şaneşîn balkon şanik belirti şanik ben şanî gösterme şanî ibraz şanî dan göstermek şanî kirin ibraz etmek şanîdan göstermek şanîder gösterge şanîker gösterge şano gösteri şano oyun şano tiyatro şanogeh gösteri yeri şanogeh sahne şanoger tiyatrocu şanok müsamere şape çığ şapik cepken şar kadın başörtüsü şar kent şar şehir şaran dağ (aşırı ısınma) şarandin dağlamak şarandin kızıştırmak şarax acur şaredar belediye başkanı şaredarî belediye şaresazî şehircilik şarevan belediye başkanı şarevanî belediye şareza becerikli şareza medeni şareza uygar şareza uzman şareza yetkin şareza bûn ilerlemek şareza bûn yetkinleşmek şarezayî beceri şarêz diş etleri hastalığı şaristan medeniyet şaristan şehir yeri şaristan uygar yer şaristan uygarlık şaristanî uygarlık şarmend medeni şarmend uygar şarwer sivil şaş hatalı şaş şaşı şaş yanlış şaş yanlışlık şaş bûn şaşmak şaş û metel man şaşa kalmak şaşbûn şaşırmak şaşik sarık şaşiyên verêsî imlâ hataları şaşî hata şaşî yanılgı şaşker şaşırtıcı şaşkirin şaşmak şaşkirin yanılmak şaşman şaşırıp kalmak şaşmî bûn şaşırıp kalmak şaşwaz şaşkın şatik ense kökü şavêrî hazımsızlık şax ağacın iri dalları şax ağaç dalı şax bölüm şax boynuz şax dağ ucu şax dal şax şube şaxur kaya şayan değer şayan şayan şayesandin betimlemek şayeser betimleme şayeser tasvir şayiş hüzün şayiş kaygı şayiş tasa şayişkişandin kaygılanmak şayişkişandin üzülmek şe ibibik şe tarak şe kirin taramak şeb şap şebikîn eli ayağı tutulmak şeftûl çarpık şeftûl eğri şeh ibibik şeh tarak şehetîn yanılmak şehitandin felç etmek şehitandin yanıltmak şehitîn birbirine dolanmak şehitîn felç olmak şehitîn gaf şehitîn yanılgı şehîd şehit şehîn terazi şehînşah imparator şehmar kırkayak şehriyar belediye başkanı şehriyarî belediye şehriye şehriye Şehrîwar Başak burcu şehtbûn felç olmak şehte kırağı şehtkirin felç etmek şek hafif darbe şek lêdan darbe vurmak şekal ayakkabı şekal eski ayakkabı şekerok kavalye şekir şeker şekir pare şekerpare şekirdank şekerlik şekirê behîvê badem şekeri şekirê kabik kesme şeker şekirê tihtavikê nane şekeri şekirê toz toz şeker şekirin taramak şekirmiz şeker hastalığı şekok ahlat şekok argoda daşak şekok yabani armut şelaf dalkavuk şelaf yağcı şelafîkirin yağcılık ve yardakçılık yapmak şelaq yağcı şeleg gerekli gereksiz şeylerden oluşan sırt yükü şelhandin gasp etmek şelhandin soymak şelifandin tökezletmek şelifîn takılmak şelifîn tökezlemek şelik filtre şelik süt sağarken kabın ağzına geçirilen süzgeç şelipandin yanıltma şelipîn dil veya ayak sürçmesi şelipîn dilin ya da ayağın sürçmesi şelipîn gaf şelipîn gaf yapmak şelipîn sürçme şelipîn yanılma şeliqîn bacak arasında pişik oluşması şelîn yılan gibi süzülüp gitmek şelûf yavru horoz şelwar şalvar şemal parlak şemal şemal şemate gürültü şemate şamata şemate yaygara şembelot kestane şemitandin kaydırmak şemitîn kaymak şemitok kaygan şemitok kaypak şemixîn pişmiş yemeğin kokuşması şemî cumartesi Şemî Cumartesi günü şemîtok kaygan şemkur dağ keçisi şeml görkem şeml muazzam şemo palyaço şemûk eşik şemûz hırçın ve huysuz (yük hayvanları için) şeng canlı şeng coşkulu şeng keyifli şeng neşeli şeng şen şakrak şeng şuh şeng yosma şengebî salkım söğüt şengist öğe şengist unsur şep şap şepal dişi aslan şepal güzel şepal şuh şepal yakışıklı şepêl dalga şepêl peş peşe gelen dalgalardan her biri şepilandin ağızdan kaçırma şepilandin ağzından kaçırmak şepirze dağınık şepirze kötü şepirze sefil şeplor kırmızı etin yenmesinden oluşan alerji şeq bacak şeqam sille şeqe dokuma tarağı şeqil damga şeqil mühür şeqitîn deri şeqitîn elbise şeqitîn elbise vb. yırtılması şeqitîn vs. nin yırtılması şeqizî aciz şeqizî çaresiz şeqizî şaşkın şeqizîn acze düşmek şeqizîn şaşırmak şer harp şer kavga şer savaş şer kirin kavga etmek şerbet şerbet şerbik küçük su testisi şerde adab şerde terbiye şerê qirêj kirli savaş şerê taybet özel savaş şeridîn dizilmek şerîh kemiksiz et şerîn savaşan şerîn savaşla ilgili şerkar savaşçı şerkeştî harp gemisi şerm ar şerm ayıp şerm hicap şerm utanç şerm kirin arlanmak şerm kirin utanmak şermandin ayıplamak şermandin kınamak şermendî mahcubiyet şermendî utanma şermezar utanç verici şermezarî utanç verici durum şermezarkirin kınamak şermkirin utanmak şermok sıkılgan şermok utangaç şermoke çekingen şermoke içine kapanık şermoke utangaç şerpeze beceriksiz şerpeze dağınık şerpeze kötü şerpeze perişan şerpeze sefil şerpilîn iş vs. için aksamak şerpîn sağnak yağmur şerûd kavgacı şervan savaşçı şeş altı şeş bi şeş altışar şeşem altıncı şeşkenar altıgen şev gece şevbêhn şebboy şevborin yatı şevbuhêrk gece sohbeti şevbuhêrk gece sohbetleri şeveq şafak şevezengî kapkaranlık şevger gece kılavuzu şevger uyur gezer şevger uyurgezer şevgeş gece sefası çiçeği şevgêr gece sohbetlerinin düzenleyicisi şevgêr şenlendiricisi şevîn gece ile ilgili şevîn gece otlaması şevîn gece vardiyası şevîn gecelik şevkorî gece körlüğü şevnimêj kandil gecesi şevreşk hayalet şevşevok yarasa şevûroj gece gündüz şewane nazım şewat yanma şewat yara acısı şewate yakıt şewate yakacak şewate yangın şewatek yakıt şewatek yakacak şewateka riwîn akar yakıt şewatok yakıcı şewb şap hastalığı şewibîn büzüşmek şewibîn susuzluktan kurumak şewişandin dengesizleştirmek şewişandin sendeletmek şewişî dengesiz şewişîn dengesizleşmek şewişîn sendelemek şewişîn yalpalamak şewişîn yalpalanmak şewitandin yakmak şewitî yanık şewitîn yanmak şewk olta şewl ışık şewl dan ışıldamak şewl lê girtin ışık tutmak şewlandin ışıklandırmak şewlok ışıldak şewlpîv ışık ölçer şewq şavk şewqe şapka şewqvedan ışığın aksetmesi şewqvedan yansıması şewşandin çarpıtma şeyda büyükelçi şeyda büyüleyici şeyda çılgın şeyda çılgınca aşık şeyda kara sevdalı şeyîn kişnemek şeyt tekerlek şeytan şeytan şeytanok salyangoz şêlandin gasp etmek şêlandin soygun şêlandin soymak şêlav coşku şêlav sel şêlavk badana şêlavk bulanık su şêlim şalgam şêmûg eşik şên şen şên kirin şenlendirmek şênahî şenlik şênahî yeşillik şênber somut şêndar civelek şênî ahali şênî kalabalık şênî sakin şêr aslan şêranî tatlı şêrîn sempatik şêrîn sevimli şêrîn şirin şêrîn tatlı sempatik şêrt dilim şêst altmış şêstem altmışıncı şêt çılgın şêt deli şêt bûn çıldırmak şêt kirin çıldırtmak şêwakarî güzel sanatlar şêwandin şekillendirme şêwaz metot usul şêwaz stil şêwaz uslup şêwaz üslup şêwe biçim şêwe şekil şêwedarbûn formasyon şêwegirtin şekillenme şêwekarî güzel sanatlar şêweparêz şekilci şêwirgeh danışma şêwirîn danışmak şêwirkarî danışmanlık şêwirmend danışman şêwirmendî danışmanlık şêwit dere otu şêwî şaşkın şêwîn şaşırmak şêwr danışma şêwr istişare şêx şeyh şêxê îslamê şeyhülislâm şêyîn kişnemek şêz at sineği şib benzeme şib benzeyiş şibak pencere şibake pencere şibandin benzetmek şibî andırımcılık şibî benzemek şibîn andırmak şibîn benzemek şidandin ambalajlamak şidandin sıkmak şidandin sarmak şidîn sıkılmak şiftî karpuz Şiî Şii Şiîtî Şiilik şij kumdan iri çakıl taneleri şik ikircik şik kuşku şik şüphe şik birin şüphelenmek şikarte çifti olmayan birine veya rençbere ekilen ekin şikber şüpheci şikberî şüphecilik şikbirin akıl etmek şikdar ikircikli şikdar şüpheci şikdarî şüphecilik şikef tekne şikeft in şikeft mağara şikelik toprak kaplar şikîn kırılmak şikîn uymak şikîn yakışmak şikû majeste şil ıslak şil yaş şil bûn ıslanmak şil bûn yaşarmak şil kirin ıslatmak şilak ıslak şilak sulu şile lale şilemenî sıvı şeyler şilêl ipek yumağı şilêr lale şilfik çıplak şilfik kesici aletlerin demir kısmı şilfik nü şilfûtazî çırılçıplak şilî ıslaklık şilî yağmur şilope karla karışık yağmur şilove eriyen kar şiltax iftiracı şiltaxî iftira şilûr koruk üzüm şilwe kasvetli şima bal mumu şima mum şimadank mumlanmış çocuk bezi şimadank şamdan şimaşe Hıristiyan din adamı şimik terlik şimşal filüt şimşal flüt şimşal kaval şimşat biçim şimşat şekil şimşîr şimşir şimşîre üzüm posası şip şıp şipîşid sımsıkı şipîşîn masmavi şirb karaçam şirên şırıldamak şirênik oluk şirik oluk şirinqe şırınga şirîn sempatik şirîn tatlı şirînmeh balayı şirît şerit şirjaw lâyık şirjaw yaraşan şirjaw bûn layık olmak şirjaw dîtin layık görmek şirove yorum şirove kirin yorumlamak şirp aniden şirp derhal şirp hemen şirp o anda şirşirên şırıltı şitil fide şitilandin fide dikmek şiv çubuk şiv sopa şivan çoban şiverê keçi yolu şiverê patika şivir geyik şivira kedî rengeyiği şiwîn eser şiwît tere otu şixab matkap şixir meyve vermeyen ağaç şixir tahta semer şixre sap yükü şixul çalışma şixul iş şixulandin çalıştırmak şixulîn çalışmak şiyan güç şiyan iktidar şiyan kudret şiyan muktedir olmak şiyan yapabilmek şiyan dar muktedir şiyandar kadir şiyar ayık şiyar uyanık şiyar kirin uyandırmak şiyar kirin uyarmak şiyarker uyarıcı şîfa şifa şîfa dîtin şifa bulma şîfon kadife şîfre şifre şîfre vekirin şifresini açmak şîke şike şîlan kuş burnu şîlan kuşburnu şîlan yabani gül şîlaq gözde çapak Şîlî Şili Şîlîyî Şilili şîlte şilte şîmaq şamar şîn matem şîn mavi şîn yas şîn girêdan yas tutmak şînboz kula rengi ve bu renkte at şîndar matemli şîndar yaslı şîne mavimtırak şîngirêdan yas tutmak şînok menengüç şîp akıntı şîr süt şîranî tatlı şîranî yiyecek olarak tatlı şîrbirinc sütlaç şîrdan emzirmek şîrdan süt vermek şîre şıra şîre şerbet şîregerm ılık şîret nasihat şîret öğüt şîret kirin öğütlemek şîret lêdan öğütlemek şîretkirin nasihat etmek şîretkirin öğüt vermek şîretlêkirin öğütlemek şîrêz çiriş şîrêz tutkal şîrêz zamk şîrêz kirin zamklamak şîrfiroş sütçü şîrgerm ılık şîrî sütbeyaz şîrovekar yorumcu şîrovekirin yorumlamak şîrşêrk muhallebi şîş şiş şîv akşam yemeği şîvan feryat şîvan figan şîvan matem şîvan şivan şîvan yas şkandin kırmak şkeft mağara şkeste döküntü şkeste kırıntı şkestin kırılmak şkestî kırık şkestî kırılmış şkeva ince şkeva mayasız ekmek şkeva mayasız etmek şkeva yufka şkevik kefe şkêr iri kayalar şkêr taş yağını