Kurdish-Turkish Ferheng/FreeDict Dictionary Author Erdal Ronahi <erdal.ronahi@gmail.com> Maintainer Erdal Ronahi <erdal.ronahi@gmail.com> converted into TEI Erdal Ronahi <erdal.ronahi@gmail.com> 0.1.2 24377 headwords FreeDict

Copyright (C) 1999-2017 by various authors listed below.

Available under the terms of the GNU General Public License ver. 2.0 and any later version.

This program is free software; you can redistribute it and/or modify it under the terms of the GNU General Public License as published by the Free Software Foundation; either version 2 of the License, or (at your option) any later version.

This program is distributed in the hope that it will be useful, but WITHOUT ANY WARRANTY; without even the implied warranty of MERCHANTABILITY or FITNESS FOR A PARTICULAR PURPOSE. See the GNU General Public License for more details.

You should have received a copy of the GNU General Public License along with this program; if not, write to the Free Software Foundation, Inc., 59 Temple Place - Suite 330, Boston, MA 02111-1307, USA.

http://freedict.org/ $Id$
free dictionaries stable

Home:

This file was converted from another electronic document.

This dictionary comes to you through nice people making it available for free and for good. It is part of the FreeDict project, http://freedict.org/. This project aims to make translating dictionaries available for free. Your contributions are welcome!

Sebastian Humenda update licencing stanza (thanks to Karl Bartel) 2010-11-04Piotr Bański: Conversion of TEI P4 source into P5 via tools/xsl/freedict_P4toP5.xsl; manual clean-up. There are some brackets to be converted to separate elements. 2005-08-01Michael BunkImported this dictionary version 2005-07-29 into FreeDict by creating the initial Makefile.
-dar
-li
-istan
yer eki
a
dişil cins edatı
a
Kürt alfabesinin ilk harfi
Abadan
mamur
abadanî
bayındırlık
abadîn
ebediyen
abagine
billur
abagine
cam
abajûr
abajur
abal
dönme
abor
geçim
abor
iktisad
aborandin
geçindirmek
aboriya xerîdariyê
tüketim ekonomisi
aborî
ekonomi
aborî
geçim
aborî
iktisat
aborî
maîşet
aborîn
geçinmek
aborînas
ekonomist
aborînas
iktisatçı
aborîzan
ekonomist
aborîzan
iktisatçı
aborzan
ekonomist
aborzan
iktisatçı
acente
acente
aciz
aciz
aciz
çaresiz
aciz
güçsüz
aciz
zayıf
aciz kirin
kızdırmak
aciz kirin
rahatsız etmek
acizbûn
aciz olmak
acizbûn
bıkmak
acizbûn
rahatsız olmak
acizbûn
usanmak
acizkirin
kızdırmak
acizkirin
rahatsız etmek
acûr
acur
acûr
bir cins salatalık
acûr
kiremit
adan
bereketli
adan
besin
adan
mümbit
adan
süt ürünleri
adan
verimli
adan lê bûn
bereketlenmek
adanî
bereket
adanî
bereketlilik
adanî
randıman
adanî
verim
adanî
verimli
adanî
verimlilik
adanlêbûn
bereketlenmek
adar
Mart ayı
ade
ısırgan böcekler
ade
sırnaşık
ade
şırnaşık
ade
şirret
ade
yabancı ot
ade bûn
sırnaşmak
ade kirin
yabancı otlardan temizlemek
adeb
iltihap
adebûn
şırnaşmak
adekirin
yabancı otlardan temizlemek
adem
adam
adem
insan
adet
adet
adet
töre
adetî
normal
adetî
töreye uygun
adû
ısırgan böcekler
afat
afet
aferande
eser
aferande
yapıt
aferandin
meydana getirmek
aferandin
türetmek
aferandin
yaratmak
aferandinerayî
yaradılış
aferîde
canlı
aferîde
mahluk
aferîde
yaratık
aferîn
aferin
aferîn
varol
aferîndêr
türetici
aferîndêr
yaratıcı
aferînek
karakter
aferînî
seciye
afir
hayvan yemeği
afir
yalak
afir
yemlik
afiran
yaratım
afirande
eser
afirande
yapıt
afirandin
meydana getirmek
afirandin
türetmek
afirandin
yaratmak
afirandinêr
yaradılış
afirandîn
yaratılmak
afirîde
yaratık
afirîn
meydana gelmek
afirîn
oluşmak
afirîndêr
türetici
afirîndêr
yaratıcı
afirîner
yaratıcı
afîş
afiş
afra
güreş
afragir
güreşçi
Afrîka
Afrika
Afrîka Başûr
Güney Afrika
Afrîn
Suriye’de bir Kürt şehri
agah
duyum
agah
haber
agahdar
bilgi sahibi
agahdar
bilgili
agahdar
haberdar
agahdar
vakıf
agahdar bûn
haberdar olmak
agahdar bûn
vakıf olmak
agahdar kirin
bildirmek
agahdar kirin
haber vermek
agahdar kirin
haberdar etmek
agahdarbûn
bilgilenmek
agahdarbûn
haberdar olmak
agahdarî
bilgi
agahdarî
duyuru ilan
agahdarî
malumat
agahdarkirin
bildirmek
agahdarkirin
bilgilendirmek
agahdarkirin
haber vermek
agahdarkirin
haberdar etmek
agahî
bilgi
agahî
enformasyonel bilgi
agahî
haber
agahî
malumat
agihandin
bildirmek
agihandin
haber vermek
agir
ateş
agir barandin
ateş yağdırmak
agir berdan
ateşe vermek
agir best
ateş kes
agir girtin
ateş almak
agir girtin
ateşlenmek
agir kirin
ateş etmek
agir vêxistin
ateş yakmak
agirbaz
ateş cambazı
agirbaz
ateş canbazı
agirber
ateşli silah
agirberdan
ateşe vermek
agirberdan
ateşlemek
agirbest
ateşkes
agirbest ragihandin
ateşkes ilan etmek
agirbir
ateş düşürücü
agirçav
atak
agirdadan
ateş yakmak
agirdank
ateşlik
agirdaran
ateş yakmak
agire
frengi
agirgeh
ateş yakılan yer
agirgeh
ateşin yakıldığı yer
agirgir
kolay tutuşan
agirgirtin
ateş almak
agirgirtin
ateşlenmak
agirhilkirin
ateş yakmak
Agirî
Ağrı şehri
agirkirin
ateş etmek
agirkirin
ateş yakmak
agirkuj
itfaiyeci
agirkuj
itfayeci
agirnak
ateş gibi
agirnak
ateş rengi
agirnak
ateşli
agirnak
yakıcı
agirok
fitneci
agirparêz
ateşe tapan
agirparêzî
ateşe tapmak
agirten
ateşçi
agirvêxistin
ateş yakmak
agirxweş
sempatik
ah
ah
ah
ilenç
aheng
ahenk
aheng
mutabakat
aheng
ritim
aheng
uyum
ahengdar
ritimli
ahengdar
uyumlu
ahengî
koordinasyon
Ahûramazda
Zerdüşt inancında iyilik tanrısı
aj
filiz
aj
sürgün
aj dan
filizlenmek
ajal
grup
ajal
gurub
ajal
güruh
ajal
hayvan
ajal
küme
ajal
sürü
ajal
zümre
ajaldarî
hayvancılık
ajan
ajan
ajan
casus
ajda
filiz
ajda
filiz verdi
ajdan
filizlenmek
ajênta
acenta
ajinîn
dişleri kürdan vs. ile karıştırmak
ajne
yüzücü
ajneber
yüzücü
ajnekirin
yüzmek
ajo
güdü
ajodar
güdümlü
ajotin
ekin ekmek
ajotin
ekmek
ajotin
gütmek
ajotin
sürmek
ajotin pêş
ileri sürmek
ajotkar
sürücü
ajovan
sürücü
ajovan
şoför
akademî
akademi
akincih
yerleşik
akincihbûn
yerleşmek
Akre
Irak’ta bir Kürt kenti
akredîtîf
akreditif
akû
akü
akû
akümülatör
al
alem
al
bayrak
al çikandin
bayrak dîkmek
al daxistin
bayrak indirmek
al kêşan
bayrak çekmek
alale
lale
alandin
ambalajlamak
alandin
sarmak
alastin
yalamak
alaşkirin
kiriş kaplamak
alav
alet
alav
alev
alav
araç
alav
edevat
alav
eşya
alayî
ask. alay
alaz
kastetme
alaz
niyetlenme
Alban
Arnavut
Albanî
Arnavutça
Albanya
Arnavutluk
album
albüm
albumîn
albümin
aldaxîname
ihbarname
alemdar
bayraktar
alerjî
alerji
alif
kışlık hayvan yemi
aliqîn
asılı kalmak
aliqîn
birbirine dolanmak
aliqîn
takılmak
alistin
yalamak
alî
cenah
alî
cihet
alî
taraf
alî
yaka
alî
yan
alî
yön
alî girtin
taraf tutmak
alîgir
taraflı
alîgir
taraftar
alîgir
yandaş
alîgirtin
taraf tutmak
alîkar
yardımcı
alîkarîkirin
yardım etmek
alîn
birbirine geçirmek
alîn
dolamak
alînegir
nesnel
alînegir
tarafsız
alîsor
armut
alkol
alkol
Alman
Alman
Almanî
Almanca
Almanya
Almanya
almas
elmas
aloq
bademcik
aloz
bozuk
aloz
karışık
aloz
karmaşık
aloz
yoz
alozî
kaos
alozî
karışıklık
altaxî
ihbar
altaxî
ispiyon
altaxî kirin
ihbar etmek
altaxîkirin
ihbar etmek
altaxîname
ihbarname
alternatîf
alternatif
alû bûn
kamaşmak
alûbûn
kamaşmak
alûçe
can eriği
alûçe
erik
alûde
pisliğe bulaşan
alûle
dar sokak
alûle
koridor
alûs
sahte davranışlı
alûs
sahte kibarlık
alûs
samimiyetsiz
alûs
yapmacık
amade
amade
amade
amede
amade
hazır
amade be
hazır ol!
amade kirin
hazırlamak
amadebûn
amede etmek
amadebûn
hazırlamak
amadekirin
amede olmak
amadekirin
hazırlamak
amadexwer
hazır yiyici
amadeyî
hazırlık
amajekirin
belirtmek
amajekirin
sözetmek
aman
kap
aman
kap-kacak
amas
iltihab
amas
şişme
ambargo
ambargo
ambûlans
ambulans
ambûlans
cankurtaran
ambûr
enstrüman
ambûr
tesisat
ambûrîn
alet
ambûrîn
malzeme
ambûrsaz
tesisatçı
Amed
Diyarbakır
Amêdî
Irak’ta bir Kürt kenti
amêjen
alaşım
amêjen
terkip
Amêrîka
Amerika
Amêrîkayî
Amerikalı
amir
amir
amîral
amiral
amoj
amca karısı
amojin
amca hanımı ( karısı )
amojin
amca karısı
amojkar
eğitimci
amojkar
pedagog
amojkarî
pedagoji
amper
amper
ampûl
ampul
amraz
araç
Amsterdam
Amsterdam
Amûda
Suriye’de bir Kürt kenti
amûr
araç
amûr
enstrüman
amûr
tesisat
amûrîn
alet
amûrîn
malzeme
amûrsaz
tesisatçı
an
çoğul edatı
an
çoğul eki
an
veya (hut)
an
ya
an
yahut
an
yoksa
an jî
ya da
an na
yoksa
ananas
ananas
anarşî
anarşi
Anatoliya
Anadolu
anatomî
anatomi
andêr
soyka
angaje kirin
angaje etmek
angajman
angajman
angaşt
iddia
ango
başka bir deyişle
ango
demek ki
ango
veyahut
ango
yani
anix
anason
anîn
getirmek
anîn ba hev
bir araya getirmek
anîn ber hev
bir araya getirmek
anîn bîr
anımsatmak
anîn bîr
çağrıştırmak
anîn cem hev
yan yana getirmek
anîn pêş
ileri almak
anîn ser çokan
diz çöktürmek
anîn ziman
dile getirmek
anînbîr
anımsatmak
anînbîr
çağrıştırmak
anîs
anason
anjî
yada
anket
anket
anormal
anormal
ansîklopedî
ansiklopedi
Antartîka
Antarktika
antên
anten
antîlop
antilop
antrenman
antrenman
antrenor
antrenör
aort
aort
ap
amca
apandîsîd
apandisit
apandîsît
apandist
apore
şok veya paniğe kapılmış
aqar
alan
aqar
arazi
aqar
yüz ölçümü
aqar
yüzölçümü
aqil
akıl
aqil
us
aqilmend
akıllı
aqilmend
bilge
aqilmend
zeki
aqlî
rasyonel
ar
ar
ar
ateş
ar
haya
aram
dingin
aram
gönenç
aram
huzur
aram
huzurlu
aram
istikrar
aram
sabır
aram
sakin
aram
sükunet
aram bûn
huzur bulmak
aram bûn
sakinleşmek
arambexş
huzur veren
arambexş
huzurveren
arambûn
huzur bulmak
arambûn
sakinleşmek
aramdar
dinlendirici
aramdar
huzur verici
aramdar
huzurverici
aramdar
müsekkin
aramdar
sakinleştirici
aramgah
istirahat yeri
aramgah
kabir
aramgeh
istirahat yeri
aramgeh
kabir
aramî
huzur
aramî
istikrar
aramxane
huzurevi
aran
elem
aran
sancılanmak
araq
rakı
ararot
mama
arask
donatı
arask
teçhizat
arastek
donanım
arastek
ziynet
arastekar
dekoratör
arastekirin
yöneltmek
arastin
bezemek
arastin
donatım
arastin
donatmak
arastin
teçhiz etmek
arastî
bezenmiş
arastî
donatılmış
arastî
teçhiz edilmiş
arav
bulaşık suyu
aravî
nargile
ard
un
ardelîn
un oluğu
ardik
irmik
ardû
katı yakıt
arena
arena
argon
ateş rengi
argûn
ocak
argûr
meşale
argûşk
bademcik
arihandin
acıtmak
arihandin
ağrıtmak
arihîn
acımak
arihîn
ağrımak
arimîn
dinlenmek
aring
koyun ve keçilerin genel adı
arizî kirin
özelleştirme
arizîkirin
özelleştirme
arizîkirin
özelleştirmek
arî
Hint-Avrupa \'lı
arî
Hint-Avrupa’lı
arî
kül
arî
yardım
arîk
tavan
arîkar
asistan
arîkar
yardımcı
arîkarî
yardım
arîkarî kirin
yardım etmek
arîkarî xwestin
yardım istemek
arîkarîkirin
yardım etmek
arîkarîxwaz
yardımsever
arîle
kadın gibi (görünüşlü) erkek
arîle
kadın görünüşlü erkek
arîperwer
yardımsever
arîşe
problem
arîşe
sorun
arîşen
manevi
arîşen
maneviyat
arîşen
moral
arîşetî
şantaj
arîtmetîk
aritmetik
arîxen
emin
arîxen bûn
emin olmak
arîxenbûn
emin olmak
arkolk
maşa
arkork
fırın küreği
armanc
amaç
armanc
erek
armanc
gaye
armanc
hedef
armûş
üzüm posası
armûşk
posa
arode
çok gezen kadın
arşîv
arşiv
artêş
ordu
artêşgeh
ordugah
artêşxane
ordu evi
artêşxane
orduevi
artîşok
enginar
arû
salatalık
arûng
erik
arvan
kışlık erzak
arvan
un
arvane
dişi deve
Aryan
Hint-Avrupalı
arzing
çırpı
asa
norm
asan
basit
asan
kolay
asanî
kolaylık
asav
ur
asaw
ur
asayî
normal
asayî
olağan
asê
asi
asê
sarp
asê
şaki
asê
yalçın
asê bûn
direnmek
asê kirin
güçlendirmek
asê kirin
tahkim etmek
asêbûn
kapanmak
asêbûn
kilitlenmek
asêbûn
tıkanmak
asêgeh
hisar
asêgeh
kale
asêgeh
müstahkem mevki
asêkirin
kapatmak
asêyî
handikap
asîd
asit
asîk
siluet
asîman
gök
asîman
gökyüzü
asîmanzanî
astronomi
asîtan
ağıl
asîtan
havlu
asîw
bela
ask
geyik
asmin
ufuk
aso
ufuk
asogeh
son ufuk
ast
düzey
Astan
Satürn
asteng
dar geçit
asteng
engel
asteng
güçlük
asteng
mâni
asteng
mania
asteng bûn
engel olmak
astrolojî
astroloji. bakınız \"stêrnasî\"
asûde
asude
asûde
dingin
asûde
sakin
asûk
alışveriş malzemesi
asûn
durum
asûn
vaziyet
Asya
Asya
aş
değirmen
aş
yemek
aşbûn
teskin olmak
aşbûn
yatışmak
aşê qehwê
kahve değirmeni
aşêf
yabani otları ayıklama
aşêf
yabani otları ayıklama işi
aşêf kirin
yabani otları ayıklamak
aşik
kahve değirmeni
aşik
mide
aşît
çığ
aşîtî
barış
aşîtî
sulh
aşîtîperwer
barış sever
aşîtîperwer
barışsever
aşîtîxwaz
barış sever
aşîtîxwaz
barışçı
aşkartin (diaşkêre
açıklığa kavuşturmak
aşkirin
teskin etmek
aşkirin
yatıştırmak
aşopî
hayali
aşpêj
aşçı
aştiyane
barışçıl
aştî
bari
aştîxwaz
barışçı
aştîxwaz
birleştirici
aşûjin
iplik
aşvan
değirmenci
aşxane
lokanta
aşxane
restoran
aşxanevan
lokantacı
ataşe
ataşe
atlet
atlet
atletizm
atletizm
atmosfer
atmosfer. ( bakınız seqa)
atom
atom
av
su
av çikiyan
su tükendi (kesildi)
av standin
su almak
ava
bayındır
ava
imar
ava
mamur
ava berbejî
maden suyu
ava bûn
bayındır olmak
ava kelandî
kaynar su
ava kirin
bayındır hale getirmek
ava kirin
imar etmek
ava kirin
inşa etmek
ava kirin
kalkındırmak
ava kirin
mamur duruma getirmek
ava mend
durgun
ava mend
kirli su
ava sûsê
meyan kökü suyu
ava tezî
soğuk su
avabûn
güneş
avabûn
yıldız vb. nin batması
avabûyî
mamur
avadan
bayındır
avadan
mahmur
avadanî
bayındırlık
avahiya bingehîn
altyapı
avahiya jorîn
üstyapı
avahî
bayındır yer
avahî
bayındırlık
avahî
bina
avahî
inşaat
avahî
yapı
avakar
kurucu
avakirin
inşa etmek
avakirin
kurmak
avakirin
oluşturmak
avan
yardakçı
avanî
meskûn
avans
avans
avantaj
avantaj
avasazî
mimari
avdan
sulama
avdan
sulamak
avdanî
sulama
avdank
su kabı
avdank
sürahi
avde
bir boy iplik
avdestxane
helâ
avdestxane
tuvalet
avdêr
sulama işini yapan kişi
avdonk
et suyu
avdonk
tirit
averû
ebru
averû
yüz suyu
avêtin
atış
avêtin
atmak
avêtin
fırlatmak
avêtin ser cihkî
bir yeri basmak
avêtin zindanê
hapsetmek
avêtin zindanê
zindana atmak
avêtina ber hev
atışmak
avêtinhev
atışmak
avgîz
su biriken yer
avgon
mavi
avgoşt
et suyu
avhewa
iklim
avik
atmık
avik
meni
avik
sperm
avik
sperma
avis
gebe
avis
hamile
avis
hayvanların döl tutması
avisbûn
döl tutmak
avisî
gebelik
avî
sulak
avî
sulu
avîje
temiz
avjen
yüzücü
avjenî
yüzme
avjenîkirin
yüzmek
avjenper
yüzgeç
avjîn
abıhayat
avkêş
saka
avkêş
sucu
avkêş
tulumba
avnûsk
mürekkep
avpijen
fıskiye
avreşî
katarakt (göz)
avrêj
tuvalet
avrêjk
pisuar
Avrêl
Nisan ayı
avsark
içine kar veya buz konarak soğuk su saklamaya yarayan kuyu
avşile
olgunlaşmamış üzüm suyu
avşile
pekmez
avteng
boğaz
avteng
suyun daraldığı yer
avyar
saki
avzêl
bahar pınarı
avzêl
ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar
avzêm
bahar pınarı
avzêm
baharda oluşan geçici pınar
avzêm
ilkbaharda akan ve ilkbahar bitince kuruyan pınar
avzêr
yaldız
avzêr kirin
yaldızlamak
avzêrkirin
yaldızlamak
avzûng
kayış tokası
awa
biçim
awa
durum
awa
hal
awa
metot
awa
şekil
awa
tarz
awa
vaziyet
awa
yöntem
awan
fesad
awan
fitneci
awanî
fesat
awanî
fitne
awar
helva
awarte
istisna
awarte
istisnai
awarte
olağan dışı
awarte
olağanüstü
awartin
istisna etmek
awat
istek
awat
iştiya
awat
umut
awaz
beste
awaz
ezgi
awaz
makam
awaz
melodi
awaz
ses
awerte
istisna
awêne
açık
awêne
ayna
awêne
belli
awir
bakış
awir
sert bakış
awirvedan
ters ters bakmak
ax
ah
ax
lenç
ax
toprak
axa
ağa
axaftin
konuşma
axaftin
konuşmak
axareş
kara toprak
axiv
yaranın azması
axivîn
depreşmek
axivîn
yaranın azması veya yeniden kanaması
axîn
ah çekme
axîn
ahlama
axîn
sızlama
axîn
sızlanma
axîn kişandin
ah çekme
axînkişandin
ah çekmek
axret
ahret
axund
ayet ya da dua okuyan kişi
axund
hoca
axur
ahır
axûr
ahır
axûrk
tatarcık
aya
acaba
ayend
gelecek
ayende
gelecek
ayet
ayet
ayet
delil
ayisandin
tutuşturmak
ayîn
tören
ayîsîn
tutuşmak
az
dolgun
az
ihtiraslı
az
tutkulu
aza
bağımsız
aza
gözüpek
aza
hür
aza
özgür
azad
hür
azad
özgür
azadî
hürriyet
azadî
özgürlük
azadî bûn
kurtulmak
azadî kirin
kurtarmak
azadî kirin
özgür bırakmak
azadîxwaz
özgürlükçü
azar
azar
azar lêdan
paylamak
azeb
bekar
azeb
ergen
azebî
ergenlik çağı
Azerî
Azeri
azgîn
hırslı
azib
bekar
azirandin
azarlamak
azîn
usul
azîne
metod
azîne
yöntem
azmend
hırslı
azmûn
imtihan
azmûn
sınav
azmûn
tecrübe
azmûn bûn
denenmek
azmûn bûn
imtihan olmak
azmûn kirin
denemek
azmûn kirin
imtihan etmek
azmûn kirin
tecrübe etmek
azmûna devkî
sözlü sınav
aznîf
bir çeşit domino oyunu
azwer
hırs
azwer
hırslı
azwer
tutku
azwer
tutkulu
azwerî
hırs
azwerî
tutku
b
Kürt alfabesinin ikinci harfi
ba
hava
ba
nezd
ba
romatizma
ba
rüzgar
ba
rüzgâr
ba
yan
ba
yanında
ba
yel
ba berdan
yellenmek
ba hatin
esmek
ba hatin
rüzgar esmek
babelîç
yüzük parmağı
babet
cins
babet
husus
babet
konu
babet
tür
babet
vesile
babfile
dönme (zorla (sözde)Müslüman olanlar)
babidest
eli boş
babir
paravan
babirek
yelken
bablîsok
hortum
bablîsok
hortum (hava)
bac
gümrük vergisi
bac
vergi
bacan
patlıcan
bacana reş
patlıcan
bacana sor
domates
bacanê sor
domates
bacên neyekser
dolaylı vergiler
bacên yekser
dolaysız vergiler
bacgeh
gümrük
bacgir
tahsildar
bacî
bir müzik makamı
baçık
sigara
baçemok
yarasa
baçermok
yarasa
badak
sarmaşık
badan
bükmek
badan
kıvırmak
badank
büklüm
badar
rüzgarlı
badayî
bükülü
bade
kadeh
badek
burgu
badek
delgi
badek
sarmaşık
badîhewa
boşuna
badîhewa
faydasız
badîhewa
yararı olmayan iş
badîn
bardak
badîn
kadeh
badok
direksiyon
bafik
bahane
bafik
mazeret
bafirok
uçurtma
bafûn
alüminyum
bagaj
bagaj
bager
karla birlikte esen şiddetli rüzgar
bager
kasırga
bagêje
hava hortumu (met.)
bah
şehvet
bahane
bahane
baharat
baharat
bahî
şehvetli
bahor
grip
bahor
nezle
bahorî
grip hastalığına yakalanan
bahorî
nezle olan kişi
bahoz
fırtına
bahoz
kararsız kişi
bahoz
sert rüzgar
bajar
kent
bajar
şehir
bajarê mezin
büyük şehir
bajarê mezin
metropol
bajarî
kentli
bajarî
şehirli
bajarîbûn
kentlileşme
bajarok
belde
bajarok
ilçe
bajarok
kasaba
bajarsazî
şehir planlamacılığı
bajarvanî
şehircilik
bajen
yelpaze
bajenîn
yelpazelemek
bakir
guguk kuşu
bakirin
savurmak
bakterî
bakteri
bakterîzanî
bakteriyoloji
bakur
kuzey
bakut
kar dolgusu
bal
dikkat
bal
ilgi
bal
ilgi. "Bala xwe dayîn." dikkat etmek
bal
yoğunlaşmak
bal dan
dikkat etmek
bal kişandin
dikkat çekmek
bala
yukarı
bala
yüksek
bala xwe dan
dikkat etmek
balaban
afacan
balafir
uçak
balafirgeh
hava alanı
balafirkişên
uçaksavar
balafirşikên
uçaksavar
balandin
dolamak
balav
çamaşır yıkama günü su kenarı
balcan
patlıcan
baldar
dikkatli
bale
ahmak
bale
alık
bale
aptal
bale
ebleh
baleban
afacan
balexane
gökdelen
balê
bari
balgeh
yastık
balinde
kartal
balinde
kuş
balinde
şahin vb. kuşlar
balix
arı kovanların kurulduğu yer
balix
ergen
balîf
yastık
balkêş
dikkat çekici
balkêş
enteresan
balkêş
göz alıcı
balkêş
ilgi çekici
balkêş
ilginç
balkêş kişandin
ihtar etmek
balkêş kişandin
ilgi çekmek
balkêşname
ihtarname
balkişandin
dikkat çekmek
balkişandin
vugulamak
balme
saçma (tüfek)
balo
balo
balon
balon
balor
silindir
balûg
siğil
balûle
dürüm
balûr
nasır
balyoz
büyük elçi
balyoz
büyükelçi
balyoz
sefir
balyozxane
büyükelçilik
balyozxane
elçilik
bamarî
üvey baba
bamişt
tipi
bamye
bamya
ban
çatı
ban
dam
banandin
alıştırmak
band
bant
bandemjmêr
çalar saat
bandev
bir şeyin üst çıkış ağzı
bandev
doruk
bandev
kar fırtınası
bandêr
egemen
bandêr
etkili
bandêr
etkin
bandêr
luğ
bandêr
silindir
bandêrî
etkinlik
bandor
etken
bandor
etki
bandor
tesir
bandor kirin
tesir etmek
bandor lê kirin
etkilemek
bandorlêkirin
etkilemek
bane
mandıra
bane
otlak
bane
yayla
banedar
mandıracı
banegeh
satıh
banegeh
yüzey
banegehî
yüzeysel
banek
alışkın
banek
itiyat
banek
müptela
baneşan
ünlem
baneşan
ünlem işareti
bang
çağrı
bang
ezan
bang
hitap
bang
nida
bang kirin
çağırmak
bang kirin
çağrıda bulunmak
bang kirin
ezan okumak
bang kirin
hitap etmek
bangbêj
çığırtkan
bangbêj
müezzin
bangbêj
tellal
bangdan
ezan okumak
banger
loğ
bangerkêş
loğ ağacı
bangeşe
propaganda
bangeşevan
propagandacı
bangevan
çığırtkan
bangevan
müezzin
bangevan
tellal
bangewaz
çağrı
bangewaz
imdat
bangewaz
yardım talebî
bangewazî
çağrı
bangêr
bankacı
bangêrî
bankacılık
bangîn
çığırtkan
banglêkirin
çağırmak
banglêkirin
seslenmek
banî
dam
banî
damın üstü
banî
yukarı
banîje
çatı katı
banîn
alışmak
banîn
uyum sağlamak
bank
banka
banknot
banknot
banok
intibak etmeye eğilimli olan
banû
hanım
banû
hanımefendi
baperik
kelebek
bapêç
karla karışık rüzgar
bapêç
tipi
bapêş
nezle
bapîr
büyük baba
bapîr
büyükbaba
bapîr
dede
bapîv
rüzgar ölçer
baq
buket
baq
demet
baq
tutam
baqil
bakla
baqle
bakla
bar
bar
bar
sorumluluk
bar
yük
bar kirin
taşınmak
bar kirin
yük
bar kirin
yüklemek
baran
yağış
baran
yağmur
barandin
yağdırmak
baranî
yağmurluk
barbar
barbar
barbir
taşıt
barbû
iane
barbû dan hev
iane toplamak
barbûn
barbunya
bare
baharlık buğday
bare
konu
bare
mevzu
baregeh
kamp
baregeh
üs
barek
cephane
bareng
tersane
bareş
doğu rüzgarı
bareş
karayel
barfisk
dizin arka iç kısmı
bargeh
karargah
bargeh
üs
barij
yağışlı
barimte
ipotek
barist
hacim
barîdox
durum
barîdox
vaziyet
barîn
yağış
barîn
yağmak
barkaz
mazgal
barkêş
nakliyeci
barkêş
taşımacı
barkêşî
nakliyecilik
barkêşî
taşımacılık
barkirin
taşınmak
barkirin
yüklemek
barname
irsaliye
baro
baro
bars
oğul (arıların oğul vermesi)
barû
kule
barû
mazgal
barûd
barut
barûya naqos
çan kulesi
barxane
ardiye
barxane
depo
basîret
basiret
bask
kanat
bask
kol
basketbol
basketbol
baskkêş
mil
baskkêş
şaft mili
bastan
gelenek
bastan
görenek
bastanasî
arkeoloji
bastanî
geleneksel
bastanparêzî
gelenekselcilik
bastiq
pestil
baş
güzel
baş
hoş
baş
iyi
başebaş
doğru dürüst
başebaş
tam olarak
başî
iyilik
başkirin
tedavi
başok
akmaca
başok
atmaca
başok
doğan
baştir
âlâ
baştir
daha iyi
baştir
ekstra
başûr
güney
batirsok
bostan korkuluğu
bav
baba
bav
peder
bavik
ata
bavik
klan
bavik
soy
bavkanî
babaerkil
bavmarî
babalık
bavmarî
üvey baba
bavtî kirin
babalık yapmak
bawer
güvenen
bawer
inanan
bawer kirin
güvenmek inanmak
bawer kirin
itimat etmek
bawerî
akide
bawerî
güven
bawerî
inanç
bawerî
inanma
bawerî
itikat
bawerî
kanı
bawerî bûn
güvenmek
bawerî bûn
inanmak
bawerî bûn
itimat etmek
bawerî pê anîn
inanmak
bawerîmend
inançlı
bawerîmend
inanmış
bawerîmend
mümin
bawerîmend
mutemet
bawerîpêanîn
güvenmek
bawerîpêanîn
inanmak
bawerkirin
güvenmek
bawerkirin
inanmak
bawermend
inanan
bawermend
mümin
bawername
itimatname
bawesîr
basur
baweş
yelpaze
baweşandin
yelpazelemek
baweşên
vantilatör
baweşîn
yelpazelemek
baweşînk
yelpaze
bawiş
doğurduğu halde süt vermeyen hayvan
bawişk
esneme
bawişkîn
esnemek
bawî
romatizmalı
bawîşk
esnemek
baxçe
bahçe
baxçevan
bahçıvan
baxir
kaya
baxol
bavul
baxor
aralık
baxor
çığır
baxor
gedik
baxoşk
havalandırma tertibatı
baxur
buhur
baxur
tütsü
baxurdan
buhurdan
bayê başûr
lodos. (güney rüzgarı)
bayê reş
karayel
bayê weşt
keşişleme
bayêbezê
alelacele
bayî
bayi
baz
pazı
baz
şahin
bazar
alış veriş yeri
bazar
pazar
bazar
piyasa
bazara kevnefroşan
bitpazarı
bazara reş
karaborsa
bazarî
pazarlık
bazarî kirin
pazarlık yapmak
bazbend
görevli kolluğu
bazbend
kol muskası
bazbend
kola bağlanan muska
bazbend
kolluk
bazbend
pazubandı
bazdan
atlamak
bazdan
koşmak
bazin
bilezik
bazind
bilek
bazirgan
tüccar
bazirganî
ticaret
bazirganî
ticari
bazirganxane
ticarethane
bazor
fırtına
bazor
sert rüzgar
be
olsun
bed
çirkin
bed
kötü
bedawaz
kötü sesli
bedbext
mutsuz
bedbext
talihsiz
bedbîn
karamsar
bedbîn
kötümser
bedbîn
pesimist
beden
beden
beden
gövde
beden
hisar
beden
sur
bedenparêzî
beden eğitimi
bedestan
bedesten
bedew
güzel
bedew
yakışıklı
bedew bûn
güzelleşmek
bedew kirin
güzelleştirmek
bedewî
güzellik
bedewkarî
estetik
bedgeh
çıkıntı
bedil
takım elbise
bedilandin
şeklini değiştirmek
bedilîn
şekil olarak değişmek
bedl
dolunay
beg
bey
behicandin
boğulmak
behicandin
kahretmek
behicandin
öfkelendirmek
behicandin
sinirlendirmek
behicîn
kahrolmak
behicîn
öfkelenmek
behît
acayip
behît
mucize
behît
tansık
behîtandin
afallatmak
behîtandin
şaşırtmak
behîtîn
şaşırmak
behîv
badem
behîvter
çağla
behle
ahmak
behle
aptal
behn
koku
behn dan
kokmak
behn ketin
kokuşmak
behndar
kokulu
behnî
kokmuş
behr
deniz
Behram
Mars
Behram
Merih
behre
yetenek
behredar
yetenekli
behreme
matkap
behremend
yetenekli
behremendî
kabiliyet
behremendî
yetenek
behskirin
sözetmek
beicandin
kızdırmak
beicandin
kahretmek
beicandin
öfkelendirmek
beicîn
kızmak
beicîn
kahrolmak
bej
kara
bej
kara (toprak)
bejavî
amfibi
bejî
karasal
bejn
boy
bejn girtin
boy atmak
bejn û bal
boy pos
bejn û bal
endam
bejnbost
cüce
bejnûbal
boy-pos
bejnûbal
endam
bekre
kil
bel
dik (göz veya kulak)
bel
dik (kulak ve göz için)
bela
bela
belakir
bela arayan
belakir
belalı
belalûk
vişne
belam
ama
belam
fakat
belavkar
dağıtımcı
belavker
dağıtımcı
belavker
distribütör
belavker
müvezzi
belavker kirin
dağıtmak
belavker kirin
saçmak
belavker kirin
savurmak
belavker kirin
yaymak
belavkerbûyî
yaygın
belavkirin
dağıtmak
belavok
elle dağıtılan bildiri
belawela
darmadağınık
belawelabûn
darmadağınık olmak
belawelakirin
darmadağınık etmek
belbelîtanik
kelebek
belçim
ağaç yaprağı
beleban
afacan
beleban
balaban
beledî
şimşek
belek
alaca
belek
alacalı
belek
siyah beyaz
belem
filika
belem
sandal
belender
kesenekçi
belender
mültezim
belengaz
fakir
belengaz
sefil
belengaz
zavallı
belê
evet
belê
okey
belên
söz
belên
vaad
belên
vaat
belêyandin
onaylamak
belêyandin
teyid etmek
belgefîlm
belgesel
belgename
belge
belik
cücük
belik
çocuk penisi
Beljîka
Belçika
Beljîkayî
Belçikalı
belkî
belki
beloq
belirgin
beloq
pırtlak
beloq
patlak
belor
şişe
belq
belirgin
belq
çarpıcı
belq
fışkırma
belq
pırtlak
belqitandin
gebertmek
belqitandin
zıbartmak
belqitîn
gebermek
belqitîn
gebertmek
belqitîn
zıbarmak
belqityo!
geberesice!
belûr
billur
belût
palamut
belweşîn
cüzzam
belxem
balgam
ben
çitlembik ağacı
ben
ip
benav
dişbudak ağacı
benc
yabani haşhaş
benc
zehir
bend
bağ
bend
bağlam
bend
baraj
bend
cisim
bend
engel
bend
gazete yazısı
bend
ip
bend
paragraf
bend
set
bend
sicim
benda avê
su bendi
bendav
baraj
bende
bağımlı
bende
esir
bende
köle
bende
kul
bende kirin
bağımlı hale getirmek
bendegan
tebaa
bendegan
uyruk
bendek
güçlük
bendek
mânia
bendeman
bağlanıp kalmak
bendeman
beklemek
bendeman
mahpus
bendeman
yolunu gözlemek
bender
liman
bendergeh
iskele
bendergeh
liman
bendewar
beklenti içinde olan
bendewar
bekleyen
bendewar
gönülden bağlı
bendewarî
beklenti içinde olma
bendeyî
bağımlılık
bendeyî
tutukluluk
bendik
tire
bendî
bağımlılık
bendî
tutukluluk
bendî kirin
tutuklamak
bendîname
akit
bendîname
tutuklama müzakeresi
bendîxane
cezaevi
bendîxane
tutukevi
bendname
tutuklama müzekkeresi
benekî
alışkanlık
beng
haşhaş
bengî
kara sevdalı
bengî
melankolik
bengî
müptela
bengî
tutku
bengî
tutkun
bengîn
mecnun
bengîn
melankolik
bengîn
tutkun
benî
bağımlılık
benî
cevîzlî sucuk
benî
esir
benî
köle
benî
kul
benî
sucuk
benî
tutukluluk
benîn
alışmak
benîn
intibak
benîn
uyum
benîşt
çiklet
benîşt
sakız
benîzava
içgüvey
benk
sakız ağacı
benpêk
ayak bağı
benzavêtî
solgun
benzîn
benzin
beq
kurbağa
beqal
bakkal
beqalî
bakkallık
beqlewe
baklava
ber
döl
ber
en
ber
mahsul
ber
meme
ber
ön
ber
öntaraf
ber
taş
ber
ürün
ber
verim
ber dan
meme vermek
ber hilanîn
ürün almak
berafî
müzakere
beraftin
görüşmek
beraftin
müzakere etmek
beragî
turfanda
beralîkirin
yönlendirmek
beramber
denk
beramber
eşit
beramber
karkşılık
beramber
karşı
beramber
karşılık
beramber
karşıt
beramber
mukabil
beramberî
karşıtlık
beramberî
misilleme
beramberî hev
karşılıklı
beran
koç
beranberdan
koçbırakımı
beranek
baş parmak
beraqil
rasyonel
berarî
bağış
berarî
teberru
berarî kirin
para yardımında bulunmak
berate
leş
berav
çamaşır yıkama günü
berav
çamaşır yıkama günü su kenarı
beravêtin
hayvanlarda düşük
beravêtin
yavru düşürmek(hayvanlar için)
beraz
domuz
beraze
değirmen taşının altındaki pervaneler
berba bûn
çarçur olmak
berba kirin
çarçur etmek
berba kirin
harman savurmak
berbajar
baliyö
berbajar
varoş
berban
balkon
berbang
fecir
berbang
seher
berbang
şafak
berbang
tan
berbank
taraça
berbank
teras
berbayî
boşuna
berbaz
astsubay
berbejn
boyuna takılan muska
berbendkirin
kösteklemek
berber
berber
berber
hasım
berber
karşıt
berber
rakip
berberî
berberlik
berberî
çekişme
berberî
düşmanlık
berberî
hasımlık
berberî
rekabet
berbes
mineral
berbest
barikat
berbest
engel
berbest
set
berbest bûn
engel olmak
berbest kirin
engellemek
berbesvanî
madenci
berbêj
olacakları önceden söyleyen kimse
berbiçav
somut
berbiçavkirin
somutlaştırmak
berbihev
uygun
berbijêr
aşağıya doğru
berbir
taşçı
berbisk
saç tokası
berbînî
öngörü
berbîryar
karar öncesi
berbûk
geline eşlik eden kadın(lar)
berbûk
geline eşlik eden kadınlar
berbûk
nedime
Bercîs
Jüpiter
berçav
göz önünde
berçavik
gözlük
berçavk
gözlük
berçavkfiroş
gözlükçü
berçek
silah altına alınmaya hazır kimse
berçûn
çocuk düşürmek (insanlar için)
berd
taş
berdan
bırakmak
berdan
boşamak
berdan
salmak
berdan
terketmek
berdan
vazgeçmek
berdar
bereketli
berdar
ergen
berdar
ongun
berdar
totem
berdar
üretken
berdar
verimli
berdar
yetişkin
berdarî
idam
berdarî kirin
idam etmek
berdelan
taşlık arazi
berdest
el altında bulunan
berdest
hazır
berdevk
sözcü
berdewam
devam
berdewam
devamlı
berdewam
sürekli
berdewamkirin
devam etmek
berdewamkirin
sürdürmek
berdêl
bedel
berdêl
karşılık
berdêl
mübadele
berdêl
takas
berdêl
trampa
berdêlî kirin
takas etmek
berdêlkirin
takas etmek
berdil
aziz
berdil
kolye
berdil
sevgili
berdilk
ön kahvaltı
berdîwar
kimsesiz
berdîwar
öksüz
berdoş
berduş
berdû
hasır bitkisi
bere
cephe
bere bere
giderek
bere bere
peyder pey
bere bere
tedricen
bere vajî
çarpık
berecot
dönüm
beredayî
başıboş
beredayî
fuzuli
beredayî
işe yaramaz
beredayî
kişiliksiz
beregeh
us
berek
doğrultu
berek
istikamet
berendam
aday
berendamî
adaylık
berespî
kireç taşı
berevajî
tersyüz
berevajîkirin
çarpıtmak
berevajîkirin
tersyüz etmek
berevan
müdafi
berevan
rakip
berevan
savunmacı
berevanî
karşılaşma
berevanî
müsabaka
berevanî
rekabet
berevanî
savunma
berevanî
yarışma
berevanî kirin
rekabet etmek
berevanî kirin
savunmak
bereyişk
mancınık
berê
önce
berê xwe dan
bakmak
berê xwe dan
yönelmek
berêvar
akşam üzeri
berêvar
ikindi
berf
kar
berf barîn
kar yağmak
berf dahatin
kar yağmak
Berfanbar
Aralık ayı
berfedîn
erimekte olan kar kümeleri
berfemot
kar-pekmez karışımı tatlı
berfende
çığ
berfireh
ayrıntılı
berfireh
bol
berfireh
engin
berfireh
geniş
berfireh
kapsamlı
berfîn
kardelen çiçeği
berfîn
karlı
berfmalk
kar küreği
berfşo
karla karışık yağmur
berfşo
sulusepken
berg
cilt
berg
dergi vb. kapağı
berg
kitap
berg
kitap kapağı
berg
süs
berg
takı
berg kirin
ciltlemek
bergeh
bakış açısı
bergeh
görünüm
bergeh
görünüş
bergeh
kapsam
bergeh
manzara
bergeh
panorama
bergeh
ufuk
bergehdar
kapsamlı
berger
yalvaran
bergerîn
tapınmak
bergerîn
yakarmak
bergerîn
yalvarmak
bergew kirin
tıkamak
bergiftek
şenlik
bergir
bol mahsullü
bergir
döl veren
bergirî
önlem
bergirî
önleme
bergirî
savunma
bergirî
tedbir
bergirtin
bitkilerin meyve tutması
bergirtin
döl tutmtak
bergirtin
gebe kalmak
bergirtin
kadınların dışında bütün dişilerin gebe kalması
bergirtî
içe kapanık
bergîdan
karşılık
bergîn
ciltli
bergîn
ciltli kitap
bergîr
beygir
bergkar
ciltçi
bergorn
ölü hayrına verilen sadaka
bergorn
yemek vs
berguhk
kulaklık
berhelist
tökezlemek
berhem
eser
berhem
urun
berhem
ürün
berhema zêdek
artı urun
berhemdar
verimli
berhemîn
büyütme sıfatı
berhev kirin
derlemek
berhev kirin
devşirmek
berhev kirin
toplamak
berhevdan
bozgun
berhevdan
kıyas
berhevdan
kıyaslama
berhevdan
kıyaslamak
berhevdan
körükleyici
berhevdan
mukayese
berhevdan
mukayese etmek
berhevdanî
bozgunculuk
berhevkar
derlemeci
berhevkar
toplayan (toplayıcı)
berhevkirin
derlemek
berhevkirin
toplamak
berhevkirî
derleme
berhevkirî
devşirme
berhevkirî
toplama
berhevok
antoloji
berhevok
derleme
berhewa
anlamsız
berhewa
boş
berhewa
imha
berhewa bûn
imha olmak
berhewa kirin
imha etmek
berhewok
antoloji
berhêlî
istikamet
berhêlkirin
yönlendirmek
beridîn
gövermek
beridîn
yeşerip gürleşmek
berik
çakıl
berik
gülle
berik
mermi
beris
hesap
berisandin
hesaba katmak
berisandin
hesaplamak
berisger
muhasebeci
berisîn
hesaba katılınmak
berisîn
hesaplanmak
berist
yüksek makam sahibi
berî
bozkır
berî
dümdüz ve engebesiz ova
berî
düzlük
berî
masum
berî
ön
berî
ön taraf
berî
önce
berî
ova
berî her tiştî
her şeyden önce
berî nîvro
öğleden önce
berî zayîne
milattan önce
berî zayînê
milattan önce
berîdan
önünü çevirmek
berîdan
tevcih etmek
berîdan
yöneltmek
berîk
cep
berjen
istinat direğî
berjewendî
çıkar
berjewendî
menfaat
berjewendîperest
çıkarcı
berjewendperestî
çıkarcılık
berjewendperêz
çıkarcı
berjêr
aşağı doğru
berjêr
iniş
berjor
çıkış
berjor
yukarı doğru
berk
havuz
berk
sağlam
berk kirin
sağlamlaştırmak
berkandin
sağlamlaşmak
berkanî
sapan
berkaş
rampa
berkaz
mazgal
berkaz
pencere
berkeftî
değerli
berkeftî
muhterem
berkeftî
sevgili
berkeş
tepsi
berkeşok
küçük tepsi
berketin
acımak
berketin
hayıflanmak
berketin
üzülmek
berketî
değerli
berketî
hatırı sayılır
berketî
saygıdeğer
berkêr
kesim hayvanı
berkêşan
üretim
berkêşan
üretmek
berkêşandin
üretmek
berkêşk
çekmece
berkîn
sağlamlaşmak
berkoş
önlük. (çocuklar için)
berkurk
kursak
bermal
ev hanımı
bermal
sofa
bermayî
artık
bermayî
geride kalan
bermayî
kalıntı
bermêj
süt emen çocuk
bernac
kurnaz
bernac
uyanık
bernama hînbûnê
öğrenim programı
bername
program
bernameya fêrbûnê
müfredat
bernameya fêrbûnê
öğrenim programı
bernav
göbek adı
bernav
lakab
bernav
ön ad
bernav
önad
bernavk
lakab
bernavk
önad
bernavzed
aday adayı
berneketin
kıymak
berneketin
önemsenmemek
beroj
güneş gören yamaç
beroş
bakraç
beroş
tencere
berpal
yamaç
berpeyî
reaksiyon
berpeyî
tepki
berpêş
sunu
berpêşkirin
sunmak
berpêşkirin
takdim etmek
berpirs
mesul
berpirs
sorumlu
berpirsiyar
mesul
berpirsiyar
sorumlu
berpirsiyarî
mesuliyet
berpirsiyarî
sorumluluk
berpişt
korse
berqut
büfe
bers
hesap
bers derxistin
hesap çıkarmak
bersandin
hesaplamak
bersem
parsel
bersem kirin
ifraz
bersem kirin
parselleme
bersifik
antre
bersiv
cevap
bersiv
yanıt
bersiv dan
misilleme yapmak
bersiv dan
yanıtlamak
bersivamade
hazır cevap
bersivandin
cevaplamak
bersivandin
cevaplandırmak
bersivîn
cevaplamak
bersojî
mide ekşimesi
berstok
yaka (önlük vb. için)
berstûk
yaka
bersûc
sanık
berşo
atık su
berşo
kirli su
berşok
çamaşır ve bulaşık yıkama önlüğü
bertavk
güneşlik
bertek
reaksiyon
bertek
tepki
bertekî
refleks
bertîl
rüşvet
bertîl xwarin
rüşvet yemek
berû
mazı
berû
palamut
berû
palamût
berûk
yüz peçesi
bervaj
aksi
bervaj
karşıtı
bervajî kirin
ters yüz etmek
bervajî kirin
yönü değiştirmek
bervang
peştemal
bervêdan
itiraz
bervêder
muhatap
bervihêr
anlayışlı
bervihêr
kamil
berwar
meyil
berwar
tarih. ör: di berwara 1998’an de 1998 tarihinde
berwar
yamaç
berwarî
yatay
berx
kuzu
berx
kuzu. "Berx ê/a min!" yavrum anlamında hitap
berxa min
kuzum
berxwarin
tüketim
berxwedan
dayanmak
berxwedan
direnç
berxwedan
direniş
berxwedan
direnmek
berxwedan
mukavemet
berxwedar
dirençli
berxwedar
esen
berxwedar
mutlu
berxwedar bî
Allah razı olsun
berxwedar bî
teşekkür anlamında
berxwedêr
direngen
berxwedêr
direnişçi
berxwer
tüketici
berz
ulu
berz
yüce
berz
yüksek
berzax
araf
berzax
berzah
berzax
kıstak
berzax
kayıp
berzax
yitik
berzax kirin
kaybetmek
berze
kayıp
berzebûn
kaybolmak
berzekirin
kaybetmek
berzeling
lavanta çiçeği
berzeq
müstehcen
berzik
kursak
berzile
etek
berzî
yükseklik
berzîn
binmeye hazır hale gelen tay
bes
kâfi
bes
sadece
bes
yeter
bes
yeterli
besdîtin
yetinmek
beser
göz
besimîn
gülümsemek
best
akarsu kenarındaki çakıllı
best
dağ yamaçlarındaki küçük vadiler
best
esin
best
ilham
best
kumlu yer
beste
beste
beste
makam
bestek
paket
bestek çêkirin
paket yapmak
bestek kirin
paketlemek
bestekar
bestekâr
bestenî
dondurma
bestenî froş
dondurmacı
besterobar
nehir yatağı
bestewîn
kır yaşamını anlatan yazı
bestik
dere kolları
bestik
ufak çakıl taşları
bestin
su veya yolun önünü kesmek
bestir
dokuma kumaş
bestir
tekstil
bestir
yaygı
bestîn
bağlamak
bestlêhatin
ilham almak
bestlêrabûn
ilham gelmek
beş
bölüm
beş
fasıl
beş
kısım
beş
küçük akıtma
beş
sektör
beş
taksit
beşavend
kafiye
beşbir
veraset
beşdar
katılımcı
beşdar
katılan
beşdar bûn
iştirak etmek
beşdar bûn
katılmak
beşdar bûn
ortak olmak
beşdarbûn
katılmak
beşdarî
katılım
beşdarîtêdekirin
katılmak
beşervekirî
yüzü ışıldayan
beşervekirî
yüzü gülen
beşik
alın çıkıntısı
beşişîn
gülümsemek
beşîş
güleç
beşîş
gülümseyen
beşîş
mütebessim
beşîş
sempatik
beşîşandin
gülümsetmek
beşîşandin
tebessüm ettirmek
beşîşîn
gülümsemek
beşîşîn
tebessüm etmek
beşt
kalas
beşt
kiriş
bet
toy
betal
boş
betal
boş gezen
betal
boşta gezer
betal
geçersiz
betal
hükümsüz
betal
ilga
betal
iptal
betal
işsiz
betal kirin
iptal etmek
betalkirin
geçersiz kılmak
betalkirin
iptal etmek
betan
astar
betan
kiriş
betanî
battaniye
betilandin
yormak
betilandin
yorulmak
betilayî
yorgunluk
betilî
yorgun
betilîn
yorulmak
betî
hantal
betlane
dinlenme
betlane
izin
betlane
tatil
beton
beton
betran
gururlu
betran
kendini beğenmiş
betran
mağrur
bevşik
kesici diş
Bexda
Bağdat (Irak’ın başkenti)
bexdenûs
maydanoz
bexişandin
bağışlamak
bexişandin
bahşetmek
bexîl
kıskanç
bexş
af
bexş
bağış
bexş
hibe
bexş
ihsan
bexş xwastin
af dilemek
bexşande
bağışlayan
bexşandin
af etme
bexşandin
affetmek
bexşandin
bağışlamak
bexşandina gelemperî
genel af
bexşîn
bağışlanmak
bexşîş
bahşiş
bext
baht
bext
ikbal
bext
kader
bext
şans
bext
talih
bextewar
mutlu
bextewarî
mutluluk
bextiyarî
mutluluk
bextiyarî
saadet
bextreş
bahtı kara
bextreş
şanssız
bextreş
talihsiz
bextvekirî
bahtı açık
bextvekirî
şanslı
bextvekirî
talihli
bey
kapora
beyaban
ıssız yer
beyaban
çöl
beyaban
sahra
beyanî
sabah
beyanî
sabah vakti
beyanîbaş
günaydın
beyar
fundalık
beyar
işlenmemiş tarla
beyar
kır
beyar
kıraç
beyar
kısır
beybûn
papatya
beyta
gevşek kimse
beytar
baytar
beytar
veteriner
beytik
serçe
bez
içyağı
bez
koşu
beza
koşucu
bezandin
koşturmak
bezax
günah
bezax
suç
bezaz
manifaturacı
bezazî
manifaturacılık
bezek
iltihap
bezek
morartı
bezgîn
bezgin
bezglor
beze
beziyan
hızla yürümek
beziyan
koşmak
beziyan ser
üzerine yürümek
bezîn
koşmak
bezm
parti
bezm
ziyafet
bezmik
tahta biti
bezmik
tahta kurusu
bezok
koşucu
bê
önek
bê
sız ve suz eki
bê
sözcüklere siz
bê alî
nesnel
bê alî
tarafsız
bê dê
anasız
bê semt
ihtiyatsız
bê şik
kuşkusuz
bê tam
tatsız
bêadan
bereketsiz
bêaheng
ritimsiz
bêaheng
uyumsuz
bêalî
tarafsız
bêalî
yansız
bêar
arsız
bêar
hayasız
bêaram
huzursuz
bêaram
istikrarsız
bêav
susuz
bêavî
kuraklık
bêavî
susuzluk
bêax
topraksız
bêbac
gümrüksüz
bêbal
dikkatsiz
bêbandor
etkisiz
bêbav
babasız
bêbav
babsız
bêbav
güvenilmez
bêbav
mec. kalleş
bêbawerî
imansız
bêbawerî
inançsız
bêbehn
kokusuz
bêber
verimsiz
bêberevan
rakipsiz
bêbetan
astarsız
bêbext
arkadan vuran
bêbext
bahtsız
bêbext
kalleş
bêbextîkirin
kalleşlik yapmak
bêbezax
günahsız
bêbezax
suçsuz
bêbiha
değersiz
bêbiha
kıymetsiz
bêbijî
iştahsız
bêbingeh
asılsız
bêbingeh
esassız
bêbingeh
temelsiz
bêbinî
asılsız
bêbinî
dibsiz
bêbinî
dipsiz
bêbinî
yersiz
bêbinyad
soysuz
bêbinyad
temelsiz
bêbîr
bilinçsiz
bêbîryar
kararsız
bêcan
cansız
bêcir
huysuz
bêçare
âciz
bêçare
çaresiz
bêçareî
açmaz
bêçareman
çaresiz kalmak
bêçêj
lezzetsiz
bêçêj
tatsız
bêçî
ayak parmağı
bêdadwer
adaletsiz
bêdar
fakir
bêdar
güçsüz
bêdar
yoksul
bêdarî
fakirlik
bêdawe
bedava
bêdawî
ebedi
bêdawî
müebbet
bêdawî
sonsuz
bêdawîtî
sonsuzluk
bêdegel
ihtiyatsız
bêdem
zamansız
bêdemsal
mevsimsiz
bêdeng
sessiz
bêderd
dertsiz
bêderfet
imkansız
bêdestnimêj
abdestsiz
bêdestûr
izinsiz
bêdêhnî
dikkatsizlik
bêdil
gönülsüz
bêdil
isteksiz
bêdira
yeterince
bêdiraf
parasız
bêdom
devamsız
bêdom
süreli
bêedeb
müstehcen
bêedeb
terbiyesiz
bêeman
amansız
bêencam
neticesiz
bêencam
sonuçsuz
bêesil
yoz
bêesilkirin
yozlaştırma
bêewle
güvensiz
bêewlehitî
güvensizlik
bêfedî
utanmaz
bêfişal
abartısız
bêg
piyon
bêgane
yabancı
bêgar
angarya
bêgav
çaresiz
bêgav
imkanı olmayan
bêgav
mecbur
bêgav hiştin
çaresiz bırakmak
bêgav hiştin
mecbur bırakmak
bêgav man
çaresiz kalmak
bêgavî
çaresizlik
bêgavî
imkansızlık
bêgavî
mecburiyet
bêgavî
zorunlu olarak
bêge
kabadayı
bêgef
atılgan
bêgef
densiz
bêgef
korkusuz
bêgeh
yersiz
bêgeh
zamansız
bêgiramî
saygısızca
bêgiramî
saygısızlık
bêgiyan
ruhsuz
bêguman
elbette
bêguman
kuşkusuz
bêguman
şüphesiz
bêguman
tabiki
bêguneh
günahsız
bêguneh
masum
bêguneh
suçsuz
bêhal
bitkin
bêhal
halsiz
bêhawe
sağı solu belli olmayan
bêhawe
tutarsız
bêhawe
uygunsuz
bêhay
aymaz
bêhay
gafil
bêhay
habersiz
bêhay
şuursuz
bêhay girtin
gafil avlamak
bêhayî
bilgisizlik
bêhayî
gaflet
bêhemd
gayrı ihtiyari
bêhemd
irade dışı
bêhemdî
gayrı ihtiyari
bêhemdî
gayri iradi
bêhemdî
irade dışı
bêhemdî
istemdışı
bêhemdî
istemeyerek olan bir şey
bêhempa
emsalsiz
bêhempa
eşsiz
bêheş
akılsız
bêheval
eşsiz
bêhevîr
hamursuz
bêhewl
gayretsiz
bêhêvî
umutsuz
bêhêz
kuvvetsiz
bêhêz
takatsiz
bêhiş
akılsız
bêhiş
bayılan
bêhiş
bayılgan
bêhiş
şuuru yerinde olmayan
bêhişbûn
bayılmak
bêhişketin
bayilmak
bêhişkirin
bayıltmak
bêhîm
asılsız
bêhîm
temelsiz
bêhîs
duyarsız
bêhîs
duygusuz
bêhn
koku
bêhn
nefes
bêhn
soluk
bêhn
soluk almak
bêhn
soluk. "bêhna xwe berdan" dinlenmek
bêhn berdan
soluma
bêhn dan
nefes vermek
bêhn dan
teneffüs
bêhn kişandin
nefes çekmek
bêhn standin
nefes almak
bêhna xwe dan
dinlenmek
bêhndar
kokulu
bêhnfireh
sabırlı
bêhnfireh
tahammül sahibi
bêhnijîn
esnemek
bêhnlêçikandin
güç duruma düşürmek
bêhnlêçikandin
nefesini kesmek
bêhnlêçikîn
nefesin daralması
bêhnok
virgül
bêhnpêketin
kokuşmak
bêhnteng bûn
sıkılmak
bêhntengbûn
daralmak
bêhntengbûn
sıkılmak
bêhntengî
can sıkıntısı
bêhntengî
sıkıntı
bêhntengî
sabırsızlık
bêhtir
daha çok
bêhtir
daha fazla
bêhtir pêr
üç gün önce
bêhtir pêrar
üç yıl önce
bêhûde
beyhude
bêhûde
boşu boşuna
bêînsaf
insafsız
bêjan
acısız
bêjan
ağrısız
bêjandin
elemek
bêje
kelime
bêje
kelime sözcük
bêje
Söyle!
bêje
sözcük
bêjer
söyleyen
bêjeya guhêrbar
grm. değişken sözcük
bêjeya hevedudanî
grm. bileşik sözcük
bêjin
abazan
bêjin
karısı olmayan erkek
bêjing
elek
bêjing
kalbur
bêjing kirin
elemek
bêjingkirin
elemek
bêjî
piç
bêjok
çok söylenen
bêjtin
söylenmek
bêjtini
söyleniş
bêkar
işsiz
bêkarî
issizlik
bêkat
zamansız
bêked
emeksiz
bêkes
kimsesiz
bêkes
öksüz
bêkêfî
keyifsizlik
bêkêmasî
eksiksiz
bêkêmasî
kusursuz
bêkêmasî
mükemmel
bêkêr
gereksiz
bêkêr
işe yaramaz
bêkêr
işlevsiz
bêkêsim
biçimsiz
bêl
arazi veya orman parçası
bêl
bahçıvan beli
bêlan
boş arazi
bêlan
evre
bêlan
iki dere arasındaki yüksek arazi
bêlan
merhale
bêleke
lekesiz
bêlête
halay
bêmaf
haksız
bêmafî
haksızlık
bêmane
anlamsız
bêmefer
olanaksız
bêmejî
ahmak
bêmejî
beyinsiz
bêmerc
şartsız
bêmêjî
ahmak
bêmêjî
beyinsiz
bêmiçêz
iştahsız
bêminet
minnetsiz
bêmişe
ücretsiz
bêmişûr
zahmetsiz
bêmîheng
ayarsız
bênahî
görme gücü
bênahî
görme yeteneği
bênamûs
namussuz
bênav
adsız
bênavgîn
aracısız
bênder
harman
bênder kirin
harmanlamak
bênefs
obur
bênefs
pisboğaz
bênijad
soysuz
bênûk
uçsuz bucaksız
bêol
dinsiz
bêpar
hissesiz
bêpar
mahrum
bêpar
mahrum. "bêpar man" yoksun kalmak
bêpar
yoksun
bêpayan
eşsiz
bêpayan
paha biçilmez
bêpergal
düzensiz
bêperoş
heyecansız
bêperwa
gözü pek
bêperwa
pervasız
bêperwa
utanmaz
bêpirç
kılsız
bêpirç
tüysüz
bêpîv
ölçüsüz
bêpîv
temkinsiz
bêpîvan
ölçüsüz
bêpûrt
tüysüz
bêpûte
itinasız
bêpûte
özensiz
bêqeram
takatsiz
bêqidûm
güçsüz
bêr
kürek
bêr kişandin
kürek çekmek
bêraman
fikirsiz
bêrawest
durmadan
bêrawest
fasılasız
bêray
görüşü olmayan
bêray
kararsız
bêreng
renksiz
bêrewişt
ahlaksız
bêrewişt
karaktersiz
bêrewişt
karektersiz
bêrewişt
kötü karakterli
bêrê
usulsuz
bêrê
uygunsuz
bêrê
yolsuz
bêrêtî
usülsüzlük
bêrêtî
yolsuzluk
bêrêz
saygısız
bêrêzik
kuralsız
bêrik
kürek kemiği
bêrik
toz veya kül küreği
bêrî
günahsız
bêrî
hasret
bêrî
koyunların sağıldığı yer
bêrî
masum
bêrî
özlem
bêrî
sürünün sağıldığı yer
bêrî kirin
özlemek
bêrîvan
koyun sağmaya giden kız
bêrîvan
süt sağmaya giden kadın
bêrm
göl
bêrmok
gölet
bêrû
yüzsüz
bêrûmet
adi
bêrûmet
onursuz
bêrvî
vana
bêsazîûman
düzensiz
bêsazîûman
organizasyonsuz
bêsemt
ihtiyatsız
bêsemt
kabahat
bêsemt
uygunsuz
bêsemtî
uygunsuzluk
bêserî
başıbozuk
bêserî
başsız
bêserî
uçsuz
bêserû bin
uçsuz bucaksız
bêserûber
başı bozuk
bêserûber
düzensiz
bêserûber
plansız
bêserûberî
başıbozuk
bêserûbin
uçsuz bucaksız
bêsikûm
haysiyetsiz
bêsikûm
yüzsüz
bêsinc
ahlaksız
bêsinc
karaktersiz
bêsiûd
şanssız
bêsiûd
talihsiz
bêş
halktan toplanan para
bêş
salma
bêş
vergi
bêşdanîn
vergilendirmek
bêşdar
vergi memuru
bêşderî
gümrük vergisi
bêşe
kariyer
bêşe
meslek
bêşe
zanaat
bêşegeh
fabrika
bêşekar
esnaf
bêşekar
kariyer sahibi
bêşekar
meslek sahibi
bêşekar
zanaatkar
bêşemate
gürültüsüz
bêşerm
arsız
bêşerm
utanmaz
bêşesaz
fabrikatör
bêşesazî
endüstri
bêşesazî
sanayi
bêşik
elbette
bêşik
şüphesiz
bêşimşat
biçimsiz
bêşimşat
tipsiz
bêşiyan
iktidarsız
bêşiyan
kudretsiz
bêta
emsalsiz
bêtaqet
takatsiz
bêtar
afet
bêtar
felaket
bêtar
heyula
bêtav
bitab
bêtav
enerjisiz
bêtav
güçsüz
bêtav
güneşsiz
bêtawan
suçsuz
bêtebat
sabırsız
bêtebat
sebatsız
bêtebatî
sabırsızlık
bêteşe
amorf
bêteşe
biçimsiz
bêteşe bûn
biçimsiz olmak
bêteşe bûn
biçimsizleşmek
bêteşeyîbûn
deformasyon
bêtewş
dengesiz
bêtir
çok
bêtir
daha
bêtirs
korkusuz
bêtixûb
sınırsız
bêvac
mantıksız
bêvac
saçma
bêvac
tutarsız
bêvên
iradesiz
bêvil
burun
bêvil
burun deliği
bêwar
yersiz
bêwate
manasız
bêweç
çorak
bêweç
kuru
bêweç
sürgünsüz ağaç
bêwesp
kalitesiz
bêweş
korumasız
bêweş
savunmasız
bêwijdan
vicdansız
bêwurşe
mütevazi
bêx
damar
bêx
kök
bêxanî
evsiz
bêxatirî
düşkünlük
bêxem
dertsiz
bêxem
gamsız
bêxem
umursamaz
bêxesar
zararsız
bêxeter
tehlikesiz
bêxew
uykusuz
bêxêr
hayırsız
bêxîret
gayretsiz
bêxurek
gıdasız
bêxû
huysuz
bêxû bûn
huysuzlaşmak
bêXweda
Allahsız
bêXweda
ateist
bêXweda
inkarcı
bêxwedî
sahipsiz
bêxwestok
isteksiz
bêyom
bahtsız
bêyom
uğursuz
bêyomî
uğursuzluk
bêz
güçlü his veya arzu
bêzagon
kanunsuz
bêzagonî
kanunsuzluk
bêzar
bıkınmış
bêzar
bıkkın
bêzar
bezgin
bêzar
bizar
bêzar
dilsiz
bêzar
usanç
bêzar
usanmış
bêzar bûn
bıkmak
bêzar bûn
bezmek
bêzar bûn
usanmak
bêzar bûn
yılmak yılgın
bêzarbûn
bıkmak
bêzarbûn
bezmek
bêzarbûn
usanmak
bêzarkirin
bıktırmak
bêzarkirin
bezdirmek
bêzarkirin
usandırmak
bêzehmet
zahmetsiz
bêzirav
korkak
bêzirav
ödlek
bêziyan
zararsız
bêzû
histeri
bi
ca
bi
cu vb. ekleri katan önek
bi
dilek ve istek kiplerinde yardımcı olur
bi
fiillerin emir hali ve gelecek zaman hallerini sağlar
bi
kelimelerin öneki olarak yeni kelimeler oluşturur
bi
lı
bi
nitelik eki. ile
bi
sözcüklere ile ve cı
bi
Türkçe’de e
bi bandor
etkili
bi çêj
enfes
bi çêj
lezzetli
bi dizî
gizlice
bi dîtina min
bence
bi dîtina min
görüşümce
bi dor
sırasıyla
bi dorvegerî
sırayla
bi dûrketin
uzaklaşmak
bi giştî
genellikle
bi hev şa bûn
sevişmek
bi hêrs
kızgın
bi hêrs
sinirli
bi hêsanî
kolaylıkla
bi jor ve
yukarıya
bi kêr hatin
işe yaramak
bi kinahî
kisaca
bi kinayî
kısaca
bi kinayî
özetle
bi kirarî
fiilen
bi komenav
topluluk ismi
bi kotekî
cebren
bi kotekî
zorla
bi kurtasî
kısaca
bi kurtasî
özetle
bi kurtayî
kısaca
bi kurtayî
özetle
bi lew kirin
talaffuz etmek
bi lez û bez
alelacele
bi min
bana
bi min
bana kalırsa
bi min
bence
bi min
benimle. Mesela: "Bi min axifî." Benimle konuştu
bi min be
bana kalırsa
bi navê
adına
bi piranî
çoğunlukla
bi qewla diya min
annemin dediği gibi
bi rastî
gerçekten
bi rastî
sahi
bi rê ve birin
yürütmek
bi rê ve çûn
yürümek
bi roj
gündüzleyin
bi semt
ihtiyatlı
bi şev
geceleyin
bi şev û roj
gece gündüz
bi taybetî
özellikle
bi tenê
sadece
bi tenê
yalnızca
bi tevayî
hepsi
bi tundî
sertçe
bi tundî
şiddetlice
bi vê awayî
böyle
bi vê awayî
bu şekilde
bi vî awayî
böyle
bi vî awayî
böylece
bi vî awayî
bu şekilde
bi vî awayî
bu tarzda
bi vî rengî
bu biçimde
bi vî rengî
bu şekilde
bi vî şêweyî
bu biçimde
bi vî şêweyî
bu şekilde
bi xwe hesiyan
ayılmak
bi xwe kok kirin
süslenmek
bi zanayî
bilerek
biadan
besleyici
bialoqî ketin
bademcik iltihaplanması
biaşkêre)
açıklığa kavuşturmak
biba
esintili
biba
rüzgarlı
bibandor
etkili
bibandûr
etkili
bibandûr
tesirli
bibejn
boylu
biber
enli
bibeş
taksitle
bibexşînin
bağışlayın! affedersiniz!
bibêş
vergili
bibiratî
kardeşçe
bibitûnî
bütünlüklü
bibîranîn
anımsamak
bibîranîn
anmak
bibîrbirin
akıl erdirmek
bibîrbirin
idrar etmek
bibîrxistin
anımsatmak
bibîrxistin
hatırlatmak
bibîryar
kararlı
bibîryarî
kararlılık
bibore
affedersin! pardon!
biborin
affedersiniz
bicer
vidalı
bicihanîn
yerine getirmek
bicihhiştin
terk etmek
bicihkirin
yerleştirmek
bicîh
yerine
bicîh anîn
ifa etmek
bicîh anîn
infaz etmek
bicîh anîn
yerine getirmek
bicîh bûn
yerleşmek
bicîh kirin
yerleştirmek
biçar kirin
silahlandırmak
biçarbûn
silahlanmak
biçe
git
biçewtî
yanlışlıkla
biçirk
gözleme
biçîçî
iffetli
biçîçî
namuslu
biçîn
işlemeli
biçrik
yağda kızartılmış ekmek
biçûk
küçük
biçûk
minik
biçûkahî
çocukluk
biçûkahî
küçüklük
bidan
ödemeli
bidawî
sonlu
bidawîbûn
bitmek
bidawîbûn
sonuçlanmak
bidawîkirin
bitirkek
bidaxist
tenzilatlı
bidemane
zamanla
bidemdiyar
vadeli
bideng
sesli
bideq
dövmeli
biderd
dertli
biderengî xistin
geciktirmek
biderengîxistin
geciktirmek
bidest ketin
ele geçmek
bidest xistin
elde etmek
bidest xistin
ele geçirmek
bidestgirtî
nişanlı
bidestgirtî bûn
nişanlanmak
bidestnimêj
abdestli
bidestûr
izinli
bidevkî
sözlü olarak
bidevkî
şifahen
bideyn
borç olarak
bideyn
veresiye
bidil
gönüllü
bidil
istekli
bidilxweşî
memnuniyetle
bidiraf
paralı
bidirafî
nakit olarak
bidiran
dişli
bidizî
gizlice
bidizîka
gizlice
Bidlîs
Bitlis
bidom
devamlı
bidom
süresiz
bidor
sırayla
bidûkel
buharlı
biêş
acılı
bifikare
sakıncalı
bigelemperî
genel olarak
bigelemperî
genellikle
bigiram
saygın
bigirê dank
ilintili
bigirnaz
pürüzlü
bigoyîn
nöbetleşe
biguhaztinî
naklen
biguncanî
kapsamlı
biha
değer
biha
eder
biha
fiyat
biha
kıymet
biha
paha
biha
pahalı
biha
rayiç
biha bûn
pahalılaşmak
biha dan
değer vermek
biha dan
değerlendirmek
bihabûn
pahalılaşmak
bihar
ilk bahar
bihar
ilkbahar
biharat
baharat
bihayiya jiyanê
hayat pahalılığı
bihayî
pahalılık
bihedar
sabırlı
bihejm kirin
rakamlamak
bihejm kirin
sayılamak
bihestî
kemikli
bihestyarî
duyarlıklı
biheş
akıllı
biheş bûn
akıllanmak
bihev gihandin
birbirine kavuşturmak
bihev henek kirin
şakalaşmak
bihevbeşî
kollektif
bihevra
beraber
bihevra
birlikte
bihevre berisîn
hesaplaşmak
bihevşabûn
sevişmek
bihewa ketin
havalanmak
bihewes
hevesli
bihezaran
binlerce
bihêrs
kızgın
bihêrs
sinirli
bihêz
güçlü
bihêz
kuvvetli
bihêz bûn
kuvvetlenmek
bihêzbûn
güçlenmek
bihêzkirin
güçlendirmek
bihine
kınalı
bihingafî
saplantılı
bihîs
duyarlı
bihîs
duygulu
bihîs kirin
duygulandırmak
bihîstin
duymak
bihîstin
işitmek
bihîstinwer
işitsel
bihîstiyar
duyarlı
bihîstiyar
hassas
bihîstok
ahize
bihîstok
telefon ahizesi
bihîzyar
duyarlı
bihnok
virgül
bihorbar
geçici
bihork
geçit
bihost
karış
bihoy
şartlı
bihuner
hünerli
bihuşt
cennet
bihûşt
cennet
biînsaf
insaflı
bij
imrenme
bij
iştah
bijan
acılı
bijan
ağrılı
bijandin
imrendirmek
bijandin
iştahlandırmak
bijang
kiprik
bijang
kirpik
bijarte
elit
bijarte
mümtaz
bijarte
seçkin
bijarteker
eklektik
bijartin
ayıklamak
bijartin
seçmek
bijid
süratli
bijî
bravo
bijî
imrenme
bijî
iştah
bijî
varol
bijî
yaşa
bijî kişandin
imrenmek
bijî kişandin
iştahı çekmek
bijîandin
iştahını çekmek
bijîjk
doktor
bijîjk
hekim
bijîjk
tabip
bijîjkê hinav
dahiliye doktoru
bijîjkî
hekimlik
bijîjkî
tıbbi
bijîjkî
tıbbiye
bijîjkî
tıp
bijîn
imrendirmek
bijîn
iştahı çekmek
bijîreş
başak
bijîşk
doktor
bijîşk
hekim
bijîvekir
iştah açıcı
bijûn
sağlığa yararlı
bijûn
sağlıklı
bijûndar
sağlıklı
bikar
rende
bikaranîn
istihdam
bikaranîn
işlemek
bikaranîn
kullanma
bikaranîn
kullanmak
bikarhêner
kullanıcı
bikarhêner
operator
bikeder
kederli
bikeser
üzüntülü
bikevan
yaylı
bikevir
taşlı
bikevz
yosunlu
bikêf
keyifli
bikêmasî
eksik
bikêmasî
en azından
bikêmasî
kusurlu
bikêmasî
özürlü
bikêr
elverişli
bikêr
işlevsel
bikêr
yararlı
bikêr hatin
yaramak
bikêrhatî
elverişli
bikêrhatî
işlevsel
bikêrhatî
kullanışlı
bikêrhatî
yararlı
bikêsim
biçimli
bikir
alıcı
bikir
bir işi yapan
bikir
müşteri
bikitekit
ayrıntılı
bikitekit
detaylı
bikîte
heceli
bikoj
düğme
bikoj
tomurcuk
bikok
usturuplu
bikoşîn
çekişmeli
bikotekî
zor yoluyla
bikuj
katil
bikuj
Öldür!
bikuj
öldüren
bikurtî
kısaca
bikurtî
velhasıl
bila
peki!
bila be
peki!
bila be!