şkêr uçurum şobe grip şofar ajan şofar casus şofar fitneci şofarî ajanlık şofarî casusluk şofarî fitne şok şok şom uğursuz şonik tokaç şop iz şop gerandin izlemek şop vekirin çığır açmak şopger izci şopik tahta kapı sürgüsü şopîner takipçi şor kelam şor söz şor tuzlu şoravk salamura şoravk tuzlu su şorax çorak şorbe çorba şorbehûr işkembe çorbası şorebî salkım söğüt şoreş devrim şoreş ihtilâl şoreşger devrimci şoreşvan devrimci şorêberê atasözleri şorind vaaz şort şort şoşban sağdıç şov şov şoven şoven şovenî şovenlik şowm uğursuz şowmî uğursuzluk şox işveli şox kıvrak şox şuh şox yosma şox û şeng neşeli coşku şoxûşeng albenili şoxûşeng cilveli şoxûşeng şuh şoxûşeng yosma şukir ji Xweda re Allah’a şükür şuxulîn işlemek şû erkek şû eş şû koca şûbira kadının kocasının erkek kardeşi şûkirin kocaya varmak şûl karaca şûl teyel şûl kirin teyellemek şûm şımarık şûn yer şûn de çûn geri gitmek şûn ve kişîn geri çekilmek şûnde xistin tehir etmek şûnewar mekan şûnewar yurt şûnwar mekan şûnwar yurtluk şûnwarnas arkeolog şûnwarnasî arkeoloji şûr kılıç şûrbaz eskrimci şûre barut şûrengîv iyi kılıç kullanan şûrî eskrim şûrker kılıç imalatçısı şûrkêş bir şeyi ölümüne savunan şûş kıvrak şûşe şişe şûştin yıkamak şût kaypak şût koni şût kurnaz şût namussuz şût şut şûtik bel kemeri şûtik konik şûtik kuşak şûtî kaypaklık şûv nadas şûvhiştin nadasa bırakmak t Kürt alfabesinin yirmi dördüncü harfi ta büklüm ta dal ta değin ta dek ta denk ta humma ta ip (ip ta kadar ta kat ta misli ta sıtma ta saç vs. için) tel ta ku ta ki ta lêrabûn ateşi çıkmak tabir sıtmalı hastların sıtmasını kesen tac taç tade eziyet tadekar eziyet eden tafil derhal tafil hemencecik tagîr sempatizan tagîr taraftar tagîr yandaş tahde eziyet tahde zülüm tahl buruk acı tajî tazı takekes birey takekes ferd takekesî bireyser takekesîtî bireysellik takekesparêzî bireycilik tal boş tal top tal kirin aktarmak tal kirin boşaltmak talan çapul talan talan talanê futbol talanê top oyunu talanganimet vurgun talanganimet yağma talanî yağmacılık talanker çapulcu talde kuytu talde sapa talî son talî sonunda talîşk hindiba talkirin boşaltmak talsêv elma kurusu tam tam tam tat tam sar tatsız tuzsuz taman aşı (bitkiler için) tamandin (ji bo daran) aşılamak (ağaçlar için) tamara xewê uyku mahmurluğu tamhejmar tamsayı tamijîn cezb olmak tamijîn dadanmak tamijîn tadına varmak tamik tuzağa konan yiyecek tamîr tamir tamîr kirin onarmak tamîr kirin tamir etmek tamîrat onarım tamîrat tamirat tamîrxane tamirhane tamkirin tatmak tamsar tatsız tamsar tuzsız tamtîtik lezetli tamûsk dudaklarda meydana gelen kabarcık tamûsk yara tamzêr yaldızlı tan paravan tanî kamış veya sazdan duvar tansiyon tansiyon tanût alay tanût dalga geçme tapik dağ veya tepelerin en üst noktası tapik tuzak tapik zirve tapir av tüfeği taq tak taqet takat taqî test taqoz takoz tar kasnak tar û mar tarumar Taran Tahran (İran’ın başkenti) tarawgeh sürgün yeri tarî karanlık tarî karanlk tarî koyu tarî bûn kararmak tarî keteerdê havanın karaması tarîbûn havanın kararması tarîgan çavdar tarîgewrk alacakaranlık tarkirin paylaşmak tarmilandin pörsütmek tarmilîn pörsümek tart parça tart uzunlamasına dilim tartale yağma tartale kirin yağmalamak tarxûn tarhun tas tas tasa serî kafatası taştê kahvaltı tat aşirete mensup olmayan tat reaya tav enerji tav güç tav güneş tav güneş ışığı tavdar ışıklı tavehîv mehtap tavil hemen tavilê anında tavilê derhal tavilê hemen tavî sağanak tavî az yağmur tawan kabahat tawan suç tawanbar suçlanan tawanbar kirin suçlamak tawanbarkirin suçlamak tawandin suçlamak tawankar suçlu tawanker suçlayan tawannasî kriminoloji tawe tava tawî sıtmalı tawûg kızak tawûs tavus tax mahale tax mahalle tax semt taxim takım taxpaşkirin erteleme taxurk el arabası taxûk kızak taybet özel taybetî hususi taybetî özel taybetî özellik taybetmendî özellik taybetmendî özgü taye tekerlek tayîn bir cins helva tayîn öğün tayîn tayın tayîn kirin tayin etmek taze alımlı taze taze tazî çıplak tazûg kızak te sana te seni tebat sabır tebat sebat tebat kirin sabretmek tebat kirin sebat göstermek tebatî dilbilgisinde pasif tebatî edilgen tebatkirin sabretmek tebatkirin sebat göstermek Tebax Ağustos tebax ağustos ayı tebeqe katman tebeqe tabaka tebitandin dindirmek tebitandin sakin durmasını sağlamak tebitandin sakinleştirmek tebitandin sessiz tebitî dingin (canlılar için) tebitîn dinmek tebitîn dinmek (canlılar içn) tebitîn sakin durmak tebitîn sakinleşmek tebitîn susmak tebûr yaba tecrît tecrit tedawî tedavi tef-tal takım-taklavat tefandin söndürmek tefîn sönmek tefş bir kesimlik parça tefşik kesici tefşo keser teftî buğday çorbası tegere engel tegere mania teher tarz tehev toplam tehfil vaftiz tehfilker vaftizci tehîn tahin tehl acı tehlî kantaron otu tehn azar tehn iğneleyici söz tehn ineleyici söz tehn lêdan iğnelemek tehnlêdan iğnelemek tehnlêdan taşlamak tej kilim tejane havza tek tek tek tûk tek tük tek û bertek etki-tepki tekane biricik tekane tekil tekbîr tekbir tekbîranin tekbir getirmek teke tek bire bir teknîk teknik tekujî katliam tekujî soykırım tekûz mükemmel tekûz yetkin Tel Avîv Tel Aviv (İsrail’in başkenti) telafî telafi telan arazi telan arazi parçası telef bûn telef olmak telefon telefon televizyon televizyon televîsyon televizyon telew dalap telew kızışmış telew bûn dalap olmak telew bûn kızışmak telêkirin eklemek telêkirin katmak telêz meymenet telifin telef olmak teliqîn domuz teliqîn domuz gibi hayvanların doğurması teliqîn köpek teliqîn vb. doğumu telîs çuval telîs telis telp toplu halde duran bulut telp toplu halde kuş sürüsü telwe telve tem bulutumsu yıldız tem nebula tem sis temam tamam temar damar temar derin uyku temartin toprağa gömmek temaşe izleme temaşe seyir temaşe temaşa temaşe kirin seyretmek temaşekar izleyici temaşekar seyirci temaşevan izleyici temaşevan seyirci temberî erkeğin kakülü tembûr saz tembûr tambur temd dokuma teme tembih teme kirin tembihlemek temeh tembih temel mal temel varlık temen ömür temen yaş temendirêj uzun ömürlü temerî saçın alına dökülen kısmı temezî renkli baş örtüsü temezî renkli bir baş örtüsü temirandin söndürmek temirîn gebermek temirîn sönmek temizandin kaynaştırma temîz temiz temz lehim temzandin lehimlemek ten ten tena ıssız tena tenha tena bûn ıssızlaşmak tenaf halat tenayî ıssızlık tenbû kene tencik tencere tendurist sağlıklı tenduristî sağlık tendurust sıhhatli tendurustî esenlik tendurustî sıhhat tendurustî sıhhiye tendurustî sağlık tendûr tandır tene hububat tene tahıl tene tane tene kirin tahılı harmanlama işi teneke teneke tenê tek başına tenê yalnız tenê yanlız tenêtî yalnızlık teng dar teng sıkı teng bûn daralmak teng kirin daraltmak tengal kaburga altı bölümler tengal kaburga altı her iki yan tengasî bunalım tengasî darlık tengasî sıkıntı tengav coğ. boğaz tengav daralmış tengav sıkkın tengavbûn rahatsız olmak tengavbûn sıkılmak tengavkirin rahatsız etmek tengavkirin sıkmak tengayî darlık tengbûn daralmak tengbûyî sıkışık tengezar bunalımlı tengezar sıkıntılı tengezar stresli tengezar tedirgin tengezar bûn bunalım geçirmek tengezar bûn sıkılmak tengezarbûn bunalmak tengezarbûn sıkılmak tengezarî bunalım tengezarî sıkıntı tengezarî stres tengezarkirin bunaltmak tengijîn bunalmak tengijîn çok kızmak tengijîn öfkelenmek tengijîn sıkışmak tengkirin daraltmak tenik ince tenik zarif tenişder kapı pervazı tenişt yan tenî is tenî iş tenî kurum tenî bûn islenmek tenîper karbon kağıdı tenturdiyot tentürdiyot tenûr tandır teori teori teoriya agahiyê bilgi teorisi teorî nazariye teorî teori tep havale geçirmek tep hile tep kabahat teparik tıkaç tepe tepe tepeserî baskı tepeserî zulüm tepeserkirin bastırmak tepeserkirin tepelemek tepil darbuka tepink mayın tepisandin bastırmak tepisandin tepelemek tepiş kabiliyet tepîn tepinmek tepkirin darbeden kurtulmak için eğilmek teplû baygınlığa yol açan bir hastalığ tepres hilekar teqal yassı şey teqal yuvarlak teqandin patlatmak teqawîd emekli teqel tire işareti teqemenî patlayıcı teqereq hengame teqez acil teqez kesin teqez mutlak teqez mutlaka teqil ağırlığı olan şey teqil özgül ağırlık teqilandin bir nesnenin ağırlığını elle kontrol edip tahmin etmek teqilandin tartmak teqin bataklık teqin çamur balcık teqinîn çamura batmak teqizandin hızla kaçıp gitmesine neden olmak teqizîn hızla geçip gitmek teqîn patlama teqîn patlamak teqîn patlatmak teqle takla ter taze ter yaş ter yaş ağaç ve odun terabûn yüksekten düşmek terad müsabaka terafkirin yolmak teral hımbıl teral tembel teralî tembellik terandin uzaklaştırmak terane ahenk terane eğlence terane mizah terane nağme terane oyun terane terane teraş tıraş teraş yontma teraş kirin tıraş etmek teraş kirin yontmak teraşger tıraşçı teraz denge terazdar dengeli terazîker dengeleyici terazîn yamaç terazû terazi terazûn bütçe tereng koyu renk teres teres terez dolu terifandin budamak terifandin gözü acıtmak terik iri sopa terik mec. erkek cinsel organı terik yaş odun terikandin terk etmek terikandin terketmek ayrılmak teriqet tarikat terî kuyruk terîj uzunlamasına bez parçası terîjk sargı bezi terk çatlak terk terk terkandin çatlatmak terke zayıf dal terkeser başıboş terkeser yerini yurdunu terk etmiş terkî eyerin arka kısmı terkî terki terkîn çatlamak terlan delikanlı terlan yakışıklı terlan yakışıklı delikanlı term büyük ayı term ceset term kadavra term leş term ölü term takım yıldızı termisandin sindirme teror terör terorparêz terörist terorparêzî terörizm terpilandin sendeletmek terpilîn sendelemek terpilîn takılmak terpilîn tökezlemek terre tûrre saçma sapan ters aksi ters hayvan dışkısı tersane aksine tersî aksilik terş tüm evcil hayvanlar tertepêl tantana tertûbelav darmadağın terwende ender terwende nadir terxane tarhana terxankirin ayırmak terxankirin tahsis etmek terxîs terhis teselî teselli tesewûf tasavvuf teskere teskere test test teşe biçim teşe form teşe suret teşe şekil teşe girtin biçim almak teşe girtin biçimlenmek teşebus girişim teşegirtin biçim almak teşegirtin biçimlenmek teşekarî biçimcilik teşeparêz formalîst teşeyî biçimsel teşim lağım teşî iğ teşk bacağın aşık kemiği ile kalça arasındaki bölüm teşk baldır teşq etki (soğukluk için) teşqele telâş teşt hamur teknesi teşt leyen teşt teşt teşvîq kirin teşvik etmek tev bütün tev hepsi tev herkes tev tüm tev li hev bûn karışmak tevahî bütünlüklü tevahî genel tevahî tümü tevdan deşmek tevdan eşelemek tevdan karıştırmak tevde toptan tevdeyî bütünsel tevdeyîtî bütünsellik tevdêr karıştırıcı tevdêr mikser tevger birlikte davranış tevger davranış tevger devinim tevger hareket tevgerîn birlikte davranmak tevgerîn davranmak tevgerîn hareket etmek tevin biyo. doku tevin dokuma tevir çapa tevir kazma tevirkirin çapalamak teviz dan xwe gerinmek tevizandin uyuşturmak teviziya xwe anîn gerinmek tevizî uyuşuk tevizîn uyuşmak tevizîn vücudun uyuşması tevî karşın tevî rağmen tevî vê yekê bununla beraber tevînek doku tevkarî işbirliği tevkujî jenosid tevkujî katliam tevlê kirin katmak tevlihev karışık tevlihev karmaşık tevlîhev çetrefil tevlîhev karışık tevlîhev karma tevlîhev karmaşık tevlîhev kirin karıştırmak tevn dokuma tezgahı tevnepîr örümcek ağı tevrevîn kaçışmak tevş el büyüklüğünde yassı taş tevşo keser tevtal bagaj tevtal ufak-tefek eşya tevtefîk kemençe tevz alay tevz şaka tevz uyuşma tevza zivistanê kış uykusu tew haydi sende tew hiç tew tew peh peh tew tew peh peh anlamındaki önlem tewa bûn bitmek tewa bûn tükenmek tewan edebilmek tewan güç tewan kudret tewan yapabilimek tewandin bükmek tewandin çekmek tewandin eğmek tewandin grm. çekim tewandin kıvırmak tewandî eğik tewandî grm. çekilmiş tewang büküm tewang dil bilgisinde çekim tewang grm. çekim tewaş yağ tewaş yağlı bitkiler tewb kumaş topu teweg şap hastalığı teweg tevek tewekor bakar kör tewere eksen tewere mihver tewirandin uykusunu ya da keyfini kaçırmak tewîn bükülmek tewl hayvanların otlakta kaçmaması için uzun bir iple bir kazığa bağlanması tewlis kıvam tewlis tav tewq kelepçe (boru vs. için) Tewrat Tevrat tews denge tews hız tews sürat tews standin hız almak tewsandin hızlandırmak tewsîn hızlanmak tewş abes tewş denge tewş nafile tewş saçma tewş ters tewş zırva tewşikî saçmalık tewtew züppe tewz alay tewzkirin alay etmek texil lêxistin sekteye uğramak texilandin sekteye uğramak texilîn caymak texmîn kirin tahmin etmek texpaşkirin erteleme text taht texte tahta textebend kanepe texterewan tahtırevan textirme erken hasat teyar ayarlanmış teyar düzenlenmiş teyar pilot teyfik tabak teyisandin parlatmak teyisîn parlamak teyizandin küstürüp uzaklaştırmak teyizîn küsüp gitmek teyizîn küsüp uzaklaşmak teysok ateş böceği teze körpe teze taze teze yeni teze bûn tazeleşmek teze kirin tazelemek tezeg tezek tezetî tazelik tezî kısa süreli sancı tezkere harç teknesi tê ip tê çikandin saplamak tê da cîh kirin sığdırmak tê da cîh kirin yerleştirmek tê de cîh bûn sığmak tê de cîh bûn yerleşmek tê de man içinde kalmak tê de man takılıp kalmak tê de man tereddüt etmek tê heldan banmak tê re kirin batırmak tê re kirin daldırmak tê re kirin geçirmek (iğne vb.) têbar kasa têbinî dipnot têbinî not têbînî görüş têbînî yorum têborîn vazgeçme têbûn bulaşmak têbûndan bulaştırmak têdan boya vb. sürmek têdan boya ve sıva gibi şeyleri sürmek têdan bulaştırmak têdeman içinde çıkmamak têdeman takılıp kalmak têderxistin sezme têge kavram têge kirin kavramlaştırmak têger bulaşıcı têgerandin bulaştırma têgerîn bulaşmak têgih anlayış têgih kavram têgih kavrayış têgih terim têgihandin kavratmak têgihanî anlayışlılık têgihiştin anlamak têgihiştin idrak têgihiştin kavramak têgihiştin kavrayış têgihiştî anlayışlı têgihiştî olgun görüşlü têgihîn anlama têgihîn anlayış têgihîn idrak têgihîn kavrama têgihîştin anlamak têgîn kavram têgîn terim têhildan çubuk têhildan şiş vs.yi batırıp yukarı çekmek têjik yırtıcı hayvan eniği têk dan kışkırtmak têk dan karıştırmak têkar iş ortağı têkar katkıda bulunan têkarî katkı têkber eşya têkbirin etkisiz kılmak têkbirin yenme têkbirin yenmek têkçûn bozgun têkçûn çökmek têkçûn dağılmak têkçûn iflas etmek têkçûn yıkılmak têkçûn yenilme têkçûn yenilmek têkdan çökertme têkdan kışkırtmak têkdan provaka etmek têkdar kışkırtıcı têkde tümden têkel bileşik têkel dahil olmuş têkel karışık têkel karışım têkel karışmış têkel karma têkel kozmopolit têkelîn karışmak têketin giriş têketin girmek têkildar alakadar têkildar ilgili têkilî alaka têkilî ilişki têkilî danîn ilişki kurmak têkoşer direnişçi têkoşer militan têkoşer mücadeleci têkoşer savaşçı têkoşîn mücadele têkoşîn mücadele etmek têkoşîn mücadelemücadele etmek têkoşîn uğraşmak têkûz eksiksiz têkûz komple têkûz sağlam têkûz tamam têl tel têl kirin tellemek têlmaş ana kuzusu têlmaş çıtkırıldım têm tema tênegihînî anlayışsızlık tênegihîştin anlamamak têneper grm. geçişsiz tênivîsîn kaydetmek têper geçişli têperî geçiş têperîn trafik têr büyük çuval têr doymuş têr tok têr tok doymuş têr yetme têrawis geç hasat têrbûn doymak têrekirin batırmak têrekirin geçirmek (iğne vb.) têrêkirin yeterli olmak têrêkirin yetmek têrker doyurucu têrker tatmin edici têrker yeterli têrkirin doyurmak têrnexwer doymaz têşikdin hezimete uğratmak têşikîn hezimet têşikîn hezimete uğramak têvel çeşitli têvel muhtelif têverdan çalkalamak têw geçerli têwerdan bulaşık bir şeyi suyla çalkalamak têwerdan çalkalamak têxistin koymak têxistin sokmak têz barut tibab kemiyet tibab miktar tif tükürük tif kirin tükürmek tifik ocak tifing tüfek tifkirin tükürmek tiftik tiftik tihok dağdağan tihtavik nane tijî dolu tijî bûn dolmak tijî kirin doldurmak tijîbûn dolmak tijîkirin doldurmak tik dikiş yeri tika istirham tika rica tika kirin rica etmek tikakirin rica etmek til göbek tilik höyük tilik öbet (taş vb.) tilî el parmağı tilî parmak tilîper eğreltiotu tilîya beraneke başparmak tilîya navçe orta parmak tilîya nîşankê şahadet parmağı tilm kg) tilm tahıl ölçü birimi ( tilor but tilp tortu tilpekî bûn tökezlemek tilyak haşhaş tilyak uyuşturucu tilyakêş uyuşturucu kulanan tilyakfîroş uyuşturucu satıcısı tim daima tim hep tim sürekli tima çıkarcı tima hasis timakar hasis timakar tamahkar timayî hasislik timen on bin timîdom daimi timîdom sürekli timtêl kıyafet tinaz alay tinaz pê kirin alay etmek tinazpêkirin alay etmek tinazpêkirin dalga geçmek tinazwer ironik tingî tını tingîn tınlamak tip û tal bomboş tip û tazî çırıl çıplak tipî tarî kap karanlık tipî tarî zifiri karanlık tir daha (çoğaltma eki) tirad maç tirad müsabaka tirad yarışma tiraf köz tiraf sıcak kül tiral tembel tirampe değiş tokuş tiran bakır su tası tirat karşılaşma tirat müsabaka tirb türbe tirek osurukçu tirê başka tirêj güneş ışını tirêj ziya tirêja keskesor ebekuşağı tirh filiz tirh sürgün tirh üzüm tirhêw safsata tirhêw şaşma tirimbêl otomobil tirimpêl otomobil tirî üzüm tirîn daha (çoğaltma eki) tirîş gerekçe Tirk Türk Tirkiye Türkiye Tirkî Türkçe Tirkman Türk’e benzeyen Tirkman Türkmen tirp turp tirpan tırpan tirpan kirin tırpanlamak tirs korku tirsandin korkutmak tirsdêr korkutucu tirsenak tehlike tirshêz korkulu tirshêz korkunç tirsîn korkmak tirsîn korktular tirsnak korkunç tirsnak vahim tirsok korkak tirsonak korkak tirsonek korkak tirş ekşi tirş salça tirş bûn ekşimek tirşik güveç tirşik türlü yemeği tirşî ekşilik tirşî turşr tirşî turşu tirşîn asit tirşîn ekşimsi tirtire kocaman ve hantal şey tirûş direnç tirûşdar dayanıklı tirxan tahsis tirxan tayin tiryak keyif verici maddeler tiryakî tiryaki tisî katıksız tisî yavan tisnak korkunç tisnak tehlikeli tişt eşya tişt obje tişt şey tiştek bir şey tiştîr bir yaşını dolduran dişi keçi tiştonek bilmece tivanc sızı tivane kişandin kasılmak tiving tüfek tivingendazî atıcılık tivir turp tivîlk kumru tivîlk üveyik tiwanî kudret tiwanîn muktedir olmak tixis dolgun tixis tıknaz tixub sınır tixûb had tixûb hudut tixûb sınır tixûbê xwe zanîn haddini bilmek tixûbkirî mahdut tiyan fırın tepsisi tiyatro tiyatro tiyen hacim tiz dürtü tiz kirin dürtmek tiz kirin fitlemek tiz kirin tahrik etmek tizbî tespih tizbî kişandin tespih çekmek tizbîh tezbi tizik makat tizrûg sülük tî kadının erkek kardeşi tî kadının kocasının erkek kardeşi tî susamış tî susuz tî bûn susamak tîfo tifo tîfûs tifüs tîjmar solucan tîk dik tîk dikili tîk kirin dikmek tîkane dikey tîke kuş başı et parçası tîke kuşbaşı eti tîla beze tîlayên çav göz bezleri tîlik küçük yassı taş tîlik sınır taşı tîlolik muhallebi tîmanc yama tîmar tımar tîmar tedavi tîmarxane hastahane tîmarxane tedavi yeri tîmên taybet özel tim tîn ısı tîn hararet tîn dan ısı vermek tîn dan tesir etmek tîndan ısı verme tîndan tesir tînpîv ısı ölçer tîp grub tîp harf tîp tim tîp tugay tîp bi tîp harfi harfine tîpandin harfi harfine yazmak tîpên bêdeng sessiz harfler tîpên dengdêr sesli harfler tîprêz dizgici tîprêzî dizgi Tîr koyu Tîr Merkür tîr ok Tîr yoğun tîr bûn koyulaşmak tîr kirin koyulaştırmak tîraj tiraj tîrakî asabi tîrakî sinirli tîrawî kangren tîre kabile tîre tayfa tîremar ok yılanı tîrendaz okçu tîrêj ışın tîrêj şua tîrêj ziya tîrêjke ani ışık tîrêjke flaş ışığı tîrêjpîv fotometre tîrêjvedan reflektör tîrik oklava tîrî koyuluk tîrk akrep tîrk ibre tîrk saatin ibresi tîrk yelkovan tîrkevan ok-yay tîrkirin koyulaşmak tîrmar ok yılanı Tîrmeh Temmuz tîsîn tıslamak tîzker kışkırtıcı tîzker kirin kışkırtmak to kaymak to krema tobe tövbe tobekar tövbeli tof grup tof kategori tof küme tof lig tofan tufan tog edepsiz kişi tog yüzkarası tohmet itham tol arsız tol arsız oruspu tol intikam tol öc tol öç tol orospu tol hilanîn intikam almak tol hildan intikam almak tola peynir ve kudret helvasından yapılan bir tatlı tolaz