öyle olsun!
bila be!
peki!
bilandin
mırıldanmak
bilardo
bilardo
bilawan
konforlu
bilbil
bülbül
bilcim
her işe burnunu sokan kimse
bileke
lekeli
bilez
acil
bilez
çabucak
bilêt
bilet
bilêta balafirê
uçak bileti
bilêveger
iadeli
bilêvkirin
söyleyiş
bilêvkirin
telafuz etmek
bilik
çocuk penisi
bilind
ulu
bilind
yüce
bilind
yüksek
bilind bûn
yücelmek
bilind bûn
yükselmek
bilind kirin
yükseltmek
bilindahî
irtifa rakım
bilindahî
yükseklik
bilindbûn
yükselmek
bilindkirin
yükseltmek
bilî
başka
bilîmetî
deha
bilîmon
limonlu
bilîn
meşgul olmak
bilîn
uğraşı
bilîn
uğraşmak
bilîn bûn
uğraşmak
bilq
hava kabarcığı
bilqîn
fokurdamak
bilûr
kaval
bimahr
nikahlı
bimale)
simek
bimale)
süpürmek
bimbar
ince barsaklar
bimebest
kasten
bimefer
mümkün
bimefer
olanaklı
bimelavî
azimli
bimelavî
gayretli
bimerc
şartlı
bimey
içkili
bimij
sisli
bimirês
görkemli
bimirês
gösterişli
bimirês
haşmetli
bimişe
ücretli
bimişûr
zahmetli
bin
alt
bin
dip
bin çavî
gözaltı
bin ketin
yenilmek
bin pê kirin
ayak altına almak
bin xistin
hezimete uğratmak
bin xistin
mağlub etmek
binaçe
kuşak
binaçe
nesil
binamûs
namuslu
binav
adlı
binav
namlı
binavber
aralıklı
binaverok
kapsamlı
binavêlîstin
güreşmek
binavgîn
dolaylı
binavkirin
isimlendirmek
binavkirin
tanımlamak
binavûdeng
meşhur
binavûdeng
şanlı
binavûdeng
ünlü
binax
toprak altı
binbar
yükümlülüğü alan
binbarî
yükümlülük
binbîr
bilinçaltı
bincil
iç çamaşırı
binçav
gözaltı
binçavî
gözaltı
binçavkirin
gözaltına almak
binçeng
koltuk altı
binçeng
koltukaltı
bind
ast
bindar
bağımlı
bindar
boyunduruk altında
bindarî
bağımlılık
bindeq
fındık
bindest
bağımlı
bindest
ezilen
bindestî
esaret
bindestî
ezilmişlik
binefser
astsubay
binefş
menekşe
binefşa belek
hercai menekşe
binefşî
menekşe rengi
binefşî
mor
binefşî
mor renk
binehişî
bilinçaltı
binekarî
desise
binerd
şalgam
binerd
yeraltı
binesazî
altyapı
binetar
esas
binetar
metin
binetar
tekst
bingeh
esas
bingeh
taban
bingeh
temel
bingeh bûn
alçalmak
bingeh danîn
temel atmak
bingeh kirin
alçaltmak
bingehdanîn
temel atmak
bingehîn
anayasa
bingehîn
başlıca
bingehîn
esaslı
bingehîn
temel
binhişîn
bilinçaltı
binik
bardak altı
biniqik
dereceli
biniqik
kademeli
binisandin
sindirme
binisandî
bastırılmış
binî
alt
binî
altı
binî
alta
binî
dibi
binî
dip
binîve
alttan
binke
us
binketî
mağlup
binketî
yenilen
binkirask
iç çamaşırı
binkî
yerli
binolî
bodrum
binpê
ayak altı
binpêkirin
ayak altına almak
binpêkirin
ihlal etmek
binrex
döşek
binrex
şilte
binta
kalitesiz tütün
bintûte
silik (kişilik olarak)
binyad
esas
binyad
tekel
binyad
temel
binyad danîn
temel atmak
bipardarî
ortaklaşa
bipasar
saçaklı
biper bûn
kanatlanmak
biperçîn
perçinli
bipergal
düzenli
bipeyirk
sicilli
bipêling
kademeli
bipêşanî
öncelikle
bipêşdaraz
önyargılı
bipêşdîtin
öngörülü
bipêtivî
gereğince
bipiranî
çoğunlukla
bipirç
kıllı
bipirç
tüylü
bipîne
yamalı
bipîşatî
tesadüfen
bipuxte
özlü
biqasî
kadar
biqasî
miktar
biqerf
nükteli
biqeşa
buzlu
biqunc
köşeli
biqupketin
kuluçkaya yatmak
bir
bölüm
bir
kesim
bir
koyun ve keçi sürüsü
bira
birader kardeş (er)
bira
erkek kardeş
birah
atmosfer
birale
fidan
biramak
anneden erkek kardeş
biramarî
üvey kardeş
birandin
imha etmek
birandin
kesmek. Mesela: "der birandin" ağaç kesmek
birandin
kestirmek
birandin
yok etmek
birastî
gerçekten
biraşîr
süt erkek kardeş
biraşîr
süt kardeş
biraşka şişê
şiş kebabı
biraşte
ızgara
biraştin
ızgara yapmak
biraştin
kebap yapmak
biraştin
pişirmek
biraştî
ızgara
biratî
kardeşlik
biraxwê
uzak akraba
biraye
tesirli
birayetî
kardeşlik
birazava
sağdıç
birazê
erkek kardeşin kız çocuğu
birazî
erkek kardeşin çocukları
birazî
erkek kardeşin erkek çocuğu
birazî
yeğen
birc
burç
birc
hisar
birçî
aç
birçî bûn
acıkmak
birçî man
aç kalmak
birçîbûn
acıkmak
birçîtî
açlık
bireh
basınç
bireh
debi
bireh
güç
bireh
kuvvet
birek
testere
birenc
zahmetli
bireser
dilbilgisinde nesne
bireser
nesne
bireser
tümleç
bireş
çaresizlik içinde bulunan yoksul kişi
bireş
yaprak açmak üzere olan ağaç dalları
bireş
yoksul
birewa
nemli
birêje
nispi
birêje
orantılı
birêk
münasip
birêk
uygun
birêk dîtin
münasip görmek
birêketin
yola koyulmak
birêkirin
göndermek
birêkirin
yollamak
birêkûpêk
düzenli
birêkûpêk
düzgün
birêkûpêk
muntazam
birêkûpêk
sistematik
birêkûpêk
sistemli
birêkûpêkî
düzenli olarak
birêvçûn
yürümek
birêvebirin
idare etmek
birêvebirin
yönetmek
birêveçûn
yürümek
birêxistinbûn
örgütlenmek
birêxistinkirin
örgütlemek
birêxistî
örgütlü
birêz
bey
birêz
muhterem
birêz
sayın
birêz
saygıdeğer
birêz
saygın
birêzî
saygınlık
birh
kaş
birhan
delil
birhan
kanıt
birik
inatçı
birin
götürmek
birin
taşımak
birinc
pirinç
biriqandin
parlatmak
biriqîn
parlamak
birîn
biçki
birîn
biçmek
birîn
kırkmak
birîn
kesmek
birîn
yara
birîn bûn
yaralanmak
birîn kirin
yaralamak
birîndar
yaralı
birîndarbûn
yaralanmak
birînî
kesik
birînsaz
cerrah
birk
havuz
birmût
enfiye
biroj
gündüzün
birojî
oruçlu
birq
elektrik
birq
parıltı
birq
şimşek
birq
yıldırım
birqgir
paratoner
birqiye
nota
birqiye
telgraf
birû
kaş
birûdan
şımarık
birûmet
onurlu
birûmet
saygı değer
birûsk
şimşek
birûsk
yıldırım
birûsk vedan
şimşek çakmak
birûske
flaş
biryar
karar
biryardar
kararlı
biryardarî
kararlılık
biryarname
kararname
biryarstandin
karar almak
biryarwergirtin
karar almak
bisam
parsel
bisemt
ihtiyatlı
biser heşê xwe ve hatin
akıllanmak
biser heşê xwe ve hatin
aklı başına gelmek
biserbestî
serbestçe
biserê xwe
başlı başına
biserê xwe
yalnız başına
biserîkirin
başgöz etmek
biserîkirin
evlendirmek
biserûber
doğru düzgün
biserûber
düzenli
biserûber
düzenli ve planlı
biserûber
sistemli
bisêhr
sihirli
bisî
gölgeli
bisînor kirin
sınırlamak
bisîre
koruk üzüm
bisk
zülüf
bisond
yeminli
bist
ızgara
bist
an
bist
kavurma sacı
bist
şiş
bistek
bir an
bisûd
yararlı
bişahî
eğlenceli
bişaşik
sarıklı
bişav
meşrubat
bişavtin
asimilasyon
bişavtin
asimile etmek
bişavtin
eritmek
bişemate
gürültülü
bişev
geceleyin
bişewat
ateşli
bişewat
yakıcı
bişêwirîn
danışıklı
bişik
şüpheli
bişirîn
gülümsemek
bişirjawî
layıkıyla
bişîfa
şifalı
bişîfre
şifreli
bişîr
sütlü
bişîrêz
zamklı
bişkaftin
sökmek
bişkivîn
açılmak
bişkivîn
çiçek veya tomurcuk açmak
bişkivîn
sökülmek
bişkivîn
tomurcuklanmak
bişkoj
düğme
bişkok
düğme
bişkok
tomurcuk
bişkoka kehrebê
elektrik düğmesi
bişûjin
çuvaldızın büyüğü
bitaybetî
özellikle
bitebat
sabırlı
bitebat
sebatkar
bitemz
lehimli
bitene
taneli
bitenê
sadece
bitenê
yalnızca
bitenêa xwe
yalnız başına
biteqezî
acil olarak
biteqezî
mutlaka
biteraş
traşlı
biteraz
dengeli
biteşe
biçimli
biteşqele
telaşlı
bitews
hızlı
bitewş
dengeli
bitim
bıtım ağacı
bitim
yabani fıstık
bitir
azgın
bitir
benzerlerine göre gelişmiş
bitir
çok gelişmiş hayvan yada bitki
bitir bûn
azgınlaşmak
bitirbûn
azgınlaşmak
bitirs
korkulu
bitoq
dehşetli
bitûn
bütün
bitûn kirin
bütünlemek
bitûnî
bütün olarak
bitûnî
bütünlük
biv
cız
biv
çocuklar için tehlikeli
biv
tehlike (çocuklar için kullanılır)
bivac
mantıklı
bivac
tutarlı
bivebirî
kesinlilik
biveguhêzî
aktarmalı
bivê nevê
ister istemez
bivê-nevê
ister istemez
bivê-nevê
mutlaka
bivê-nevê
zorunlu olarak
bivên
iradeli
bivir
balta
bivir lêdan
baltalamak
biwate
manalı
biwesp
kaliteli
biwêj
deyim
biwêj
tabir
biwêj
terim
biwêjên paş daçek
art edat
biwêre
azimli
biwijdan
vicdanlı
bixapîne
yanıltmak
bixawên
faziletli
bixawên
onurlu
bixelî
kotra
bixelî
yelkenli
bixemlîne
süsletir
bixenqîna
boğdurmak
bixeter
tehlikeli
bixêr
hayırlısı
bixêr be
hayırlı olsun!
bixêrî
baca
bixêrî
şömine
bixêz
çizgili
bixurîne
kaşındir
bixurtî
zor yoluyla
bixwe
yiyecek
bixwedê
vallahi!
bixwestek
istekli
bixweş kayî
güzellikle
bixweş kayî
iyilikle
bixwîn
kanamalı
bixwîn
kanlı
bixwîne
okutmak
biyanî
ecnebi
biyanî
yabancı
biyom
uğurlu
biz
büyük yorgan ignesi
bizagonî kirin
yasallaştırmak
bizanayî
bilerek
bizane)
bilimsel bilgi
bizane)
bilmek
bizav
akim
bizav
aksiyon
bizav
etkinlik
bizav
eylem
bizav
faaliyet
bizav
hareket
bizav
tepki
bizdandin
korkutmak
bizdandin
ödünü kopartmak
bizdandin
ödünü patlatmak
bizdin
korkmak
bizdîn
ödü kopmak
bizdonek
ödlek
bizehmet
zahmetli
bizêv
hareket halinde
bizêv
hareketli
bizêv
tahrik edilmiş
bizin
keçi
bizir
bezir
bizir
bezir yağı
bizir
küçük tohumlar
bizirx
zırhlı
bizivîn
cesaretlenip harekete geçmek
bizivîn
hareketlenmek
bizivîn
kımıldamak
bizm
gem
bizmar
çivi
bizmar kirin
çivilemek
bizmare
nasır
bizmik
gem
bizmik
gemcik
bizmik
süt emmelerini engellemek için kuzulara takılan gem
bizor
zorla
bizot
kor
bizûz
güve
bî
dul
bî
söğüt ağacı
bîber
biber
bîbik
göz bebeği
bîbok
gözbebeği
bîdar
uyanık
bîftek
biftek
bîhok
ayva
bîj
piç
bîjî
kılçık
bîjî
piç
bîladî
yerli
bîladî
yöresel
bîlanço
bilanço
bîme
sigorta
bîmeya civatî
sosyal sigorta
bîmeya kaliyê
ihtiyarlık sigortası
bînanî
benzer
bîner
izleyici
bîner
seyirci
bîr
bellek
bîr
bilinç şuur
bîr
dimağ hafıza
bîr
hafıza
bîr
kuyu
bîr
şuur
bîr
zihniyet
bîr hatin
anılmak
bîr kirin
unutmak
bîr ve çûn
bayılmak
bîranîn
anı
bîranîn
anma
bîranîn
hatıra
bîrawend
mezkur
bîrawend
sözü edilen
bîrayî
zihinsel
bîrbir
balığ
bîrbir
bilinçli
bîrbir
ergen
bîrbir
reşit
bîrbir
yetkin
bîrdarî
abide
bîrdarî
anıt
bîrdoz
ideoloji
bîrdoziyî
ideolojik
bîrdozî
ideoloji
bîrdozî
ideolojik
bîre
bira
bîrewer
aydın
bîrewer
bilinçli
bîrewer
yetkin
bîrewer bûn
bilinçlenmek
bîrewer kirin
bilinçlendirmek
bîrexane
birahane
bîrî
zihni
bîrkor
unutkan
bîrname
anı yazısı
bîrname
muhtıra
bîrok
unutkan
bîrokrasî
bürokrasi
bîrov
sedef hastalığının ilacı olan şifalı ot
bîrove
sedef hastalığı
bîrûbawerî
zihniyet
bîryar
karar
bîryar dan
karar vermek
bîryar dan
kararlaştırmak
bîryara bendî kirine
tutuklama kararı
bîryara bendî kirinê ya paşpênî
gıyabi tutuklama kararı
bîryara çav
göz kararı
bîryarname
kararname
bîsk
kısa an
bîsk
lahza
bîska din
biraz önce
bîst
yirmi
bîstan
bostan
bîstekê
bir saniye
bîstem
yirminci
bîşe
çalılık
bîşeng
salkım söğüt
bîşî
bir tatlı türü
bîşî
çok ağaçlı ve çok dikenli yer
bîşî
orman
bîzdoz
ideoloji
blok
blok
bo
için
bo çi
ne için?
bo nimûne
mesela
bo nimûne
örneğin
bobelat
facia
bobelat
facîa
bobelat
felaket
bobelat
kaza
bobelat
trajedi
boç
boynuz darbesi
boçik
izmarit
boçik
kuyruk
boçik
sigara izmariti
boçûn
düşünce
boçûn
görüş
bodek
budala
Bokan
İran’da bir Kürt kenti
boke
şecaat
bokenge
kokarca
bomba atomê
atom bombası
bombe
bomba
bombebarandin
bombalamak
bomik
alık
bomik
aval
bomik
avanak
bomik
şapşal
bone
münasebet. "bi boneya..." münasebetiyle..
bonfile
bonfile
bono
bono
boq
soğan gelinciği
boqije
ardıç kuşu
boqil
bacağın diz kapağı ile ayak topuğu arasındaki bölümü
boqil
baldır
bor
boz
bor
kır
bor
kızıl
borak
adak
borak
kurban
borandin
afetmek
borandin
affetmek
borandin
geçinmek
borandin
geçirmek
borandin
mazur görmek
boraq
adale
boraq
kurban
boraq danî
adak adamak
boraq kirin
kurban kesmek
borek
börek
borî
boru
borî
geçen
borî
geçmiş
borîjen
borazan
borîjen
boru çalan
borîn
geçmek
borînxwestin
özür dilemek
borse
borsa
boruya naqosê
çan kulesi
bosî
buhur
bosîn
süt veya yoğurdun sıcaktan katılaşması fiili
bost
karış
boş
bol
boş
fazla
boş
geniş (alan)
boş
gür
boşahî
bolluk
boşahî
gürlük
boşî
bolluk
bot
fetiş
bot
oluk
bot
oluk biçiminde oyulmuş uzun ağaç
bot
put
bote
pota
botji xwe re kirin bot
fetişleştirmek
boxe
boğa
boyax
boya
boyax kirin
boyamak
boyaxa avî
suluboya
boyaxkar
boyacı
boyaxkirin
boyamak
boyaxvan
boyacı
boyî
için
boykot
boykot
boz
boz
boze
boza
Brîtanya
Britanya
brûsk
şimşek
brûsk
telgraf
brûsk
yıldırım
brûskvedan
şimşek çakması
buha
değer
buha
fiyat
buhartin
geçirmek
buhurîn
geçmek
buhurîn
zamanı geçmek
Bulxar
Bulgar
Bulxaristan
Bulgaristan
buruntî
tapu
buruntî kirin
tapulamak
buxçik
bohça
buxik
böcek
buxik
haşarat
buxtan
iftira
buxtan kirin
iftira etmek
bû
düğün
bûcî
enik
bûçû
düğün alayı
bûdele
budala
bûfe
büfe
bûjen
madde
bûjen
malzeme
bûjen
materyal
bûjenî
maddi
bûjî
buji
bûk
gelin
bûk
maket
bûk
oauncak bebek
bûka baranê
gökkuşağı
bûka berfê
kardanadam
bûkanî
gelinlik
bûkik
arpacık
bûkoke
kukla
bûl
kambur
bûl bûn
kambur olmak
bûlwar
bulvar
bûm
baykuş
bûn
olmak
bûn
varlık
bûn sedem
neden olmak
bûnewer
canlı
bûnewer
yaratık
bûnewerî
varoluş
bûra
kayın birader
bûra
kayınbirader
bûrîn
böğürmek
bûrs
burs
bûse
pusu
bûtik
bağ evi
bûut
boyut
bûye
hasıl
bûye
olan
bûyen
fenomen
bûyer
olay
bûyî
doğmuş
bûyî
hasıl
bûyî
olan
bûyîn
olmak
bûyîn
varlık
c
Kürt alfabesinin üçüncü harfi
cabarandin
kaynaştırmak
cabarîn
kırık bir şeyin (cam
cabarîn
kemik) kaynaşması
cacim
işlemeli kilim
cacim
yatak örtüsü
cacir
ceviz içi bal karışımı bir yiyecek
cacir
ceviz içinin dövüldükten sonra balda kaynatılmasıyla elde edilen yiyecek
cahş
hain
cahş
işbirlikçi
cahş
sıpa
came
elbise
came xew
uyku tulumu
camedan
elbiselik
camedan
gardrop
camedan
vestiyer
camedar
vestiyerci
camêr
centilmen
camêr
cömert
camêr
mert
camêrî
mertlik
camid
nesne
camid
obje
camidî
nesnel
camidî
objektif
camûs
manda
can
can
canbaz
akrobat
canbaz
alım ve satımda hile ve sahtekarlık yapan kimse
canbaz
cambaz
canbaz
hayvan alım satımcısı
canbaz
hayvan alım ve satımı ile uğraşan kişi
canberî
karides
candar
canlı
candarîtî
animizm
canecan
içten
canecan
samimi
canega
tosun
canfes
halis ipekten dokunan kumaş
canfîda
fedaî
canfîda
serdengeçtî
cangorî
fedai
cangorî
şehit
canhêştir
zürafa
canik
canan
canî
tay
cankûş
hıristiyanları kiliseye çağıran kimse
car
kat
car
kez
car
misli
car
sefer
car caran
arada sırada
cara paşîn
son defa
cara pêşîn
ilk defa
cara yekem
ilk defa
caran
arada bir
caran
bazen
carandin
yinelemek
carcim
yatak örtüsü
cardin
yeniden
cardin
yine
carek din
bir daha
carek din
bir dahaki sefere
carinan
ara sıra
carinan
bazen
caris
kötü laf
caris
küfür
cariye
halayık
carî
tekrar
carî kirin
tekrar etmek
carna
arada bir
carna
bazen
carnan
arada bir
carnan
bazen
carû
sıva
carûd
kül küreği
carûd
kül ve toz küreği
catir
kekik otu
catir
mercanköşk
catirî
kekik otu
catirî
mercankök
caw
bez
caw
kumaş
caw
tekstil
cawbir
makas
cawî
elti
cawîdan
ebedi
cawîdan
sonsuz
cawker
bez dokuyucusu
cawker
tekstil dokumacısı
cax
korkuluk
cax
tahta veya demir korkuluk
caxik
ızgara
cazû
cadı
cazû
kurnaz veya hileci kadın
ce
arpa
ceban
dönek
ceban
mezarlık
cebar
kırık çıkıkçı
cebar
kırıkçı
cebil
harç
cebilxane
cephane
cebirandin
kırık ve çıkıkları kaynaştırmak
cebirîn
kaynaşmak
cebirxane
cephane
cedel
tartışma
cedew
hayvan omuzunda meydana gelen yara
cedew
nasır
cefen
fabl
ceh
arpa
cehdasî
taneleri arpaya benzeyen daha küçük bir bitki
cehimîn
defolmak
cehimîn
gebermek
cehşik
sıpa
cehşik
toy
cehter
kekik
cehter
kekik otu
cehzeran
arpaların sararma zamanı
cehzeran
haziran ayı
cejn
bayram
cejna neteweî
milli bayram
cejnane
bayramlık
cejnî
bayramlık
celab
hemcinslerini pusuya düşürmekte kullanılan kuş
celad
cellat
celaqî
iyice koyulaşıncaya kadar kaynatılan pekmez
celeb
biçim
celeb
kesime götürülen koyun sürüsü
celeb
tarz
celeb
tür
celebdar
koyun taciri
celebdar
koyun ticaretiyle uğraşan kimse
celew
gem
cem
Alevi ayini
cem
bir kimsenin ya da bir şeyin yanı
cem
büyük sepet
cem
iki denkten biri
cem
nezd
cem
yan
cem
yanında
cem
yükün bir tarafı
cemawer
ahali
cemawer
kitle
cemciqandin
çalkalamak
cemciqandin
sıvıları karıştırmak
cemed
buz
cemed
don
cemedanî
bir tür sarık
cemidandin
dondurmak
cemidî
donmuş
cemidîn
donma
cemidîn
donmak
cemik
sırtta veya omuzda taşınan torba ya da çanta
cemser
kutup
cenan
sebze yetiştiricisi
cenanî
sebze yetiştiriciliği
cenbelî
içimi sert tütün
cencere
düven
cendek
ceset
cendek
leş
cendere
dokumaları parlatmakta kullanılan bir alet
cendere
sıkma makinası
cendirme
jandarma
ceng
harp
ceng
muharebe
ceng
savaş
cengawer
savaşçı
cengawer
savaşkan
cengene
çingene
cengene
her türlü edepsizliği yapmaktan kaçınmayan kimse
cengîn
savaşmak
cengkeştî
savaş gemisi
ceqin
bir günlük yürüyüşle alınan mesafe
cer
küp
cer
vida
cer kirin
vidalamak
cerb
deney
cerbader
tornavida
cercer
çırçır
cerd
baskın
cerd
birlik
cerd
büyük baskın
cerd
büyük saldırı
cerd
müfreze
cerd
saldırı
cerde
korsan
cerde
şaki
cerdel
kova
cerg
karaciğer
cerge
daire
cerge
halka
cergebez
üzerine iç yağı sarılarak şişe takılan ve ateşte kızartılan ciğer
cergewî
daire gibi
ceribandin
denemek
ceribandin
sınamak
ceribandin
tecrübe etmek
ceribîn
denenmek
ceribîn
sınanmak
ceribîn
tecrübe edilmek
ceriye
tahtadan yapılan küçük pres
ces
alçı
cew
kırkma makası
cew
kırpma makası
cew kirin
kırkmak
cewdik
su matarası
cewenke
matara
cewêlek
lumpen
cewêlek
lümpen
cewî
çam sakızı
cewr
büyük balık
cewrik
enik
cewtik
deri el çantası
ceynik
favori
ceynik
şakak
ceza
ceza
cezayê giran
ağır ceza
cezayê mirinê
ölüm cezası
cezayê pereyî
para cezası
cezayê sermedî
müebbet hapis cezası
cezayê sivik
hafif ceza
cezayê zîndan ê
hapis cezası
cezwe
kahve cezvesi
cênig
favori
cênig
şakak
cênik
favori
cênik
şakak
cêrifk
saplı süpürge
cêwî
ikiz
cêwtik
deri kese
cêz
cihaz
cêz
çeyiz
cêz
hububat yığını
cibil
züğürt
cigur
bir mesire günü
cih
mekan. \"di cih de\" uygun
cih
üzgünüm
cih
yer
cih
yerinde. \"Di cih de çû!\" Hemen gitti. \"Cihê daxê ye.\" maalesef
cihaz
çeyiz
cihê
ayrı
cihê
değişik
cihê
farklı
cihê bûn
ayrılmak
cihê şanaziyê
onur verici
cihêgirtin
tecrit etmek
cihêl
cahil
cihêreng
değişik
cihêreng
farklı
cihêreng
özgün
cihêtî
ayrılık
cihêtî
değişik
cihêtî
değişiklik
cihêtî
farklılık
cihû
yahudi
Cihû
Yahudî
cij
küçük çocuklara tehlike uyarısı
cil
elbise
cil
giysi
cil lê kirin
giydirmek
cil li xwe kirin
elbise giyinmek
cilbend
klasör
cildank
elbise dolabı
cildank
elbiselik
cildank
gardrop
cilq
çürük
cilşok
çamaşırhane
cilwe
kur
cilwe kirin
kur yapmak
cimciqandin
ağzına kadar doldurmak
cin
cin
cinaq
lades
cinaq
lades kemiği
cinawir
canavar
cinawir
yırtıcı hayvan
cincilandin
durulamak
cincilî
duru
cincilî
durulmuş
cincilî
saf su
cincilîn
durulmak
cindê
azize
cindê
güzel
cindî
alımlı
cindî
aziz
cindî
her şeyin güzel ve alımlısı
cindî
yakışıklı
cineh
ucu kalın sopa
cinêkirin
pamuk toplamak
cinên
küçük bahçe
cinên
sebze bahçesi
cingal
büyük orman
cinûs
lanetli kişi
cinûs
melanet
cinûsî
lanetli
cinûsî
melûn
cir
görüşüp konuşma
cir
sohbet
cird
büyük fare
cirik
çırçır makinası
cirîd
atla oynanan bir oyun
cirîd
cirit
cirk
merhem
cirm
cereme
cis
kireç
cisane
kireç ocağı
civak
heyet
civak
kurul
civak
meclis
civak
toplum
civakî
sosyal
civakî
toplumsal
civaknas
sosyolog
civaknasî
sosyoloji
civakparêz
toplumcu
civandin
biriktirmek
civandin
toplamak
civat
cemaat
civat
heyet
civat
kurul
civat
meclis
civat
topluluk
civat
toplum
civata dagerî
denetleme kurulu
civata neferma
sivil toplum
civata neteweî
millet meclisi
civata şarevaniyê
belediye meclisi
civata wezîran
bakanlar kurulu
civata wezîran
kabine
civatgeh
toplantı yeri
civatî
içtimai
civatî
toplumsal
civatnas
toplumcu
civatnasî
sosyoloji
civatnasî
toplum bilim
civîn
birikmek
civîn
içtima
civîn
toplanmak
civîn
toplantı
civîna çapemeniyê
basın toplantısı
ciwan
genç
ciwan
güzel
ciwan
yakışıklı
ciwan bûn
gençleşmek
ciwanik
bayan
ciwanik
hanım
ciwanik
hanımefendi
ciwanî
gençlik
cixare
sigara
cixaredank
sigaralık
cixirandin
kışkırtmak
cixirandin
tahrik etmek
cixirîn
tahrik olmak
cixiz
mızıkçı
ciyawaz
ayrı
ciyawaz
değişik
ciyawaz
farklı
ciyawaz
farklı imtiyazlı
ciyawaz
ihtilâf
ciyawazî
ayrılık
ciyawazî
farklılık
ciyawazî
ihtilâf
cî
makam
cî
yer
cîderk
mahreç
cîger
ciğer
cîgeyî
yerel
cîgir
vekil
cîh
makam
cîh
yer
cîh anîn
ifa etmek
cîh anîn
infaz etmek
cîh anîn
yerine getirmek
cîh dîtin
yer bulmak
cîh kirin
istihdam etmek
cîh kirin
yerleştirmek
cîh tijî kirin
yerini doldurmak
cîhan
âlem
cîhan
cihan
cîhan
dünya
cîhan
evren
cîhangîr
fatih
cîhanî
dünyalı
cîhaz
aygıt
cîher
bir eşyanın gideceği yer
cîhgir
yedek
cîhyê bilind
yüksek yer
cînar
komşu
cînav
adıl
cînav
zamir
cînavên kesîn
şahıs zamirleri
cînavên xwedanî
mülkiyet zamirleri
cînavk
adıl
cînavk
zamir
cîran
komşu
cîrantî
komşuluk
cîraz
gizli yer
cîwar
bölge
cîwar
dolay
cîwar
etraf
cîwar
mekan
cîwar
yöre
co
ark
co
kanal
co
mecra
cobar
dere
cobir
dana burnu
coh
kanal
cohnî
dibek
cok
ark
cok
kanal
col
heterojen
col
karışık
col
sürü
colandin
sallanmak
colane
salıncak
Coleke
Yahudi
Colemerg
Çölemerik
Colemerg
Hakkari
coleq
yarıcı
comerd
bonkör
comerd
cömert
comerd
tok gözlü
computer
bilgisayar
computer
computer
conega
dana
conega
tosun
coq
ur
coqîn
sadme
coş
coşku
coş
galeyan
coşandin
coşturmak
coşdarî
coşkunluk
coşî
coşku
coşî
heyecan
coşîn
coşmak
coşîn
galeyana gelmek
coşîn
kaynamak
cot
çift
cot kirin
çift sürmek
cotbûn
çifteşmek
cotbûn
çiftleşme
cotik
ikiz
cotkar
çiftçi
cotkarî
çiftçilik
cotkirin
çift sürmek
coxîn
harman
Coxînan
Haziran ayı
cozan
falçata
cozerdan
arpaların sararma zamanı
cozerdan
haziran ayı
cuda
ayrı
cuda
farklı
cudahî
farklılık
cudaxwaz
ayrılıkçı
cudayî
ayrılık
cudayî
değişiklik
Cudî
Cudi dağı
Cudî
efsanevi Kürt dağı
culbe
fig bitkisi
culiq
hindi
cunûtin
ıslak toprak
cur bi cur
türlü türlü
cure
bodur
cure
çeşit
cure
tür
cureyîn
özgül
curn
kurna
curn
küvet
curn
yalak
cuwar
yem torbası
cuzdanê bersê
hesap cüzdanı
cûbirk
cırcır böceği
cûda
değişik
cûda bûn
farklılaşmak
cûdabûnî
farklılık
cûdakarî
ayrılıkçılık
cûdayî
ayrılık
cûdayî
değişiklik
cûdayî
farklılık
cûm
sakız
cûmik
dokuma tezgahı
cûmikker
dokumacı
cûmikker
tekstilci
cûmikkerî
dokumacılık
cûmikkerî
tekstilcilik
cûn
kurşuni (renk)
cûn
maviye çalan beyaz
cûrbicûr
çeşit çeşit
cûrbicûr
türlü türlü
cûre
nevi
cûre
tür
cûre
türlü
cûre andin
sınıflandırmak
cûrnik
kar sularının biriktiği kaya üstü çukurcuklar
cûtin
çiğnemek
cûz
cüz
cûz
kısım
cûz
Kur-an’ın bölümleri
ç
Kürt alfabesinin dördüncü harfi
çadir
çadır
çak
iyi
çak
iyi hoş
çakbîn
hoşgörülü
çakbîn
iyimser
çakbîn
optimist
çakbûn
hoşörülü
çakbûn
iyimser
çakêt
ceket
çaktir
âlâ
çakûç
çekiç
çal
çukur
çal
kuyu
çal kirin
gömmek
çalab
çalab
çalabî
çelebi
çalak
aktif
çalak
atılgan
çalak
atik
çalak
çevik
çalak
etkin
çalak
eylemci
çalak
faal
çalakdar
eylemci
çalakî
aktivite
çalakî
etkinlik
çalakî
eylem
çalakî
faaliyet
çalav
fosseptik çukuru
çalik
girinti
çalik
küçük çukur
çalkandin
çalkalamak
çalkirin
gömmek
çam
çam
çameçar
ister istemez
çameçar
mecburen
çan
çan
çand
kült
çand
kültür
çande
kültür
çandeyar
kültürlü
çandeyarî
ekili
çandeyarî
kültürel
çandin
ekim
çandin
ekin ekmek
çandin
ekmek
çandin
fidan vb. sebze dikmek (ekmek)
çandin
hasat
çandin
tarım
çandinî
tarım
çandinî
tarımsal
çandinî
ziraat
çandinî
zirai
çandiyar
tarımcı
çandiyar
ziraatçı
çandî
kültürel
çankoç
kilise çanı
çankûş
Hıristiyanları
çankûş
kiliseye gitmelerini sağlamak için kapılarını çalarak ya da seslenerek uyandıran kimse
çankûş
zangoç
çanqil
çengel
çanqil
kanca
çanqol
çengel
çanqol
kanca
çanqol kirin
çengellemek
çap
basım
çap
baskı
çap
bir hububat ölçüsü
çap
matbacılık
çap kirin
basmak
çapbûn
basılmak
çapdêrî
basın-yayın
çapemenî
basın
çapemenî
basın-yayın
çaper
printır
çaper
yazıcı
çapger
matbaacı
çapgêrî
basın-yayın
çapkirin
basmak
çaplûkî çûn
emeklemek
çaplûs
dalkavuk
çaplûs
yaltakçı
çaplûsî
yaltaklık
çaplûsî kirin
yaltaklanmak
çapxane
basımevi
çapxane
matbaa
çar
dört
çarax
çarık
çarbûn
meydana gelmek
çarbûn
oluşmak
çarçek
silahşör
çarçek
tepeden tırnağa silahlı kişi
çarçik
kare
çarçîk
bataklık
çarçove
çerçeve
çarçove kirin
çerçevelemek
çardar
tabut
çardax
çardak
çarder
kapı çerçevesi
çarder
kapı çevçevesi
çarder
kapının takıldığı kasa
çare
çare
çare dîtin
çare bulmak
çarem
dördüncü
çarenîn
kaçınılmaz
çarenûs
akubet
çarenûs
alınyazısı
çarenûs
kader
çarenûs
yazgı
çareser
çözüm
çareser
imkan
çareser kirin
çözmek
çareserbûn
çözülmek
çareserî
çözüm
çareserkirin
çözmek
çariçî
kente götüren ve orada kesip satan kimse
çariçî
köylerden azar azar koyun satın alıp
çarik
kadın çarşafı
çarîn
dörtlük
çarkirin
meydana getirmek
çarkoşe
dört taraf
çarkoşe
dörtgen
çarmedor
dört taraf
çarmedor
etraf
çarmend
dörtlü
çarmêrkî
bağdaş
çarmêrkî
bağdaş oturma şekli
çarmix
çarmıh
çarnikar
dört taraf
çarnikar
dörtgen
çarpê
dört ayaklı
çarpêkî
dört ayaklı olarak
çarpîne
kaypak
çarpîne
mecazi anlamda döenek
çarşem
çarşamba
çarşev
çarşaf
çarşev
nevresim
çarşî
çarşı
çartıl
tırmık
çartag
yüksek eyvan
çartaq
çardak
çartek
dört dörtlük
çarwe
parmaklara takılarak çalınan araç
çarwe
raks edenlerin parmaklarına taktıkları madeni parçalar
çarwe
zil
çaryek
çeyrek
çatarê
yol ayrımı
çav
göz
çav beloq
patlak gözlü
çav berdan
göz dikmek
çav berdan
göz koymak
çav birçî
aç gözlü
çav gewher
çakır göz
çav miçandin
göz yummak
çav pê ketin
gözüne ilişmek
çav têr
tok gözlü
çavbeloq
patlak gözlü
çavberdan
göz koymak
çavbirçî
aç gözlü
çavdamilandin
göz kapamak
çavdêr
gözcü
çavdêr
gözetleyici
çavdêr
gözlemci
çavdêrî
gözlem
çavdêrî
izlenim
çavdêrxane
gözetim evi
çavdêrxane
gözetimevi
çavdêrxane
gözlemevi
çavengî
cimrilik
çavfireh
cömert
çavfireh
eli açık
çavgeş
dostça bakış
çavhebîn
nazik
çavik
lens
çavinî
nazar
çavinî kirin
nazar etmek
çaviya bilêtan
bilet gişesi
çavî
bölme
çavî
bölüm
çavî
gişe
çavî
göze
çavî
gözenek
çavî
hücre
çavînîbûn
nazara gelmek
çavînîkirin
nazar etmek
çavînok
kem göz sahibi
çavkanî
kaynak
çavkanî
kaynakça
çavlêbûn
gözetlemek
çavlêbûn
gözü olmak
çavlêgerandin
gözden geçirmek
çavmark
kuşkonmaz
çavnebar
kıskanç
çavnebarî
çekememezlik
çavnebarî
kıskançlık
çavnêr
gözetleyici
çavnêr
gözlemci
çavnêrî
gözetim
çavnêrî
gözetlemek
çavnêrî
gözlem
çavnêrî
nezaret
çavnifş
kıskanç
çavnifşî
kıskançlık
çavpêketin
gözüne ilişmek
çavpêketin
ropörtaj
çavqîçkirin
göz kırpmak
çavqurcandin
göz kırpmak
çavreşî
garaz
çavreşî
kıskançlık
çavsivik
hor gören
çavsor
gözü kan bürümüş kişi
çavsor
zalim
çavsorî
hırs
çavsorî
tutku
çavşikên
korkutucu
çavşkestî
yılgın
çavşûjin
çekik gözlü
çavteng
cimri
çavteng
pinti
çavtengî kirin
kıskanmak
çavtêr
cömert
çavtêr
tok gözlü
çavtirsandin
gözünü korkutmak
çavtirsyayî
çekingen
çavtirsyayî
gözü korkmuş
çavzêlk
meraklı
çavzêlk
yumuk gözlü
çavzîq
bön
çaw
çubuk
çaw
yaş ağaç
çawa
nasıl
çawa
nasıl?
çawa be
nasılsa
çawahînî
nitel
çawanî
nitelik
çawîş
çavuş
çax
çağ
çax
dönem
çax
vakit
çaxa navîn
orta çağ
çaxa nêzik
yakın çağ
çaxa nû
yeni çağ
çaxa pêşîn
ilk çağ
çay
çay
çaydank
çaydanlık
çayger
çaycı
çayxane
çay evi
çayxane
çayevi
çehre
çehre
çehre
sima
çek
çek
çek
lbise
çek
silah
çek
üniforma
çek
zırh
çek danîn
mütareke
çek danîn
silah bırakmak
çekbend
yelek
çekdar
militan
çekdar
silahşör
çekem
ardıç
çekû
ibare
çekû
iki yüz elli kiloya eşit odun
çel
kırk
çelak
ucu çengelli değnek
çelefîk
çene kemikleri
çelem
kırkıncı
çelem girtin
lades tutuşmak
çeleme
lades kemiği
çeleme
lades oyunu
çeleng
atik
çeleng
cesur
çeleng
çelenk
çeleng
görkemli
çeleng
güçlü ve hızlı yürüyen kimse
çeleng
yakışıklı
çelik
civciv
çelik
yavru
çelitandin
sıyırmak
çelitîn
bir şeyin kabuğunun soyulması
çelitîn
sıyrılmak
çelîg
çelik
çelpandin
şaklatmak
çelpîn
şapırdamak
çelpîn
şapırtı
çelqandin
çalkalamak
çelqîn
çalkalanmak
çelt
sıyrık
çeltik
omuz çantası
çeltûk
çeltik
çelûs
ısrarcı
çelûs
çok soru soran
çelûz
çok soru soran ve sorusunda ısrar eden kimse
çelziman
çok konuşan
çelziman
geveze
çem
ırmak
çem
çay
çem
çolak
çem
nehir
çemandin
bikmek
çemandin
bükmek
çemandin
eğmek
çember
çember
çembil
kaplara ve diğer şeylere takılan kulp
çembil
kulp
çembil
sap
çemçik
kepçe
çemçîr
küçük taneli
çemçîr
siyah renkli bir üzüm türü
çemçûr
bağ böceği
çemçûr
yaprak biti
çemçûs
cimri
çemçûs
pinti
çemîhanî
dutluk
çemîn
bükülmek
çemîn
eğilme
çempal
büyük yük üzerine konan küçük yük
çempal
ek yük
çen
çene
çenberî
binek arabası
çenbil
kulp
çençûz
cimri
çend
birkaç
çend
birkaç. \"çend zarok.\" birkaç çocuk
çend
kaç
çend roj berê
bir kaç gün önce
çendaniyî
nicel
çendanî
nicelik
çendek
birkaç
çendekek berê
bir süre önce
çendemî
uzun süreli olmayan
çendînî
nicelik
çenebaz
geveze
çenebazî
gevezelik
çeng
arp
çeng
avuç
çeng
harp
çeng
kulaç
çeng kirin
avuçlamak
çengal
çengel
çengal
kanca
çengal kirin
çengellemek
çengî
dansöz
çengî
rakkase
çente
çanta
çente dest
el çantası
çente pelikan
evrak çantası
çentik
çentik
çentik
el çantası
çep
sol
çep
solak
Çepaxçûr
Bingöl
çepek
sapa
çepel
kirli
çepel
pis
çepel
pislikten kendini sakınmayan kimse
çeper
çeper
çeper
mevzi
çeper
siper
çepgir
solcu
çepik
alkış
çepik hatin lêdan
alkışlanmak
çepik lêdan
alkışlamak
çepiklêdan
alkışlamak
çepil
dirsek ile omuz arası kısmı
çepil
kol
çepil
kolun dirsekle omuz arasındaki bölüm
çepok
solak
çeprast
çapraşık
çeprast
çapraz
çeprastî
çapraşıklık
çeprastî
çaprazlama
çeq
bileşke
çeqçeqok
değirmen taşının ayar çubuğu
çeqçeqok
mantar tabancası
çeqel
çakal
çeqene
sedir ağacına benzer bir ağaç
çeqilandin
ayıklamak
çeqilîn
ayıklanmak
çeqîn
çatırdama
çeqîn
çatlama sesi
çeqîn
patlama
çeqmeq
çakmak
çeqûber
yarı otomatik
çerçî
çerçi
çerçî
kentlerden eşya alıp köylerde satan kimse
çerez
çerez
çerez
lezzetli yemekler
çerixîn
kendi ekseni etrafında dönmek
Çerkez
Çerkez
Çerkezî
Çerkezce
çerm
cilt
çerm
deri
çermesor
kızılderili
çermik
zar
çermsor
Kızılderili
çerx
burç
çerx
çark
çerx
dönence
çerx
döngü
çerx
kalem tıraşı
çerxa bêsûd
kısır döngü
çerxa bêweç
kısır döngü
çerxe
tekerlek
çerxefelek
dönme dolap
çerxetûn
tava
çerxî
beş kuruş
çerxwan
çarkçı
çesp
rabt
çespandin
ispat etmek
çespandin
raptetmek
çespandin
saptamak
çespik
raptiye
çespîn
rapt olunmak
çeşnet
çeşit
çeşte
çeşit
çetare
ipekli elbise
çete
çete
çeteger
çeteci
çetel
çatal
çetel bûn
çatallanmak
çetevan
çeteci
çetin
çetin
çetir
daha iyi
çetir
paraşüt
çetir
tercih edilir
çetirbaz
paraşütçü
çetrefîl
çetrefil
çewal
çuval
çewder
çavdar
çewênder
şeker pancarı
çewlîg
ırmak dirseklerindeki alüvyonlu toprak
çews
baskı
çewsan
baskı
çewsandin
baskı yapmak
çewsandin
ezmek
çewsandin
kasmak
çewsandin
sıkıştırmak
çewsandin
sıkmak
çewsandin
sindirmek
çewsax
körlere kılavuzluk yapan kişi
çewsîner
baskıcı
çewsîner
zorba
çewt
çarpık
çewt
yanlış
çewtî
yanılgı
çewtî
yanlışlık
çexer
ayak
çexer
yolda herhangi bir şeyin bıraktığı iz
çê
iyi
çê bûn
düzelmek
çê bûn
meydana gelmek
çê bûn
olmak
çê bûn
oluşmak
çê bûn
vücut bulmak
çê kirin
iyileştirmek
çê kirin
yapmak
çêbuwar
suni
çêbuwar
yapay
çêbûn
düzelmek
çêbûn
olmak
çêbûn
oluşmak
çêbûnî
oluş
çêj
lezzet
çêj
tat
çêj
zevk
çêj jê derxistin
tadını çıkarmak
çêj kirin
çeşni
çêj kirin
tadına bakmak
çêj kirin
tatmak
çêjandin
tatmak
çêjdar
leziz
çêjdar
lezzetli
çêjî
tat
çêjtin
çeşni
çêjtin
tadına bakmak
çêjtin
tatmak
çêker
tamirci
çêker
yapıcı
çêkirin
imal etmek
çêkirin
imalat
çêkirin
iyileştirmek
çêkirin
oluşturmak
çêkirin
onarmak
çêkirin
tamir etmek
çêkirin
yapmak
çêkirî
suni
çêkirî
yapılmış durumda olan
çêkirî
yapay
çêkirnoka zanistî
bilim kurgu
çêkirvan
imalâtçı
çêl
kaya
çêlek
inek
çêlik
civciv
çêlik
yavru
çêlik anîn
yavrulamak
çêlî
nesil
çêlî
yavru
çêlkirin
bahsetmek
çêlkirin
sözetmek
çênî
dilim
çênî
küçük et parçası
çênî
kuş yemi
çêr
küfür
çêr
sövgü
çêr kirin
küfretmek
çêr kirin
sövmek
çêrandin
otlatmak
çêrbaz
küfürbaz
çêre
ot
çêre
otlak
çêregeh
mera
çêregeh
otlak
çêreger
otlayan
çêrek
küfürbaz
çêrî hev kirin
sövüşmek
çêrîn
otlamak
çêrîn
otlanmak
çêrlêkirin
küfüretmek
çêrlêkirin
sövmek
çêrt
kuş dışkısı
çêtir
daha iyi
çêtir
ehven
çêtir dîtin
tercih etmek
çêtir dîtin
yeğlemek
çêtir girtin
tercih etmek
çêtir girtin
yeğlemek
çêtir kirin
daha iyi hale getirmek
çêtîkirin
parçalamak
çêyî
iyilik
çi
ne?
çi
ne. \"Çi bû?\" Ne oldu?
çi demî
ne zaman
çi heye ku
ne var ki
çi li me qewimîn
ne oldu bize
çi rind
ne güzel
çiçik
insan memesi
çift
çift
çiftexas
patiska
çik
dik
çik
köşe
çikal
çok zayıf hayvan
çikandin
ağaç
çikandin
direk vb. dikmek
çikandin
kurutmak
çikandin
suyu kesmek veya kurutmak
çikandin
suyun kurutulması ya da nefesin tüketilmesi
çikandin
suyunu kesmek
çikilî
dikili
çikilî
saplanmış
çikiyan
çeşmenin veya kuyunun suyunun kuruması nefesin kesilmesi
çiklandin
dikmek
çikot
cimri
çikrim
yere çakılan ya da dikilen ve dik duran herhangi bir şey
çiksayî
açıkmavi gök
çiksayî
bulutsuz
çil
kırk
çilag
tekstil
çilag
tekstilci
çilagî
tekstilcilik
çilanger
çilingir
çile
kış ve yazın en sert kırk günü
çilek
obur
çilek
pisboğaz
çilemîn
kırkıncı
çilfis
aşıran
çilfis
çırpan
çilfisandin
aşırmak
çilfisandin
yürütmek
çilizîn
eşya veya yiyecek dilenmek
çilizîn
otlanmak
çilîçilî
yarasa
çilk
damla
çilkav
su damlası
çilkîn
damlamak
çilm
sümük
çilmêre
sürgü
çilmêre kirin
sürgülemek
çilmisandin
pörsütmek
çilmisandin
soldurmak
çilmisî
solgun
çilmisî
soluk
çilmisîn
pörsümek
çilmisîn
solmak
çilmîsî
solgun
çilmîsîn
pörsümek
çilmîsîn
solmak
çilmo
sümüklü
çilo
nasıl?
çilo
yaprakları dökülmeden kesilen ağaç dalları
çilo
yaprakları dökülmeden kesilen ve daha sonra kurutulan ağaç yaprakları veya dalları
çiltûg
çeltik
çiltûg
kabuğundan soyulmamış pirinç
çilûr
sarkıt
çilvir
çılbır (yemek)
çima
neden
çima
neden?
çima
niçin
çima
niçin?
çima
niye
çiman
bir şeyin bir parçasının kesilmesi anlamında fiil
çimçîr
çocuk salıncağı
çimkî
çünkü
çin
sınıf
çinar
çınar
çinçînîbûn
sınıflaşma
çindik avêtin
çimdiklemek
çing kirin
fırlatmak
çingdan
fırlamak
çingîn
çınlamak
çingîn
şıngırdamak
çingul
bakraç
çingulîn
çökmek
çinîn
biçmek
çinîn
nakşetmek
çipborî
tüp
çipilandin
dal ve yapraklarını kesmek
çipizk
fiske
çipîsk
fiske
çiq
ağaç dalının uçlarındaki budak
çiqas
ne kadar
çiqas
ne kadar?
çiqil
dal
çiqinî
kabız
çiqinîbûn
kabız olmak
çir
yumuşak ve esnek şeyler
çira
çıra
çira
fanus
çira
fener
çira
lamba
çirandin
hallaçlamak
çirandin
mecazi anlamda palavra atmak
çirandin
yırtmak
çirax
çırak
çirb
yağlı yemekler
çirçîrok
masal
çirg
toprağı az olan taşlı arazi
çirik
çıkrık
çirikandin
hallaçlamak
çirikvan
hallaç
çirisîn
parıldamak
Çirî
Ekim-Kasım ayları
Çirî
ölüm haberi
çirîn
yırtılmak
çirîş
tutkal
çirîşî
tutkallı
çirîşî kirin
tutkallamak
Çirîya Paşîn
Kasım ayı
Çirîya Pêşîn
Ekim ayı
çirk
saniye
çirkîn
çirkin
çirp kirin
kırpmak
çirpî
yere dikilerek üzerine üzüm asmasının dallarının bırakıldığı çubuk
çirpîn
çırpmak
çirto virto
abuk sabuk
çirûsîn
parıldamak
çirûsîn
parlamak
çirûsk
kıvılcım
çirûsk
parıltı
çirvan
hallaç
çirxatkirin
değirmeni durdurmak
çişt
element
çiv
dolambaç
çiv
zikzak
çivan
kıvırmak
çivan
kaytarmak
çivanek
dolambaçlı
çivanek
viraj
çivdan
sıvışmak
çivgeh
dönemeç
çivîk
kuş
çivîk
serçe
çivok
dönek
çiya
dağ
çiyakêş
dağcı
çiyarêz
sıradağlar
Çiyayê Agirî
Ağrı Dağı
çiyayê agirîn
yanardağ
çiyayê Sîpanê
Süphan Dağı
çizirîn
sızmak
çîç
arı peteğinin her gözü
çîçek
çiçek
çîçekdank
çiçeklik
çîçî
iffet
çîçî
namus
çîk
kıvılcım
çîk
pırıltı
çîk
şey
çîk
yani anlamında sözcük
çîkolate
çikolata
çîl
çil
çîlan
elbisenin uzun kolu
çîlan
yen
çîle
çile
çîle
sıkıntı
çîle
yumak
çîle parêz
çilekeşçi
çîle parêzî
çilekeşçilik
çîleçep
dağlardaki zikzaklı ve dolambaçlı yol
çîleçep
zikzaklı dağ yolu
çîlekêş
çilekeş
çîlekêşî
acıcılık
çîlekêşî
çilekeşlik
çîm
bacağın diz kapağından topuğa kadarki bölümü
çîm
bacak
çîm
çim
çîmen
çimen
çîmento
çimento
çîmenzar
çimenlik
çîn
Çin
çîn
desen
çîn
işleme
çîn
nakış
çîn
oya
çîn
sınıf
çîn
tabaka
çînayetî
sınıfsal
çînik
kadınların alınlarına sarkıttıkları saçlar
çînik
perçem
Çînî
Çinli
çînîn
nakşetmek
çînko
çinko
çîp
baldır
çîp
incik
çîplaq
çıplak
çîprût
baldırı çıplak
çîqal
cılız
çîqal
zayıf
çîqal
zayıf ve cılız hayvan
çîr
erik
çîr
kayısı
çîr
zerdali kurusu
çîrik
meyvaların kurutulmuşu
çîrok
hikâye
çîrok
masal
çîrok
öykü
çîrokbêj
masalcı
çîrokbêj
öykücü
çîroknivîs
hikaye yazarı
çîroknivîs
öykü yazarı
çîrokvan
öykücü
çît
bir yaşını doldurmamış horoz
çît
bir yazma türü
çît
çit
çît
kalıp basılarak renklendirilen yazmalar
çîtik
kamış
çîtik
kura
çîtik
saz
çîtik kişandin
kura çekmek
çîtog
sıkıcı
çîz
at sineği
çîzok
mızmız
ço
çubuk
ço
değnek
ço
deynek
çoç
bağdaş
çoç bûn
bağdaş kurmak
çoçik
kepçe
çogan
asa
çogan
baston
çogan
çelik çomak oyunu
çogan
deynek
çok
diz
çokdan
çökmek
çokdan
çömelmek
çokdanîn
çökmek
çokdanîn
çömelmek
çokşkestin
takati kırılmak
çolax
çolak
çolbir
kestirme yol
çolik
çökelek
çolik
hela
çolistan
çöl
çolistan
kır
çolistan
sahra
çolter
kir
çong
diz
çop
gasp
çopandin
gasp etmek
çopî
gasp
çopîk
ahmak
çoqil
ayak
çor
sülün
çorek
çörek
çors
kaba sapa
çors
patavatsız
çortan
çökeleğin kurutulmuşu
çortan
kurutulmuş çökelek
çov
çubuk
çov
değnek
çov
deynek
çovik
çubuk
çovik
değnek
çowar
trafik
çudarî
menzil
çuxtî
sokak serserisi
çuxur
çığır
çûçik
küçük kuş
çûk
bıldırcın vb. kuşlar
çûk
kuş
çûk
serçe
çûkreş
karakuş
çûle
halkı güldüren
çûle
komedyen
çûle
mizahçı
çûn
gidiş
çûn
gitmek
çûn
varış
çûn ava
batmak (güneş ve ay için)
çûn geştê
seyahate çıkmak
çûn pêrgînê
karşılamaya gitmek
çûn pêşewaziyê
karşılamak
çûn ser heqiya xwe
vefat etmek
çûnbar
taşıt
çûr
açık sarı
çûr
bir keçi türü
çûr
kumral
çûx
çuha
çûyî
giden
çûyî
gitmiş olan
çûyîn
gidiş
çûyîn
gitmek
çûyîn
varış
d
Kürt alfabesinin beşinci harfi
da
-da
da
-dan
da
anne
da
da
da
dan anlamını verir
da
dan fiilinin dili geçmiş zamanı
da
de
da
de
da
den
da
den
da
indirici anlamını katar
da
indirici anlamını verir
da
önek olarak kelimeye alçaltıcı
da
sıfat eki olarak
dab
tuzak
dabarîn
yağdırmak yaylım ateşine tutmak
dabaş
araştırma
dabaş
bahis
dabaş
bahs
dabaş
konu
dabelandin
yutturma
daberizîn
çatmak
daberizîn
saldırmak
daberizîn
taaruz etmek
dabestin
bağlamak
dabestin
sona erdirmek
dabeş
kısım
dabeş
parça
dabeş kirin
bölmek
dabeş kirin
pay etmek
dabeş kirin
taksim etmek
dabeşandin
bölmek
dabeşîn
bölünmek
dabeşker
bölücü
dabeşkerî
bölücülük
dabeşkirin
bölmek
dabeşkirin
taksim etmek
dabêlandin
yutmak
dabir
apostrof
dabiristin
dizi haline gelmek
dabiristin
safa girmek
dabînkirin
garanti etmek
dabînkirin
gidermek
dabînkirin
güvenceye almak
daçek
dilbilgisinde edat
daçek
edat
daçek
ilgeç
daçekî
deyim edatlar
daçikandin
ağaç
daçikandin
bayrak vb. dikmek
dad
adalet
dad
hukuk
dada bazirganiyê
ticaret hukuku
dada gişkî
kamu hukuku
dada malbatiyê
aile hukuku
dada Romayê
Roma Hukuku
dada xwezayî
doğal hukuk
dadan
kapamak
dadan
kapatmak
dadan
kapmak
dadan
örtmek
dadgeh
mahkeme
dadgeha Bilind
Yüksek Mahkeme. Temyiz Mahkemesi
dadgeha cezayê
ceza mahkemesi
dadgeha dageriyê
Sayıştay
dadgeha lihevanînê
sulh mahkemesi
dadgeha sezayî
ceza mahkemesi
dadger
hakim
dadibarand
yağdırmak yaylım ateşine tutmak
dadibarîne
yağdırmak yaylım ateşine tutmak
dadiberizand
saldırmak
dadiberizand
taaruz etmek
dadiberize
saldırmak
dadiberize
taaruz etmek
dadibeşe
kısım
dadibeşe
parça
dadibeşîne
kısım
dadibeşîne
parça
dadik
dadı
dadik
mürebbiye
dadipale
damıtılmak
dadipale
süzülmek
dadkirin
yargılamak
dadmend
adaletli
dadmend
meşru
dadmendî
adalet
dadmendî
adli
dadmendî
hukukî
dadparêz
hukukçu
dadrês
hakim
dadrês
yargıç
dadrêsa jêpirsinê
sorgu hakimi
dadrêsî
muhakeme
dadrêsî
yargı
dadrêsî
yargıçlık
dadwer
adaletli
dadwer
adil
dadwerane
adilane
dadwerxane
adliye
dadyane
adil
dager
denetçi
dager
müfettiş
dager
yokuş aşağı iniş
dager kirin
denetleme
dager kirin
teftiş etme
dagerandin
birşeyi aşağı doğru çevirtmek veya indirtmek
dagerî
denetçilik
dagerî
müfettişlik
dagerîn
aşağıya doğru inmek
dagir kirin
istila etmek
dagir kirin
işgal etmek
dagirker
işgalci
dagirkirin
işgal etmek
dagirtin
doldurmak
dagirtin
istila etmek
dagirtî
dolu
dagirtî
istila edilmiş
dahatin
iniş
dahatin
inmek
dahatin
yağmak
dahatû
gelecek
dahatû
müstakbel
dahelîn
sarkmak
dahelînandin
sarkıtmak
dahênan
icat
dahênan
icat etmek
dahênan
yaratmak
dahêner
icatçı
dahêner
mucit
dahêner
yaratıcı
dahiştin
mütalaa etmek
dahiştin
üzerinde düşünmek
dahî
dâhi
dahol
davul
dahol lêdan
davul çalmak
daholjen
davulcu
dahûrandin
analiz etmek
dahûrandin
çözümlemek
dahûrîn
analiz
dahûrîn
analiz etmek
dahûrîn
çözümleme
dahûrîn
tahlil etmek
dak
tuzak
dak danîn
tuzak kurmak
daketin
aşağı inmek
daketin
iniş
daketin
inmek
daketinî
inik
dakêşan
çekmek
dalak
sünnetçi
dalan
dehliz
daleqandin
asmak
daleqandî
asılı
daleqandî
asılmış
daliqandin
asmak
dalît
kütük
damalîn
süpürülmek
daman
etek
damarî
üvey anne
dame
dama
damezrak
yapı
damezrandin
kurmak
damezrandin
tesis etmek
damezrandin
vücuda getirmek
damezrandin
yaratmak
damezranêr
kurucu
damezranêr
müessis
damezrek
kurum
damezrîner
kurucu
damilandin
gözlerini yummak
damilîn
gözlerin yumulması
damilîn
yumulmak (göz için)
damûsk
yele
dan
dövme buğday
dan
dövülmüş buğday
dan
günün öğünleri
dan
günün üçte biri
dan
ödemek
dan
öğün
dan
vardiya
dan
vermek
dan bawer kirin
inandırmak
dan ber çav
göz önüne getirmek
dan ber çav
göz önüne sermek
dan ber hey
kıyas
dan ber hey
karşılaştırma
dan ber hey
mukayese etmek
dan ber hey
tasım
dan bêrî kirin
özletmek
dan bihîstin
duyurmak
dan birîn
kestirmek
dan cihê kirin
ayırtmak
dan çap kirin
bastırmak
dan dadgehê
mahkemeye vermek
dan demanê
kiraya vermek
dan der
dışa vurmak
dan derbaz kirin
geçirtmek
dan girî kirin
ağlatmak
dan gotin
söyletmek
dan guhêrbar
değiştirtmek
dan hev
biriktirmek
dan hev
toplamak
dan hilavêtîn
atlatmak
dan hûr kirin
bozdurtmak
dan hûr kirin
ufaltmak
dan kirin
yaptırmak
dan leke kirin
lekeletmek
dan lîstikin
oynatmak
dan mêr
kocaya vermek
dan nivîsîn
dikte ettirmek
dan pey
kovalamak
dan pîs kirin
pisletmek
dan ser hev
toparlamak
dan ser hev
üst üste koymak
dan standin
aldırmak
dan veqet
ayırtmak
dan vexwarin
içirmek
dan xwarin
yedirmek
dan xwendinê
okutmak
dan xwendinê
tahsile vermek
danasîn
tanıtım
danasîn
tanıtmak
danasînname
tanıtma belgesi
dane
veri
dane berhev
karşılaştırmak
dane berhev
mukayese etmek
dane pey
takip etmek
daneberizîn
saldırmazlık
danezan
beyanname
danezan
bildirge
danezan
bildiri
danezan
duyuru
danezan
ilan
danezan
tebliğ
danezan
tebligat
dang
bir hissenin altıda biri
dange
kışın hayvanlara yem verilen yer
dangî
dışarıda hayvanlara yem verilen yer
danisqe
müstesna (insan için)
daniştin
celse
daniştin
duruşma
daniştin
ikamet etmek
daniştin
oturmak
daniştin
oturum
daniştin
yerleşmek
danîn
indirmek
danîn
koymak
danîn
kurmak
danîn holê
ortaya koymak
danok
ödenti
dansal
mevsim
dansal
sezon
dansal
sömestr
danû
kaynatılmış buğday
danûstandin
alışveriş
danûstandin
alaka
danûstandin
diyalog
danûstandin
ilişki
danûstandin
teati
danxav
çiğköfte
danzanîn
belirtmek
danzanîn
bildirmek
danzanîn
bilgisine sunmak
danzanîn
ilan etmek
danzanîn
tebliğ etmek
danzanînname
tebligatname
dapalandin
damıtmak
dapalandin
süzmek
dapalîn
damıtılmak
dapalîn
süzülmek
dapalînandin
damıtmak
dapalînandin
süzmek
dapalînandî
damıtılmış
dapalînandî
süzülmüş
dapalînîn
damıtılmak
daperîn
terslemek
dapêçîn
örtbas etmek
dapêjtin
budamak
dapîr
büyükanne
dapîr
nine
dapîrk
oyunda ebe
dapîtin
budamak
daqoq
kapı tokmağı
daqoq
tokmak
daqurtandin
yutmak
daqûrtandin
yutturma
dar
ağaç
dar
amir gibi)
dar
emreden
dar
fermandar (buyuran gibî)
dar
hükmeden anlamına gelir
dar
hükmeden anlamına gelir. \"fermandar\" (buyuran
dar
idam sehpası
dar
kalın değnek
dar
komutan
dar
meyve isimlerine göre ağaçları isimlendirir
dar
odun
dar
sonektir. veren
dar
sopa
dar
sözcüğe \"lı\"
dara
maliye
dara gaxendê
Noel ağacı
dara mêwîyan
meyve ağacı
daraş
kartal
darayî
mali
daraz
hüküm
daraz
yargı
daraz ajotin
hüküm sürmek
daraz danîn
hüküm kurmak
darazdar
karar mercii
darazdar
yargıç
darazkirî
hükümlü
darazkirî
mahkûm
darazname
ilam
darazxwarî
hükümlü
darazxwarî
mahkûm
darben
bıtım ağacı
darbend
darboğaz
darbend
inşaat iskelesi
darbenîşt
sakız ağacı
darberû
mazı ağacı
darbest
sedye
darbest
tabut
darbir
kunduz
darcixare
ağızlık
darçîn
tarçın
dardakirin
asmak
dardarok
pandül
dardarok
sarkaç
dardekirin
asmak
dardekirin
idam etmek
darê dinyayê
yeryüzü
darêj
döküm
darêjk
form
darêjnivîs
kompozisyon
darêjtin
türetmek
darêjtin
yaratmak
darêjxane
dökümhane
darijandin
mobilize etmek
daring
hammadde
daring
madde
daringî
maddi
daringperestî
maddecilik
daringperestî
materyalizm
daristan
orman
daristan
ormanlık
darizandin
hükmetmek
darizandin
hüküm vermek
darizandin
yargılama
darizandin
yargılamak
darizîn
hakkında hüküm verilmek
darizîn
yargılanmak
darîn
ahşap
darkutik
ağaçkakan
darmazî
mazı ağacı
daroxa
vergi memuru
darqesp
palmiye
darsêv
elma ağacı
darteraş
marangoz
dartewên
ağaç dallarına yetişmek için kullanılan uzun kanca
das
orak
dasî
arpa
dasî
buğday başağındaki uzantılar
dasî
kılçık
daskêş
orakçı
daşir
hela
daşir
tuvalet
davek
kayış
davetname
çağrı
davetname
davet
davetname
davetname
daw
etek
dawer
sembol
dawerivandin
durulmak
dawerivîn
durulanmak
dawerivok
imbik
dawerîvandin
durulamak
dawerîvandî
duru
dawestîn
ayakta durmak
daweşandin
silkelemek
daweşandin
silkmek
daweşîn
silkinmek
dawet
davet
dawet
düğün
dawetî
çağrı
dawetî
davet
dawetî
davetname
dawî
akıbet
dawî
final
dawî
nihayet
dawî
son
dawî
sonuç
dawî dan
son vermek
dawî hatin
sonu gelmek
dawî hatin
sonuçlanmak
dawîlêanîn
sonuçlandırmak
dawîlêhatin
bitmek
dawîlêhatin
sonuçlanmak
dawîn
nihai
dawîn
sonuncu
dawîyandin
sonuçla(ndır)mak
dawk
bahis için konan para
dawpiçûk
mini etek
dawudî
kasımpatı
dax
dağ
dax
keder
dax dan
dağlamak
daxbar
kederli
daxbar
üzgün
daxistin
indirgemek
daxistin
indirim
daxistin
indirmek
daxistin
iskonto
daxistin
tenzilât
daxkirin
dağlamak
daxuyanameya bêşê
vergi beyannamesi
daxuyandin
açıklamak
daxuyandin
belirtmek
daxuyanî
açıklama
daxuyanî
belirti
daxwarin
çekinmek
daxwarin
içine atmak
daxwarin
itaat etmek
daxwaz
arzu
daxwaz
dilek
daxwaz
istek
daxwaz
talep
daxwaz kirin
dilemek
daxwazî
istem
daxwazname
dilekçe
dayende
veren
dayende
verici
dayik
ana
dayik
anne
dayik
valide
dayin
ödemek
dayin
vermek
dayî
ak asma
dayî
ören gülü
dayîn
sütanne
dayîn
tevdi
dayîn
tevdî etmek
dayîn
vergi
dayîn
vermek
dayîna Xwadê
Allah vergisi
dayîtî
annelik
daykanî
anaerkil
daz
pense
deban
kılıcın demir bölümü
debar
geçim
debar
geçim. \"Debara xwe kirin.\" geçinmek
debar
maişet
debara malê
aile geçimi
debarî
nafaka
debax
sepi
debax
tabak
debax kirin
sepilemek
debaxî
sepicilik
debaxker
sepici
debdebe
debdebe
debdebe
görkem
debeng
ahmak
debeng
aptal
debeng
çakırkeyif
debeng
gerizekalı
debeng
hafif meşrep
debirandin
geçindirmek
debîş
ağda
debîş
yapışkan şeyler
def
davul
def
erbane
def kirin
defetmek
def kirin
savmak
defandin
itelemek
defandin
itmek
defne
defne
defter
defter
deftera bîreweriyê
hatıra defteri
defterdar
defterdar
degel
cesaret. \"bi degel\" cesaretli
degel
ihtiyatlı
degel
komik
degel bûn
ihtiyatlı olmak
degelî
ihtiyat
deh
on
dehandin
hazmetmek
dehandin
sindirim
dehbe
vahşi
dehbe
yaratık
dehemîn
onuncu
dehfdan
itmek
dehifandin
itelemek
dehifandin
itmek
dehî
adak
dehî
kurban
dehkî
ondalık kesir
dehlîz
dehliz
dejnik
tere otu
dek
entrika
dek
hile
dek û dolap
entrika
dek û dolap
hile
dekan
dekan
dekbaz
entrikacı
dekbaz
hileci
dekbaz
hilekâr
dekbaz
komplocu
dekor
dekor
delal
aziz
delal
sevgili
delav
su kenarı
delav
yalak
delew
kova burcu
delew
Ocak-19 Şubat
delewêre
dalavere
delfîn
yunus balığı
Delhî
Delhi (paytextê Hindê)
delîl
kanıt
delîve
fırsat
delîve
imkan
delûv
kova
dem
an
dem
çağ
dem
dem
dem
dönem
dem
esna
dem
kıvamına gelmek
dem
lahza
dem
müddet
dem
mühlet
dem
süre
dem
vakit
dem
zaman
dem borîn
zaman aşımı
dem girtin
demlenmek
dem kirin
demlemek
dema dahatû
gelecek zaman
dema pêşîn
ilk çağ
demagojî
demagoji
deman
icar
deman
kira
deman
zaman
deman kirin
kiralamak
demançe
tabanca
demandar
kiracı
demandêr
kiralayan
demankar
kiraya veren
demankirin
kiralamak
demarabor
geçmiş zaman
dembûhêrk
sohbet
demdemî
geçici
demdemî
kararsız
demdemî
muvakkat
demdemî
tutarsız
demdiyar
mühlet
demdiyar
vade
demek
bir süre
demet
demet
deminan
bir zaman(lar)
demingirtin
koşullanma
demî
geçici
demîn
geçici
demîn
süreli
demîn
vadeli
demjimêr
saat
demjmêr
saat
demjmêr çend e
saat kaç?
demjmêr pênc e
saat beş
demjmêra zendê
kol saati
demjmêrsaz
saat tamircisi
demkar
mesai saati
demokrasî
demokrasi
demsal
mevsim
demsal
sezon
demsal
sömestr
demsalî
mevsimlik
den
küp
dendik
çekirdek
deng
denk
deng
eşdeğer
deng
eşit
deng
muadil
deng
oy
deng
rey
deng
seda
deng
ses
deng dan
oy vermek
deng dan
ses vermek
deng derxistin
ses çıkarmak
deng kirin
seslenmek
deng lê kirin
seslenmek
deng vedan
akis
deng vedan
aksetmek
deng vedan
yankı
dengaz
konuşkan olmayan
dengbej
şarkıcı
dengbêj
masal anlatan halk ozanı
dengbêj
ses sanatçısı
dengbêj
şarkıcı
dengbêj
türkü söyleyen
dengbir
susturucu
dengdan
nam salmak
dengdan
oylama
dengdan
oylamak
dengdan
seslenmek
dengdar
dilbilgisinde sessiz harf
dengdar
sesli
dengdar
ünlü
dengdêr
dilbilgisinde sesli harf
dengdêr
sesli
dengdêr
ünlü
dengdêra dirêj
uzun sesli
dengdêra kurt
kısa sesli
dengegaz
ketum
dengik
kursak
dengkirin
konuşmak
dengkirin
seslenmek
denglêkirin
seslenmek
dengûbahs
ajans
dengûbahs
haber
dengûbas
ajans
dengûbas
haber
dengûbas
havadis
dengvedan
yankı
dengvedan
yankılanmak
dengweş
ahize
dengweş
mikrofon
Denîmark
Danimarka
Denîmarkî
Danimarkalı
denk
balya
dep
kereste
dep
tahta
dep
yassı tahta
depîn
ahşap
depîn
doğrama
depreş
kara tahta
depreş
karatahta
deq
benek
deq
büyük aşık kemiği
deq
dövme
deq
metin
deq
puan
deq
teks
deq
vücuda yapılan dövme
deqaq
ütü
deqel
sert toprak
deqkirin
dövme yapmak
deqlûs
takla atma
der
dış
der
dışarı
der
hariç
der
yer
der bar
hakkında
der bar
ilgili
der kirin
çıkartmak
der kirin
kovmak
derabe
kepenk
deramet
gelir
deramet
sebze
deramet
yeşillik
derandin
çıkarmak
derandin
ihracat
derandin
ihraç
derandin
ihraç etmek
deranîn
çıkarmak
deranîn
ihracat
deranîn
ihraç
deranîn
ihraç etmek
derasayî
olağanüstü
derav
çamaşır yıkama
derav
mecra
derav
su tevzi yeri
derawa
konum
derb
darb
derb
darbe
derb
vuruş
derb lêdan
darbe vurmak
derbar
hakkında
derbasbûn
aşmak
derbasbûn
geçmek
derbasdar
geçerli
derbasgeh
geçit
derbaskirin
aşırmak
derbaskirin
geçirtmek
derbaz be
geçmiş olsun!
derbaz bûn
aşma
derbaz bûn
geçme
derbaz bûn
intikal etme
derbaz kirin
aşırtmak
derbaz kirin
geçirmek
derbazbûnî
geçiş
derbazbûyî
geçen
derbazî
geçiş
derbe
darbe
derbejêr
iniş
derbejor
çıkış
derben
elbise askısı
derben
vestiyer
derbend
darboğaz
derbend
derbent
derbend
iki dağ arasındaki dar geçit
derbest
kapalı
derbest
mahfuz
derbider
derbeder
derbider
hırpani
derbirin
ifade etmek
derbûn
sivilcelerin patlayarak cerahatin çıkması
derbûn
yara
derbxane
darphane
dercaw
elbezi
derçik
eşik
derçûn
çıkmak
derçûn
görünmek
derd
acı
derd
dert
derd
gaile
derd
hüzün
derd
illet
derd girtin
dertlenmek
derdanik
yoğurt yada peynir süzülmesinde kullanılan bez
derdekopan
tatanos
derdekopan
tetanos
derdest
el altında ele geçirilmiş
derdest kirin
ele geçirmek
derdest kirin
tutmak
derdest kirin
yakalamak
derdestî
görülmekte olma
derdestî
hemen yakalama
derdestî
incelenmekte olan
derdestî
tutuklama
derdestî
yapılmakta olma
derdestkirin
tutuklamak
derdestname
yakalama müzekkeresi
derdmend
acılı
derdmend
dertli
derdmend
hüzünlü
derdnak
dertli
derdor
çevre
derdor
etraf
derek
belirsiz
derence
basamak
derence
merdiven
dereng
geç
dereng xistin
geciktirmek
dereng xistin
sürüncemede bırakmak
dereng xistin
tehir etmek
derengman
gecikmek
derengman
geç kalmak
derengmayîn
geç kalmak
derew
martaval
derew
palavra
derew
yalan
derew gotin
yalan söylemek
derew kirin
yalan söylemek
derewandin
tekzip etmek
derewandin
yalanlamak
derewîn
yalancı
derewkar
yalancı
derewkarî
yalancılık
derewkirin
yalan söylemek
derf
tulum
derfet
imkan
derfet
imkân
derfet
olanak
dergeh
büyük kapı
dergeh
giriş kapısı
dergeh
tekke
dergevan
kapıcı
dergistî
nişanlı
dergistî
sözlü
dergîl
ağaçtan örülen kapı
dergûş
beşik
derhêner
yönetmen
derhoze
mucize
derhûd
kefil
derhûde
kefalet
derhûdî
kefillik
derhûdname
kefaletname
deridîn
dertleşmek
derince
basamak
derince
mertebe
derindêz
merasim
derizandin
çatlatmak
derizandin
yarmak
derizîn
çatlamak
derizîn
yarılmak
derî
kapı
derî xêvê
bilinç dışı
derîçe
kapakçık
derîçeyên dil
kalp kapakçıkları
derîn
çıkış kapısı
derîyê hawarê
imdat kapısı
derîyê sereke
anakapı
derîzan
kapı önü
derk
çatlak
derkandin
çatlatmak
derkenar
anekdot
derkenar
ilişikteki not
derkerina bêhndanê
teneffüse çıkmak
derketin
çıkış
derketin
çıkmak
derketin
zuhur etmek
derketin holê
ortaya çıkmak
derketin sertext
tahta çıkmak
derketina holê
ortaya çıkmak
derketina nêçîrê
ava çıkmak
derketina nêçîrê
avlamak
derkirin
çıkarmak
derkirin
kovmak
dermale
besi hayvanı
derman
derman
derman
ilaç
derman
ilâç
derman kirin
ilaçlamak
derman kirin
pansuman yapmak
derman kirin
tedavi etmek
derman xwarin
ilaç içmek
dermanafiroş
eczacı
dermanfiroş
eczacı
dermankarî
pansuman
dermanxane
eczahane
dermatolojî
cildiye
dernixûn
kapkacak ve paketlenmiş şeylerin ters çevrilmesi
derpê
don
derpê
külot
derpê
tuman
derpêgore
külotlu çorap
derpêş
aklından geçirme
derpêş
göz önünde tutma
derpêş
öngörme
derpêş kirin
aklından geçirmek
derpêş kirin
göz önünde tutmak
derpêş kirin
öngörmek
derpêşî
öngörü
derpêşkirin
öngörme
dersal
eski yıllar
dersal
eski zaman
dersik
ibret
dersok
yazma
derşo
bulaşık bezi
derûder
çevre
derûder
etraf
derûdor
çevre
derûdor
etraf
derûn
öz
derûn
psikoloji
derûnî
iç aleme mensup olan
derûnî
psikolojik
derûnî
ruhi
derve
dış
derve
dışarı
derve
dışarıda
derve
dışarda
derve
hariç
dervekirin
çalmak
dervekirin
soymak
derveşandin
dışarı göndermek
derveşandinî
ihracat
derveyî
dışarıdaki
derveyî
dışla ilgili
derveyî
dışsal
derveyî
harici
derveyî vênê
irade dışı
derveyîn
dışarlık
derwêş
derviş
derwêşxane
tekke
derxistin
çıkarmak
derxistin holê
meydana çıkarmak
derxistinî
ihracat
derxûn
tencere kapağı
derya
deniz
deryaberfireh
engin deniz
deryavan
bahriyeli
deryavan
denizci
deryavanî
denizcilik
deryaya Qezwînê
Hazar Denizi
deryaya Reş
Karadeniz
deryaya Sipî
Akdeniz
deryevan
denizci
derz
çatlak
derz
yarık
derzî
iğne
derzî lêdan
iğnelemek
derzîdank
iğnelik
derzîdeq
toplu iğne
derzîlêxistin
iğne yapmak
derzîreq
toplu iğne
derzîvan
terzi
derzîxane
terzihane
dest
el
dest avêtin
el atmak
dest avêtin
sarkıntılık yapmak
dest avêtin
sataşmak
dest avêtin
taciz
dest bi karberdanê kirin
greve başlamak
dest çirpandin
el çırpmak
dest dirêjî
tecavüz hırsızlık
dest girtin
el sıkmak
dest hilanîn
cesaret etmek
dest hilanîn
el kaldırmak
dest jê kişandin
feragat etmek
dest jê kişandin
vazgeçmek
dest kêşan
el çekmek
dest kêşan
feragat
dest kiş
el çekmek
dest lêdan
dokunmak
dest lêdan
ellemek
dest pê kirin
başlamak
dest pê kirin
girişmek
dest vekirî
eli açık
dest xistin
edinmek
destan.