avare tolaz çapkın tolaz çpkın tolaz hovarda tolaz toy tolaz zampara tolazî avarelik tolazî çapkınlık toleke hatmi çiçeği tolgir intikamcı tolgirî intikamcılık tolgîn sardunya tolhildan intikam tolhildan intikam akmak tolhildêr intikam alan tolik ebegümeci toloz moloz tomar fiş tomar kayıt tomar tescil tomar kirin kaydetmek tomar kirî fişlenmiş tomar kirî kayıtlı tomar kirî müseccel tomargeh stüdyo tomarkirin kaydetmek tomarnekirî kayıtsız tomarxane kayıt evi tomerî toplu top top topa hawanê havan topu topandin gebermek topîn gebermek toq boyun prangası toqandin dehşet salmak toqe toka toqî dehşet toqîn dehşete kapılmak tor ağ tor file tor avêtin ağ atmak tora agahiyan bilgi ağı tora masîyan balık ağı torandin darıltmak torandin gücendirmek toranî boş gezmeyi seven toranî çalışmaktan hoşlanmayan kimse toraq ayran çökeleği toraq çökelek tore görenek tore töre torevan edebiyatçı torim deve yavrsu torin asil torin soylu torin yakışıklı torinî asalet torîk çakal torîn darılmak torîn gücenmek torm deve yavrusu tortore kendini beğenmiş işsiz güçsüz kimse torvan balıkçı toşbî gudde toşbî salgı bezi totemtî totemcilik totik akıl totikvala akılsız totikvala eksik totikvala tahtasız totirne iriyarı adam tov döl tov tohum tov çandin tohum ekmek tovav atmık tovav meni tovav sperma tovî damızlık tovî tohumluk toxim tohum toyik kaymak toyîn ıtır toz toz toz zerre toza teniyê kurum tozek birazcık tozik sıpa tozî dilim tozîkirin dilimlemek trajedî trajedi traktor traktör transît transit tu asla tu hiç tu sen tu car asla tu kes hiç kimse tulemar kobra yılanı tund hoyrat tund kaba tund kalın tund kesif tund sert tund sertlik tund şiddetli tundî baskı tundî kabalık tundî sertlik tundî şertlik tundî şiddet tundraw aşırı tundraw radikal tune sıfır tune yok tune bûn yok olmak tune kirin yok etmek turindî cin turt katı turt sert tut oyun dışı kalan oyuncu tuvandin absorbe ettirmek tuvanîn absorbe etmek tuwanc ima tuwanc kirin ima etmek tuxt gr.) tuxt okkanın 1/ tuxt ü ( tû dut tû tükürük tû kirin tükürmek tûfrengî çilek tûj acı keskin tûj biber acısı tûj keskin tûj sivri tûjî sivrilik tûjkirin bilemek tûjkirin sivriltmek tûl şeffaf tûl tül tûldan sıçrama tûldan bûn sıçramak tûle cılız köpek tûlemar kobra yılanı tûlevî muhabbet kuşu tûm höyük tûm tepe tûman komik tûman şalvar tûmanî komiklik tûmen tümen tûn bütün tûn tüm tûnandin bütünlemek tûnc tunç tûng künk tûqesp kara dut tûr poşet tûr torba tûre asap tûre sinir tûrebûyîn galeyana gelmek tûrebûyîn sinirlenmek tûrenasî sinir bilimi tûreşk böğürtlen tûrik torba tûrîst turist tûrîzm turizm tûş bûn çarpmak tûşî hev bûn çarpışmak tûşî hev bûn karşı karşıya gelmek tûşîhevbûn çarpışmak tûşîhevbûn karşılaşmak: tûteber bülbül tûtevîn muhabbet kuşu tûtevîn muhabet koşu tûtik civciv tûtik düdük tûtin tütün tûtî papağan tûtya bulunmaz şey tûtya çinko tûx odun talaşı tûzik tere otu tûzîkirin elma tûzîkirin karpuz tûzîkirin vb. dilimlere ayırmak twanasî kriminoloji twankar suç işleyen u Kürt alfabesinin yirmi beşinci harfi ufe ruam ufe sakağı ukela çok bilmiş ukela ukala umıd ümit umbur alet umbur cihaz umet ümmet umêd ümit unvan adres unvan unvan Urdu pakistanın resmi dili urfe bir kürt müziği urfe oda urûsi çerçeveli pencere urz sedir ağacı uskere bakır su içme tası utopia ütopya utopîst ütopyacı û Kürt alfabesinin yirmi altıncı harfi û ve ûd ud ûlis bir dine mensup olanlar ûlis ortak bir inanç sistemine ûlî köşk ûr ur Ûrdin Ürdün ûşt gerekçe ûşt neden ûşt sebep ûtî ütü ûyy uyy! v Kürt alfabesinin yirmi yedinci harfi va bu vac mantık vajî makus vajî ters vajî ters yüz vajî tersyüz vajîkirin mec. çarpıtmak vajîkirin tersyüz etmek vala boş vala nafile vala avêtin ıskalamak vala bûn boşalmak vala kirin boşaltmak vala kirin tahliye etmek valabûn boşalmak valahî boşluk valahî boşuk valahî uzay valahî vakum valakirin boşaltmak van bunlar van bunları vanan bunlar vanan bunları vanîl vanilya varik dişi piliç varyoz balyoz vatinandin görevlendirmek vatinî fonksiyon vatinî görev vatinî işlev vatinî vazife vatinîn görevlendirilmek vawêr ayrı vawêr tasnif edilmiş vawêr kirin tasnif etmek veanîn eğmek veavabûn yapılanma vebanîn yadırgamak veberdêr yatırımcı veberhênan ekonomi veberhênan yatırım vebijark seçenek vebijartin ayıklamak vebijartin karışık olan şeyleri birbirinden ayırmak vebijîn buzdan çözülmek vebijîn erimek vebir ayırmak vebir hat çekmek vebir kesin vebirandin kesinleştirmek vebirî kategorîk vebirî kesin vebirî kesinleşmiş vebirîn kesinleşmek vebirîn kesinleştirmek vebistin tekrar bağlamak vebizav tepki vebuhandin tayin vebuhandin tayin etmek vebuhtin tayin vebuhtin tayin etmek vebûn açılış vebûn açılmak vebûn çözülmek veciniqandin irkiltmek veciniqandin ürkütmek veciniqin irkilmek veciniqin ürkmek veciniqîn irkilmek veciniqîn ürkmek vecinoq ürkek vecinoqî ürkeklik veçırandin yün ve pamuk türü şeyleri birbirinde ayırmak veçinandin çorap veçinandin dokuma veçinandin örgü vs.’yi örerek tamir etmek veçinîn çorap vb. şeyleri tamir etmek veçinîn örmek veçinîn sakınmak veçirandin çorap veçirandin örgü vs. sökmek veçirîn çorap veçirîn örgü vs.nin kendiliğinden sökülmesi vedan ısırmak vedan deşelemek vedan deşmek vedan eşmek vedan kurmak veder dışlanmış veder tecrit veder tecrit edilmiş veder kirin dışlamak veder kirin ihraç etmek veder kirin tecrit etmek vederkirin dışlamak vederkirin tecih etmek vedizîn gizlenmek vedizîn sıvışmak vedizîn saklanmak vedîtin keşf etmek vedor devre vedor mevkute vedor periyot vefirîn çarpıp geri fırlama vefirîn çarpıp geri fırlama sekme vefirîn köpeğin ani saldırısı vefirîn sekme veger dönme veger dönüş vegerandin döndürmek vegerandin dönüştürmek vegerandin geri döndürmek vegerîn dönmek vegerîn geri dönmek vegir kapsam vegirî istila vegirtin bez ya da benzeri şeyleri gergin tutmak vegirtin feth etmek vegirtin fethetmek vegirtin geri almak vegirtin istila etmek vegirtin işgal etmek vegirtin kapsamak vegirtin torba gibi şeylerin ağzını açmak vegirtin yaymak vegirtin zaptetmek vegotin anlatım vegotin anlatmak vegotin ifade vegotin ifade etmek vegotin söylem veguhastin aktarma veguherandin değiştirmek veguherandin dönüştürmek veguherîn donüşmek veguherîn donuşum veguhesîn intikal veguhestin aktarmak veguhestin intikal etmek veguhestin intikal ettirmek veguhestin nakletmek veguhêrîn başkalaşmak veguhêrîn değişim veguhêrîn değişmek veguhêrîn dönüşüm veguhêzîn aktarılma veguhêzkar aktarmacı veguhêztin aktarmak veguhêztin nakletmek veguhêztin tayin etmek vehanîn eğmek bükmek vehanîn geri getirmek vehatin geri gelmek vehatin nüksetmek vehewandin barındırmak vehewandin içermek vehewandin ihtiva etmek vehewîn barınmak vehisîn dinlenmek vehisîn mola vermek vehiştin geri bırakmak vehûn doku vejandin canlandırmak vejandin diriltmek vejartin ayırt etmek vejen enerji vejen pırıltı vejen titreşim vejîn diriliş vejîn dirilmek vejîn yeniden can bulma veketin uzanmak veketin yatmak vekêş cezir vekêşan gerilim vekêşan tansiyon vekêşandin geriltmek vekêşandî gergin vekêşandî gerili vekêşdinî gerginlik vekêşîn çekilmek vekêşîn geri çekilme vekêşîn geri çekilmek vekêşîn gerilmek vekêşîn ricat vekirin açmak vekirin çözmek vekirî açık vekît heceleme vekît imla vekîtandin hecelemek vekolan analiz vekolan araştırmak vekolan inceleme vekolan soruşturmak vekolan tahkik etmek vekolan tahkikat yapmak vekolîn araştırma vekolîn inceleme vekolîn incelemek vekolîn soruşturma vekolîn tahkikat vekuştin söndürmek velerzîn titremek velerzîn titreşmek velisî baygın velisîn baygınlık velistin bayılmak velistin şok olmak velîsk şok velîstin burkulamak velîstin irkilmek velîstin şok olmak velîstin yerinde oynamak velokirin devirip velokirin dökmek vemaliştin koları sıvamak vemaliştin temizlemek vemayin geç kalmak vemayîn geç kalmak vemirandin dindirmek vemirandin kısmak vemirandin söndürmek vemirî sönük vemirîn dinmek vemirîn kısılmak vemirîn sönmek venan konmak venandin dikmek venandin saat venandin tuzak vs. için kurmak venasîn itiraf etmek venasîn tanınmak venêr denetimci venêran denetim venêrin aramak venêrin bakınmak venêrin konmak venêrîn denetleme venihêrtin denetleme veniştin inmek veniştin konmak veniştin tünemek venîn çizmek Venûs Zühre veperitîn didinmek vepirsandin soruşturmak vepirsîn soruşturmak vepirsîn soruşturulmak veqetandek dilbilisinde isim takısı veqetandin ayırmak veqetandin birbirinden ayırmak veqetandin tefrik veqetîn ayrılış veqetîn ayrılmak veqetîn birbirinden ayrılmak vereşandin kusturmak vereşîn kusmak vereşîn sökülmek verêj kusmuk verêjandin boşaltmak verêjandin kusturmak verêkirin geri yollamak verês imlâ verês yazım verêstin grm.