destan
destar
el değirmeni
destavêtin
el atma
destavêtin
sarkıntılık yapmak
destavêtin
sataşmak
destavxane
abdesthane
destavxane
tuvalet
destbelav
müsrif
destbelav
savruk
destbelav
savurgan
destbelavî
israf
destbelavî
savurganlık
destbelavî kirin
israf etmek
destbend
kelepçe
destbend
kelepçe (el için)
destbeste
elpençe
destbira
kan kardeşi
destbira
sağdıç
destbirak
kan kardeş
destbirak
sırdaş
destbirak
sağdıç
destbûrî
sözüne önem verilmeyen
destdan
dokunmak
destdan
temas
destdan ser
el koymak
destdan ser
müsadere etmek
destdirêjî
cinsel taciz
destdirêjî
müdahale
destdirêjî
tecavüz
destdirêjî kirin
müdahalede bulunmak
deste
askeriyede takım
deste
buket
deste
deste
deste
kurul
deste
takım (ask.)
destegeh
imalathane
destegir
yardımsever
destek
arkadaş grubu
destek
dayanak
destek
takviye
destek
yardım
destekarî
müdahale
destekdan
desteklemek
desteng
dar gelirli
destexwişk
ahiret kardeşi
destexwişk
sirdaş
destê hev girtin
tokalaşmak
destêkar
müdaheleci
destgeh
atölye
destgeh
tezgah
destgehdar
tezgahtar
destgirtî
nişanlı
destgirtî
sözlü
destgîn
dizgin
desthelatî
otorite
desthelatî
yetki
desthilatdar
egemen
desthilatdar
iktidar olan
desthilatdar
otoriter
desthilatdar
yetkili
desthilatdarî
otoriterizm
desthilatî
iktidar
desthilatî
yetki
destik
kabza
destik
kol
destik
kulp
destik
sap
destik
tutamak
destjêberdan
bırakmak
destjêberdan
vazgeçmek
destkar
elişi
destkarî
el sanatları
destkeftî
kazanım
destkişandin
feragat
destlêwerdan
müdahale
destmal
el havlusu
destmal
havlu
destmal
mendil
destmaye
elde kalan
destmêjşikandin
abdest bozmak
destnimêj
abdest
destnimêj girtin
abdest almak
destnimêj şikandîn
abdest bozmak
destnimêjgirtin
abdest almak
destnivîs
el yazısı
destnivîs
el yazması
destnivîs
elyazısı
destnîgar
ressam
destnîgarî
ressamlık
destnîşankirin
belirlemek
destnîşankirin
saptamak
destnîşankirin
tespit etmek
destpeling
el yordamı
destpelixî
sakar
destpêk
başlangıç
destpêk
bidayet
destpêk
giriş
destpêkirin
başlamak
destpêkirin
girişmek
destpênebûyî
bakir
destrêjk
kıskaç
destrêşk
kıskaç
destşok
lavabo
destû
izin
destû
müsaade
destûr
cevaz
destûr
izin
destûr
kanun
destûr
köter
destûr
muvaffakat
destûr
rıza
destûr
Zerdüşti dininde ruhani başakn
destûr dan
izin vermek
destûr dan
muvaffakat etmek
destûr dan
rıza göstermek
destûrdan
izin vermek
destûrdan
müsaade etmek
destûrname
diploma
destûrname
icazetname
destûrname
izin belgesi
destûrname
onay
destûrname
ruhsatname
destûryar
mezun
destûryar bûn
mezun olmak
destûryarî
mezuniyet
destvala
eli boş
destxet
el yazısı
destxweşîlêkirin
başarı dilemek
destxwişk
kadının en yakın kadın arkadaşı
destxwişk
kankardeş
destxwişk
sırdaş
destxwîn
eli kanlı
destyar
cana yakın
destyar
sempatik
destyar
yardımcı
deşt
düzlük
deşt
ova
dev
ağız
dev avêtin
laf atmak
dev jê berdan
boşvermek
dev jê berdan
vazgeçmek
devaluasyon
devalüasyon
devang
tıkaç
devavêtin
laf atmak
devavêtin
sataşmak
devbelaş
boş konuşan kimse
devberedayî
abuk sabuk konuşan
devbigotin
sözüne sadık
devbiken
güleç
devbiken
güler yüzlü
devcaris
ağzı bozuk
devdevî
abuk sabuk konuşan
devdevkî
ağız üstü
devdevkî
yüz üstü
dever
bölge
dever
havali
dever
yöre
deverî
mahalli
deverî
yerel
deverû
yüzgöz
devênî
münakaşa
devik
kapak
devistan
çalılık
devî
çalılık
devîstan
çalılık
devjenî
ağız dalaşı
devjenî
ağız tartışması
devjêbernedan
vazgeçilmez
devken
güleç
devken
güler yüzlü
devkî
sözlü
devkî
şifahi
devliken
güleryüzlü
devliken
neşeli
devling
paça
devling
paçalı don
devling
pantolon paçası
devmirî
konuşmaktan aciz
devmirî
sessiz
devnerm
tatlı dilli
devok
ağız
devok
şive
devtî
nişasta
dew
ayran
dewa
deva
dewar
sığır
dewara reş
büyük baş hayvanlar
dewdew
papağan
dewik
kızmış yağın tortusu
dewisandin
basmak
dewisandin
bastırmak
dewisandin
sıkıştırmak
dewisîn
basılmak
dewisîn
sıkılmak
dewisîn
sıkışmak
dewixandin
bayıltmak
dewkil
ayran yayığı
dewl
kuyu kovası
dewlemend
varlıklı
dewlemend
zengin
dewlemend bûn
zenginleşmek
dewlemendî
varlık
dewlemendî
zenginlik
dewlet
devlet
dewleta dadmend
hukuk devleti
Dewleta Federe ya Kurdistanê
Kürdistan Federe Devleti
Dewletên Yekbûyî yên Amerîka
Amerika Birleşik Devletleri
dewletparêzî
devletçilik
dewr
devir
dewr
dönem
dewr kirin
devretmek
dewran
dönem
dewran
şans talih
dewraze
büyük at
dewre
hatalı
dewre
yanlış
dews
iz
dews
yer
dewsde
vekil
dewx
baş dönmesi
dexel
sahte
dexelî
sahtekârlık
dexes
kıskanç
dexesezar
hırçın
dexesezar
huysuz
dexesî
kıskançlık
dexisîn
kıskandırmak
dexisîn
kıskanmak
dexl
hububat
dexl
tahıl
deydik
salıncak
deyn
borç
deyn
ödünç
deyn
verecek
deyn
veresiye
deyndan
borç vermek
deyndar
borçlu
deyndêr
alacaklı
deynstandin
borç almak
deyz
kış için saklanan hayvan yiyeceği
dezgeh
kuruluş
dezgeh
kurum
dezgeh
teşkilat
dezgeh
tezgah
dezgehên dewletê
devlet kuruluşları
dezî
ince iplik
dezî
iplik
dê
acak eki katan gelecek zaman eki
dê
ana
dê
anne
dê
ecek
dê
valide
dê bav
ebeveyn
dêh
köy
dêhane
ökse otu
dêhat
köy
dêhl
kancık
dêhn
dikkat
dêhn
dikkat. \"dêhna xwe dan\" dikkat etmek
dêhn
yoğunlaşmak
dêhn dan
dikkat etmek
dêhn kişandin
dikkat çekmek
dêl
bedel
dêl
bir şeyin yerine verilen
dêl
kancık
dêl
yeri
dêl
yerinde
dêla
yerine
dêlegur
dişi kurt
dêlemar
kertenkele
dêlik
dişi köpek
dêlik
kalleş
dêlik
kancık
dêlik
mecazi anlamda kahpê
dêlî
üzüm asması
dêlmar
kertenkele
dêlû
davulcu
Dêlûk
Antep
dêm
susuz arazi
dêm
susuz veya çorak arazi
dêm
yanak
dêman
yerleşik
dêman
yerli
dêman
ziraatçı
dêmar
bir kertenkele türü
dêmarî
üvey anne
dêmî
kadife
dêr
kilise
dêr
manastır
dêran
ayrışım
dêre
fistan
dêris
talan edilmiş
dêris
viran olmuş
dêriskirin
viran etmek
dêrîn
ananevi
dêrîn
antika
dêrîn
asil
dêrîn
eski
dêrîn
geleneksel
dêrîn
kadim
dêrîn
soylu
Dêrsim
Erzincan ve Elazığ’ı kapsayan bölge
Dêrsim
Tunceli
Dêrsim
ve kısmen Sivas
dêse
yabani koyun
dêş
dini müzik
dêş
ilahi
dêw
dev
dêwendam
dev boylu
di
-da
di
-dan
di
-te
di
den
di
diçim..
di
fiillerin şimdiki zaman halini sağlar. Mesela: dikim
di
roja de)\" üç günde
di
türkçede \"de\"
di
üç gün arasında
di cî de
derhal
di cî de
makul
di cî de
yerinde
di dema xwe de
vaktinde
di demekî de
bir zamanlar
di demekî de
vaktiyle
di dîdariye de
görünürde
di fêrgehê de man
sınıfta kalmak
di gavê de
anında
di hafa wî de
onun huzurunda
di haşîtiyê de bûn
barış içinde olmak
di heman rojê de
aynı gün
di hundurde
içerde
di kêse re çûn
kestirmeden gitmek
di nave de
içinde
di rewac ê de
geçerli
di rewac ê de
yürürlükte
di rê de
yolunda
di saya wî de
onun sayesinde
di şiyan ê de bûn
iktidarda olmak
di vê babetê de
bu hususta
di vî warîde
bu alanda
di vî warîde
bu konuda
di wê demê de
de o esnada
di wê radêyê de
o esnada
di xwe de bihartin
kendisine yedirmek
di...de
içinde
di..de
-ta
dibe
olur
dibe binî
altta
dibe binî
dipte
dibe ku
belki
dibe nabe
olur olmaz
dibetî
olasılık
dibistan
ilkokul
dibistan
okul
dibistana amadehiyê
lise
dibistana mader
anaokulu
dibistana navîn
ortaokul
dibistana seratayî
ilkokul
dibit
belki
difin
burun
difn
burun
digel
beraber
digel
birlikte
digel
ile
digelhev
beraber
digelhev
birlikte
digelî
birliktelik
digerm
sıcak kanlı
digerm
sempatik
dihindan
önem vermek
Dihok
Duhok
dij
aksi
dij
aleyh
dij
anti
dij
karşı
dij
zıt
dijber
karşıt
dijber
muhalif
dijber
rakip muarız
dijberî
karşıtlık
dijberî
muhalefet
dijberî
tezat
dijî
aksilik
dijî
karşın
dijî
karşıtlık
dijî
terslik
dijîtî
çelişki
dijîtî
karşıtlık
dijmin
düşman
dijmin
hasım
dijminahî
düşmanlık
dijminî
düşmanlık
dijraber
çatışık
dijraber
direnişçi
dijraber
karşıt
dijraberî
direniş
dijraberî
direnişçilik
dijraberî
karşıtlık
dijrabûn
ayaklanma
dijrabûn
isyan
dijûn
küfür
dijûn
sövgü
dijwar
çetin
dijwar
güç
dijwar
sert
dijwar
zahmetli
dijwar
zor
dijwar bûn
güçleşmek
dijwar bûn
sertleşmek
dijwarî
güçlük
dijwarî
şiddet
dijwarî
zorluk
dijwarî kişandin
güçlük çekmek
dik
sahne
dik
seki
dikirandin
laf etmek
dikirandin
söz açmak
dil
gönül
dil
kalp
dil
öz
dil
yürek
dilasan
müsterih
dilawêr
cesur
dilawêr
cesur yürekli
dilawêr
yürekli
dilbawer
imanlı
dilbawer
mümin
dilbaz
albenili
dilbaz
cilveli
dilbikul
dertli
dilbikul
kederli
dilçepel
kötü kalpli
dildan
eğilim göstermek
dildan
gönül vermek
dildar
aşık
dildar
gönül vermiş
dildar
sevdalı
dilevîn
sevdalı
dilêş
acıklı
dilfireh
geniş yürekli
dilfireh
rahat
dilfireh
sabırlı
dilgerm
içten
dilgerm
samimi
dilgeş
coşkulu
dilgeş
mutlu
dilgeş
neşeli
dilgeş
şen
dilgiran
müşkülpesent
dilgiran
zor beğenen
dilgiranî
burukluk
dilgirtin
öze dokunmak
dilhebîn
eğilimli
dilhebûn
niyeti olmak
dilhênikbûn
ferahlamak
dilhişk
katı yürekli
dilhişk
taş kalpli
dilik
naz
dilîn
duygu
dilîn
his
dilîn
karasevda
dilketî
aşık
dilkêş
cazibeli
dilkêş
cazip
dilkirin
istemek
dilkirin
niyetlenmek
dilkoçer
hafif meşrep
dilkul
gönlü yaralı
dilmayin
alınmak
dilmayin
kırılmak
dilme
rafadan yumurta
dilmê
rafadan yumurta
dilnerm
yufka yürekli
dilnexwaz
canı istemeyen
dilnexwaz
niyeti olmayan
dilniwazî
çekici
dilnizm
alçak gönüllü
dilnizm
mütevazi
dilodîn
delidolu
dilodîn
kararsız
dilop
damla
dilopkirin
damlamak
dilovan
alçakgönüllü
dilovan
müşfik
dilovan
rahim
dilovan
sevecen
dilovan
şefkatli
dilovanî
şefkat
dilpak
faziletli
dilpak
hüsnüniyetli
dilpak
temiz kalpli
dilpakî
erdem
dilpakî
hüsnüniyet
dilpîs
kötü kalpli
dilq
kılık kıyafet
dilrast
muhlis
dilrast
sadık
dilrawestin
kalp krizi
dilreş
karamsar
dilreş
kötümser
dilreş
vehimli
dilronî
temiz kalpli
dilsar
isteksiz
dilsaz
gönül yapıcı
dilsivik
alçak gönüllü
dilsoz
güvenilir
dilsoz
sadık
dilsoz
sözüne bağlı
dilsoz
vefalı
dilşa
neşeli
dilşa
sevinçli
dilşikestin
kırılmak
dilşikestî
buruk
dilşikestî
kırgın
dilşikestî
kalbi kırık
dilşkên
kırıcı
dilteng
sıkkın
dilteng
sabırsız
dilteng
tahammülsüz
dilteng bûn
canı sıkılmak
diltengî
can sıkıntısı
diltenik
duygusal
diltenik
yufka yürekli
diltepîn
çarpıntı
diltepîn
kalp çarpıntısı
diltepîn
tedirgin
diltezîn
acı
diltezîn
elim
diltirs
tedirgin
diltirsî
çekingenlik
diltirsî
korkaklık
dilxav
ihmalkar
dilxereng
gönül aşkı
dilxereng
gönül ateşi
dilxwaz
arzulu
dilxwaz
istekli
dilxwaz
meraklı
dilxwazî
iyi niyetli
dilxweş
memnun
dilxweş kirin
gönül almak
dilxweşî
memnuniyet
dilxwexbûn
memnun olmak
dimatî
yerleşik
dimatî
yerli
dims
pekmez
din
diğer
din
gayrı
din
öbür
din
öteki
dinok
çok küçük parçacık
dinok
miskal
dinok
zerre
dinya
dünya
dinyadîtin
görgü
dinyadîtî
edepli
dinyadîtî
görgülü
dinyanedîtî
görgüsüz
dinyanedîtî
kaba
diqdiqandin
gıdıklamak
diqdiqîn
gıdıklanmak
diraf
akçe
diraf
nakit
diraf
para
dirafê gemarî
kara para
dirafî
parasal
diran
diş
diranbeş
dişlek
dirandin
parçalamak
dirandin
yırtmak
diranfîl
fildişi
diranî
dişçilik
diranqîç
dişlek
diransaz
dişçi
dirav
para
diravname
bütçe
dirb
geçit
dirb
yol
dirc
deniz kabuğu
direfş
fılama
direfş
sancak
direfş
sembol
direfş
simge
dirêj
uzun
dirêj bûn
temdit
dirêj bûn
uzamak
dirêjahî
uzunluk
dirêjbûn
uzamak
dirêjbûn
uzanmak
dirêjiya salê
yıl boyunca
dirêjîpêdan
devam etmek
dirêjkirin
uzatmak
dirêjkî
uzunlamasına
dirêşk
biz
dirh
damga
dirh
nişan
dirinc
gulyabani
dirinde
vahşi
dirinde
yırtıcı
dirinde
yırtıcı hayvan
dirix
esirgeme
dirix kirin
esirgemek
dirî
diken
dirî
dikenli çalı
dirî
yırtık
dirîn
yırtılmak
dirîreşk
böğürtlen
dirkandin
çıtlatmak
dirm
bulaşıcı
diruşm kirin
etiketlemek
diruşme
etiket
diruşme
slogan
dirûn
dikiş
dirûn
ekin biçme
dirûşme
slogan
dirûşme qîrandin
slogan atmak
dirûtin
dikmek
dirûtin
elbise vb. dikmek
dirûv
benzer
dirûv
çehre
dirûv
eşgal
dirûv
eşkal
dirûv
görünüm
dirûv
hal
dirûv
vaziyet
dirûvandin
benzetmek
dirûvîn
benzemek
dirûvpêketin
benzemek
dirûvtî
benzerlik
dirxandin kirin
esirgemek
dist
kazan
distûr
düstur
distûr
düzgü
distûr
ilke
distûr
kaide
distûr
kural
distûr
norm
distûr
prensip
diş
baldız
divê
elzem
divê
gerek
divê
icap
divê
lazım
divê
mecbur
divê
zorunlu
divêt
elzem
divêt
mecbur
divêt
zorunlu
divêtbar
mecbur
divêtbar
yükümlü
divêtin
elzem olmak
divêtin
gerekmek
divêtin
ihtiyaç
divêtin
mecburiyet
divêtin
zaruret
divêtin
zorunluluk
divêtî
ihtiyaç
divêtî
mecburiyet
divêtî
zorunluluk
diviya be
icab ederdi ki
diwaroj
gelecek
dixapîne
kandirmak
dixebite
çalışıyor
dixemilîne
süsletmek
dixeniqîne
boğdurulmak
dixitimîne
tıkandırmak
dixurîne
kaşıtmak
dixwe
yemek yiyiyor
dixweredîtin
erinmemek
dixweredîtin
üşünmemek
dixweze
istiyor
dixwîne
okuyor
diyafram
diyafram
diyalog
diyalog
diyar
açık
diyar
bariz
diyar
belirgin
diyar
belirli
diyar
belli
diyar
görünür
diyar
memleket
diyar
ülke
diyar bûn
belirme
diyar bûn
görünme
diyar kirin
açıklamak
diyar kirin
belirlemek
diyar kirin
belirtmek
Diyarbekir
Diyarbakır
diyardar
belirleyici
diyarde
fenomen
diyarde
olgu
diyarî
armağan
diyarî
hediye
diyarî dan
armağan vermek
diyarî kirin
armağan etmek
diyarî kirin
ithaf etmek
diyarîkirin
hediye vermek
diyarîkirin
ithaf etmek
diyarker
belirleyici
diyarkirin
belirlemek
diyarkirin
belirtmek
diyax
dayanma
diyax
tahammül
diyax kirin
dayanmak
diyax kirin
tahammül etmek
diyet
elzem
diyet
gerek
diyet
icap
diyet
lazım
diyet
mecbur
diyet
zorunlu
diz
hırsız
dizek
hırsızlığı seven
dizek
klaptoman
dizî
hırsızlık
dizîka
gizlice
dizîn
aşırmak
dizîn
çalmak
dizîn
yürütmek
dizûtirîn katê de
en kısa zamanda
dîdar
görünür
dîdar
görüşme
dîdar bûn
görünmek
dîdarî
görünürlük
dîdevan
gözcü
dîdevan
rasat
dîdevanxane
gözlemevi
dîdevanxane
rasathane
Dîjle
Dicle
dîk
horoz
dîklok
arpacık (silah için)
dîl
esir
dîl
köle
dîl
tutsak
dîlan
dans
dîlan
düğün
dîlan
eğlence
dîlan girtin
dans etmek
dîlangirtin
halay çekmek
dîlgirtin
esir almak
dîlî
kölelik
dîlmaç
çevirmen
dîlok
halayda söylenen türkü
dîmaneyî
göreceli
dîmen
boyut
dîmen
görüntü
dîmen
görünüm
dîmen
manzara
dîmendar
görünüm
dîmeşore
makyaj malzemesi
dîn
çılgın
dîn
deli
dîn û har
azgın
dîn û har
çıldırmış
dîn û har
delirmiş
dînbûn
delirmek
dînik
hafif meşref
dînkirin
delirtmek
dîq
gizliden bakma dikizleme
dîrok
tarih
dîrokî
tarihi
dîroknas
tarihçi
dîrokvan
tarihçi
dîsa
gene
dîsa
yine
dîsgotin
nakarat
dîtbar
görsel
dîtbarî
görsel
dîtbarî
görsellik
dîtin
bulmak
dîtin
görmek
dîtin
görüş
dîtir
başkası
dîtir
öteki
dîw
bot. pazı
dîwan
divan
dîwan
sedir
dîwan
zirve
Dîwana berz
Yüce Divan
dîwana pîrmendan
senato
dîwane
divane
dîwanxane
divanhane
dîwar
duvar
dîwarlêkirin
duvar örmek
dîz
çömlek
dîz
kale
dîzik
çömlek
dîzik
güveç
dobelan
bir mantar türü
dobre
açık sözlü
doç
kuyruk
doçend
doçent
doçka
roket
dogma
dogma
dogma
inak
dogmatîzm
dogmatizm
dojeder
abse
dojeder
cerehatlı yara
Dojeh
Cehennem
dol
döl
dol
vadi
dolan
dehliz
dolan
koridor
dolav
çıkrık
dolav
dolap
doliv
idare
dolivger
idareci
dolivgerî
idarecilik
dolmend
zengin
dolmendî
zenginlik
dom
devam
dom
idame
dom
süre
dom kirin
sürmek
doman
süreç
domandin
devam ettirmek
domandin
sürdürmek
domdar
daima
domdar
devamlı
domdar
müzmin
domdar
süreğen
domdar
sürekli
domdar bûn
müzminleşmek
domîn
devam etmek
domîn
sürmek
domk
sürek
don
iç yağ
don
içyağı
don
sürünecek yağ
doq
çomak
doq
hödük
doqik
cop
doqik
topuz
dor
çevre
dor
dolay
dor
sıra
dor hatin
sırası gelmek
dor lê girtin
çevrelemek
dor lê girtin
sarmak
dor lê hatin girtin
çevrelenmek
dor lê hatin girtin
sarılmak
doraxa
tahsildar
dorbajar
banliyö
dorgirtî
kuşatılmış
dorgirtî
mahsur
dorgirtî
sarılmış
dorhatin
sırası gelmek
dorhêl
dolay
dorhêl
ortam
dorinc
duman kalıntısı
dorinc
kurum
dorlêgirtin
çevrelemek
dorlêgirtin
güç duruma düşürmek
dormador
etraflı
dormador
kapsamlı
dormandor
etraflı
dormandor
kapsamlı
dorparêzî
çevrecilik
dorpêçayî
abluka altında mahsur
dorpêçî
abluka
dorpêçî
muhasara
dorpêçî kirin
ablukaya almak
dorpêçî kirin
muhasaraya almak. muhasara etmek
dorpêçkirin
ablukaya almak
dorpêçkirin
kuşatmak
dorpî
törpü
dorpî kirin
törpülemek
dost
dost
dost
yar
dostane
dostça
dostanî
dostluk
dostik
metres
doş bûn
dolanım
doş bûn
dönmek
doşanî
sağmal
doşanî
sağmal hayvan
doşav
pekmez
doşavî
şerbet
doşavî
şurup
doşek
döşek
doşik
seki
dot
kız
dotin
sağmak
dotir
ertesi
dotira rojê
ertesi gün
dotira salê
ertesi yıl
dotmam
amca kızı
dox
sap
doxîn
uçkur
doxînsist
çapkın
doxînsist
zampara
doz
dava
doz
iddia
doz
mefkure
doz
mücadele
doz
tez
doz
ülkü
doz lê kirin
dava açmak
dozdar
davacı
dozdar
iddiacı
dozger
savcı
dozgerî
savcılık
dozîn
güdü
dozîn
içgüdü
dozîne
kuram
dozlêkirî
davalı
dozname
dava dilekçesi
dozname
iddianame
dram
dram
dranên tefşik
kesici ön dişler
drefş
flama
drefş
iş önlüğü
drefş
önlük
drefş
rumuz
drefş
sancak
drefş
sembol
drefş
simge
du
iki
du ta kirin
ikiye katlamak
dualîparêzî
ikicilik
dubare
ikili
dubare kirin
ikilemek
dubarekirin
tekrar
dubarekirin
tekrar etmek
dubendî
çelişki
dubendî
ikilik
dubendî
itilaf
dubendî
nifak
Dublîn
Dublin (İrlanda’nın başkenti)
ducan
gebe
ducan
hamile
ducan
iki canlı
ducan
iki ruhlu
ducanîbûn
hamile olmak
ducar
tekerrür
ducar
tekrar
ducar
yinelenme
ducar kirin
ikilemek
ducar kirin
tekrarlamak
duçerxe
bisiklet
dudeng
iki ünlü
dudil
ikircikli
dudil
kararsız
dudil
karasız
dudil
mütereddit
dudil
tereddütlü
dudilî
ikirciklilik
dudilî
kararsızlık
dudilî
tereddut
dudilî
tereddüt
dudo
iki
dudu
iki
dugihan
gebe
dugihan
iki canlı
dugihan
iki ruhlu
duguh
yaba
duh
dün
duhêl
deri ip
dukar
rivayet
dukar
söylenti
dulibî
ikili
dumen
dümen
dund
posa
durd
çökelti
durd
tortu
durexî
iki taraflılık
duristkirin
meydana getirmek
duristkirin
yapmak
durr
inci
durust
dürüst
durust
kusursuz
durû
iki yüzlü
durû
riyakar
durû
riyakâr
durûtî
iki yüzlülük
durûtî
ikiyüzlülük
durûtî
riya
durûtî
riyakarlık
duryan
kavşak
duryan
yol ayırımı
duşaxe
difteri
duşem
pazartesi
duşîze
bakire
duwem
ikinci
duwem
ikincil
duwem
tali
duxaskan
loğusa
duxaskanî
loğusalık
duzîne
düzine
dû
arka
dû
arkası
dû
duman
dû kirin
tütmek
dûajo
yardımcı çoban
dûbrang
avcı kuş
dûçar
maruz
dûçar
maruz kalan
dûçar bûn
maruz kalmak
dûdik
düdük
dûello
düello
dûkan
dükkan
dûkel
buhar
dûkêş
baca
dûmahî
ard
dûmahî
arka
dûmahî
devam
dûmahî
devam arkası
dûmir
dumur
dûmir
körelme
dûmirandin
dumura uğratmak
dûmirandin
köreltmek
dûmirîn
dumura uğramak
dûmirîn
körelmek
dûpatkirin
belirtmek
dûpatkirin
vurgulamak
dûpişk
akrep
dûr
uzak
dûr ketin
uzaklaşmak
dûr û dirêj
enine boyuna
dûr û dirêj
uzun uzadıya
dûrahî
uzaklık
dûrbîn
dürbün
dûrbîn
uzak görüşlü
dûrebîn
basiretli
dûrebîn
uzağı gören
dûredest
erişilmesi güç
dûredest
uzak
dûreperêz
çekince
dûrî
uzaklık
dûrîdest
ulaşılmaz
dûrkirin
tenkil
dûrxistin
uzaklaştırmak
dûş
düzey
dûş
hiza
dûş
seviye
dûşa aborî
geçim düzeyi
dûv
kuyruk
dûv re
sonra
dûv sitêrk
kuyruklu yıldız
dûvedirêj
ayrıntılı
dûvedirêj
uzun erimli
dûvelang
uydu
dûvelenk
uydu
dûveroj
ati
dûveroj
gelecek
dûveroj
istikbal
dûvmesas
bülbül
dûvre
sonra
dûxan
duman
dûyîn
sıvama
dûz
düz
e
evet
e
Kürt alfabesinin altıncı harfi
eba
aba
ebandin
sığdırmaya çalışmak
ebandin
sokuşturmak
ebeboz
ayak takımından kimse
ebeboz
bıçkın
ebenûs
abanoz
ecel
ecel
ecem
acem
ecemitî
acemilik
ecemî
acemi
ecer
acar
ecer
taze
ecêb
garip
ecêb
komik
ecêb
tuhaf
ecêb dîtin
garipsemek
ecêbî
acayiplik
ecêblosik
tanınmayacak kadar değişen kimse
ecêbman
şaşırmak
ecêbman
şok olmak
ecibandin
beğenmek
ecizbûn
bıkmak
ecîn
çiğ köfte
ecîn
çiğköfte
ecûr
acur
edeb
adab
edeb
edep
edilandin
düzeltmek
edilandin
toparlamak
edilîn
düzelmek
edilîn
uygun duruma gelmek
edîtor
editör
efare
meyve veya zirai ürün atığı
efendî
efendi
eflatûn
menekşe rengi
Efrîka
Afrika
efsane
efsane
efsane
söylence
efsanewî
efsanevi
efsûn
afsun
efsûn
büyü
efsûn
sihir
efsûn
tılsım
efsûn kirin
büyülemek
efsûnbaz
büyücü
efsûndar
büyülü
efsûnker
büyüleyici
egal
bir atkı türü
eger
neden
egîd
yiğit
egîdî
yiğitlik
egît
cesur
egît
yiğit
ehliyet
ehliyet
ehliyetname
ehliyet belgesi
Ehremên
şeytan
ehven
ehven
ejdeha
ejderha
ejnû
dirsek
ekonomiye piyaseya
serbest serbest piyasa ekonomisi
ekonomî
ekonomi
ekonomî
geçim
ekonomî
iktisat
ekonomîst
ekonomist
ekonomîst
iktisatçı
ekran
ekran
eksprês
ekspres
elaf
tahıl tüccarı
elal
her şeyin en ufağı
elb
hububat ölçeği
elb
kile
elbik
kova
elektronîk
elektronik
elende
şafak
eletewş
gereksiz ve saçma söz veya hareket
eletewş
hiçbir yararı olmayan iş veya davranış
Elewî
Alevi
elfabet
alfabe
elimandin
alışmak
elimandin
alıştırmak
elimandin
öğrenmek
elimîn
alışmak
elimîn
öğrenmek
elind
şafak
eliqandin
birbirine dolamak
elîl
hasta
elîl
sakat
elok
hindi
em
biz
eman
aman
embar
ambar
embaz
misal
embaz
örnek
embriyon
rüşeym
emûdî
dikey
enayî
enayi
enayîtî
enayilik
encam
akıbet
encam
netice
encam
sonuç
encamdan
gerçekleştirmek
encamdan
yapmak
encamname
sonuç bildirgesi
encax
ancak
encumen
encümen
encumen
komisyon
endam
organ
endam
üye
endam
üye. \"endamê şanaziyê\" onur üyesi
endamiya rûmetî
fahri üyelik
endaze
geometri
endazyar
geometri bilgini
endazyar
mühendis
endezyar
mühendis
enerjî
enerji
enflasyon
enflasyon
engajekirin
engaje etmek
engajeman
engajaman
engiz
tahrik
engizandin
tahrik etmek
enir
kızgınlık
enir
küsme
enirandin
kızdırmak
enirandin
öfkelendirmek
enirîn
kızmak
enirîn
küsmek
enirîn
öfkelenmek
enirînandin
küstürmek
enî
alın
enî
cephe
enîşk
dirsek
enstitû
enstitü
enstitûya hevotinê
eğitim enstitüsü
Entab
Antep
entellektuel
aydın
entellektuel
entellektüel
eqd
çarşı
er
geçim
er
iktisad
eraq
uzman
erbane
tef
erd
arazi
erd
arz
erd
kara
erd
toprak parçası
erd
yer
erdhej
deprem
erdhej
zerzele
erdhejîn
deprem
erdnas
jeolog
erdnasî
jeoloji
erdnîgarî
coğrafya
Ereb
Arap
Erebistana Seûdî
Suudi Arabistan
Erebî
Arapça
Erebîstan
Arabistan
Erê
evet
erêkirin
olumlamak. tasvip etmek
erêkirin
onaylamak
erênî
müspet
erênî
olumlu
erênî
olumluluk
erêyandin
olumlamak. tasvip etmek
erjeng
dehşet verici
erjeng
dehşetli
erjeng
korkunç
erjeng
vahim
erjing
erguvan
erk
erk
erk
görev
erk
işlev
erk
ödev
erk
rol
erk
vazife
erkdar
işlevsel
erkdin
görevlendirmek
Ermen
Ermeni
Ermenkî
Ermenice
errik
aboo! anlamında ünlem
errik
vay be!
erşanî
eşinme
erşêt
mirasta kadının payı
erxewan
şarap rengi
erzan
değersiz
erzan
ucuz
erzanî
ucuzluk
erzaq
erzak
erzêl
direklerin veya dalların üzerine (yatmak için) kurulan kulübe
erzên
çene
Erzingan
Erzincan
Erzirom
Erzurum
esans
esans
esehîkirin
doğrulamak
eskene
keski
esmanê dev
damak
esmer
esmer
esrar
esrar
esrarkêş
esrarkeş
esreq
tavan
estetîk
estetik
eşîr
aşiret
eşîr
oymak
eşkere
açık
eşkere
aleni
eşkere
aşikar
eşkere
bariz
eşkere bûn
açığa çıkma
eşkêl
çap
eşûre
aşure
et
abla
etar
çerçi
etar
gezgin satıcı
etê
ablaya hitap
etlahî
tatil
etn
kireç ocağı
ev
bu
ev carê
bu kez
ev çend
bu kadar
evandin
sevmek
evçend
bu kadar
evdal
gezgin
evdal
yoksul
evdoşekalo
büyük çekirge
eve
işte
evîn
aşk
evîn
sevgi
evîndar
aşık
evîndar
bağımlı
evîndar
sevdalı
evîndar
tutkun
evqas
bu kadar
evraz
rampa
evsing
taşlarla örülen keklik tuzağı
evzel
makbul
ew
o
ew
şu
ewan
bozguncu
ewanî
bozgunculuk
eware
avare
ewiqandin
geciktirmek
ewiqandin
oyalamak
ewiqandin
rötar yaptırmak
ewiqîn
gecikme yapmak
ewiqîn
oyalanmak
ewk
falan anlamında sözcük
ewk
şey
ewlayî
güvence
ewle
emniyet
ewle
emniyetli
ewle
garanti
ewle
güven
ewle
güvence
ewle
güvenilir
ewle
itimat
ewle bûn
güvenmek
ewlebûn
güvenmek
ewledar
emniyetli
ewledar
garantili
ewledar
güvenceli
ewledar
güvenilir
ewledar
güvenli
ewlehiya civakî
sosyal güvenlik
ewlehiya gişkî
kamu güvenliği
ewlehî
emniyet
ewlehî
garanti
ewlehî
güven
ewlehî
güvence
ewlehî
güvenlik
ewlehî
itimat
ewlehî dan
garanti vermek
ewlehî dan
güvence vermek
ewlehî kirin
güvenmek
ewlekarî
güvenlik
ewlemend
güvenilir
ewlemend
yediemin
ewlemendî
güvenirlik
ewlename
itimatname vermek
ewletî
güven
ewqas
o kadar
ewr
bulut
ewrahî
bulutlu
ewran
parçalı bulutlu
ewrawî
bulutlu
ewrî bûn
bulutlanmak
Ewrûpa
Avrupa
Ewrûpî
Avrupalı
ewtîn
havlamak
Ewustralya
Avustralya
Ewustralyayî
Avustralyalı
exlamûr
ıhlamur
exlewik
tava
exte
kısırlaştırılmış at
extirme
ganimet
eyan
açık
eyan
ayan
eyan
belli
eyar
deri
eyar
post
eylo
heybetli
eylo
kartal
eywan
ayvan
eywan
büyük geniş oda
ez
ben
ez bigorî
kurban olayım
ez biwî bawer nakim
ona güvenmiyorum
ez hew dixwînim
bir daha okumayacağım
ezbenî
efendim
ezbenî
efendim anlamında hitap
ezbet
boy
ezbet
kabile
ezbet
sülale
ezezî
kendini öne çıkarmak
ezimandin
ağırlamak
ezimandin
karşılamak
ezimandin
konuk etmek
ezîtî
bencillik
ezman
arş
ezman
gök
ezman
gökyüzü
ezmûn
deney
ezmûn
sınav
ezmûn
tecrübe
ezmûngeh
laboratuvar
eznavendparêzî
benmerkezcilik
ezperest
bencil
ezperest
egoist
ê
Kürt alfabesinin yedinci harfi
ê
yeter
êdî
artık
êdî
gayrı
êk
işteşlik zamiri
êkin
ekin
êl
aşiret
êl
kabile
êl
taife
êm
yem
êm kirin
yemlemek
ên
iyelik sıfatların çoğul hali mesela: \"dîsketên min\" disketlerim
êris
Hıristiyan liderleri için kullanılan bir ünvan
êrîş
hücum
êrîş
saldırı
êrîş kirin
hücum etmek
êrîş kirin
saldırmak
êrîşkar
mütecaviz
êrîşkar
saldırgan
êrîşkirin
saldırmak
êrxat
ırgat
êş
ıstırap
êş
ızdırap
êş
acı
êş
ağrı
êş
sızı
êşa can
can ağrısı
êşa zirav
verem
êşandin
acıtmak
êşandin
ağırtmak
êşandin
ağrıtmak
êşandin
incitmek
êşbir
acı dindirici
êşbir
ağrı kesici
êşdar
acı verici
êşdar
müessif
êşik
illet
êşîn
acımak
êşîn
ağrımak
êşîn
incinmek
êşnasî
teşhis
êşnasîn
teşhis etmek
êtir
artık
êtir
başka
êtir
başkası
êtir
sabır
êtirkirin
sabretmek
êvar
akşam
êvarkî
akşamleyin
êxistin
düşürmek
êzing
odun
êzingvan
oduncu
f
Kürt alfabesinin sekizinci harfi
fafik
kekeme
fafik
tutuk
fal
fal
fal
tek tırnaklı hayvanların cinsel arzularının kabarması
falavêj
falcı
falbêj
falcı
falinc
felç
falincî
felçli
fanêle
kazak
fanos
fanus
fanos
fener
fantazî
fantazi
fantên
iskambil oyunu
Faris
Fars
Farisî
Farsça
fason
kesim
fason
kumaş
fasûlî
fasulye
faş
utanılacak söz veya davranış
faş
yüz kızartıcı
faş
yüz kızartıcı bir şeyden utanç duyma
faşîst
faşist
faşîzm
faşizm
fatereşk
dalak
fatfatik
bir kertenkele türü
fatfatik
kumru
fatik
bir kertenkele türü
fatreşk
dalak
fatûl
yük ipini sıkmak için kullanılan değnek
fayke
kazak
feda
feda
feda kirin
feda etmek
fedakar
fedakâr
fedakar
özverili
fedakarî
fedakarlık
fedakarî
özveri
federal
federal
fedî
utanç
fedîkar
çekingen
fedîkar
utangaç
fedîkirin
utanmak
fedîyok
çekingen
fedîyok
utangaç
fehmkirin
anlamak
fekirin
bakmak
felat
kurtuluş
felek
felek
feleqe
falaka
feliqandin
kavun karpuz vs.yi parçalara bölme fiili
feliqîn
bölünmek
felişandin
dağıtmak
felişandin
feshetmek
felişîn
dağılmak
felişîn
fesh olunmak
felît
dinamik
felît
genç
felq
eşyanın bir parçası
felq
karpuz salatalık vs.nin her bir parçası
felq
kavun
felsefe
felsefe
felsefî
felsefi
felte
kahpe
fen
fen
fena
aynısı
fena
fena
fena
gibi
fena
kötü
fend
hile
fend
tuzak
fenî
fenni
feq
kapan
feq
tuzak
feq danîn
tuzak kurmak
feqe
din öğrenimi gören öğrenci
feqî
din öğrenimi gören öğrenci
fer
biricik
fer
tek
fer
teksayı. \"ferek sol\" bir tek ayakabı
feraset
algı
feraset
algılamak
feraset
anlak
feraset
anlayış
feraset
idrak
feraset
kavrama yeteneği
feraset
sezgi
feraset
zekâ
feraş
değirmen taşı
feraş
fuarcı
feraşî
fuarcılık
Ferat
Fırat
ferd
birey
ferd
fert
ferdî
bireysel
ferdparêz
bireyci
ferdparêzî
bireycilik
fere
gerek
fere
lazım
ferenc
keçe
ferfûr
çini
ferfûr
porselan
ferfûr
porselen
ferfûr
seramik
ferheng
adet
ferheng
kültür
ferheng
lügat
ferheng
örf
ferheng
sözlük
ferhengok
cep sözlüğü
ferhengok
küçük sözlük
fericîn
seyretmek
ferişteh
melek
ferîbot
feribot
ferîşte
melek
ferîşte
peri
ferman
buyruk
ferman
emir
ferman
katliam
ferman
soykırım
ferman
talimat
ferman kirin
buyurmak
ferman kirin
emretmek
fermanbar
buyruğa uyan
fermanber
buyrulan
fermanber
memur
fermandar
amir
fermandar
buyuran
fermandar
komutan
fermanderya
amiral
fermanrakirin
katliam veya tecrit kararı almak
fermî
resmi
fermo
buyrun
fermo
buyurun
fermûar
fermuar
fersend
fırsat
ferş
büyük yassı taş
ferşbûn
mahcup olmak
ferşkirin
mahcup etmek
ferûc
piliç
ferwerde
hakem
ferx
erkek piliç
ferxe
geveze kadın
ferxes
tam kısırlaştırılmamış hayvan
ferxik
yavru
feryad
feryat
ferz
farz
ferzende
âlim
ferzende
bilgin
ferzîn
santraçta vezir taşı
ferzîn
vezir (satrançta)
fesal
biçim
fesal
ölçü
fetilîn
dolanmak
fetilîn
dönmek
fetilînandin
dolamak
fetiq
fıtık
fetisandin
boğmak
fetisîn
boğulmak
fetisok
boğucu
fetisok
bunaltıcı
fetrûm
aşı
fetrûm kirin
aşılamak
fetrûmkirin
aşılamak
fetsînok
bunaltıcı
fewikandin
bir işi elden kaçırmak
fewikandin
bir işi veya şeyi elden kaçırmak
fewikîn
bir işin veya şeyin elden kaçması
fewikîn
bir şeyin elden çıkması
fewikîn
telef olmak
feyîzdar
verimli
feylezof
filozof
fê
sara
fê
sara hastalığı
fêd
suyun çekilmesinden sonra oluşan kumlu arazi
fêdar
saralı
fêhma
anlayışlı
fêhma
çabuk
fêhma
kavrayan
fêhmkirin
anlamak
fêhmkirin
kavramak
fêkî
meyve
fêkî
yemiş
fêl
hile
fêl
niyet
fêlbaz
hilekar
fêlbazî
hilekarlık
fêm
anlak
fêm
anlayış
fêm
kavrayış
fêmbar
anlaşılır
fêmdarî
anlayışlılık
fêmkirin
anlamak
fêmkirin
kavramak
fêmkor
anlayışsız
fêmkor
darkafalı
fênek
dalavereci
fênek
hilecî
fênek
kurnaz
fênek
üç kağıtçı
fênekî
kurnazlık
fêr
ders
fêr
öğretim
fêr bûn
öğrenmek
fêrbûn
alışmak
fêrbûn
öğrenmek
fêrbûnî
öğrenim
fêrbûnî
tahsil
fêre
ibret
fêre girtin
ibret almak
fêrgeh
dershane
fêrgeh
okul
fêrgeh
sınıf
fêris
çalışkan
fêris
zeki
fêrisîn
kavrayış
fêrist
fihrist
fêrkirin
alıştırmak
fêrkirin
öğretmek
fêrmend
öğretici
fêrmend
öğretmen
fêrmendê
bayan öğretmen
fêz
gurur
fêz
mağrur
fihêl
aklanma
fihêl bûn
aklanma
fihêl bûn
hakkını helal etmek
fihêl bûn
temize çıkmak
fihêlkirin
aklamak
fik
burkulma
fik bûn
burkulmak
fikar
endişe
fikar
kaygı
fikare
sakınca
fikaredar
sakıncalı
fikirîn
düşünmek
fikra sabît
saplantı
filan
filan
filaster
plaster
filç
basık burunlu
fileh
fellah
fileh
gayri müslim
fileh
gayrimüslim
fileh
reaya
filitîn
kurtulmak
filitîn
kurtuluş
filînta
filinta
filîte
müstehcen
filîz
filiz
filûqe
filika
fincik
zıplama
find
mum
findank
mum
finfinok
düzmece
finik
yavru katır
fir
uçmak
fir
uçuş
firandin
uçurmak
firaq
bulaşık
firaq
kabkacak
firaq
kap
firaq
kap kacak
firaqşok
bulaşık makinası
firar
firar
firavîn
öğle yemeği
firawan
geniş
firawan
kapsamlı
firawan
şümullü
firçe
fırça
firdik
kırıntı
firdikandin
ufalamak
fireh
bol
fireh
geniş
fireh bûn
bollaşmak
fireh bûn
genişlemek
firehbûn
genişlemek
firehî
bolluk
firehî
genişlik
firehkirin
genişletmek
firengî
alafranga
firêz
ayrık otu
firfat
yırtık pırtık
firfat
yırtık-pırtık elbise
firfaz
zıplama
firfirok
fırıldak
firgeh
uçuş yeri
firijîn
hayvan aksırması
firinde
uçak
firingî
domates
firisandin
tıkamak
firisîn
bastırılarak bir yere sokulmak
firisîn
bir yere zorla tıkılmak
firîn
uçmak
firîn
uçuş
firîşte
melek
firîw
dolandırıcılık
firîw kirin
dolandırmak
firîwandin
dolandırmak
firj
hayvan aksırığı
firk
aralıklı
firk
kasınç
firk
kramp
firk
seyrek
firkandin
çitilemek
firkandin
ovmak
firkbûn
seyrekleşmek
firkkirin
seyreltmek
firmêsk
gözyaşı
firne
fırın
firnik
burun delikleri
firo
anız
firok
uçucu
firoke
helikopter
firoşgeh
dükkan
firoşgeh
mağaza
firoşkar
satıcı
firotin
satış
firotin
satmak
firotingeh
dükkân
firotingeh
mağaza
firş
sabır
firşteng
sabırsız
firûze
firuze
firûzeyî
firuze rengi
fis
sessiz yellemek
fis
sessiz yellenme
fisdeq
fıstık
fisdeqa erdê
yer fıstığı
fisdeqa qajê
çam fıstığı
fisdeqên Dêlûkê/Ruhayê
Antep/Urfa fıstığı
fisegur
bir yabani mantar türü
fisegur
yırtık pırtık
fisek
osurukçu
fisikîn
bükülmek istenen değeğin çatlaması
fisikîn
yürüken ayağın kayması
fisirîn
kaytarmak
fisirîn
sıvışmak
fisirîn
tüymek
fiske
fiske
fismirî
sinsi
fistikandin
burkmak
fistiqîn
burkulmak
fistoqî
başıboş gezen kimse
fistoqî
evde durmayan kimse
fistoqî
evde durmayan köpek
fistoqî
salak
fisû
kokarca
fiş
anlamsız
fiş
boş
fişal
abartma
fişal
abartmalı
fişal
mübalağa
fişal kirin
abartmak
fişal kirin
mübalağa etmek
fişar
baskı
fişar
saçma laf
fişar
saçma veya absürd söz
fişar
zor
fişar kirin
saçmalamak
fişarde
saçma laf
fişîn
fışırdamak
fişîn kirin
sümkürmek
fişkirin
sümkürmek
fitar
iftar
fitar kirin
oruç açmak
fitilok
kavis
fitilok
viraj
fitiq
fıtık
fitîl
fitil
fitlonek
sapak
fitrak
kemend
fitrik
şişe mantarı
fiyoz
elektrik sigortası
fîhilbûn
beraat
fîk
ıslık
fîk
bir cins bezelye
fîkandin
ıslık çalmak
fîl
fil
fîlal
sandalet
fîlik
tiftik
fîlm
film
fîncan
fincan
fînik
köpek yavrusu
Fînland
Finlandiya
Fînlandî
Finlandiyalı
fîntoz
cilveli
fîntoz
süslü bayan
fîqandin
ıslık çalmak
fîqerojk
mantar
fîre dan
fire vermek
fîrket
firkete
fîrma
firma
fîsel
kaytaran kimse
fîsel
sık sık sıvışan
fîskanî
küçük
fîskanî
ufak
fîsqat
dalda kuruyan üzüm salkımı
fîstan
entari
fîstan
fistan
fîstik
fiske
fîşeng
fişek
fît
eşit kalma
fît
kışkırtma
fît bûn
ödeşmek
fît kirin
kışkırtmak
fîtê
sürtük
fîtê
şırfıntı
fîtik
ıslık
fîtiklêxistin
ıslık çalmak
fîtnekar
fitneci
fîtnekar
kışkırtıcı
fîtnekar
provakatör
fîxan
feryat
fîxan
figan
fîz
çalım
fîz avêtin
çalım atmak
fîza
çalımlı
fîza
kibirli
fîzar
sızlanma
fîzar
yardım isteyen kimsenin bağırma sesi
fîzar kirin
sızlanmak
fobî
fobi
fodil
zarif
fok
fok
fol
yasemin
fon
fon
fors
sükse
fort
palavra
fosfor
fosfor
fosil
fosil
fote
çarşaf
fote
ferace
foto
fotoğraf
fotokêş
fotoğrafçı
fotokopî
fotokopi
Frans
Fransa
Fransî
Fransız
Franskî
Fransızca
frengî
alafranka
frên
fren
frêna hawarê
imdat freni
fuhûş
fuhuş
fûr
taşkın
fûrandin
taşırmak
fûrîn
su
fûrîn
süt
fûrîn
süt gibi şeylerin taşması fiili
fûrîn
yemek vb. şeylerin taşması
g
Kürt alfabesinin dokuzuncu harfi
ga
öküz
ga dan
ineği boğaya çekmek
gaboxe
Afrika öküzü
gac
yumak
gaçêrîn
uzun kuyruklu sığır ve tipi hayvanların sırtında parazit toplayan serçe tipi bir kuş
gadan
inek ve boğayı çiftleştirmek
gadane
burçak
gadar
sığır otlak yeri
gadêr
çift öküzlerini otlatan kimse
gadoş
toprak kap
gadoş
topraktan yapılan iri bir çanak
gagolekî çûn
emeklemek
gaj
yumak
gakovî
bufalo
gakovî
yabani öküz
gal
seda
gal
ses
gala
gala
galegal
konuşma
galegal
sohbet
galegalkirin
çene çalmak
galegalkirin
geyik muhabeti
galegalkirin
sohbet etmek
galerî
galeri
galgal
çene çalma
galgal
dedikodu
galgal
laflama
galim
birinin üzerine yürüme
galim
dalaşma
galte
alay
galte
mizah
galte
şaka
galtefis
tembel
galtevan
mizahçı
galtin
mizah yapmak fiili
galûk
mahmuz
galûk kirin
mahmuzlamak
galûm
topuz
gam
döğen
gamêş
erkek manda
gamêş
manda
gamil
omuz başları
gamirok
yeni doğan çocukların yakalandığı bir tür hastalık
gamisk
misk sığırı
gan
can
gan
sağmal hayvan memesi
gandêr
fahişe
gandêr
iffetsiz
gandêr
kahpe
gandêrî
fahişelik
gandêrî
fuhuş
gandîl
iri sağmal hayvan memeleri
ganek
isterik dişi
gangil
kıvırcık
gangilok
gelincik
gangilok
kıvırcık (saç)
ganigan
müshil
ganî
canlı
gar
gar
garaj
garaj
garan
büyük baş hayvan sürüsü
garan
sığır sürüsü
garing
harman sırasında öküzlerin pisliklerini almak için altlarına konulan bir kap
garis
darı
garis
mısır
garisê misrî
mısır
garîte
mertek
garnigan
içinde süt gibi bir sıvı bulunan bir bitki türüdür. Bu sıvı müshildir
garte
kızak
gasik
maşa
gasin
köy meydanı
gasin
saban demiri
gasingeh
büyük meydan
gav
adım
gav
an
gav
an. mesela: \"gavadin\" biraz önce. \"vê gavê\" şimdi
gav
kadem
gav
şu an
gavan
sığırtmaç
gavavêtin
adım atmak
gavavêtin
işe başlamak
gavber
rakip
gavdan
adımlamak
gavedin
biraz önce
gavek
bir adım
gavek
bir an
gavek berê
bir an evvel
gavin
atış mesafesi
gavin
mesafe
gawestî
yerleşik
gawir
gâvur
gawir
kafir
gawirî
gavurluk
gawuk
tahta biti
gawuk
tahta kurusu
Gaxend
Noel
gayin
cinsel ilişkide bulunmak
gayîn
cinsi münasebette bulunmak
gayîn
çiftleşmek
gayz
kerpeten
gaz
arşın (68 cm)
gaz
gaz
gaz
tepenin en üst noktası
gaz
tepenin üst noktası
gazbir
manifaturacılıkta makasçı
gazdan
gazlamak
gazgaz
uğultu
gazin
sitem
gazin
şikayet
gazinc
sızlanma
gazinc
serzeniş
gazinc
sitem
gazinc
yakınma
gazinc kirin
serzenişte bulunmak
gazinc kirin
yakınmak
gazincdoyi
serzenişte bulunan
gazincdoyi
yakınan
gazind
sızlanma
gazind
serzeniş
gazind
sitem
gazind
yakınma
gazindok
çok sitem eden
gazî
celp
gazî
çağrı
gazî
sesleniş
gazî kirin
çağırmak
gazîkirin
çağırmak
gazîkirin
seslenmek
gazîname
celpname
gazîname
çağrı kağıdı
gazîno
gazino
gazîvan
tellal
gazîz
incir kurdu
gazûz
güve
gebirge
büyük davul
geç
alçı
geç
tebeşir
geçkarî
alçı ile çalışma
geda
dilenci
geda
dilenci kız çocuk
geda
sefil
geda
yoksul
gedandin
dilenmek
gedandin
yiyecek dilendirmek
gede
erkek çocuğu
gede
erkek çocuk
gedûg
gedik
gef
tehdit
gefandin
tehdit etmek
gefîn
tehdit edilmek
geflêxwekirin
tehdit etmek
gefok
tehditkar
gefxwarin
tehdit etmek
geh
arasıra
geh
bağlantı
geh
bazen
geh
boğum
geh
eklem
geh
mafsal
geh
zaman
gehînek
bağlantı
gehîştin
kavuşmak
gehîştin
kemale ermak
gehîştin
olgunlaşmak
gehîştin
ulaşmak
gehîştinî
olgunluk
gehîştî
kavuşan
gehîştî
olgun
gehîştî
ulaşan
gejmirandin
öğütmek
gel
cumhur
gel
halk
gelac
fitneci
gelac
münakaşa
gelac
münakaşacı
gelacî
fitnecilik
gelacî
kışkırtıcılık
gelacî
münakaşa
gelacî kirin
münakaşa etmek
gelale
bademcik
gelale
model
gelale
müsvedde
gelale
numune
gelale
taslak
Gelarêzan
Akrep Burcu
Gelawêj
Ağustos
Gelawêj
Ağustos ayı
gelawêj
ağustos ayı bn. \"tebax\"
Gelawêj
Eylül’e tekabül eden ay
Gelawêj
Venüs
gelawêj
venüs gezegeni
gele
küme
gele
zümre
gelek
bir hayli
gelek
çok
gelek
epey
gelek
epey(ce)
gelek
hayli
gelemper
genel
gelemper
kamu
gelemperî
genel
gelemperî
kamusal
gelemperî bûn
genelleşmek
gelemperî kirin
genellemek
gelemşe
arbede
gelemşe
ihtilaf
gelemşe
izdiham
gelemşe
karışıklık
gelemşe
mesele
gelemşe
sorun
gelemşemişandin
karıştırmak
gelemşemişîn
karışma
gelendar
büyük ve iri direk
gelêrî
anonim
gelêrî
folklorik
gelêrî
halka dair
gelêrî
halkla ilgili
gelêrî
otantik
gelêş
humuslu toprak
gelhe
nüfus
gelhename
nüfus kütüğü
gelifandin
toz haline getirmek
gelî
boğaz
gelî
çoğul ünlemi
gelî
dargeçit
gelî
ey hitap ünlemi. \"Gelî zarokno!\". Ey çocuklar!
gelî
ey!
gelî
vadi
gelî hevalan
ey arkadaşlar
gelo
acaba
gelparêz
halkçı
gelparêzî
halkçılık
gelş
fikir ayrılığı
gelş
ihtilaf
gelş
mesele
gelş
sorun
gelşe
fikir ayrılığı
gelşe
problem
gelşe
sorun mesele
gelû
dairenin merkezi
gelviçîn
ayak altında veya bir şeyle ezilmek
gelviçîn
gücenmek
gelwaz
ceviziçi ve incir gibi yemişlerin takılıp dizildiği iplik
gem
gem
gem kirin
gem vurmak
gemar
kir
gemar
kirli
gemar
pasak
gemar
pis
gemar
pislik
gemar kirin
kirletmek
gemarî
kirli
gemarî bûn
kirlenmek
gemaro
abluka
gemaro
ambargo
gembol
erkek köpek
gemerdan
tekel
gemerdêr
tekelci
gemirandin
bir şeyin biçimini bozmak
gemirîn
kan
gemirîn
pislik vs. ye bulanmak
gemor
hafif acıya çalan tat
gemş
güreşmek
gemşandin
güreştirmek
gemşîn
güreşmek
gemşo
güreşçi
gen
gen
genandin
kokutmak
gencîne
define
gencîne
hazine
gendel
hantal
general
general
gengaz
mümkün
gengaz
olanak
gengaz
olanaklı
gengeşî
münakaşa
gengeşî
münazara
gengeşî
tartışma
gengeşî kirin
tartışmak
genijîn
çürümek
genijîn
kokuşmak
genim
buğday
genimî
buğday tenli
genî
kokmuş
genî
kokuşmuş
genî bûn
kokmak
genîbûn
kokuşmak
genjandin
çürütmek
genjandin
kokutmak
genûs
cimri
gep
avurt
gep
lokma
gep
yanak
geprûg
kursak
ger
arama fiili mesela: \"Ez li hevalê xwe gerîyam.\" Ben arkadaşımı aradım
ger
deveran
ger
dolanım
ger
eger
ger
eğer
ger
gezi
ger
gezinti
ger
seyahat
ger
seyehat
ger
şayet
ger
ters akıntı
ger
tur
ger
turizm
geran
dolaşmak
gerandin
dolaştırmak
gerandin
gezdirmek
gerandin
idare etmek
gerandin
yürütmek
gerav
girdap
gerçî
gerçi
gerdan
kovmak
gerden
boğaz
gerden
çene altı
gerden
gerdan
gerdengaz
uzun boylu
gerdenî
gerdanlık
gerdenî
tasma
gerdêle
at arabası
gerdiş
araç
gerdî
dolaşılmış
gerdîş
töre
gerdûm
kağnı
gerdûn
evren
gerdûn
kainat
gerdûne
araba
gerdûnî
evrensel
gerdûnî bûn
evrenselleşmek
gerdûnîtî
evrensellik
gere
elzem
gere
gerek
gere
gerekli
gere
lazım
gerek
elzem
gerek
gerek
gerek
gerekli
gerek
lazım
gerek e
gereklidir
geremol
kalabalık
geremol
karışıklık
gerew
rehin
gerew
rehine
gergef
gergef
gerger
taşlık
gerisandin
çiğnemek
gerisandin
çiğnetmek
gerisandin
ezmek
gerisîn
çiğnenmek
gerisîn
ezilmek
geriyan
dolaşmak
gerîh
çağla
gerîh
yeşil badem
gerîn
dolaşmak
gerîn
genmek
gerîn
gezmek
gerînandin
yönetmek
gerînek
anafor
gerînek
girdap
gerînende
direktör
gerînende
mudur
gerînende
müdür
gerînende
yönetim
gerînendêr
yönetici
gerîngeh
daire (ev)
gerîngeh
yönetim dairesi
germ
sıcak
germ bûn
ısınmak
germ bûn
kızmak
germ kirin
ısıtmak
germahî
sıcaklık
germav
ılıca
germav
kaplıca
germbûn
ısımak
germdar
hararetli
germiçang
eksen
germijandin
ılıtmak
germijank
ısıtıcı
germijîn
ılışmak
germijok
isilik
germijok
sıcaktan dolayı deride sivilce çıkması. ısırgan
germik
kaplıca
germixîn
yemeğin sıcaktan bozulması
germiyan
kışlak
germî
ısı
germî
bulgur pilavı
germî
hararet
germî
sıcaklık
germjimêr
termometre
germjmêr
termometre
germkirin
ısıtmak
gername
seyahatname
gernas
gezmiş
gernas
görmüş
gernas
kahraman
gernas
yiğit
gernasî
yiğitlik
gerok
gezgin
gerok
seyyah
gerok
turist
gerran
varyoz
gers
ılgın otu
gerûşe
afet
gerûşe
gazap
gerwêrk
gezegen
geş
canlı
geş
gür
geş
parlak
geş bûn
gelişme
geş bûn
serpilme
geş bûyî
gelişmiş
geş kirin
gürleştirme (ateş vb. için)
geş kirin
şenlendirme
geşbîn
iyimser
geşdarî
refah
geşedan
gelişme
geşepêdan
geliştirmek
geşt
gezi
geşt
sadaka
geşt
seyahat
geşt
tur
geştiyar
turist
geştiyarî
turizm
gever
sayfa kenarı
gevez
boyada kullanılan kımızı bir ilaç
gevez
gül regi
gevez
kızıl
gevizîn
ağınmak
gevizîn
debelenmek
gevz
ağınmak
gevz
debelenme
gevz
eşinme
gevzol
karmakarışık saç
gewad
kavat
gewad
pezevenk
gewc
ahmak
gewc
budala
gewer bûn
gebermek
gewez
kızıl
geweze
geveze
geweze
zevzek
gewher
cevher
gewher
çakır
gewher
eleman
gewher
element
gewher
ziynet
gewixandin
boğazlamak
gewixandin
boğuşmak
gewixandin
çullanıp boğmak
gewmende
aylak
gewmende
çalgıcı
gewmende
köçek
gewr
ağarık
gewr
beyazımtırak
gewr
boz
gewr
gri
gewr
kır
gewr bûn
ağarmak
gewre
büyük
gewre
iri
gewre
kocaman
gewre
muazzam
gewretirîn
muazzam
gewrî
gırtlak
gewşîn
özellik
gez
ılgın ağacı
gez
ılgın otu
gez
ısırık
gez
ısırma
gez
ısrık
gez
süpürge otu
gez kirin
ısırmak
gezandin
ısırmak
gezek
ısırgan otu. bn. \"gezgezk\"
gezende
ısırıcı
gezgezk
ısırgan otu
gezgezok
ısırgan otu
gezik
ılgın otu
gezik
süpürge otu
gezkirin
ısırmak
gezne
egzama
gezo
kudret helvası
geztin
ısırmak
gêç
alçı
gêç
ibre
gêçkirin
alçılamak
gêduk
geçit
gêj
sersem
gêj bûn
başı dönmek
gêj bûn
sersemlemek
gêjbûn
sersemleşmek
gêjde
sersem
gêjde
yarı deli
gêjkirin
sersemletmek
gêjlok
başparmak otu
gêjlok
kar lapası
gêjlok
kurtpençesi
gêjnok
maydanoz
gêlaz
kiraz
gêle
karınca
gêle girtin
karıncalanmak
gêr kirin
devirmek
gêran
baliğ
gêranî
buluğ
gêrbûn
devrilmek
gêrbûn
yuvarlanmak
gêre
harman dövme işi
gêre
harmanlama
gêre kirin
harman dövmek
gêrevêre
fuzuli şeyler
gêrevêre
hengame
gêrevêre
karman çorman
gêrevêre
öteberi
gêrik
karınca
gêrkirin
devirmek
gêrkirin
yuvarlamak
gêrûse
eldeğirmeni
gêsû
belik
gêsû
saç örgüsü
gêzer
havuç
gêzgêrik
baş dönmesi
gêzik
süpürge
gêzikvan
çöpçü
gêzikvan
süpürgeci
gêzirandin
oyalamak
gêzirîn
oyalanmak
gêzî
süpürge
gêzîvan
çöpçü
gêzîvan
süpürgeci
gibîse
artık yıl
gibîse
dört yılda bir şubat ayının 29 çekmesi
gidî
gidi
gidîno
gidiler
gidîş
sap yığını
gidîyano
gidiler
gihan
can
gihan
kavuşmak
gihan
ruh
gihan
ulaşmak
gihan
varmak
gihan
yetişmek
gihan hev
birbirine kavuşmak
gihandar
canlı
gihandarparêzî
cancılık
gihandin
ulaştırmak
gihandin
yetiştirmek
gihanek
aşama
gihanek
bağlaç
gihanek
merhale
gihanek
safha
gihanî
ulaşım
gihansûz
korkunç
gihar
sığ
gihar
suyun sığ yeri
gihaştin
tekamül etmek
gihaştin
ulaşmak
gihaştin
vuslat
gihaştin
yetişmek
gihaştî
kamil
gihaştî
yetkin
gihêj
atım
gihîner
yetiştirici
gihîştin
olgunlaşmak
gihîştin
ulaşmak
gihîştin
yetişmek
gihîştî
olgun
gihîştî
yetişmiş
gij
dağınık
gij
hayvanların çiftleşmeye teşvik etme ünlemi
gij
şiddetli
gijbûn
hayvanlarda saldırma sırasında tüylerin kabarması veya dikenleşmesi
gijbûn
tüylerin dikenleşmesi veya diken diken olması
gijgêje
hava hortumu
gijgijîn
horozlanmak
gijik
dağınık sak
gijik
taranmamış
gijîn
hayvanların çiftleşmesini sağlama fiili
gijlok
dolu yağışı
gijnîj
kişniş otu
gil
kil
gil
yuvarlak
gil
yuvarlamak gibi kelimelerin kökü
gilahe
ganimet
gilar
çene altından sarkan tombul etler
gilare
çene altında sarkan gerdan
gilare
kütük
gilaxe
palaz
gilaxe bûn
palazlanmak
gilde
yumak
gildêma
ayçiçeği
gilêne
gözde saydam tabaka
gilgil
akdarı
gilik
bızır
gilik
kilitoris
gilik
klitoris
gilî
şikayet
gilî
şikâyet
gilî kirin
şikayet etmek
gilîdar
şikayetçi
gilîker
şikayetçi
gilîkirin
şikayet etmek
gilîkirin
yakınmak
gilîserîn
gliserin
gilîvan
şikayetçi
gilm
budak
gilmik
budak
gilmik
tümör
gilok
çile
gilok
yumak
gilokîn
yuvar
gilokîna sor
alyuvarlar
gilokîna spî
ak yuvarlar
gilolî
yuvarlanan herhangi bir şey
gilor
meşe kozalağı
gilp
ani
gilp
lappadak
gilûr
kalabalık
gilyaz
kiraz
gincir
pırtık kumaş
gincir
yırtık
gincî
hayvanlarda kuyruğa yapışıp topak hale gelen pislikler
gindirandin
yuvarlamak
gindirandin
yuvarlanmak
gindirîn
devrilmek
gindirîn
yuvarlanmak
gindor
kavun
gindor
loğ
gindor
luğ
gindor
silindir
gindor
yuvarlak
ginginok
burnundan konuşan
ginî
beze
ginû
sandal ağacı
gir
büyük ve iri tepe
gir
tepe
gir
tümsek
giram
hürmet
giram
ihtiram
giram
iltifat
giram
saygı
giram girtin
iltifat etmek
giram girtin
itibar etmek
giram girtin
saygı göstermek
giram negirtin
saygısızlık etmek
girambar
saygın
giramgir
değerli
giramgir
saygılı
giramî
hurmet
giramî
itibar
giramî
saygı
giramîgirtin
saygı göstermek
giramnegir
saygısız
giran
ağır
giran
ciddi mesela: \"giranbe!\" ciddi ol!