çekim yapmak verij rekolte verijandin boşaltmak verijandin kusturmak verik kıldan örülmüş ayakkabı verişandin kazak vs.) sökmek verişandin sökmek verişî sökük vernîk vernik verotin demir gibi şeyler kazımak verotin tencere veser ek veserbûn eklenme veserkirin eklemek veşargeh eşyanın saklandığı yer veya bölüm veşarî gizli veşarî mahrem veşarî mehrem veşarî saklı veşartin gizlemek veşartin saklamak veşartok saklambaç veşelandin soyunmak veşewitîn deterjan veşewitîn kar veşewitîn vb. şeylerden dolayı insan vücudunun yanması veşûştin durulamak veşûştin kurulamak vetewşandin sersemletmek vetewşîn sersemlemek vetûrî basmakalıp vewestan ara vermek vewestan dinlenme vewestan durmak vewestan mola vewestan mola vermek vewestîn dinlenmek vewestîn mola vermek vexistin düşürmek vexuyan alamet vexuyan belirti vexuyan iz vexwarin içmek vexwarin meşrubat vexwarîn içecek vexwarîn içmek vexwende davet eden.. vexwendin davet vexwendin davet etmek vexwendî çağrılı vexwendî davetli vexwendî ziyaretçi vexwendname davetiye vexwer içecek vexwînî hev bûn kaynaşmak vezandin sündürmek vezel kazak vezelîn yere yayılarak oturmak vezen elastik vezgir esnek vezinîn iplik yumağını geri sarmak vezî esneklik vezîn esnemek vezîn sünmek vê bu vê buna vê bunu vê carê bu defa vê carê bu kez vê gavê bu an vê gavê bu anda vê ketin tutuşmak vê ketin yanmak vêce bu vêce bu sefer vêce kez vêga bu anda vêga şimdi vêgavê şimdi vêgavê şu an vêketin lamba vb. nin yanması tutuşmak vêl çarpık vêl yayvan vên irade vên istenç vêrik çarık dikmede kulanılan iplik vês dinlenme vês istirahat vêsa xwe dan dinlenmek vêsa xwe dan istirahat etmek vêsa xwe dan mola vermek vêsandin istirahat ettirmek vêsandin mola verdirmek vêsandin söndürmek vêxistin lamba vêxistin tutuşturmak vêxistin vb. yakmak vijag kur’a vijag kişandin kura çekmek vik û vala bomboş vikî vekir apaçık vikûvala bomboş vin burnunda konuşan vingîn vınlamak vir bura vir burası vir palavra vir yalan vir kirin yalan söylemek vira bura vira buraya virek palavracı virek yalancı virekî yalancılık virik amel virik ishal virikî bûn ishal olmak viritandin mürur etme viritandin sona erdirme viritîn geçip gitme viritîn mürur viritîn sona erme virîk amele virîk ishal virîkîbun ishal olmak virkirin palavra atmak virkirin yalan atmak virnî normal dönemden sonra doğan hayvan yavrusu virtoqî davranışları kötü virûvî pişirilmiş yağlı et viyan irade viyan istek viyan istenç vizbun kaytarmak vizbun yan çizmek vizek kaytaran vizek yan çizen vizik sinek vizîn vızıldamak vî bu vî buna vî bunu vîn irade vîn istenç vît dik (kulak için) vît dikili (kulaklar için) vît bûn dikilmek vît kirin dikmek vîte vît kirin cıvıldamak vîtkirin dikmek vîzar feryat vîzarkirin feryat etmek vîzîk topaç w Kürt alfabesinin yirmi sekizinci harfi wad vaat wajav distribütör wajav su dağılım merkezi Wan onlar Wan onlara Wan Van wane ders wanegeh derslik wanegeh sınıf wanek nesne wanek şey waqif vakıf war alan war kamp war mekan war yerleşim yeri war danîn konaklamak wargeh kamp wargeha kamp wargeha civandinê toplama kampı warnişîn ikametgah warnişîn mesken warxan apartman warxan apartman dairesi wase atmaca Washîngton Washington (ABD’nin başkenti) waşok atmaca wate anlam wate mana watedar anlamlı watenasî anlambilim watenasî semantik wawik çakal waz vaaz waz hênan caymak wazdin caydırmak wazdin vazgeçirmek we siz we sizin weç ihtiyaç weç ince dal weç sürgün weg çağ weha böyle wehş vahşi wehş yaban domuzu wek aynı wek gibi wek kabil wekat açık wekat belirli wekat sarih wekat kirin belirtmek wekat kirin tasrih etmek wekhev denk wekhev eşit wekhev özdeş wekhevî benzerlik wekhevî eşitlik wekhevîperestî eşitlikçilik wekhevîxwaz eşitlikçi wekî aynen wekî gibi wekî tıpkı wekî din ayrıca wekî din başka wekî mînak mesela wekî mînak örneğin weko faraza wekok örnek welaq asil olmayan at welat memleket welat ülke welat vatan welat yurt welatê mader anayurt welatê xeribîyê gurbet welatî vatandaş welatî yurtaş welatparêz yurtsever welê böyle welê şöyle welî veli welînîmet velinimet wen sakız ağacı wenaq difteri hastalığı wend atak wend cesur weqî kg.lık bir ağırlık ölçüsü weran dökülmek weranandin getirtmek werandin döktürmek weranîn getirmek werar evrim werar tekamül werbûn tepe taklak yuvarlanmak werbûn tepetaklak yuvarlanmak werçerx donum werdan sallamak werdek ördek werê öyle werger çeviri werger çevirmen werger tercüman werger tercüme wergerandin çevirmek wergerandin tercüme etmek wergerîn çevrilmek wergêr çevirmen wergêr tercüman wergirî kapsam wergirtin almak wergirtin giyinmek wergirtin giymek werimandin şişirmek werimî şişik werimîn şişmek weritandin yanıltmak weritîn yanılmak werîna getirmek werîs urgan werîs varis werm şiş werqilîn takılmak werqilîn tökezlemek werşek vaşak wert gelecek nesil wert zürriyet werz bostan werz mevsim werze matematik werze ziraat werzeba kuzeydoğu rüzgarı werzek matematikçi werzeyî zirai werzêr matematikçi werzêr tarım işçisi werziş spor werzişe sporcu werzişe sportmen werzî mevsimlik werzîşikar sporcu wesandin ısmarlamak wesandin haber salmak wesem makyaj wesf mahiyet wesf nitelik wesf vasıf wesfandin nitelemek wesfandin övmek wesfîn nitelenmek wesp kalite west yorgunluk west girtin dinlenmek westandin yormak westanî dinlenme yeri westanî park westanî yorgunluk westar durağan westiyayî yorgun westîn yorulmak weş bir şeyin veya kimsenin düşmesi için yapılan sarsma eylemi weşan dökmek weşan neşir weşan neşretmek weşan yayım weşan yayın weşana guhaztinî naklen yayın weşana yekser canlı yayın weşandin yayınlamak weşandin yaymak weşanger yayıncı weşanxane yayınevi weşîn dökülmek weşîn yayınlanmak weşk döküntü wexêr hayırlı wexêr uğurlu wexêr be hayırlı olsun wexm bunalım öncesi durum wey vay! weyn oyun weyn rol weynê aktris weyno aktör wezandin estirmek wezaret bakanlık wezareta aboriyê ekonomi bakanlığı wezareta berevaniyê savunma bakanlığı wezareta çandîne tarım bakanlığı wezareta hevotina neteweî milli eğitim bakanlığı wezareta karên civatakî sosyal işler bakanlığı wezareta karûbarên hundirîn içişleri bakanlığı wezareta tendurustiye sağlık bakanlığı wezareta tûrîzmê turizm bakanlığı wezareta werzeyê tarım bakanlığı wezareta werziştê spor bakanlığı wezareta xebatê çalışma bakanlığı wezarete aborîyê ekonomi bakanlığı wezî bakan wezîr bakan wezîr vezir wezîrî bakanlık wezîrxane bakanlık wezn tartı wezn tartmak wezne vezne weznedar veznedar wê o wê onu wê demê o zaman wêje edebiyat wêje literatür wêje yazın wêjemend edebiyatçı wêjenas edebiyat wêjenas uzmanı wêjeya devkî sözlü edebiyat wêjeyî edebi wêl avare wêl başıboş kimse wêl sürüden ayrılmış hayvan wên görünüş wên görüş wên hayal wên vizyon wêne fotoğraf wêne imaj wêne imge wêne portre wêne resim wêne girtin görüntülemek wênekirina fîlm film çekmek wênî hayali wêr cesaret wêr cüret wêran harabe wêran viran wêrandin cesaretlendirmek wêrane virane wêrankirin yıkmak wêre azim (azm) wêre kirin azmetmek wêrek cesaretli wêrek cesur wêrek cüretkar wêrekî cesaret wêrîn cesaret wêrîn cesaret etmek wêrîn cüret göstermek wêrîn göze almak wêsîn sönmek wiha böyle wijdan vicdan wilo böyle wilo öyle winda kayıp winda zayi winda bûn kaybolmak winda bûn yitirmek winda kirina hîsê duyu yitimi windabun kaybolmak windakirin kaybetmek wir ora wira orası wird dua wirêne kirin sayıklamak wirênekirin sayıklamak wisa öyle wiş vay! wizar feryat wizar kirin feryat etmek wize enerji wî o wî onu wî onu (eril) wî vay! wî alî öte taraf wîç alternatif wîre azim wîskî viski wîşne vişne wuha şöyle wurmê bozma wurmê para için ufaltma wurşe şaşaa wurşe şatafat wurz sedir wusa öyle wuşe kelime wuşe sözcük wûçan poz wûçan dan poz vermek wûçanî konum wûrya atak wûrya uyanık wûşe kelime wûşe terim wûze enerji x Kürt alfabesinin yirmi dokuzuncu harfi xaç haç xaç istavroz xaç derxistin haç çıkarmak xaçepirs bulmaca xaçerê dört yol xaçerê kavşak xaçerêz bulmaca xaçirgan saç ayağı xaçparêz Hıristiyan xaçparêzî Hıristiyanlık xaçperest haçlı xaftila ani xaftila aniden xaftila ansızın xag ham xahr eğik xahr eğri xahr yamuk xahr bûn eğilmek xahr bûn eğrilmek xahr û xûdûr eğri büğrü xak toprak xak ülke xakî haki xakî haki reng xal dayı xal nokta xala werçerxê donum noktası xalbendî noktalama xalbîhnok noktalı virgül xaldanîn noktalamak xale yakamoz xalet teyze xalî ıssız xalî ıssız yer xalî tehna xalî tekin xalîbûn boşalmak xalîbûn tehnalaşmak xalîçe halı xalîçefroş halı satıcısı xalîçevan halıcı xalîçrês halı dokuyucusu xaloj dayı karısı xalojin dayı eşi xaltî teyze xalxalok uğur böceği xam bâkir xam ham xam işlenmemiş xam bûn hamlaşmak xama bakire xama genç ve yetişkin kız xame kalem xamek leylak rengi xamkêsan yulaf xamoş kimse xamoş konuşkan olmayan içine kapanık xamoşan münzevi xan han xandar hancı xane hane xanedan hanedan Xaneqîn Irak’ta bir Kürt kenti xangar hangar xanik hamur açma tahtası xanik masası xanim bayan xanim hanım xanî bina xanî ev xanî konut xanî mesken xanîgirtin ev tutmak xanûman hanım hanımcık xanût dokuma tezgahı xanxanik çizelge xapan aldanmak xapandin aldatmak xapandin ayartmak xapandin iğfal etmek xapandin kandırmak xapandin yanıltmak xapîn aldanmak xapîn kanmak xapînok aldatıcı xapon harap xapon viran xapûr harap xapûr metruk xapûr viran xapxapik takunyaı xar aşağı xar at koşusu xar bilye xar misket xara at koşusu xaraw gün görmüş xaraw tecrübeli xarik köy meydanı xarik semt meydan xarim ot balyası xarîz unun yağda pişirilmesiyle yapılan yiyecek Xarpêt Elazığ. Harput xarûf çanak xarûk çarık xarûz ipe dizilen ceviz içi vb xas çıplak ayak xas yalın ayak xasma bilhassa xasma özellikle xasûk kurnaz xaşe bazı organların üzerindeki ince zar xaşî büyük çuval xatir hatır xatir şikandin hatırını kırmak xatir xwestin veda etmek xatirnas hatırşinas xatirxwestin veda etmek xatûn bayan xatûn hatun xav çiğ xav ham xavik kaymak xavik krema xavik tülbend xavik tülbent xavî çiğlik xawên erdem xawên gurur xawên onur xawên şeref xawêndan onurlandırmak xawêndan şereflendirmek xawêndan teşrif etmek xawênî onursal xawênşikû ekselans xawênşikû majeste xawêr doğu xax rezil xaxî rezillik xayîz baygın xayîz bûn bayılmak xayîz bûn içi gitmek xayîzbûn bayılmak xayîzbûn içi deçmek xazî gazi xebat çabalama xebat çalışma xebatbarî işlerlik xebatkar çalışan xebatkar çalışkan xebatkirin çalışmak xeberoşk masal xebitandin çalıştırmak xebitandin kullanmak xebitîn çalışmak xebroşk masal xebxeb çene altı xedar acımasız xedar gaddar xedarane acımasızca xedarî acımasızlık xedeme hademe xef giz xef kirin gizlemek xef kirin göz önünden alıp gizlemek xefe bunaltıcı yer xefe dar xefe havasız xefibûn gizlenmek xefibûn göz önünden yitip gitmek xefik tuzak xefirandin esirgemek xefî gizli xel bulantı xel ileri karakol xela kıtlık xela rabû kıtlık geldi xelac hallaç xelan burkulmak xelan burulma xelandin burma xelat armağan xelat hediye xelat madalya xelat mükafat xelat ödül xelat kirin ödüllendirmek xelat kirin taltif etmek xelatgir ödülü alan xelatkirin ödüllendirmek xelek halka xeleng süpürge otu xelet hata xelet yanlış xeletî hata xeletî yanlışlık xelitandin şaşırtmak xelitandin yanıltmak xelitîn şaşırmak xelitîn yanılmak xelitîn yanlışlık yapmak xelî çok xelî duvak xelî yelken xelî yüz perçemi xelîn kıpırtı xelîn mide bulanması xelîn mide bulantısı xelk ahali xelk el alem xelk halk xelüz kömür xelûz mangal kömürü xelwet inziva xelwetxane manastır xem dem xem efkâr xem endişe xem gaile xem gam xem hüzün xem kaygı xem keder xem tasa xem kişandin gam çekmek xem revandin teselli etmek xemgîn endişeli xemgîn hüzünlü xemgîn üzgün xemgîn üzüntülü xemilandin donatım xemilandin süslemek xemilandin süslenmek xemilîn donanmak xemilîn süslenmek xemirîn meyvelerin olgunlaşmak üzere renk değiştirmesi fiili xemirîn olgunlaşmak xemkişandin kaygılanmak xemkişandin üzülmek xeml süs xemlandin bezemek xemlandin donatmak xemlandin süslemek xemlandî süslü xemlîn bezenmek xemlîn süslenmek xemnak müteessir xemnak üzgün xemr şarap xemrevandin teseli etmek xemrevîn gönül rahatlatan xemrevîn teseli eden xemrî mor xemrî şarap rengi xemsar ihmalkar xemsar vurdumduymaz xemsarî ihmal xemsarî ihmalkarlik xemsarî vurdumduymazlık xemze gamze xenaz gammaz xenazî gammazlık xencer hançer xengel mantı xengel yemeği xeniqandin boğmak xeniqîn boğulmak xeniqok boğmaca xeniqok boğucu xenî ganî xenîmî bûn yüzüne gözüne durmak xenozî garaz xenûqe gerdanlık xenzik kiler xenzirandin fazla tüyleri ateşle yakarak yok etmek xepar çapa xepartin çapalamak xepirandin deşme xepirî deşilmek xera bozuk xera kötü xera bûn bozulmak xerab ihlal xerab kötü xerab kirin bozmak xerab kirin ihlal etmek xerabî kötülük xerabûn bozulmak xerac haraç xeraf balık ağı xeraj garaj xerakirin bozmak xerat doğramacı xerat dülger xerat marangoz xerat marangöz xeratî marangozluk xerbende bozuk xerc harç xerc kirin harcamak xerc kirin sarf etmek xercê rê harcırah xercê rê yolluk xerciya berîkê cep harçlığı xercî harçlık xerçeng yengeç burcu xerdel hardal xeriqandin bayıltmak xeriqandin gark etmek xeriqîn bayılmak xeriqîn bozulmak xeriqîn gark olmak xeriqîn solmak xeritandin sıyırmak xeritîn sıyrılmak xerîb ecnebi xerîb yabancı xerîbî gurbet xerîbî yabancılık xerîdar alıcı xerîdar tüketici xerîdarî tüketim xerîtok yonga xerîzek türev xerpanî hırpani xerpişt payanda xerte nadasa bırakılmadan ekilen ekin xerxere gargara xerxere kirin gargara yapmak xerz fidanlık dönemini aşmış ağaç xerzekar tüketici xes marul xesandin burmak xesandin hadım etmek xesar hasar xesar dan zarar vermek xesar dîtin hasara uğramak xesifîn ekinlerin yabancı otlara istila edilmesi fiili xesifîn içinde bulunulan durumdan daha kötü bir duruma düşme xesifîn zenginlikten fakirliğe düşmek xesî kayın valide xesî kaynana xeste hasta xestexane hastahane xesu kaynana xesû kayın valide xesû kaynana xeşîl sütleğen otu xeşîme dehliz xeşîme gizli yol xeşûm dünyadan habersiz xeşûm toy xeta hundirîn içhat xetad hattat xeter tehlike xetera mirinê ölüm tehlikesi xeterdar kritik xeterdar tehlikeli xetere kuruntu xetere risk xetere tehlike xetere vesvese xeterî derbas kirin tehlike atlatmak xeternak riskli xeternak tehlikeli xetimandin tıkamak xetimî tıkalı xetimîn tıkanmak xetme kirin onamak xetme kirin onay xetme kirin tasdik etmek xetmename tasdikname xew uyku xew de çûn uykuya dalmak xewar uykucu xewar uyuşuk xewas ileri gelenler xewgerok uyurgezer xewirîn alttan alta yanmak xewirîn çamur veya bataklıkta batmak xewle ıssız xewle gizli xewle inziva xewle kulis xewle tenha xewle kirin halvete çekilmek xewlexane manastır xewn düş xewn rüya xewn dîtin rüya görmek xeyal hayal xeyal muhayyile xeydok alıngan xeydok çıtkırıldım xeydok. alıngan xeydok. darılgan xeyidîn darılmak xeyidîn küsmek xeyîdî dargın xeyîdîn darılmak xeylaz haylaz xeylazî haylazlık xeynî başka xeynî gayrı xezal ceylan xezeb gazap xezibîn gazaba gelmek xeznok kasa xeznok kumbara xezûr kayın baba xezûr kayınbaba xezûr kaynata xezûran kayınbabagiller xêl halay xêle hale xêlek bir hayli xêlî duvak xêlî gelin alayı xêlî gelin getirme işi xêlî grup xêlî örtü xêlîvan düğün alayı xêr hayır Xêra Xwadê Li Te Be Allahın Hayrı Üzerinize Olsun xêrat sadaka xêratxane darülaceze xêratxane imaret xêrdar hayırlı xêrkirin pazarlık etmek xêrnexwaz kötü niyetli xêrxwaz hayırsever xêrxwaz iyiliksever xêv bellek xêv bilinç xêv hafıza xêv zihin xêve turfanda xêvet çadır xêvik aptal xêvik budala xêvik unutkan xêvîk budala xêvîk unutkan xêz çizgi xêz hat xêz kişandin çizgi çizmek xêzan aile akrabaları xêze film çizgi film xêzefîlm çizgi filim xêzik çizik xêzkar çizer xêzkirin çizmek xêzvenîn çizgi çekmek xicilkirin rahatsız etmek xiçviçandin baştan savma yapmak. derme-çatma yapmak xifş ceylan yavrusu xiftan kaftan xij sürç xij bûn sürçmek xijok kaypak xilmaş uykulu xilmaş uyuşuk xilmaşî uykulu xilmaşî bûn uyuklamak xilmet ikinci el xilmet kullanılmış xilorik kar öncesi yağan küçük kar benzeri tanecikler xilq kilit xilqandin kilitlemek xilqandinîn kilitlenmek xilt düşük kaliteli xilt köstebek xilte çökelti xilte posa xilte telve xilte tortu xilûxe içi geçmiş xilûxe kof xilxal halhal ximav mörekkeb ximbil kukla xinamî dünür xinamî evlilik bağıyla kurulan akrabalık xinamîtî akrabalık xinc hınç xingilîn kırık yada çıkık bir organın sakması sakatlar gibi yürümek xiniz hain xiniz kalleş xiniz sinsi xiniz bûn hainleşmek xinizî hainlik xinizkirin ihanet etmek xir argo. penis xirab arızalı xirab bozuk xirab bûn arızalanmak xirab bûn bozulmak xirabbûyî arızalı xirabbûyî bozuk xirabe enkaz xiran aldanmak xirandin aldatmak xirandin doğruluk ve iyilikten saptırmak xirar büyük saman çuvalı xirb herhangi bir aşirete mensup olmayan kişi xirbe harabe xirecir gürültü xirecir karmaşa xirecir şamata xirek laçka xirexir kirin hırıldamak xirêf bal xirêf pekmez gibi şeylerin tortusu xirikîn ayağı kaymak xirindol ağız xirindol yeni doğurmuş memelerin ilk sütü xiring alımlı zarif kadın xiring güzel xiriqandin sürüklemek xirîn doğruluk ve iyilikten sapmak xirîn hırıltı xirmal derli toplu yaşantıya sahip kimse xirmişandin çimdik atmak xirmişandin tırmalamak xirmûşek çimdek xirneq tavşan yavrusu xirnik nazik xiroş galeyan xiroş heyecan xiroş telaş xiroşe heyecanlı xiroşîn telaşlanmak xiroşme galeyan xiroşme heyecan xiroşme telaş xirp ani hareket xirpe bir gurup tarafından bir kişiye yapılan saldırı xirpik kıkırdak xirpo hırpo xirqe hırka xirtik dolmalık kabak xirtol güruh xirtol izdiham xirûcir arbede xirûcir geçimsizlik xirûcir karışıklık xistin koymak xistin vurmak xistin bin lingan ayaklar altına almak xistin bîr aklına düşürmek xistin bîr anımsatmak xistin bîr çağrıştırmak xistin bîr hatırlatmak xistin rewacê yürürlüğe koymak xistin rê yoluna koymak xistin zimeta xwe zimmetine geçirmek xişir mücevher xişir takı xişir ziynet xişîn sürünmek xişm gazap xişm öfke xişok sürüngen xişt tuğla xiştik köşebent xiştik koyun ve keçilerde rastlanan bulaşıcı bir hastalık xişûş şüphe xişxişok çıngırak xişxişok çocuk çıngırağı xitêre meşale xitêre ucu yarılarak ışık vermesi için tutuşturulan değnek xitimandin tıkamak xitimîn tıkanmak xitşt tuğla xiyal hayal xiyal hülya xiyal imge xiyanet ihanet xiyar hıyar xiyar salatalık xiz iri saman xizag bıçak xizag kızak xizag testere xizan fakir xizan yoksul xizane elbise dolabı xizanî yoksulluk fakirlik xizar hızar xizêm burna takılan süs xizêm hızma xizêmok kara hindiba xizinde sürüngen xizm akraba xizm hısım xizmkar müstahdem xizne hazine xizok astım xizok boğuk xizokî astımlı xîç çakıl taşı xîçik küçük çakıl taşı xîge deri matara xîjik kızak xîjok kavgan xîjok bûn kaymak xîjok kirin kaydırmak xîlok küçük taş xîme büyük çadır xîp büyük diken xîp ucu sivriltilmiş çubuk xîret gayret xîret namus xîret onur xîret kirin gayret göstermek xîretkêş gayretkeş xîşt büyük testere xîz kum xîzan yoksul xîzanî yoksulluk xîzek kumlu xîzîn kumlu xoce hoca xof korku xonce düğün veya sünnet hediyesi xonçe alçak ve yuvarlak yemek masası xone erkek kedi xongîn yağmurun çişelemesi xopan enkaz xopan harap xopan metruk xopan viran xopan yıkık xopan yıkıntı xopan bûn harap olmak xor hor xor dîtin hor görmek xorav marmelat xorîn horlamak xort delikanlı xort erkek xort genc xort genç xortanî gençlik xortik tavşan yavrusu xortim hortum xoş hoş xoşewîst aziz xoşewîst muhterem xoşewîst sayın xoşewîst sevgili xoşnûd hoşnut xowerde hovarda xox şeftali Xoy İran’da bir Kürt kenti xozan anız xubar toz xuç abla xudawen tanrıça xudir çarpık xudreste kendi kendini eğitmiş xudreste yetiştirmiş kişi xugî haraç xugî xwarin haraç yemek xujikîn kaymak xujikîn yıldırım hızıyla akıp gitmek xulam erkek hizmetçi xulam köle xulam uşak xulamî kölelik xulamî uşaklık xulav kül xulavî kül rengi xumal evcimen xumal kendi işini kedi gören xumal kendi işini kendisi gören kimse xumalî ısmarlama elbise xumalî çoğalabilen değerli mal xumam muğlak xumam pus xumamî muğlaklık xumamî bûn puslanmak xumar kumar xumarbaz kumarbaz xumarxane kumarhane xumirî kırmızı ile siyah arası renk xumirîn ateşin küllenmesi xumirîn olgunlaşmak üzere olan meyvelerin kızarmaya başlamasıateşin sönerek kül tutması xumirtin ateşi saklamak xumirtin küllemek xumşîn çivit rengi xunav çise xunav çiy xunivîn yağmurun çiseleyerek yağması xunivîn yağmurun çişelemesi xur kaşıntı xur andin kaşımak xura kutup xurandin kaşımak xurc heybe xurcezîn at sırtına konan heybe xurcik heybe xurcik küçük heybe xurdangî mide xurek azık xurek besin xurek gıda xurekdar gıdalı xurfe bir Kürt müziği xurfe oda xurifandin bunatmak xurifî bunak xurifîn bunamak xurimandin tahta vs. için aşındırmak xurimî aşınmış xurimîn tahta xurimîn tahta vs. için aşınmak xurimîn toprak xurimîn vb. nin aşınması xurî alev xurî çiçek hastalığı xurîn kahvaltı etmemiş kimse xurîn kaşınmak xurînî kahvaltı öncesi atıştırılan yiyecek xurînî kahvalti öncesi aparatif xurk alışkanlık