giran
pahalı
giran
yavaş
giran
zor
giran bihîstin
ağır işitmek
giran bûn
ağırlaşmak
giranbiha
değerli
giranbiha
pahalı
giranî
ağırlık
giranî
pahalılık
girar
bulgur pilavı
girar
pilav
girav
ada
girave
yarımada
girdav
su alaborası
giregir
asil kimse
giregir
büyükler
giregir
elit
giregir
eşraf
giregir
ileri gelen
giregir
kodaman
giregir
önemli kişi
girê
bağ
girê
bent
girê
düğüm
girê
ilmik
girê
yumru
girêba
tümör
girêba
ur
girêcan
kompleks
girêcan
ruhi sıkıntı
girêcan
ruhsal sıkıntı
girêcan
stres
girêçik
eklem
girêçk
eklem
girêçkkirin
eklemleme
girêdan
bağlamak
girêdan
düğümlemek
girêdank
ilinti
girêdar
bağlayıcı
girêdayî
bağımlı
girêdayî
bağlı
girêft
girift
girêhişk
kör düğüm
girêk
bağlaç
girêk
budak
girêk
düğüm
girfan
cep
girgirik
çocuk arabası
girgirok
çocuk arabası
girgirok
el arabası
girgîn
azgın
girgîn
hiddet
girgîn
kırgınlık
girgîn
öfkeli
girhan
delik veya bir gediğin kendiliğinden kapanması hali
giriftar
karışık
girik
hamur yumağı
girik
höyük
girik
tepe
girik
tümsek
giring
ehemmiyetli
giring
mühim
giring
önemli
giring girtin
önemsemek
giringahî
önem
giringî
önem
girî
ağlama
girîn
ağlamak
girîng
gerek(li)
girîng
mühim
girîng
önemli
girîngî
önem
girîngîdan
önem vermek
girîngîdan
önemsemek
girmik
yumruk
girnaz
pürüz
girnazî
pürüzlülük
girnijandin
gülümsetmek
girnijandin
katlamak
girnijîn
gülümsemek
girnijîn
tebessüm etmek
girnoz
kaba öğütülmüş
girnoz
kepekli
girnoz
pürüzlü
giro
nefret
giro
uyuz
girole
yük arabası
girover
küre
girover
toparlak
girover
yuvarlak
girs
büyük
girs
iri
girs
kocaman
girs bûn
irileşmek
girse
kitle
girsegir
muazzam
girsehêz
güçlü kuvvetli
girsehêz
koskoca
girseyî
kitlesel
girsî
irilik
girş
cüsse. Canlıda iri gövde
girş
direk
girş
hatıl. Duvarı berkitlemek için taşların arasına yatırılan direk
girş
kiriş. Üzerinde döşeme tahtalarını mıhlamak üzere kılıçlama yerleştirilen uzun yassıca direk
girte
tutanak
girte
zabıt
girte girtin
zabıt tutmak
girtek
alındı
girtek
makbuz
girtenivîs
zabıt katibi
girtin
alıkoymak
girtin
almak
girtin
kapama
girtin
kapmak
girtin
tutmak
girtin
tutuklamak
girtin
yakalamak
girtin dest
ele almak
girtin naveroka xwe
içermek
girtin naveroka xwe
kapsamak
girtin serxwe
üstlenmek
girtina heyvê
ay tutulması
girtina hîvê
ay tutulması
girtina navaxwe
kapsama
girtina nêveroka xwe
içermek
girtina nêveroka xwe
kapsamak
girtinxwe
kanıksamak
girtiyar
alıcı
girtiyar
almaç
girtî
kapalı
girtî
mahkum
girtî
mahpus
girtî
tutsak
girtî
tutuklu
girtî
yakalanan
girtîgeh
cezaevi
girtîgeh
hapishane
girtole
iriyarı adam
girûz
pürüz
girûz
pürüzlü
girûzî
pürüzlü
giryandin
ağlatmak
giryanok
ağıt
giş
bütün
giş
tamam
giş
tüm
gişk
hepsi
gişk
toplu
gişk
toptan
giştî
genel
git
darboğaz
gitî
dünya
givar
cana yakın
givar
munis
givêr
hazım
givêr
özümleme
givêrîn
hazmetmek
givêrîn
özümlenmek
givir
yabani kedi
givî
içine maya atılmış süt
givîj
akdiken
givîşk
kasıntı
givîşk bûn
kasılmak
givrik
gevrek
givrik
gürbüz
givrikîbûn
palazlanma
giya
bitki
giya
nebat
giya
ot
giyabenîşt
kedi ayağı otu
giyahurç
avize ağacı
giyajûn
şifalı ot
giyan
can
giyan
ruh
giyan
tin
giyandar
canlı
giyandar
ruhlu
giyanewer
canlı
giyanî
canlılık
giyanî
ruhsal
giyanwer
animist
giyanwerîtî
animizm
giyanzanî
ruhbilim
giyaşermîn
mimoza
giyaxwer
otçul
giyayi
bitkisel
gizgizîn
karıncalanmak
gizgizîn
sıtmadan kaynaklanan titreme
gizvanok
bukle
gîhanek
evre
gîhev
ikramiye
gîl
çamur
gîr
kabız
gîrandin
ağlatmak
gîrbûn
kabız olmak
gîre
kabız olan
gîro bûn
tehir olmak
gîro kirin
tehir etmek
gîrobûn
ertelenmek
gîrokirin
ertelemek
gîsin
saban demiri
gîsk
çepiş
gîsk
keçi yavrusu
gît
badire
gît
bela
gît
kışın belirli soğuk günleri
gît
musibet
gît
varta
gîtik
kaval kemiği
gîzan
jilet
gîzan
ustura
gîzme
çizme
gîzre
ne yaş ne kuru ağaç
gobilîna bê
esinti
goçavik
gözlük
goçke
nasır
gog
top
goga lingan
ayaktopu
goga masê
masa tenisi
gogerîn
mayıs böceği
gogîerd
yer küre
gokbaz
futbolcu
gol
gol
gol
göl
golavêtin
gol atmak
gole
öncü hayvan
golik
buzağı
golim
kasık
gom
gölcük
gom
kayıplara karışan. \"zarok gombû\" çocuk kayıplara kaıştı veya çocuk ortalıktan kayboldu
gom
kendisinden haber alınmayan
gom
köm
gom
köm (ilkel ev)
gom
küçük göl
gom
ortalıkta görülmeyen
gom
suskun pek az konuşan
gom
yazlık ev
gomak
golf oyunu
gomik
küçük kulübe
gomik
kuzu
gomik
oğlak ve buzağıların konulduğu havlu
gon
renk
gonarû
beniz
gonc
kurumuş ağaç ya da iri bitki kökü
gonc
kütük
goncal
çukur
gonce
gonca
gonî
boya
gonî
renk
gonî kirin
boyamak
gonî kirin
renklendirmek
gonîker
boyacı
gonîn
boyanmak
gonîxane
boyahane
gopal
asa
gopal
baston
gor
göre
gor
kabir
gor
mezar
gor
nispet
gor
türbe
gor kirin
defnetmek
goran
mera
goranî
göreceli
goranî
izafi
goranî
kürtçenin bir lehçesi
goranî
nispeten
goranî
şarkı
goranî
türkü
gore
çorap
gorevan
mezarcı
gorewilk
vaşak
gorim
görümce
gorim
kadının kocasının kız kardeşi
goristan
mezarlık
gorivan
mezarcı
gorî
fedakarlık
gorî
kurban
gorî
kurban olmak
gorî kirin
gömmek
gorî kirin
kurban etmek
gorî kirin
mezara koymak
gorîbim
kurban olayım! mezara gireyim
gorîçe
mezar taşı
gorîl
goril
gormiz
hardal
gornebaş
vaşak
gornebeşk
vaşak
gornepişk
mezar soyguncusu
gosan
ağustos böceği
gosartme
gülünç duruma düşmüş
gosartme
rezil
goşe
açı
goşe
köşe
goşebend
köşebent
goşepîv
açı ölçer
goşepîv
iletki
goşkar
ayakkabıcı
goşkar
köşker
goşt
et
goştê dewaran
sığır eti
goştê hûrkirî
kıyma
goştfiroş
kasap
goştî
tuzlanıp kış için saklanan et
goştpere
cenin
goştpere
embriyon
goştpere
rüşeym
goştxwer
etobur
gotar
hitabet
gotar
makale
gotar
nutuk
gotar
söylev
gotarbêj
hatip
gotarbêj
spiker
gotarvan
hatip
gotarvan
spiker
gotegot
rivayet
gotegot
söylenti
gotegot
şayia
gotin
demek
gotin
güfte
gotin
kelime
gotin
laf
gotin
söylemek
gotin
söz
gotindar
sözü söyleyen
gotinên pêşiyan
atasözü
gotinî
söylenmiş
gotûbêj
söyleşi
gotûbêj
tartışma
gotyar
anlatıcı
gov
ağıl
govan
şahit
govan
tanık
govanê çavkî
görgü tanığı
govanî
tanıklık
gove
şahit
govend
dans
govend
halay
govendger
halay çeken
govendgêr
halaycı
govendkêş
halay çeken
goya
güya
goya
sözüm ona
goyende
söyleyen kişi
goyin
nöbet sırası
goyinger
nöbetçi
goyîn
nöbet
goyîn
nöbet beklemek
goyîndar
nöbetçi
gram
gram
Grek
Yunan
Grekî
Grek
Grekî
Yunanca
Grekî
Yunanistanlı
Grekîstan
Yunanistan
guftûgo
diyalog
guh
kulak
guh lê kirin
dinlemek
guh lê kirin
kulak vermek
guh nedan
kulak vermemek
guh nedan
savsaklamak
guh vît kirin
kulak dikmek (hayvanlar için)
guhan
meme
guhar
küpe
guhartin
değişim
guhartin
değiştirme
guhartin
değiştirmek
guhartin
dönüştürmek
guhartin
tebdil
guhaztin
nakil
guhaztin
nakletmek
guhaztin
transfer etmek
guhbirin
başının etini yemek
guhdan
dikkate almak
guhdan
dinlemek
guhdar
dinleyici
guher
ağıl
guheran
değişim
guherbar
değişebilir
guherbar
değişken
guherçîle
güherçile
guherîn
değişim
guherîn
değişmek
guherînêr
değiştirici
guherînkar
değiştirci
guherînkar
değiştiren
guherto
versiyon
guhesin
cüruf
guhêrbar
değişken
guhêrbarandin
değiştirmek
guhêrbarî
değişkenlik
guhêzbar
değişken
guhêzbar
mobil
guhêzbar
seyyar
guhêzbar
taşınabilir
guhêztin
aktarmak
guhêztin
gelini baba evinden damat evine götürmek
guhêztin
nakletmek
guhêztin
tayin etmek
guhêztin
ulaştırmak
guhik
kulakçık
guhlêbûn
bakmak
guhlêbûn
dikkat emek. \"Guhê te li mal be.\" Eve dikkat et. veya Eve bak
guhlêbûn
duymak
guhlêbûn
farkına varmak
guhlêbûn
işitmek
guhlêdêrandin
dikkat etmek
guhlêdêrandin
kulak kabartmak
guhnedar
aldırmaz
guhnedar
fütursuz
guhnedar
kayıtsız
guhnedar
umursamaz
guhnedarî
fütursuzluk
guhnedarî
kayıtsızlık
guhrep
kepçe kulak
guhûr
artık
guhûr
çöp
guhûr
süprüntü
gul
gül
gul qedîfe
kadife çiçeği
gulac
güllaç
gulac
tomurcuk
Gulan
Mayıs ayı
gulat
yumru
gulav
gülsuyu
gulberojk
ayçiçeği
gulçan
yumrulu bitkilerin yumrularını çıkarmak için kullanılan ucu demirli alet
gulçîn
gül deren
gulçîn
gül eken
guldank
saksı
guldank
vazo
guldeste
antoloji
gule
kurşun
gule
mermi
gulebarankirin
kurşuna tutmak
gulebarankirin
taramak
guleberbiro
ayçiçeği
gulebûk
gelincik
guleş
güreş
gulfîdan
gül fidanı
gulgîn
gül renkli
gulgîn
gül yüzlü
gulhingivîn
hanımeli
gulik
püskül
gulî
dal
gulî
örük
gulkelem
karnıbahar
gulkelem
karnabahar
gulnesrîn
yabanî gül
gulp
yudum
gulperî
deniz kızı
gulşen
gül bahçesi
gulşen
güllük
gulte
kayıkçı küreği
guman
ihtimal
guman
kuşku
guman
olasılık
guman
şüphe
guman
tahmin
guman bar
sanık
guman bar
şüpheli
guman kirin
sanmak
guman kirin
tahmin etmek
guman kirin
zannetmek
gumanbarbûn
kuşkulanmak
gumanbarbûn
şüphelenmek
gumanberî
kuşkuculuk
gumgumok
kertenkele
gumîn
uğuldamak
gumîn
uğultu
gumîn
zonklamak
gumlat
küme
gumlat
öbek
gumre
kalabalık
gumreş
evhamlı
gumreş
kuruntulu
gumreşî
evham
gumreşî
kuruntu
gumş
lokma
gun
taşak
gun
testis
gunc
yeraltı su borusu
guncan
fels. kapsam
guncan
müsait
guncandin
kapsamak
guncaw
müsait
guncaw
uygun
guncîn
uymak
gund
köy
gundewarî
kırsal
gundî
cahil
gundî
kaba kişi
gundî
köylü
guneh
cürüm
guneh
günah
guneh
suç
guneh
yazık
guneh
zavallı
gunehdaweşandin
günah çıkartmak
gunehkar
günahkar
gunehkar
suçlu
gunehpêhatin
acımak
gungilî
kıvırcık
gungulî
gür
gungulî
sık
gunoyî
taşak fıtığı
gupik
kapı tokmağı
gupik
topuk
gur
canlı
gur
gür
gur
kurt
gurandin
derisini yüzmek
gurçik
böbrek
gurep
kabakulak
gurê manco
masallarda adı geçen ve öcü olarak anılan mitolojik kurt
gurêx
kurt köpeği
gurêx
kurtboğan köpek
gurêz
içtinap
gurêz
sakınma
gurêzandin
sakındırmak
gurêzîn
sakınmak
guriz
kedi kulağı
gurî
flama
gurî
kel
gurî
saçsız
gurî
uyuz
gurîbûn
uyuz olmak
gurîf
yumak
gurîn
gürlemek
gurmij
hücum
gurmij
saldırı
gurmijandin
hücum ettirmek
gurmijandin
saldırtmak
gurmîn
gümbürdemek
gurmîn
gümbürtü
gurmîn
hücum etmek
gurmîn
saldırmak
gurz
gürz
gustîl
yüzük
gustîla nîşanê
nişan yüzüğü
guş
elyaf
guş
kendir bitkisi
guşî
salkım
guvaguva
peyderpey
guvaguva
yavaş yavaş
guvaştek
sıkacak
guvaştin
sıkmak
guvik
fırıldak
guvîn
vınlamak
guwerte
güverte
guzaf
boş laf
guzergah
geçilecek yol
guzergah
güzergah
guzik
kozalak
guzîde
gözde
guzvan
yüksek
guzvan
yüksük
gû
bok
gû
insan dışkısı
gûç
dik açı
gûçik
kulak memesi
gûfik
püskül
gûkirin
sıçmak
gûlik
çiriş otu
gûlî
ağaç dalı
gûlî
saç örgüsü
gûmez
kubbe
gûmez
kubbeli bina
gûmik
parmak uçları
gûmik
parmak uçlarının yumuşak kısmı
gûn
renk
gûsêtrik
ateşböceği
gûstêr
göktaşı
gûstêrk
ateş böceği
gûşî
salkım
gûz
ceviz
gûzan
ustura
gûzek
ayak topuğunun üstündeki ceviz biçimindeki kemikler
gwîzek
baldır kemiği (ayak bileğinin iki yanındaki ceviz şeklindeki kemik)
h
Kürtçe alfabesinin onuncu harfi
ha
ha dayê gibi)
ha
ne var anlamında ünlem
ha
seslenirken seslenilen isim ya da zamirin başına getirilen ünlem(ha elî
hacet
alet
hacet
avadanlık
hacet
cihaz
hacet
hacet
hacî
hacı
hacîreşk
kırlangıç
haf
huzur
haf
nezd
haham
haham
hal
durum
hal
hal
hal
vaziyet
hal ev e ku
oysa(ki)
halan
birbirine cesaret vererek bağırma
halan
nara
halandin
nara atmak
halet
alet
halet
saban
halê destpêkê
başlangıçtaki hali
halter
halter
haltervan
halterci
handan
motive etmek
handan
teşvik etmek
handêr
teşvik edici
hanê
böyle
hanê
öyle
hanê
söz konusu
hanê
şöyle
hanîn
getirmek
har
azılı
har
azgın
har
kuduz
har bûn
azmak
har bûn
kudurmak
har kirin
azdırmak
har kirin
kudurtmak
harbûn
azmak
harbûn
kudurmak
harem
harem
harkirin
azdırmak
harkirin
kudurtmak
harsim
koruk
haş
barışık
haş
sakın
haş
suskun
haş
yatışmış
haşbûn
teskin olmak
haşbûn
yatışmak
haşhaş
afyon
haşhaş
haşhaş
haşî
barışıklık
haşî
suskunluk
haşîtî
barışıklık
haşîtî
suskunluk
haşîtîparêz
barışçı
haşkirin
teskin etmek
haşkirin
yatıştırmak
haşû
yüz ile astarın arasına yayılarak doldurulan pamuk
hata îro
bugüne kadar
hate hetayê
sonsuza kadar
hatin
gelir
hatin
geliş
hatin
gelmek
hatin axaftin
görüşülmek
hatin axaftin
konuşulmak
hatin bingeh kirin
alçaltılmak
hatin bîr kirin
unutulmak
hatin dan
ödenmek
hatin derewîn
yalancı
hatin efsûn kirin
büyülenmek
hatin fal
dalap olmak
hatin gazî kirin
çağrılmak
hatin girtin
almak
hatin girtin
kapanmak
hatin girtin
yakalamak
hatin holê
meydana gelmek
hatin holê
oluşmak
hatin holê
vuku bulmak
hatin mahr kirin
nikahlanmak
hatin pesnandin
övülmek
hatin pesnandin
takdir edilmek
hatin peyiv
konuşulmak
hatin pêçan
sarılmak
hatin pêk
oluşturulmak
hatin pêş
ileri gelmek
hatin pişaftîn
asimile olmak
hatin qat bûn
katlanmak
hatin tawanbar kirin
suçlanmak
hatin xapînandin
aldatılmak
hatin xapînandin
kandırılmak
hatin xapînandin
yanıltılmak
hatina gotinê
söz gelişi
hatinpê
meydana gelmek oluşmak
hator
kireç taşlarını dövmekte kullanılan tahta tokmak
haveyn
maya
haveynbûn
mayalaşmak
haveynkirin
mayalamak
havêyn
maya
havil
çıkar
havil
fayda
havil
istifade
havil
yarar
havil bûn
çıkar sağlamak
havî
sürüsünden ayrılıp başka sürüye katılan hayvan
havîn
yaz
havîngeh
sayfiye
havîngeh
yazlık
havînî
sayfiye
havînî
yazlık
havlêk
süpürge
havoksazî
cümle bilgisi
havoksazî
sentaks
hawan
havan
hawar
imdat
hawar
medet
hawar
yardım çağrısı
hawe
elverişli
hawe
metot
hawe
müsait
hawe
suret
hawe
usûl
hawe
uygun
hawe
yöntem
hawêr
çevre
hawêrdor
etraf yöre
hawêrdor
mücavir
hawêrnasî
çevrebilim
hawir
çevre
hawirde
ithalat
hawirdor
etraf
hawirparêz
çevreci
hawî
çılgın
hawî
sürüden ayrılıp başka sürüye katılan koyun
hawî
yarı deli
hawîd
hörgüç
hawîn hatin
canı sıkılmamak
hawran
pelerin
hay
bilgi
hay
haber
hay jê hebûn
bilgi sahibi olmak
hay jê hebûn
haberdar olmak
haydar
bilgili
haydar
haberdar
haydar
Kürtçe bir erkek ismi
haydar bûn
bilgi sahibi olmak
haydar bûn
haberdar olmak
haydar kirin
bilgilendirmek
haydar kirin
haber vermek
haydarbûn
haberdar olmak
haydarkirin
bilgilendirmek
haydarkirin
haber vermek
haydê
haydi!
hayhay
hayhay!
hayjêhebûn
bilgi sahibi olmak
hayjêhebûn
haberdar olmak
haylêbûn
farkına varmak
haylime
gürültü patırtı
hazeq
esnaf
hazeq
usta
he
efendim? ne dedin?
heb
hab
heb
hap
heb
tablet
heb
tane
heban
tulum
hebe
varol!
hebirman
kış için kurtulup saklanılan nar taneleri
hebişandin
hızlı ve oburca yemek yemek
hebosan
anason
hebreş
çörek otu
hebûn
mevcut olmak
hebûn
sahip olmak
hebûn
var olmak
hebûn
varlık
hebxwer
hapçı
hec
hac
hecam
yakı
hecel
gelir
hecel
irat
hechecik
kırlangıç
hecinandin
yoğurmak
hecinîn
yoğrulmak
heciqandin
ezme
heciqandin
ezmek
heciqîn
ezilmek
hecivandin
uyuşturmak
hecivîn
uyuşmak
heciz
haciz
heciz kirin
haczetmek
heçî
her kim ki
hed
had
hedar
karar kılma
hedar
sabır
hedar
yatışma
hedarî
istikrar
hedid
tehdit
hedidandin
tehdit etmek
hedidîn
tehdit edilmek
hedifandin
bir şeyin üzerini örtmek
hedimandin
bozmak
hedimandin
yıkmak
hedimîn
bozulmak
hedimîn
yıkılmak
hedinandin
sakinleştirmek
hedinandin
teskin etmek
hedirîn
karar kılmak
hedirîn
yatışmak
hedînîn
dinginleşmek
hedînîn
sakinleşmek
hedînîn
teskin olmak
hedûr
avunma işi
hedûr
dişlik
hedûra xwe anîn
avunmak
hedûrandin
avutmak
hedûrandin
teskin etmek
hedûrî
avuntu
hefan
hayvan tırnaklarının taşlara değmesinden dolayı aşınması
hefidîn
bir şeyin üzerinin örtülmesi
hefik
yutak
hefrîd
dev
hefrîd
zebella
hefsar
yular
hefsûdan
çörek otu
hefşî
ağıl
heft
yedi
heft
yedi rakamı
hefte
hafta
heftem
yedinci
hefteyî
haftalık
heftê
yetmiş
heftêyem
yetmişinci
heftok
beş taş oyunu
heftreng
gökkuşağı
heftreng
tayf
heger
eğer
hejale
pasaklı
hejale
pejmürde
hejandin
salamak
hejandin
sallamak
hejandin
sarsmak
hejar
fakir
hejar
sefil
hejar
yoksul
hejarî
fakirlik
hejarî
sefalet
hejarî
yoksulluk
hejesor
iğde
hejik
çırpı
hejik
çalı
hejik
kuru dal
hejîn
salamak
hejîn
sallanmak
hejîn
sallantı
hejîn
sarsılmak sarsıntı
hejîna mejiyê
beyin sarsıntısı
hejîr
incir
hejm
imrenme
hejmandin
imrendirmek
hejmar
nüsha
hejmar
rakam
hejmar
sayı
hejmarên hîmî
asal sayılar
hejmartin
saymak
hejmartina gelhê
nüfus sayımı
hejmdar
hesap uzmanı
hejmdar
sayman
hejmekar
imrenen kişi
hejmîn
imrenmek
hejmker
sayaç
hejmkî
sayısal
hejmtin
hesap etmek
hejmtin
sayım
hejmtin
saymak
hejmtî
sayılı
hek
ağabey
heka
eğer
heka
şayet
hekandin
kazımak
Hekarî
Hakkari
heke
eğer
heke
şayet
hel(h)atîn
kabarma
hel(h)atîn
kabarmak
hel(h)atîn
kükremek
hel(h)atîn
taşmak
hela
hele
helab
dolunay
helal
helâl
helale
lale
helan
kolaylıkla yontulup kazınabilen taş
helandin
eritmek
helandin
sindirmek
helanîn
götürüp bir yere gizlemek
helanîn
kaldırmak
helatin
ay
helatin
doğmak
helatin
olgunlaşmak (güneş
helatin
yıldız için)
helaw
helva
helbest
şiir
helbestî
şiirsel
helbestvan
şair
helbet
elbet(te)
helbijartin
seçim
helbijartin
seçmek
helbijêr
seçmen
helbirîn
yükselterek kaldırmak
helciniqîn
irkilmek
Helebçe
Halepçe
helfirandin
ürkütüp uçurtmak
helfirîn
ürkerek uçmak
helgerandin
yukarı doğru çevirmek
helgergirtin
bir şeyi kaldırıp taşımak
helgerîn
yukarı doğru yönelmek
helikandin
mahvetme
helisandin
ezmek
helisîn
ezilmek
helişandin
bozmak
helişandin
sökmek
helişandin
tahrip etmek
helişandin
yıkmak
helişîn
bozulmak
helişîn
tahrip olmak
helişîn
yıkılmak
heliyan
erimek
helî
öz olmayan
helî
yarım
helî
yarım kan
helîkopter
helikopter
helîl
peksimet
helîl
pestil
helîn
erimek
helîse
ezme
helkehelk
nefes nefese kalmak
helkişandin
çekip çıkarmak
helkişandin
sökmek
helkişandin
tırmandırmak
helkişiyan
sökülmek
helkişiyan
tırmanmak
helkîn
nefes nefese solumak
helm
buğu
helm
islim
helm girtin
buğulanmak
helmeşandin
tırmandırmak
helmeşîn
tırmanmak
helmêjk
sifon
helmijîn
içine çekmek
helmijîn
teneffüs etmek
helmîn
cismin katı durumdan sıvı duruma geçmeden gaz durumuna dönüşmesi fiili
helmîn
süblimleşmek
helpekandin
sektirmek
helpekîn
sekmek
helperist
çıkarcı
helperist
oportünist
helseng
analiz
helseng
tahlil
helsengandin
analiz etmek
helsengandin
değerlendirmek
helsingandin
saptama
Helsînkî
Helsinki (Finlandiya’nın başkenti)
helwest
tavır
helwest
tutum
helwestgirtin
tavır almak
helweşandin
yıkmak
helweşîn
yıkılmak
hem
hem
hema
hemen
hemam
hamam
heman
ayni
hemandin
bir toprak parçasının otlak yapılmaması için etrafını çevirmek
hemayîl
hamayil
hemayîl
kılıç taşımaya yarayan bir tür kayış
hember
karşı
hember
muarız
hember
mukabil
hembêz
bağır
hembêz
kucak
hembêzkirin
kucaklamak
hemd
irade
hemd
istenç
hemdem
çağdaş
hemêz
bağır
hemêz
kucak
hemêz kirin
kucaklamak
hemta
çap
hemû
amme
hemû
bütün
hemû
hepsi
hemû
kamu
hemû
tüm
hemû
umum
hemwate
eşanlamlı
hemzayend
hemcins
hemzik
bir yemek çeşidi
hemzir
ufak ama çalışmada güçlü eşek
henas
nefes
henase
nefes
henasvedan
nefes almak
henav
iç organlar
henavî
dahiliye
henc
tire
hence
kopma noktası
hencirandin
bez vs. yırtmak
hencirandin
deri
hencirandin
parça parça etmek
hencirîn
parça parça olmak
hendef
uçurum
henderan
diaspora
henderan
gurbet
hendese
geometri
hene
kına
henek
latife
henek
şaka
henek kirin
şaka yapmak
henekbaz
şakacı
henekê destan
el şakası
henekkarî
muziplik
henekker
muzip
henekker
şakacı
henekpêkirin
alay etmek
henekpêkirin
dalga geçmek
heng
alay
heng
askeriye de alay
heng
bal arısı
heng
balarısı
hengam
çağ
hengam
devir
hengam
zaman
hengame
gürültü
hengame
hengame
hengame
kargaşa
hengame
velvele
hengav
an
hengkuj
nilüfer
hengur
alaca karanlık
hepik
dokuma sırasında sıklaştırmayı sağlayan alet
heqaret
hakaret
heqaret kirin
hakaret etmek
heqîb
heybe
heqîp
heybe
her
her
her bijî
çok yaşa! bravo!
her car
her defa
her çawa
her nasılsa
her çend
her ne kadar
her çi
her ne
her çi be
ne ise
her çi qas
her ne kadar
her çi sedemê
nedense
her çiqas
her ne kadar
her dem
her zaman
her dem
sürekli
her diçe
gittikçe
her hal
her halde
her ji çi be
her nedense
her kes
her kes
her kes
herkes
her kî
her kim
her kîjan
herhangi
her roj
her gün
her tim
her zaman
her tim
sürekli
her tişt
her şey
her û her
daima
her û her
sürekli
her wekî
nitekim
her wekî din
ve benzeri
her wiha
ayrıca
heran
çöl
heras
gece bekçisi
herbilandin
dolamak
herbilîn
birbirine dolanmak
herbilîn
birbirine karışmak (ip vs.)
hercar
her defa
hercayî
hercai
hercûmerc
hercümerç
herdu
ikisi
here
git
here li ser yomê çê
uğurun açık olsun
hereşe
tehdit
hereşe
tehlike
hereşe derbaz kirin
tehlike atlatmak
hereşelêkirin
tehdit etmek
herêm
bölge
herêm
mıntıka
herêmî
bölgesel
herêmî
lokal
herêmî
yerel
herêmkî
bölgesel
herêna
ikilem
hergav
her an
hergele
hergele
herheyî
süreklilik
heridandin
darıtmak
heridandin
gücendirmek
herifîn
tahrip olmak
herifîn
yıkılmak
herikandin
akıtmak
herikîn
akmak
herimandin
berbat etmek
herimandin
haram etmek
herimîn
berbat olmak
herimîn
boşa gitmek
herimîn
haram olmak
herişandin
ezmek
herişîn
ezilmek
herî
çamur
herî
en
herî baş
en iyi
herî cûda
bambaşka
herî diçe
gittikçe
herî mezin
en büyük
herî rind
en güzel
herî rind
en güzeli
herî rind
en iyisi
herk
akım
herk
akıntı
herk
ark
herk
cereyan
herka kehrebê
elektrik akımı
herkîn
akış
herkîn
akmak
herkîn
cereyan etmek
hermono
dışlama
hermonobûyî
dışlanmış
hertim
her zaman
hertim
ilelebet
hertim
sürekli olarak
herûm
itaatsiz ve söz dinlemeyen hayvan
herweha
böylece
herweha
böylelikle
herweha
nitekim
herwekî
din ve benzeri
heryek
beher
heryek
her biri
herze
herze
herze
saçma
hes
his
hes
ses
hes
sezgi
hesan
bileği taşı
hesan
bileme taşı
hesandin
haberdar etmek
hesandin
hissettirmek
hesankirin
bilemek
Heseke
Hasiçe (Suriye’de bir Kürt kenti)
hesibandin
addetmek
hesibandin
adlandırmak
hesibandin
bir şeye saymak
hesin
demir
hesincaw
demir aletler
hesinkar
demirci
hesinker
demirci
hesiyan
farkına varmak
hesiyan
haberdar olmak
hesiyan
hissetmek
hesîde
pekmez ve undan yapılan bir Kürt yemeği
hesîr
hasır
hesk
kepçe
hesp
at
hespê sêwak
yılkı atı
hespûn
sünger
hest
duygu
hest
ilham
hest
sezi
heste
çakmak
hestem
çakmaktaşı
hestenik
ince duyulu
hestiyar
duygulu
hestiyar
duygusal
hestiyar
hassas
hestî
kemik
hestîf
ateş küreği
hestîf
hamuru tandırdan yada sacın üzerinden almak ya da çevirmek için kullanılan demir
hestîhêr
inatçı
hestîhêr
şiret
hestîn
hissetmek
hestîvk
fırıncı spatülü veya küreği
hestîyê hinarikê
elmacık kemiği
hestpêkirin
hissetmek
hestyar
duyarlı
hesû
vatka
hesûd
kıskanç
hesûdandin
kıskandırmak
hesûdî
çekememezlik
hesûdî
kıskançlık
hesûdîn
kıskanmak
heş
ağız içi ağrılarını iyileştirmeye yarayan mavi bir toz
heş
akıl
heş
us
heş berdan
sapıtmak
heşandin
doldurmak
heşandin
dolgu
heşandin
dolgu yapmak
heşandin
haşlamak
heşandî
haşlama
heşandî
haşlanmış
heşaş
neşeli
heşaş
şen
heşbir
akıl erdiren
heşdar
akıllı
heşerî
haşarı
heşifandin
yazarken mürekebi kağıt üzerinde dağıtmak
heşifandî
silik
heşifî
silik
heşir
Hesap günü
heşir
Kıyamet günü
heşmend
akıllı
heşmend
makul
heşpak
sadık
heşparêz
akılcı
heşparêzî
akılcılık
heşsivik
saf
heşt
sekiz
heştem
sekizinci
heştê
seksen
heştêyem
sekseninci
heştirme
deve kuşu
heştpê
ahtapot
heşyar
akıllı
heşyar
bilinçli
heşyar
uyanık
heşyar kirin
uyarmak
heşyarker
uyarıcı
het
abla
heta
değin
heta
e değin
heta
e kadar
heta
hatta
heta
kadar
heta
sürece
heta hetayê
ilelebet
heta sibê
yarına kadar
hetar
taş işçisi
hetar
taş ocağında çalışan işçi
hetar
taşçı
hetav
güneş ışığı
heter
ısrar
heter kirin
ısrar etmek
heterkirin
ısrar etmek
hetik
rezalet
hetik
skandal
hetikandin
rezil etmek
hetikîn
rezil olmak
hetîk
başkalarının rezil olmalarına neden olmak
hetîketî
rezalet
hetîketî
skandal
hetrek
sert vuruş
hev
beraber
hev
beraber anlamı katar
hev
bir araya getirici kelime
hev
birbirine
hev
birleştirici
hev
sözcüğe birbirine
hev berdan
boşanmak
hev birîn
kesişmek
hev dehifandin
itişmek
hev gewixandin
boğuşmak
hev hatin
barışmak
hev hatin
uzlaşmak
hev hejmartin
sayışmak
hev lebitandin
didişmek
hev sal
akran
hev sal
yaşıt
hev şibîn
benzeşmek
hev ve zeliqîn
birbirine yapışmak
hev ve zeliqîn
kaynaşmak
hev wate
anlamdaş
hevaheng
ahenk içinde
hevaheng
uyumlu
heval
arkadaş
heval
eş
heval
refakatçi
heval
yandaşı
heval
yoldaş
hevalbend
bağlaşık
hevalbend
kafadengi
hevalbend
müttefik
hevalbendî
bağlaşıklık
hevalbendî
ittifak
hevalê jînê
hayat arkadaşı
hevalî
arkadaşlık
hevalok
plasenta
hevaltî
arkadaşlık
hevanî
komplo
hevanîn
uydurmak
hevanîn
yakıştırmak
hevbajar
hemşehir
hevbajar
hemşehri
hevbend
bitişik
hevbend kirin
bitiştirmek
hevberkirin
kıyaslama
hevbeş
ortak
hevbeş
özdeş
hevbeşî
ortaklık
hevbêşe
meslektaş
hevbiha
eş değer
hevbuha
eşdeğer
hevcar
karasaban
hevcins
hemcins
hevcot
eşdeğer
hevcot kirin
eşdeğer kılmak
hevcot kirin
eşleştirmek
hevcure
türdeş
hevcûre
aynı türden
hevcûre
türdeş
hevçax
çağdaş
hevçeng
bacanak
hevçerx
çağdaş
hevçerx
modern
hevdem
çağdaş
hevdem
modern
hevdem
muasır
hevdeng
eş sesli
hevdeng
eşsesli
hevdeng
homonim
hevdeng
kafiye
hevdeng
uyak
hevdil
gönüldaş
hevdil
kalpleri bir olan
hevdil
yoldaş
hevdil
yürekdaş
hevdîtin
buluşmak
hevdîtin
görüşme
hevdîtin
görüşmek
hevedudanî
bileşik
hevedudanî
birleşik
hevenav
cins isim
hevêrk
çember
hevêrk
daire
hevêrka berahî
enlem
hevêrka Ekwadorê
Ekvator dairesi
hevêrka hevrast
paralel
hevgir
birbirine bağlı
hevgir
birbirine destek veren
hevgirtin
birlik
hevij
eğitim
hevij
terbiye
hevirandin
keçi kırkmak
hevirandin
koyun
hevîr
hamur
hevîrtirş
hamur mayası
hevkar
iş arkadaşı
hevkar
meslektaş
hevkar
ortak
hevkarî
işbirliği
hevkarî
meslektaşlık
hevkêşe
denge
hevkêşe
denklem
hevling
bacanak
hevnasîn
tanışma
hevnav
adaş
hevnebor
birbiriyle geçinemeyen
hevnebor
uzlaşamayan
hevnişîn
birlikte oturmak
hevnişt
yurttaş
hevnivîs
dosya
hevok
cümle
hevok
tümce
hevor
geyik veya karaca tekesi
hevotin
eğitim
hevotin
eğitmek
hevotin
terbiye
hevotin
terbiye etmek
hevpar
hisse sahibi
hevpar
müşterek
hevpar
ortak
hevparî
ortaklık
hevpeyman
bağlaşık
hevpeyman
mütefik
hevpeyvîn
mülâkat
hevpeyvîn
röportaj
hevpeyvîn
söyleşi
hevpin
sırdaş
hevpişk
anonim
hevpişt
ardıl
hevpişt
küçük kardeşin büyüğüne göre durumu
hevpîşe
meslektaş
hevqas
bu kadar
hevra
beraber
hevra
birlikte
hevrast
paralel
hevray
oydaş
hevraz
bayır
hevraz
yamaç
hevraz
yokuş
hevrebor
geçimli
hevrebor
uyumlu
hevreng
aynı renkten olan
hevrê
yoldaş
hevrêsîn
örmek
hevrik
muarız
hevring
koyun kırkma makası
hevrist
ardıç
hevrîşim
ibrişim
hevrîşim
ipek
hevrûşî
karışma
hevrûşî
müdahale
hevsal
akran
hevsal
yaşıt
hevsar
yular
hevsaz
uyumlu
hevsî
komşu
hevşehrî
hemşeri
hevşêwe
benzer
hevşibîn
benzeşme
hevşibîn
benzeşmek
hevşibînî
benzeşim
hevşî
ağıl
hevşîre
aynı sütü emmiş
hevşîre
hemşire
hevşîre
kız kardeş
hevta
aynı tarafı tutan
hevta
emsal
hevteşe
îzomorf
hevûdu ramûsan
öpüşmek
hevwate
eş anlamlı
hevwelatî
vatandaşlık
hevyek
özdeş
hew
artık
hew
bu kadar
hew
bundan böyle
hew
hepsi
hew
son
hewa
hava
hewadar
havalı
hewandin
bağrına çuisum
hewandin
barındırmak
hewar
alarm
hewar
imdat
hewarî
havari
hewarî
imdada koşmak
hewce
gerekli
hewce
lazım
hewce
lüzum
hewce
muhtaç
hewcedar
muhtaç
hewcedar bûn
muhtaç olmak
hewceder
muhtaç
hewceyî
ihtiyaç
hewdel
un çorbası
hewedar
iltimaslı
hewedarî
iltimas
hewes
heves
hewes kirin
heveslenmek
hewes kirin
yeltenmek
hewesdar
amatör
hewesdar
hevesli
hewez
latife
hewez
şaka
hewê
hava
hewêc
baklagiller
hewêdar
havadar
hewêr
çevre
hewêr
yöre
hewêrde
çalı kuşu
hewêrnasî
çevrebilim
hewêrparêzî
çevrecilik
hewêrparêzî
yörecilik
hewês
el ayası
hewêvan
havacı
hewêvanî
havacılık
hewing
barınak
hewisandin
alıştırmak
hewisîn
alışmak
hewisîn
bellemek
hewî
kuma
hewîn
dişlik
hewîn
niyaz
hewîn
sabır
hewl
çaba
hewl
gayret
hewl
girişim
hewl dan
çaba göstermek
hewl dan
gayret göstermek
hewldan
çabalamak
hewldana taybetî
özel çaba
hewldar
gayretli
hewldar
müteşebbis
Hewlêr
Erbil
hewn
akıl
hewnas
ekin biçenlerin başı
hewngîr
aklı basan
hewngîr
aklı eren
hewq
basamak
hewq
sebze bahçesi
hewr
kavak
hewr
sünger
hewreban
iç merdiven
hewş
ağıl
hewş
avlu
hewşan
yazları dışarıda veya avluda yatma mevsimi
hewşeng
arena
hewşeng
stadyum
hewz
havuz
heya
dek
heya
e değin
heya
e kader
heya
kadar
heya niha
şimdiye kadar
heyam
çağ
heyam
devir
heyam
dönem
heyas
ayak parmaklarının ucu
heyase
bele takılan süslü kemer
heyber
nesne
heyber
varlık
heye
var
heye ku
belki
heyet
heyet
heyf
acıma
heyf
intikam
heyf
öç
heyf
üzülme
heyf
yazık
heyf e!
intikam
heyf e!
öç
heyf e!
yazık!
heyf gerandin
kan gütmek
heyf hilanîn
intikam almak
heyfa min bi te tê!
sana acıyorum
heyfe
yazıktır
heyidî
alelade
heyidî
sıradan
heyîn
mevcudiyet
heyîn
servet
heyîn
varlık
heyîrandin
şaşırtmak
heyîrî man
hayran kalmak
heyîrî man
şaşırmak
heyîrîn
şaşmak
heykatkirin
anlamak
heylê
heyat (dişli)
heylê
heylo! heyhat!
heylo
heyat (eril)
heyok
nesne
heyran
sevgi ünlemi
heyranman
hayran kalmak
heyte
inzibat
heytehol
telaş
heyv
ay
heyv
gökteki ay
heyveron
ay ışığı
heyveron
dolunay
heyveron
mehtap
heyvik
hilal
heyvok
hilal
heywan
hayvan
heywax
eyvah
hez
haz
hez
sevgi
hez jê kirin
haz duymak
hez jê kirin
sevmek
hezandin
sarsmak
hezar
bin
hezar û yek şev
bin bir gece
hezarem
bininci
hezaz
göçük
hezaz
heyelan
hezaz
yer kaymasi
Hezîran
Haziran ayı
hezkirin
sevgi
hezkirin
sevmek
hezret
hazret
hezrîng
dağlama demiri
hê
daha
hê
henüz
hê jî
daha da
hêcin
çift hörgüçlü deve
hêç
azgın
hêç
denetimden çıkmış olan
hêç
kendini kaybetmiş
hêdî
yavaş
hêdîka
yavaşça
hêj
daha
hêj
henüz
hêja
değerli
hêja
makbul
hêja kirin
değerlendirmek
hêja kirin
kıymetlendirmek
hêjan
değmek
hêjîr
incir
hêjmekarbûn
imrenme
hêjmekarbûn
mrenmek
hêk
yumurta
hêkanî
oval
hêkanî
yumurta şekli
hêkdank
yumurtalık
hêkel
ant. yumurtalık
hêker
örgü ören
hêkerûn
omlet
hêkî
örgü
hêkî
örgü örme işi
hêl
cihet
hêl
civar
hêl
çevre
hêl
güç
hêl
kuvvet
hêl
takat
hêl
taraf
hêl
yan
hêl
yön
hêlan
bırakmak
hêlanek
hamak
hêlanek
salıncak
hêlbirîn
yarışmada yenmek
hêle
keklik ve benzeri kuşların avı
hêle
silahsız keklik avı
hêlekan
salıncak
hêlik
haya
hêlik
salıncak
hêlik
taşak
hêlim
nefes
hêlim
soluk
hêlî
ayna
hêlîn
kuş yuva
hêlîn
yuva
hêma
imge
hêma
sembol
hêman
eleman
hêman
etmen
hêman
faktör
hêman
ilke
hêman
öğe
hêman
unsur
hêmanên bingehîn
temel öğeler
hêmayî
imgesel
hêmin
ağırbaşlı
hêmin
mulayim
hêmin
soğukkanlı
hêmin
vakur
hêmî
çürüyecek duruma gelmiş olan elbise
hênan
getirmek
hêncet
bahane
hênijîn
dalmak
hênijîn
kestirmek
hênijîn
uyaklamak
hênijîn
uyuklamak
hênik
serin
hênik bûn
serinlemek
hênik kirin
serinletmek
hênikahî
serinlik
hênikbûn
serinlemek
hênikkirin
serinletmek
hêrama bûkê
gelinlik
hêran
öğütmek
hêrandin
öğütmek
hêre
selâmlık
hêrgiz
asla
hêrgiz
hiç bir zaman
hêrgiz
katiyen
hêridandin
darıltmak
hêridandin
gücendirmek
hêridîn
darılmak
hêridîn
gücenmek
hêrifandin
darmadağın
hêrifandin
un ufak hale getirmek
hêrifîn
darmadağın olmak
hêrifîn
un ufak hale gelmek
hêrik
kuş midesi
hêrik
taşlık
hêrs
hınç
hêrs
hırs
hêrs
hiddet
hêrs
kızgınlık
hêrs
öfke
hêrs
sinir
hêrs
tutku
hêrs kirin
sinirlendirmek
hêrsbûn
kızmak
hêrsok
alıngan
hêrsok
çabuk kızan
hêrsok
çabuk kızan kişilere denir
hêsa
dinlenmiş
hêsabûn
dinlenmek
hêsan
basit
hêsan
kolay
hêsan kirin
basitleştirmek
hêsan kirin
kolaylaştırmak
hêsanî
kolaylık
hêsantir
daha kolay
hêsin
madde
hêsin
öz
hêsî
rüzgarın etkisiyle bir yer de biriken kar yığını
hêsîr
esir
hêstir
göz yaşı
hêstir
gözyaşı
hêstir
katır
hêstir kirin
gözü yaşarmak
hêşinayî
yeşillik
hêşinayî bûn
yeşermek
hêşî
rüzgarın çukura doldurduğu kar
hêşîn
yeşil
hêşînnahî
sebze
hêşînnahî
yeşillik
hêştir
deve
hêştir
katır
hêştirme
devekuşu
hêt
but
hêtûn
kireç ocağı
hêtûn
volkan
hêvidar im
umarım
hêvidar im
umutluyum
hêvişandin
esirgemek
hêvişandin
kayırmak
hêvişandin
muhafaza etmek
hêvişandin
saklamak
hêvişîn
kayırılmak
hêvî
ümit
hêvî
umut
hêvî dan
ümitlendirmek
hêvîdar
umutlu
hêvîdar kirin
umut etmek
hêvojer
terbiyeci
hêvojkar
terbiyeci
hêvojkarî
eğitim
hêvotin
eğitmek
hêvotin
terbiye
hêwerkar
cüretkâr
hêwerkar
cüretli
hêwi
nem
hêwi
rutubet
hêwirandin
barındırmak
hêwirandin
kondurmak
hêwirandin
konuşlandırmak
hêwirgeh
barınak
hêwirgeh
iniş pisti
hêwirîn
barınmak
hêwirîn
birikmek
hêwirîn
cesaretlenmek
hêwirîn
konaklamak
hêwirîn
konmak
hêwirîn
konuşlanmak
hêwirze
hengame
hêz
güç
hêz
kudret
hêz
kuvvet
hêza bergîrî
beygir gücü
hêza kar
işgücü
hêza mejîyê
beyin gücü
hêza veşartî
gizli güç
hêzar
çarşaf
hêzeran
bambu
hêzezend
bilek gücü
hêzên bejî
kara kuvvetleri
hêzên çekdar
silahlı kuvvetler
hêzên deryayî
deniz kuvvetleri
hêzên ewlekariyê
güvenlik güçleri
hêzên ewlekarî
güvenlik güçleri
hêzên haşîtiyê
barış güçleri
hêzên hewayî
hava kuvvetleri
hêzên hilberînê
üretim güçleri
hêzkar
güçlendirici
hibir
mürekkep
hibr
mürekkep
hicv
hiciv
hiçhar
kırmızı (toz)biber
hijmakarî
gıpta
hijmakarî
özenme
hil
önek
hil
sözcüğe yükseklik
hil
yükselen anlamı yüklar
hilal
kürdan
hilanîn
bir şey birine veya bir amaç için saklamak
hilanîn
kaldırmak
hilanîn
ölü defn etmek
hilanîn
saklamak
hilatin
dogma
hilatin
kalkış
hilatin
kalkmak
hilav
asil maya
hilav
soylu
hilav
temiz
hilavêtîn
atlamak
hilawestin
asmak
hilawistin
asmak
hilawistî
asılı
hilawistok
askı
hilber
semere
hilber
ürün
hilberandin
üretmek
hilberiner
üretici
hilberîn
istihsal
hilberîn
üremek
hilberîn
üretim
hilberîn
üretmek
hilberîner
üretici
hilbestîn
bağlamak
hilbijartin
seçim
hilbijartin
seçmek
hilbijêr
seçmen
hilbun
kalkmak
hilbun
sökülmek
hilceniqandin
irkiltmek
hilceniqandin
ürkütmek
hilceniqîn
irkinmek
hilceniqîn
ürkmek
hilçandin
ayıklamak
hilçandin
seçmek
hilçinîn
makaraya ya da masuraya sarmak
hilçinîn
toplamak
hildan
bir şeyi aşağıdan yukarıya kaldırmak
hildan
kaldirmak
hildan dest
ele almak
hilfirîn
uçmak
hilfirîn
ürkmek
hilfirîn
yerinden veya uykudan fırlamak
hilgerîn
yukarıya doğru yönelmek
hilgirtin
almak
hilgirtin
bir şeyi yerinden kaldırmak
hilgirtin
omuzlamak
hilhatin
gök cisimlerinin doğması
hilhilok
yabani vişne
hilketin
kalkmak
hilketin
yükselmek
hilkêşok
asansör
hilkirin
ağac kabuğu vb. şeyleri kaldırmak
hilkişandin
direk gibi şeyleri kaldırıp çıkarmak
hilkişandin
diş
hilkişandin
kazık
hilkişandin
kökten çekip çıkarmak
hilkişandin
yukarı çıkarmak
hilkişîn
tırmanmak
hilkişîn
yukarı çıkmak
hilkutan
tepinmek
hilkutan
zıplamak
hilm
buhar
hilmaştin
derli toplu olmak (saç için)
hilmaştin
katlayıp bağlamak
hilmaştî
derli-toplu
hilmeşîn
tırmanmak
hilmijîn
sıvıları hortum vb. şeyler ile emmek
hilmijîn
tenefüs etmek
hilo
fırla anlamında emir
hilo
kalk
hilpekandin
sıçratmak
hilpekandin
sektirmek
hilpekîn
sekmek
hilpekîn
tükezlemek
hilperandin
ürpertmek
hilperişîn
aksırmak
hilperîn
ürpermek
hilpesirîn
ayağa kalkıp birini karşısında durmak
hilû
pürüzsüz
hilû
saydam
hilûreşk
kara erik
hilweşandin
bozmak
hilweşandin
yıkmak
hilweşin
yıkılma
hilxepirî
deşilmek
him
hem
himber
eşdeğer
himberî
eşdeğerlik
himbil
hımbıl
himbil
uyuşuk
himbiz
sik
himdanîn
temel atmak
hin
bazı
hinar
nar
hinarde
ihracat
hinare
mesaj
hinarik
yanak
hinartin
göndermek
hinartin
yollamak
hinartî
elçi
hinartî
gönderilen
hinav
iç organlar
hinav
tıpta dahiliye
hinav
vücudun iç kısmı
hinc
hınç
hincet
az
hincet
yetersiz
hincirandin
zedelemek
hincirî
lime lime olmuş
hincirî
yıpranmış
hincirîn
lime lime olmak
hincirîn
yıpranmak
Hind
Hindistan
Hind
nezd
Hind
yan
hind
yanında
hindam
doğrultu
hindam
istikamet
hindav
istikamet
hindav
yön
hindik
az
hindik ma
az kaldı
hindikahî
azınlık
hindikahî
ekaliyet
hindike
azınlık
hindikek
azıcık
hindilk
seksek oyunu
Hindî
Hindistanlı
Hindî
Hintli
hindok
bisküvi
hine
kına
hinek
bir miktar
hinek
biraz
hinek
birtakım
hinek
cüzi
hinekî din
biraz daha
hingafî
saplantı
hingaftin
hırpalamak
hingaftin
nişanı tutturmak
hingaftin
saplamak
hingê
o zaman
hingiv
bal
hingivandin
ballandırmak
hingivîn
ballı
hingofî
saplantı
hingor
günbatımımdan yatıya kadar olan zaman
hingorî
gün batımindan yatma zamanına kadar ki zaman
hingulîsk
yüzük
hinkarî
egzersiz
hinkûf
denk
hipotez
varsayım
hiqûq
hukuk
hiqûqnas
hukukçu
hirç
ayı
hirî
yün
hirmî
armut
histu
boyun
histubend
boyun bağı
hiş
akıl
hiş
bilinç
hiş
hafıza
hiş
us
hiş!
sus anlamında bir emir
hişçûn
baş dönmesi
hişçûn
şuur kaybı
hişdar
bilinçli
hişk
ağaç vb. sert
hişk
katı
hişk
kuru
hişk
kuru meyve
hişk
sert
hişk bûn
katılaşmak
hişk bûn
kurumak
hişk bûn
sertleşmek
hişk kirin
katılaştırmak
hişk kirin
kurutmak
hişkawiz
erken hasat
hişkbun
katılaşmak
hişkbun
kurumak
hişkî
sertlik
hişkkirin
katılaştırmak
hişkkirin
kurutmak
hişmend
bilinçli
hişmendî
bilinç
hişpak
erdemli
hişpak
faziletli
hişsivik
saf
hişsivik
salak
hiştin
alıkoymak
hiştin
bırakmak
hiştin
izin vermek
hişwer
makul
hişyar
akıllı
hişyar
bilinçli
hişyar
uyanık
hişyarkirin
uyandırmak
hiyerarşî
hiyerarşi
hizr
düşünce
hizr
sanı
hizrîn
dalmak
hizrîn
düşünmek
hîç
hiç
hîç
katiyen
hîç kes
hiç kimse
hîç nebe
hiç değilse
hîçî
hiçlik
hîçî
yokluk
hîdrojen
hidrojen
hîkarîker
çarpıcı
hîkmet
hikmet
hîlet
dayanma gücü
hîlet
takat
hîlor
zakkum ağacı
hîm
asıl
hîm
esas
hîm
kaide
hîm
temel
hîm avêtin
temel atmak
hîm danîn
temel atmak
hîmî
asal
hîmî
asli
hîn
bilgi
hîn
öğrenim
hîn
test
hîn bûn
öğrenmek
hîn kirin
öğretmek
hîna
daha
hîna
henüz
hînbûn
alışmak
hînbûn
bellemek
hînbûn
öğrenmek
hînbûnî
öğrenim
hîndarî
alıştırma
hîndekarî
öğretim
hînkirin
alıştırmak
hînkirin
öğrenmek
hîpî
hippi
hîpodrom
hipodrom
hîrîn
kişneme
hîrîn
kişnemek
hîro
hatmi çiçeği
hîs
duygu
hîs
duyu
hîs girtin
duygulanmak
hîs kirin
hissetmek
hîsa durust
sağduyu
hîsî
duygusal
hîsk
hıçkırık
hîskîn
hıçkırmak
hîsnizmî
aşağılık duygusu
hîstenik
ince duygulu
hîsterî
isteri
hîş
renkli toprak
hîş
toprağı kırmızı ya da maviye çalan yer
hît
tav
hît
tiftik keçisi
hîv
ay
hîv
gökteki ay
hîvik
hilal
hîz
ahlaksız
hîz
yağ tulumu
hodar
ökse
hofsayt
ofsayt
hogeç
koç sürüsü
hogir
cana yakın
hogir
dindar
hogir
munis
hogir
yaren
hok
kolay çözülebilen düğüm
hoker
dil bilgisinde zarf
hoker
faktör
hoker
grm. zarf
hol
meydan
hol
ortalık
hol
salon
holan
akis
holan
yankı
holan
yankılamak
holik
baraka
holik
kulübe
holik
tahta kulübe
holî
golf sopası
holk
saha
Hollanda
Hollanda
Hollandî
Hollandalı
honandin
örmek
honandin
yazı veya haber kurgulamak
honawer
ibret verici
honawerî
ibret
honî
kereste
hoqe
hokka
hoqebaz
hokkabaz
hoqebazî
hokkabazlık
horg
divan
horg
meclis
horî
huri
hosî
öğüt
hosî
vasiyet
hosî kirin
öğüt vermek
hosîname
vasiyetname
hostad
usta
hostad
üstat
hostadî
ustalık
hostes
hostes
hov
barbar
hov
ilkel
hov
medeniyetsiz
hov
vahşi
hov
yoz
hovarde
hovarda
hovardeyî
hovardalık
hoveber
ilkel
hoveber
iptidai
hovîti
vahşet
hovîtî
vahşilik
hoy
koşul
hoy
şart
hoyandin
şartlandırmak
hoyên camîdi
nesnel
hoyidar kirin
koşullandırmak
hoyîdar
koşullu
hoyname
şartname
hoz
boy
hoz
kabile
hoz
komün yaşamı
hoz
toplu yaşama
hozan
Allah’ı bilen
hozan
bilge
hozan
kendini bilen
hozan
ozan
hukûmat
hükümet
hulhuli
dönek
hulhuli
kararsız
hulkumîn
sendelemek
hulkumîn
tökezlemek
hundir
iç
hundir
içerde
hundir
içeri
hundirîn
dahili
hundirîn
içsel
hundur
içeri
hundur
içi
hundurîn
dahil
hundurîn
dahili
huner
hüner
huner
marifet
huner
sanat
huner
yetenek
hunerên dîtbarî
görsel sanatlar
hunerî
sanatsal
hunermend
sanatçı
hunerxane
sanat evi
hurehur
kahkaha
hurim
cinsel iktidarı olmayan kimse
hurim
köse
hustûxar
boynu bükük
hûçik
bilekten dirseğe kadar uzanan kol muhafazalığı
hûçik
elbise kolu
hûçik
yen
hûn
siz
hûn bixêr hatin
hoş geldiniz
hûnandin
örülmek
hûnîn
örmek
hûr
işkembe
hûr
küçük
hûr
ufak
hûr bûn
ufalmak
hûr kirin
bozmak (para için)
hûr kirin
doğramak
hûr kirin
kıymak
hûr kirin
ufaltmak
hûr mûr
ufak tefek
hûr û kûr
inceden inceye
hûrandin
tetkik etmek
hûrbijer
titiz
hûrbîn
mikroskop
hûrdem
dakika
hûrgulî
ayrıntı
hûrik
minik
hûrik
mink
hûrik
ufak tefek
hûrik
ufaklık
hûring
kuştüyünden divit
hûrkirin
doğramak
hûrkirin
para bozmak
hûrkirin
ufaltmak
hûrlênêrîn
irdelemek
hût
balina
hût
mitolojik canavar
hwd.
ve benzeri
hwd.
vesaire
i
Kürt alfabesinin on birinci harfi
ilehî
illa
ilehî
ille
inap
hünnap
incan
içinde yemek pişirilen çömlek
incas
erik kurusu
ingirîn
inat etmek
int
kin
intdar
kindar
intîn
kin gütmek
iqên
ıkınmak
İraq
Irak
İraqî
Iraklı
irq
irk
irq
soy
irqên
geğirme
irsî
irsi
iskarta
ıskarta
istan
bir şeyin çok bulunduğunu belirten yer eki(gulistan)
istan
yer
istatîstik
istatistik
istêre
yatak dolabı
istêre
yatak rafı
istifa
istifa
istifa kirin
istifa etmek
î
Kürt alfabesinin on ikinci harfi
îbadet
ibadet
îbadet kirin
ibadet etmek
îca/îcar
bu kez
îca/îcar
bu sefer
îcar
bu kez
îd
bayram
îdeal
ideal
îdealîzm
idealizm
îdman
idman
îflas
iflâs
îflas kirin
iflas etmek
îlam
İran’da bir Kürt kenti
île
adacık
îlon
eylül
Îlon
Eylül ayı
îmalat
imalat
îmalatxane
imalathane
îmam
imam
îmaret
imaret
îmaretxane
imarethane
în
cuma günü
încare
saksı
încas
kara erik
Încil
İncil. (Hz.İsa’ya inen kutsal kitap)
Îngilîz
İngiliz
Îngîlîztan
İngiltere
însaf
insaf
Îran
İran
Îranî
İranlı
îrem
cennet
Îrland
İrlanda
Îrlanda Bakur
Kuzey İrlanda
Îrlandî
İrlandalı
îro
bugün
îro(j)
bugün
îroyîn
bugünlük
Îsa
İsa. (Allah’ın bir peygamberi)
îsal
bu sene
îsal
bu yıl
îsawî
hiristiyan
îsk
hıçkırık
îskenderûn
İskenderun
îskonto
indirim
îslam
islam
Îslam
İslâm
Îslamiyet
İslamiyet
Îsland
İzlanda
Îslandî
İzlandalı
îsot
biber
îsota reş
karabiber
îspirto
ispirto
îsqat
ıskat. ölüler için verilen bir sadaka türü
Îsraîl
İsrail
îstgeh
durak
îstgeh
istasyon
îstgeha benzînê
benzin istasyonu
îstimlak
istimlâk
îstimlak kirin
istimlâk etmek
îstinaden
istinaden
îstismar kirin
istismar etmek
îstîrîdye
istiridye
îşaret
im
îşaret
işaret
îşev
bu gece
îşk
ipi bir çubukla bükerek sıkma
îşk
sıkma
îşk
yükün düşmemesi için üzerine ip atıp
îşkence
eziyet
îşkence
işkence
îşkence
sıkma
îşporte
işporta
îşportevan
işportacı
îtaet
itaat
Îtalyan
İtalya
Îtalyan
İtalyalı
îxanet
ihanet
îyot
iyot
îzafiyî
göreceli
Îzafî
rölativ
îzgeh
radyoevi
îzolasyon
izolasyon
îzole
izole
j
Kürt alfabesinin on ücüncü harfi
jahr
ağı
jahr
zehir
jahrkirin
ağılamak
jaj
peynire lezzet katan bir ot
jajî
bir tür cacık
jajî
lezzetli otlarla yoğurt peynir bulamacı
jajîrûn
bir yemek çeşidi
jakaw
vahşi ve yırtıcı hayvan
jalûzî
jaluzi
jambon
jambon
jan
acı
jan
ağrı
jan
sızı
jan
sancı
jan dan
acımak
jan dan
ağrımak
jan dan
sızlamak
jan dan
sancımak
jana zirav
verem
jandan
acı vermek
jandan
sızlamak
jandan
sancımak
jandar
ağrılı
jandar
sızı veya sancı veren
jandar
sancılı
jangirtin
sancı veya sızıya tutulmak
jangirtin
sancılanmak
janîn
sancımak
jano
sakat
jant
jant
Japoniya
Japonya
Japonî
Japonca
Japonî
Japonyalı
jar
sıska
jar
sefil
jar
yoksul
jar
zavallı
jar
zayıf
jarîn
inlemek
jarîn
sızlamak
jarîn
sızlanmak
jartiyer
jartiyer
jawak
vahşi
jawak
yırtıcı
jehezkirin
birini veya bir şeyi sevmek
jehr
ağı
jehr
zehir
jehrbûn
zehirlenmek
jehrîn
toksin
jehrîn
zehirli
jehrkirin
zehirlenmek
jelatin
jelatin
jenan
kaynakçı
jeng
pas
jeng girtin
pas tutmak
jeng girtin
paslanmak
jengar
paslı
jengarî
paslı
jengdiran
diş kiri
jengdiran
diş pası
jengdiran
pesek
jenîn
ışık titreşmesi
jenîn
ışık veya şisäğm çakması
jenîn
dokumak
jenîn
dokunmak
jenîn
halaçlamak
jenîn
kalbin çarpması
jenîn
kaynak etmek
jenîn
kaynaştırmak
jenîn
nabız veya kalbin atması
jenîn
nabzın atması
jenîn
sızı çakması
jenîn
şimşek çakması
jenîn
taramak
jenîn
titreşmek
jenîn
zonklama
jenîn
zonklamak
jê
ondan
jê bûn
kesilmek
jê bûn
kopmak
jê pêve
ondan başka
jê pêve
ondan itibaren
jê re
ona
jê re helanîn
onun için saklamak
jê xweş bûn
hoşnut
jêbexş
bağışık
jêbexş
muaf
jêbexşî
bağışıklık
jêbexşî
muafiyet
jêbir
silgi
jêbirin
kumarda yenmek
jêbirin
silmek
jêbirîn
kesinti
jêderanîn
intiba
jêderanîn
izlenim
jêderk
kaynak
jêderk
köken
jêderk
mahreç
jêderk
menşe
jêgerîn
vazgeçmek
jêgir
alıntı
jêgirtin
alıntı
jêgirtin
elinden almak
jêgirtî
kopya
jêhatinî
yetenek
jêhatî
başarlı
jêhatî
becerikli
jêhatî
yetenekli
jêhatî
yetkin
jêk
benzer
jêk
birbirinden
jêk
birbirinin aynı
jêkirin
kesmek
jêkirin
koparmak
jêkirin
sökmek
jêlî
alttan
jêlî
aşağıdan
jêma
artık
jêma
kalıntı
jêma
kalıt
jêmayî
artık
jêmayî
kalıtım
jênager
vazgeçilmez
jêneger
vazgeçilmez
jêneqetîn
ayrılmaz
jênerev
kaçınılmaz
jêpar
payda
jêpirsin
sorgu
jêpirsin
sorgulamak
jêqerîn
el çekmek
jêqerîn
karışmamak
jêr
alt
jêr
aşağı
jêrin
alt
jêrin
alt taraf
jêrîn
alt taraf
jêrîn
aşağı
jêrîn
aşağıda
jêstandin
tahsilat
jêza
köken
jêza
mahreç
ji
ce
ji
da anlamlı yükler
ji
dan
ji
de
ji
den
ji
edat. sözcüğe den
ji
le
ji
leyin
ji alî
tarafından
ji ber
dolayı
ji ber
ezber
ji ber
ezbere
ji ber ko
-den dolayı
ji ber ko
ötürü
ji ber ko
yüzünden
ji ber ku
-den dolayı
ji ber ku
çünkü
ji ber ku
ötürü
ji ber ku
yüzünden
ji ber vê yekê
bu yüzden
ji ber vê yekê
bundan dolayı
ji ber vê yekê
mamafih
ji ber xwe
kendiliğinden
ji ber xwe de axaftin
sayıklamak
ji ber xwe gotin
uydurmak
ji berê de
öteden beri
ji besta gotin
sayıklamak
ji bilî
den başka
ji bilî
gayri
ji bilî
maada
ji bilî vê
bundan başka
ji bin
altından
ji bingehîn
esastan
ji bingehîn
temelden
ji binî ve
kökünden
ji binî ve
toptan
ji bo
için
ji bo vê
bundan dolayı
ji bo vê
bunun için
ji bûyinê der
gayri kabul
ji cem
yanından
ji çav ketin
gözden düşmek
ji derveyî vacê
mantık dışı
ji dest hatin
elinden gelmek
ji dest hev revandin
kapışmak
ji dil
cidden
ji dil
gönülden
ji dil û can
canı gönülden
ji dil û can
içten
ji dil û can
samimi
ji dûr ve
uzaktan
ji giramê ketin
itibardan düşmek
ji hev
birbirinden
ji hev cihê bûn
ayrışmak
ji hev deranîn
ayırma
ji hev deranîn
ayırt etme
ji hev deranîn
tefrik etmek
ji hev derxistin
sınıflama
ji hev derxistin
tasnif etmek
ji hev xatir xwastin
vedalaşmak
ji hev xeyidîn
bozuşmak
ji hev xeyidîn
karşılıklı küsmek
ji hêla
tarafından
ji holê rakirin
ortadan kaldırmak
ji hundir
içerden
ji îro pê ve
bugünden itibaren
ji jor
yukarıdan
ji kerema xwe re
lütfen
ji kerema xwe re
zahmet olmasa
ji memik birîn
memeden kesmek
ji mêj ve
eskiden beri
ji niha pê ve
şimdiden sonra
ji nişka ve
aniden
ji nişka ve
ansızın
ji nû ve
yeniden
ji rewacê rakirin
yürürlükten kaldırmak
ji rê derxistin
yoldan çıkarmak
ji rêzê
sıradan
ji rêzikê der
kural dışı
ji serî ve
baştan
ji te re
sana
ji text daxistin
tahttan indirmek
ji vir
buradan
ji vir
burdan
ji vira
buradan
ji wê derê
oradan
ji wê derê
oralı
ji xeynî
den başka
ji xwe
haliyle
ji xwe
zaten
ji xwe çûn
fenalık geçirmek
ji xwe çûn
kendinden geçmek
ji xwe re kirin mebest
amaç edinmek
ji xwe re kirin mebest
amaçlamak
ji xwe ve çûn
esrimek
ji xwe ve çûn
sızmak
ji Xweda
Allah’tan
jiber
ezber
jiber
ezbere
jiber kirin
ezberlemek
jibergirtî
kopya
jiberkirin
ezberlemek
jid
sürat
jih
hayvan bağırsaklarından yapılan ip
jihevcihêkirin
ayırt etmek
jihevderxistin
ayırt etmek
jihevveqetandin
ayırt etmek
jikarketin
emekliye ayrılmak
jikarketin
takatten düşmek
jikarketinî
emeklilik
jikarketî
emekli
jiku
nereden
jiku
nereli
jimar
nüsha
jimar
rakam
jimar
sayı
jimare
numara
jimare
rekam
jimare
sayı
jin
kadın
jin
zevce
jin û mêr
karıkoca
jinane
kadınca
jinane
kadınsı
jinap
amca karısı
jinbav
üvey anne
jinbira
kardeş karısı
jinbira
yenge
jinebî
dul kadın
jinem
amca hanımı ( karısı )
jinmam
amca karısı
jintî
elti
jinxal
dayı karısı
jireh
kökten
jirêderxistin
saptırma
jirêketin
sapma
jivan
buluşma
jivan
düelo
jivan
randevû
jixwe
zaten
jixwebawer
kendine güvenen
jixweber
kendiliğinde
jiyan
yaşam
jiyan
yaşayış
jiyana rojane
günlük yaşam
jiyanbar
yaşanabilir
jiyandin
yaşatmak
jiyanî
yaşamsal
jiyîn
yaşamak
jiyîn
yaşanmak
jî
da
jî
dahi
jî
dahi anlamı veren edat
jî
de
jî
ömür
jî
yay
jîjo
kirpi
jîkele
körpe
jîmnastîk
jimnastik
jîn
hayat
jîn
yaşam
jîn
yaşantı
jîndar
canlı
jîndarî
canlılık
jîndarî
yaşamsal
jînde
canlı
jînde
enerjik
jînde
esen
jînde
sağlıklı
jînde
zinde
jîndewar
yaşıya
jînenîgarî
biyografi
jînenîgarî
özyaşam
jîngiringî
hayati önemde
jîr
akılı
jîr
becerikli
jîr
çalışkan
jîr
mahir
jîr
yetkin
jîr
zeki
jîrane
akıllıca
jîrane
beceriklice
jîrane
zekice
jîrek
becerikli
jîrek
çalışkan
jîrek
mahir
jîrek
zeki
jîrî
zeka
jîrî
zekilik
jîvan
kadınlarda aybaşı hali
jîvan
randevu
jor
yukarı
jor
yüksek
jorîn
yukarda
jorîn
yüksekte
jovan
pişman
jovan
poşman
jubîle
jübile
jurî
jüri
jûdo
judo
jûji
kirpi
jûn
sağlık
jûnî
diz
jûnî
diz kapağı
jûr
oda
jûra mêvanan
misafir odası
k
Kürt alfabesinin on dördüncü harfi
ka
hani
ka
hele
ka
saman
kab
aşık kemiği
kabok
dizkapağı
kabotaj
kabotaj
kabox
su tutan verimli arazi
kabra
adam
kabra
erkek
kad
küre
kade
bir cins börek
kade
çörek
kadiz
saman yolu
kadî
küresel
kadîbûn
küreselleşme
kadîn
samanlık
kadîparêzî
küreselcilik
kadîperest
küreselci
kafeterya
kafeterya
kafyar
mersin balığı
kahîn
kahin
kaho
marul
kahr
oğlak
kahûr
kama
kaj
yılan kefenî
kaj
yumak
kajûle
kakule
kak
ağabey
kak
ağabey. ayrıca sevgi ve saygı hitabıdır
kakêşan
samanyolu
kakil
ceviz
kakil
çerez
kakil
fındık v.s.)
kakil
fıstık vb.nin çekirdeği
kakil
iç (ceviz
kakil
nüve
kakût
iskelet
kal
ham
kal
ihtiyar
kal
kelek
kal
yaşlı
kal bûn
ihtiyarlamak
kal bûn
kocamak
kalan
kın
kalanî
enli büyük bıçak
kalanî
kasap bıçağı
kalbûn
yaşlanmak
kalepîr
çok yaşlı adam
kalepîr
kelepir
kaler
meta
Kalgaxend
Noel Baba
kalik
ata
kalik
büyük baba
kalik
cet
kalik
dede
kalik
dedenin babası
kalitî
yaşlılık
kalî
ihtiyarlık
kalîn
melemek
kalorî
kalori
kalorîfer
kalorifer
kam
mut
kam
mutluluk
kam
nem
kam
rutubet
kamaş
erken kesilip kurutulan tütün
kamav
su birikintisi
kambax
berbad
kambax
berbat
kambax
çok kötü
kamdar
nemli
kamir
saz
kamirî
sazlık
kamran
bahtiyar
kamran
mesut
kamran
mutlu
kamranî
asayiş
kamranî
mutluluk
kamranî
refah
kamûk
üzümü sıkıp şarabını çıkaran kişi
kan
kaynak
kan
maden
kan
maden ocağı
Kanada
Kanada
Kanadaî
Kanadalı
kanc
edepsiz
kanc
küstah
kancî
küstahlık
kandew
gebe kalmayıp süt vermeye devam eden inek
kandew
manda
kanê
hani
kanê
nerde
kanê
nerede
kanik
göz kapağı
kanî
çeşme
kanî
kaynak
kanî
memba
kanî
pınar
kanîn
muktedir olmak
kanîn
yapabilmek
kanker
madenci
kanûn
Aralık ayı
kanûn
ateş ocağı
kaos
kaos
kaos
karabasan
kaos
milozim
kap
aşık kemiği
kapan
dar ve yürümesi zor yol
kapan
sarp dağ yolu
kapavêtin
aşık kemiği oyunu
kapik
kısa ip parçası
kapik
kepek
kapîr
dişlerdeki tartar
kapol
çok ufak saman
kaporta
kaporta
kapox
biçilmiş otları desteyapıp bağlamak üzere ücretle tutulan işçi
kapox
ot toplama işçisi
kapsûl
kapsül
kar
anlamı katan sonek
kar
eden
kar
hizmet
kar
iş
kar
kar
kar
kâr
kar
kazanç
kar
keçi yavrusu
kar
maslahat
kar
mesai
kar
oğlak
kar
sözcüğe yapan
karak
demir madeni
karanîn
kullanmak
karbend
kariyer
karbend
meslek
karbendî
mesleki
karberdan
grev
karberdan
iş bırakımı
karbeşî
iş bölümü
karbidest
işadamı
karbidest
yetkili
karbidestî
yetki
karbîrator
karbüratör
karbon
karbon
karbûran
yakıt
karciv
firma
karçîn
armut
kardank
döl yatağı
kardest
elişi
kardêr
işveren
kare
kare
karekew
toplu helde yapılan keklik av
karesat
faci
karesat
felaket
karesat
musibet
karesat
trajedi
karê hundir
içişleri
karê min heye
işim var
karêz
havası serin olan yer
karêz
pınar
karêz
yayla
karêz
yeraltı kanalı
karferman
iş buyuran
kargeh
işyeri
karger
idareci
karger
yönetici
kargerandin
idare etmek
kargerandin
yönetmek
kargerî
idare
kargerî
yönetim
kargêr
yönetici
karguzar
becerikli
karguzar
iş beceren
karguzar
işgüzar
karguzarî
beceriklilik
karifîn
zıkkımlanmak
karik
gedik
karik
oğlak
karin
edebilmek
karin
iktidar
karin
muktedir olmak
karin
yapabilmek
karistan
fabrika
karîgeh
evren
karîgeh
kainat
karîger
etken
karîger
etkili
karîgerî
etki
karîgerî
tesir
karîkator
karikatür
karîn
edebilmek
karîn
yapabilmek
karîte
mertek
karker
işçi
karkerî
işçilik
karkêş
becerikli
karkêş
bitirim
karkirin
çalışmak
karkirin
kar etmek
karmax
buğday elemekte kullanılan büyük kalbur
karmend
idareci
karmend
memur
karmend
yönetici
karok
mantar
karole
karyola
karparî
iş bölümü
karsaz
işadamı
karsaz
işletmeci
karsazî
işletme
kart
kavt
kart
yirmi beş kuruş
kartêker
etken
kartik
pim
kartî
bayat
kartîk
marangozlukta kullanilan eye
kartol
patates
karton
karton
karton
mukavva
kartvîzît
kartvizit
karûbar
hazırlık
karûbar
hizmet
karûbar
iş güç
karûbar
uğraş
karûbarê gelemperî
genel hizmetler
karûbarê gişkî
kamu hizmeti
karûbarên derve
dışişleri
karûbarên hundirîn
içişleri
karwan
kervan
karwansera
kervansaray
kase
kâse
kasik
topraktan yapılmış yemek kabı
kaskêt
kasket
kasox
orak
kaş
rampa
kaş
yamaç
kaş
yokuş
kaşan
tapan
kaşe
kayak
kaşik
kayak yeri
kaşing
kuşak
kaşî
fayans
kaşker
sürükleyici
kaşkirin
çekmek
kaşkirin
sürüklemek
kaşxane
konak
kaşxane
köşk
kaşxane
villa
kat
az ürün veren arazi
kat
hububatın ilk filizleri
kat
vakit
kat
zaman
katalox
katalog
katdan
filizlenmek
kate
çörek
katjimêr
saat
katjimêr çend e?
saat kaç?
katjmêr
saat
Katolîk
Katolik
kator
ibik
katora dîk
horoz ibiği
kav
fındık türü şeylerin hasat mevsimi
kavanî
ev hanımı
kavil
harabe
kavil
yıkık
kavil
yıkıntı
kavir
iki yaşında koyun
kavir
iki yaşındaki koyun
kavî
kıyı
kavî
kenar
kavnare
antik
kavnare
eskiye ayit
kawdan
koşul
kawdan
şart
kawik
saf kişi
kawik
yarım akıllı
kax
ekili arazideki yabani otlar
kaxez
kağıt
kaxiz
kağıt
kaxîl
çemen otu
kayîn
geviş getirme
kayîn
geviş getirmek
kebanî
ev işinde sorumlu ve yönetici kadın
kebar
fecir
kebar
fecr
kebar
şafak öncesi zaman
kebar
tekbir
keç
kız
keç
kız evlat
keç met
hala kızı
keçanî
kızlık
keçap
amca kızı
keçel
dazlak
keçel
kel
keçelî
kellik
keçelok
akbaba
keçêç
tavukların eşelendikleri yer
keçhêlî
üvey kız
keçhili
üvey kız evlat
keçinî
bekaret
keçitî
kızlık
keçmam
amca kızı
keçmarî
üvey kız
keçmet
hala kızı
keçxal
dayı kızı
keçxaltî
teyze kızı
keçxapînok
kadın avcısı
ked
emek
keda bermayî
artık emek
keda dest
el emeği
kedanî
kümes hayvanları
keder
keder
kedew
hayvan nezlesi
kedik
oğlak ve kuzu derisinden yapılan tulum
kedî
ehli
kedî
evcil
kedîbûn
evcilleştirmek
kedkar
emekçi
kedûn
küçük su testisi
kedxwar
sömürücü
kedyar
emektar
kef
köpük
kef dan
köpürmek
kef ji re hatin
hoşlanmak
kef ji re hatin
sevmek
kefa dest
avuç içi
kefandin
bir şeyin kenarını bir baştan bir başa dikmek
kefandin
köpürtmek
kefaret
kefaret
kefdan
köpürmek
kefen
kefen
kefgîr
kevgir
kefgîr
süzgeç
kefiyan
köpürmek
kefî
erkek başörtüsü
kefîn
köpürmek
kefkirin
köpürtmek
kefşîl
salya
keftar
sırtlan
keftûleft
ağız dalaşı
keftûleft
dalaşma
keftûleft
kendisiyle boğuşma
keftûleft
mücadele
kefxoy
hristiyanların köy yöneticisi
kefxweşî
memnuniyet
kehêl
küheylan
kehreb
elektrik
kehrebar
elektrikli
kehrebar
mıknatıs
kehrebar
manyetik
kej
kumral
kej
sarışın
kejave
sedye
kejê
sempatik sarışın kız çoçuğu
kejê
sevimli
kejok
siyatik
kek
abi
kek
ağabey
kek
ayrıca saygı ve sevgi hitabıdır
kel
iki yaşında sığır
kel
kaynama
kela
kale
kelandin
kaynatmak
kelaş
kadavra
kelax
hayvan leşi
kelbetan
maşa
keledoş
döğülmüş buğday ile yapılan bir yemek
kelef
büyük iplik yumağı
kelejin
başa oynayan kadın
kelejin
erkek ruhlu
kelejin
erkek ruhlu kadın
kelek
kayık
kelek
sal
kelem
budak
kelem
engel
kelem
lahana
kelem
meşe
kelem
meşe ormanı
kelem
rahatsızlık veren
kelemêr
güçlü karakterli adam
kelemîz
sık sık altına işeyen kişi
kelepor
birkim
kelepor
halk ürünleri
kelepor
kelepir
kelepor
miras
kelepor
varlık
kelerim
karnabahar
keleş
alımlı
keleş
efe
keleş
eşkıya
keleş
güzel
keleş
korsan
keleşê hewayê
hava korsanı
kelê
az tuzlu
kelê
tuzsuz
kelh
güzel görkemli
kelh
kale
kelh
nadir
kelhatin
kaynamaya başlamak
kelhoşk
dağ geçidi
kelij
kaynaşma
kelijandin
kaynaştırmak
kelijî
kaynaşmış
kelijîn
kaynaşmak
kelistin
dikizlemek
kelistin
gizli gözetmek
kelî
az tuzlu
kelî
tuzsuz
kelîn
coşmak
kelîn
kaynamak
kelk
fayda
kelk
istifade
kelk
yarar
kelk jê girtin
yararlanmak
kelkel
aşırı sıcak
kelkela havînê
yaz sıcağı
kelkot
eğri büğrü
kelkot
eski püskü
kelkot
yamuk
kelkwergirtin
yararlanmak
kelmêş
sivrisinek
kelmêş
üvez
kelogirî
ağlamaklı
kelogirî
sulu göz
kelogirîbûn
ağlamaklı olmak
kelpezî
bukalemun
kelpik
böğür
kelpik
kepek
keltox
çok yaşlı kimse
keltox
moruk
kelû
dönence
kelûmel
teçhizat
kelwaz
şiddetli soğuk
kelx
moruk
kelxane
dökümhane
kelxîn
moruklaşmak
kem
kulaksız hayvan veya insan
kem
normalden küçük kulaklı
keman
keman
kemançe
kemençe
kemanjen
kemancı
kember
kemer
kemend
kement
kemili
olgunlaşmış kamil
kemitandin
kaynaştırmak
kemitîn
kaynaşmak
kemîn
pusu
kemîn
tuzak
kemîn avêtin
pusuya yatmak
kemîn danîn
pusu kurmak
kemîndanîn
pusu atmak
kemn
örtü
kemole
varil
kemperandin
kıyaslamak
kempirandin
kıyaslama
kemxe
ipek
kemxe
kumaş
ken
gülme
ken
gülüş
kenandin
güldürmek
kenar
kenar
kenarî
kanarya
kend
arğ
kend
hendek
kend
koyak
kend û kosp
engebe
kend û kosp
engel
kendal
derin dere ve yanların iki tarafı
kendal
dik yamaç
kendal
yamaç
kendal
yar
kendav
haliç
kendav
körfez
kendavik
koy
kenewer
komik
kengê
ne zaman
kenhar
güldürücü
kenik
kepek (saç)
kenişte
havra
kenişte
sinegog
kenişte
Yahudi tapınağı
kenîn
gülmek
kenîşte
havra
kenîşte
sinagog
kenloşkî kirin
kırıştırmak
kenok
güleç
kenok
güler
kenok
güler yüzlü
kenok
sempatik
kenze
fanila
kenze
kazak
kep
kep
kepaze
kepaze
kepazetî
kepazelik
kepel
höyük
kepenek
çoban kepeneği
kepeng
kepenk
kepez
fundalık
kepir
kulübe
kepîr
dişlerde biriken kireç
kepîr
tartar
ker
eşek
ker
sağır
keramet
keramet
kerane
balyoz
kerane
zengin
kerate
çekecek
keratî
afiyet olasın anlamında beddua
keravî
pelikan
kerax
sebze işçisi
keraxî
sebze işçiliği
keraxî
sebzecilik
keraxî
söğüş salata
kerb
keder
kerb
tasa
kerb
üzüntü
kerbandin
kederlendirmek
kerbeş
gavurbaşı dikeni
kerbîn
kederlenmek
kerbûn
sağır olmak
kerdik
çeltik evleği
kerdî
sebze bahçesi ve bostan evlekleri
kerefz
kereviz
kerehû
samyeli
kerem
el açıklığı
kerem
gönül yüceliği
kerem (bi)ke
buyurun
kerem bika
buyur
kerem kirin
buyurmak
kereng
kenger
kerenzer
sarışın
kerese
eşya
kerese
malzeme
kerexne
maşa
kerg
tezgah
kergez
akbaba
kerguh
tavşan
kerh
çıkar
kerh
menfaat
kerik
badem
kerik
çağla
kerik
kayısı
kerik
kulak kepçesi
kerik
kurşun geçirmeyen çelik yelek
kerik
olmamış incir
kerik
solungaç
kerika guh
kulak yolu
kerixandin
bıktırmak
kerixandin
teksindirmek
kerixandin
usandırmak
kerixîn
bıkmak
kerixîn
kanıksamak
kerixîn
nefret etmek
kerixîn
teksinmek
kerixîn
usanmak
kerî
dilim
kerî
küçük baş hayvan sürüsü
kerî
parça
kerî
sağırlık
kerî
sürü
kerîkirin
dilimlemek
kerîkirin
parçalara ayırmak
kerkedan
gergedan
kerkere
hergele
kerkere
iriyarı
Kerkûk
Kerkük
kerme
kurumuş tezek
kermêş
eşek arısı
kermêş
sivrisinek
kerpeze
bukalemun
kerpîç
kerpiç
kertek
bol
kertek
çok
kertik
eye
kerxane
genel ev
kerxane
kerhane
kerxerê
keçiyolu
kerxur
akbaba
kes
kimse
kes
kişi
kes
şahıs
kesahî
kişilik
kesandin
şahıslandırmak
kesane
kişisel
kesane
şahsi
kesanî
kişisel
kesas
mutsuz
kesat
kesat
kesaxtin
budamak
kesayetî
kişilik
kesayetî
şahsiyet
keser
hüzün
keser
üzüntü
keser girtin
hüzünlenmek
keser kişandin
iç çekmek
kesê darazî
hükmi şahıs
kesê darazî
tüzel kişi
kesê yekemîn
birinci şahıs
kesên li Hindistanê li derî kastan
beradayı
kesidandin
salamura yapmak
kesidîn
salamura olmak
kesirandin
hüzünlendirmek
kesirandin
üzmek
kesirîn
hüzünlenmek
kesirîn
üzülmek
kesixîn
budanmak
kesîtiya darazî
tüzel kişilik
kesk
yeşil
kesk bûn
yeşillenmek
keskesor
gök kuşağı
keskesor
gökkuşağı
keskesor
renga renk
keslan
tembel
kesp
küspe
kesper
mavi gözlü
kespik
maskot
kespik
nazar boncuğu
keş
karavana atılan mermi
keş
karavana atış
keşe
keşiş
keşe
papaz
keşe
rahip
keşeyan
ruhban
keşîş
papaz
keşk
diz kapağı
keşk
tarhana
keşkana
keşke
keşke
keşke
keşklok
çökelek
keşklok
kete
keşklok
kurutulmuş ekmek
keşkul
keşkül
keşkul
tezek parçası
keştigeh
liman
keştigeh
rıhtım
keştivan
gemici
keştivanî
gemicilik
keştiya balafiran
uçak gemisi
keştiya bixêlî
yelkenli gemi
keştiya rêwiyan
yolcu gemisi
keştî
gemi
keştî
vapur
keştîbar
yük gemisi
keştîgeh
liman
keştîgeh
rıhtım
keştîvan
gemici
ket
yonca
ketandî
yatalak
ketezer
sarı çiçekli yonca
ketin
devrilmek
ketin
düşmek
ketin
geçmek
ketin
girmek
ketin
yıkılmak
ketin avê
suya düşmek
ketin avê
yüzmek
ketin cilan
yatağa düşmek
ketin ciyawaziyê
ihtilafa düşmek
ketin çelemê
lades tutuşmak
ketin hundir
içeri girmek
ketin miçilgê
bahse girmek
ketin miçilgê
iddiaya girmek
ketin navberê
araya girmek
ketin nivînê
yatağa düşmek
ketin paxavê
paniğe kapılmak
ketin pey
peşine düşmek
ketin pêşbazîyê
yarışmaya girmek
ketin silûke
inzivaya çekilmek
ketin silûkê
inzivaya çekilmek
ketin şaşiyê
hataya düşmek
ketin şaşkirin
şaşırmak
ketin teşqelê
telaşa düşmek/telaşlanmak
ketin xelwetê
inzivaya çekilmek
ketincilan
yatağa düşmek
ketinmiçilgê
iddiaya girmek
ketinpêşbirkê
yarışmaya girmek
ketintengasiyê
sıkıntıya düşmek
ketî
düşkün
ketî
düşmüş
ketî
düşük
ketî
mağdur
ketî
müflis
ketîbûn
düşkünlük
ketûber
sıradan
ketxweda
kahya
keval
tablet
keval
tablo
kevalber
taş tablet
kevan
parantez
kevan
yay
kevane
ayraç
kevane
kavis
kevane
köprü kemeri
kevanî
ev kadını
kevçî
kaşık
kevel
koyun v.b. hayvanların derisi
kever
benekli keçi
kever
kırçıl
kever
kayaylardan oluşan dağ
kevil
koyun derisi
kevir
taş
kevir kirin
taşlamak
kevî
baharda doruklarda kalan kar
kevî
kıyı
kevî
kenar
kevî
sahil
kevî
yan
kevîşen
kumsal
kevîşen
plaj
kevjal
yengeç
kevjalê derya
ıstakoz
kevloşk
kırışık
kevn
eski
kevn
eskimiş
kevn bûn
eskimek
kevn kirin
eskitmek
kevnar
antik
kevnare
antika
kevnarefroş
antikacı
kevnarik
ikinci el eşya
kevne
eski
kevne
köhne
kevnefroş
eskici
kevneparêz
muhafazakar
kevneparêz
tutucu
kevneperest
grici
kevneperest
muhafazakar
kevneperest
tutucu
kevneşop
gelenek
kevneşop
kelenek
kevneşopî
geleneksel
kevnik
ıskarta
kevok
güvercin
kevot
akça ağaç
kevot
kumru
kevot
meyve vermeyen ve dalları kaşık yapılan bir ağaç
kevz
yosun
kew
keklik
kewandin
pansuman
kewandin
pansuman yapmak
kewar
ambar
kewar
arı kovanı
kewara mêşan
arı kovanı
kewaşe
çöküntü
Kewçêr
Ekim ayı
kewdank
kılıf
kewdank
muhafazalık
kewden
ahmak
kewden
geri zekalı
kewderî
yabani horoz
kewişîn
bina gibi şeylerin çökmesi
kewşen
güneş görmeyen yamaç
kewtîn
havlamak
key
kral
keya
muhtar
keyanî
krallık
keyanî
muhtarlık
keybanû
kraliçe
keyitî
krallık
keyitî
monarşi
keyîtî
monarşi
keyparêz
monarşist
keys
firsat
keyso
fırsatçı
keyso
oportünüst
keysperest
fırsatçı
keysperest
oportünüst
keysperestî
fırsatçılık
kezaxtin
budamak
kezeb
ciğer
kezebreş
karaciğer
kezî
kakül
kezwan
menengiç
kê
kim
kê
kimin
kêç
pire
kêf
eğlence
kêf
keyf
kêf
keyif
kêf
zevk
kêf jê girtin
zevk almak
kêf kirin
keyfetmek
kêfkarî
keyfi
kêfşing
yengeç
kêfxweş
memnun
kêl
dikili taş
kêlan
toprağı sürmek
kêlandî
tirpan
kêlangeh
sürüme ayrılmış toprak
kêlbik
bir kertenkele türü
kêlek
yan
kêlek
yan taraf
kêlek
yanı başı
kêlik
mezar taşı
kêlî
ikincil
kêlî
kaba dikiş
kêlî
ötürü
kêlî
tali
kêlî
teyel
kêlîk
kısa an
kêlîk
lahza
kêlîka din
biraz önce
kêm
az
kêm
cerahat
kêm
eksik
kêm
irin
kêm
noksan
kêm bûn
azalmak
kêm bûn
eksilmek
kêm bûn
kıtlaşmak
kêm dîtin
az görmek
kêm dîtin
azımsamak
kêm dîtin
hakir görmek
kêm û zêde
aşağı yukarı
kêmagahî
bilgi eksikliği
kêmahî
eksiklik
kêmanî
azaltmak
kêmanî
eksiklik
kêmanî
hata
kêmanî
kısmak
kêmanî
kusur
kêmasî
eksiklik
kêmasî
hata
kêmasî
kusur
kêmasî
özür
kêmber
az ürünlü
kêmber
ensiz
kêmber
verimsiz
kêmbûn
azalmak
kêmbûn
eksilmek
kêmdîtin
ara sıra görmek
kêmdîtin
az görmek
kêmdîtin
hakir görmek
kêmdîtin
hor görmek
kêmheş
geri zekalı
kêmî
azlık
kêmî
yetersizlik
kêmkirin
azaltmak
kêmkirin
eksiltmek
kêmkirin
kısmak
kêmlebat
alil
kêmtirîn
asgari
kêmtirîn
minimum
kêmxwînî
anemi
kêmxwînî
zafiyet
kêmzêde
ortalama
kêmzêde
takriben
kêmzêde
yaklaşık
kêr
bıçak
kêr
fayda
kêr
fonksiyon
kêr
işlev
kêr
yarar
kêr jê dîtin
yararlanmak
kêr kirin
bıçaklamak
kêrakî
pazar günü
kêran
damlara atılan kiriş
kêran
mertek
kêranîn
yararlanmak
kêrdar
yararlı
kêrdarî
yararlılık
kêrguh
tavşan
kêrhatinî
elverişlilik
kêrhatî
elverişli
kêrhatî
kullanışlı
kêrhatî
yararlı
kêrik
çakı
kêrkirin
bıçaklamak
kêrtik
eğe
kêrtik kirin
eğelemek
kêrtik kirin
kertik atmak
kêse
kestirme
kêsim
biçim
kêsim
şekil
kêsimandin
biçimlendirmek
kêsimandin
şekillendirmek
kêsimîn
biçimlenmek
kêş
cazibe
kêş
çeken
kêş
çekici
kêş
tartı
kêş
taşıyan
kêşan
çekmek
kêşan
tartmak
kêşan
taşımak
kêşandî
tartılı
kêşe
dara
kêşe
denge
kêşe
problem
kêşe
sorun
kêşe û vekêş
gel-git
kêşe û vekêş
medcezir
kêşeya kurdî
kürt sorunu
kêşik
yay kirişi
kêşîn
çekilmek
kêşîn
tartılmak
kêşîn
taşınmak
kêşwer
cazibeli
kêvjal
yengeç
kêvroşk
tavşan
kêzik
böcek
kêzîn
büz
kêzîn
döşemek
kêzîn
kanalizasyon
kifêrî
ılgın ağacı
kifik
küf
Kifrî
Irak’ta bir Kürt kenti
kifş
açık
kifş
açıkta
kifş
belli
kifşbûn
belirmek
kifşbûn
belli olmak
kifşkirin
açığa çıkarmak
kifşkirin
belirtmek
kil
rastık
kil
salınım
kil
salıncak vb. şeylerin her bir salınımı
kil
sarkaç
kil
sürme
kil
yayık
kilam
şarkı
kilam
türkü
kilandin
yayıl yalmak
kilaw
başörtüsü
kilb
iri duvar çivisi
kilb
uzun ve kalın çivi
kilçan
el feneri
kilçêv
sürme kalemi
kilêb
çapa
kiling
kuşkonmaz
kilîkilî
ağaç kakan
kilîl
anahtar
kilîlk
anahtar
kilîlk
kilit
kilît
anahtar
kilît
kilit
kilît kirin
kilitlemek
kilîtdank
anahtarlık
kilîtkirî
kilitli
kilk
sütün başlığı
kilkirin
sürme çekmek
kilor
börek
kilor
çörek
kilor
kömme
kilosk
çanak
kilosk
çömlek
kilox
kafatası
kilox
kelle
kils
kireç
kilyar
acur
kimê
şişe kapağı
kimê
tapa
kin
kisa
kin bûn
kısalmak
kin kirin
kısaltmak
kinahî
kisalik
kinare
ud
kinbûn
kısalmak
kinc
çamaşır
kinc
elbise
kinc
giysi
kincik
paçavra
kincjixwekirin
soyunmak
kinclixwekirin
giyinmek
kind
zillet
kindik
cici
kindir
kendir
kindir
kendir halat
kine-mine
derme-çatma
kine-mine
kör-topal
kine-mine
yarım-yamalak
kinêr
abse
kinêr
çıban
kinêzet
silsile
king
but
kinif
kenevir
kinik
bodur
kinik
kısa
kinik
kisa boylu
kinîn
kinin
kinkirin
kisaltmak
kinoş
cimri
kinoş
pinti
kinoşe
süpürge
kinûşk
pembe
kir
kısa kulaklı hayvan
kir û frotin
alım satım
kiramî
bir kılıç çeşidi
kirar
fail
kirar
fiil
kirarî
işlem
kiras
gömlek
kirdan
büyük ve kalın oklava
kirdar
yaptırım uygulayan
kirdarî
yaptırım
kirde
fail
kirde
özne
kirde
özne (grm.)
kiremît
kiremit
kirê
kira
kirêt
çirkin
kirêt
kirli
kirêt
pis
kirêt
yoz
kirh
çirkin
kirin
döktürmek
kirin
etmek
kirin
eylem
kirin
jê önekiyle (jêkirin) fiil
kirin
kesmek
kirin
koparmak
kirin
koymak
kirin
lê önekiyle (lêkirin) üstüne dökmek
kirin
yapmak
kirin der
kovmak
kirin ser
ulamak
kiriyar
abonmen
kiriyar
alıcı
kiriyar
müşteri
kirîger
alıcı
kirîger
müşteri
kirîn
kirîn û firotin
kirîn
müşteri
kirîn
satın almak
kirîn û firotin
alım satım
kirîn û firotin
alışveriş
kirkaş
paldır küldür
kirkaşbirin
paldır küldür götürmek
kirkirik
kıkırdak
kirkirok
yemek borusu
kirman
hisar
kirman
kale
Kirmansah
Kermanşah
kirmişîn
büzülmek
kirosk
ahlat
kirotî
raşitizm
kirp
vurgu
kirpandin
vurgulamak
kirtîn
kütürdemek
kirtûpan
baştan savma
kirtûpan
gelişi
kirtûpan
güzel
kirtûpan
üstün körü
kirtûpan
üstünkörü
kirû
fenomen
kirû
olgu
kirûr
yarım milyon
kiryar
abone
kiryar
alıcı
kiryar
eden
kiryar
icraatçı
kiryar
uygulama
kiryar
yapan
kiryar bûn
abone olmak
kiryarî
abonman
kiryarî
icraat
kisûr
attariye
kisûr
kumaş
kisûr
küsür
kiş
kışkırtma
kiş
teşvik
kiş kirin
kışkırtmak
kişandin
çekiliş
kişandin
çekmek
kişandin
içine çekmek
kişandin
tartmak
kişik
satranç
kişiyan ber
yanaşmak
kişîner
çekici
kişkirin
kışkırtmak
kişmiş
kuş üzümü
kitan
keten
kitekit
ayrıntı
kitik
kedi
kixs
soğan arpacığı
kiz
kısık
kiz
meyus
kiz
sönük
kizik
kıkırdak
kizin
burçak
kizirîn
tütsülenmek
kizirîn
tüyleri yanmak
kizîr
hakem
kizîr
yardımcı
kizmik
posa
kizwet
kiyafet
kî
kim
kîjan
hangi
kîjan
hangisi
kîl
kil
kîlogram
kilo(gram)
kîlometr
kilometre
kîlowat
kilovat
kîmye
kimya
kîmyewî
kimyasal
kîn
garaz
kîn
kin
kîn girêdan
kin bağlamak
kînaye
kinaye
kîndar
kindar
kîp
sık
kîp
sıkı
kîp
sımsıkı
kîp bûn
sıkıca kapanmak
kîp kirin
sıkıca kapatmak
kîper
ince bağırsak
kîpkirin
sıkıştırmak
kîpkirin
sıkmak
kîr
erkek cinsel organı
kîr
penis
kîs
cüzdan
kîs
torba
kîsik
kese
kîso
kaplumbağa
kîso
tosbağa
kîşwer
memleket
kîşwer
ülke
kîte
hece
kîteandin
hecelemek
kîtekît
ayrıntı
kîtekît
detay
kîtkît
ayrıntı
kîtkît
teferruat
Kîwan
Satürn
klamên serhewa
uzun hava
ko
ki
Ko
Ülker yıldızı
koc
asma kilit
koç
göç
koç
hicret
koç kirin
göçmek
koçber
göçmen
koçberî
göç
koçberî
göçmenlik
koçek
köçek
koçer
göçebe
koçer
göçer
koçik
kabul odası
koçik
selamlık
koçkirin
göçetmek
koçrevî
göç
koçrevî
tehcir
kod
ağaçtan kap
kod
saz ve benzeri müzik aletlerinin şişkin kısmı
kod
tekne
kod
ud
koderî
mera veya otlak kirası
koga
büyük mağaza
kojtin
kemirmek
kok
akort
kok
akortlu
kok
kök
kok
süs
kok
süslü
kok
üstü başı düzgün
kok kirin
akort etmek
kok kirin
bezemek
kok kirin
donatmak
kok kirin
süslemek
kok qelandin
kökünü kazımak
koka zer
Hint safranı
kokandin
akort etmek
kokandin
bezemek
kokandin
donatmak
kokandin
süslemek
kokim
çok yaşlı
kokim
çok yaşlı kişi
kokîn
süslenmek
kokos
nargile
kol
boynuzsuz
kol
keçi
kol
küt
kolan
cadde
kolan
eşelemek
kolan
hafriyat
kolan
kazmak
kolan
sokak
kolan kirin
enselemek
kole
esir
kole
köle
koledar
köle sahibi
koledar
sömürgeci
koletî
kölelik
kolik
çardak
kolik
nişangah
kolit
gece kondu
kolîn
eşelemek
kolîn
kazmak
kolîtik
tezeklerden yapılan yığın
kolnyar
arkeolog
kolnyarnasî
arkeoloji
kolonî
koloni
koloz
yün başlık
kom
cumhur
kom
grup
kom
küme
kom
topluluk
kom bûn
temerküz
kom bûn
toplanma
kom kirin
biriktirmek
kom kirin
tahsil etmek
kom kirin
toparlamak
kom kirin
toplamak
kom kirin
yığmak
komar
cumhuriyet
komarvan
cumhuriyetçi
kombers
bilgisayar
kombûn
toplanmak
komcivîn
genel kurul
komcivîn
kongre
komcivîna karûbarên tevayî
genel hizmetler
komcivîna tevayî
genel kurul
komdarî
toplu
komel
cemiyet
komel
dernek
komel
toplum
komele
dernek
komeleyatî
sosyal
komeleyatî
toplumsal
komik
grup
komik
topluluk
komînak
toplam
komîtiya kargeriyê
yönetim kurulu
komîtiya kargerxane
yönetim yeri
komîtiya şêwrê
danışma kurulu
komîtî
komite
komkarî
kolektivizm
komkeştî
filo
komkirin
biriktirmek
komkirin
toplanmak
komkujî
katliam
kompere
meblağ
kompere
toplu para
komploker
entrikacı
komploker
komplocu
kon
çadır
kon kon vegirtin
çadır çadır açmak
kon vegirtin
çadır kurmak
kone
kurnaz
kone
uyanık
konik
örümcek ağı
konî
koni
konser
konser
konsîl
konsey
konsul
konsolos
konsulxane
konsolosluk
kop
eli sakat
kopare
deve hörgücü
kopel
doruk
Kopenhag
Kopenhag (Danimarka’nın başkenti)
kopî
kopya
kopî kirin
kopya etmek
kopî kişandin
kopya çekmek
kor
ama
kor
kör
korbawerî
kör inanç
kordûnde
çocuğu olmayan
korebîn
dargörüşlü
koremar
kör yılan
koremişk
kör fare
koremişk
köstebek
korik
loş ışık
koritî
körlük
korîzan
geri zekalı
kort
çukur
kortal
büyük çukur
kortal
uçurum
kose
köse
kosele
kösele
kosp
engel
kostek
köstek
koş
böğür
koş
etek
koş
eteklik
koşan
çaba
koşan
çekişme
koşan
uğraş
koşebend
köşebent
koşebend
köşeli parantez
koşîn
çekişmek
koşk
köşk
koşk
saray
koştin
kemirmek
kot
kemiklerin yuvarlak ucu
kot
kesici aletlerin körelmesi
kot
küt
kotan
pulluk
kotek
dayak
kotek
patak
kotek kirin
dayak atmak
kotek kirin
pataklamak
kotekî
zorla
koter
kolye
kotin
kemirmek
kotinker
kemirgen
kotî
cüzam
kotî
cüzzam hastalığı
kotîbûyî
cüzamlı
kotûkêş
badire
kov
içbükey
kov
kambur
kov
konkav
kov
obruk
koval
helezonik
koval
sarmal
kovan
hüzün
kovan
keder
kovan
özlem
kovar
degi
kovar
dergi
kovar
mecmua
kovik
argoda kıç
kovik
huni
kovî
vahşi
kovî
yabani
kovî
yabanî
kox
kümes
koxik
kümes
koy
dağ
koye
köy sancak
koyistan
dağlık
kozere
iri saman
kozik
keçi ve kuzu ağılı
kozik
kulübecik
kozik
metris
kozik
mevzi
kozik
pusu
kozikdanîn
pusu kurmak
kozir
köz
kozmetîk
kozmetik
ku
eğer
ku
ise
ku
ki
ku
nerde
ku
nere
ku
nerede
ku
nereden
ku
neresi
ku der
neresi
kubar
kibar
kubarî
kibarlık
kuç
taş
kuçe
sokak
küçik
köpek
kudandin
sürdürmek
kudandin
sürdürüp gitmek
kudandin
sürüncemede bırakmak
kuder
nere
kuder
neresi
kudik
ayı
kudik
domuz yavrusu
kudîn
sürmek
kudîn
sürüncemede kalmak
kudîn
sürüp gitmek
kufik
küf
kufikî
küflü
kufikî bûn
küflenmek
kufîn
homurdanmak
kujar
cinayet
kujar
katliam
kujardar
öldürücü
kujtar
cani
kujtar
katil
kujyar
öldürücü
kukurd
kükürt
kul
çıban
kul
elem
kul
keder
kul
yara
kulab
çengel
kulab
pençe
kulav
keçe
kulb
obur
kulbe
çapa
kulbe
nacak
kulbe kirin
çapalamak
kule
cibinlik
kulek
aksak
kulek
aksayan
kulek
baca
kulek
delik
kulek
topal
kulemar
çaylak
kuleng
ağaç bidon
kulik
bulaşıcı hayvan hastalığı
kulik
kukuleta
kulindir
dolmalık kabak
kulî
çekirge
kulîçe
kurabiye
kulîçe
pasta
kulîçefiroş
pastacı
kulîçexane
pasta(ha)ne
kulîlk
çiçek
kulîlk
kır çiçeği
kulîlk
tomurcuk
kulîmek
oyluk kemiği
kulîn
aksamak
kulîn
silo
kulîn
topallamak
kulîn
yatak dolabı
kulkulîn
güçlük içinde sürüklenip gitmek
kulm
avuç
kulm
yumruk
kulmek
bir avuç
kulxan
külhan
kum
başlık
kum
kep
kum
külah
kum
külâh takke
kum avêtin
kavga istemek
kumbet
kubbe
kumbet
kümbet
kumêt
kırmızı (at rengi)
kumik
mantar
kumişandin
çökertmek (bina
kumişandin
sistem vb.)
kumişîn
çökmek
kumzirx
miğfer
kun
delik
kun bûn
delinmek
kunc
açı
kunc
iç
kunc
köşe
kunc
zaviye
kuncebend
köşebent
kuncenivîs
köşe yazarı
kuncenivîsar
köşe yazısı
kuncik
açı
kuncik
iç
kuncik
köşe
kuncik
zaviye
kuncî
susam
kund
baykuş
kundir
argoda yeteneksiz
kundir
beceriksiz
kundir
kabak
kundirê avî
su kabağı
kundirê girîtî
dolmalık kabak
kundirê zer
bal kabağı
kunk
künk
kunker
delgi
kunker
delici
kunkirin
delmek
kur
erkek oğlan
kur
evlat (erkek için)
kurbeşk
porsuk
Kurd
Kürt
kurdayetî
kürtlük
kurdewarî
kürtlere özgü
Kurdistan
Kürdistan
Kurdistanî
Kürdistanlı
Kurdî
Kürtçe
kurhelî
üvey ev at
kurik
erkek çocuk
kurîşk
büzgü
kurk
kuluçka
kurk
kürk
kurkirin
traş olmak
kurm
kurt
kurm
kurtcuk
kurmam
amca oğlu
Kurmanc
Kürtlerin üç boyundan biri
Kurmancî
kurmancların lehçesi
kurmet
hala oğlu
kurmî
kurtlanmış
kurmî
kurtlu
kurmî bûn
kurtlanmak
kurmîbûn
kurtlanmak
kursî
iskemle
kursî
kürsü
kursî
sandalye
kursî
tabure
kurt
kısa
kurt
kızışmış
kurt bûn
kısalmak
kurt bûn
kızışmak (kuşlar için)
kurtahî
kısalık
kurtan
eşek palanı
kurtan
semer
kurtayî
özet
kurtbîn
dar görüşlü
kurtbîn
miyop
kurtbûn
kısalmak
kurte
özet
kurtebir
özet
kurtebir kirin
özetlemek
kurtêl
ekmek artığı
kurtêl
ekmek artıkları
kurtî
kısalık
kurtkirin
kısaltmak
kurtkirin
tıraş etmek
kurtûpist
dedikodu
kurxal
dayıoğlu
kusk
mavi gözlü
kuşte
alçı
kuştin
öldürmek
kuştinxwazî
suikast
kuştî
makbul
kuştî
ölü
kuştox
katil
kuştox
öldüren
kut kirin
didiklemek (kuşlar için)
kuta
netice
kuta
son
kutabûn
bitmek
kutahî
bitim
kutahî
son
kutahî
sonuç
kutahî bûn
bitmek
kutahî bûn
tükenmek
kutakirin
bitirmek
kutan
dövmek
kutan
hırpalamak
kutan
vurmak
kutek
dayak
kutek
istinat direği
kutek
payanda
kutek
tokmak
kutilk
içli köfte
kutkutok
ağaç kakan
kutlik
içli köfte
kuvark
mantar
kuwar
ambar
Kuweyt
Kuveyt
Kuweytî
Kuveytli
kuxik
öksürük
kuxîn
öksürmek
küz
çömlek
küz
testi
kuzel
roka otu
kûbî
kübik
kûçe
sokak
kûçik
it
kûçik
köpek
kûd
felçli
kûd
kötürüm
kûd
sakat
kûkla
kukla
kûklabaz
kuklacı
kûlan
bellemek
kûlan
kazmak
kûlan
sürmek (toprak)
kûlîs
kulis
kûn
kıç
kûn
makat
kûnek
ibne
kûp
çöküntü
kûpandin
çökertmek
kûpik
kupa
kûpîn
çöküş (metal kaplar için)
kûr
derin
kûr
para kuru
kûr bûn
derinleşmek
kûr kirin
derinleştirmek
kûrahî
derinlik
kûrayî
derinlik
kûrbûn
derinleşmek
kûre
demirci ocağı
kûrebûn
ayrıntıları gören
kûrebûn
derin görüşlü
kûrevan
ocakçı
kûrik
körük
kûrîn
sesli ağlamak
kûrkirin
derinleştirmek
kûrt
çukur
kûrtal
büyük çukur
kûrtal
krater
kûrtik
küçük çukur
kûrtmanik
golf
kûsik
şişe
kûsî
kaplumbağa
kûtal
ticari eşya
kûtî
enik
kûtî
it
kûtî
köpek
kûtîavî
köpek balığı
kûz
testi
kûz
testi çömlek
kûze
sansar
kûzik
çömlek
kûzker
çömlekçi
kûzkerî
çömlekçilik
L
Kürt alfabesinin on beşinci harfi
labikandin
bir işi karıştırmak
labor
bir tür hint kılıcı
labût
zıpkın
lac
erkek çocuk
lacîwerd
bir çeşit kumaş
lacîwerd
bir renk
laçik
kadın baş örtüsü
laçik
kurdele
laf
laf
lafaw
şiddetli sağanak
lafazan
laf bilen
lafazan
lafazan
laflafok
sarmaşık
lahor
bir tür hint kılıcı
laîsîzm
laiklik
lajwerd
maden
lajwerd
metal
lajwerdî
madeni
lajwerdî
metalürji
lak
disk
lak
el büyüklüğünde yassı taş
lak
kepekten yapılan köpek yiyeceği
lake
lake
lakîn
köpek yiyeceğinin kabı
lal
dilsiz
lal
keke
lal
lal
lale
lâle
lalengî
mandalina
lalî
geniş
lalî
yayvan tabak
lalote
kekeme
lam
çene
lambe
lamba
lame
elmacık kemiği ile alt çene arasındaki bölüm
lame
yanak
landik
beşik
lapüşk
pençe
lapûşk
pençe
laq
zayıf et
laqûn
popo
lar
manda barınağı
lar
öksüz
lareş
kangren
lasar
dik kafalı
lasar
inatçı
lasayî
taklit
lasayîkirin
taklit etmek
laser
sel
lask
sap
lastîk
lastik
laş
bünye
laş
cüsse
laş
gövde
laş
vücud
laş
vücut
laşgir
iri vücutlu
laşgiran
hantal
lat
masif kaya
lat
parça
lat
parsel
lat
tarh
lat
yassı kayalar
latajotin
mec. geyik muhabbeti yapmak
latimandin
bulaştırma
Latin
Latin
Latinî
Latince
laûbalî
laubali
lav
lav
lava
dua
lava
yakarış
lava
yalvarış
lava kirin
yalvarmak
lavahî
yalvarma
lavaker
dua eden
lavaker
yalvaran
lavakirin
yakarmak
lavakirin
yalvarmak
lavlavk
sarmaşık bitkisi
lavlavok
çok yakaran kimse
law
körpe
law
oğul
law
velet
lawan
konfor
lawandin
figan etmek
lawaz
cılız
lawaz
sıska
lawij
ağıt
lawij
ilahi
lawij
türkü
lawik
oğlan
lawir
hayvan
lawir
vahşi hayvan
lawîj
ilahi
lawîj
türkü
lawlaw
sarmaşık
lay
taraf
lay
yan
lay
yön
layen
taraf
layen
yan
layen
yön
layergir
taraftar
layergir
yandaş
lazüt
mısır bitkisi
lazût
mısır
lazût
mısır bitkisi
lebat
hareket
lebat
organ
lebat
uzuv
lebatî
ettirgen
lebatî
organik
lebikandin
çıkmaza sokmak
lebikandin
içinden çıkılmaz hale sokmak
lebikandin
uğraştırma
lebikîn
aksamak
lebikîn
çıkmaza sokulmak
lebikîn
uğraşma
lebitandin
harekete geçirmek
lebitandin
kımıldatmak
lebitîn
depreşmek
lebitîn
didinmek
lebitîn
harekete geçmek
lebitîn
kımıldamak
lebk
uğraş
leblebî
leblebi
lebûdî
keçe dokuyan
lec
münakaşa
lec
tartışma
lef
kesir
lefandin
dolamak
lefandin
sarmak
lefên dehane
ondalık kesir
lefîn
dolanılmak
lefîn
sarılmak
legan
leğen
legleg
leylek
leheng
kahraman
leheng
yiğit
lehengî
kahramanlık
lehêm
lehim
lehik
ek
lehik
eklenti
lehikandin
iki şeyi birbirine yaklaştırmak eklemek
lehikandin
ulamak
lehikîn
eklenmek
lehikîn
ulanmak
lehî
sel
lehî
taşkın
lehmacûn
lahmacun
lehn
aslan veya yabani hayvan ini
lehn
ayı
lek
naylon
lekan
kar ayakkabısı
lekaş
topuksuz ve arkası olmayan ayakkabı
leke
leke
leke kirin
lekelemek
lekedar
lekeleyici
lekitandin
otlatmak
lekitîn
otlamak
lele
boyun prangası
lele
lala
lele
sadrazam
lele
vezir
lem
kabak
lem
karpuz gibi bitkilerin teveği
lem
kavun
lem
tevek
lemisîn
korku veya soğuktan vücudun büzüşmesi
lemlate
yığın
lemper
sini
lemper
tepsi
lencîn
hantalca yürümek
lend
aslan ini
lend
aslan veya yabani hayvan ini
lend
ayı
leng
aksak
leng
topal
lenger
astronomide uçan daire
lenger
çopa demiri
lenger
gemi demiri
lenger
geniş tepsi
lenger
uçan daire
lenger berdan
demirlemek
lengergeh
iskele
lengergeh
liman
lengerî
bir çeşit tepsi
leopar
leopar
lep
pençe
lepe
lapa
lepik
eldiven
lepira
ansızın
leq
kıpırtı
leq
oynak
leqandin
kımıldatmak
leqandin
kıpırdatmak
leqayîbûn
karşılaşmak
leqayîbûn
rastlamak
leqîn
kımıldamak
leqîn
kıpırdamak
lerizandin
sarsmak
lerizandin
titretmek
lerizîn
titremek
lerizîn
ürpermek
lerz
sarsılma
lerz
sarsıntı
lerz
titreme
lerza tayê
sıtma nöbeti
lerzek
çok çamurlu yer
lerzeta
malarya
lerzeta
sıtma
lerzok
sarsılan
lerzok
sarsak
lerzok
titrek
lerzok
titreyen
leş
kadavra
leş
leş
leşker
asker
leşkergeh
kışla
leşkergeh
ordugah
leşkerî
askeri
leşkerî
askerlik
leşkerxane
orduevi
letan
uslu uslu durmak
letandin
susturmak
letandin
uslu durmasını sağlamak
letok
asude
letok
uslu
leva
pay
leva kirin
paylaştırmak
levakirin
paylaştırmak
leven
kamış
leven
şeker kamışı
Levkosia
Lefkoşe (Kıbrıs’ın başkenti)
lewante
lavanta
lewaş
müşfik
lewate
homoseksüel
lewçe
boş boğaz
lewçe
geveze
lewçe
ukala
lewe
alüvyon
lewe
bataklık
lewen
kamış
lewen
saz
lewend
başına buyruk
lewend
serbest
lewhe
levha
lewitandin
kirletmek
lewitî
berbat
lewitî
kirli
lewitî
lekeli
lewitîn
berbat olmak
lewitîn
kirlenmek
lewleb
çıkrık
lewleb
kuyu çıkrığı
lewma
bu yüzden
lewma
ondan dolayı
lewma
onun için
lewma
zira
lewma ko
gerçi
lewma ko
zira
lewra
bundan dolayı
lewra
o yüzden
lewre
çünkü
lewre
dolayısıyla
lewre
onun için
lewre
zira
lewrek
levrek
lews
sarkık dudaklı
lexem
lağım
leylan
serap
leylank
zambak
leyz
oyun
lez
acele
lez
çabuk
lez
hız
lez kirin
acele etmek
lez kirin
hızlanmak
lezahî
ivme
lezandin
acele etmek
lezgirtin
hızlanmak
lezgîn
aceleci
lezîn
sürat almak
lezk
acil
lezkirin
acele etmek
lezok
aceleci
lezûbez
apar topar
lê
ama
lê
ancak
lê
bununla beraber
lê
fakat
lê
kadına hitap
lê
ya
lê
yalnız
lê belê
ama
lê belê
fakat
lê borîn
mazur görmek
lê çûn
benzemek
lê çûn
çekmek
lê ew
ya o
lê fîkandin
ıslıklamak
lê nêz bûn
yaklaşım
lê reşandin
serpelemek
lê sor kirin
kızıştırmak
lê sorkirin
kızıştırmak
lê teng kirin
daraltmak
lê teng kirin
kıstırmak
lê vegerandin
iade etmek
lê weran
uydurmak
lê zêde kirin
artırmak
lêanîn
adapte etmek
lêanîn
uyarlamak
lêanîn
uydurma
lêanîn
uydurmak
lêanîn
yakıştırmak
lêayanbûn
içine doğmak
lêbar kirin
isnat etmek
lêbar kirin
yüklemek
lêbarker
isnat eden
lêbarker
yükleyen
lêbarkirî
müsnet
lêbarkirî
yüklenen
lêbelê
ancak
lêbelê
bununla beraber
lêbelê
fakat
lêbezîn
dövmek
lêbok
dalkavuk
lêbok
yaltakçı
lêbokî kirin
yaltaklanmak
lêborîn
affetmek
lêborîn
bağışlamak
lêborîn
geçmek
lêborîn
kusuruna bakmamak
lêborîn
mazur görmek
lêborîn xwestin
özür dilemek
lêç
doğru yoldan ayrılma
lêç
doğru yoldan sapma
lêç
sapma
lêçan
sapık
lêçûn
harcama
lêçûn
masraf
lêdan
dövmek
lêdan
işkence etmek
lêdan
vurmak
lêgemardan
ablukaya almak
lêgemardan
kuşatmak
lêgerîn
aramak
lêgerîn
araştırmak
lêgerîn
irdelemek
lêguncandin
uyarlamak
lêguncîn
müsait olmak
lêguncîn
uymak
lêguncîn
uyuşmak
lêhatin
bağdaşma
lêhatin
uymak
lêhatin
yakışmak
lêhatin
yaramak
lêhûrbûn
konsantre olmak
lêhûrbûn
yoğunlaşmak
lêkanîn
barıştırmak
lêkdan
birbirine vurmak
lêker
dilbilgisinde fiil
lêker
eylem
lêker
fiil
lêker
yüklem
lêketin
değmek
lêketin
isabet etmek
lêketin
yakışmak
lêketin
yaranmak
lêkirin
duvar onarmak
lêkirin
giydirmek
lêkirin
isim koymak
lêkolîn
araştırmak
lêkolîn
inceleme
lêkolîn
incelemek
lêlav
sulu kar
lêlav
yağmurla karışık kar
lênandin
isim veya yemek koymak
lênêr
bakan
lênêr
nazır
lênêrîn
bakım
lênêrîna dinyê
dünya görüşü
lênihêr
bakan
lênihêr
nazır
lênihêrîn
bakmak
lênîştin
araba
lênîştin
hayvan vb. binmek
lênûsk
defter
lênûska nîşeyan
not defteri
lêp
entrika
lêp
hile
lêpêçan
sarılmak
lêpêçan
sarmalamak
lêpirsîn
ahavalini sormak
lêpirsîn
araştırma
lêpirsîn
haber röportaj
lêpirsîn
halini
lêpirsîn
sormak
lêpirsîn
soruşturma
lêpirsîn
soruşturmak
lêpok
gülünç duruma düşen
lêqelibîn
çarpmak
lêqelibîn
dalmak
lêqewimî
mağdur
lêrabûn
kalkışmak
lêrahatin
bağışıklık kazanmak
lêrastanîn
zamanlama
lêrasthatinî
gelişigüzel
lêrasthatinî
karşılaşma
lêrasthatinî
tesadüfi
lêsiwarbûn
bir şeye binmek
lêsorbûn
ısrar etmek
lêsorbûn
yoğunlaşmak
lêsorkirin
kışkırtmak
lêsorkirin
teşvik etmek
lêtemaşekirin
izlemek
lêtemaşekirin
seyretmek
lêtûj kirin
kızıştırmak
lêv
dudak
lêv
kıyı
lêv
kenar
lêve lêv
tıklım tıklım
lêveger
iade
lêvegerandin
cevaplamak
lêvegerandin
iade etmek
lêvegerandin
indirgemek
lêvegerandin
karşı gelmek
lêxebitîn
çabalamak
lêxebitîn
uğraşmak
lêxêrveanîn
şükretmek
lêxistin
dövmek
lêxistin
vurmak
lêzim
akraba
lêzim
hısım
lêzim
yakın
lêzimatî
akrabalık
lêzokî
kapris
li
ı
li
da
li
de
li
e
li
i halini verir
li
içinde anlamı katan edat
li
içte
li
isme a
li aliyê din
diğer taraftan
li ber dil dan
teselli etmek
li cîh
yerine
li cîh de
anında
li cîh de
yerinde
li dar e
uygulamada olan
li dar e
yürürlükte
li darxistin
düzenlemek
li dijî
karşısında
li dijî
karşıt
li dijî derketin
karşı çıkmak
li dorê
etrafında
li gor azînê
usulüne göre
li gora dorê
sırasına göre
li hemberî
karşılık olarak
li hemberî
mukabilinde
li hemberî min rûnişt
karşımda oturdu
li hev nihêr
birbirine bakmak
li hevanîn
barıştırmak
li hevhatin
bağdaşmak
li hevhatin
barışmak
li hevhatin
uyuşmak
li hevkirin
anlaşmak
li hevnêzîk bûn
yakınlaşmak
li hevxistin
karıştırmak
li hevxistin
karmak
li hevxistin
katmak
li hevxistin
müsademe
li hevxistin
vuruşmak
li hevxistî
karışmış
li hevxistî
karıştırılmış
li jêr
aşağda
li jor
yukarıda
li jor
yukarda
li kêmasîye nenihêrin
kusura bakmayınız!
li kû
nerede
li min bibore
beni bağışla
li paş
arkada
li pey
müteakiben
li pey
peşi sıra
li pey bezîn
peşinde koşmak
li pey çûn
izlemek
li pey gerîn
peşinde dolaşmak
li peyhev
arka arkaya
li pêş
iler(i)de
li pêş
önde
li pêş me
önümüzde
li pişta çiyê
dağın ardı
li rêzê
sırada
li ser
dair
li ser
üzerinde
li ser
üzerine
li ser hev
üst üste
li ser hev kom bûn
yığışmak
li ser pîyan
ayakta
li ser ramîn
üzerinde düşünmek
li serkar
iş başında
li vê derê
burada
li vir
burda
li vira
burada
li xwe anin
itiraf etmek
li xwe danenîn
tenezzül etmemek
li xwe danin
tenezzül etmek
li xwe kirin
giyinmek
lib
tane
lib
tek
lib û lib
tane tane
lib û lib
tek tek
libade
pardösü
libat
organ
libendê man
beklemek
libendê sekinîn
beklemek
liberabûn
itiraz
libergerandin
yalvartmak
libergerîn
yakarmak
libergerîn
yalvarmak
liberguhketin
kulağına çalınmak
liberxweketin
mahçup olmak
libê
buyur
libê
buyurun
libê
efendim
libinî
altta
libinî
dipte
Libnan
Lübnan
Libnanî
Lübnanlı
Libya
Libya
Libyayî
Libyalı
lidarxistin
düzenlemek
lidarxistin
organize etmek
lifandin
burmak
lifandin
kıvırmak
ligel
beraber
ligel
birlikte
ligel
buna rağmen
ligel
ile
ligel
nezdinde
ligel vê yekê
buna rağmen
ligel vê yekê
bununla birlikte
ligor xuya dike
görünüşte
lihevbezîn
dövüşmek
lihevcivîn
toplanmak
lihevhatin
barışmak
lihevhatin
uzlaşmak
lihevhêner
uzlaşmacı
lihevkirin
anlaşamak
lihevkirin
uzlaşma
lihevkirî
tutarlı
lihevrasthatin
karşılaşmak
lihevrûniştin
görüşmek
lihevrûniştin
müzakere etmek
lihevxistin
kapışmak
lihevxistin
karıştırmak
lihevxistî
karma
lihêf
yorgan
lihêfe
sarık
lihêffiroş
yorgancı
lihêviyê man/sekinîn
beklemek
lihêviyêmayin
beklemek
lihêviyêsekinîn
beklemek
lijne
komite
lijne
kurul
ling
ayak
lingmelik
düztaban
liq
askeri birlik
liq
bölük
liq
bölüm
liq
seksiyon
liq
şube
liqayî bûn
karşılaşmak
litav
bataklık
liv
devinim
liv
hareket
liv
kımıldama
liv
kıpırtı
livandin
kımıldatmak
livîn
devînmek
livîn
kımıldamak
livîn
kıpıldamak
livîn
kıpırdamak
livîn
seğirmek
livok
gevşek
livok
oynak
lixab
gem
lixab kirin
gem vurmak
lixêz
yapışkan
liyan
kayak
liyan
kayak sporu
lîberal
liberal
lîberal
serbest
lîberalîzm
liberalizm
lîberalîzm
serbestlik
lîf
kese
lîf
lif
lîfik
kese
lîfik
lif
lîfikvan
keseci
lîl
alerji sivilceleri
lîlan
zılgıt
lîlandin
zılgıt çekmek
lîlik
gözbebeği
lîloz
lâle
lîme
lime
lîme lîme
lime lime
lîme lîme bûn
lime lime olmak
lîmon
limon
lîmonete
limonata
lînç
linç
lîrandin
zılgıt çekmek
lîre
lira
lîret
liret
lîs
kümes
lîs
tünek
lîs
yuva
lîsans
lisans
lîsansa bilind
yüksek lisans
Lîsbon
Lizbon (Portekiz’in başkenti)
lîse
lise
lîsîn
konmak
lîsîn
tünemek
lîsp
örgü kenarı
lîste
liste
lîstik
oyun
lîstik xirok
oyun bozan
lîstikvan
oyuncu
lîstin
oynamak
lîstok
oynak
lîstok
oyuncak
lîtav
bataklık
lîtir
litre
lîwa
tugay
lîwan
gem
lîz
oyun
lo
erkeğe hitap
lod
yığın
lod bûn
saman ve ot için
lod bûn
yığılmak
lodkirin
yığmak
lodkirî
yığılı
log
tırıs
lok
erkek deve
lok
kısa tüylü yük devesi
lok
tırıs
lome
serzeniş
lome kirin
serzenişte bulunma
lomekar
serzenişte bulunan
lomekirin
ayıplamak
lomekirin
serzenişte bulunmak
London
Londra (İngiltere’nin başkenti)
lop
kalın elbise
lop
lop
lopik
içli köfte
loq
silindir
loqîn
kırıtmak
loqum
lokum
lorandin
ağıt söylemek
lorandin
ninni söylemek
lorî
ninni
lorîn
ninni söylemek
lostik
bataklık
lostik
vıcık
loş
ince yufka ekmeği
lotik
atlama
lotik
hayvanların çifte atarak kaçmaları
lotik
sıçrama
lotik avêtin
sıçramak
lotikxane
argoda diskotek
lotim
ikramiye
lotke
kayık
lotkevan
kayıkçı
lowî
fasulye
lowîyên ter
taze fasulye
Lubnan
Lübnan
Lubnanî
Lübnanlı
Luksembûrg
Lüksembourg
lûdo
çobanların sürüyü otlarken çaldıkları melodi
lûl
aşı (ağaçlar için)
lûla pîl
kol kemiği
lûla zenda stûr
dirsek kemiği
lûlaq
baldır
lûle
boru
lûle
namlu
lûleper
su zambağı
lûlk
saç lülesi
lûr
alerji sivilceleri
lûsik
pinek
lûtke
dağın tepesi
lûtke
doruk
lûtke
zirve
m
Kürt alfabesinin on altıncı harfi
ma
soru takısı
Macar
Macar
Macarî
Macarca
Macarîstan
Macaristan
macûn
macun
macûna diranan
diş macunu
maç
buse
maç
öpücük
maç kirin
öpmek
Maçîn
Hindi Çini
made
mide
madek
dişi manda
madem
madem
maden
maden
mader
ana
mader
anne
maderşahî
anaerkil
Madrîd
Madrid (İspanya’nın başkenti)
maf
hak
maf kirin
hakketmek
maf xwarin
hak yemek
mafdar
haklı
mafê çaranûsê
kendi kaderini tayin hakkı
mafê çarenûsê
kendi kaderini tayin hakkı
mafê penaberiyê
sığınma hakkı
mafên mirovan
insan hakları
mafên nivîskariyê
telif hakları
mafir
madem
mafir ko
madem ki
mahî
beyaz kemik
mahr
nikah
maht
oyun sırası
maht
set
mahû
dişi domuz
mahû
huysuz kadın
mahzere
üzüm sıkma cenderesi
mak
anaç
mak
dayik
maker
dişi eşek
makew
dişi keklik
makezagon
anayasa
makêş
büyük süzgeç
makîne
makine
Mako
İran’da bir Kürt kenti
Mako
Maku
makûk
mekik
mal
mal
mal
mesken
mal
meta
mal
mülkiyet
mal
servet
Mal ava!
Bravo!
mal dar
mal sahibi
mal dar
zengin
mal darî
mal sahipliği
mal darî
zenginlik
mal xwê
aile reisi
mala bavanî
çeyiz
mala bavê
baba evi
malava
bravo!
malava
yahu!
malaxme
tınaz
malbat
aile
malbat
familya
malbûyîn
mal oluş
maldar
zengin
male
mala
malekêş
sıvacı
malêle
kaldıraç
malêz
bulamaç
malgişkî kirin
kamulaştırmak
malik
beyit
malik
biy. hücre
malik
evcik
malik
göze
malik
mısra
malik
şiirde kıta
malik
tek ev
malik
tenya
maliştin
süpürmek
maliştin (dimale
simek
maliştin (dimale
süpürmek
malîkxane
yurtluk
malîn
süpürmek
malname
fatura
malnişîn
emekli
malnişînbûn
emekli olmak
malnîş
emekli
Malta
Malta
Maltayî
Maltalı
malû
kesek kırma makinesi
malû
tapan
malxo
aile reisi
mam
amca
mam
sevgi ve saygı belirten hitap
maman
ebe
mambiz
geyik
mamhostad
amca
mamhostad
öğretmen
mamhostad
profesör
mamhostade
bayan öğretmen
mamik
bilmece
mamik
tekerleme ve bilmece karşılığı olarak kulanılır
mamosta
öğretmen
mamosta
profesör
mamostade
bayan öğretmen
mamoste
öğretmen
mamoste
üstad
mamzade
amcalık
man
durmak
man
kalış
man
kalmak
mand
gelecek
mand
istikbal
mandarîn
mandalina
mande
kalan
mande
yerleşik
mande
yorgun
mandele
yadsıma
mandelekirin
inkar etmek
mandelekirin
yadsımak
mandelkirin
inkar etmek
mandin
yerleşmek
mandin
yorulmak
mandî
kalan
mandî
yerleşik
mandî
yorgun
mandî nebin
kolay gelsin
mane
mana
manek
soylu at
manend
benzer
manend
emsal
manend
misal
manendî
benzer
manendî
benzerlik
manendî
gibi
manendî
kabil
manêle
manivela
mang ay
oruç tutmak
mang girtin
oruç tutmak
manga
inek
mange
inek
manker
dişi eşek
mantiqiyet
mantıkçılık
mar
yılan
mareşal
mareşal
marez
sergi
marezandin
sergilemek
marezvan
sergici
margîse
bukalemun
margîsk
engerek
maristan
yılanların çok olduğu yer
marî
nikahlı
marîjok
sürüngen
marîpişt
omurga
marîs
ateist
marîs
dinsiz
marlûlk
solucan
marmarok
kertenkele
marmasî
yılan balığı
marmasî
yılanbalığı
marmêlke
kertenkele
maroje
kuşkonmaz
marpêç
helezon
marpêçî
helezonik
marqe
marka
Mars
Mars
marûf
maruf
mase
masa
masiyê torîk
torik balığı
masî
balık
masî girtin
balık tutmak
masîgir
balıkçı
masîmûsa
dilbalığı
masîpank
sazan balığı
masîsitêrk
denizyıldızı
masîşûr
kılıçbalığı
masîwûrk
sardalye
mast
yoğurt
mast firoş
yoğurtçu
mastere
göstermelik
mastêrik
huni
masule
bobin
masule
makara
masûl
fitil
masûlke
adale
masûlke
kas
maş
börülce
maş andin
aşındırmak
maş andin
yıpranmak
maşe
maşa
maşel
balık tuzağı
maşelan
meltem rüzgarı
maşere
yılancık
maşêne
bezelye çorbası
maşêngeh
kuzine
maşik
yeşil mercimek
maşîn
aşınmak
maşîn
eskimek
maşîn
yıpranmak
maşot
tırtıl
mat
mat olmak
mat
mat. satrançta şahın esir alınması
mat man
afallamak
mat man
şaşa kalmak
matbûn
donup kalmak
matbûn
şok olmak
matem
matem
matkirin
şok etmek
mawe
mühlet
mawe
süre
max
evin bölümleri
max
tavana atılan direkler arasındaki her bölüm
maxolan
melankolik
maxolanî
melankoli
mayî
arta kalan
mayî
artan
mayî
bakiye
mayîn
kalış
mayîn
kalmak
mayînde
kalıcı
mayînde
sürekli
maytêker
müdahaleci
maytêkirin
müdahale etmek
mazî
mazı
mazmazk
lumbago
mazûvan
ev sahibi
mazûvan
ev sahibi (misafirlik durumunda.)
mazûvan
konuk ağırlayan
me
biz
me
bize
me
bizim
mebest
amaç
mebest
gaye
mebest
kasıt
mebest
maksat
mebest
niyet
mebest kirin
amaçlamak
mebest kirin
kast etmek
mebred
pirinç tarlası
mecaz
mecaz
mecazî
mecazî
mecerfe
kar küreği
med
menzil
medrebaz
madrabaz
mefer
imkan
mefer
olanak
mefreq
bronz
mefsik
kevgir
meger
meğer
meger ku
meğer ki
meh
ay
meha raborî
geçen ay
Mehabad
Mahabad (Doğu Kürdistan’ın merkez şehrî)
mehan
erozyon
mehandin
aşındırmak
mehandin
mahf etmek
mehandin
yok etmek
mehaniya endaman
üye aidatı
mehanî
aylık
mehder
şefaat
mehder kirin
şefaat etmek
mehdervan
şefaatçi
mehdik
beşik
mehes
kaşağı
mehiyan
aşınma(metaller için)
mehî
aylık
mehîn
aşınma(metaller için)
mehîn
kısrak
mehîr
ayran çorbası
mehkirin
nikahlamak
mehr
nikah
mehteşî
kuraklık
mehteşî
susuzluk
mehu
dişi domuz
mejî
beyin
mejî
ilik
mejî kok
beyincik
mejî şuştin
beyin yıkamak
mejîyê piştê
omurilik
mekat
koyun için otlak vergisi
mekok
mekik
Meksîka
Meksika
Meksîkaî
Meksikalı
melaq
cilveli
melaq
dalkavuk
melaq
riyakar
melaqî
cilve
melaqî
yağcılık
melavî
azim
melavî
gayret
melavî kirin
azmetmek
melbend
menteşe
melbend
nahiye
mele
hoca
mele
imam
mele
molla
melevan
yüzücü
melevanî
yüzme
melevanî kirin
yüzmek
melhem
merhem
melik
mala
meliqandin
meyveleri suni yoldan olgunlaştırmak
meliqîn
meyvelerin dalda çürümesi
melis andin
sindirmek
melisandin
tavuklar için sindirmek
melisîn
sinmek
melivandin
azmettirmek
Melîd
Malatya
melkeb
büyük yuvarlak sepet
melkemot
Azrail
melkemot
ezrail veya cin için söylenir
melkes
süpürge
melşe
üvez
melû
ekin demetleri
melûl
melül
melûl
meyus
melûl
üzgün
memik
meme
memik dan
meme vermek
memikdank
sütyen
men
ölçülerde birim
men giranî
ağırlık birimi
mend
lı
mend
lu anlamı katar
mend
sonek
mend
sözcüğe li
mendebûr
mendebur
Mendêl
Irak’ta bir Kürt kenti
mengene
mengene
menqel
mangal
menzel
oda
menzil
erim
meqerne
makarna
meqes
makas
meqeş
delikli pilav pişirme kepçesi
mer
bel
mer
bel küreği
mer kirin
bellemek
mera
mera
meran
yasemin
merc
koşul
merc
şart
merc girtin
bahse girmek
merc name
şartname
mercan
mercan
mercanok
ateş çiçeği
merd
mert
merdan
tahta tokmak
merdane
merdane
merdane
silindir
merdizme
kaos
merdizme
karabasan
merdî
mertlik
mered
evlerdeki geniş pencere
mered
pencere
mereg
ot ve saman deposu
merek
samanlık
mereqe
soğan çorbası
Mereş
Maraş
merez
bela
merez
dayanılması güç durum
merez
dert
merez
hastalık
merezdarî
hastalıklı
merezî
hastalıklı
merfet
imkan
merfet
olanak
merg
can
merhale
aşama
merhale
evre
meritîn
vücutta sıyrılma veya soyulma
meriv
adam
merix andin
çökertmek
merixîn
büyükbaş hayvanların yatması
merixîn
çökmek (hayvanlar için)
meriyet
yürürlük
Merîwan
İran’da bir Kürt kenti
merkane
bidon
merkane
kavanoz
merkirin
bellemek
mermî
mermi
merş
çul
merş
kilim
merşik
çul
merşik
kilim
mertal
kalkan
merx
ardıç
merx
ardınç
merz
selden korumak için tarla etrafına kazılan ark
merzekew
fesleğen
mesaxtin
telef etmek
mesaxtin
yok etmek
meselok
fıkra
mesihandin
kuru temizlik yapmak
mesihîn
kuru temizleme
Mesîh
İsa Peygamber
Mesîh
masaj
Mesîh
okşamak
Mesîh
sıvazlamak
Mesîhî
Hıristiyan
Mesîhparêz
Hıristiyan
Mesîhparêzî
Hıristiyanlık
mesîl
kurumuş dere
mesîlk
derecik
mesqelkirin
cilalamak
mest
esrik
mest
mest
mest bûn
mayışmak
mest bûn
mest olmak
mestan
mest olmuş kişi
mestekî
reçine
meş
yürüyüş
meşandin
yürütmek
meşfen
teneşir
meşîn
yürümek
meşînî
ela
meşk
hayvan derisinden yapılan yayık
meşk
yayık
meşkale
küçük deri çanta
meşkar
yürüyüşçü
meşlûl
badem içinden yapılan sucuk
meşlûl
ceviz
meştel
fidelik
met
hala
metal hiştin
hayrette bırakmak
metal man
acayip kalmak
metal man
hayret etmek
metelhişt
şaşırtıcı
meteor
meteor
meteorolojî
meteoroloji
meterîs
korunak
meterîs
mevzi
methelok
vecize
metik
evlenmemiş hala
metirsî
endişe
metirsî
kaygı
metran
metropolit
metran
piskopos
metran
zıpkın
mevred
eğe
mevred
törpü
mevred kirin
eğelemek
mevzuat
mevzuat
mewc
dalga
mewîj
kuru üzüm
mewranî
hamile kadınların yiyecek arzusu
mexel
hayvanların dinlenmesi
mexer
nispeten yüksek düz arazi
mexmûr
mahmur
mey
içki
mey
şarap
meya
dişi katır
meyandin
durulamak
meyandin
mayalamak
meyandin
mecazi olarak politik vb. alanda dondurma
meyav
durgun su
meydan
alan
meydan
meydan
meyger
saki
meyizandin
baktırmak
meyizandin
seyrettirmek
meyizîn
bakmak
meyizîn
seyretmek
meyîn
mayalanmak
meymûn
maymun
meyrok
tırtıl
meyt
cenaze
meyt
ölü
meyter
seyis
meyxur
ayyaş
meyxwer
içkici
meyxwer
şarapçı
meyzandin
bakmak
meyzandin
seyretmek
mezad
açık artırma
mezad
ihale
mezad
mezat
mezaxtin
harcamak
mezaxtin
sarf etmek
meze
meze
mezer
mezar
mezin
büyük
mezin bûn
büyümek
mezin kirin
büyütmek
mezinahî
büyüklük
mezinbûn
büyümek
mezintirîn
azamet
mezintirîn
muazzam
mezixîn
telef olmak
mezixtin
telef etmek
mezran
kurma
mezran
vücuda getirme
mezran
yaratma
mezrandî
kurulu
mezrandîn
kurmak
mezrandîn
tesis etmek
mezre
mezra
mezrek
kuruluş
mezrek
kurum
mezrek
tesis
mezringeh
kuruluş
mezringeh
kurum
mezringeh
tesis
mezrîb
yağmur oluğu
mezrîn damezrîn
kurulmak
mezüre
mezura
mê
dişi
mê
dişil
mêbaz
kadın avcısı
mêbaz
zampara
mêhîn
dişil
Mêhran
İran’da bir Kürt kenti
mêj
eski
mêj
ezel
mêj
geçmiş
mêjandin
emdirmek
mêjî
beyin
mêjî
ilik
mêjîn
ezeli
mêjo
tarih
mêjok
emici
mêjok
sömürücü
mêjû
tarih
mêjûnas
tarihçi
mêkut
çekiç
mêl
eğilim
mêl
temayül
mêlede
meşale
mêlede
Nevroz’da yakılan meşale
mêr
adam
mêr
cesur
mêr
erkek
mêr kirin
evlenmek (kadın için)
mêrandin
göstermek
mêranî
erkeklik
mêranî
koca
mêranî
yiğitlik
Mêrdîn
Mardin
mêrêavî
balık adam
mêrg
çayır
mêrg
çimen
mêrik
adamcağız
mêrî
yiğitlik
mêrkuj
cani
mêrkuj
katil
mêrûn
vaftiz
mêrûnker
vaftizci
mêrxas
bahadır
mêrxas
cesur
mêrxas
yiğit
mêş
arı
mêş
sinek
mêşa hingiv
bal arısı
mêşa hingiv
balarısı
mêşan
arı kovanı
mêşin
koyungiller
mêşlok
böcek
mêşlok
böcekgiller
mêşvanî
arıcılık
mêşxwer
sinekçil
mêtin
emmek
mêtin
sömürmek
mêtingeh
sömürge
mêtingehbûn
sömürgeleşme
mêtingehkar
sömürgeci
mêtingehkarî
sömürgecilik
mêtinger
sömürgeci
mêvan
konuk
mêvan
misafir
mêvan dar
mihmandar
mêvan darî
mihmandarlık
mêvan perwer
konuksever
mêvan perwer
misafirperver
mêvan perwerî
konukseverlik
mêvandarî
misafirlik
mêvanperwer
konuksever
mêvanxane
konukevi
mêvanxane
misafirhane
mêw
asma
mêw
bağ kütüğü
mêwî
meyve
mêwî
yemiş
mêwî froş
manav
mêxik
karanfil
mêzakirin
bakış
mêze kirin
bakmak
mêzer
türban
mêzên
denge
mêzên
terazi
miayene
muayene
miayene kirin
muayene etmek
miayene xane
muayenehane
micik
işte gösterilen ciddeyt
micilge
girilen bahis
micwer
lacivert
miçewr
dini yerlerin hizmetkarı
miçêj
gıpta
miçêj
iştah
miçilge
bahis
miçilge
iddia
miçiqandin
suyunu çekmek
miçiqandin
suyunu kurutmak
miçirandin
tokalaşmak
miçkirin
gözlerini kapamak
miçkirin
yummak
miço
küçük erkek çocuk
midas
ayakkabı
mifriz
kadın tellalı
mift
bedava
mift
beleş
mift xwer
bedavacı
mift xwer
beleşçi
mifte
kilit
miftî
müftü
miftîtî
müftülük
mih
koyun
mihês
kaşağı
mij
sis
mij bûn
sislenmek
mij û moran
sisli ve dumanlı
mijane
mil (makine aksamı)
mijang
kirpik
mijar
konu
mijar
mevzu
mijara çêlê
söz konusu
mijara qalê
bahis konusu
mijara qalkirinê
mevz(u)bahis
mijare
mevzuat
mijok
asalak
mijok
somurucu
mijokatî
sömürü
mijûl
meşgul
mijûl bûn
meşgul olmak
mijûl în
meşgul olmak
mijûl kirin
meşgul etmek
mijûlahî
meşgale
mijûlgeh
büro
mijûlî
meşguliyet
mikar
ağaç oyma keskisi
mikur
bilinen
mikur
itiraf
mikur
maruf
mikur
tanınan
mikur hatin
itiraf etmek
mikurhatin
itiraf etmek
mil
kol
mil
omuz
milkirin
omuzlamak
min
ben
min
benim
mincele
benek
mincele
çil
mincele
leke
mindal
çocuk
minet
minnet
minet dar
minnettar
minêkar
arzulu
minêkar
istekli
minêkarî
gönüllülük
minho
rivayet
minminîk
kelebek
minyatûr
minyatür
miqate
bahane
miqate
mukayyet
miqate bûn
mukayyet olmak
miqatebûn
gözetmek
miqilk
kulplu tava
mirar
kesilmeden ölen hayvan yenmesi veya dokunması necis olan hayvan
mirar
murdar
mirarî
inci boncuk
miravke
sütleğen
mirbaxî
çulluk
mircan
mercan
mirç
şapırdatma
mirç andin
şapırdatmak
mirç în
şapırdamak
mirdiyaq
mertek
miremir
mırıltı
mirêba
ekin yarıcısı
mirêk
ayna
mirês
görkem
mirês
gösteriş
mirês
haşmet
mirin
ölmek
mirin
ölüm
mirin
vefat
mirisî
görkemsiz
mirisî
gösterişsiz
mirisîn
bir şeyin
mirisîn
kişinin görkeminin bozulması
mirî
ölü
mirîşk
tavuk
mirîşo
ölü yıkayıcısı
mirmirîn
mırıldanmak
mirok
fani
mirok
ölümlü
mirov
adam
mirov
akraba
mirov
insan
mirovahî
insanlık
mirovane
insanca
mirovatî
insanlık
mirovê dewletê
devlet adamı
mirovê jînê
hayat adamı
mirovê olê
din adamı
mirovhez
insancıl
mirovhezî
insancıllık
mirovnas
antropolog
mirovnasî
antropoloji
mirovperwer
hümanist
mirovperwer
insancıl
mirovxwer
yamyam
mirûç
figür
mirûz
asık yüz
mirûz
moral
mirûz kirin
surat asmak
mis
bakır
misab
ayakkabı çekeceği
misab
kerata
misas
övendire
misêwa
devamlı
misêwa
mütemadiyen
misêwa
sürekli
misger
bakırcı
misgerî
bakırcılık
misilman
müsülman
Misir
Mısır
Misirî
Mısırlı
misîn
ibrik
miskan
maden suyu kaynağı
misoger
kaçınılmaz
misoger
muhakkak
mist
avuç
mist
avuç içi ve miktarı
mist dan
masaj
mist dan
okşamak
mist dan
ovmak
mist dan
sıvazlamak
mist dan
ufalamak
mişag
ofis boy
mişag
ücretli
mişar
bıçkı
mişar
büyük testere
mişar
evlek
mişar
hızar
mişar
tarla bölümleri
mişar
testere
mişe
bol
mişe
ücret
mişefil
uçurum
mişepere
faiz
mişext
firar
mişext
kaçak
mişext
mülteci
mişext
sürgün
mişextî
sürgünlük
mişextkirin
sürgün etmek
mişextkirin
tehcir etmek
mişexur
parazit
mişexur
sömürücü
mişeya kêmtirîn
asgari ücret
mişeya têketinê
giriş ücreti
mişk
fare
mişk
sıçan
mişkane
rehin
mişkatê hemel
Mart-
mişkatê hemel
Nisan koç burcu
mişmiş
kayısı
mişmiş
zerdali
mişmişî
portakal rengi
mişraq
mihrak
mişraq
odak
mişt
ağzına kadar dolu
mişt kirin
ağzına kadar doldurmak
mişt tijî
ağzına kadar dolu
miştax
aynı hizada olan şey
miştaxan
kuru üzüm elde etme mevsimi
mişte
muşta
miştelî
fidanlık
miştin
süpürmek
miştkirin
ağzına kadar doldurmak
mişûr
zahmet
mişûr xwarin
zahmet çekmek
mit
budak
mitêl
döşek
mix
çivi
mix kirin
çivilemek
mixabin
maalesef
mixabin
üzgünüm
mixabin
yazık
mixenit
fırsatçı
mixenit
fesatçı
mixmaz
mahmuz
mixrik
çatışık
mixrik
düşman kişi
mixrik
muarız
mixrik
rakip
mixrikî
çatışkı
mixrikî
ihtilaf
mixrikî
tezat
Miyandûwab
İran’da bir Kürt kenti
miyaw kirin
miyavlamak
miz
bol
miz
mayhoş
miz
ücret
mizd
hayvan ürünleri için alınan vergi
mizgeft
cami
mizgeft
mescit
mizgeft
tapınak
mizgîn
müjde
mizgîn
muştu
mizgîn dan
müjdelemek
mizgîndan
müjde vermek
mizûr
gümrük memuru
mizûr
gümrükçü
mî
koyun
mîbzer
tohum ekme makinesi
mîdye
midye
mîheng
ayar
mîheng
mihenk
mîheng bûn
ayarlanmak
mîheng dan
ayarlamak
mîhrab
mihrap
mîhrîban
bağışlayan
mîhrîban
esirgeyen
mîhrîban
konuksever
mîhrîban
şefkatli
mîhrîcan
altı gün devam eder
mîhrîcan
Kürtlerin Mazda dininden kalma Nevroz’dan sonra gelen iki büyük bayramından biri. Bir adı da "Îdî/a Kurd"dür. Yedinci güneş ayının 16. gününe rastlar. Ayın
mîhrîcan
sonbahar
mîhrîgan
altı gün devam eder
mîhrîgan
Kürtlerin Mazda dininden kalma Nevroz’dan sonra gelen iki büyük bayramından biri. Bir adı da "Îdî/a Kurd"dür. Yedinci güneş ayının 16. gününe rastlar. Ayın
mîhrîgan
sonbahar
mîhrîvan
bağışlayan
mîhrîvan
esirgeyen
mîhrîvan
konuksever
mîhrîvan
şefkatli
mîhrîvanî
dostluk
mîhrîvanî
sevgi
mîhrîvanî
şefkat
mîl
mil (ölçü birimi)
mîlince
kum
mîlyar
milyar
mîlyarder
milyarder
mîlyon
milyon
mîmar
mimar
mîmarî
mimarlık
mîna
aynısı
mîna
benzer
mîna
gibi
mîna hev
benzer
mînak
misal
mînak
örnek
mînakî
meselâ
mînakî
örneğin
mînandin
benzemek
mînandin
benzetmek
mînber
mimber
mînder
minder
mînîbus
minibüs
mîntan
gömlek
mînûs
eksi
mîqa
mika
mîqrob
mikrop
mîr
bey
mîr
emir
mîr
prens
mîralayî
albay
Mîran
Terazi Burcu
mîrat
kalıt
mîrat
miras
mîrat xwer
miras yiyen
mîrate
miras
Mîregan
Ekim gül festivali
mîrêmîran
beylerbeyi
mîrî
demirbaş
mîrî
resmi
mîrkut
balyoz
mîrkut
tahta tokmak
mîrkut
tokmak
mîrlîwa
tuğgeneral
mîrnişîn
emirlik
mîrnişîn
prenslik
mîrza
beyefendi
mîrza
prens
mîskîn
miskin
mîsoger
kesin
mîstanik
bir deri hastalığı
mîstanik
mantar
mîtro
metre
mîvan
konuk
mîvan
misafir
Mîweganan
Aslan Burcu
mîz
çiş
mîz
idrar
mîz
sidik
mîz dank
idrar torbası
mîz kêş
idrar yolu
mîz kirin
işemek
mîz tin
işemek
mîzandin
işetmek
mîzkirin
işemek
mîzok
sık sık altına işeyen kişi
moçe
dişi katır
modine
çap (silah namlusu için)
mohr
damga
mohr
mühür
mohr kirin
damgalamak
mohr kirin
mühürlemek
mole
sıva
mole kirin
sıvamak
mon
asık suratlı
mor
mor
mor bûn
morarmak
moran
koyu duman
moran
sis
morî
boncuk
morî
karınca
morîstan
karınca yuvası
Moskova
Moskova (Rusya’nın başkenti)
mostik
biberon
moşek
füze
moşen
makine
moşena dûkêlê
buhar makinesi
moşena hesaban
hesap makinesi
moşena nivîsê
yazı makinesi
moşene
döğen
moşengêr
makinist
motik
fol
movik
eklem
movik
mafsal
movik
omur
mox
ilik
moxil
un eleği
moz
büvelek
moz
eşek arısı
mozik
iki yaşında dana
mozkirin
hayvanların büvelek sokunca kaçışmaları
mozrîk
ateş veya bacadan çıkan kıvılcımlar
mudil
insanı yanlışlığa yönelten kimse
muflan
yabani koyun
mujikî
kirli
mujikî
paspal
Murdad
Temmuz -Ağustos ayları
murîd
mürit
mux
Zerdüşti ruhani lideri
muxbêd
Zerdüşti ruhani lideri
muxtar
muhtar
muxtar
özerk
muxtariyet
muhtarlık
muxtariyet
özerklik
muxur
ökse
muzîkjen
müzisyen
muzîknas
müzik bilimcisi
mû
kıl
mûç
hayvanların kulak dikmesi
mûçe
maaş
mûçe
ücret
mûçeya kêmtirîn
asgari ücret
mûçeya kiryariyê
abonman ücreti
mûçik
kepçe
mûçik
litre
mûçing
cımbız
mûçing
pens
mûçirk
tik
mûd
kin
mûd girêdan
kin bağlamak
mûdî
eziyet eden
mûdî
kinci
mûdî
kindar
mûjang
kirpik
mûle
çamur
mûm
mum
mûmar
bağırsak şeridi
mûmar
barsak şeridi
mûmar
tenya
mûmî
mumya
mûmî kirin
mumyalamak
mûnandin
kıl
mûnandin
kendir vb. bükerek örülmesi
mûnandin
saç
mûniştin
örgü örmek
mûnîs
munis
mûr
asık suratlı ve sessiz kişi
mûrî
karınca
mûrîya firok
atlı karınca
mûsikî
musiki
mûsikî
müzik
mûsikînas
müzisyen
mûsikîya gelêrî
halk müziği
Mûsil
Musul. Irak’ta bir Kürt kenti
Mûş
Muş
mûşek
davetsiz misafir
mûşembe
muşamba
mûştaq
türev
mûtav
kıl halat
mûtik
mersin ağacı
n
Kürt alfabesinin on yedinci harfi
na
hayır
na
olumsuzluk eki
na
olumsuzluk öneki
nabe
olmaz
nacîn
orta
naçar
çaresiz
naçar
fakir
nadan
cimri
nadan
hasis
nadir
nadir
nag
dişi deve
Nahid
Venüs
nak
riskli
nak
sahiplik anlamını katan sonek. Mesela: \" tirsnak \" korkunç
nakok
çelişik
nakok bûn
çelişme
nakokî
çelişki
nal
nal
nalan
iniltili
nalan
inlemeli
nalandin
inletmek
nalbend
nalbant
nalbir
nalbur
nalbirxane
nalburiye
naldor
genelge
naldor
tamim
nalebar
aykırı
nalebar
uyuşmaz
nalenal
inim inim
nalenal
inleme
nalet
lanet
nalet lê anîn
lanet okumak
nalet lê kirin
lanetlemek
nalik
nalın
nalik
takunya
nalîn
inilti
nalîn
inlemek
nalîn
sızlamak
nalkirin
nallamak
name
kağıt anlamını veren sonek
name
mektup
name
sözcüğe belge
namerd
namert
namilke
broşür
namilke
risale
namûs
ırz
namûs
iffet
namûs
namus
nan
ekmek
nan
yemek
nandan
yemek vermek
nane
nane
nanê xilt
düşük kalitedeki ekmek
nanfroş
ekmekçi
nanfroş
fırıncı
nangermî
başkasına yaranma
nangir
iyi ürün veren toprak
nanik
çörek
nanik
kurabiye
nankor
nankör
nano
yiyip içmekten başka bir işi yaramayan
nanpêj
aşçı
nanpêj
ekmekçi
nanpêj
fırıncı
naparêz
nihilist
naparêzî
nihilizm
napesin
günahkar
naqos
çan
naqos
zil
narinc
narenciye
narinc
turunçgiller
narincok
el bombası
narîn
narin
narkotik
narkotik
nas
aşina
nas
bildik
nas
tanıdık
nasandin
tanıtmak
nasîn
bilmek
nasîn
tanımak
nasîn
teşhis etmek
naskirin
tanımak
naskirin
teşhis etmek
nasname
kimlik
nasname
kimlik kartı
nasnav
ünvan
nasyar
dost
nasyar
tanıdık
nasyarî
dostluk
naşî
tecrübesiz genç
naşor
yün iplik
naştin
defnetmek
naştin
gömmek
nator
bağ bekçisi
nator
bağ bostan bekçisi
nator
korucu
nav
ad
nav
ara
nav
aralık
nav
iç
nav
isim
nav
nam
nav
san
nav
vasat
nav ê hevedudanî
bileşik isim
nav gotin
adını söyleme
nav gotin
zikretmek
nav lê hildan
ad koymak
nav lê hildan
lakap takmak
nav lê kirin
ad koymak
nav û deng
anlı şanlı
nav xêrê de bî
hoş bulduk
navandin
adlandırmak
navbend
ara
navbend
aralık
navbend
fasıl
navbend
mesafe
navbendî
aracılık
navbendî
tavassut
navber
ara
navber
aralık
navber
arasında
navber
fasıl
navber
mesafe
navber dayîn
ara vermek
navberî
aracılık
navberî
tavassut
navberkar
arabulucu
navbernav
ara başlık
navbeynkar
aracı
navbir
ara bölme
navçe
bölge
navçe
eyalet
navçe
ilçe
navçe
kaza
navçe
merkez
navçeng
koltukaltı
navçeyî
bölgesel
navdank
künye
navdar
meşhur
navdar
namlı
navdar
popüler
navdar
ünlü
navdarî
şöhret
navdarî
ün
navdest
ayak takımından olan kimse
navdest
sıradan
navdêr
ad
navdêr
dilbilgisinde isim
navdêr
isim
navend
merkez
navende nûçeyan
haber merkezi
navendî
merkezi
navendî
vasati
navendparêzi
merkeziyetçilik
naverast
orta
naverok
içerik
naverok
için dekiler
naverok
içkin
naverok
kapsam
naverok
mahiyet
navê mê
dişil isim
navê nêr
eril isim
navêş
karın veya mide ağrısı
navgîn
araç
navgîn
gereç
navgîn
vasıta
navgîn
vesile
navgînên hilberînê
üretim araçları
navgînên ragihandinê
iletişim araçları
navgînên ragihandinê
kitle iletişim araçları
navhildan
adını anmak
navhildan
zikretmek
navik
göbek
navikirî
adlandırılmış
navîn
ortanca
navîn
vasat
navkêl
koltuk (ant.)