xurk hobi xurmîn gürlemek xurmîn gürüldemek xurok yüzünde çiçek hastalığının bıraktığı izler olan kimse xuroş taşkın xuroş bûn taşmak xurt güçlü xurt kuvvetli xurt zorba xurt bûn kuvvetlenmek xurt kirin kuvvetlendirmek xusar geceleri yere düşerek yeryüzünü beyazlaştıran sonra da eriyen tuz gibi madde xuşil sütleğen bitkisi xuşîn çağlamak xuşîn hışırdamak xuştire rende xuya belirgin xuya görünür xuyabun belirmek xuyabun görünmek xuyan belirme xuyan görünme xuyan tezahür xuyanî belirti xuyanî görüntü xû alışkanlık xû huy xû itiyat xû mizaç xû seciye xû yaradılış xûdan soz sözünün eri xûde miğfer xûde tolga xûgî haraç xûjal işbitiren xûjal yetenekli xûjal zeki xûnaftin özümsemek xûnifandin özümsemek xûnifîn özümlenmek xûsik kırağı xûz kambur xwar bozuk xwar eğri xwar yanlış xwarin aş xwarin yemek xwarin yiyecek xwaringeh lokanta xwaringeh restoran xwaringeh restorant xwaringeh yemekhane xwarinî yemeklik xwarinpêj aşçı xwarzê kız kardeşin kız çocuğu xwarzê kızkardeşin kız çocuğu xwarzî kız kardeşin erkek çocuğu xwarzî kızkardeşin erkek çocuğu xwazgîn görücü xwazgînî görücülük xwazgînî kız isteme işi xwazka keşke xwazok dilenci xwe kendi xwe kendisi xwe amade kirin hazırlanmak xwe badan salınmak xwe bi xwe kendi başına xwe bi xwe kendi kendine xwe bîn mağrur xwe çêkirin süslenmek xwe dan kendini bir şeye vermek xwe dan alî kaçamak xwe dan alî kaytarmak xwe dan ber yanaşmak xwe dan tavê güneşlenmek xwe dane alî kaçınmak xwe dane alî sakınmak xwe danîn tenezzül etmek xwe daweşandin silkinmek xwe giramî özsaygı xwe girê dan kuşanmak xwe girtin kendine hakim olmak xwe girtin sabretmek xwe girtin tahammül etmek xwe helkutan tepinmek xwe kuştin intihar xwe kuştin intihar etmek xwe li keriyê danîn duymamazlıktan gelmek xwe mukir hatin itiraf etmek xwe nas kendini bilen xwe nêz kirin yanaşmak xwe parastin sakınmak xwe parêz bencil xwe parêzî bencillik xwe pesartin bir yere dayanmak xwe pesend kendini öven xwe pê ve berdan kapılmak xwe pê xweş kirin yaranmak xwe pêçan kuşanmak xwe pêşandin gösteri xwe pêşandin miting xwe qure kirin kibirlenmek xwe ragirtin kedine/nefsine hakim olmak xwe rast kirin doğrulmak xwe re dîtin erinmemek xwe re dîtin üşenmemek xwe re nedîtin üşenmek xwe re nedîtî üşengeç xwe ser başına buyruk xwe spartin birine sığınma xwe spartin teslim olma xwe şehkirin taranmak xwe şûştin yıkanmak xwe tazî kirin soyunmak xwe ve hatin ayılmak xwe ve hatin kendine gelmek xwe vedizîn gizlenmek xwe vedizîn kaytarmak xwe vedizîn sıvışmak xwe vedizîn saklanmak xwe veşartin gizlenmek xwe veşartin saklanmak xwe ziwa kirin kurulanmak xweajo içgüdü xwebar otomatik xwebawer kendisinden emin xwecih yerli xwecih yöresel xwecihî mahalli xwecihî yerel xwecîh yerli xweda allah Xweda Allah (c.c.) xweda tanrı Xweda bibexşîne Allah bağışlasın Xweda bigîhîne Allah kavuştursun Xweda biparêze Allah esirgesin Xweda kirin tanrılaştırmak Xweda nîşan nede Allah göstermesin Xweda rahma xwe lê ke Allah rahmet eylesin Xweda rehetiyê bide Allah rahatlık versin xwedan sahib xwedan sahip Xwedanasî tanrı bilim xwedaneber yanaşmak Xwedanenas ateist Xwedanenas inkarcı xwedanî mülk xwedanî mülkiyet xwedanî sahiplik Xwedawen Tanrıça xwedawend tanrıça Xwedayî Tanrısal xweder kaynak xweder menşe xwedê allah Xwedê Allah (c.c.) xwedê tanrı Xwedê te bixefirîne Allah seni esirgesin xwedêgiravî güya xwedêgiravî sözde xwedêgravî güya xwedênenas ataist xwedî malik xwedî sahib xwedî sahip xwedî bûn sahip olmak xwedî hêvî bûn umut içinde olmak xwedî kirin beslemek xwedî kirin yetiştirmek xwedîkirin beslemek xwedîkirin büyütmek xwedîtî sahiplik xwedîyê gotina xwe sözüne sadık xweferzkirin dayatma xwefiroş hain xwefiroş satılık xwegirêdan giyenmek xwegirêdan kuşanmak xweh bacı xweh kız kardeş xwehêz özgüç xwehşîr süt kız kardeş xwekujî intihar xwekuştin intihar xwekuştin intihar etmek xwelî kül xwelî toprak xwelîdank kül tablası xwelîdank küllük xwemal kendine özgü xwemal spesifik xwemalî aidiyet xwemalî orijinal xwemalî özgün xwende aydın xwende okumuş xwende tahsilli xwendegeh okul xwendegeh. medrese xwendegeh. okul xwendegeha hunermendiyê sanat okulu xwendekar öğrenci xwendevan okuyucu xwendewar okur xwendin okumak xwendin tahsil xwendina bilind yüksek öğretim xwendinû nivîsandin okuma yazma xwendinxane kıraathane xweng bacı xweng kız kardeş xweng kızkardeş xweparastina zagonî meşru savunma xweperest bencil xweperest egoist xwepêşan gösteri xwepêşandên gösterici xwepêveberdan kendini kaptırmak xweragirtin dayanmak xweragirtin kendine hakim olmak xwerexnekirin özeleştiri xwerist doğa xwerist tabiat xwermend hükümet xwerû net xwerû orjinal xwerû saf xweser bağımsız xweser başına buyruk xweser kendi başına xweser otonom xweser özerk xweser özgün xweser özgür xweserî bağımsızlık xwesipartin sığınmak xwesipartin teslim olmak xwesî çıplak ayak xwesî kaynana xwesî yalın ayak xwespêr müvekkil xwespêr teslimiyetçi xwestek arzulu xwestek istekli xwestek talip xwestin arzu xwestin arzu etmek xwestin arzulamak xwestin istek xwestin istemek xwestin talep etmek xwestî istenmiş kız xwestî nişanlı xwestî sözlü xwestok isteyen talip xweş hoş xweş iyi xweşa kendisiyle barışık xweşav hoşaf xweşav komposto xweşawaz güzel sesli xweşbêjî retorik xweşbîn iyimser xweşbîn optimist xweşbînî iyimserlik xweşdîtin hoşgörü xweşendam hoş endamlı xweşhal memnun xweşhalbûn memnun olmak xweşhalî memnuniyet xweşik güzel xweşik hoş xweşik sevimli xweşî letafet xweşî sağlık xweşî selamet xweşmêr centilmen xweşmêr kavgada güvenilen kişi xweşnedîtin yadırgama xweşnûd hoşnut xweşnûd kirin memnun etmek xweşnûdî memnuniyet xweşok banyo xweşok hamam xweşrû güzel yüzlü xweştir daha güzel xweştivî sevgili xweşxû güzel huylu xweşxwaz mersiye xweşxwaz methiye xwetêdan yeltenme xweyîbûn beslenme xweza doğa xweza tabiat xwezan Allah’ı bilen xwezan bilge xwezan kendini bilen xwezan ozan xwezaperestî doğacılık xwezayi doğal xwezayi olağan xwezayî doğa xwezayî tabi xwezik insanın gerçekleştiremediği özlemler xwezî keşke xwezî öykünme xwezîla keşke xwê tuz xwê dan ter xwê dan terlemek xwê dan tuz vermek xwêdan ter xwêdan terlemek xwêdank tuzluk xwêdîn davarın tzlandığı yer xwêya malê aile geçimi xwêylîn tuz ocağı xwêylîn tuzla xwişk kızkardeş xwîl eğik xwîl meyilli xwîn kan xwîn bûn kanamak xwîn jê birîn kanatmak xwîn jê hatin kanamak xwîn kirin kanatmak xwîn rijandin kan akıtmak xwînariya mejiyê beyin kanaması xwînav serum xwînbiha kan parası xwîndarî kan davası xwîngerm sıcak kanlı xwîngerm sempatik xwîngerm sevimli xwînî eli kanlı xwînî katil xwînjêhatin kanamak xwînmeh aybaşı kanaması xwînsar antipatik xwînsar soğukkanlı xwîşk bacı xwîşk kız kardeş y Kürt alfabesinin otuzuncu harfi ya ey ya berê sabık ya binî alttaki ya binî dipteki ya diperise gelişmekte olan ya firotinê satılık ya îroyî bu günkü ya kê kimin ya me bizim ya niha şimdiki ya pêşî önceki ya rast doğrusu ya rastîn doğrusu ya rindtir daha güzeli ya rindtir daha iyisi ya we sizin ya wiha böylesi ya Xwedê ey Allah ya Yezdan ey Allah ya… -nunki yabo babaya çağrı yabo babaya hitap yad kirin anmak yadê anneye çağrı yadê anneye hitap yadîgar hatıra yadîgar hediye yadkirin anmak yafte yafta yaho yahu! yan çoğul edatı yan kanape yan veya (hut) yan ya yan yahut yan yoksa yan jî ya da yane klüp (spor yane yazar) yanzdeh on bir yanzdeh onbir yanzdehem on birinci yanzdehemin on birinci yaqûd yakut yar sevgili yar yar yaren yaren yarenî muhabbet yarî dostluk yarî oyun yarî şaka yarîgeh oyun alanı yarîker oyuncu yarîkirin oynamak yarîkirin şaka yapmak yarkirin yardım etmek yarmetî ruhsat yarmetî yardım yasemîn yasemin yawan yaban yawanî yabani yawe safsata yawe zırva yawer yaver yek bir yek tek yek kirin birleştirmek yekaheng tekdüze yekalî tek yönlü yekan birler yekane biricik yekane yegane yekbêj ciddi yekbêj sözüne sadık yekbûn birleşmek yekbûnî ittihat yekbûyî birleşik yekbûyî birleşmiş yekcar birden yekcar tümden yekceleb homojen yekden birden yekdest inhisar yekdest tekel yekdestî tekel yekdestî tekelcilik yeke ünite yeke yek bire bir yekem birinci yekem ilk yekgirtî birleşik yekgirtî standart yekirin birleştirmek yekiti birlik yekîne birlik yekîneya leşkerî askeri birlik yekîneya zirxdar zırhlı birlik yekîte grm. tek heceli yekîtî birlik yekîtîxwaz ittihatçı yekkum toplam yekkum yekün yeknesak monoton yeknesak tekdüze yeknesak tekdüzen. monoton yeknesakî tekdüzelik yekpare bütün yekpare tüm yekpare yekpare yekparêz birci yekparêz monoteist yekparêzî bircilik yekreng monoton yekreng tek renkli yeksan aynı seviye yeksan eşit yeksanî eşitlik yekser derhal yekser direk yekser doğrudan doğruya yekser hemen yekşem pazar yekşembe pazar günü yekta biricik yekta eşsiz yekta yegâne yekten aniden yekten bir anda yekten birden yektexlît tek çeşit yekûnîv bir buçuk Yelda Aralık) Yelda yılın en uzun gecesi ( yeman bitirim yeman yaman yengir taraftar yengir yandaş yeqînkirin inanmak yexte beygir yexte iğdiş edilmiş at yezdan allah yezdan tanrı yê berê sabık yê binî alttaki yê binî dipteki yê diperise gelişmekte olan yê firotinê satılık yê îroyî bu günkü yê kê kimin yê me bizim yê niha şimdiki yê paşin sonuncu yê pêşî önceki yê rast doğrusu yê rindtir daha güzeli yê rindtir daha iyisi yê we sizin yê wiha böylesi yê… -nunki yên binî alttakiler yên din başkaları yom baht yom uğur yûha yuha yûha kirin yuhalamak z Kürt alfabesinin otuz birinci harfi za oğul za zade zaboq çöplük zabûn doğma zabûn mevlit zabûn milat zac kükürt demir karışnmn (deri boyamada kullanılnr zaclan doğumdan sonraki nekahat devresi zad mahsul zad tahıl zad ürün zadegan aristokrasi zadegan soylu zadegan soylular zadeganî asalet zadeganî soyluluk zadhilanîn ürün kaldırmak zadika Hêksore Paskalya zaferan safra zagon kanun zagon yasa zagona anayasa zagona bingehîn anayasa zagonên xweristê doğa