navkêşî
adçekme
navko
evin ortası
navlêk
lakap
navlêk
terim
navlêkirin
isimkoymak
navmal
evin içi
navmalî
ev işlerine yardımcı olan kadın
navname
nüfus cüzdanı
navneteweyî
uluslararası
navnîşan
adres
navno
ismi çıkan
navno
kötü şöhretli
navpişt
bel
navran
apış arası
navran
giyilerin bacak arası kısmı
navrast
düzlük
navrast
ortalık
navroj
öğle
navroj
öğle yemeği
navser
orta yaşlı
navser
zirve
navsere
orta yaşlı
navteng
kolan
navteng
palan kemeri
navtêdan
kışkırtma
navtêdan
meydan okumak
navxweyî
içsel
navzed
aday
navzediya xwe danîn
adaylığını koymak
navzedî
adaylık
navzik
göbek
naxêr
hayır
naxêr
hayır olmaz
naxir
sığır sürüsü
nayê kêşîn
çekilmez
naz
cilve
naz
eda
naz
işve
naz
naz
nazdar
cilveli
nazdar
işveli
nazenîn
alımlı
nazenîn
cilveli
nazik
nazik
nazikane
nazikçe
nazikî
nezaket
nazîn
nazlanmak
ne
değil
ne
kötü
ne
ne
ne
olumsuzluk takısı. Mesela: \" nebaş \" iyi olmayan
ne hewe ye
gerekli değil
ne kûr
sığ
ne li rê
yolunda olmayan
ne li tu derê
hiçbir yerde
ne ma
bitti
ne ma
kalmadı
ne rewa
uygunsuz
ne tam
eksik
ne temam
eksik
ne têw
geçersiz
ne wêr ek
korkak
ne xalî
tekin olmayan
ne zanistî
bilimsel olmayan
neasayî
anormal
neban
alışmamış
neban
bozuk karakterli
neban
eğitilmemiş
neban
haşin
neban
yoz
nebanok
alışkanlık kazanmayan
nebanok
uyuşmaz
nebaş
iyi olmayan
nebaş
kötü
nebat
bitki
nebe
sakın
neberbiçav
soyut
nebes
yetersiz
nebez
boyun eğmez
nebez
yılmaz
nebez
yenilmez
nebihîstî
duyulmadık
nebihîstî
işitilmedik
nebinavkirî
adlandırılmamış
nebinavkirî
belgisiz
nebûn
olmamak
nebûnyî
gayrı kabil
nebûnyî
görülmemiş
nebûnyî
olmadık
nebûnyî
olmamış
necar
dülger (alet yapan kimse)
necar
marangoz
necarî
marangozluk
necirandin
oymak (taş
necirandin
tahta)
necirandin
taş yada tahtayı oymak
necirandin
yontmak
necirandinîn
oyulmak
necis
murdar
necis
pis
neçak
kötü
neçê
çirkin
neçê
fena
neçê
kötü
neçê
uğursuz
nedadmend
adaletsiz
nedadmend
gayrimeşru
nedar
fakir
neder
çıkmaz
nediyar
belirsiz
nediyar
muğlak
nedîtbar
görünmez
nedîtbar
soyut
nefel
yonca
nefer
er
nefer
nefer
nefergel
milis
neferma
sivil
nefêmbar
anlaşılmaz
nefilandin
atmak
nefilandin
kafadan atmak
nefir
trampet
nefî
sürgün
nefî bûn
sürgün olmak
nefî kirin
sürgün etmek
nefîbûn
sürgün olmak
nefrîn
nefret
nefs
nefis
nefs
öz
nefsbiçûk
alçak gönüllü
nefsbiçûk
alçakgönüllü
nefsbiçûk
mütevazi
nefspiçûk
mütevazi
neft
petrol
negerandî
geçişsiz
negirîng
ehemmiyetsiz
negirîng
önemsiz
negîhêj
ulaşılmaz
neguhêzbar
yalıtkan
neguneh
günah olmayan
neguneh
mubah
neh
dokuz
nehberk
dokuz taş
nehebandin
yadsımak
nehek
kurban bayramından önceki dokuz gün
nehem
dokuzuncu
neheng
balina
neheq
haksız
neheqî
haksızlık
neheqîlêkirin
haksızlık etmek
nehêja
değersiz
nehên
gizli
nehên
illegal
nehênî
giz
nehênî
gizli
nehênî
sır
nehik
Kurban bayramı öncesi 9 gün
nehisguh
laf anlamaz
nehiye (ji bo cîh)
kuşak
nehs
entrikacı
nehs
kurnaz
nehs
yaramaz
nehwirandin
mırıldanmak
nehwirîn
mırıldanmak
nekes
fırsatçı
nekes
kişiliksiz
nekes
nekes
nekişandin
çekmemek
nelê
geçersiz puan
nelê
sayılmayan
nelicîh
abes
nelicîh
yersiz
nema
artık
nema
artık. Mesela: \" Nema! \" Kalmadı!
nema
bundan böyle
nema
hiç
nema tê
artık gelmez
neman
neslin tükenmesi
neman
yokuş
nemanend
emsalsiz
nemaze
bilhassa
nemaze
özellikle
nemerd
namert
nemêr
erkekte cinsel iktidarsızlık
nemêr
iktidarsız erkek
nemir
ebedi
nemir
ölmez
nemir
ölümsüz
nemirî
ölümsüzlük
nemîş
figür
nemrût
çirkin
nemrût
korkunç
nemrût
nemrut dağı. Nuh peygamberin gemisinin fırtına dindikten sonra konduğu dağ
nenas
bilinmeyen
nenas
meçhul
nenas
tanıdık olmayan
nenîşankirî
belirsiz
nepak
dürüst olmayan
nepax
körük
nepayîdar
sürekli olmayan
nepen
giz
nepen
sır
nepenî
gizli
nepenî
gizlilik
nepêt
dayanıksız
nepêwist
gereksiz
nepixandin
abartmak
nepixandin
şişirmek
nepixandî
kabartılmış
nepixandî
şişirilmiş
nepixî
şişkin
nepixîn
şişmek
nepox
balon
Neptun
Neptün
neqandin
ayıklamak
neqandin
seçmek
neqandî
ayıklanmış
neqandî
seçilmiş
neqane
seçkin
neqaş
desinatör
neqaş
ressam
neqayîm
dayanıksız
neqeb
ara
neqeb
aralık
neqeb
geçit
neqeb
gedik
neqş
desen
neqş
işleme
neqş
motif
neqş
nakış
neqş
resim
neqşandin
nakşetmek
neran
tespih ağacı
nerast
doğru olmayan
nerd
tavla oyunu
nerde
korkuluk
nerde
parmaklık
nerdigan
merdiven
nerênandin
olumsuzlamak
nerênî
olumsuz
nerît
pratik
nerît
tatbik
nerît
uygulama
nerît kirin
pratiğe koymak
nerît kirin
tatbik etmek
nerît kirin
uygulamak
nerîtandin
pratiğe koymak
nerîtandin
tatbik etmek
nerîtandin
uygulamak
nerîtî
pratiksel
nerîtî
tatbiki
nerîtî
uygulamalı
nerm
ılımlı
nerm
mutedil
nerm
yumuşak
nermahî
yumuşaklık
nermandin
yumuşatmak
nermayî
ılıman
nermbûn
yumuşamak
nermijandin
limon
nermijandin
portakal gibi meyveleri elle yumuşatmak
nermik
yumuşacık
nermî
yumuşaklık
nermo
elinden iş gelmeyen
nermofis
pısırık
nerx
değer
nerx
fiyat
nerxandin
değerlendirmek
nesrîn
yaban gülü
nestêle
önemli kişi
neşmî
titiz
neşmîtî
titizlik
neşuştî
lanetli
neşuştî
yıkanmamış
net
net
net
safi
net bûn
saf hale gelmek
net bûn
saflaşmak
netew
ulus
netewe
millet
netewe
ulus
neteweparêzî
ulusçuluk
neteweperest
milliyetçi
neteweperest
şöven
neteweperwer
milliyetçi
neteweperwer
ulusalcı
neteweperwerî
milliyetçilik
neteweyî
ulusal
neteweyî
ulusallık
netewî
ulusal
netêw
batıl
netêw
butlan
netêw
geçersiz
netêw
hükümsüz
netrik
kadınların alınlarına bağladıkları gümüş süs eşyası
netû
iyi olmayan
netû
kalitesiz
nevaze
fevkalade
nevaze
harikulade
nevisî
üvey çocuk
nevî
torun
nevîçirk
torunun torunu
newa
ezgi
newa
melodi
newa
müz. ton
newal
dere
newal
vadi
newêrek
cesaretsiz
newêrek
korkak
newêrîn
cesaret edememek
newêrîn
cesaretsizlik
newêrîn
çekinmek
newêrînek
cesaretsiz
newîn
vaat
newq
sağrı
newriyanî
hamile kadınların yiyecek arzusu
Newroj
Nevroz
Newroj
Nevruz
nex
iplik
nexifîn
mide bozulması
nexş
nakış
nexşandin
nakışlamak
nexşandin
süslemek
nexşe
harita
next
başlık (parası)
nexuya
belirsiz
nexwe
demek ki
nexwe
öyleyse
nexweş
hasta
nexweş
hoş olmayan
nexweş
kötü
nexweş
nahoş
nexweş
sağlıksız
nexweş
sayrı
nexweşbûn
hastalanmak
nexweşiya zirav
tüberküloz
nexweşî
hastalık
nexweşîn
illet
nexweşnêr
hastabakıcı
nexweşxane
hastahane
ney
ney
neyar
düşman
neyar
rakip
neyeksan
muhtelif
neyekser
dolaylı
neyekser
zımnen
neyî
düşmanlık
neyînî
menfi
neyînî
negatif
neyînî
olumsuz
neyjen
neyzen
neynik
ayna
neynok
tırnak
neynokên bûkê
bir tırnak makası
neynokên bûkê
enginar
neynûk
tırnak
neynûkbir
tırnak makası
nezan
bilgisiz
nezan
cahil
nezan
toy
nezanî
cehalet
nezd
yan
nezir
adak
nezirkirin
adamak
nêçîr
av
nêçîr kirin
avlanmak
nêçîrvan
avcı
nêk
tığ
nêm
cerahat
nêm
iltihap
nêm
irin
nêmgirtin
iltihaplanmak
nêr
eril
nêr
erkek
nêrek
bitkilerin erkek tohumluk organı
nêremok
biseksüel
nêremok
hünsa
nêreng
büyücü
nêreng
sihirbaz
nêrevan
gözcü
nêrgiz
nergis
nêrî
teke
nêrîn
bakış
nêrîn
bakmak
nêrîn
eril
nêrûmê
biseksüel
nêtar
nötr
nêtar
tarafsız
nêtarî
nötrlük
nêverok
içerik
nêverok
kapsam
nêverok
mahiyet
nêz
bitişik
nêz
yakın
nêz kirin
yaklaştırmak
nêz kirin
yanaştırmak
nêza
açlık
nêzahî
yakınlık
nêzbûn
yaklaşma
nêzik
yakın
nêzî
açlık
nêzî
yakınlık
nêzîk
akraba
nêzîk
bitişik
nêzîk
yakın
nêzîkbûn
yakınlaşmak
nêzîkîtêdayîn
yaklaşım
nêztêdayîn
yaklaşım
ngî
luk
ngî
yolcu
nicimîn
hafiften aksamak
nicimîn
yürürken hafif topallamak
niçik
çıkıntı
niçik
uç
niçik
uzantı
niçilandin
aşılamak
nifir
beddua
nifir kirin
beddua etmek
nifsî
gömlek
nifsî
kaliteli bezden iç gömleği
nifsî
patiska gömlek
nifş
kuşak
nifş
nesil
nift
petrol
niftik
kibrit
nig
ayak
nig
tetik
nigare
portre
nige
kapris
niha
şimdi
niha jî
halen
nihên
gizli
nihên
saklı
nihên
sapa
nihêrandin
baktırmak
nihêrîn
bakış
nihêrîn
bakmak
nihêrvan
bakıcı
nihêrvanî
bakıcılık
nihiçk
dürtü
nijad
ırk
nijad
soy
nijadkujî
soykırım
nijadparêzî
ırkçılık
nijandin
istif etmek
nijde
baskın
nijde
gasp
nijdevan
akıncı
nijdevan
baskıncı
nijdevan
çete
nijdevan
eşkıya
nijdevan
gaspçı
nijdevan
talancı
nijîn
istif
nijîn
stok
nijîn
yığma
nijtin
savuşmak
nijvan
istifçi
nijvan
stokçu
nik
nezd
nik
yan
nik
yanında
nika
şimdi
nikil
gaga
nikil kirin
gagalamak
nikilandin
gagalamak
nimandin
belirtmek
nimandin
göstermek
nimandin
örneklemek
nimandin
sertliğini gidermek
nimandin
temsil etmek
nimandin
yumuşak hale getirmek
nimandin
yumuşatmak
nimêj
namaz
nimêj
namaz.(Müslümanların bir ibadeti)
nimêj kirin
namaz kılmak
nimêjgeh
mescit
nimêjgeh
namazgâh
nimêjkirin
namaz kılmak
nimînandin
temsil etmek
nimînêr
temsilci
nimre
numara
nimûne
misal
nimûne
mostra
nimûne
örnek
nimûnek
model
nipînû
yepyeni
niqêm
pırlanta
niqik
derece
niqik
kademe
niqir
çentik
niqir
derece
niqir
kertik
niqir
yiv
niqira pirole
aşırı derecede
niqirandin
çentik açmak
niqirandin
kertik atmak
niqre
fazla derin olmayan büyük kazan
niquçandin
çimdik atmak
niquçandin
dürtmek
niqut
damla
niqutandin
damlatmak
niqutîn
damlamak
nirx
değer
nirx
değer. \" nirxên netewî \" ulusal değerler
nirx
eder
nirxandin
değerlendirmek
nirxdarazî
değer yargısı
nirxê zêdek
artı değer
nişadir
nışadır
nişan
alamet
nişan
belirti
nişdar
cerrah
nişdar
neşter
nişdarî
ameliyat
nişdarî
cerrahlık
nişirîn
sökülme
nişîn
yerleşmek ikamet etmek
nişîv
aşağı
nişkok
ünlem işareti
nişmî
titiz
niştecih
sakin
niştecih
yerli
niştecîh
tebaa
niştecîh
uyruk
niştecîh
yerli
niştiman
ülke
niştiman
vatan
niştiman
yurt
niştimanevan
vatandaş
niştimanevan
yurttaş
niştimanevanî
vatandaşlık
niştimanevanî
yurttaşlık
niştimanparêz
yurtsever
niştimanperwer
vatansever
niştimanperwer
yurtsever
niştin
celse
niştin
ikamet
niştin
ikamet etmek
niştin
iskân
niştin
iskan etmek
niştin
oturma
niştin
oturmak
niştin
oturum
niştin
yerleşmek
niştin
yerleştirmek
niştin
yurtlandıemak
niştingeh
adres
niştingeh
duruşma salonu
niştingeh
ikametgah
nişûv
iniş
nitirandin
gözettirmek
nitirandin
kollatmak
nivandin
uyutmak
nivistin
uyumak
nivişt
muska
nivîn
yatak
nivîn
yatak yorgan
nivîn
yatmak
nivîngeh
koğuş
nivîs
yazı
nivîsandin
yazmak
nivîsandî
yazılı
nivîsar
metin
nivîsar
tekst
nivîsgeh
büro
nivîsgeh
ofis
nivîsîn
yazmak
nivîsk
kitabe
nivîsk
yazıt
nivîskar
müellif
nivîskar
yazar
nivîskî
yazılı
nivîstek
kitabe
nivîsvan
katip
nivîsvan
sekreter
nivîsvan
yazman
nivîşk
tereyağı
nivîşt
muska
nixumandin
kapatmak
nixumandin
örtmek
nixumandî
örtülü
nixumîn
örtünmek
nixûmandin
bürünmek
nixûmandin
örtmek
nixwê
tuzsuz
niyandin
cinsel ilişki
niyandin
sikmek
niyaz
niyaz
nizar
cılız
nizilandin
imbikten geçirmek
nizilandin
süzmek
nizilîn
süzülmek
nizilok
imbik
nizimbûn
alçalmak
nizm
alçak
nizm bûn
alçalmak
nizmahî
alçaklık
nizmandin
alçaltmak
nizmî
alçaklık
nîgar
figür
nîgar
resim
nîgare
desen
nîgarkirin
çizmek veya tasvir etmek
nîgaş
hayal
nîgaş
imge
nîgaşî
hayali
nîgaşî
sanal
nîjad
ırk
nîjad
soy
nîjadperest
ırkçı
nîk
olta
nîkbîn
iyimser
nîkotîn
nikotin
nîn
sıfır
nîne
yok
nîr
asır
nîr
boyunduruk
nîr
çağ
nîr
dönem
nîrengî
nirengi
nîrkutik
kızıl hastalığı
Nîsan
Nisan ayı
nîsk
mercimek
nîske
göz merceği
nîskok
fiz. odak
nîskok
odak
nîşan
işaret
nîşan
madalya
nîşan
nişan
nîşan
simge
nîşan kirin
belirleme
nîşan kirin
evlenme sözleşmesi
nîşan kirin
işaret etmek
nîşan kirin
işaretlemek
nîşan kirin
simgelemek
nîşandan
göstermek
nîşangâh
gez
nîşangir
nişancı
nîşangirtin
nişan almak
nîşanî
simgesel
nîşank
arma
nîşankarî
simgecilik
nîşaste
nişasta
nîşe
dipnot
nîşe
not
nîşe girtin
not tutmak
nîşe standin
not almak
nîşebin
dipnot
nîşgeh
iniş pisti
nîştewan
tebaa
nîştewan
uyruk
nîv
buçuk
nîv
yarı
nîv
yarım
nîv
yarısı
nîv vekirin
aralamak
nîvend
odak
nîvenîv
yarı yarıya
nîvê şevê
gece yarısı
nîvîbûn
yarılamak
nîvkad
yarım küre
nîvro
öğle
nîvro
öğle vakti
nîvroşinda
öğleden sonra
no
afacan
no
hayır
no
yaman
nod
doksan
nodem
doksanıncı
nogin
üç yaşını doldurmuş dişi sığır
nohkîn
nohut yahnisi
nok
leblebi
nok
nohut
noker
işbirlikçi
noker
uşak
nola
aynısı
nola
gibi
nolî
aynısı
nolî
gibi
noq
batış
noq
batma
noq
dalış
noqandin
daldırmak
noqandin
gark etmek
noqav
dalgıç
noqav
deniz altı
noqbûyî
batık
noqbûyî
batmış
noqîkirin
batırmak
noqîn
batmak
noqîn
dalmak
noqîn
gark olmak
norm
norm
normal
normal
nortirvan
bekçi
Norwêç
Norveç
Norwêçî
Norveçli
noş
Şerefe!
noşdarî
sağlık
noşî can be
afiyet olsun!
noşî can be
afyet olsun
noşîcan
afiyet
noşîn
içmek
notêr
noter
notêrî
noterlik
notirvan
bekçi
notirvan
korucu
novik
göbek
novik
göbek bağı
nuqurçandin
çimdik atmak
nuqurçandin
dürtmek
Nuroj
Nevroz
Nuroj
Nevruz
nuwaze
harika
nuwaze
harikulade
nuwaze
mükemmel
nû
yeni
nû bûn
yenilenmek
nû kirin
yenilemek
nûber
turfanda
nûbûn
yenilenmek
nûçe
haber
nûçe kirin
modernleştirmek
nûçe standin
haber almak
nûçegihan
muhabir
nûçevan
haberci
nûçevan
muhabir
nûgihiştî
yeni yetme
nûh
yeni
nûhok
şimdiki zaman hali
nûjen
çağdaş
nûjen
modern
nûjenî
yenilik
nûn
molekül
nûner
temsilci
nûnêr
elçi
nûnêr
temsilci
nûnêrî
temsilcilik
nûrandin
katlamak
nûrkirin
katlamak
nûrojîn
bahar çiçeği
nûsaf
rapor
nûsandin
nüshalamak
nûsazî
reform
nûsazîparêz
reformcu
nûser
yazar
nûtî
yenilik
nûvedan
buluş
nûvedan
icat
nûwaze
harika
nûwêl
vinç
nûxrî
ilk çocuk
nûz
mayhoş tat
o
Kürt alfabesinin on sekizinci harfi
ober
büyük örtü
Ocaxên Mengî
Ülkü Ocakları
ode
oda
odeya bazirganiyê
ticaret odası
odeya nivînê
yatak odası
of
of!
of kişandin
oflamak
ol
din
olam
angarya
olandan
yankılanmak
olçim
geveze
oldar
dindar
olî
dini
olperest
bağmaz
omed
ümmet
omid
ümit
omidî
acur
onc
kalça
onî
kereste
ordî
ordu
orên
sığır böğürmesi
organîze
organize
organîzekirin
düzenlemek
organîzekirin
organize etmek
orik
tavan
orispî
orospu
Oslo
Oslo (Norveç’in başkenti)
Osmanî
Osmanlı
Osmanîkî
Osmanlıca
Otawa
Ottowa (Kanada’nın başkenti)
Otrîş
Avusturya
ox
oh!
oxir
uğur
oxir be
uğurlar olsun
Oxir be!
Uğurlar olsun!
p
Kürt alfabesinin on dokuzuncu harfi
pabend
hareketi kısıtlı
pace
baca
pace
binadan dışarıya açılan her türlü delik
pacerê
pencere
paç
bez parçası
paç
çaput
paç
öpücük
paç
paçavra
paçe
paça
paçik
bez parçası
paçik
çaput
paçinî
pasaklı
paçinî
paspal
paçkirin
öpmek
paçvan
paçavracı
pafte
pafta
pag
arsa
pageh
zemin kat
pager
devriye
pahn
geniş
pahn
yassı
pahn kirin
genişletmek
pahn kirin
yassılaştırmak
pahnî
ökçe
pahnî
topuk
pahnî
yassılık
pahtin
pişirmek
pahtî
pişkin
pahtî
pişmiş
paj
bölüm
paj
kısım
pajne
ökçe
pak
iyi
pak
pak
pak
saf
pak
temiz
Pakistan
Pakistan
Pakistanî
Pakistanlı
pakî
temizlik
pakkirin
temizlemek
paknivîs
okunaklı
pakrewan
şehit
pal
dağ eteği
pal
dağ ve tepe eteği
pal
yamaç
pal dan
yaslanmak
palafis
hantal
palamar
palamar
palan
semer
palas
çul
palavk
filtre
palavk kirin
filtrelemek
palavk kirin
süzmek
paldan
uzanmak
paldan
yaslanmak
paldan
yatmak
paldank
dayanak
paldank
koltuk
pale
ırgat
pale
tarım işçisi
palem
yere değen uzun etek
palewan
güreşçi
palewanî
güreş
palgeh
koltuk
palgeh
yastık
palir
duvarla çevrilmiş arazi
palisqe
palaska
palpişt
arkaya konulan destek
palpişt
dayanak
palpiştî
dayanışma
palpiştî
destek
palûte
imece
pan
beklemek
pan
düz
pan
yansı
panaz
sahte mücevherler
pancik
paça
pancik helçinîn
paçaları sıvamak
pançilokî
büzük
pançilokî
sarkık
pançilokî
sünük
pançilokî bûn
büzülmek
pançilokî bûn
sarkmak
pançilokî bûn
sünmek
panêr
bekçi
pangeh
ahır
panik
sevici
panî
ökçe
panî
topuk
panjûr
panjur
pankirin
düm düz etmek
pankirin
yassılaştırmak
papûr
cadde
papûr
gazocağı
papûr
şose
paqij
safî
paqij
temiz
paqij bûn
saflaşmak
paqij bûn
temizlenmek
paqij kirin
silmek
paqij kirin
temizlemek
paqijî
temizlik
paqijker
silici
paqijker
temizleyici
paqijkirin
temizlemek
par
arka
par
geçen sene
par
geçen yıl
par
geri
par
hisse
par
pay
par
taksit
parak
börek
parastin
esirgemek
parastin
himaye etmek
parastin
ibadet
parastin
korumak
parastin
muhafaza etmek
parastin
saklamak
parastin
savunmak
parastin
tapınma
parastî
mahfuz
parazît
tufeyli
parçe
parça
parçe kirin
paramparça etmek
parçe kirin
parçalamak
parçin
hisse alma
pardar
hissedar
pardarî
ortaklık
pardarî
şirket
pardarîya hevbeş
kollektif ortaklık
pardarîya hevpişk
anonim ortaklık
pardem
parttaym
parêz
diyet
parêz
perhiz
parêz
rejim
parêz girtin
perhiz tutmak
parêzer
avukat
parêzername
yazılı savunma
parêzgar
vali
parêzgeh
vilayet
parêzger
hami
parêzger
koruyucu
parêzger
muhafız
parêzger
savunucu
parêzger
Vali
parêzger
veli
parêzgerî
himaye
parêzkar
koruyucu
parêzkar
muhafazakar
parêzkar
sofu
parêzkar
tutucu
parêzkarî
muhafazakarlık
parêzkarî
tutuculuk
parêzname
savunma
parêzvan
koruyucu
parêzvan
savunan
pargîdanî
şirket
parî
lokma
Parîs
Paris (Fransa’nın başkenti)
parjimar
kesir
parjinandin
bir cümleyi
parjinandin
gramatik açıdan incelemek
parkirin
bölmek
parkirin
paylaştırmak
parkirin
taksim etmek
parlamento
parlamento
parleşker
kolordu
parmend
ortak
parmend
pay sahibi
parmend bûn
katılmak
parmend bûn
ortak olmak
parmend bûn
yararlanmak
parmendî
katılım
parmendî
ortaklık
parone
bir yılını doldurmuş buzağı
parsek
dilenci
parseng
konuşurken yerli yersiz tekrarlanan söz
parseng
terazinin gözlerini eşit ağırlıklı yapmak için konan taş vs
parsêl
parsel
parskirin
dilenmek
parsû
kaburga
parşomen
parşömen
part
yığın
partî
parti
partîgir
partili
partîzan
partizan
parve
bölü
parve kirin
bölme
parve kirin
bölmek
parve kirin
bölüşmek
parve kirin
paylaşmak
parxan
kaburga
parxêl
kağnı
parya
beradayı
parza
aşı (canlılar için)
parza
koruyucu
parzandin
aşılamak
parzemîn
büyük toprak parçası
parzemîn
kıta
parzinandin
süzmek
parzinîn
süzülmek
parzîn
ıhlamur
parzûn
bez
parzûn
filtre
parzûn
sırt çantası
parzûn
süzgeç
pas
açık
pas
örtüsüz
pasar
saçak
pasevan
bekçi
pasevan
gardiyan
pasevan
koruyucu
pasik
açık yer
pasik
alan
pasîf
edilgen
pastîn
yaka
paş
arka
paş
geri
paş de man
arkada kalmak
paşa
paşa
paşber
artçı
paşbêj
dedikodu
paşbêj
dedikoducu
paşbêjî
dedikodu
paşçav
göz ardı
paşdanî
ard ek
paşdanî
sonek
paşdank
ard ek
paşdank
sonek
paşde
gıyaben
paşde avêtin
ertelemek
paşde avêtin
tecil
paşde hiştin
geride bırakmak
paşdeavêtin
erteleme
paşdemanî
geri kalmışlık
paşdoşek
perde arkasındaki kişi
paşdoşek
vezir
paşeroj
ati
paşeroj
geçmiş
paşeroj
gürlev
paşê
bilahare
paşê
sonra
paşgo
ek
paşgo
ilave
paşgotin
dedikodu
paşgotinî
dedikodu
paşgotinî
gıyabında konuşma
paşil
koyun
paşilbûn
hamile olmak
paşing
artçı kuvvet
paşî
art
paşî
hitam
paşî
son
paşî hatin
hitam bulmak
paşîv
gece yemeği
paşîv
gece yenilen yemek
paşîv
sahur
paşketin
gerileme
paşketin
gerilemek
paşling
çelme
paşling avêtin
çelmelemek
paşmîr
vezir
paşnav
soyadı
paşpenî
gıyabında
paşpenî
gıyap
paşpê
ters
paşpêkî
tersine
paşpêkî çûn
ters gitmek
paşpêkî hatin
ters gelmek
paşrojî
tasarruf
paşteng
semerin arka kayışı
paşve
gıyaben
paşve çûn
gerilemek
paşverû
gerici
paşverû
mürteci
paşverûtî
gericilik
paşverûtî
irtica
paşwer
halef
patat
patates
pate
selam
pate dan
selam vermek
pate lê kirin
selam vermek
patelêxistin
selamlamak
patik
ard kafa
patik
ense
patik
patik
patile
pide
patox
çürük meyve
patoz
patos
pavan
oyun arkadaşı
pawan
gardiyan
Pawe
İran’da bir Kürt kenti
pax
fobî
paxav
panik
paxav
telaş
paye
aşama
paye
derece
paye
mertebe
paye
paye
paye
rutbe
paye
rütbe
paye bilind bûn
terfi etmek
payebilind
rütbeli
payebilind
üst düzey
payerî
nöbet
payîdar
kalıcı
payîdar
sürekli
payîmal
ayak altına düşme
payîn
beklemek
payîn
gözetlemek
payîz
güz
payîz
sonbahar
paytext
başkent
pazen
pamuklu bez
pazne
dolunay
pedagog
eğitimci
pedagog
pedagog
pedagojî
pedagoji
pederşahî
ataerkil
pegr
çökelti
pegr
posa
pegr
tortu
pegrandin
çökeltmek
pehîn
tekme
pehînavêtin
tekme atmak
pehînavêtin
tekmelemek
pehînavêtin
tepmek
pejilandin
yıkmak
pejilîn
yıkılmak
pejinandin
budamak
pejindar
duyarlı
pejirandin
benimsemek
pejirandin
kabul
pejirandin
kabul etmek
pejirandin
onay
pejirandin
onaylamakl
pejirandin
tasdik etmek
pejirandî
benimsenmiş
pejirandî
kabul edilmiş
pejirîn
kabul edilmek
pejirîn
onaylanmak
pejk
çamur damlaları
pejk
sıçrayan sıvı
pejmûrde
pejmürde
pekandin
fırlatmak
pekandin
sıçratmak
pekandin
uçurmak
Pekîn
fırlamak
Pekîn
Pekin (Çin’in başkenti.)
pekîn
sıçramak
Pekîn
sekmek
pel
yaprak
pel girtin
yapraklanmak
pelandin
dokunmak
pelandin
okşamak
pelandin
yoklamak
pelax
kurumuş otlar
pelaxtin
hırpalamak
pelçim
yaprak
pelendar
cop
pelepoş
sünepe
pelezêsk
zambak
pelije
kısmet
pelik
belge
pelik
evrak
pelik
vesika
pelik
yaprak
pelisandin
ufalamak
pelişandin
yıkmak
pelişîn
karışmak
pelişîn
kurcalamak
pelişîn
yıkılmak
pelixandin
ezmek
pelixîn
ezilmek
pelîse
kısmet
pelîse
nasip
pelîse bûn
nasip olmak
pelît
alçak
peljen
hassas
peljen
titrek
peljenî
hassasiyet
pelos
iğrenç
pelûl
pekmezle yapılan lapa
pembû
pamuk
penaber
ilticacı
penaber
mülteci
penaber
sığınmacı
penabergeh
korunak
penabergeh
sığınak
penaberi
mültecilik
penaberi
sığınmacılık
penah
iltica
penah
sığınma
penahgeh
mülteci kampı
penav
plato
penbe
pembe
pencik
pençe
pençeşêr
kanser
pençik
kıskaç
pend
nasihat
pend
öğüt
pend
salık
pend
tavsiye
pend
vaaz
pend
yumak
pend dan
tavsiye etmek
peng
akmayan
peng
durgun
pengav
su birikintisi
pengir
kor
pengivî
dingin
pengivîn
dinmek (su için)
pengizandin
fırlatmak
pengizandin
sıçratmak
pengizîn
fırlamak
pengizîn
sıçramak
pengizîn
sekmek
pengî
durgunluk
penîr
peynir
pepûk
beceriksiz
pepûk
guguk
pepûk
guguk kuşu
pepûk
zavallı
peqandin
patlatmak
peqik
kabarcık
peqîjok
balon
peqîn
patlamak
peqyayî
patlak
per
kanat
per
kanat tüyü
per
telek
per
yaprak
perakende
perakende
perakendefiroş
perakendeci
perandin
kanatlandırmak
perasî
omurga
perav
kıyı
perav
sahil
percan
çit
Percîs
Jüpiter
perç
ödem
perç
şiş
perçe
parça
perçe kirin
parçalamak
perçiqandin
ezmek
perçiqîn
ezilmek
perçiqîner
ezici
perçivî
ödem yapmış
perçivîn
ödem yapma fiili
perçîn
perçin
perçîn kirin
perçinlemek
perda çav
katarakt
perda sipî
beyazperde
perdax
parlaklık verme
perdax
parlatma
perdax
tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş
perde
perde
pere
akçe
pere
para
pere hûr kirin
para bozmak
pere kirin
para etmek
pereandin
paraya çevirmek
perende
perende
perende avêtin
perende atmak
pereng
köz
peresanparêz
evrimci
peresend
evrimleşmiş
peresend
gelişmiş
peresendin
gelişmek evrimleşmek
peresendî
evrim
peresendî
gelişim
peresendî
tekamül
peresêlke
kırlangıç
peresgeh
tapınak
peresîn
evrim
perest
soven gibi anlamlar katar
perest
sözcüğe aşırı seven
perest
tapan
perestîş
ibadet
perestxane
ibadethane
pereye tirxan kirî
tahsis edilmiş para
pereye tirxan kirî
tahsisat
pereyê hûr
ufak para
pereyî
parasal
perêstin
tapmak
perêstingeh
tapınak
perg
ayakkabı bağı
pergal
alet
pergal
araç
pergal
aygıt
pergal
durum
pergal
düzen
pergal
intizam
pergal
nizam
pergal
organ
pergal
sistem
pergal
statü
pergar
bir inşaatın planı
pergar
kroki
perger
pergel
pergî
zar
perik
kanat
perik
kanat tüyü
perik
telek
perik
yaprak
perisandin
geliştirmek
perisîn
gelişmek
perisîn
tekamül etmek
perişt
teftiş
periştin
teftiş etmek
peritandin
lime lime etmek
peritandin
paralamak
peritandin
parça parça etmek
peritandin
yırtık pırtık hale getirmek
peritandin
yolmak
peritîn
paralanmak
peritîn
yolunmak
perizîn
kült
perî
gözde
perî
peri
perîşan
perişan
perîşan bûn
perişan olmak
perîşan kirin
perişan etmek
perîşanî
perişanlık
perjîn
ağaçtan bölme duvar
perk
fragment
perk
parça
perkaz
pencere
perkaz
pervaz
permalî
kümes hayvanları
perok
bulaşıcı
peroki
bulaşıcı bir hastalığa yakalanmak
peroş
heves
peroş
heyecan
peroş
sanat aşkı
peroş
sanatta ilham
peroş
şevk
peroş
telaş
peroşdar
heyecanlı
peroşîner
heyecan verici
perperok
kelebek
perpitandin
çırpındırmak
perpitandin
debelendirmek
perpitîn
çırpınmak
perpitîn
debelenmek
perpût
bitkin
perpût
yıpranmış
persang
persen
personel
personel
pert
yaygın
pertal
döküntü eşya
pertav
ışın
pertav
şua
pertûk
kitap
pertûka destan
el kitabı
pertûkfiroş
kitapçı
pertûkok
cep kitabı
pertûkok
kitapçık
pertûkşînas
kitap uzmanı
pertûkxane
kitaplık
pertûkxane
kütüphane
perû
avize
perû
mükafat
perû
ödül
perû kirin
mükafatlandırmak
perwa
çekinme
perwa
duygusu
perwane
pervane
perwaz
pervaz
perwer
koruyan
perwer
seven
perwerde
eğitilmiş
perwerde
talim görmüş
perwerde kirin
eğitmek
perwerde kirin
talim etmek
perwerde kirin
yetiştirmek
perwerdehî
eğitim
perwerdekar
eğitimci
perwerdekar
mürebbiye
perwerdekar
terbiyeci
perwerdekirin
eğitmek
perwerdename
talimatname
perwerdenas
eğitim bilimcisi
perwerdeyî
eğitim
perwerdeyî
eğitim ve öğretim sistemi
perwerdeyî
maarif
Perwîn
Ülker yıldızı
pes paye
alçak
pes paye
kişiliksiz
pesar
yamaç
pesartin
dayamak
pesend
onay
pesendkirin
onaylamak
pesibîn
yıkılmaya yüz tutmak
pesindan
övmek
pesn
iftihar
pesn
kıvanç
pesn
övgü
pesn
takdir
pesn dan
övmek
pesn dan
takdir etmek
pesnandin
övmek
pesnandin
takdir etmek
pesnîn
iftihar etmek
pesnîn
övünmek
pesnoyî
kendini öven
pesnoyî
övgücü
pest
alçak
pest
aşağı
pest
basınç
pest
baskı
pest
zulüm
pestandin
basınç yapmak
pestek
cepken
pestek
gömlek
peşar
politika
peşar
siyaset
peşarî
politik
peşarvan
politikacı
peşk
damla
peşkilîn
düğün vs. nin dağılması
peşkilîn
toplantı
peşm
yapağı
peşm
yün
peşniyar
önerge
peşniyar
öneri
peşniyar
teklif
peşniyariya zagonê
yasa önerisi
peşniyazî
istirham
peşniyazî
rica
peşniyazî
temenni
peşniyazî kirin
önermek
peşniyazîname
önerge
peştemal
önlük
peşûş
kof
peşve birin
ilerletmek
peşve çûn
ilerlemek
peşve çûnî
ilerleyiş
petêx
kavun
petixîn
batmak
petixîn
iflas etmek
petîx
kavun
pevçûn
çatışmak
pevçûn
dövüşmek
pevçûn
kavga
pevçûn
kavga etmek
pevdeng
diftong
pevhatin
bağdaşma
pevratî
ittifak
pevxistin
iliklemek
pevxistin
kurgu
pevxistin
montaj
pevxistî
ilikli
pevxistî
kurgulanmış
pevxistî
monte edilmiş
pexşan
düz yazı
pexşan
düzyazı
pexşan
nesir
pey
arka
pey
depozito
pey
kaparo
pey
peş
pey çûn
takip etmek
pey dan
kaparo vermek
peya
adam
peya
uşak
peya
yaya
peyabûn
arabab hayvan vb. den inmek
peyager
kaldırım
peyager
yaya yolu
peyak
piyade
peyak
satrançta piyon
peyam
ileti
peyam
mesaj
peyan
girişim
peyandin
girişim
peyandin
girişimde bulunmak
peyandin
teşebbüs
peyandin
teşebbüste bulunmak
peyaner
girişimci
peyarê
kaldırım
peyarê
yaya yolu
peyatî
yayan
peyatî çûn
yaya gitmek
peyda bûn
bulunmak
peyda bûn
temin olmak
peyda kirin
bulmak
peyda kirin
sağlamak
peyda kirin
temin etmek
peydakirin
temin etmek
peyhatî
ardıl
peyik
kurye
peyik
postacı
peyik
ulak
peyik
uydu
peyirk
kütük
peyirk
sicil
peyivandin
konuşturmak
peyivîn
konuşmak
peyîtandin
saptama
peyker
heykel
peykersaz
heykeltıraş
peykertraş
heykeltıraş
peyketin
izleme
peyketin
kovuşturmak
peyketin
takibat
peyman
akit
peyman
anlaşma
peyman
antlaşma
peyman
kontrat
peyman
mukavele
peyman
mutabakat
peyman
pakt
peyman
sözleşme
peymana daneberiziyê
saldırmazlık anlaşması
peymana giştî
toplu sözleşme
peymançêkirin
anlaşmak
peymandanîn
anlaşmak
peymandar
mutabık
peymangirêdan
anlaşma imzalamak
peymanname
mukavelename
peyre
sonra
peyre
sonradan
peyrev
peşi sıra giden
peyrev
uyan
peyrewî
taklid
peyrewîkirin
taklid etmek
peyt
ispat
peytandin
ispatlamak
peytandin
kanıtlamak
peytandin
saptamak
peytandin
tespit etmek
peyv
kelime
peyv
söz
peyv
sözcük
peyvavêtin
söz atmak
peyvdan hev
sözleşmek
peyvdar
konuşmacı
peyvname
yazılı sözleşme
peyvnasî
etimoloji
peyvnasî
terminoloji
peywir
görev
peywir
vazife
peywirdar
görevli
peywirdarkirin
görevlendirme
peywirdarkirin
görevlendirmek
peyxam
mesaj
peyxam
vahiy
peyxam girtin
mesaj almak
peyxamber
elçi
peyxamber
peygamber
peyxamber
yalvaç
peyzaj
peyzaj
pez
küçük baş hayvan
pez
küçük baş hayvanların genel adı
pezê reş
keçigiller
pezîzank
kursak
pezkûvî
geyik
pê
ayak
pê
bacak
pê
birlikte
pê
la
pê
le gibi anlamlar yükleyen bağlaç. Mesela: \" pê re\" ile
pê
sözcüğe ile
pê dan erdê
ayak diremek
pê dan vexwarin
içirtmek
pê de
gayrı
pê ewlebûn
güvenmek
pê hesiyan
haberdar olmak
pê hesiyan
sezmek
pê lê kirin
basmak
pê şa bûn
sevmek
pê ve kirin
tutturmak
pêbawerî
güvence
pêbaz
yaya köprüsü
pêbilîn
uğraşmak
pêbûn
değmek
pêcame
pijama
pêç
sargı
pêçan
katlamak
pêçan
sarılamak
pêçan
sarımak
pêçan
sarmak
pêçandin
katlatmak
pêçandin
sardırmak
pêçek
çocuk kundağı
pêçek
sargı
pêçik
kese kâğıdı
pêçî
ayak parmağı
pêçî
ayak parmakları
pêçk
rulo
pêçke
tekerlek
pêçoke
helezon
pêçoke
sarmal
pêçû
ardıl
pêçû
takipçi
pêdaketin
ilgilenmek
pêdaketin
uğraşmak
pêdan
karşılık olarak vermek
pêdandin
sabitleştirmek
pêdandin
tespit etmek
pêdandî
sabit
pêdanî
iane
pêdanî
para yardımı
pêde pêde
giderek
pêde pêde
peyderpey
pêderk
tanı
pêderk
teşhis
pêdivî
gerekli
pêdivî
gereksinim
pêdivî
ihtiyaç
pêewlebûn
güvenmek
pêgeh
alan
pêgeh
kapsam
pêgeh
kürsü
pêgeh
makam
pêgeh
saha
pêger
dolaşılan mıntıka
pêger
dolaşılan şey
pêgera nêçîrvanan
av bölgesi
pêgermok
volta
pêgermok gerandin
volta atmak
pêgiran
hantal
pêgirt
kopya
pêgirt
tutanak
pêgirt
zabıt
pêhesî
sezgi
pêhesîn
fark etmek
pêhesîn
hissetmek
pêj
pişirim(lik)
pêjan
pişirmek
pêjinkar
duyarlı
pêjinker
duyarlı
pêjn
duyu
pêjn
duyum
pêjn
gaipten gelen ses
pêjn
his
pêjn
seda
pêjn
ses
pêjna te nayê
senden haber yok
pêjna te nayê
sesin solgun çıkmıyor
pêjna tiştekî kirin
hissetmek
pêjna tiştekî kirin
sezmek
pêk hatin
gerçekleşme
pêk hatin
olma
pêk hatin
oluşma
pêkan
mümkün
pêkanîn
gerçekleştirmek
pêkanîn
oluşturmak
pêkanîn
sağlamak
pêkarîn
alt etmek
pêkarîn
güç getirmek
pêkenî
fıkra
pêkenî
mizah
pêkenok
alay konusu olan şey veya kimse
pêkenok
fıkra
pêkenok
gülünç
pêker
etken
pêker
etmen
pêker
faktör
pêketin
tutuşmak
pêketî
uygun
pêkhatin
gerçekleşmek
pêkhatin
oluşmak
pêkhatin
oluşum
pêkhatî
oluşmuş
pêkhatî
yatkın
pêkolîn
eşelemek
pêkutî
baskı
pêkutî
zulüm
pêkvedayî
alaşım
pêkveyî
toplu
pêl
dalga
pêl
elektrik dalgası
pêl
frekans
pêlav
ayakkabı
pêlawer
çarkçı
pêlawer
çarkçı başı (gemiler için)
pêldan
dalgalanmak
pêldar
dalgalı
pêlek
basamak
pêlekan
merdiven
pêlepaş
gerisin geri
pêlepaş çûn
gerisin geri gitmek
pêlêkirin
basmak
pêling
basamak
pêling
kademe
pêlî
dalgalı
pêlîstik
kukla
pêlîstik
oyuncak
pêlkirin
basmak
pêlşikên
dalgakıran
pêlû
göz kapağı
pêlweş
elektro manyetik dalga yayıcı
pêlweş
manga
pêma
mahsül
pêma
tereke
pêma
ürün
pêman
yoksun kalmak
pêmen
yoksun
pênas
unvan
pênc
beş
pênc seh
beş duyu
pêncber
beşiz
pêncem
beşinci
pêncî
elli
pêncîyem
ellinci
pênckenar
beşgen
pêncsed
beş yüz
Pêncşem
Perşembe
pêngav
atılım
pêngav
girişim
pêngav
teşebbüs
pêngav avêtin
teşebbüs etmek
pêngav avêtin
teşebbüse geçmek
pênivîs
kalem
pênivîs hibrê
dolma kalem
pênivîs zirêç
kurşun kalem
pênivîsdank
kalemlik
pênivîstraş
kalem tıraş
pênûs
kalem
pênûsdank
kalemlik
pêpan
düztaban
pêr
iki gün önceki gün
pêr
önceki gün
pêrar
iki yıl önce
pêrar
iki yıl önceki yıl
pêrayîbûn
beğenmek
pêrgî hev
hatin karşılaşma
pêrgîn
kabul
pêrgîn
kabul töreni
pêrgîn
karşılama
pêrgîn
karşılaşma
pêrgîn
resepsiyon
pêrgînê hev bûn
karşılaşmak
pêrgîngeh
bekleme salonu
pêrkit
önek
pêsîr
göğüs
pêsîrbend
sutyen
pêsniyar
öneri
pêş
ileri
pêş
ön
pêş
önce
pêş
önde
pêş merge
fedai
pêş ve çûn
ilerlemek
pêş ve çûn
kalkınmak
pêşan
teşhir
pêşandan
sergilemek
pêşande
gösteri
pêşander
gösterici
pêşandin
miting
pêşandin
sergilemek
pêşandin
teşhir etmek
pêşane
öncelik
pêşangeh
sergi
pêşanî
gösteri
pêşanî
öncelik
pêşanî dan
miting
pêşanî dan
sergilemek
pêşanî dan
teşhir etmek
pêşbaziya bedewiyê
güzellik yarışması
pêşbazî
müsabaka
pêşbazî
rekabet
pêşbazî
yarış
pêşbazî
yarışma
pêşber
huzur
pêşber
karşı
pêşber
ön
pêşber kirin
huzura getirmek
pêşber kirin
öne sürmek
pêşberî
karşısına
pêşberî
önünde
pêşbirk
karşılaşma
pêşbirk
maç
pêşbirk
müsabaka
pêşbirk
yarışma
pêşbîn
öngörülü
pêşbînî
öngörü
pêşbînî
tahmin
pêşcênîk
alın çıkıntısı
pêşçav
göz önünde
pêşçav kirin
göz önüne getirmek
pêşdanî
önek
pêşdank
önek
pêşdaraz
ön yargı
pêşdaraz
önyargılı
pêşdarazî
önyargı
pêşdarî
gösterme
pêşdatir
öncelikli
pêşdaw
entarinin ön kısmı
pêşder
önder
pêşdestî
inisiyatif
pêşdîtin
öngörmek
pêşdîtin
öngörü
pêşend
istikbal
pêşeng
lider
pêşeng
oncu
pêşeng
öncü
pêşeng
önder
pêşenimûne
prototip
pêşewa
lider
pêşewa
önder
pêşewar
selef
pêşêwir
danışman
pêşêwir
müşavir
pêşgeh
ön taraf
pêşgir
engel
pêşgir
önlem
pêşgirî
tedbir
pêşgîr
havlu
pêşgîr
peşkir
pêşgotin
önsöz
pêşi
evvel
pêşib
mecaz
pêşibî
mecazî
pêşikî
öncelik
pêşî
ata
pêşî
hayalet
pêşî
öncül
pêşî
sivrisinek
pêşî girtin
önüne geçmek
pêşî girtin
önünü almak
pêşîn
birinci
pêşîn
evvel
pêşîne
peşin ödenen para
pêşîne
peşinat
pêşînî
peşin ödenen para
pêşînî
peşinat
pêşkar
gösterici
pêşkarîkirin
körükleme
pêşker
gramerde işaret
pêşketin
gelişme
pêşkêş
arz
pêşkêş
peşkeş
pêşkêş
sunma
pêşkêş kirin
arz etmek
pêşkêş kirin
sunmak
pêşkêşkar
sunucu
pêşkêşkirin
sunmak
pêşmal
sundurma
pêşmalk
önlük
pêşmalk
peştemal
pêşmalkve birin
kalkındırmak
pêşmerge
fedai
pêşmerge
savaşçı
pêşniyar
öneri
pêşniyar
teklif
pêşniyarkirin
önermek
pêşniyarname
önerge
pêşniyaz
öneri
pêşniyaz
teklif
pêşniyazname
önerge
pêşnûma
proje
pêşnûma
şema
pêşnûma
tasarı
pêşnûma kirin
tasarlamak
pêşnûmakirin
tasarlamak
pêşok
deterjan
pêşok
sabun
pêşokdank
sabunluk
pêşovik
sabun artığı
pêşqertef
önek
pêşrev
başlangıç
pêşrev
ilk
pêşrev
lider öncü
pêşrew
müzikte
pêşrew
oyunda giriş
pêşû
hayalet
pêşû
sivrisinek
pêşûle
tatarcık
pêşveçûn
ilerleme
pêşverû
ilerici
pêşverûtî
ilericilik
pêşwazî
karşılama
pêşwazî
protokol
pêşwazî kirin
karşılama
pêşwazîkirin
karşılamak
pêşxistin
ileri götürmek
pêt
alaz
pêt
alev
pêtag
kovan
pêtag
petek
pêtal
meşale
pêtik
kıvılcım
pêtivî
caiz
pêtîk
kibrit
pêvajo
süreç
pêve kirin
tutturmak
pêveberdan
taviz
pêvedan
sokmak
pêvek
ek
pêvek
ilave
pêvek
ilişik
pêvekirî
eklenmiş
pêvekirî
katılmış
pêvekirî
munzam
pêvekirî
ulanmış
pêvenişt
koşuntu
pêvenişt
tayfa
pêvenişt
yardakçı
pêwend
bağlantılı
pêwend
ilgili
pêwend
ilişkili
pêwendar
mensup
pêwendî
bağ
pêwendî
bağıntı
pêwendî
ilgi
pêwendî
ilişki
pêwendî danîn
ilişki kurmak
pêwendî sazkirin
ilişki kurmak
Pêwendîdarbûn
ilgi duymak
pêwir
ses kısıklığı hastalığı
pêwir
Venüs gezegeni
pêwist
gerek
pêwist
lazım
pêwist
mecbur
pêwist
zorunlu
pêwistî
gereklilik
pêwistî
zorunluluk
pêwîst
gerekli
pêwîst
lazım
pêwîstî
gereksinim
pêwîstî
ihtiyaç
pêxember
peygamber
pêximandin
vazgeçirmek
pêximîn
vazgeçmek
pêxistin
tutuşturmak
pêxwarin
katık
pêxwas
lumpen
pêxwas
mec. ayaktakımı
pêxwas
sefil
pêxwas
serseri
pêxwas
yalınayak
pêxweş hatin
hoşuna gitmek
pêzan
bilgi sahibi vâkıf
pêzan
ehil
pêzan
haberdar
pêze
madde
pêze
özdek
pêzewar
maddeci
pêzewar
materyalist
pêzewar
özdekçi
pêzeyî
maddi
pêzeyî
özdek
piç
az miktar
piç
küçük bir miktar
piçek
azıcık
piçek
birazcık
piçûk
küçük
piçûk
mini
piçûk
ufak
piçûk bûn
küçülmek
piçûk dîtin
küçük görmek
piçûk dîtin
küçümsemek
piçûk êxistin
küçük düşürmek
piçûk kirin
küçültmek
piçûker
küçültücü
piçûkir
Grm. küçülten
pidî
dişeti
pidû
damak
pidû
diş eti
pif
üfürük
pif kirin
körüklemek
pif kirin
üfürmek
pifdanik
balon
pifik
körük
pifker
üfürükçü
pifkirin
üflemek
pihêt
dayanıklı
pihêt
sıkı
pihêt
sağlam
pijandin
pişirmek
pijên
fıskiye
pijên
püskürteç
pijiqandin
püskürtmek
pijiqandin
sıçratmak
pijiqîn
çamur
pijiqîn
püskürtmek
pijiqîn
su vs.nin sıçraması fiili
pijîn
pişmek
pijme
aksırık
pijme
aksırmak
piling
cemre
piling
kaplan
pilî û pirtî
eski eşya
pilûç
aksi
pilûç
sapık
pilûr
sincap
pilûsk
oluk
pimpar
semizotu
pin
kişinin kendine sakladığı sır
pinc
çanak
pincar
pancar
pindam
suyun akışını önleyen çer-çöp
pindandin
aforoz etmek
pinde
aforoz
pindepîr
örümcek
pingandin
biriktirmek
pingandin
sulama için suyu gölleştirmek
pingav
su birikintisi
pingil
kor
pinî
sinsi
pinî
sinsilik
pintî
cimri
pintî
pinti
pir
çok
pir
fazla
pir
köprü
pir bûn
çoğalmak
pir bûn
fazlalaşmak
pir hindik
az çok
pir kirin
çoğaltmak
pir kirin
çok olmak
pir mezin
azametli
pira hilawistî
asma köprü
pirane
çoğul
piranî
çoğunluk
piranîparêz
çoğulcu
pirase
pırasa
pirbaş
pekâlâ
pirbêj
farfara
pirbêj
geveze
pirbêj
zevzek
pirbêjî
gevezelik
pirç
kıl
pirç
saç
pirç
tüy
pirçikî bûn
kıllanmak
pirçikî bûn
tüylenmek
pireh
melez
pirejimar
çoğul
pirejmarî
çoğul
piritî
çokluk
pirî caran
çoğu zaman
pirîm
prim
pirîsk
uçkun
pirîsk
zerre
pirkam
histerik
pirkîte
çok heceli
pirmane
çok anlamlı
pirole
aşırı
pirole
mübalağa
pirpar
semizotu
pirparêz
plüralist
pirparêzî
plüralizm
pirpirîk
kelebek
pirpirok
uçurtma
pirpizêk
çiğdem
pirs
soru
pirs
sorun
pirs
sözcük
pirs
sual
pirs arastekirin
soru yöneltmek
pirs kirin
sormak
pirsandin
sordurmak
pirsgirêk
mesele
pirsgirêk
problem
pirsgirêk
sorun
pirsiyar
soru
pirsiyar
soruşturma
pirsiyariyê
sorguya çekmek
pirsiyarî
sorgu
pirsiyarkirin
sormak
pirsiyarkirin
soruşturmak
pirsîn
sormak
pirsjêkirin
sormak
pirsnîşan
soru işareti
pirsyarî
sorgu
pirsyarîkirin
sorgulama
pirsyarkar
sorguç
pirşeng
kıvılcım
pirşên
enstantane
pirtik
koyun tüyü
pirtikandin
tüylerini yolmak
pirtir
artı
pirtir
daha fazla
pirtirîn
maksimum
pirtî
kumaş
pirtî
mensucat
pirtî
tekstil
pirtû
tekstil
pirtûk
kitap
pirtûkfiroş
kitapçı
pirtûkxane
kütüphane
pirûsk
bel kemiği
pirûsk
omurga
pirxebt
çok işlevli
pirxîn
horlamak
pis
oğul
pisap
amca oğlu
pisîk
kedi
pisîng
kedi
pismam
amca oğlu
pismam
amcaoğlu
pismîr
beyzade
pismîr
mir oğlu
pispis
fısıltı
pispisandin
fısıldaşmak
pispisîn
fısıldamak
pispor
bilirkişi
pispor
ehil
pispor
eksper
pispor
uzman
pispor
yetkin
pisporî
uzmanlık
pist
cilt (insan)
pistepist
fısıltı
pistok
yaka
pisxal
dayı oğlu
pisxatî
teyze oğlu
piş bûn
böbürlenmek
piş bûn
kabarmak
pişaftin
asimile etmek
pişaftîn
asimile etmek
pişaftîn
özümlemek
pişartin
doğramak
pişemasî
denizanası
pişêw
müstehcen
pişik
akciğer
pişika reş
karaciğer
pişk
bölüm
pişk
kısım
pişk
kura
pişk kirin
ayırmak
pişk kirin
bölmek
pişkî
kısmen
pişkî
tikel
pişkîn
aksırık
pişkîn
aksırmak
pişkîn
hapşırmak
pişkîn
tıksırmak
pişko
cemre
pişkul
hayvan pisliği
pişkul
küçükbaş hayvan dışkısı
pişo
pisi
pişrok
gevrek
pişrûk
bulgur unu
pişt
ard
pişt
arka
pişt
arka. geri
pişt
art
pişt
bel kuşağı
pişt
kuşak
pişt
sırt
pişt bend
korse
pişt kirin
sırtlamak
pişt lê vegeran
sırt çevirmek
pişt paldan
sırtını vermek
pişt re
bilahare
pişt re
sonra
pişta xwe dan
sırtını vermek
piştepiştî
birlik ve beraberlik
piştevan
destekçi
piştevan
yandaş
piştevanî
dayanışma
piştevanî
destek
piştên
kuşak
piştgir
destekçi
piştgir
yandaş
piştgirî
dayanışma
piştgirî
destek
piştgirîkirin
desteklemek
piştgirîkirin
katkıda bulunmak
piştgirtin
arka çıkmak
piştgirtin
desteklemek
piştî
arkalık
piştî
den sonra
piştî
sırt yükü
piştî
sırtlanan yük
piştî nîvro
öğleden sonra
piştîvan
hamal
piştîzayînê
milâttan sonra
piştmêr
insanın arkasını dayadığı kişi
piştrastbûn
güvenmek
piştrastkirin
güven vermek
piştrastkirin
temin etmek
piştre
sonra
piştre
sonradan
piştvan
taraftar
piştvan
yandaş
pitik
bebek
pitikê
kız bebek
pitiko
erkek bebek
pitir
daha çok
pitirpêr
üç gün önceki gün
pitirpêrar
üç yıl önceki yıl
pitî
küçük
pitî
minyon
pitpit
pıtırtı
pitpitok
mıymıntı
pitpitok
mızmız
pixêrî
baca
pixêrî
şömine
pixtî
pıhtı
pixtî bûn
pıhtılaşmak
pixtok
gevrek (taş için)
piyale
bardak
piyale
kadeh
piyan
su tası
piyan
tepsi
piyar
rahim
piyar
rahmet eden
piyarî
rahmet
piyes
piyes
pizdan
etene
pizdan
plasenta
pizî
göğüste giysi arası
pizî
koyun
pizrik
sivilce
pî
ayak
pî
kol
pî
omuz
pîber
koruyucu
pîj
sivri
pîj
tıraş bıçağı
pîj kirin
sivriltmek
pîkap
pikab
pîkol
at
pîkol
eşek
pîkol
katırın ön ayakları ile tekme atması
pîkol
şaha kalkma
pîkol
şahlanış
pîl
fil
pîl
hayvanlarda ön bacaklar
pîl
kalay
pîlaw
pilav
pîle
derece
pîle kirin
kalaylamak
pîlewer
kalaycı
pîltan
iri
pîltan
kocaman
pîn
folluk
pîn
kümes
pîn
tekme
pînc
ağaçların kökünden çıkan istenmeyen sürgünler
pînc
piç
pîne
yama
pîne kirin
yamalamak
pînik
folluk
pînik
kümes
pîp
fıçı
pîr
eren
pîr
evliya
pîr
ihtiyar
pîr
pir
pîr
veli
pîr
yaşlı
pîramîd
piramit
pîraye
süs
pîrbûn
yaşlanmak
pîrejin
kocakarı
pîrek
evli kadın
pîrek
kadın
pîrelk
cin
pîrê fanî
ermiş
pîrhevî
cin
pîrhevok
acuze
pîrhevok
cadı
pîrhevok
umacı
pîrik
ebe
pîrik
nine
pîrî
ihtiyarlık
pîrmend
bilge
pîrmend
senatör
pîrmend
yaşlı
pîrot
çömlekçi
pîroz
kusal
pîroz
kutlu
pîroz
kutsal
pîroz
mübarek
pîroz
mukaddes
pîroz kirin
kutlamak
pîrozandin
kutsamak
pîrozandin
takdis
pîrozbahî
kutlama
pîrozbahî
tebrik
pîrozbahî lê kirin
tebrik etmek
pîroze
firuze
pîrozgeh
kutsal yer
pîrozgeh
tapınak
pîrozî
kutsallık
pîrozkirin
kutlamak
pîrozname
tebrikname
pîrûbend
veciz
pîrûbend
vecize
pîrûpak
tertemiz
pîs
pis
pîs bûn
pislenmek
pîs kirin
pislemek
pîsî
pislik
pîspaye
pespaye
pîst
cilt
pîst
deri
pîst
yaka
pîşat
tesadüf
pîşe
meslek
pîşesazî
endüstri
pîşesazî
sanayi
pîşesazî
senayi
pîşkar
özne
pîşkar
öznel
pîşo
kav
pît
gemi babası
pît
rıhtımda halat atılan kazık
pîtol
filozof
pîtros
saklambaç oyunu
pîv
doz
pîv
kıstas
pîv
kıyas
pîv
ölçek
pîv
ölçü
pîvan
kıyaslama
pîvan
kriter
pîvan
ölçme
pîvan
ölçüt
pîvan
sağlama
pîvaz
piyaz
pîvaz
soğan
pîvaza hişk
kuru soğan
pîvaza ter
yeşil soğan
pîvazoka mejî
soğancık kemiği
pîvîn
ölçmek
pîvok
çiğdem
pîza
pizza
pîzang
eşek arısı
pîzpîzik
düdük
plûr
sincap
podyum
podyum
pok
diş eti
pol
çelik
pol
köz
pol
omuz
pol
sınıf
pola
çelik
polan
Şubat-19 Mart Kova burcu
polandin
omuzlamak
polat
çelik
polik
bezelye
polik
sikke
polîs
polis
polke
çıkıntı
polke
damak
polke
şişlik oluşma fiili
polke
ur
ponijîn
dalmak
ponijîn
derin derin düşünmek
ponijîn
kara kara düşünmek
por
saç
porçe
peruk
porg
kese
porpare
kılcal
porşikên
saçkıran
porteqal
portakal
portetîf
portatif
Portûgal
Portekiz
Portûgalî
Portekizce
porxan
kürk
posat
gereç
post
post
postager
postacı
postal
postal
posteki
pösteki
postnişîn
postta oturan
postnişîn
tekke şeyhi
poş
boynuz vuruşu
poşe
kavgacı kadın
poşî
erkek başörtüsü
poşîn
giyinmek
poşîn
giymek
poşman
pişman
poşman bûn
pişman olmak
poşmanî
nedamet
poşmanî
pişmanlık
pot
pot
pot şikandin
pot kırmak
potik
paçavra
potir
potur
potîn
potin
poxaçe
poğaça
poxîn
un helvası
poylane
evlilik veya doğum için erkeğin verdiği hediye
poz
burun
poz
sivrilik
poz
uc
pozber
muarız
pozberî
çatışma
pozberî
çekişme
pozberî
rekabet
pozbilind
kibirli
pozheçî
karga burunlu
pozheçî
kargaburun
pozik
çıkıntı
pozmik
burunsak
pozxîn
keyifsiz
pozxîn
üzgün
pozxîn bûn
üzülmek
pozxîn kirin
üzmek
pozxînî
keyifsizlik
pronav
zamir
pu
tu!
puwaz
diş dolgusu
puxte
fezleke
puxte
hulâsa
puxte
muhtasar
puxte
öz
puxte
özet
puxte
üstün
puxtedar
özlü
pûç
bozuk
pûç
çürük
pûç
kof
pûçbûyî
koflaşmış
pûçkirin
çürütmek
pûçkirin
geçersiz kılmak
pûçkirin
ilga etmek
pûg
kar tipisi
pûjan
nane
pûk
tipi
pûk
toz şeklinde kar yağışı
pûl
pul
pûlvan
pulcu
pûn
folluk
pûnc
bitkiler için gür
pûnc
kakül
pûng
yarpuz
pûngal
folluk
pûnik
folluk
pûrkirin
meyve
pûrkirin
sebze vb. soymak
pûrt
kuş tüyü
pûrt
tüy
pûsan
nane
pûş
kurumuş ot
pûşil
edeb
pûşil
haya
pûşil
terbiye
pûşî
sivrisinek
Pûşper
Haziran
pûşt
puşt
pûte
dikkat
pûte
ihtimam
pûte
itina
pûte
özen
pûte lê kirin
ihtimam göstermek
pûte pê dan
özen gösterme
pûte pêdan
ihtimam göstermek
pûtepêdan
dikkat
pûtepêdan
özen veya itina göstermek
pûtperestî
fetişizm
pûxte
nüve
q
Kürt alfabesinin yirminci harfi
qabqab
takunya
qabûr
çanak çömlek kırıkları
qaçanî
porselen tabak
qad
alan
qad
meydan
qad
saha
qad
yer
qada dahatinê
iniş pisti
qada şer
savaş alanı
qada werzişte
spor alanı
qaf
kafatası
qafik
kiremit
qafilqeda
görünmez kaza
qafok
moloz
qafok
selin getirdiği çalı çırpı
qafqiloz
toprak kaplar
Qahîre
Kahire (Mısır’ın başkenti)
qaîl
razı
qaîl kirin
razı etmek
qaj
çam
qajik
sakız ağacından elde edilen sakız
qajîn
çığlık atmak
qal
bahis
qal
oyunda puan
qal kirin
bahsetmek
qal kirin
söz konusu etmek
qalik
kabuk
qalind
kalın
qalkirin
bahsetmek
qalkirin
gümüşü yabancı maddelerden arındırmak
qalkirin
sözetmek
qalo
üzerinde ekmek pişirilen yassıtaş ya da kiremit
qalonçe
buğday biti
qaltax
kaltak
qam
boy
qambost
cüce
qamçî
kırbaç
qamçûr
hayvan vergisi
qame
kama
qamîş
kamış
Qamîşlok
Kamışlı. Suriye’de bir Kürt kenti
qamk
başparmak
qamkinik
kısa boylu
qamyon
kamyon
qamyonet
kamyonet
qang
buharla dezenfekte etme
qanik
sapan
qanî
ikna
qanî kirin
ikna etmek
qantir
katır
qantîn
kantin
qapan
fiyaka
qapan
kantar
qapût
kaput
qapût
palto
qaqê
yumurta
qaqibokirin
meydan okuma
qaqircik
bronş
qaqlîbaz
martı
qaqreş
rengi siyaha çalan kabak türü
qarç
mantar ağacı
qarçik
kuyruk sokumu kemiği
qarix
sebze tarhları
qarîn
feryat etmek
qarot
bitki sapı
qars
yeniden canlanma
qars
yeniden filizlenme
qartik
ağaç pim
qarûşe
çalı süpürgesi
qas
kadar
qas
miktar
qasid
aracı
qasid
elçi
qasidî
aracılık
qasî ku xuya ye
göründüğü kadarıyla
qaş
yüzük taşı
qaşil
kabuk (karpuz
qaşil
kavun vs.)
qaşo
güya
qaşo
sözde
qat
kat
qat
katman
qat
tabaka
qat kirin
katlamak
qawêr
kasnak
qawin
kavun
qawit
kumanya
qax
armut kurusu
qayîl
razı
qayîl bûn
razı olmak
qayîl kirin
razı etmek
qayîm
dayanıklı
qayîm
sağlam
qayîş
kayış
qayîşok
esnek
qayt kirin
bakmak
qayt kirin
göz kulak olmak
qaz
kaz
qazan
kazan
qazim
deve tüyünden yapılan iplik
qazî
kadı
qe
asla
qe
hiç
qeb
güreş
qebale
götürü iş
qebalek
duvar içinde ufak dolap
qebalok
duvarın içine yapılan
qebalok
kapaklı küçük dolap
qebare
hacim
qebarîn
genleşme
qebarîn
hacmin artması
qebrax
kavat
qebrax
pezevenk
qebû
güreş
qebû
güreşe
qebû
meydan okuma
qebû
oyuna
qebû
yarışa çağrı
qebû xwestin
güreşe davet
qebû xwestin
meydan okumak
qebûl
kabul
qebzmal
kabzımal
qeda
bela
qeda
felaket
qeda
kaza
qeda
musibet
qedan
bitmek
qedan
tükenmek
qedandin
bitirmek
qedandin
idare etmek
qedandin
sonuçlandırmak
qedandin
tüketmek
qedandin
yetinmek
qedaxe
memnu
qedaxe
yasak
qedaxe kirin
yasaklamak
qedemgeh
tuvalet
qedexe
yasak
qedexekirin
yasaklamak
qedir
değer
qedir
kıymet
qedîfe
kadife
qedîn
bitmek
qedyayî
bitik
qef
bir kaya ya da ırmak kenarındaki oyuk
qef
mat. çevre
qefçil
çirkin
qefel
köprücük kemiği
qefes
kafes
qefilîn
çok üşümek
qefilîn
yorulmak
qefle
kafile
qefsîng
göğüs kemiği
qefsîng
iman tahtası
qefş
bir tutam ot ya da saç
qeftan
kaftan
qehirandin
kızdırmak
qehirandin
öfkelendirmek
qehirandin
sinirlendirmek
qehirandin
üzmek
qehirîn
içerlenmek
qehirîn
kızmak
qehirîn
öfkelenmek
qehirîn
sinirlenmek
qehitîn
bazı şeylerin kıt olması yada hiç bulunmaması
qehwe
kahve
qehwevan
kahveci
qehwexane
kahvehane
qehweyî
kahverengi
qelaç
tepelerin ot bitmeyen yamacı
qelafet
tip
qelandin
kızartmak
qelandin
kavurmak
qelandin
soyunu kurutmak
qelanik
kalay
qelareşk
kuzgun
qelaş
kalleş
qelaştin
yarmak
qelax
istifi
qelax
tezek
qelebalix
kalabalık
qelebask
saksağan
qelemon
hindi horozu
qelen
başlık parası
qelender
babacan
qelender
kalender
qelew
semiz
qelew
şişman
qelewî
şişmanlık
qelibîn
devrilmek
qelibîn
içine dalmak
qelibîn
yarıp geçmek
qelihîn
imha
qelihîn
imha olmak
qeliqandin
kararsızlığa düşmek
qeliqandin
tahrik etmek
qeliqîn
kararsızlığa düşmek
qeliqîn
tahrik olmak
qelişandin
yarmak
qelişî
çatlak
qelişî
yarık
qelişîn
yarılmak
qelizîn
fırsatını kollamak
qelî
kavurma
qelîn
kavrulmak
qelîsêl
sac kavurma
qelîsêl
sacda kızartılmış et üzerine
qelîsêl
sarmısaklı yoğurt dökülerek yapılan bir yemek
qelîştek
yarık
qelp
sahte
qelpezan
kalpazan
qelpezan
sahteci
qelpezan
sahtekâr
qelq
hareket
qelq
oynak
qels
güçsüz
qels
zayıf
qelsî
zayıflık
qelş
yarık
qelûn
pipo
qelye
potas
qemalax
karda silahsız keklik avı
qeman
bronzlaşmak
qemandin
hafifçe yakmak
qematik
kundak (bebekler için)
qemb
badem vs
qemb
birbirine yapışık ikizler
qemb
yapışık ceviz
qemç
kuyruk
qemçûr
kamçı
qemer
yağız
qemer genimî
açık esmer
qemerdîn
kaysı pestili
qemerê vekirî
esmer
qemirandin
bronzlaştırma
qemirîn
bronzlaşma
qemirîn
bronzlaşmak
qemirîn
kızarmak
qemîn
hafifçe yanmak
qemsî
dedikoducu
qemtik
küçük ipek mendil
qena
bari
qena
hiç olmazsa
qenc
iyi
qenc
iyi güzel
qencî
iyilik
qencîxwaz
iyiliksever
qend
nebati şeker
qendav
kant
qender
bile
qender
kadar
qenderî
nicelik
qendîl
kandil
qene
bari
qene
hiç olmazsa
qenebe
en azından
qenebe
hiç değilse
qenebe
hiç olmazsa
qenter
kantar
qenter
tartı
qentere
oluk şeklinde uzun bir direk
qentûr
kanun
qepsûn
kapsül
qepsûn
mermi kovanı
qepûşk
salyangoz
qer
parlak siyah
qerac
kıraç
qeram
kapak
qeram
takat
qeramê ketin
takatten düşmek
qeramûşk
çimdik
qerandin
ıstırabını dindirmek
qerandin
sukünete kavuşturmak
qerase
iriyarı kimse
qerase
kaldıraç
qerase
manivela
qerase
mec. azman
qerase
zebella
qeraş
değirmenci
qerax
kıyı
qerax
kenar
qerax
sahil
qerd
borç
qerd
istikraz
qerd
ödünç
qerebalix
kalabalık
qereçi
çingene
Qereçî
Çingene
qeresî
kiraz
qerf
espri
qerf
nükte
qerf
şaka
qerf kirin
espri yapmak
qerfî
mizahi
qerfok
nüktedan
qerimîn
yorulmak
qerisandin
dondurmak
qerisandin
zorlayarak yerleştirmek
qerîn
vazgeçmek
qermiçandin
buruşturmak
qermiçandin
büzmek
qermiçî
buruşuk
qermiçîn
buruşmak
qermiçîn
büzülmek
qermiçîn
büzüşmek
qermîçok
buruşukluk
qermît
kiremit
qern
dönem
qern
yüzyıl
qernebît
yeşil lahana
qerpal
lime lime
qerpal
yırtık pırtık
qerqef
sürahi
qerqîtk
kurutulmuş kavun
Qers
Kars
qersîl
yeşil arpa
qersûn
geniş ağızlı çömlek
qert
kart
qert bûn
kartlaşmak
qertaf
arının en taze peteği
qertaf
dilbilgisinde ek
qertaf
kovandan bal almak için kullanılan araç
qertel
kartal
qerwaş
cariye
qerwaş
kadın hizmetçi
qerz
borç
qerzdar
borçlu
qesab
kasap
qesd
kasıt
qesel
ekin sapları
qesem
and
qesem
yemin
qesifandin
eti doğramak
qesifandin
parçalamak
qesifîn
doğranmak
qesifîn
parçalanmak
qesirbendî
mimarlık
qesîl
evin önündeki bostan
qesp
hurma
qesr
saray
Qesraşêrîn
Kasr-ı şirin
qeşa
buz
qeşadank
buzluk
qeşagirtin
buz tutmak
qeşagirtin
buzlanmak
qeşardin
bir şeyin kabuğunu soymak
qeşartin
kabuğunu soymak
qeşaşkên
buzkıran
qeşeng
yakışıklı
qeşitandin
kovmak
qeşitîn
savuşmak
qeşmer
kişiliksiz
qeşmer
palyaço
qeşmer
soytarı
qet
asla
qet
hiç
qet
kesim
qet
parça
qet kirin
parçalara ayırmak
qet nebe
bari hiç olmazsa
qetab
ek
qetab
ilave
qetandin
kesmek
qetandin
koparmak
qetandin
yırtmak
qetandin
yarmak
qetik
yük vs. bağlamak için kısa kalın ip
qetîn
kesilmek
qetîn
kopmak
qetîn
yırtılmak
qetmer
katmer
qetran
katran
qetûf
üzüm sepeti
qevaztin
atlamak
qevd
buket
qevd
deste
qevd
kabza
qevd
tutam
qevd
tutamak
qevz
atlama
qevz
sıçrama
qevz
uzun adım
qevz dan
uzun adım atmak
qewad
kavat
qewaf
çömlekçi
qewal
yezidi dini liderine verilen san
qewan
müzik plağı
qeware
form
qeware
hacim
qeware
kalıp
qeware
ölçü
qewarok
parsel
qewartin
oymak
qewas
kavas
qewimîn
meydana gelmek
qewimîn
olamk
qewimîn
olmak
qewimîn
oluşmak
qewirandin
def etmek
qewirandin
kovmak
qewitandin
başından savmak
qewitandin
defetmek
qewitandin
kovmak
qewitandin
terslemek
qewitî
tembih
qewitîn
defolmak
qewîn
dayanıklı
qewîn
sağlam
qewîtlêkirin
tembihlemek
qewl
demek
qewl
süz etmek
qewlik
cüzdan
qewlik
kitap vs. için muhafazalık
qewnik
su kabağı
qey
cümleye sanmak
qey
sanki
qey
sanki anlamını katar ve ayrıca her halde anlamına gelir
qeyar
toprak kapları yapıştırmak için kullanılan zamk
qeyd
kayıt
qeyd
pranga
qeyd kirin
kaydetmek
qeydik
pranga
qeydik
tasma
qeyran
bunalım
qeyran
karmaşık
qeyran
kriz
qeyre
orta yaşlı
qeyserî
kapalı çarşı
qeysik
koltuk değneği
qeysik
loğ çekmeye yarayan ağaç alet
qeysî
kaysı
qeytan
kaytan
qez
ipek
qezaz
elbise diken
qezaz
ipek satan
qezaz
terzi
qezazade
kazazede
qezenc
kazanç
qezenc kirin
kazanmak
qezî
ipek
qezî
laf
qezî
sohbet
qezî avêtin
laf atmak
qezî kirin
sohbet etmek
qezîxweş
hoş sohbet
qêrîn
bağırmak
qêrîn
çığlık
qêrîn
çığlık atmak
qêrîn
feryat etmek
qêrîn
haykırmak
qêrqaş
yatay
qêxane
omlet
Qibris
Kıbrıs
Qibrisî
Kıbrıslı
qicik
az
qicik
küçük
qicî
su teresi
qiç
az
qiç
küçük
qidî kirin
gıdıklamak
qidûm
biçim
qidûm
derman
qidûm
güç
qidûm
şekil
qidûm
takat
qidûm şkestin
gücü kırılmak
qijik
karga
qijilandin
cızırdatmak
qijilandin
kızartmak
qijilandin
kızgın yağda kızartmak
qijilîn
cızırdamak
qijilîn
kızarmak
qijîn
cızırdamak
qijnik
kene
qila
kalay
qilêr
kir
qilêr
kirli
qilêr
pasak
qilêrî
kirli
qilêrî
pasaklı
qilêwî
bulaşık
qilik
ağaçtan yapılan kapı kilidi
qilîbûn
gıdıklanmak
qilîç
serçe parmağı
qiloç
boynuz
qilozan
takla
qilqal
telaş
qilqilik
ağaçtan yapılan uzunca kilit
qilûmik
dalları kesilmiş ağaç
qilûmik
felç yada romatizmadan organları eğrilmiş kimse
qim
içim
qim
yudum
qimil
kımıl
qinare
mezbaha
qinc
dikey
qinc
düşey
qinc
şakuli
qincok
boylam
qinik
kümes
qinik
tekerleme
qinût
cimri
qinût
pinti
qinyat
inan
qinyat
kanaat
qinyatanîn
kanaat getirmek
qinyatkar
kanaatkar
qir
imha
qir
kırım
qir kirin
imha etmek
qir kirin
kırmak
qiraç
mat. açı
qirase
kaldıraç
qirçandin
çatırdatmak
qirçandin
gıcırdatmak
qirçîn
çatırdamak
qirçîn
gıcırdamak
qird
maymun
qirdik
adı çıkmış kadın
qirdik
gülünç
qirdik
kişiliksiz
qirdik
zenne
qirêj
kir
qirêj
kirli
qirêj
pasaklı
qirêj bûn
kirlenmek
qirêj kirin
kirletmek
qirêjbûn
kirlenmek
qirêjî
pasak
qirêjkirin
kirletmek
qirên
dövüş
qirên
kavga
qirik
gırtlak
qirim
tırpan
qirîn
çığlık
Qirjal
Akrep burcu
qirkirin
katliam
qirkirin
yok etmek
qirnî
kene
qirpik
geğirti
qirpik helatin
geğirmek
qirpikhilatin
geğirmek
qirpîn
çıtlatma
qirş
çırpı
qirş
çalı
qirş
çöp
qirş û qal
çer çöp
qirtik
gırtlak
qisawet
endişe
qisekirin
konuşmak
qisûr
kabahat
qit
kıt
qitî
acur
qitût
tutumlu
qiyame
dik
qiyame
yokuş
Qizilbaş
Kızılbaş
qîç
göz kırpma
qîç
kısık
qîç
küçük (göz)
qîç bûn
kısılmak
qîç kirin
kırpmak
qîçik
açık sarı
qîçik
saman sarısı
qîjên
çığlık atmak
qîl
dayanak
qîl
ipucu mec
qîl
köpek dişi
qîm
kanaat getirme
qîm
kifayet
qîm
yetinme
qîm
yetme
qîm kirin
yetinmek
qîma xwe anîn
yetinmek
qîma xwe pê anîn
yetinmek
qîq
ince uzun boylu kimse
qîq
iskelet
qîq
zayıf
qîqbûn
iskelet gibi olmak
qîr
asfalt
qîr
katran
qîr
zift
qîrandin
bağırmak
qîrandin
feryad ettirmek
qît
budak
qîtik
baldır kemiği
qîtik
budak
qîz
kız
qîzap
amca kızı
qloç
boynuz
qoç
boynuz
qoç
vahşi hayvan avında kullanılan kapan
qoç kirin
toslamak
qoç lêdan
toslamak
qol
kesik
qolinc
kulunç
qolinc
omuz kürek kemikleri ve buraya gelen sancı
qom
kavim
qompîr
patates
qonax
aşama
qonax
evre
qonax
konak
qonax
menzil
qonax
merhale
qondre
kundura
qonser
konser
qopan
fiyaka
qopanik
delişmen
qopanik
fiyakalı
qopçe
kopça
qopçe kirin
kopçalamak
qopix
delişmen
qor
dizi
qor
sıra
qorede
çok zayıflamış hayvan
qorik
kalça
qorî
demlik
qornî
dış köşe
qornî
kurna
qorsî
ağırlık
qorzî
köşe
qorzî
köşebent
qose
ağızlık
qose
sigara ağızlığı
qotik
boğmaca
qram
takat
Quds
Kudüs.(Kutsal bir şehir.)