yasaları zagonî yasal zagonparêz kanunlara itaat eden zagonsazî yasama zalv taklit zalve kirin taklit etmek zan doğmak zan ortaya çıkmak zan/zayîn doğum yapmak (hayvanlar için) zana bilen zana bilge zana bilgiç zana bilinçli zanakî bilgece zanav dini vb. kimlik zanav ulusal zanist bilim zanistî bilgi zanistî bilim zanistî bilimsel zanîn bilmek zanîn(dizane bilimsel bilgi zanîn(dizane bilmek zanîngeh bilim evi zanîngeh fakülte zanîngeh üniversite zanko üniversite zanyar alim zanyar bilgin zanyar bilim adamı zanyar bilim insanı zanyariya gerdûnê evren bilim zar dil zar ses zar zar zar û zêç çoluk çocuk zarava lehçe zare zar figan etmek zarê hal görünüşte zargotin folklor zarîkirin taklit etmek zarîn feryad etmek zarîn yakınmak zarok çocuk zarok û zêç çoluk çocuk zarokatî çoçukluk zarokxane kreş zarve taklit zarxweş hoşsohbet zarxweş tatlı dilli zat zat zaten zaten zatûre zatürre zav mezhep zava damat zava enişte zava güvey Zawe Merkür zax çizgi zax hat zax sülfat zax sülfür zaxa kesk demir sülfat zaxa qilê sodyum sülfat zaxav sülfirikasit zaxe morali bozuk Zaxo Zaho zaxor sarp zaxor sarp yer zaxor taşlık zaxor bûn sarplaşmak zaxorî başa bağlanan ipekli örtü zayandin doğurtmak zayend cins zayend cinsiyet zayend soy zayîn doğma zayîn doğum zayîn milât zayînxane doğumevi zeb katı zeb sert zebeş karpuz zeblok düz zeblok saydam zebloq saydam zebloq şeffaf zebloqî kirin saydamlaştırmak zeblot kalın bağırsak zebr şiddet zebûn düşkün zebûn güçzüz zebûn zayıf zebûnî düşkün zebûnî düşkünlük Zebûr Zebur zefran safran zeft kirin tutmak zeft kirin yakalamak zeft kirin zaptetmek zeftkirin tutmak zeftkirin yakalamak zeftkirin zaptetmek zehar ucube zehf çok zehf epey zehf fazla zehf oldukça zehftir ziyadesiyle zehmet zahmet zehmet kişandin zahmet çekmek zehmet nekin zahmet etmeyiniz zekat zekât zekem grip zekem nezle zekemî nezleye yakalanmış kişi zelal arı zelal berrak zelal duru zelal net zelal saydam zeliqandin yapıştırmak zeliqandî yapışık zeliqîn yapışmak zeliqok tutkal zeliqok yapışkan zeliqok yapıştırıcı zelîl değersiz zelîl hakir zelîl hor zelûl değersiz kimse zelûl düşük sevyeli zelûl meyus zelût cavlak zelût dazlak zelût kel zem aleyhte konuşma zem dedikodu zem yergi zem zam zem kirin aleyhte konuşmak zem kirin kötülemek zem kirin zam yapmak zemawend düğün zembelîlk buzdan sarkıt zembeq zambak zemberek zemberek zembîl zembil zembûr kekik otu zemîn gümlemek zemîn yeryüzü zemîn zemin zemkirin birisini çekiştirmek zemkirin kötüleme zemkirin tutmak zen sanı zen tahmin zen zan zen kirin zannetmek zencefil zencefil zencîr zincir zencîr kirin zincirlemek zencîre silsile zend bilek Zend Avesta Zerdüşti dininin kutsal kitabı zende ibret zendik bileklik zeng pas zengar girtin paslanmak zengari paslı zengelor soluk borusu zengelork ademcik kemiği zengelûr gırtlak zengelûr soluk borusu zengil çıngırak zengil çan zengil zil zengîn zengin zengo üzengi zenî çene zenûn donuk zenûnbûn donuklaşma zer sarı zer zepalî bûn sararıp solmak zeraq güneşin hüzmeleri veya ışını zeraq tan ağarması zeraqe çakır zerav çamaşır suyu zerbûn sararmak zerd bozkır zerd kuru çıplak dağ zerd step zerdalû zerdali zerde zerde zerdik yumurta sarısı zerengî kapasite zerf mektup zarfı zerg mızrak ucu zerik sarılık hastalığı zerikîn sararmak zerikînandin sarartmak zeriqîn güneşin doğması zeriqîn tanyeri ağarması zerî dilber zerî güzel zerî sarışın zerîle kanarya zerîpoş zırhlı araç zerk zerk zerkandin zerk etmek zernik sıçanotu zernix sıçanotu zernîx ağda zernîx zırnık zerp mat. çarpı zerpandin çarpmak zerpiçîn rengi sararmış kimse zerpiçîn zayıflamış zerpîn çarpılmak zerya deniz zerzewat sebze zerzewatfiroş manav zev arz zevî tarla zewa kurak zewac evlilik zewac izdivaç zewade azık zewade buğdaydan yapılan tüm yiyecekler zewade erzak zewade erzak stoğu zewade tayın zewd angarya zewicandin evlendirmek zewicî evli zewicîn evlenmek zewq zevk zexel bilerek tembellik etmek zexel sinsi zexel tembel zexel vurdumduymaz zexîre zahire zexm dayanıklı zexm metin zexm pek zexm sağlam zexm kirin sağlamlaştırmak zexmandin güçlendirmek zexmandin sağlamlaştırmak zexmandin takviye etmek zexmbûn pekişmek zexmbûn sağlam olmak zexmbûn sağlamlaşmak zexmî dayanıklılık zexmî sağlamlık zexmkirin sağlamlaştırmak zexnepûrt zıkkım zeyî görümce zeyt zeytin yağı zeytûn zeytin zeytûnî zeytuni zêç zifiri karanlık zêdagavî hadini aşma zêdagavî ihlal zêdandin artırmak zêde bol zêde çok zêde fazla zêde ziyade zêde bûn artmak zêde bûn bollaşmak zêde zêde bol bol zêdebahî artık değer zêdebûn çoğalmak zêdebûn fazlaşlaşmak zêdebûnî artış zêdegavîkirin ihlal etmek zêdehî fazlalık zêdekirin çoğaltmak zêdekirinî artırım zêdetir azami zêdetir daha fazla zêdeyî bolluk zêdeyî fazlalık zêhn dimağ zêhn zihin zêlkirin eti dilimlere ayırmak zêr altın zêrandin yaldızlamak zêrav yaldız zêrevan denetiçi zêrevan gözlemci zêrevan kontrolör zêrevan nöbetçi zêrevanî gözlem zêrevanî gözlemcilik zêringer sarraf zêrîn altın suyuna batırılmış zêrîn fulya zêrîn zerrin zêw karnaval zêwî zaviye zêwî ziyaret zibare imece zibil gübre zibil hayvan gübresi zibil zibil zicaciye zücaciye zicêf ayakkabı altı zicêf pençe zift zift zigurt züğürt ziha büyük yılan ziha ejderha zik karın zikmakî doğuştan ziko obur zikr zikir zikr kirin zikretmek zikreşî çekememezlik ziktilêr göbekli şişman zil kamış zil saz zilam adam zilam erkek zilan fırtına zilan sert rüzgar zilf zülüf zilmat kapkaranlık zilq kuş pisliği zilûk hasır zilût tüysüz zimag dağın kuzeye bakan tarafı ziman dil ziman lisan zimanasî dilbilim zimandin gümletmek zimandirêj çok konuşan zimandirêj geveze zimanê kurdî Kürtçe zimanê mader anadil zimanê zikmakî anadil zimanxweş tatlı dilli zimanzan dilbilinci zimanzan tercuman zimanzanî dilbilimi zimanzêrîn mec zimanzêrîn sır saklamayan zimet zimmet zimîn gümlemek zimpere zımpara zimrûd zümrüt zinar kaya zincar oksit zincar pas zincî dedenin dedesi zincîr zincir zindî canlı zindî dinç zindî diri zingar oksit zingar pas zingên zangırdamak zingilîn köpeğin ölmesi zinîn sarmak zintod iri yazı zintol iri yarı (adam) zipû zîwa kupkuru ziqûm zıkkım zir gerçek olmayan zir melez zir öz olmayan zir sahte zir taklit zir üvey zir dîn zırdeli zirandin anırtmak zirar sakınca sakınma zirav ince zirav kirin inceltmek ziravik öd ziravik ödkesesi zirbav babalık zirbav üvey baba zirbe ağaçtan kapı anahtarı zirbira üvey kardeş zirçî sonbaharda yeniden yeşeren otlar zirehpûş çelik yelek ziren dinç zirezir zırıltı zirezir kirin zırıldamak zirêç kurşun zirgêjnok baldıran otu zirîç kurşun zirîn anırmak zirkeç üvey kız evlat zirkur üvey oğul zirnazîq tahterevalli zirndin anırtmak zirney zurna zirnezîq tahterevalli zirp askeri birlik zirqetik hamam böceği zirt palavra zirteboz kaba kişi zirtek palavracı zirto palavracı zirx zırh ziryan poyraz zirz aksi zirz dik kafalı zirza üvey evlât zirzandin anırtmak zirzile kilit zirzîn asabileşmek zişt çirkin görünüşlü zişt iğrenç zişt iğrenç kimse ziving kışlak ziving meskun mağara zivir pürüzlü şey zivirandin çevirmek zivirandin döndürmek zivirandin geri çevirmek zivirîn dönmek zivistan kış zivrî pürtüklü zivrî sivri zivrînek dönemeç zivrînek döngü ziwa kuru ziwa bûn kurumak ziwa kirin kurulamak ziwa kirin kurutmak ziwabûn kurumak ziwahî kuruluk ziwakirin kurutmak ziwayî kuruluk zixt üvendire ziyan ekin ziyan zarar ziyan gihandin zarar vermek ziyandar zararlı ziyanî tazminat ziyanî standin tazminat almak ziyankar muzir ziyankar zararlı zîbeq cıva zîh hayvanlarda dış rahim zîhîn ipliği masura veya yumağa sarmak zîk bal mumu sürülmüş iplik zîk mumlanmış iplik zîl filiz zîl topraktan ilk çıkan bitki ucu zîl dan filizlenmek zîlal şeffaf zîlan zıvana zîlik kovan zîlo sülük zîn eyer zîna zina zîndan hapis zîndan zindan zînde zinde zînî tümsek zîp kara çarşamba zîper ense zîper pazu zîpermasî uskumru balığı zîpik dolu zîpik dolu yağışı.. zîpik kaynayan sudaki damlacıklar zîq dik zîq lê nêrîn dik dik bakmak zîqene alt dudakla çene arasındaki çukurluk zîraf zürafa zîranewa meraklı zîranewa mütecessis zîranî merak zîranî tecessüs zîrç kurşun zîrç kuş pisliği zîrç kuş ve tavuk pisliği zîre kimyon zîrek acar zîrek bitirim zîrek çalışkan zîrek girgin zîrek hamarat zîrek yetenekli zîrek zeki zîrekî dirayet zîrfon ıhlamur zîtik hayvan tekmesi zîv gümüş zîvan çil zîver rahatsız zîvêr bıkkın zîvêr bûn bıkmak zîvêr kirin bıktırmak zîvêrbûn rahatsız olmak zîvêrkirin rahatsız etmek zîvirandin bir şeyin etrafında dolandırmak zîvirîn bir şeyin etrafında dolanmak zîvirîn dönmek zîvîn ışıldamak zîvîn gümüşten zîwan tahıl içindeki yabancı otlar zîwan tahılların içindeki yabani otlar zîwer altın işlemeli süsleme zîwêr yılgın zîz çok cılız zîz duyarlı zîz duygulu zîz hassas zîz titrek zîzî duyarlılık zîzok topaç zo çift zo kirin eşelemek zol kumaş ve deriden kesilen enine parça zolak kesit zom bölge zom kamp yeri zom mıntıka zom oba zonp balyoz zor cebir zor çok zor epey zor fazla zor şiddet zor zor zor dan zorlamak zor kirin zor hale getirmek zoran egemen zoran hükümdar zoranî egemenlik zorbaz despot zorbaz diktatör zorbaz zorba zorbazî despotizm zorbazî despotluk zorbazî diktatörlük zorbazî zorbalık zordar diktatör zordar zalim zordarî baskı zordarî zulüm zordest baskıcı zordest zalim zordest zorba zordest lê kirin baskı yapmak zordestî baskı zordestî zulüm zorî müşkülat zorî zorluk zorlêker zorlayıcı zotik anüse gelen kalın bağırsak ucu zov kırkayak zozan yayla zozanî yaylacı zugurd züğürt Zuhal Satürn Zuhal Zühal zuhim iç yağı zuhr günbatımına doğru başlayan soğuk hava zul uzun deri parçası zurbe kurt sürüsü zurg taşlık ve engebeli dağ eteği zurîn uluma zû acele zû çabuk zû erken zû sık zû seri zû xwarin atıştırmak zûkayî çabukcak zûl dilim zûle zûl dilim dilim zût sivri uç zûtir daha çabuk zûxav irin zûzû alelacele zûzû çarçabuk