qudûmşkestin
şekli bozulmak
qudûmşkestin
takatten düşmek
qufe
küfe
qufil
kilit
qufil kirin
kilitlemek
qufilandin
kilitlemek
qufilîn
kilitlenmek
qufulîn
donup kalmak
qufulîn
kilitlenmek
qufulîn
soğuktan donmak
qul
delik
qul
in
qulab
ters dönme
qulabtin
devirmek
qulac
kulaç
qulbik
çapa
qulf
çengel
qulf
kanca
qulibandin
devirmek
qulibîn
devrilmek
quling
turna
qulipandin
çevirmek
qulipandin
devirmek
qulipîn
çevrilmek
qulipîn
devrilmek
qulkirin
delmek
qulozan
takla
qulp
kulp
qulqule
menteşe
qulqulî
delik deşik
qulqulî
mağara
qumaş
kumaş
qumrî
kumru
qunc
köşe
quncik
köşe
quncirandin
çimdiklemek
quncîrk
çimdik
quncnivîs
köşe yazısı
quncnivîsar
köşe yazarı
qundax
dipçik
qundax
kundak
qunêr
apse
quntar
dağ eteği
qup
kuluçka
quraftin
bükerek kırmak
qure
kendini beğenmiş
qure
kibirli
qure
mağrur
quretî
kibirlilik
qurf
büyük korku
qurf
korku
qurf
panik
qurfandin
bir şeyi bükerek koparmak
qurfandin
korkutmak
qurfandin
paniğe uğratmak
qurifîn
paniklemek
qurix
ayaz
qurix
çiv
qurix
kutup yıldızı
qurî
koruk şerbeti
qurî
üzüm şerbeti
qurîn
guruldamak
qurîş
kuruş
qurm
ağaç gövdesi
qurs
kurs
qurt
içim
qurt
yudum
qurtandin
yudumlamak
qurufandin
panik yaratmak
qurufîn
paniğe kapılmak
qusan
el ya da ayakta içinde su biriken kabarcıkların meydana gelmesi
qusandin
kırpmak
qusandin
kısaltmak (saç vs.)
qusandin
kesmek
qusandin
pıhtılaştırmak
qusîn
kısalmak
qusîn
kanın ya da sütün pıhtılaşması
qut
kısa boylu
qut
kesik
qut
kopuk
qut bûn
kesilmek
qut bûn
kopmak
qut kirin
kırpmak
qut kirin
kesmek
qut kirin
koparmak
qutbûn
kesilmek
qutebir
kesin
qutifîn
çok korkmak
qutik
gömlek
qutim
ağaçlar kesildikten sonra yerde kalan kökü
qutî
kutu
qutî
tabaka
qutkirin
kesmek
quz
am
quz
vajina
qû
guguk kuşu
qû
kuğu
qûç
taş yığını
qûl
kul
qûn
göt
qûn
kıç
qûn
makat
qûnde
argo da ibne
qûnde
homoseksuel
qûnek
argo da ibne
qûnek
homoseksuel
qûnek
homoseksüel
qûnek
ibne
qûrç
taş yığını
qûrçik
küçük taş yığını
qûrçik
kulübe
qûşxane
kulpuz tencere
qûşxane
tencere
qût
azık
qût
gıda
qût
kışlık erzak
qût
tavuk yemeği
qûtifîn
donma derecesinde üşümek
qûtifîn
mec. korkmak
r
Kürt alfabesinin yirmi birinci harfi
ra
kök
raberkirin
açıklamak
raberkirin
öngörme
raberkirin
sunmak
rabezandin
çatmak
rabezandin
üstüne yürümek
rabezîn
çatışmak
rabezîn
saldırıya geçmek
rabezîn
saldırmak
rabêj
eda
rabirdû
geçmiş
rabirdû
mazi
rabiwardin
biriyle iyi geçinmek
raborandin
geçirmek
raboriya çîrokî
mişli geçmiş
raboriya diyar
dili geçmiş
raborî
geçen
raborî
geçmiş
raborîn
geçmek
rabûn
kalkış
rabûn
kalkmak
rabûn
sökülmek
rabûn
yükselmek
raçandin
dokuma
raçandin
dokumak
raçandin
dokunmak (bez vs.)
raçandin
kurmak
raçav
dikiz
raçav
gözetim
raçav kirin
gözetlemek
raçavkirin
gözetlemek
radan
davranmak
radan
sokmak
radan
zuhur etmek
rade
derece
rade
düzey
rade
esna
rade
seviye
rader
mastar
radest
teslim
radest bûn
teslim olmak
radest kirin
teslim etmek
radestbûn
teslim olmak
radestkirin
teslim etmek
raêx
mefruşat
rageş
hırçın
rageş bûn
hırçınlaşmak
ragihan
iletişim
ragihandin
bildirmek
ragihandin
eriştirmek
ragihandin
ilan etmek
ragihandin
iletişim
ragihandin
iletmek
ragihandin
muhabere
ragihiştin
ulaşmak
ragihiştin
yetişmek
ragihîn
iletişim
ragirtin
dayanmak
ragirtin
elde tutmak
ragirtin
hakim olmak
ragirtin
tahammül etmek
raguhêzbar
iletken
rahêl
üst taraf veya bölge
rahêlandin
kapmak
rahiştin
kapmak
rahiştin
uzanıp almak
rahiştin
yerden alıp kaldırmak
rahşan
gösterişli
rahşan
yol gösteren
rajandin
beşik
rajandin
dal vs. sallamak
rajen
damarları çalıştıran
rajenîn
nabız
rajerîn
alicenap
rajêr
alt taraf
rajêr
aşağısı
rajêr
en alt
rajêr
en aşağı
rajêrî
tebaa
rajor
en üst
rajor
en yukarı
rajor
üst taraf
rajor
yukarı taraf
rajor
yukarısı
rakendî
irsi
rakendî
kalıtsal
raketin
uyumak
raketin
yatmak
rakêşandî
çekik
rakêşandî
örtük
rakêşayî
çekik
rakêşayî
örtük
rakêşer
çekici
rakirin
kaldırmak
rakirin
sökmek
rakişandin
çekmek
rakişandin
kökten kaldırıp çekmek
rakişandin
sökmek
raman
düşünce
raman
fikir
raman
görüş
raman
mütalaa
raman standin
fikir almak
ramana pêdand
sabit fikir
ramandin
düşünmek
ramedan
uzanmak yatmak
ramedan
yatırım
ramedin
yatırım
ramedîn
uzanmak
ramedîn
yatmak
ramîn
düşünmek
ramûsan
öpmek
ramûsan
öpücük
ramûsan
öpüşmek
ramûsandin
öptürmek
ramûsîn
öpmek
ramyar
siyasetçi
ramyarî
siyasal
ramyarî
siyasi
ran
but
ranavîş kirin
telkin
rantperest
rantçı
raperandin
ayaklandırmak
raperandin
uyandırmak
raperişandin
yontmak
raperişîn
yontulmak
raperîn
atılım
raperîn
ayaklanma
raperîn
ayaklanmak
rapêç
tipi
rapêçan
sarmak
rapêçan
sarmalamak
rapêlk
tırmık
rapêş kirin
göstermek. önüne koymak
rapiçikîn
doluşmak
raq
kola
rareş
kangren
raselitîn
musallat
rast
doğru
rast
düz
rast
düzgün
rast
gerçek
rast
sağ
rast
sahi
rast
selim
rast hatin
rastlamak
rast hatinî
rastlantı
rastandin
doğrulamak
rastandin
düzeltmek
rastandin
tashih etmek
rastandin
teyit etmek
rastbêj
açık sözlü
rastbêj
doğru söyleyen
rastbîn
doğruyu gören
rastbîn
gerçekçi
rastbîn
realist
raste
düzlük
raste rast
doğrudan
raste rast
doğruya
rastek
cetvel
rasteqîn
gerçek
rasteqîn
hakikat
rasteqîn
realite
rasterast
direk
rasterast
doğrudan
rastgir
sağcı
rastgo
doğrucu
rasthatî
rasgele
rastî
gerçek
rastî
gerçeklik
rastî
hakikat
rastî
öz
rastî
realite
rastî hev hatin
karşılaşmak
rastîbîn
gerçekçi
rastîxwaz
gerçekçi
rastker
düzeltmen
rastkêş
cetvel
rastnivîs
imla
rasyonalîzm
akilcilik
rave
izah
rave kirin
açıklama
rave kirin
yorum
ravekar
yorumcu
ravekirin
izah etmek
ravepirs
gensoru
rawe
kip
rawest
ara
rawest
fasıla
rawestan
beklemek
rawestan
durma
rawestan
durmak
rawestan
duruş
rawestan
fasıla vermek
rawestandin
durdurmak
rawestek
fren
rawestgeh
durak
rawestin
beklemek
rawestin
durmak
rawestina giramiyê
saygı duruşu
rawestî
dur
rawestîn
durmak
rawestîna rêzgirtinê
saygı duruşu
raweşandin
sallamak
rawêj
farz
rawêj
tahmin
rawêj
varsayım
rawêj
zan
rawêjî
farazi
rawêjî
sanal
rawêjî
tahmini
rawirtin
geçmek
rawirtin
ileri geçmek (yarış
rawirtin
yürüyüşte vs.)
rawirtî
geçkin
rawî
rivayet eden
raxêr
döşeme
raxistin
döşemek
raxistin
sermek
raxistin
sörmek
raxistin
yaymak
ray
düşünce
ray
fikir
ray
görüş
ray
kanaat
ray
mütalaa
ray
oy
ray
rey
raya gel
halkoyu
raya gel
kamuoyu
raya gişkî
kamuoyu
raya giştî
kamuoyu
raya xwe peşkeş kirin
kanaatini belirtmek
raya xwe peşkeş kirin
mütalaada bulunmak
rayandin
oylamak
rayda
çarpıcı
rayda
etkileyici
raydan
etkilemek
raydan
görüş bildirmek
raye
otorite
raye
salâhiyet
raye
velayet
raye
yetki
rayedan
etkilemek
rayedan
tesir etmek
rayedar
etkili
rayedar
otoriter
rayedar
salahiyetli
rayedar
tesirli
rayedar
yetkili
rayedariya zagonsaziyê
yasama yetkisi
rayêl
hat
rayêl
tel
rayîc
rayiç
rayîc
tedavül
raz
giz
raz
sır
razan
uyumak
razan
yatmak
razandin
uyutmak
razandin
yatırmak
razber
abstre
razber
mücerret
razber
soyut
razber kirin
soyutlama
razdarî
mistisizm
razdarî
tasavvuf
razî
razı
reben
bahtsız
reben
fakir
reben
zavallı
reçete
reçete
red
ret
red kirin
reddetmek
redaktor
redaktör
ref
dizi
ref
kuş sürüsü
ref
raf
ref
sıra
refandin
çorap
refandin
kilim vs.nin söküklerini örerek tamir etmek
reftar
davranış
reftar
gidiş
reftar
hareket
reftar
tutum
regez
ırk
regez
eleman
regez
nesep
regez
öğe
regez
soy
regez
unsur
regezperest
ırkçı
reh
damar
reh
kök
reh
köken
rehek
bitki
reheknasî
botanik
rehidandin
incitmek
rehidîn
incinmek
rehilandin
titretmek
rehilîn
titremek
rehjen
nabız
rehjenîn
nabzını ölçmek/tutmak
rehwan
atın rahvan yürüyüşü
rejî
kömür
rejî
odun kömürü
rektor
rektör
remil
fal
remil
remil
remildar
falcı
remildar
remilci
renc
acı
renc
emek
renc
eziyet etmek
renc
sıkıntı
renc
zahmet
rencandin
acı vermek zahmet vermek
rencandin
rencide etmek
rencber
emekçi
rencîde
gücendirilmiş
rencîde
incinmiş
rencîde
incitilmiş
rencîde
kalbi kırılmış
rencîn
rencide olmak
rencûr
acılı
rendeş
rende
rendeş kirin
rendelemek
rendol
bostan korkuluğu
reng
renk
reng dar
renkli
reng korî
renk körlüğü
rengandin
renklendirmek
rengavêtin
renk atmak
rengavêtî
solgun
rengavêtî
soluk
rengdêr
dilbilgisinde sıfat
rengdêr
sıfat
rengdêra çawahîn
niteleme sıfatı
rengdêra jimarîn
sayı sıfatı
rengdêra nîşandanê
işaret sıfatı
rengdêra pirsiyarkî
soru sıfatı
rengîn
renkli
rengpîşe
belirteç
rengrês
boyacı
rengrês
kumaş boyası
rengûreng
rengârenk
rep
dik
rep
ereksiyon
rep
kalkık
rep bûn
kalkmak
rep kirin
kaldırmak
repandin
kabaca dövmek
repandin
vurmak
repbûn
dikleşmek (erkeğin ereksiyonu)
repisîn
tıka basa dolmak (katı şeylerle)
repîn
şahlanmak
req
ereksiyon
req
kalkık
req
kas katı
req
sert
req
su kaplumbağası
reqço
çelik çomak
reqele
sıska
reqem
rakam
reqisandin
müzikle oynatmak
reqisîn
oynamak
reqîn
şıkırdamak
reqîn
şıkırtı tıkırtı
reqîn
tıkırdamak
reqs
dans
reqs
halay
resen
asil
resen
orijinal
resen
otantik
resen
özgün
reş
kara
reş
siyah
reş kirin
karalamak
reşahî
kara silüet
reşahî
karartı
reşandin
saçmak
reşandin
serpiştirmek
reşandin
serpmek
reşaş
otomatik silah
reşaş
serpinti
reşbelek
name
reşbîn
karamsar
reşbînî
karamsarlık
reşe
korkuluk
reşeba
güneydoğu rüzgarı
reşeba
romatizma
reşedar
dişbudak
reşedar
ormanın kışın yapraksız hali
Reşemî
Şubat ayı
reşêle
sığırcık kuşu
reşgiranî
tifo
reşgirêdan
matem
reşgirêdan
yas tutmak
reşik
göz bebeği
reşik
siluet
reşik
siyah olan
reşik
siyahi
reşik
zenci
reşî
karartı
reşîme
takı zincir
reşkandin
kıskandırmak
reşke
kimyon
reşker
karartıcı
reşkîn
kıskanç
reşkîn
kıskanmak
reşnivîs
karalama
reşnivîs
müsvedde
reşnivîs
müsvete
reşreşik
çörek otu
retandin
bir belayı vb. atlatmak
retandin
birini
rev
firar
rev
kaçış
rev
kaçma
revandin
kaçırmak
revde
güruh
revde
köpek sürüsü
revêtin
tahta işlemeciliği yapmak
revêtin
tahtayı yontup işlemek
revîn
kaçmak
revo
at veya katır sürüsü
revok
firar
revok
kaçak
revrevik
serap
rewa
çiy
rewa
meşru
rewa
nem
rewa
uygun
rewa
yakışır
rewa
yerinde
rewa dîtin
uygun bulmak uygun görmek
rewac
geçerli ve değerde olma. muteber
rewac
rağbet
rewac
revaç
rewac
sürüm
rewac
yürürlük
rewacdar
geçerli
rewacdar
yürürlükte
rewagirtin
nemlenmek
rewal
toy
rewal
tüysüz delikanlı
rewalî
toyluk
Rewandiz
Revanduz
rewanî
revani
rewayetî
meşruluk
rewd
toplam
rewendî
göçebe
rewêl
vahşi hayvan
rewêrtin
yontmak
rewiqandin
at koşturmak
rewisîn
kıl ve benzerlerin hafiften yanması
rewisîn
saç
rewisîn
tüy
rewişt
ahlak
rewişt
karakter
rewişt
karekter
rewiştî
ahlaki
rewitandin
ağaçların ve bitkilerin yapraklarını dökmek
rewnaq
ışık
rewnaq
görkem
rewnaq
göz alıcı
rewnaq
ihtişam
rewnaq
parlak
rewnaqdar
muhteşem
rewneq
görkem
rewneq
ihtişam
rewneq
zarafet
rewneqdar
görkemli
rewneqdar
ihtişamlı
rewq
zincirin halkası
rewrewk
sanrı
rewrewk
serap
rewş
durum
rewş
gidişat
rewş
hal
rewş
vaziyet
rewşa aborî
ekonomik durum
rewşa awarte
olağanüstü durum
rewşa awarte
olağanüstü hal
rewşedar
muhteşem
rewşen
açık
rewşen
aydın
rewşenbîr
aydın
rewşenbîr
entelektüel
rewşenbîr
entellektüel
rewşeparêz
statükocu
rewt
sırık
rewt
uzun sırık
rewtik
ince sırık
rex
kıyı
rex
taraf
rex
yan
rex
yön
rexne
eleştiri
rexne
tenkit
rexne kirin
eleştirmek
rexnegir
eleştirmen
rexnegirtin
eleştirmek
rexnekar
eleştirmen
rexnelêkirin
eleştirmek
rexneyî
eleştirel
rext
fişeklik
rext
koşum
rextdar
tekel memuru
rextdar
tütün tüccarı
reyîn
havlamak
rez
bağ
rezber
eylül ayı
rezberdan
bağ bozumu
rezvan
bağcı
rezvanî
bağcılık
rê
yol
rê
yordam
rê çûn
yol almak
rê çûn
yol kat etmek
rê dan
yol vermek
rê kirin
göndermek
rê kirin
yolcu etmek
rê kirin
yollamak
rê pêşandêr
yol gösteren
rê pêşkirin
yol göstermek
rê ve çûn
yürümek
rê vekirin
yol açmak
rêav
mecra
rêba
iklim
rêbar
akım
rêbar
tradisyon
rêbar
yol
rêbar
yordam
rêbarî
sefer
rêbarî
yolculuk
rêbaz
ekol
rêbaz
metot
rêbaz
üslup
rêbaz
yöntem
rêbej
karayolu
rêbendan
ocak ayı
rêber
kılavuz
rêber
rehber
rêber kirin
yol göstermek
rêberî
kılavuzluk
rêbir
haydut
rêbir
şakî
rêbir
yol kesen
rêbiwar
gelip geçen
rêbiwar
seyyar
rêbiwar
yolcu
rêç
çığır
rêç
iz
rêç
yol
rêç tilî
parmak izi
rêçgerandin
iz sürmek
rêçvan
izci
rêdan
izin vermek
rêder
çıkış
rêder
çıkış yolu
rêgeh
ekol
rêgeh
güzergah
rêgeh
rota
rêgeh
uğrak
rêgeh
yörünge
rêgez
ilke
rêgez
prensip
rêhesin
demiryolu
rêhesin
ray
rêje
nispet
rêje
oran
rêjgeh
çağlayan
rêjgeh
şelale
rêjgehî
çağlayış
rêjing
oluk
rêjk
döküntü
rêjne
sağanak
rêjtin
dökmek
rêkeftin
anlaşma
rêkupêk
derli toplu
rêkupêk
düzenli
rêkupêk
intizamlı
rêkupêk
muntazam
rêkupêk kirin
düzenlemek
rêkupêk kirin
tanzim etmek
rêkûpêk
düzenli
rêl
orman
rêlvan
ormancı
rêpîvan
adımlama
rêpîvan
kaide
rêpîvan
kural
rêpîvan
yürüryüş
rêsî
balya (ot için)
rêsî
burma
rêsîn
eğirmek
rêstin
eğirmek
rêş kirin
kazımak
rêş kirin
sürmek
rêşaş
sapık
rêşaş
sapkın
rêşaş bûn
sapıtmak
rêşaşî
sapkınlık
rêşî
püskül
rêşî
saçak
rêşkirin
demir gibi şeyleri kazımak
rêşkirin
tahta
rêşkirin
tencere
rêşte
nesil
rêûdirb
yöntem
rêvaz
ışkın otu
rêvaz
okçun otu
rêvaz
ravent
rêveber
yönetici
rêveberî
yönetim
rêvebir
direktör
rêvebir
idareci
rêvebir
müdür
rêvebirin
sevk ve idare etmek
rêvebirin
yürütme
rêvebirîya malê
ev idaresi
rêwerz
talimat
rêwî
luk
rêwî
yolcu
rêwî bûn
sefere çıkmak
rêwîngî
yolculuk
rêwîtî
sefer
rêwîtî
yolculuk
rêx
hayvan dışkısı
rêx
hayvan pisliği
rêx
mayıs
rêxistin
örgüt
rêxistin
yola koymak
rêz
dize
rêz
dizi
rêz
hürmet
rêz
sıra
rêz
satır
rêz
saygı
rêz kirin
dizmek
rêz kirin
sıralamak
rêzan
öncü
rêzan
politikacı
rêzan
yol bilen
rêzan
yol gösteren
rêzan
yolu gösteren
Rêzanan
Eylül ayı
rêzanî
politika
rêzanî
siyaset
rêzbûn
dizilmek
rêzbûn
sıraya geçmek
rêzdar
değerli
rêzdar
sayın
rêzdar
saygıdeğer
rêzdar
saygın
rêzdarî
saygı
rêzdarî
saygınlık
rêze
dizi
rêze
paradigma
rêze
saf
rêze
seri
rêze
tefrika
rêzenivîs
dizi yazı
rêzfîlm
dizi film
rêzgir
saygılı
rêzgirtin
saygı gösterme
rêzik
kural
rêzik
norm
rêzik
satır
rêzikî
normal
rêzikî
normlara uygun
rêzikparêz
kuralcı
rêzikperest
kuralcı
rêziman
dilbilgisi
rêziman
gramer
rêzîkên rastnîvîsnê
imla kuralları
rêzkarî
disiplin
rêzker
mürettip
rêzkirin
dizmek
rêzkirin
sıralamak
rêzname
tüzük
rêzname
yönetmelik
rêzname
yönetmenlik
rêznameya hundirîn
iç tüzük
riba
faiz
ricifandin
titretmek
ricifîn
titremek
ricricandin
morartmak
ricricî
morluk
ricricîn
morarmak
rifse
sulak arazi
rih
sakal
rih berdan
sakal bırakmak
Riha
Kurtuluş
Riha
ŞanlıUrfa (şehr-ûn nebî)
rihabûn
kurtulmak
rihakirin
kurtarmak
rihan
reyhan
rihberdan
sakal bırakmak
rijandin
dökmek
rijî
kömür
rijî
yağız hayvan
rijî
yağsız
rijîn
dökülmek
rik
inat
rik
kin
rik girêdan
kin bağlamak
rik kirin
inat etmek
rikdar
inatçı
rikdar
kindar
rikeberî
inatlaşma
rikeh
keklik kafesi
rikêb
üzengi
rikîn
inat etmek
riko
ısrarcı
riko
inatçı
rikrikîn
titremek
rim
mızrak
rimbaz
mızrakçı
rind
güzel
rind
iyi
rind bûn
güzelleşmek
rind bûn
iyileşmek
rind kirin
güzelleştirmek
rind kirin
iyileştirmek
rindik
cici
rindî
güzellik
rindî
iyilik
rindîxwaz
iyiliksever
rinek
fırça
ringandin
şıngırdatmak
ringîn
şıngırdamak
ripûreş
simsiyah
ripûronî
apaydın
risas
kurşun
risil
gömme dolap
rist
düzen
rist
kural
rist
nizam
rist
rol
rist
satır
rist kirin
düzene sokmak
rist kirin
kurallı hale getirmek
riste
beyit
riste
cümle
riste
dizge
riste
mısra
riste
manzume
ristik
kolye
ristin
dokumak
ristin
eğirmek
ristname
nizamname
riswa
rüsva
riswa kirin
rüsva etmek
rişe
kökçük
rişên
çiselemek
rişk
bit yumurtası
rişte
erişte
rişte
şehriye
ritam
balçık (su ve selle gelen çamur)
ritam
mil
ritil
8 kg.lık sıvı ölçü birimi
ritil
batman
ritimandin
tıkamak
ritimîn
tıkanmak
rivîn
alev
riwange
bakış açısı
riwîn
akıcı
riwînî
akıcılık
rixandin
tahrif etmek
rixîn
tahrif olmak
riya
riya
Riyad
Riyad (Suudi Arabistan’ın başkenti)
riyakar
riyakar
rizandin
çürütmek
rizbe
kayış tokası
rizde
menteşe
rizgar
kurtulmuş
rizgar
serbest
rizgarbûn
kurtukmak
rizgarî
kurtuluş
rizgarkirin
kurtarmak
rizinde
menteşe
rizî
çürük
rizîn
çürümek
rîçal
bitkilerin yeraltındaki kökleri
rîçal
reçel
rîs
yün
rîs
yünden olan şey
rîş
şark çıbanı
rîş
şart çıbanı
rîşî
püskül
rîşî
saçak
rîtim
ritim
rîtin
sıçmak
rîtol
paçavra
rîvele
çok ince zar
rîvele
zar
rîwek
bitki
rîxole
kalın bağırsak
ro
gün
ro
gündüz
robar
akarsu
rogirtî
elde tutulan
rogirtî
hakim olunan
roj
gün
roj
gündüz
roj
güneş
roj bi roj
günden güne
roj hilat
güneş doğdu
roj hilatin
güneş doğdu
roja bûnê
doğum günü
roja din
öbür gün
roja kar
işgünü
roja temenê
yaş günü
rojane
aktüel
rojane
güncel
rojane
gündelik
rojane
günlük
rojaneyîtî
güncellik
rojanî
aktüel
rojava
batı
rojavayî
batılı
rojbaş
günaydın! iyi günler!
rojbaş
iyi günler
rojber
arife
rojda
gün verdi
rojekê
günün birinde
rojev
gündem
rojgeran
gezegen
rojgîn
eyyamcı
rojgîn
gününü gün eden
rojhelat
doğu
rojhelatî
doğulu
rojhelatnasî
doğubilim
rojhelatnasî
oryantalizm
rojhilat
doğu
rojhilata navîn
ortadoğu
rojhilate navîn
ortadoğu
rojhilatî
doğulu
rojik
mercek
rojing
baca
rojing
damda açılan havalandırma ve güneş ışınlarının içeri girmesi için delik
rojî
oruç
rojî girtin
oruç tutmak
rojîgirtin
oruç tutmak
rojîn
aktüel
rojîn
güncel
rojîn
gündelik
rojîn
günlük
rojmêr
takvim
rojnama fermî
resmi gazete
rojname
gazete
rojnameger
gazeteci
rojnamevan
gazeteci
rojnamevanî
gazetecilik
rojnivîsk
günce
rojnivîsk
günlük
rojveger
gündönümü
rolativ
izafi
Rom
Bizans
Rom
Roma
Roman
roman
Roman
Romen
Romaniya
Romanya
romanvan
romancı
Romî
Romalı
Romî
Rum
ron
açık
ron
berrak
ron
cıvık
ron
sıvı
ron
saydam
ron
sulu
ron bûn
sıvılaşmak
ron kirin
sıvılaştırmak
ronahî
aydınlık
ronahî bûn
aydınlanmak
ronahî kirin
aydınlatmak
ronak
aydınlık
ronak
berrak
ronak
parlak
ronakbîr
aydın
ronakbîr
entellektüel
rondik
gözyaı
rondik
gözyaşı
ronî
ışıklı
ronî
aydınlık
ronyas
boya otu
rot
sırık
rovî
bağırsak
rovî
tilki
rowanş
rövanş
ruh
ruh
Ruha
kurtuluş
Ruha
Urfa
Ruhstên
Azrail
ruhstîn
ezrail
runiştgeh
duruşma salonu
runiştgeh
ikametgah
runiştgeh
mesken
ruyê hundir
iç yüz
rû
çehre
rû
satıh
rû
yüz
rû
yüzey
rû jê badan
yüz çevirmek
rû kirin
dökmek
rû kirin
kaplamak
rû kirin
yemek servisi yapmak
rû reşî
yüz kızartıcı
rûbadan
yüz çevirmek
rûbar
ırmak
rûbar
akarsu
rûber
yüz yüze
rûberî hev bûn
yüzleşmek
rûbirtin
düzeltmek
rûbirtin
rendelemek
rûçikandin
tüylerini yolmak
rûçikandin
yolmak
rûdan
gelişme
rûdan
olay
rûdan
şımartmak
rûdan
yüz vermek
rûdanger
şımarık
rûfiroş
alımlı
rûgan
rugan
rûgeş
güleç
rûgêr
şımarık
rûj
ruj
rûkar
düzey
rûken
güler yüzlü
rûken
güleryüzlü
rûken
sempatik
rûken
sevimli
rûkî
yüzeysel
rûl
zakkum ağacı
rûmase
masa örtüsü
rûmet
fahri
rûmet
haysiyet
rûmet
onur
rûmet
şeref
rûmet
yüz akı
rûmetbilind
saygıdeğer
rûmetdar
onurlu
rûmetdar
şerefli
rûmetgiran
saygıdeğer
rûn
yağ
rûn kirin
yağlamak
rûndank
yağdan(lık)
rûnerm
yumuşak
rûnerm
yumuşak yüzlü
rûnê giyê
margarin
rûniştek
oturak
rûniştin
celse
rûniştin
duruşma
rûniştin
ikamet etmek
rûniştin
oturmak
rûniştin
oturum
rûniştin
yerleşmek
rûnkirin
yağlamak
rûpehn
ablak yüzlü
rûpel
sayfa
rûpel raxêr
sayfa düzenleyicisi
rûpel raxistin
sayfa düzenlemek
rûpişt
astar
rûpişt
örtü
rûpişt kirin
astarlamak
rûpoş
atılım
rûpûş
maske
rûpûşk
maske
rûreş
ikiyüzlü
rûreş
sahtekar
rûreş
utanmaz
Rûs
Rus
rûsar
antipatik
rûsar
asık suratlı
rûsar
soğuk yüzlü
rûsikîn
yeşermek
rûspî
aklanmış
rûspî
beraat etmiş
rûspî
bilge
rûspî
ibra olmuş
rûspî
ileri gelen
rûspî bûn
aklanmak
rûspî bûn
beraat etmek
rûspî bûn
ibra olmak
rûspîbûn
aklanmak
rûspîbûn
berat etmek
rûstandin
yüz almak
Rûsya
Rusya
rûşen
güler yüzlü
rûşen
neşeli
rût
bomboş arazi
rût
çıplak
rûtbel
çırılçıplak
rûv
apış
rûv
apış arası
rûv
edep yerî
rûv
kasık
rûvik
edep yeri kılları
rûvî
bağırsak
rûvîkore
kör barsak
rûvîyê barik
ince barsak
rûvîyê duwanzdehgirê
on iki parmak barsakları
rûvîyê stûr
kalın barsak
rûvîyê zêde
apandis
rûxalî
yüzeysel
rûxan
yıkıntı
rûxandin
çökertmek
rûxandin
tahrip etmek
rûxandin
yıkmak
rûxar
satıh
rûxar
yüzey
rûxên
yıkıcı
rûxîn
tahrip olmak
rûxîn
yıkılmak
rûxîner
yıkıcı
rûyê erdê
yeryüzü
s
Kürt alfabesinin yirmi ikinci harfi
sa
köpek
sac
sac
sade
sade
sade
yalın
sade kirin
sadeleştirmek
sadeyî
sadelik
sadir
sebze fidesi
saf
halis
saf
has
saf
saf
saf kirin
arıtmak
saf kirin
tasfiye etmek
safî
arınmış
safî
net
safî bûn
arınmak
sak
malak
sakarîn
sakarin
sako
ceket
sako
palto
sakol
çalı süpürgesi
sakol
çelimsiz
sakol
züğürt
sal
sene
sal
yıl
sala teze
yeni yıl
salam
salam
salane
yıllık
salar
gerilla
salar
komando
salawext
yılboyunca
salep
salep
salinî
senelik
salix
tanım
salix dan
izah etmek
salix dan
tarif etmek
salîs
kutup
salname
almanak
salname
takvim
salos
yaltak
salox
istihbarat
salox
salık
saloxdan
haber vermek
saloxdan
salık
saloxgeh
istihbarat bürosu
saloxger
istihbaratçı
saloxgerî
istihbarat
saloxî
istihbarat
salroj
yıldönümü
saltgir
basit
saltgir
katışıksız
saltgir
sade
salveger
yıldönümü
salyan
yıllık vergi
saman
mülk
saman
servet
saman
varidat
samanî
mülkiye
samîr
darı
sancı
sancı
sap
kuru bitki gövdesi
sape
sapa
sapok
çizme
saq
baldır
saqo
yünden yapılan baldırlık
sar
soğuk
sargerm
ılık
sarinc
buzdolabı
sarinc
sarnıç
sarincok
buzdolabı
sarker
soğutucu
sarox
füze
sarsim
yankı
sarûgerm
ılılık
satandin
pirinci dövüp kabuğundan ayırmak
satar
fundalık
satên
saten
satil
bakraç
satil
kova
sator
satır
satore
aylak
satore
berduş
satore
işsiz güçsüz dolaşan
savar
bulgur
savar
bulgur pilavı
saw
dehşet
saw
faraziye
saw
korku
saw
korkunç
saw
varsayım
saw bike
farz et
saw bike
varsay
saw kirin
farz etmek
sawar
bulgur
sawar
bulgur pilavı
sawêr
hayalet
sawêr
hortlak
sawger
varsayımda bulunan
sawîn
yanılsama
sawûn
sabun
sax
diri
sax
kontrol
sax
sağ
sax
sağlık
sax
sağlama
sax be
sağ ol
sax be
teşekkürler
sax bî
sağ ol
sax bî
teşekkürler
sax kirin
kontrol etme
sax kirin
sağlama
saxî
sağlık
saxîtî
sağlık
say
himmet
say
lütuf
say
saye
sayî
ayaz
sayî
bulutsuz hava
saz
akort
saz
düzen
saz
saz
saz kirin
akort etmek
saz kirin
düzenlemek
saz kirin
kurmak
sazamur
enstrüman
sazandin
enstrüman
sazbend
çalgıcı
sazdêran
konser
saziyên fermî
resmi kuruluşlar
saziyên mîrî
kamu kuruluşları
sazî
kuruluş
sazî
kurum
sazî
müessese
sazî
yapı
sazî bûn
düzenlenmek
sazî bûn
kurulmak
sazî bûn
yapılanmak
sazîbûn
kurumlaşma
sazîdar
düzenli
sazîgêr
mekanizma
sazîûman
düzen
sazîûman
kuruluş
sazîûman
nizam
sazîûman
organizasyon
sazîûman
rejim
sazîûman
sistem
sazk
kurgu
sazkirin
düzenlemek
sazkirin
kurmak
sazkirin
organize etmek
sazûman
kuruluş
sazûman
kurum
sazûman
sistem
sazûmana tûreyê
sinir sistemi
se
it
se
köpek
sebil
at tavlası
sebûn
samyeli
sed
yüz
sede
yüzyıl
sedef
sedef
sedem
neden
sedem
sebeb
sedem
sebep
sedem
yüzüncü
sedemî
nedensel
sedrenc
satranç
sedsal
yüzyıl
sefandin
damıtmak
sefandin
süzmek
sefar
bakırcı
sefar
kalaycı
sefik
sofa
sefîn
süzülmek
sefînok
süzgeç
segavî
köpek balığı
segavî
kunduz
seglawî
asil at
seglawî
soylu
seglawî
soylu at
segvan
erat
seh
duyu
seh
gölge
seh
sezgi
seh kirin
duymak
seh kirin
fark etmek
seh kirin
muayene etmek
seh kirin
sezmek
seha
saha
sehan
sahan
sehandin
muayene etmek
sehbûn
sezilmek
sehek
duyu
sehend
dik kafalı
sehêtî
kontrol
sehî
anlayış
sehî
bütünsel
sehî
idrak
sehî
sahi
sehî kirin
anlamak
sehî kirin
farkına varmak
sehî kirin
idrak etmek
sehîtî kirin
yoklamak
sehkirin
duyum
sehkirin
fark etme
sehkirin
sezme
sehkirin
sezmek
sehm
korkunç
sehm
müthiş
sehol
buz
sehol
don
seholbendan
oğlak burcu
sehra
sahra
sekerat
can çekişme
sekerat
cereme
sekihîn
diş.kamaşmak
sekinandin
dindirmek
sekinandin
durdurmak
sekinîn
dinmek
sekinîn
durmak
sekitîn
hayvanlar için ölmek. gebermek
sekre
ayran tası
sekû
bank
sekû
kerevet
sekû
sıra
sekû
seki
sekûyê benderê
rıhtım
selete
salata
selexane
başıboş
selexane
kesimevi
selexane
mezbaha
selexane
serseri
selih
ıslah
selih
reform
selihandin
ıslah etmek
selihandin
onarmak
selihandin
restore etmek
selihî
ıslah edilmiş
selik
küfe
selik
sepet
selikvan
sepetçi
selixandin
yüzmek (derisini)
selk
yumru
selmandin
ispat etmek
selmandin
saptamak
selwî
selvi
sema
sema
semanek
sülün
semasî
köpek balığı
semawer
semaver
semax
demire verilen tav
semax
tahammül
semen
çemen otu
semer
semer
Semsûr
Adıyaman
semşîre
üzüm posası
semt
ihtiyat
semûr
samur
semyan
görkemli
semyan
haşmetli
semyan
lider
semyan
majeste
semyan
malik
semyan
muhteşem
semyan
öncü
sendelî
sandalye
seng
ağırlık
seng
değer
seng
kıymet
sengandin
tartmak
senger
mevzi
senger
siper
senger
tabya
senger
tahkim
sengesar
eziyet
sengîn
ağır
sengîn
taş
senît
balmumu
sepan
uygulama
sepandin
birine bir şeyi zorla veya hile ile kabul ettirmek
sepandin
dayatmak
sepandin
uygulamak
sepandin
yaptırım
sepanî
uygulamalı
sepet
sepet
sepîn
uygulama
sepîtk
tavan
seqa
atmosfer
seqa
bileme
seqakirin
bilemek
seqandin
bilemek
seqem
keskin ve soğuk ayaz
seqem
şiddetli ve kuru soğuk
Seqiz
İran’da bir Kürt kenti
ser
baş
ser
kelle
ser
üst
ser
üst taraf
ser jê kirin
başını kesmek
ser jê kirin
kesmek
ser lê gerandin
uğraştırmak
ser lêdan
başvurmak
ser lêdan
müracaat etmek
ser lêdan
ziyaret etmek
ser re avêtin
taşmak
ser re çûn
taşmak
ser û bin
altüst
ser û bin bûn
alt üst olmak
ser û bin kirin
alt üst etmek
sera
saray
sera
sera
serac
saraç
serad
iri delikli kalbur
seranser
baştan başa
serast
düzgün
serast
sağlıklı
serast bûn
düzelmek
serast kirin
düzene sokmak
serast kirin
iyileştirmek
serast kirin
sıhata kavuşturmak
serast kirin
yoluna koymak
serata
ilke
serata
öğe
serata
önce
serata
prensip
seratayî
ilk
seraza
asude
seraza
fevkalade
seraza
mükemmel
seraza
özgür
serbajar
başkent
serbajar
metropol
serban
çatı
serbar
ek yük
serbaz
asker
serbaz
subay
serbaz
zabit
serben
ipucu
serberedayî
başıboş
serberz
dik başlı
serberz
mağrur
serberz
onurlu
serbest
bağımsız
serbest
liberal
serbest
özgür
serbest
serbest
serbest berdan
tahliye etmek
serbest berdana bimerc
şartlı tahliye
serbestberdan
serbest bırakmak
serbestberdan
tahliye etmek
serbestî
liberalizm
serbestî
özgürlük
serbestî
serbestlik
serbeş
ana bölüm
serbêjing
kalburüstü
serbijîjk
baştabip
serbijîşk
başhekim
serbilind
başı dik
serbilind
mağrur
serbilind
müşerref
serbilind
onurlu
serbixwe
bağımsız
serbixwe
başına buyruk
serbixwe
müstakil
serbixwe
özerk
serbixweyî
bağımsızlık
serborî
hatıra
serborî
macera
serborî
serüven
sercem
bütün
sercem
hepsi
sercem
tüm
serçawîş
usta çavuş
serçeng
dizkapağı
serdab
alt geçit
serdab
altgeçit
serdab
tünel
serdan
görüşme
serdan
ziyaret
serdanpê
baştan aşağı
serdar
binbaşı
serdar
komutan
serdem
dönem
serdest
egemen
serdest
etkin
serdest
muktedir
serdeste
onbaşı
serdestî
başarı
serdestî
egemenlik
serdestî
galibiyet
serdestî
üstünlük
Serdeşt
İran’da bir Kürt kenti
serdilk
aziz
serdilk
sevgili
sere
fidye
serefiraz
başarılı
serefiraz
galip
serefiraz
muzaffer
serefirazî
galibiyet
serek
lider
serek
öncü
serek
önder
serek
şef
serek serkanê gişkî
genelkurmay başkanı
serekatî
önderlik
sereke
başat
sereke
başlıca
sereke
belli başlı
sereke
dominant
serekhevşire
baş hemşire
serekîn
ana
serekîn
baş
serekîn
esas
serekomar
cumhurbaşkanı
serenav
özel isim
serenc
macera
serencam
başa gelen olay
serencam
macera
serencam
serüven
serencperest
maceracı
sererast
düzenli
sererast
düzgün
sererast
olması gereken gibi
sererastbûn
düzelmek
sererastkirin
düzeltmek
seresazî
üstyapı
sereta
başta gelen
sereta
seçkin
seretayî
ilk
serê mehê
aybaşı
serêş
baş ağrısı
serêş
başağrısı
serfermandar
başkomutan
serfermandar
genel kurmay başkanı
serfiraz
başarılı
serfiraz
onurlu
serfirazî
başarı
serfirazî
galibiyet
serfirazî
zafer
serfraz
başarılı
serfraz
galip
serfrazî
başarı
serfrazî
galibiyet
serfrazî
zafer
sergerde
elebaşı
sergerm
çakırkeyf
sergerm
heyecanlı
sergevez
mağrur
sergewre
asilzade
sergewre
soylu
sergewre
üstün
sergêj
sersem
sergêr
öncü
sergêr
rehber
sergîn
gübre
sergîn
tezek
sergovend
halay başı
sergovend
halay başını çeken
serguhêrî
boşvericilik
serhad
hudut
serhaham
hahambaşı
serheng
albay
serheng
yarbay
serhest
şirret
serhev
derli toplu
serhewa
uzunhava makamı
serhildêr
isyana
serhingaftin
eli başa götürerek reveransta bulunmak
serhişk
dik kafalı
serhişk
inatçı
serhişk
kalın kafalı
serinc
dikkat
serinc
mülahaza
serinc
not
serincrakêş
dikkat çekici
serincrakêş
ilginç
serişte
ipucu
serî
baş
serî
uç
serî hildan
baş kaldırmak
serî hildan
isyan
serîbandî
başı eğik
serîdan
baş vermek
serîdan
bitkiler için başaklanmak
serîdanîn
baş eğme
serîdanîn
riayet
serîhildan
başkaldırı
serîhildan
başkaldırmak
serîhildan
isyan
serîhildan
isyan etmek
serîlêdan
başvuru
serîlêdan
ziyaret
serîlêgerandin
mec. zor duruma düşürmek
serîlêgerandin
uğraştırmak
serîpê
kelle paça
serjêkirin
başını kesmek
serjimar
nüfus
serjimêr
istatistik
serjinik
kılıbık
serkan
kurmay
serkar
müdür
serkar
şef
serkar
taşeron
serkarî
müdürlük
serkeftin
başarı
serkeftin
zafer
serkeftî
başarılı
serkeftî
üstün
serketin
başarı
serketin
başarılı olmak
serketin
başarmak
serketî
başarılı
serketî
galip
serkêş
elebaşı
serkişandin
başını çekmek
serkî
sığ
serkûpî
reverans
serlêdan
başvuru
serliq
bölük komutanı
serlîq
bölük komutanı
serma
soğuk
serma
soğuk hava
serma girtin
soğuk almak
sermagirtin
soğuk algınlığı
Sermawez
Kasım ayı
sermed
ebedi
sermed
sonsuz
sermedî
ebedi
sermedî
sonsuz
sermedî
sonsuzluk
sermest
sarhoş
sermest
sermest
sermetran
başpiskopos
sermirov
insan üstü
sermiyan
sermaye
sermiyandar
kapitalist
sermiyandarî
kapitalizm
sernav
başlık
sernerm
mülayim
sernerm
uysal
sernerm
yumuşak başlı
sernişîv
baş aşağı
sernivîs
alın yazısı
sernivîs
başyazı
sernivîs
kader
sernivîsar
başyazı
sernivîskar
başyazar
sernivîş
aşağıya doğru
sernûçe
manşet
serok
önder
serok
şef
serokatî
önderlik
seroke
başat
seroke
başlıca
seroke
belli başlı
seroke
dominant
serokê giştî
genel başkan
serokkomar
cumhurbaşkanı
serokwezîr
başbakan
serpel
teğmen
serpel
üsteğmen
serpel
yüzbaşı
serperişt
müfettiş
serperişt
öncü
serperişt
yönetici
serperiştî
müfettişlik
serperî
deniz kızı
serpeyî
muvakkat
serpêhatî
hatıra
serpêhatî
macera
serpêhatî
serüven
serpî
omuz
serpîrek
kılıbık
serpûş
baş örtüsü
serqot
başı açık
serqunc
köşe başı
serrast bûn
düzelmek
serrast kirin
düzeltmek
serrast kirin
tashih etmek
sersal
yılbaşı
sersar
duyarsız
sersarî
duyarsızlık
sersaxî
baş sağlığı
sersem
dangalak
sersem
sersem
sersem bûn
sersemlemek/sersemleşmek
sersem kirin
sersemletmek
sersemî
sersemlik
serserî
serseri
serşok
banyo
serşok
duş
serşûr
başı eğik
serşûr
günahkar
serşûştin
banyo yapmak
sertap
doruk
sertîr
meme ucu
sertît
albay
serûpê
kelle paça
serveyî
yüzeysel
serwer
büyük önder
serwer
egemen
serwer
hükümran
serwer bûn
egemen olmak
serwer bûn
hükümran olmak
serwerî
egemenlik
serwerî
hükümdarlık
serwerî
hükümranlık
serwerti
hüküm
serwet
servet
serwext
aşina olma
serwext
bilgili
serwext
bilinçli
serwext
ikna olma
serwext kirin
bilgi sahibi etmek
serwextbûn
uyanık olmak
serwextkirin
bilgilendirmek
serwextkirin
ikna etmek
serwî
servi
serxwe
dik
serxwe
dinç
serxwe bûn
bağımsızlık
serxwe re çûn
haddini aşmak
serxwe re çûn
kibirlenmek
serxwebûn
bağımsızlık
serxweş
sarhoş
serxweşî
başsağlığı
serxweşî
taziye
serzelût
dazlak
serzêde kirin
üstüne eklemek
setrenc
satranç
sewal
hayvan
sewgirandin
temin etmek
sewl
kayıkçı küreği
sews
fobi
sewzî
sebze
sewzîvan
sebzeci
sexbêrî
tutum
sext
çetin
sext
haşin
sext
sert
sexte
sahte
sextiyan
saya
seya
sıva
seyandin
sıvamak
seyandî
sıvalı
seyd
av
seyda
bilge
seyda
din alimi
seyda
din bilgini
seyda
hoca
seyda
üstat
seydvan
avcı
seylav
sel
seynik
kadran
seyr
düşündürücü
seyr
ilginç
seyr
tuhaf
seyr
ucube
seyran
gezi
seyran
piknik
seyrangeh
piknik veya gezi yeri
seywan
büyük çadır
seza
ceza
seza
uygun bir şeye değer
seza
yaraşır
sezakirin
cezalandırmak
sê
üç
sê deng
üç ünlü
sê kenar
üçgen
sêbare
uçlu
sêbare
üçlü
sêber
üçüz
sêdîmenî
üç boyutlu
sêgav
üç adım
sêgoşe
üç köşeli
sêgoşe
üçgen
sêguh
dirgen
sêhr
bakma
sêhr
seyir
sêhr
sihir
sêhrbaz
sihirbaz
sêkik
üçlü
sêl
ekmek pişirme sacı
sêl
sac
sêlak
kumluk
sêlibî
uçlu
sêlik
plak
sêlik
plaka
sêlik
plaket
sêlim
merdiven
sêlûbêl
anarşi
sêlûbêl
kargaşa
sêlxan
kumsal
sênc
çalı
sênc
diken
sênc
iğde
sênî
sini
sênî
tepsi
sêpê
darağacı
sêpê
sehpa
sêpê
üçayaklı şeyler
sêr
bakma
sêr
seyir
sêr kirin
seyretmek
sêrebend
buyucu
sêrkirin
izlemek
sêrkirin
seyretmek
Sêrt
Siirt
sêsbe
öbür günden sonraki gün
sêşem
salı
sêv
elma
sêvaxîn
yerelması
sêwak
başıboş
sêwak
serseri
Sêwaz
Sivas
sêwiran
tasarım
sêwiran
tasavvur
sêwirandin
tasarlamak
sêwî
babasız
sêwî
öksüz
sêwî
yetim
sêyem
üçüncü
sêzdeh
on üç
sêzdeh
onüç
Sibat
Şubat
sibe
sabah
sibe
yarın
sifik
sofa
sifir
bakır
sifir
sıfır
sifre
sofra
sifre danîn
sofrayı kurmak
sift
kıvam
sift
kesif
sift
koyu
sift
yoğun
sih
gölge
sih
otuz sayısı
sihêm
çarpıcı
sihêm
müthiş
sihik
üzüm sirkesi
sihin
telaş
sihir
büyü
sihûd
şans
sik
menfur
sikil
köz
sikir
su bendi
sikûm
çehre
sikûm
haysiyet
sikûm
yüz
sil
dışkı ve çamur birikintisi
sil
dargın
sil bûn
küsmek
silak
münzevi
silav
selam
silav
selâm
silav dan
selam vermek
silav lê kirin
selamlamak
silav li hev kirin
selamlaşmak
silav şandin
selam göndermek
silavdayin
selam vermek
silavkirin
selamlamak
silavlêkirin
birini selamlamak
sildank
kursak
silim
merdiven
silîng
vinç
silk
şeker pancarı
silop
dışkı ve çamur birikintisi
siltan
sultan
silûk
halvet
silûk
inziva
sim
toynak
simandin
delmek
simaq
sumak
simarte
zımpara
simbêl
bıyık
simbêlbeloq
palabıyık
simbêlboq
palabıyık
simbil
başak
simbil
sümbül
sime
namlu içini temizleme aleti
simîn
delinmek
simkot
maşrapa
simok
delgi
simolek
sincap
simsik
nefissiz
simsik
sümsük
simt
zirve
sinarîn
eleştiri
sinarîn
eleştirmek
sinarîn
kritik etmek
sinarîn
krîtik
sinc
ahlak
sinc
karakter
sincak
broş
sincirandin
ekmek pişirmek için tandırı ısıtmak
sincî
iğde
sinç
ahlak
sind
örs
sindan
örs
sindandin
örselemek
sindif
hayvan kilidi
sindî
greyfurt
sindoq
sandık
Sine
İran’da bir Kürt kenti
sinêde
eğreti
sinêde
kabataslak
sinêde
sığ
sinêde
üstünkörü
sing
kazık
sing kirin
kazıklamak
singo
süngü
sinif
sınıf
sinif andin
sınıflandırmak
sinifa şerkar
savaşçı sınıf
sipahî
güzel
sipahî
yeni
Sipanî
İspanyol
Sipanî
İspanyolca
Sipanîya
İspanya
sipariş
sipariş
siparte
emanet
siparte
havale
siparte kirin
emanet etmek
siparte kirin
havale etmek
sipartedar
vekil
sipartedarî
vekalet
sipartedarname
vekaletname
sipartegir
emanet etmek
sipartegir
emanetçi
sipartek
dayanak
sipartekar
mudi
sipas
şükür
sipas
teşekkür
sipas kirin
teşekkür etmek
sipasdar
müteşekkir
sipasiyên xwe pêşkêş kirin
teşekkürlerini sunmak
sipehî
güzel
sipehî
hoş
sipêde
fecir
sipêde
sabahın alacakaranlığı
sipêde
tan
sipêle
hayalet
sipêle
sütbeyaz
sipêle
tayf
sipih
bit
sipih lê ketin
bitlenmek
sipil
dalak
sipindî
çoban köpeği
sipî
ak
sipî
beyaz
sipî kirin
aklamak
sipî kirin
beyazlatmak
sipîçk
yumurta akı
sipîçka çav
göz akı
sipîdar
kavak ağacı
sipîndar
kavak ağacı
sipîsor
kıpkırmızı
sipîtî
beyazlık
siqal
balkon
sir
esinti
sir
giz
sir
gizem
sir
sır
sirb
kurşun madeni
sirêş
tutkal
sirêş
zamk
sirf
sırf
sirf
salt
sirişk
gözyaşı
sirişt
iklim
sirnî
dingil
sirsirk
karafatma
siruşt
doğa
siruştî
doğal
sirûd
marş
sirûda neteweyî
ulusal marş
sirûda serxwebûne
bağımsızlık marşı
sirûş
ilham
sist
gevşek
sist bûn
gevşemek
sist kirin
gevşetmek
sistî
gevşeklik
sistkirin
gevşetmek
sitar bûn
barınmak
sitar bûn
korunmak
sitar kirin
barındırmak
sitar kirin
korumak
sitare
barınak
sitare
sığınak
sitargeh
barınak
sitargeh
korunak
sitargeh
sığınak
sitem
baskı
sitem
zulum
sitem
zulüm
sitem kirin
zulüm etmek
sitembar
ezilen
sitembar
haksızlığa uğrayan
sitembar
mazlum
sitemkar
otoriter
sitemkar
zalim
sitemkar
zulüm eden
sitemkarî
tahakküm
sitemkarî
zalimlik
sitemkeş
zulüm çeken
sitewandin
olgunlaştırmak
sitewil
at tavlası
sitewîn
olgunlaşmak
sitewr
ikinci kez doğurmamış hayvan
sitêl
dikaçı
sitêr
yıldız
sitêrerij
akanyıldız
sitêrnas
müneccim
sitêrzan
astrolog
sitî
bayan
sitran
şarkı
sitrandin
esirgemek
sitrandin
yoğurmak
sitvan
yüzbaşı
sitvanyar
baş çavuş
sivak
pencere
sivik
hafif
sivik bûn
hafiflemek
sivik kirin
hafifleştirmek
sivik kirin
hafifletmek
sivikahî
hafiflik
sivikbûn
hafiflemek
sivikî
hafiflik
sivikkirin
hafifletmek
siving
dam saçağı
sivîng
dam saçakları
sivnik
süpürge
sivorî
sincap
siwar
atlı
siwar
binici
siwarbûn
binmek
sixêf
küfür
sixlet
kalabalık
sixletî
sıkışıklık
sixletî
sıklık
sixre
kurak
siyasî
siyasal
siyasî
siyasi
siyele
ıspanak
siyer
yatak dolabı
sizadan
cezalandırmak
sî
gölge
sî
otuz sayısı
sî
saye
sî kirin
gölgelendirmek
sîdar
gölge veren
sîgeh
gölgelik
sîh
gölge
sîh
otuz
sîh
saye
sîhem
otuzuncu
sîkard
kısa saplı balta
sîkard
satır
sîkene
mekanik tertibat
sîl
tüberküloz
sîle
sille
sîle
şamar
sîle
tokat
sîm
gümüş
sîm
sırma
sîma
çehre
sîma
yüz
sîmerx
kızıl akbaba
sîmir
samur
sîmsar
simsar
sîndir
dibek
sîndor
hudut
sîndor
sınır
sîndor
tahdit
sîng
bağır
sîng
göğüs
sîng
sine
sînor
hudut
sînor
sınır
sînor
tahdit
sîpan
buzul
sîpe
sıpa
sîpe
toy
sîpel
şelale
sîpel
şelâle
sîper
siper
sîqal
cila
sîqal
cilâ
sîqal
parlak
sîqal
pürüzsüz
sîqalk
akbaba
sîqalkirî
cilalı
sîqilandin
kışkırtma
sîqilandin
tahrik
sîr
sarımsak
sîr
sarmısak
sîrace
ruam hastalığı
sîrdim
yabani sarımsak
sîrik
otlu peynir
sîrim
yabani sarımsak
sîrkut
içinde sarmısak dövülen araç
sîs
ak
sîs
beyaz
sîsark
akbaba
sîsele
cılız
sîsele
zayıf
sîsik
güzel
sîsik
meyve çekirdeği
sîsik
sempatik kız
sîsirk
cırcır böceği
sîtem
zulüm
sîtil
kazan
sîwan
güneşlik
sîwan
şemsiye
sîwanok
şemsiye çiçeği
sîx
iri ağaç dikeni
sîx
örgü şişi
sîxur
ajan
sîxur
casus
sîxur
kirpi
sîxurî
casusluk
Skandinavya
İskandinavya
Skot
İskoç
sobe
soba
sober
yüzücü
soberî
yüzme
soberî kirin
yüzmek
soberîkirin
yüzmek
sobevan
sobacı
sofik
iplik çilesi
sofî
sofu
Sofya
Sofya (Bulgaristan’ın başkenti)
sol
ayakkabı
sol zicêf kirin
ayakkabı pençelemek
solbend
ayakkabıcı
soldank
ayakkabılık
soleh
darı sapları
solîn
çiçek tarlası
solîne
çiçek tarlası
sond
ant
sond
yemin
sondvexwarin
ahdetmek
sondvexwarin
and içmek
sondvexwarin
yemin etmek
sondxwarin
yemin etmek
sone
ördek
sor
al
sor
kırmızı
sor
kızıl
sor
kızışmış
sor
kızarmış
sor bûn
kızışmak
sor bûn
kızarmak
sor bûn
kızmak
sor kirin
kızartmak
soravk
ruj
sorax
teftiş
soraxvan
müfettiş
sorboz
yağız
sore
kırmızımsı
sore
kırmızımtırak
sore
kızıl
sore gewez
kızıl hastalığı
sorewilk
flamingo kuşu
sorik
kızamık
soring
kırmızı renkli bir bitki boyası
sorîçk
yemek borusu
sorkî
domates-istan
sorsorik
yemek borusu
sosik
uğur böceği
sosin
bir kır çiçeği
sosin
süsen
sosîs
sosis
sosret
acayip
sosret
düşündürücü
sosret
gülünç
sosret
tuhaf
sosret
ucube
sotin
yakmak
sotinî
yanık
soyxe
meret
soyxe
ölü elbisesi
soz
söz
soz
vaad
soz dan
vaad etmek
sozan
dansöz
sozdan
sözvermek
sozdar
söz veren
sozdar
sözlü
sparte
emanet
sparte
ödev
spartek
istinat
spartin
emanet etmek
spartin
havale etmek
spartin
istinat
spartin
teslim etmek
spas
teşekkür
spasdar
müteşekkür
spaskirin
teşekkür etmek
spehî
güzel
spehî
loş
spekulatîf
kurgusal
spêde
sabahın alaca karanlığı
spêde
tan
spêle
gece görünen hayalet şeklindeki görüntüler
spêle
hayalet
spî
ak
spî
beyaz
spîçolkî
solgun
spîkirin
beyazlamak
spîndar
kavak ağacı
staj
staj
standin
almak
star
barınak
star
korunak
stargeh
barınak
stargeh
sığınak
statû
statü
stem
baskı
stem
zulüm
stembar
ezilen
stemkar
ezen
stemkar
zalim
stempe
ıstampa
stewîn
olgunlaşmak
stewr
kısır hayvan
stêl
dik açı
stêr
yıldız
stêr rijîn
yıldız kayması
stêr xuricîn
yıldız kayması
stêrnasî
astroloji
stireh
boynuz
stirî
boynuz
stirî
diken
stirîdar
dikenli
stî
bayan
stî
hanım
stîl
stil
stîl
uslup
Stockholm
Stockholm (İsveç’in başkenti)
stol
filo
stran
türkü
stranbêj
şarkıcı
strandin
esirgemek
strandin
hamur vb. yoğurmak
strandin
korumak
stranê serhewa
uzun hava
strîzerk
ebegümeci
stukur
ense
stû
boyun
stûbar
mükellef
stûbar
yükümlü
stûbarî
mükellefiyet
stûbarî
yükümlülük
stûker
ense
stûker
yaka
stûn
direk
stûn
sütun
stûr
kalın
stûr bûn
hayvanlar için tavlı olmak
stûr bûn
kalınlaşmak
stûxwar
boynu bükük
stûxwar
ezik
stûxwar
zavallı
suhbet
sohbet
suhn
heybet
sujin
büyük yorgan ignesi
sukre
küçük baraj
sulav
çağlayan
sulav
musluk
Sureya
Ülker yıldızı
surme
sırma
surperî
denizkızı
suruşt
doğa
suruştî
doğal
suxre
angarya
suxre
hizmet
suxrevan
hizmetçi
suxte
dini öğrenci
sû
küs
sû ketin
küsmek
sûçe
dış köşe
sûçeber
köşe taşı
sûd
fayda
sûd
yarar
sûd girtin
yararlanmak
sûdeperest
faydacı
sûdmend
yararlı
sûdmendbûn
yararlanma
sûdparêz
pragmatist
sûdparêz
yararcı
sûdwergirtin
yararlanmak
sûk
çarşı
sûketî
dargın
sûketî
küskün
sûlav
şelale
sûn
bilemek
sûn
perdahlamak
sûr
sur
sûrandin
el ovuşturmak
sûrandin
elle okşamak
sûrandin
ovmak
sûrandin
ovuşturmak
sûret
suret
Sûrya
Suriye
Sûryaî
Suriyeli
sûs
meyan kökü
sûsik
bıldırcın
sûtal
iskarta
sûtal
lümpen
sûtal
moloz
sûtar
bir şeyden çekinmeyen
sûtar
çılgın
sûtar
korkusuz
sûtar
suç işlemekten çekinmeyen kimse
sûtin
bilemek
sûxar
pirinç sapları
sûyîn
bilemek
sûyîn
perdahlamak
sûzenek
bel soğukluğu hastalığı
Swêd
İsveç
Swêdî
İsveçli
Swîs
İsviçre
Swîsî
İsviçreli
ş
Kürt alfabesinin yirmi üçüncü harfi
şa
neşeli
şa
şen
şa bûn
eğlenmek
şa bûn
kıvanç duymak
şa bûn
neşelenmek
şa kirin
sevindirmek
şaban
duvak
şabaş
armağan
şabaş
bahşiş ve bağış
şabaş
gelin üzerine veya çalgıcılar üzerine saçılan para
şabaşî
ikram
şablon
şablon
şabûn
eğlenmek
şabûn
sevinmek
şad
memnun
şad
mesut
şadî
mutluluk
şadî
sevinç
şadrûwan
şadırvan
şafir
bozkır
şafir
step
şag
dere
şagirt
çırak
şagirt
öğrenci
şagirt
yamak
şah
kral
şah
şah
şah yar
bakan
şah yar
şahın yardımcısı
şah yar
vezir
şahane
olağan üstü
şahane
şaha yaraşır
şahaser
şaheser
şahbanû
kraliçe
şahdemar
aort
şahdemar
şahdamarı
şaheng
arıbeyi
şahî
eğlence
şahî
etkinlik
şahî
neşe
şahî
sevinç
şahîk
düz
şahîk
kaygan
şahîk
parlak
şahîk
pürüzsüz
şahîn
şahin
şahîtî
şahlık
şahmerdan
şahmerdan
şahmerdan
yiğitlerin yiğidi
şahparêz
monarşist
şahreg
atardamar
şahrê
anayol
şahrê
otoban
şaht
elleri ya da ayakları felçli
şaht
topal
şahzade
şehzade
şakûl
çekül
şal
pantolon
şalgerdan
atkı
şalgerdan
kaşkol
şalter
şalter
şalûfe
gözleme ekmek
şalûl
arı kuşu
şalûz
yaltak
şalûzçi
yaltakçılık
şalûzî
yaltakçılık
şalwar
şalvar
şalyar
bakan
şalyar
vezir
Şam
Şam (Suriye’nin başkenti)
şambelîlk
buzdan sarkıt
şambelot
kestane
şamik
hindi
şampiyon
şampiyon
şamû
kıl tarağı
şan
belirti
şan
şan
şanaz
gururlu
şanaz
iftihar edilen şey
şanaz
onurlu
şanazî
iftihar
şanazî
onur
şanazî kirin
iftihar etmek
şanazî kirin
onur duymak
şancûl
tasma
şande
heyet
şandin
göndermek
şandin
yollamak
şandî
elçi
şandî
elçî
şandî
gönderilen yollanan şey
şane
bekçi kulübesi
şane
hücre
şane
inşallah
şanenav
imza
şanepirs
soru işareti
şanese
bekçi köpeği
şaneşîn
balkon
şanik
belirti
şanik
ben
şanî
gösterme
şanî
ibraz
şanî dan
göstermek
şanî kirin
ibraz etmek
şanîdan
göstermek
şanîder
gösterge
şanîker
gösterge
şano
gösteri
şano
oyun
şano
tiyatro
şanogeh
gösteri yeri
şanogeh
sahne
şanoger
tiyatrocu
şanok
müsamere
şape
çığ
şapik
cepken
şar
kadın başörtüsü
şar
kent
şar
şehir
şaran
dağ (aşırı ısınma)
şarandin
dağlamak
şarandin
kızıştırmak
şarax
acur
şaredar
belediye başkanı
şaredarî
belediye
şaresazî
şehircilik
şarevan
belediye başkanı
şarevanî
belediye
şareza
becerikli
şareza
medeni
şareza
uygar
şareza
uzman
şareza
yetkin
şareza bûn
ilerlemek
şareza bûn
yetkinleşmek
şarezayî
beceri
şarêz
diş etleri hastalığı
şaristan
medeniyet
şaristan
şehir yeri
şaristan
uygar yer
şaristan
uygarlık
şaristanî
uygarlık
şarmend
medeni
şarmend
uygar
şarwer
sivil
şaş
hatalı
şaş
şaşı
şaş
yanlış
şaş
yanlışlık
şaş bûn
şaşmak
şaş û metel man
şaşa kalmak
şaşbûn
şaşırmak
şaşik
sarık
şaşiyên verêsî
imlâ hataları
şaşî
hata
şaşî
yanılgı
şaşker
şaşırtıcı
şaşkirin
şaşmak
şaşkirin
yanılmak
şaşman
şaşırıp kalmak
şaşmî bûn
şaşırıp kalmak
şaşwaz
şaşkın
şatik
ense kökü
şavêrî
hazımsızlık
şax
ağacın iri dalları
şax
ağaç dalı
şax
bölüm
şax
boynuz
şax
dağ ucu
şax
dal
şax
şube
şaxur
kaya
şayan
değer
şayan
şayan
şayesandin
betimlemek
şayeser
betimleme
şayeser
tasvir
şayiş
hüzün
şayiş
kaygı
şayiş
tasa
şayişkişandin
kaygılanmak
şayişkişandin
üzülmek
şe
ibibik
şe
tarak
şe kirin
taramak
şeb
şap
şebikîn
eli ayağı tutulmak
şeftûl
çarpık
şeftûl
eğri
şeh
ibibik
şeh
tarak
şehetîn
yanılmak
şehitandin
felç etmek
şehitandin
yanıltmak
şehitîn
birbirine dolanmak
şehitîn
felç olmak
şehitîn
gaf
şehitîn
yanılgı
şehîd
şehit
şehîn
terazi
şehînşah
imparator
şehmar
kırkayak
şehriyar
belediye başkanı
şehriyarî
belediye
şehriye
şehriye
Şehrîwar
Başak burcu
şehtbûn
felç olmak
şehte
kırağı
şehtkirin
felç etmek
şek
hafif darbe
şek lêdan
darbe vurmak
şekal
ayakkabı
şekal
eski ayakkabı
şekerok
kavalye
şekir
şeker
şekir pare
şekerpare
şekirdank
şekerlik
şekirê behîvê
badem şekeri
şekirê kabik
kesme şeker
şekirê tihtavikê
nane şekeri
şekirê toz
toz şeker
şekirin
taramak
şekirmiz
şeker hastalığı
şekok
ahlat
şekok
argoda daşak
şekok
yabani armut
şelaf
dalkavuk
şelaf
yağcı
şelafîkirin
yağcılık ve yardakçılık yapmak
şelaq
yağcı
şeleg
gerekli gereksiz şeylerden oluşan sırt yükü
şelhandin
gasp etmek
şelhandin
soymak
şelifandin
tökezletmek
şelifîn
takılmak
şelifîn
tökezlemek
şelik
filtre
şelik
süt sağarken kabın ağzına geçirilen süzgeç
şelipandin
yanıltma
şelipîn
dil veya ayak sürçmesi
şelipîn
dilin ya da ayağın sürçmesi
şelipîn
gaf
şelipîn
gaf yapmak
şelipîn
sürçme
şelipîn
yanılma
şeliqîn
bacak arasında pişik oluşması
şelîn
yılan gibi süzülüp gitmek
şelûf
yavru horoz
şelwar
şalvar
şemal
parlak
şemal
şemal
şemate
gürültü
şemate
şamata
şemate
yaygara
şembelot
kestane
şemitandin
kaydırmak
şemitîn
kaymak
şemitok
kaygan
şemitok
kaypak
şemixîn
pişmiş yemeğin kokuşması
şemî
cumartesi
Şemî
Cumartesi günü
şemîtok
kaygan
şemkur
dağ keçisi
şeml
görkem
şeml
muazzam
şemo
palyaço
şemûk
eşik
şemûz
hırçın ve huysuz (yük hayvanları için)
şeng
canlı
şeng
coşkulu
şeng
keyifli
şeng
neşeli
şeng
şen şakrak
şeng
şuh
şeng
yosma
şengebî
salkım söğüt
şengist
öğe
şengist
unsur
şep
şap
şepal
dişi aslan
şepal
güzel
şepal
şuh
şepal
yakışıklı
şepêl
dalga
şepêl
peş peşe gelen dalgalardan her biri
şepilandin
ağızdan kaçırma
şepilandin
ağzından kaçırmak
şepirze
dağınık
şepirze
kötü
şepirze
sefil
şeplor
kırmızı etin yenmesinden oluşan alerji
şeq
bacak
şeqam
sille
şeqe
dokuma tarağı
şeqil
damga
şeqil
mühür
şeqitîn
deri
şeqitîn
elbise
şeqitîn
elbise vb. yırtılması
şeqitîn
vs. nin yırtılması
şeqizî
aciz
şeqizî
çaresiz
şeqizî
şaşkın
şeqizîn
acze düşmek
şeqizîn
şaşırmak
şer
harp
şer
kavga
şer
savaş
şer kirin
kavga etmek
şerbet
şerbet
şerbik
küçük su testisi
şerde
adab
şerde
terbiye
şerê qirêj
kirli savaş
şerê taybet
özel savaş
şeridîn
dizilmek
şerîh
kemiksiz et
şerîn
savaşan
şerîn
savaşla ilgili
şerkar
savaşçı
şerkeştî
harp gemisi
şerm
ar
şerm
ayıp
şerm
hicap
şerm
utanç
şerm kirin
arlanmak
şerm kirin
utanmak
şermandin
ayıplamak
şermandin
kınamak
şermendî
mahcubiyet
şermendî
utanma
şermezar
utanç verici
şermezarî
utanç verici durum
şermezarkirin
kınamak
şermkirin
utanmak
şermok
sıkılgan
şermok
utangaç
şermoke
çekingen
şermoke
içine kapanık
şermoke
utangaç
şerpeze
beceriksiz
şerpeze
dağınık
şerpeze
kötü
şerpeze
perişan
şerpeze
sefil
şerpilîn
iş vs. için aksamak
şerpîn
sağnak yağmur
şerûd
kavgacı
şervan
savaşçı
şeş
altı
şeş bi şeş
altışar
şeşem
altıncı
şeşkenar
altıgen
şev
gece
şevbêhn
şebboy
şevborin
yatı
şevbuhêrk
gece sohbeti
şevbuhêrk
gece sohbetleri
şeveq
şafak
şevezengî
kapkaranlık
şevger
gece kılavuzu
şevger
uyur gezer
şevger
uyurgezer
şevgeş
gece sefası çiçeği
şevgêr
gece sohbetlerinin düzenleyicisi
şevgêr
şenlendiricisi
şevîn
gece ile ilgili
şevîn
gece otlaması
şevîn
gece vardiyası
şevîn
gecelik
şevkorî
gece körlüğü
şevnimêj
kandil gecesi
şevreşk
hayalet
şevşevok
yarasa
şevûroj
gece gündüz
şewane
nazım
şewat
yanma
şewat
yara acısı
şewate
yakıt
şewate
yakacak
şewate
yangın
şewatek
yakıt
şewatek
yakacak
şewateka riwîn
akar yakıt
şewatok
yakıcı
şewb
şap hastalığı
şewibîn
büzüşmek
şewibîn
susuzluktan kurumak
şewişandin
dengesizleştirmek
şewişandin
sendeletmek
şewişî
dengesiz
şewişîn
dengesizleşmek
şewişîn
sendelemek
şewişîn
yalpalamak
şewişîn
yalpalanmak
şewitandin
yakmak
şewitî
yanık
şewitîn
yanmak
şewk
olta
şewl
ışık
şewl dan
ışıldamak
şewl lê girtin
ışık tutmak
şewlandin
ışıklandırmak
şewlok
ışıldak
şewlpîv
ışık ölçer
şewq
şavk
şewqe
şapka
şewqvedan
ışığın aksetmesi
şewqvedan
yansıması
şewşandin
çarpıtma
şeyda
büyükelçi
şeyda
büyüleyici
şeyda
çılgın
şeyda
çılgınca aşık
şeyda
kara sevdalı
şeyîn
kişnemek
şeyt
tekerlek
şeytan
şeytan
şeytanok
salyangoz
şêlandin
gasp etmek
şêlandin
soygun
şêlandin
soymak
şêlav
coşku
şêlav
sel
şêlavk
badana
şêlavk
bulanık su
şêlim
şalgam
şêmûg
eşik
şên
şen
şên kirin
şenlendirmek
şênahî
şenlik
şênahî
yeşillik
şênber
somut
şêndar
civelek
şênî
ahali
şênî
kalabalık
şênî
sakin
şêr
aslan
şêranî
tatlı
şêrîn
sempatik
şêrîn
sevimli
şêrîn
şirin
şêrîn
tatlı sempatik
şêrt
dilim
şêst
altmış
şêstem
altmışıncı
şêt
çılgın
şêt
deli
şêt bûn
çıldırmak
şêt kirin
çıldırtmak
şêwakarî
güzel sanatlar
şêwandin
şekillendirme
şêwaz
metot usul
şêwaz
stil
şêwaz
uslup
şêwaz
üslup
şêwe
biçim
şêwe
şekil
şêwedarbûn
formasyon
şêwegirtin
şekillenme
şêwekarî
güzel sanatlar
şêweparêz
şekilci
şêwirgeh
danışma
şêwirîn
danışmak
şêwirkarî
danışmanlık
şêwirmend
danışman
şêwirmendî
danışmanlık
şêwit
dere otu
şêwî
şaşkın
şêwîn
şaşırmak
şêwr
danışma
şêwr
istişare
şêx
şeyh
şêxê îslamê
şeyhülislâm
şêyîn
kişnemek
şêz
at sineği
şib
benzeme
şib
benzeyiş
şibak
pencere
şibake
pencere
şibandin
benzetmek
şibî
andırımcılık
şibî
benzemek
şibîn
andırmak
şibîn
benzemek
şidandin
ambalajlamak
şidandin
sıkmak
şidandin
sarmak
şidîn
sıkılmak
şiftî
karpuz
Şiî
Şii
Şiîtî
Şiilik
şij
kumdan iri çakıl taneleri
şik
ikircik
şik
kuşku
şik
şüphe
şik birin
şüphelenmek
şikarte
çifti olmayan birine veya rençbere ekilen ekin
şikber
şüpheci
şikberî
şüphecilik
şikbirin
akıl etmek
şikdar
ikircikli
şikdar
şüpheci
şikdarî
şüphecilik
şikef
tekne
şikeft
in
şikeft
mağara
şikelik
toprak kaplar
şikîn
kırılmak
şikîn
uymak
şikîn
yakışmak
şikû
majeste
şil
ıslak
şil
yaş
şil bûn
ıslanmak
şil bûn
yaşarmak
şil kirin
ıslatmak
şilak
ıslak
şilak
sulu
şile
lale
şilemenî
sıvı şeyler
şilêl
ipek yumağı
şilêr
lale
şilfik
çıplak
şilfik
kesici aletlerin demir kısmı
şilfik
nü
şilfûtazî
çırılçıplak
şilî
ıslaklık
şilî
yağmur
şilope
karla karışık yağmur
şilove
eriyen kar
şiltax
iftiracı
şiltaxî
iftira
şilûr
koruk üzüm
şilwe
kasvetli
şima
bal mumu
şima
mum
şimadank
mumlanmış çocuk bezi
şimadank
şamdan
şimaşe
Hıristiyan din adamı
şimik
terlik
şimşal
filüt
şimşal
flüt
şimşal
kaval
şimşat
biçim
şimşat
şekil
şimşîr
şimşir
şimşîre
üzüm posası
şip
şıp
şipîşid
sımsıkı
şipîşîn
masmavi
şirb
karaçam
şirên
şırıldamak
şirênik
oluk
şirik
oluk
şirinqe
şırınga
şirîn
sempatik
şirîn
tatlı
şirînmeh
balayı
şirît
şerit
şirjaw
lâyık
şirjaw
yaraşan
şirjaw bûn
layık olmak
şirjaw dîtin
layık görmek
şirove
yorum
şirove kirin
yorumlamak
şirp
aniden
şirp
derhal
şirp
hemen
şirp
o anda
şirşirên
şırıltı
şitil
fide
şitilandin
fide dikmek
şiv
çubuk
şiv
sopa
şivan
çoban
şiverê
keçi yolu
şiverê
patika
şivir
geyik
şivira kedî
rengeyiği
şiwîn
eser
şiwît
tere otu
şixab
matkap
şixir
meyve vermeyen ağaç
şixir
tahta semer
şixre
sap yükü
şixul
çalışma
şixul
iş
şixulandin
çalıştırmak
şixulîn
çalışmak
şiyan
güç
şiyan
iktidar
şiyan
kudret
şiyan
muktedir olmak
şiyan
yapabilmek
şiyan dar
muktedir
şiyandar
kadir
şiyar
ayık
şiyar
uyanık
şiyar kirin
uyandırmak
şiyar kirin
uyarmak
şiyarker
uyarıcı
şîfa
şifa
şîfa dîtin
şifa bulma
şîfon
kadife
şîfre
şifre
şîfre vekirin
şifresini açmak
şîke
şike
şîlan
kuş burnu
şîlan
kuşburnu
şîlan
yabani gül
şîlaq
gözde çapak
Şîlî
Şili
Şîlîyî
Şilili
şîlte
şilte
şîmaq
şamar
şîn
matem
şîn
mavi
şîn
yas
şîn girêdan
yas tutmak
şînboz
kula rengi ve bu renkte at
şîndar
matemli
şîndar
yaslı
şîne
mavimtırak
şîngirêdan
yas tutmak
şînok
menengüç
şîp
akıntı
şîr
süt
şîranî
tatlı
şîranî
yiyecek olarak tatlı
şîrbirinc
sütlaç
şîrdan
emzirmek
şîrdan
süt vermek
şîre
şıra
şîre
şerbet
şîregerm
ılık
şîret
nasihat
şîret
öğüt
şîret kirin
öğütlemek
şîret lêdan
öğütlemek
şîretkirin
nasihat etmek
şîretkirin
öğüt vermek
şîretlêkirin
öğütlemek
şîrêz
çiriş
şîrêz
tutkal
şîrêz
zamk
şîrêz kirin
zamklamak
şîrfiroş
sütçü
şîrgerm
ılık
şîrî
sütbeyaz
şîrovekar
yorumcu
şîrovekirin
yorumlamak
şîrşêrk
muhallebi
şîş
şiş
şîv
akşam yemeği
şîvan
feryat
şîvan
figan
şîvan
matem
şîvan
şivan
şîvan
yas
şkandin
kırmak
şkeft
mağara
şkeste
döküntü
şkeste
kırıntı
şkestin
kırılmak
şkestî
kırık
şkestî
kırılmış
şkeva
ince
şkeva
mayasız ekmek
şkeva
mayasız etmek
şkeva
yufka
şkevik
kefe
şkêr
iri kayalar
şkêr
taş yağını
şkêr
uçurum
şobe
grip
şofar
ajan
şofar
casus
şofar
fitneci
şofarî
ajanlık
şofarî
casusluk
şofarî
fitne
şok
şok
şom
uğursuz
şonik
tokaç
şop
iz
şop gerandin
izlemek
şop vekirin
çığır açmak
şopger
izci
şopik
tahta kapı sürgüsü
şopîner
takipçi
şor
kelam
şor
söz
şor
tuzlu
şoravk
salamura
şoravk
tuzlu su
şorax
çorak
şorbe
çorba
şorbehûr
işkembe çorbası
şorebî
salkım söğüt
şoreş
devrim
şoreş
ihtilâl
şoreşger
devrimci
şoreşvan
devrimci
şorêberê
atasözleri
şorind
vaaz
şort
şort
şoşban
sağdıç
şov
şov
şoven
şoven
şovenî
şovenlik
şowm
uğursuz
şowmî
uğursuzluk
şox
işveli
şox
kıvrak
şox
şuh
şox
yosma
şox û şeng
neşeli coşku
şoxûşeng
albenili
şoxûşeng
cilveli
şoxûşeng
şuh
şoxûşeng
yosma
şukir ji Xweda re
Allah’a şükür
şuxulîn
işlemek
şû
erkek
şû
eş
şû
koca
şûbira
kadının kocasının erkek kardeşi
şûkirin
kocaya varmak
şûl
karaca
şûl
teyel
şûl kirin
teyellemek
şûm
şımarık
şûn
yer
şûn de çûn
geri gitmek
şûn ve kişîn
geri çekilmek
şûnde xistin
tehir etmek
şûnewar
mekan
şûnewar
yurt
şûnwar
mekan
şûnwar
yurtluk
şûnwarnas
arkeolog
şûnwarnasî
arkeoloji
şûr
kılıç
şûrbaz
eskrimci
şûre
barut
şûrengîv
iyi kılıç kullanan
şûrî
eskrim
şûrker
kılıç imalatçısı
şûrkêş
bir şeyi ölümüne savunan
şûş
kıvrak
şûşe
şişe
şûştin
yıkamak
şût
kaypak
şût
koni
şût
kurnaz
şût
namussuz
şût
şut
şûtik
bel kemeri
şûtik
konik
şûtik
kuşak
şûtî
kaypaklık
şûv
nadas
şûvhiştin
nadasa bırakmak
t
Kürt alfabesinin yirmi dördüncü harfi
ta
büklüm
ta
dal
ta
değin
ta
dek
ta
denk
ta
humma
ta
ip (ip
ta
kadar
ta
kat
ta
misli
ta
sıtma
ta
saç vs. için) tel
ta ku
ta ki
ta lêrabûn
ateşi çıkmak
tabir
sıtmalı hastların sıtmasını kesen
tac
taç
tade
eziyet
tadekar
eziyet eden
tafil
derhal
tafil
hemencecik
tagîr
sempatizan
tagîr
taraftar
tagîr
yandaş
tahde
eziyet
tahde
zülüm
tahl
buruk acı
tajî
tazı
takekes
birey
takekes
ferd
takekesî
bireyser
takekesîtî
bireysellik
takekesparêzî
bireycilik
tal
boş
tal
top
tal kirin
aktarmak
tal kirin
boşaltmak
talan
çapul
talan
talan
talanê
futbol
talanê
top oyunu
talanganimet
vurgun
talanganimet
yağma
talanî
yağmacılık
talanker
çapulcu
talde
kuytu
talde
sapa
talî
son
talî
sonunda
talîşk
hindiba
talkirin
boşaltmak
talsêv
elma kurusu
tam
tam
tam
tat
tam sar
tatsız tuzsuz
taman
aşı (bitkiler için)
tamandin (ji bo daran)
aşılamak (ağaçlar için)
tamara xewê
uyku mahmurluğu
tamhejmar
tamsayı
tamijîn
cezb olmak
tamijîn
dadanmak
tamijîn
tadına varmak
tamik
tuzağa konan yiyecek
tamîr
tamir
tamîr kirin
onarmak
tamîr kirin
tamir etmek
tamîrat
onarım
tamîrat
tamirat
tamîrxane
tamirhane
tamkirin
tatmak
tamsar
tatsız
tamsar
tuzsız
tamtîtik
lezetli
tamûsk
dudaklarda meydana gelen kabarcık
tamûsk
yara
tamzêr
yaldızlı
tan
paravan
tanî
kamış veya sazdan duvar
tansiyon
tansiyon
tanût
alay
tanût
dalga geçme
tapik
dağ veya tepelerin en üst noktası
tapik
tuzak
tapik
zirve
tapir
av tüfeği
taq
tak
taqet
takat
taqî
test
taqoz
takoz
tar
kasnak
tar û mar
tarumar
Taran
Tahran (İran’ın başkenti)
tarawgeh
sürgün yeri
tarî
karanlık
tarî
karanlk
tarî
koyu
tarî bûn
kararmak
tarî keteerdê
havanın karaması
tarîbûn
havanın kararması
tarîgan
çavdar
tarîgewrk
alacakaranlık
tarkirin
paylaşmak
tarmilandin
pörsütmek
tarmilîn
pörsümek
tart
parça
tart
uzunlamasına dilim
tartale
yağma
tartale kirin
yağmalamak
tarxûn
tarhun
tas
tas
tasa serî
kafatası
taştê
kahvaltı
tat
aşirete mensup olmayan
tat
reaya
tav
enerji
tav
güç
tav
güneş
tav
güneş ışığı
tavdar
ışıklı
tavehîv
mehtap
tavil
hemen
tavilê
anında
tavilê
derhal
tavilê
hemen
tavî
sağanak
tavî az
yağmur
tawan
kabahat
tawan
suç
tawanbar
suçlanan
tawanbar kirin
suçlamak
tawanbarkirin
suçlamak
tawandin
suçlamak
tawankar
suçlu
tawanker
suçlayan
tawannasî
kriminoloji
tawe
tava
tawî
sıtmalı
tawûg
kızak
tawûs
tavus
tax
mahale
tax
mahalle
tax
semt
taxim
takım
taxpaşkirin
erteleme
taxurk
el arabası
taxûk
kızak
taybet
özel
taybetî
hususi
taybetî
özel
taybetî
özellik
taybetmendî
özellik
taybetmendî
özgü
taye
tekerlek
tayîn
bir cins helva
tayîn
öğün
tayîn
tayın
tayîn kirin
tayin etmek
taze
alımlı
taze
taze
tazî
çıplak
tazûg
kızak
te
sana
te
seni
tebat
sabır
tebat
sebat
tebat kirin
sabretmek
tebat kirin
sebat göstermek
tebatî
dilbilgisinde pasif
tebatî
edilgen
tebatkirin
sabretmek
tebatkirin
sebat göstermek
Tebax
Ağustos
tebax
ağustos ayı
tebeqe
katman
tebeqe
tabaka
tebitandin
dindirmek
tebitandin
sakin durmasını sağlamak
tebitandin
sakinleştirmek
tebitandin
sessiz
tebitî
dingin (canlılar için)
tebitîn
dinmek
tebitîn
dinmek (canlılar içn)
tebitîn
sakin durmak
tebitîn
sakinleşmek
tebitîn
susmak
tebûr
yaba
tecrît
tecrit
tedawî
tedavi
tef-tal
takım-taklavat
tefandin
söndürmek
tefîn
sönmek
tefş
bir kesimlik parça
tefşik
kesici
tefşo
keser
teftî
buğday çorbası
tegere
engel
tegere
mania
teher
tarz
tehev
toplam
tehfil
vaftiz
tehfilker
vaftizci
tehîn
tahin
tehl
acı
tehlî
kantaron otu
tehn
azar
tehn
iğneleyici söz
tehn
ineleyici söz
tehn lêdan
iğnelemek
tehnlêdan
iğnelemek
tehnlêdan
taşlamak
tej
kilim
tejane
havza
tek
tek
tek tûk
tek tük
tek û bertek
etki-tepki
tekane
biricik
tekane
tekil
tekbîr
tekbir
tekbîranin
tekbir getirmek
teke tek
bire bir
teknîk
teknik
tekujî
katliam
tekujî
soykırım
tekûz
mükemmel
tekûz
yetkin
Tel Avîv
Tel Aviv (İsrail’in başkenti)
telafî
telafi
telan
arazi
telan
arazi parçası
telef bûn
telef olmak
telefon
telefon
televizyon
televizyon
televîsyon
televizyon
telew
dalap
telew
kızışmış
telew bûn
dalap olmak
telew bûn
kızışmak
telêkirin
eklemek
telêkirin
katmak
telêz
meymenet
telifin
telef olmak
teliqîn
domuz
teliqîn
domuz gibi hayvanların doğurması
teliqîn
köpek
teliqîn
vb. doğumu
telîs
çuval
telîs
telis
telp
toplu halde duran bulut
telp
toplu halde kuş sürüsü
telwe
telve
tem
bulutumsu yıldız
tem
nebula
tem
sis
temam
tamam
temar
damar
temar
derin uyku
temartin
toprağa gömmek
temaşe
izleme
temaşe
seyir
temaşe
temaşa
temaşe kirin
seyretmek
temaşekar
izleyici
temaşekar
seyirci
temaşevan
izleyici
temaşevan
seyirci
temberî
erkeğin kakülü
tembûr
saz
tembûr
tambur
temd
dokuma
teme
tembih
teme kirin
tembihlemek
temeh
tembih
temel
mal
temel
varlık
temen
ömür
temen
yaş
temendirêj
uzun ömürlü
temerî
saçın alına dökülen kısmı
temezî
renkli baş örtüsü
temezî
renkli bir baş örtüsü
temirandin
söndürmek
temirîn
gebermek
temirîn
sönmek
temizandin
kaynaştırma
temîz
temiz
temz
lehim
temzandin
lehimlemek
ten
ten
tena
ıssız
tena
tenha
tena bûn
ıssızlaşmak
tenaf
halat
tenayî
ıssızlık
tenbû
kene
tencik
tencere
tendurist
sağlıklı
tenduristî
sağlık
tendurust
sıhhatli
tendurustî
esenlik
tendurustî
sıhhat
tendurustî
sıhhiye
tendurustî
sağlık
tendûr
tandır
tene
hububat
tene
tahıl
tene
tane
tene kirin
tahılı harmanlama işi
teneke
teneke
tenê
tek başına
tenê
yalnız
tenê
yanlız
tenêtî
yalnızlık
teng
dar
teng
sıkı
teng bûn
daralmak
teng kirin
daraltmak
tengal
kaburga altı bölümler
tengal
kaburga altı her iki yan
tengasî
bunalım
tengasî
darlık
tengasî
sıkıntı
tengav
coğ. boğaz
tengav
daralmış
tengav
sıkkın
tengavbûn
rahatsız olmak
tengavbûn
sıkılmak
tengavkirin
rahatsız etmek
tengavkirin
sıkmak
tengayî
darlık
tengbûn
daralmak
tengbûyî
sıkışık
tengezar
bunalımlı
tengezar
sıkıntılı
tengezar
stresli
tengezar
tedirgin
tengezar bûn
bunalım geçirmek
tengezar bûn
sıkılmak
tengezarbûn
bunalmak
tengezarbûn
sıkılmak
tengezarî
bunalım
tengezarî
sıkıntı
tengezarî
stres
tengezarkirin
bunaltmak
tengijîn
bunalmak
tengijîn
çok kızmak
tengijîn
öfkelenmek
tengijîn
sıkışmak
tengkirin
daraltmak
tenik
ince
tenik
zarif
tenişder
kapı pervazı
tenişt
yan
tenî
is
tenî
iş
tenî
kurum
tenî bûn
islenmek
tenîper
karbon kağıdı
tenturdiyot
tentürdiyot
tenûr
tandır
teori
teori
teoriya agahiyê
bilgi teorisi
teorî
nazariye
teorî
teori
tep
havale geçirmek
tep
hile
tep
kabahat
teparik
tıkaç
tepe
tepe
tepeserî
baskı
tepeserî
zulüm
tepeserkirin
bastırmak
tepeserkirin
tepelemek
tepil
darbuka
tepink
mayın
tepisandin
bastırmak
tepisandin
tepelemek
tepiş
kabiliyet
tepîn
tepinmek
tepkirin
darbeden kurtulmak için eğilmek
teplû
baygınlığa yol açan bir hastalığ
tepres
hilekar
teqal
yassı şey
teqal
yuvarlak
teqandin
patlatmak
teqawîd
emekli
teqel
tire işareti
teqemenî
patlayıcı
teqereq
hengame
teqez
acil
teqez
kesin
teqez
mutlak
teqez
mutlaka
teqil
ağırlığı olan şey
teqil
özgül ağırlık
teqilandin
bir nesnenin ağırlığını elle kontrol edip tahmin etmek
teqilandin
tartmak
teqin
bataklık
teqin
çamur balcık
teqinîn
çamura batmak
teqizandin
hızla kaçıp gitmesine neden olmak
teqizîn
hızla geçip gitmek
teqîn
patlama
teqîn
patlamak
teqîn
patlatmak
teqle
takla
ter
taze
ter
yaş
ter
yaş ağaç ve odun
terabûn
yüksekten düşmek
terad
müsabaka
terafkirin
yolmak
teral
hımbıl
teral
tembel
teralî
tembellik
terandin
uzaklaştırmak
terane
ahenk
terane
eğlence
terane
mizah
terane
nağme
terane
oyun
terane
terane
teraş
tıraş
teraş
yontma
teraş kirin
tıraş etmek
teraş kirin
yontmak
teraşger
tıraşçı
teraz
denge
terazdar
dengeli
terazîker
dengeleyici
terazîn
yamaç
terazû
terazi
terazûn
bütçe
tereng
koyu renk
teres
teres
terez
dolu
terifandin
budamak
terifandin
gözü acıtmak
terik
iri sopa
terik
mec. erkek cinsel organı
terik
yaş odun
terikandin
terk etmek
terikandin
terketmek ayrılmak
teriqet
tarikat
terî
kuyruk
terîj
uzunlamasına bez parçası
terîjk
sargı bezi
terk
çatlak
terk
terk
terkandin
çatlatmak
terke
zayıf dal
terkeser
başıboş
terkeser
yerini yurdunu terk etmiş
terkî
eyerin arka kısmı
terkî
terki
terkîn
çatlamak
terlan
delikanlı
terlan
yakışıklı
terlan
yakışıklı delikanlı
term
büyük ayı
term
ceset
term
kadavra
term
leş
term
ölü
term
takım yıldızı
termisandin
sindirme
teror
terör
terorparêz
terörist
terorparêzî
terörizm
terpilandin
sendeletmek
terpilîn
sendelemek
terpilîn
takılmak
terpilîn
tökezlemek
terre tûrre
saçma sapan
ters
aksi
ters
hayvan dışkısı
tersane
aksine
tersî
aksilik
terş
tüm evcil hayvanlar
tertepêl
tantana
tertûbelav
darmadağın
terwende
ender
terwende
nadir
terxane
tarhana
terxankirin
ayırmak
terxankirin
tahsis etmek
terxîs
terhis
teselî
teselli
tesewûf
tasavvuf
teskere
teskere
test
test
teşe
biçim
teşe
form
teşe
suret
teşe
şekil
teşe girtin
biçim almak
teşe girtin
biçimlenmek
teşebus
girişim
teşegirtin
biçim almak
teşegirtin
biçimlenmek
teşekarî
biçimcilik
teşeparêz
formalîst
teşeyî
biçimsel
teşim
lağım
teşî
iğ
teşk
bacağın aşık kemiği ile kalça arasındaki bölüm
teşk
baldır
teşq
etki (soğukluk için)
teşqele
telâş
teşt
hamur teknesi
teşt
leyen
teşt
teşt
teşvîq kirin
teşvik etmek
tev
bütün
tev
hepsi
tev
herkes
tev
tüm
tev li hev bûn
karışmak
tevahî
bütünlüklü
tevahî
genel
tevahî
tümü
tevdan
deşmek
tevdan
eşelemek
tevdan
karıştırmak
tevde
toptan
tevdeyî
bütünsel
tevdeyîtî
bütünsellik
tevdêr
karıştırıcı
tevdêr
mikser
tevger
birlikte davranış
tevger
davranış
tevger
devinim
tevger
hareket
tevgerîn
birlikte davranmak
tevgerîn
davranmak
tevgerîn
hareket etmek
tevin
biyo. doku
tevin
dokuma
tevir
çapa
tevir
kazma
tevirkirin
çapalamak
teviz dan xwe
gerinmek
tevizandin
uyuşturmak
teviziya xwe anîn
gerinmek
tevizî
uyuşuk
tevizîn
uyuşmak
tevizîn
vücudun uyuşması
tevî
karşın
tevî
rağmen
tevî vê yekê
bununla beraber
tevînek
doku
tevkarî
işbirliği
tevkujî
jenosid
tevkujî
katliam
tevlê kirin
katmak
tevlihev
karışık
tevlihev
karmaşık
tevlîhev
çetrefil
tevlîhev
karışık
tevlîhev
karma
tevlîhev
karmaşık
tevlîhev kirin
karıştırmak
tevn
dokuma tezgahı
tevnepîr
örümcek ağı
tevrevîn
kaçışmak
tevş
el büyüklüğünde yassı taş
tevşo
keser
tevtal
bagaj
tevtal
ufak-tefek eşya
tevtefîk
kemençe
tevz
alay
tevz
şaka
tevz
uyuşma
tevza zivistanê
kış uykusu
tew
haydi sende
tew
hiç
tew tew
peh peh
tew tew
peh peh anlamındaki önlem
tewa bûn
bitmek
tewa bûn
tükenmek
tewan
edebilmek
tewan
güç
tewan
kudret
tewan
yapabilimek
tewandin
bükmek
tewandin
çekmek
tewandin
eğmek
tewandin
grm. çekim
tewandin
kıvırmak
tewandî
eğik
tewandî
grm. çekilmiş
tewang
büküm
tewang
dil bilgisinde çekim
tewang
grm. çekim
tewaş
yağ
tewaş
yağlı bitkiler
tewb
kumaş topu
teweg
şap hastalığı
teweg
tevek
tewekor
bakar kör
tewere
eksen
tewere
mihver
tewirandin
uykusunu ya da keyfini kaçırmak
tewîn
bükülmek
tewl
hayvanların otlakta kaçmaması için uzun bir iple bir kazığa bağlanması
tewlis
kıvam
tewlis
tav
tewq
kelepçe (boru vs. için)
Tewrat
Tevrat
tews
denge
tews
hız
tews
sürat
tews standin
hız almak
tewsandin
hızlandırmak
tewsîn
hızlanmak
tewş
abes
tewş
denge
tewş
nafile
tewş
saçma
tewş
ters
tewş
zırva
tewşikî
saçmalık
tewtew
züppe
tewz
alay
tewzkirin
alay etmek
texil lêxistin
sekteye uğramak
texilandin
sekteye uğramak
texilîn
caymak
texmîn kirin
tahmin etmek
texpaşkirin
erteleme
text
taht
texte
tahta
textebend
kanepe
texterewan
tahtırevan
textirme
erken hasat
teyar
ayarlanmış
teyar
düzenlenmiş
teyar
pilot
teyfik
tabak
teyisandin
parlatmak
teyisîn
parlamak
teyizandin
küstürüp uzaklaştırmak
teyizîn
küsüp gitmek
teyizîn
küsüp uzaklaşmak
teysok
ateş böceği
teze
körpe
teze
taze
teze
yeni
teze bûn
tazeleşmek
teze kirin
tazelemek
tezeg
tezek
tezetî
tazelik
tezî
kısa süreli sancı
tezkere
harç teknesi
tê
ip
tê çikandin
saplamak
tê da cîh kirin
sığdırmak
tê da cîh kirin
yerleştirmek
tê de cîh bûn
sığmak
tê de cîh bûn
yerleşmek
tê de man
içinde kalmak
tê de man
takılıp kalmak
tê de man
tereddüt etmek
tê heldan
banmak
tê re kirin
batırmak
tê re kirin
daldırmak
tê re kirin
geçirmek (iğne vb.)
têbar
kasa
têbinî
dipnot
têbinî
not
têbînî
görüş
têbînî
yorum
têborîn
vazgeçme
têbûn
bulaşmak
têbûndan
bulaştırmak
têdan
boya vb. sürmek
têdan
boya ve sıva gibi şeyleri sürmek
têdan
bulaştırmak
têdeman
içinde çıkmamak
têdeman
takılıp kalmak
têderxistin
sezme
têge
kavram
têge kirin
kavramlaştırmak
têger
bulaşıcı
têgerandin
bulaştırma
têgerîn
bulaşmak
têgih
anlayış
têgih
kavram
têgih
kavrayış
têgih
terim
têgihandin
kavratmak
têgihanî
anlayışlılık
têgihiştin
anlamak
têgihiştin
idrak
têgihiştin
kavramak
têgihiştin
kavrayış
têgihiştî
anlayışlı
têgihiştî
olgun görüşlü
têgihîn
anlama
têgihîn
anlayış
têgihîn
idrak
têgihîn
kavrama
têgihîştin
anlamak
têgîn
kavram
têgîn
terim
têhildan
çubuk
têhildan
şiş vs.yi batırıp yukarı çekmek
têjik
yırtıcı hayvan eniği
têk dan
kışkırtmak
têk dan
karıştırmak
têkar
iş ortağı
têkar
katkıda bulunan
têkarî
katkı
têkber
eşya
têkbirin
etkisiz kılmak
têkbirin
yenme
têkbirin
yenmek
têkçûn
bozgun
têkçûn
çökmek
têkçûn
dağılmak
têkçûn
iflas etmek
têkçûn
yıkılmak
têkçûn
yenilme
têkçûn
yenilmek
têkdan
çökertme
têkdan
kışkırtmak
têkdan
provaka etmek
têkdar
kışkırtıcı
têkde
tümden
têkel
bileşik
têkel
dahil olmuş
têkel
karışık
têkel
karışım
têkel
karışmış
têkel
karma
têkel
kozmopolit
têkelîn
karışmak
têketin
giriş
têketin
girmek
têkildar
alakadar
têkildar
ilgili
têkilî
alaka
têkilî
ilişki
têkilî danîn
ilişki kurmak
têkoşer
direnişçi
têkoşer
militan
têkoşer
mücadeleci
têkoşer
savaşçı
têkoşîn
mücadele
têkoşîn
mücadele etmek
têkoşîn
mücadelemücadele etmek
têkoşîn
uğraşmak
têkûz
eksiksiz
têkûz
komple
têkûz
sağlam
têkûz
tamam
têl
tel
têl kirin
tellemek
têlmaş
ana kuzusu
têlmaş
çıtkırıldım
têm
tema
tênegihînî
anlayışsızlık
tênegihîştin
anlamamak
têneper
grm. geçişsiz
tênivîsîn
kaydetmek
têper
geçişli
têperî
geçiş
têperîn
trafik
têr
büyük çuval
têr
doymuş
têr
tok
têr
tok doymuş
têr
yetme
têrawis
geç hasat
têrbûn
doymak
têrekirin
batırmak
têrekirin
geçirmek (iğne vb.)
têrêkirin
yeterli olmak
têrêkirin
yetmek
têrker
doyurucu
têrker
tatmin edici
têrker
yeterli
têrkirin
doyurmak
têrnexwer
doymaz
têşikdin
hezimete uğratmak
têşikîn
hezimet
têşikîn
hezimete uğramak
têvel
çeşitli
têvel
muhtelif
têverdan
çalkalamak
têw
geçerli
têwerdan
bulaşık bir şeyi suyla çalkalamak
têwerdan
çalkalamak
têxistin
koymak
têxistin
sokmak
têz
barut
tibab
kemiyet
tibab
miktar
tif
tükürük
tif kirin
tükürmek
tifik
ocak
tifing
tüfek
tifkirin
tükürmek
tiftik
tiftik
tihok
dağdağan
tihtavik
nane
tijî
dolu
tijî bûn
dolmak
tijî kirin
doldurmak
tijîbûn
dolmak
tijîkirin
doldurmak
tik
dikiş yeri
tika
istirham
tika
rica
tika kirin
rica etmek
tikakirin
rica etmek
til
göbek
tilik
höyük
tilik
öbet (taş vb.)
tilî
el parmağı
tilî
parmak
tilîper
eğreltiotu
tilîya beraneke
başparmak
tilîya navçe
orta parmak
tilîya nîşankê
şahadet parmağı
tilm
kg)
tilm
tahıl ölçü birimi (
tilor
but
tilp
tortu
tilpekî bûn
tökezlemek
tilyak
haşhaş
tilyak
uyuşturucu
tilyakêş
uyuşturucu kulanan
tilyakfîroş
uyuşturucu satıcısı
tim
daima
tim
hep
tim
sürekli
tima
çıkarcı
tima
hasis
timakar
hasis
timakar
tamahkar
timayî
hasislik
timen
on bin
timîdom
daimi
timîdom
sürekli
timtêl
kıyafet
tinaz
alay
tinaz pê kirin
alay etmek
tinazpêkirin
alay etmek
tinazpêkirin
dalga geçmek
tinazwer
ironik
tingî
tını
tingîn
tınlamak
tip û tal
bomboş
tip û tazî
çırıl çıplak
tipî tarî
kap karanlık
tipî tarî
zifiri karanlık
tir
daha (çoğaltma eki)
tirad
maç
tirad
müsabaka
tirad
yarışma
tiraf
köz
tiraf
sıcak kül
tiral
tembel
tirampe
değiş tokuş
tiran
bakır su tası
tirat
karşılaşma
tirat
müsabaka
tirb
türbe
tirek
osurukçu
tirê
başka
tirêj
güneş ışını
tirêj
ziya
tirêja keskesor
ebekuşağı
tirh
filiz
tirh
sürgün
tirh
üzüm
tirhêw
safsata
tirhêw
şaşma
tirimbêl
otomobil
tirimpêl
otomobil
tirî
üzüm
tirîn
daha (çoğaltma eki)
tirîş
gerekçe
Tirk
Türk
Tirkiye
Türkiye
Tirkî
Türkçe
Tirkman
Türk’e benzeyen
Tirkman
Türkmen
tirp
turp
tirpan
tırpan
tirpan kirin
tırpanlamak
tirs
korku
tirsandin
korkutmak
tirsdêr
korkutucu
tirsenak
tehlike
tirshêz
korkulu
tirshêz
korkunç
tirsîn
korkmak
tirsîn
korktular
tirsnak
korkunç
tirsnak
vahim
tirsok
korkak
tirsonak
korkak
tirsonek
korkak
tirş
ekşi
tirş
salça
tirş bûn
ekşimek
tirşik
güveç
tirşik
türlü yemeği
tirşî
ekşilik
tirşî
turşr
tirşî
turşu
tirşîn
asit
tirşîn
ekşimsi
tirtire
kocaman ve hantal şey
tirûş
direnç
tirûşdar
dayanıklı
tirxan
tahsis
tirxan
tayin
tiryak
keyif verici maddeler
tiryakî
tiryaki
tisî
katıksız
tisî
yavan
tisnak
korkunç
tisnak
tehlikeli
tişt
eşya
tişt
obje
tişt
şey
tiştek
bir şey
tiştîr
bir yaşını dolduran dişi keçi
tiştonek
bilmece
tivanc
sızı
tivane kişandin
kasılmak
tiving
tüfek
tivingendazî
atıcılık
tivir
turp
tivîlk
kumru
tivîlk
üveyik
tiwanî
kudret
tiwanîn
muktedir olmak
tixis
dolgun
tixis
tıknaz
tixub
sınır
tixûb
had
tixûb
hudut
tixûb
sınır
tixûbê xwe zanîn
haddini bilmek
tixûbkirî
mahdut
tiyan
fırın tepsisi
tiyatro
tiyatro
tiyen
hacim
tiz
dürtü
tiz kirin
dürtmek
tiz kirin
fitlemek
tiz kirin
tahrik etmek
tizbî
tespih
tizbî kişandin
tespih çekmek
tizbîh
tezbi
tizik
makat
tizrûg
sülük
tî
kadının erkek kardeşi
tî
kadının kocasının erkek kardeşi
tî
susamış
tî
susuz
tî bûn
susamak
tîfo
tifo
tîfûs
tifüs
tîjmar
solucan
tîk
dik
tîk
dikili
tîk kirin
dikmek
tîkane
dikey
tîke
kuş başı et parçası
tîke
kuşbaşı eti
tîla
beze
tîlayên çav
göz bezleri
tîlik
küçük yassı taş
tîlik
sınır taşı
tîlolik
muhallebi
tîmanc
yama
tîmar
tımar
tîmar
tedavi
tîmarxane
hastahane
tîmarxane
tedavi yeri
tîmên taybet
özel tim
tîn
ısı
tîn
hararet
tîn dan
ısı vermek
tîn dan
tesir etmek
tîndan
ısı verme
tîndan
tesir
tînpîv
ısı ölçer
tîp
grub
tîp
harf
tîp
tim
tîp
tugay
tîp bi tîp
harfi harfine
tîpandin
harfi harfine yazmak
tîpên bêdeng
sessiz harfler
tîpên dengdêr
sesli harfler
tîprêz
dizgici
tîprêzî
dizgi
Tîr
koyu
Tîr
Merkür
tîr
ok
Tîr
yoğun
tîr bûn
koyulaşmak
tîr kirin
koyulaştırmak
tîraj
tiraj
tîrakî
asabi
tîrakî
sinirli
tîrawî
kangren
tîre
kabile
tîre
tayfa
tîremar
ok yılanı
tîrendaz
okçu
tîrêj
ışın
tîrêj
şua
tîrêj
ziya
tîrêjke
ani ışık
tîrêjke
flaş ışığı
tîrêjpîv
fotometre
tîrêjvedan
reflektör
tîrik
oklava
tîrî
koyuluk
tîrk
akrep
tîrk
ibre
tîrk
saatin ibresi
tîrk
yelkovan
tîrkevan
ok-yay
tîrkirin
koyulaşmak
tîrmar
ok yılanı
Tîrmeh
Temmuz
tîsîn
tıslamak
tîzker
kışkırtıcı
tîzker kirin
kışkırtmak
to
kaymak
to
krema
tobe
tövbe
tobekar
tövbeli
tof
grup
tof
kategori
tof
küme
tof
lig
tofan
tufan
tog
edepsiz kişi
tog
yüzkarası
tohmet
itham
tol
arsız
tol
arsız oruspu
tol
intikam
tol
öc
tol
öç
tol
orospu
tol hilanîn
intikam almak
tol hildan
intikam almak
tola
peynir ve kudret helvasından yapılan bir tatlı
tolaz
avare
tolaz
çapkın
tolaz
çpkın
tolaz
hovarda
tolaz
toy
tolaz
zampara
tolazî
avarelik
tolazî
çapkınlık
toleke
hatmi çiçeği
tolgir
intikamcı
tolgirî
intikamcılık
tolgîn
sardunya
tolhildan
intikam
tolhildan
intikam akmak
tolhildêr
intikam alan
tolik
ebegümeci
toloz
moloz
tomar
fiş
tomar
kayıt
tomar
tescil
tomar kirin
kaydetmek
tomar kirî
fişlenmiş
tomar kirî
kayıtlı
tomar kirî
müseccel
tomargeh
stüdyo
tomarkirin
kaydetmek
tomarnekirî
kayıtsız
tomarxane
kayıt evi
tomerî
toplu
top
top
topa hawanê
havan topu
topandin
gebermek
topîn
gebermek
toq
boyun prangası
toqandin
dehşet salmak
toqe
toka
toqî
dehşet
toqîn
dehşete kapılmak
tor
ağ
tor
file
tor avêtin
ağ atmak
tora agahiyan
bilgi ağı
tora masîyan
balık ağı
torandin
darıltmak
torandin
gücendirmek
toranî
boş gezmeyi seven
toranî
çalışmaktan hoşlanmayan kimse
toraq
ayran çökeleği
toraq
çökelek
tore
görenek
tore
töre
torevan
edebiyatçı
torim
deve yavrsu
torin
asil
torin
soylu
torin
yakışıklı
torinî
asalet
torîk
çakal
torîn
darılmak
torîn
gücenmek
torm
deve yavrusu
tortore
kendini beğenmiş işsiz güçsüz kimse
torvan
balıkçı
toşbî
gudde
toşbî
salgı bezi
totemtî
totemcilik
totik
akıl
totikvala
akılsız
totikvala
eksik
totikvala
tahtasız
totirne
iriyarı adam
tov
döl
tov
tohum
tov çandin
tohum ekmek
tovav
atmık
tovav
meni
tovav
sperma
tovî
damızlık
tovî
tohumluk
toxim
tohum
toyik
kaymak
toyîn
ıtır
toz
toz
toz
zerre
toza teniyê
kurum
tozek
birazcık
tozik
sıpa
tozî
dilim
tozîkirin
dilimlemek
trajedî
trajedi
traktor
traktör
transît
transit
tu
asla
tu
hiç
tu
sen
tu car
asla
tu kes
hiç kimse
tulemar
kobra yılanı
tund
hoyrat
tund
kaba
tund
kalın
tund
kesif
tund
sert
tund
sertlik
tund
şiddetli
tundî
baskı
tundî
kabalık
tundî
sertlik
tundî
şertlik
tundî
şiddet
tundraw
aşırı
tundraw
radikal
tune
sıfır
tune
yok
tune bûn
yok olmak
tune kirin
yok etmek
turindî
cin
turt
katı
turt
sert
tut
oyun dışı kalan oyuncu
tuvandin
absorbe ettirmek
tuvanîn
absorbe etmek
tuwanc
ima
tuwanc kirin
ima etmek
tuxt
gr.)
tuxt
okkanın 1/
tuxt
ü (
tû
dut
tû
tükürük
tû kirin
tükürmek
tûfrengî
çilek
tûj
acı keskin
tûj
biber acısı
tûj
keskin
tûj
sivri
tûjî
sivrilik
tûjkirin
bilemek
tûjkirin
sivriltmek
tûl
şeffaf
tûl
tül
tûldan
sıçrama
tûldan bûn
sıçramak
tûle
cılız köpek
tûlemar
kobra yılanı
tûlevî
muhabbet kuşu
tûm
höyük
tûm
tepe
tûman
komik
tûman
şalvar
tûmanî
komiklik
tûmen
tümen
tûn
bütün
tûn
tüm
tûnandin
bütünlemek
tûnc
tunç
tûng
künk
tûqesp
kara dut
tûr
poşet
tûr
torba
tûre
asap
tûre
sinir
tûrebûyîn
galeyana gelmek
tûrebûyîn
sinirlenmek
tûrenasî
sinir bilimi
tûreşk
böğürtlen
tûrik
torba
tûrîst
turist
tûrîzm
turizm
tûş bûn
çarpmak
tûşî hev bûn
çarpışmak
tûşî hev bûn
karşı karşıya gelmek
tûşîhevbûn
çarpışmak
tûşîhevbûn
karşılaşmak:
tûteber
bülbül
tûtevîn
muhabbet kuşu
tûtevîn
muhabet koşu
tûtik
civciv
tûtik
düdük
tûtin
tütün
tûtî
papağan
tûtya
bulunmaz şey
tûtya
çinko
tûx
odun talaşı
tûzik
tere otu
tûzîkirin
elma
tûzîkirin
karpuz
tûzîkirin
vb. dilimlere ayırmak
twanasî
kriminoloji
twankar
suç işleyen
u
Kürt alfabesinin yirmi beşinci harfi
ufe
ruam
ufe
sakağı
ukela
çok bilmiş
ukela
ukala
umıd
ümit
umbur
alet
umbur
cihaz
umet
ümmet
umêd
ümit
unvan
adres
unvan
unvan
Urdu
pakistanın resmi dili
urfe
bir kürt müziği
urfe
oda
urûsi
çerçeveli pencere
urz
sedir ağacı
uskere
bakır su içme tası
utopia
ütopya
utopîst
ütopyacı
û
Kürt alfabesinin yirmi altıncı harfi
û
ve
ûd
ud
ûlis
bir dine mensup olanlar
ûlis
ortak bir inanç sistemine
ûlî
köşk
ûr
ur
Ûrdin
Ürdün
ûşt
gerekçe
ûşt
neden
ûşt
sebep
ûtî
ütü
ûyy
uyy!
v
Kürt alfabesinin yirmi yedinci harfi
va
bu
vac
mantık
vajî
makus
vajî
ters
vajî
ters yüz
vajî
tersyüz
vajîkirin
mec. çarpıtmak
vajîkirin
tersyüz etmek
vala
boş
vala
nafile
vala avêtin
ıskalamak
vala bûn
boşalmak
vala kirin
boşaltmak
vala kirin
tahliye etmek
valabûn
boşalmak
valahî
boşluk
valahî
boşuk
valahî
uzay
valahî
vakum
valakirin
boşaltmak
van
bunlar
van
bunları
vanan
bunlar
vanan
bunları
vanîl
vanilya
varik
dişi piliç
varyoz
balyoz
vatinandin
görevlendirmek
vatinî
fonksiyon
vatinî
görev
vatinî
işlev
vatinî
vazife
vatinîn
görevlendirilmek
vawêr
ayrı
vawêr
tasnif edilmiş
vawêr kirin
tasnif etmek
veanîn
eğmek
veavabûn
yapılanma
vebanîn
yadırgamak
veberdêr
yatırımcı
veberhênan
ekonomi
veberhênan
yatırım
vebijark
seçenek
vebijartin
ayıklamak
vebijartin
karışık olan şeyleri birbirinden ayırmak
vebijîn
buzdan çözülmek
vebijîn
erimek
vebir
ayırmak
vebir
hat çekmek
vebir
kesin
vebirandin
kesinleştirmek
vebirî
kategorîk
vebirî
kesin
vebirî
kesinleşmiş
vebirîn
kesinleşmek
vebirîn
kesinleştirmek
vebistin
tekrar bağlamak
vebizav
tepki
vebuhandin
tayin
vebuhandin
tayin etmek
vebuhtin
tayin
vebuhtin
tayin etmek
vebûn
açılış
vebûn
açılmak
vebûn
çözülmek
veciniqandin
irkiltmek
veciniqandin
ürkütmek
veciniqin
irkilmek
veciniqin
ürkmek
veciniqîn
irkilmek
veciniqîn
ürkmek
vecinoq
ürkek
vecinoqî
ürkeklik
veçırandin
yün ve pamuk türü şeyleri birbirinde ayırmak
veçinandin
çorap
veçinandin
dokuma
veçinandin
örgü vs.’yi örerek tamir etmek
veçinîn
çorap vb. şeyleri tamir etmek
veçinîn
örmek
veçinîn
sakınmak
veçirandin
çorap
veçirandin
örgü vs. sökmek
veçirîn
çorap
veçirîn
örgü vs.nin kendiliğinden sökülmesi
vedan
ısırmak
vedan
deşelemek
vedan
deşmek
vedan
eşmek
vedan
kurmak
veder
dışlanmış
veder
tecrit
veder
tecrit edilmiş
veder kirin
dışlamak
veder kirin
ihraç etmek
veder kirin
tecrit etmek
vederkirin
dışlamak
vederkirin
tecih etmek
vedizîn
gizlenmek
vedizîn
sıvışmak
vedizîn
saklanmak
vedîtin
keşf etmek
vedor
devre
vedor
mevkute
vedor
periyot
vefirîn
çarpıp geri fırlama
vefirîn
çarpıp geri fırlama sekme
vefirîn
köpeğin ani saldırısı
vefirîn
sekme
veger
dönme
veger
dönüş
vegerandin
döndürmek
vegerandin
dönüştürmek
vegerandin
geri döndürmek
vegerîn
dönmek
vegerîn
geri dönmek
vegir
kapsam
vegirî
istila
vegirtin
bez ya da benzeri şeyleri gergin tutmak
vegirtin
feth etmek
vegirtin
fethetmek
vegirtin
geri almak
vegirtin
istila etmek
vegirtin
işgal etmek
vegirtin
kapsamak
vegirtin
torba gibi şeylerin ağzını açmak
vegirtin
yaymak
vegirtin
zaptetmek
vegotin
anlatım
vegotin
anlatmak
vegotin
ifade
vegotin
ifade etmek
vegotin
söylem
veguhastin
aktarma
veguherandin
değiştirmek
veguherandin
dönüştürmek
veguherîn
donüşmek
veguherîn
donuşum
veguhesîn
intikal
veguhestin
aktarmak
veguhestin
intikal etmek
veguhestin
intikal ettirmek
veguhestin
nakletmek
veguhêrîn
başkalaşmak
veguhêrîn
değişim
veguhêrîn
değişmek
veguhêrîn
dönüşüm
veguhêzîn
aktarılma
veguhêzkar
aktarmacı
veguhêztin
aktarmak
veguhêztin
nakletmek
veguhêztin
tayin etmek
vehanîn
eğmek bükmek
vehanîn
geri getirmek
vehatin
geri gelmek
vehatin
nüksetmek
vehewandin
barındırmak
vehewandin
içermek
vehewandin
ihtiva etmek
vehewîn
barınmak
vehisîn
dinlenmek
vehisîn
mola vermek
vehiştin
geri bırakmak
vehûn
doku
vejandin
canlandırmak
vejandin
diriltmek
vejartin
ayırt etmek
vejen
enerji
vejen
pırıltı
vejen
titreşim
vejîn
diriliş
vejîn
dirilmek
vejîn
yeniden can bulma
veketin
uzanmak
veketin
yatmak
vekêş
cezir
vekêşan
gerilim
vekêşan
tansiyon
vekêşandin
geriltmek
vekêşandî
gergin
vekêşandî
gerili
vekêşdinî
gerginlik
vekêşîn
çekilmek
vekêşîn
geri çekilme
vekêşîn
geri çekilmek
vekêşîn
gerilmek
vekêşîn
ricat
vekirin
açmak
vekirin
çözmek
vekirî
açık
vekît
heceleme
vekît
imla
vekîtandin
hecelemek
vekolan
analiz
vekolan
araştırmak
vekolan
inceleme
vekolan
soruşturmak
vekolan
tahkik etmek
vekolan
tahkikat yapmak
vekolîn
araştırma
vekolîn
inceleme
vekolîn
incelemek
vekolîn
soruşturma
vekolîn
tahkikat
vekuştin
söndürmek
velerzîn
titremek
velerzîn
titreşmek
velisî
baygın
velisîn
baygınlık
velistin
bayılmak
velistin
şok olmak
velîsk
şok
velîstin
burkulamak
velîstin
irkilmek
velîstin
şok olmak
velîstin
yerinde oynamak
velokirin
devirip
velokirin
dökmek
vemaliştin
koları sıvamak
vemaliştin
temizlemek
vemayin
geç kalmak
vemayîn
geç kalmak
vemirandin
dindirmek
vemirandin
kısmak
vemirandin
söndürmek
vemirî
sönük
vemirîn
dinmek
vemirîn
kısılmak
vemirîn
sönmek
venan
konmak
venandin
dikmek
venandin
saat
venandin
tuzak vs. için kurmak
venasîn
itiraf etmek
venasîn
tanınmak
venêr
denetimci
venêran
denetim
venêrin
aramak
venêrin
bakınmak
venêrin
konmak
venêrîn
denetleme
venihêrtin
denetleme
veniştin
inmek
veniştin
konmak
veniştin
tünemek
venîn
çizmek
Venûs
Zühre
veperitîn
didinmek
vepirsandin
soruşturmak
vepirsîn
soruşturmak
vepirsîn
soruşturulmak
veqetandek
dilbilisinde isim takısı
veqetandin
ayırmak
veqetandin
birbirinden ayırmak
veqetandin
tefrik
veqetîn
ayrılış
veqetîn
ayrılmak
veqetîn
birbirinden ayrılmak
vereşandin
kusturmak
vereşîn
kusmak
vereşîn
sökülmek
verêj
kusmuk
verêjandin
boşaltmak
verêjandin
kusturmak
verêkirin
geri yollamak
verês
imlâ
verês
yazım
verêstin
grm.çekim yapmak
verij
rekolte
verijandin
boşaltmak
verijandin
kusturmak
verik
kıldan örülmüş ayakkabı
verişandin
kazak vs.) sökmek
verişandin
sökmek
verişî
sökük
vernîk
vernik
verotin
demir gibi şeyler kazımak
verotin
tencere
veser
ek
veserbûn
eklenme
veserkirin
eklemek
veşargeh
eşyanın saklandığı yer veya bölüm
veşarî
gizli
veşarî
mahrem
veşarî
mehrem
veşarî
saklı
veşartin
gizlemek
veşartin
saklamak
veşartok
saklambaç
veşelandin
soyunmak
veşewitîn
deterjan
veşewitîn
kar
veşewitîn
vb. şeylerden dolayı insan vücudunun yanması
veşûştin
durulamak
veşûştin
kurulamak
vetewşandin
sersemletmek
vetewşîn
sersemlemek
vetûrî
basmakalıp
vewestan
ara vermek
vewestan
dinlenme
vewestan
durmak
vewestan
mola
vewestan
mola vermek
vewestîn
dinlenmek
vewestîn
mola vermek
vexistin
düşürmek
vexuyan
alamet
vexuyan
belirti
vexuyan
iz
vexwarin
içmek
vexwarin
meşrubat
vexwarîn
içecek
vexwarîn
içmek
vexwende
davet eden..
vexwendin
davet
vexwendin
davet etmek
vexwendî
çağrılı
vexwendî
davetli
vexwendî
ziyaretçi
vexwendname
davetiye
vexwer
içecek
vexwînî hev bûn
kaynaşmak
vezandin
sündürmek
vezel
kazak
vezelîn
yere yayılarak oturmak
vezen
elastik
vezgir
esnek
vezinîn
iplik yumağını geri sarmak
vezî
esneklik
vezîn
esnemek
vezîn
sünmek
vê
bu
vê
buna
vê
bunu
vê carê
bu defa
vê carê
bu kez
vê gavê
bu an
vê gavê
bu anda
vê ketin
tutuşmak
vê ketin
yanmak
vêce
bu
vêce
bu sefer
vêce
kez
vêga
bu anda
vêga
şimdi
vêgavê
şimdi
vêgavê
şu an
vêketin
lamba vb. nin yanması tutuşmak
vêl
çarpık
vêl
yayvan
vên
irade
vên
istenç
vêrik
çarık dikmede kulanılan iplik
vês
dinlenme
vês
istirahat
vêsa xwe dan
dinlenmek
vêsa xwe dan
istirahat etmek
vêsa xwe dan
mola vermek
vêsandin
istirahat ettirmek
vêsandin
mola verdirmek
vêsandin
söndürmek
vêxistin
lamba
vêxistin
tutuşturmak
vêxistin
vb. yakmak
vijag
kur’a
vijag kişandin
kura çekmek
vik û vala
bomboş
vikî vekir
apaçık
vikûvala
bomboş
vin
burnunda konuşan
vingîn
vınlamak
vir
bura
vir
burası
vir
palavra
vir
yalan
vir kirin
yalan söylemek
vira
bura
vira
buraya
virek
palavracı
virek
yalancı
virekî
yalancılık
virik
amel
virik
ishal
virikî bûn
ishal olmak
viritandin
mürur etme
viritandin
sona erdirme
viritîn
geçip gitme
viritîn
mürur
viritîn
sona erme
virîk
amele
virîk
ishal
virîkîbun
ishal olmak
virkirin
palavra atmak
virkirin
yalan atmak
virnî
normal dönemden sonra doğan hayvan yavrusu
virtoqî
davranışları kötü
virûvî
pişirilmiş yağlı et
viyan
irade
viyan
istek
viyan
istenç
vizbun
kaytarmak
vizbun
yan çizmek
vizek
kaytaran
vizek
yan çizen
vizik
sinek
vizîn
vızıldamak
vî
bu
vî
buna
vî
bunu
vîn
irade
vîn
istenç
vît
dik (kulak için)
vît
dikili (kulaklar için)
vît bûn
dikilmek
vît kirin
dikmek
vîte vît kirin
cıvıldamak
vîtkirin
dikmek
vîzar
feryat
vîzarkirin
feryat etmek
vîzîk
topaç
w
Kürt alfabesinin yirmi sekizinci harfi
wad
vaat
wajav
distribütör
wajav
su dağılım merkezi
Wan
onlar
Wan
onlara
Wan
Van
wane
ders
wanegeh
derslik
wanegeh
sınıf
wanek
nesne
wanek
şey
waqif
vakıf
war
alan
war
kamp
war
mekan
war
yerleşim yeri
war danîn
konaklamak
wargeh
kamp
wargeha
kamp
wargeha civandinê
toplama kampı
warnişîn
ikametgah
warnişîn
mesken
warxan
apartman
warxan
apartman dairesi
wase
atmaca
Washîngton
Washington (ABD’nin başkenti)
waşok
atmaca
wate
anlam
wate
mana
watedar
anlamlı
watenasî
anlambilim
watenasî
semantik
wawik
çakal
waz
vaaz
waz hênan
caymak
wazdin
caydırmak
wazdin
vazgeçirmek
we
siz
we
sizin
weç
ihtiyaç
weç
ince dal
weç
sürgün
weg
çağ
weha
böyle
wehş
vahşi
wehş
yaban domuzu
wek
aynı
wek
gibi
wek
kabil
wekat
açık
wekat
belirli
wekat
sarih
wekat kirin
belirtmek
wekat kirin
tasrih etmek
wekhev
denk
wekhev
eşit
wekhev
özdeş
wekhevî
benzerlik
wekhevî
eşitlik
wekhevîperestî
eşitlikçilik
wekhevîxwaz
eşitlikçi
wekî
aynen
wekî
gibi
wekî
tıpkı
wekî din
ayrıca
wekî din
başka
wekî mînak
mesela
wekî mînak
örneğin
weko
faraza
wekok
örnek
welaq
asil olmayan at
welat
memleket
welat
ülke
welat
vatan
welat
yurt
welatê mader
anayurt
welatê xeribîyê
gurbet
welatî
vatandaş
welatî
yurtaş
welatparêz
yurtsever
welê
böyle
welê
şöyle
welî
veli
welînîmet
velinimet
wen
sakız ağacı
wenaq
difteri hastalığı
wend
atak
wend
cesur
weqî
kg.lık bir ağırlık ölçüsü
weran
dökülmek
weranandin
getirtmek
werandin
döktürmek
weranîn
getirmek
werar
evrim
werar
tekamül
werbûn
tepe taklak yuvarlanmak
werbûn
tepetaklak yuvarlanmak
werçerx
donum
werdan
sallamak
werdek
ördek
werê
öyle
werger
çeviri
werger
çevirmen
werger
tercüman
werger
tercüme
wergerandin
çevirmek
wergerandin
tercüme etmek
wergerîn
çevrilmek
wergêr
çevirmen
wergêr
tercüman
wergirî
kapsam
wergirtin
almak
wergirtin
giyinmek
wergirtin
giymek
werimandin
şişirmek
werimî
şişik
werimîn
şişmek
weritandin
yanıltmak
weritîn
yanılmak
werîna
getirmek
werîs
urgan
werîs
varis
werm
şiş
werqilîn
takılmak
werqilîn
tökezlemek
werşek
vaşak
wert
gelecek nesil
wert
zürriyet
werz
bostan
werz
mevsim
werze
matematik
werze
ziraat
werzeba
kuzeydoğu rüzgarı
werzek
matematikçi
werzeyî
zirai
werzêr
matematikçi
werzêr
tarım işçisi
werziş
spor
werzişe
sporcu
werzişe
sportmen
werzî
mevsimlik
werzîşikar
sporcu
wesandin
ısmarlamak
wesandin
haber salmak
wesem
makyaj
wesf
mahiyet
wesf
nitelik
wesf
vasıf
wesfandin
nitelemek
wesfandin
övmek
wesfîn
nitelenmek
wesp
kalite
west
yorgunluk
west girtin
dinlenmek
westandin
yormak
westanî
dinlenme yeri
westanî
park
westanî
yorgunluk
westar
durağan
westiyayî
yorgun
westîn
yorulmak
weş
bir şeyin veya kimsenin düşmesi için yapılan sarsma eylemi
weşan
dökmek
weşan
neşir
weşan
neşretmek
weşan
yayım
weşan
yayın
weşana guhaztinî
naklen yayın
weşana yekser
canlı yayın
weşandin
yayınlamak
weşandin
yaymak
weşanger
yayıncı
weşanxane
yayınevi
weşîn
dökülmek
weşîn
yayınlanmak
weşk
döküntü
wexêr
hayırlı
wexêr
uğurlu
wexêr be
hayırlı olsun
wexm
bunalım öncesi durum
wey
vay!
weyn
oyun
weyn
rol
weynê
aktris
weyno
aktör
wezandin
estirmek
wezaret
bakanlık
wezareta aboriyê
ekonomi bakanlığı
wezareta berevaniyê
savunma bakanlığı
wezareta çandîne
tarım bakanlığı
wezareta hevotina neteweî
milli eğitim bakanlığı
wezareta karên civatakî
sosyal işler bakanlığı
wezareta karûbarên hundirîn
içişleri bakanlığı
wezareta tendurustiye
sağlık bakanlığı
wezareta tûrîzmê
turizm bakanlığı
wezareta werzeyê
tarım bakanlığı
wezareta werziştê
spor bakanlığı
wezareta xebatê
çalışma bakanlığı
wezarete aborîyê
ekonomi bakanlığı
wezî
bakan
wezîr
bakan
wezîr
vezir
wezîrî
bakanlık
wezîrxane
bakanlık
wezn
tartı
wezn
tartmak
wezne
vezne
weznedar
veznedar
wê
o
wê
onu
wê demê
o zaman
wêje
edebiyat
wêje
literatür
wêje
yazın
wêjemend
edebiyatçı
wêjenas
edebiyat
wêjenas
uzmanı
wêjeya devkî
sözlü edebiyat
wêjeyî
edebi
wêl
avare
wêl
başıboş kimse
wêl
sürüden ayrılmış hayvan
wên
görünüş
wên
görüş
wên
hayal
wên
vizyon
wêne
fotoğraf
wêne
imaj
wêne
imge
wêne
portre
wêne
resim
wêne girtin
görüntülemek
wênekirina fîlm
film çekmek
wênî
hayali
wêr
cesaret
wêr
cüret
wêran
harabe
wêran
viran
wêrandin
cesaretlendirmek
wêrane
virane
wêrankirin
yıkmak
wêre
azim (azm)
wêre kirin
azmetmek
wêrek
cesaretli
wêrek
cesur
wêrek
cüretkar
wêrekî
cesaret
wêrîn
cesaret
wêrîn
cesaret etmek
wêrîn
cüret göstermek
wêrîn
göze almak
wêsîn
sönmek
wiha
böyle
wijdan
vicdan
wilo
böyle
wilo
öyle
winda
kayıp
winda
zayi
winda bûn
kaybolmak
winda bûn
yitirmek
winda kirina hîsê
duyu yitimi
windabun
kaybolmak
windakirin
kaybetmek
wir
ora
wira
orası
wird
dua
wirêne kirin
sayıklamak
wirênekirin
sayıklamak
wisa
öyle
wiş
vay!
wizar
feryat
wizar kirin
feryat etmek
wize
enerji
wî
o
wî
onu
wî
onu (eril)
wî
vay!
wî alî
öte taraf
wîç
alternatif
wîre
azim
wîskî
viski
wîşne
vişne
wuha
şöyle
wurmê
bozma
wurmê
para için ufaltma
wurşe
şaşaa
wurşe
şatafat
wurz
sedir
wusa
öyle
wuşe
kelime
wuşe
sözcük
wûçan
poz
wûçan dan
poz vermek
wûçanî
konum
wûrya
atak
wûrya
uyanık
wûşe
kelime
wûşe
terim
wûze
enerji
x
Kürt alfabesinin yirmi dokuzuncu harfi
xaç
haç
xaç
istavroz
xaç derxistin
haç çıkarmak
xaçepirs
bulmaca
xaçerê
dört yol
xaçerê
kavşak
xaçerêz
bulmaca
xaçirgan
saç ayağı
xaçparêz
Hıristiyan
xaçparêzî
Hıristiyanlık
xaçperest
haçlı
xaftila
ani
xaftila
aniden
xaftila
ansızın
xag
ham
xahr
eğik
xahr
eğri
xahr
yamuk
xahr bûn
eğilmek
xahr bûn
eğrilmek
xahr û xûdûr
eğri büğrü
xak
toprak
xak
ülke
xakî
haki
xakî
haki reng
xal
dayı
xal
nokta
xala werçerxê
donum noktası
xalbendî
noktalama
xalbîhnok
noktalı virgül
xaldanîn
noktalamak
xale
yakamoz
xalet
teyze
xalî
ıssız
xalî
ıssız yer
xalî
tehna
xalî
tekin
xalîbûn
boşalmak
xalîbûn
tehnalaşmak
xalîçe
halı
xalîçefroş
halı satıcısı
xalîçevan
halıcı
xalîçrês
halı dokuyucusu
xaloj
dayı karısı
xalojin
dayı eşi
xaltî
teyze
xalxalok
uğur böceği
xam
bâkir
xam
ham
xam
işlenmemiş
xam bûn
hamlaşmak
xama
bakire
xama
genç ve yetişkin kız
xame
kalem
xamek
leylak rengi
xamkêsan
yulaf
xamoş
kimse
xamoş
konuşkan olmayan içine kapanık
xamoşan
münzevi
xan
han
xandar
hancı
xane
hane
xanedan
hanedan
Xaneqîn
Irak’ta bir Kürt kenti
xangar
hangar
xanik
hamur açma tahtası
xanik
masası
xanim
bayan
xanim
hanım
xanî
bina
xanî
ev
xanî
konut
xanî
mesken
xanîgirtin
ev tutmak
xanûman
hanım hanımcık
xanût
dokuma tezgahı
xanxanik
çizelge
xapan
aldanmak
xapandin
aldatmak
xapandin
ayartmak
xapandin
iğfal etmek
xapandin
kandırmak
xapandin
yanıltmak
xapîn
aldanmak
xapîn
kanmak
xapînok
aldatıcı
xapon
harap
xapon
viran
xapûr
harap
xapûr
metruk
xapûr
viran
xapxapik
takunyaı
xar
aşağı
xar
at koşusu
xar
bilye
xar
misket
xara
at koşusu
xaraw
gün görmüş
xaraw
tecrübeli
xarik
köy meydanı
xarik
semt meydan
xarim
ot balyası
xarîz
unun yağda pişirilmesiyle yapılan yiyecek
Xarpêt
Elazığ. Harput
xarûf
çanak
xarûk
çarık
xarûz
ipe dizilen ceviz içi vb
xas
çıplak ayak
xas
yalın ayak
xasma
bilhassa
xasma
özellikle
xasûk
kurnaz
xaşe
bazı organların üzerindeki ince zar
xaşî
büyük çuval
xatir
hatır
xatir şikandin
hatırını kırmak
xatir xwestin
veda etmek
xatirnas
hatırşinas
xatirxwestin
veda etmek
xatûn
bayan
xatûn
hatun
xav
çiğ
xav
ham
xavik
kaymak
xavik
krema
xavik
tülbend
xavik
tülbent
xavî
çiğlik
xawên
erdem
xawên
gurur
xawên
onur
xawên
şeref
xawêndan
onurlandırmak
xawêndan
şereflendirmek
xawêndan
teşrif etmek
xawênî
onursal
xawênşikû
ekselans
xawênşikû
majeste
xawêr
doğu
xax
rezil
xaxî
rezillik
xayîz
baygın
xayîz bûn
bayılmak
xayîz bûn
içi gitmek
xayîzbûn
bayılmak
xayîzbûn
içi deçmek
xazî
gazi
xebat
çabalama
xebat
çalışma
xebatbarî
işlerlik
xebatkar
çalışan
xebatkar
çalışkan
xebatkirin
çalışmak
xeberoşk
masal
xebitandin
çalıştırmak
xebitandin
kullanmak
xebitîn
çalışmak
xebroşk
masal
xebxeb
çene altı
xedar
acımasız
xedar
gaddar
xedarane
acımasızca
xedarî
acımasızlık
xedeme
hademe
xef
giz
xef kirin
gizlemek
xef kirin
göz önünden alıp gizlemek
xefe
bunaltıcı yer
xefe
dar
xefe
havasız
xefibûn
gizlenmek
xefibûn
göz önünden yitip gitmek
xefik
tuzak
xefirandin
esirgemek
xefî
gizli
xel
bulantı
xel
ileri karakol
xela
kıtlık
xela rabû
kıtlık geldi
xelac
hallaç
xelan
burkulmak
xelan
burulma
xelandin
burma
xelat
armağan
xelat
hediye
xelat
madalya
xelat
mükafat
xelat
ödül
xelat kirin
ödüllendirmek
xelat kirin
taltif etmek
xelatgir
ödülü alan
xelatkirin
ödüllendirmek
xelek
halka
xeleng
süpürge otu
xelet
hata
xelet
yanlış
xeletî
hata
xeletî
yanlışlık
xelitandin
şaşırtmak
xelitandin
yanıltmak
xelitîn
şaşırmak
xelitîn
yanılmak
xelitîn
yanlışlık yapmak
xelî
çok
xelî
duvak
xelî
yelken
xelî
yüz perçemi
xelîn
kıpırtı
xelîn
mide bulanması
xelîn
mide bulantısı
xelk
ahali
xelk
el alem
xelk
halk
xelüz
kömür
xelûz
mangal kömürü
xelwet
inziva
xelwetxane
manastır
xem
dem
xem
efkâr
xem
endişe
xem
gaile
xem
gam
xem
hüzün
xem
kaygı
xem
keder
xem
tasa
xem kişandin
gam çekmek
xem revandin
teselli etmek
xemgîn
endişeli
xemgîn
hüzünlü
xemgîn
üzgün
xemgîn
üzüntülü
xemilandin
donatım
xemilandin
süslemek
xemilandin
süslenmek
xemilîn
donanmak
xemilîn
süslenmek
xemirîn
meyvelerin olgunlaşmak üzere renk değiştirmesi fiili
xemirîn
olgunlaşmak
xemkişandin
kaygılanmak
xemkişandin
üzülmek
xeml
süs
xemlandin
bezemek
xemlandin
donatmak
xemlandin
süslemek
xemlandî
süslü
xemlîn
bezenmek
xemlîn
süslenmek
xemnak
müteessir
xemnak
üzgün
xemr
şarap
xemrevandin
teseli etmek
xemrevîn
gönül rahatlatan
xemrevîn
teseli eden
xemrî
mor
xemrî
şarap rengi
xemsar
ihmalkar
xemsar
vurdumduymaz
xemsarî
ihmal
xemsarî
ihmalkarlik
xemsarî
vurdumduymazlık
xemze
gamze
xenaz
gammaz
xenazî
gammazlık
xencer
hançer
xengel
mantı
xengel
yemeği
xeniqandin
boğmak
xeniqîn
boğulmak
xeniqok
boğmaca
xeniqok
boğucu
xenî
ganî
xenîmî bûn
yüzüne gözüne durmak
xenozî
garaz
xenûqe
gerdanlık
xenzik
kiler
xenzirandin
fazla tüyleri ateşle yakarak yok etmek
xepar
çapa
xepartin
çapalamak
xepirandin
deşme
xepirî
deşilmek
xera
bozuk
xera
kötü
xera bûn
bozulmak
xerab
ihlal
xerab
kötü
xerab kirin
bozmak
xerab kirin
ihlal etmek
xerabî
kötülük
xerabûn
bozulmak
xerac
haraç
xeraf
balık ağı
xeraj
garaj
xerakirin
bozmak
xerat
doğramacı
xerat
dülger
xerat
marangoz
xerat
marangöz
xeratî
marangozluk
xerbende
bozuk
xerc
harç
xerc kirin
harcamak
xerc kirin
sarf etmek
xercê rê
harcırah
xercê rê
yolluk
xerciya berîkê
cep harçlığı
xercî
harçlık
xerçeng
yengeç burcu
xerdel
hardal
xeriqandin
bayıltmak
xeriqandin
gark etmek
xeriqîn
bayılmak
xeriqîn
bozulmak
xeriqîn
gark olmak
xeriqîn
solmak
xeritandin
sıyırmak
xeritîn
sıyrılmak
xerîb
ecnebi
xerîb
yabancı
xerîbî
gurbet
xerîbî
yabancılık
xerîdar
alıcı
xerîdar
tüketici
xerîdarî
tüketim
xerîtok
yonga
xerîzek
türev
xerpanî
hırpani
xerpişt
payanda
xerte
nadasa bırakılmadan ekilen ekin
xerxere
gargara
xerxere kirin
gargara yapmak
xerz
fidanlık dönemini aşmış ağaç
xerzekar
tüketici
xes
marul
xesandin
burmak
xesandin
hadım etmek
xesar
hasar
xesar dan
zarar vermek
xesar dîtin
hasara uğramak
xesifîn
ekinlerin yabancı otlara istila edilmesi fiili
xesifîn
içinde bulunulan durumdan daha kötü bir duruma düşme
xesifîn
zenginlikten fakirliğe düşmek
xesî
kayın valide
xesî
kaynana
xeste
hasta
xestexane
hastahane
xesu
kaynana
xesû
kayın valide
xesû
kaynana
xeşîl
sütleğen otu
xeşîme
dehliz
xeşîme
gizli yol
xeşûm
dünyadan habersiz
xeşûm
toy
xeta hundirîn
içhat
xetad
hattat
xeter
tehlike
xetera mirinê
ölüm tehlikesi
xeterdar
kritik
xeterdar
tehlikeli
xetere
kuruntu
xetere
risk
xetere
tehlike
xetere
vesvese
xeterî derbas kirin
tehlike atlatmak
xeternak
riskli
xeternak
tehlikeli
xetimandin
tıkamak
xetimî
tıkalı
xetimîn
tıkanmak
xetme kirin
onamak
xetme kirin
onay
xetme kirin
tasdik etmek
xetmename
tasdikname
xew
uyku
xew de çûn
uykuya dalmak
xewar
uykucu
xewar
uyuşuk
xewas
ileri gelenler
xewgerok
uyurgezer
xewirîn
alttan alta yanmak
xewirîn
çamur veya bataklıkta batmak
xewle
ıssız
xewle
gizli
xewle
inziva
xewle
kulis
xewle
tenha
xewle kirin
halvete çekilmek
xewlexane
manastır
xewn
düş
xewn
rüya
xewn dîtin
rüya görmek
xeyal
hayal
xeyal
muhayyile
xeydok
alıngan
xeydok
çıtkırıldım
xeydok.
alıngan
xeydok.
darılgan
xeyidîn
darılmak
xeyidîn
küsmek
xeyîdî
dargın
xeyîdîn
darılmak
xeylaz
haylaz
xeylazî
haylazlık
xeynî
başka
xeynî
gayrı
xezal
ceylan
xezeb
gazap
xezibîn
gazaba gelmek
xeznok
kasa
xeznok
kumbara
xezûr
kayın baba
xezûr
kayınbaba
xezûr
kaynata
xezûran
kayınbabagiller
xêl
halay
xêle
hale
xêlek
bir hayli
xêlî
duvak
xêlî
gelin alayı
xêlî
gelin getirme işi
xêlî
grup
xêlî
örtü
xêlîvan
düğün alayı
xêr
hayır
Xêra Xwadê Li Te Be
Allahın Hayrı Üzerinize Olsun
xêrat
sadaka
xêratxane
darülaceze
xêratxane
imaret
xêrdar
hayırlı
xêrkirin
pazarlık etmek
xêrnexwaz
kötü niyetli
xêrxwaz
hayırsever
xêrxwaz
iyiliksever
xêv
bellek
xêv
bilinç
xêv
hafıza
xêv
zihin
xêve
turfanda
xêvet
çadır
xêvik
aptal
xêvik
budala
xêvik
unutkan
xêvîk
budala
xêvîk
unutkan
xêz
çizgi
xêz
hat
xêz kişandin
çizgi çizmek
xêzan
aile akrabaları
xêze film
çizgi film
xêzefîlm
çizgi filim
xêzik
çizik
xêzkar
çizer
xêzkirin
çizmek
xêzvenîn
çizgi çekmek
xicilkirin
rahatsız etmek
xiçviçandin
baştan savma yapmak. derme-çatma yapmak
xifş
ceylan yavrusu
xiftan
kaftan
xij
sürç
xij bûn
sürçmek
xijok
kaypak
xilmaş
uykulu
xilmaş
uyuşuk
xilmaşî
uykulu
xilmaşî bûn
uyuklamak
xilmet
ikinci el
xilmet
kullanılmış
xilorik
kar öncesi yağan küçük kar benzeri tanecikler
xilq
kilit
xilqandin
kilitlemek
xilqandinîn
kilitlenmek
xilt
düşük kaliteli
xilt
köstebek
xilte
çökelti
xilte
posa
xilte
telve
xilte
tortu
xilûxe
içi geçmiş
xilûxe
kof
xilxal
halhal
ximav
mörekkeb
ximbil
kukla
xinamî
dünür
xinamî
evlilik bağıyla kurulan akrabalık
xinamîtî
akrabalık
xinc
hınç
xingilîn
kırık yada çıkık bir organın sakması sakatlar gibi yürümek
xiniz
hain
xiniz
kalleş
xiniz
sinsi
xiniz bûn
hainleşmek
xinizî
hainlik
xinizkirin
ihanet etmek
xir
argo. penis
xirab
arızalı
xirab
bozuk
xirab bûn
arızalanmak
xirab bûn
bozulmak
xirabbûyî
arızalı
xirabbûyî
bozuk
xirabe
enkaz
xiran
aldanmak
xirandin
aldatmak
xirandin
doğruluk ve iyilikten saptırmak
xirar
büyük saman çuvalı
xirb
herhangi bir aşirete mensup olmayan kişi
xirbe
harabe
xirecir
gürültü
xirecir
karmaşa
xirecir
şamata
xirek
laçka
xirexir kirin
hırıldamak
xirêf
bal
xirêf
pekmez gibi şeylerin tortusu
xirikîn
ayağı kaymak
xirindol
ağız
xirindol
yeni doğurmuş memelerin ilk sütü
xiring
alımlı zarif kadın
xiring
güzel
xiriqandin
sürüklemek
xirîn
doğruluk ve iyilikten sapmak
xirîn
hırıltı
xirmal
derli toplu yaşantıya sahip kimse
xirmişandin
çimdik atmak
xirmişandin
tırmalamak
xirmûşek
çimdek
xirneq
tavşan yavrusu
xirnik
nazik
xiroş
galeyan
xiroş
heyecan
xiroş
telaş
xiroşe
heyecanlı
xiroşîn
telaşlanmak
xiroşme
galeyan
xiroşme
heyecan
xiroşme
telaş
xirp
ani hareket
xirpe
bir gurup tarafından bir kişiye yapılan saldırı
xirpik
kıkırdak
xirpo
hırpo
xirqe
hırka
xirtik
dolmalık kabak
xirtol
güruh
xirtol
izdiham
xirûcir
arbede
xirûcir
geçimsizlik
xirûcir
karışıklık
xistin
koymak
xistin
vurmak
xistin bin lingan
ayaklar altına almak
xistin bîr
aklına düşürmek
xistin bîr
anımsatmak
xistin bîr
çağrıştırmak
xistin bîr
hatırlatmak
xistin rewacê
yürürlüğe koymak
xistin rê
yoluna koymak
xistin zimeta xwe
zimmetine geçirmek
xişir
mücevher
xişir
takı
xişir
ziynet
xişîn
sürünmek
xişm
gazap
xişm
öfke
xişok
sürüngen
xişt
tuğla
xiştik
köşebent
xiştik
koyun ve keçilerde rastlanan bulaşıcı bir hastalık
xişûş
şüphe
xişxişok
çıngırak
xişxişok
çocuk çıngırağı
xitêre
meşale
xitêre
ucu yarılarak ışık vermesi için tutuşturulan değnek
xitimandin
tıkamak
xitimîn
tıkanmak
xitşt
tuğla
xiyal
hayal
xiyal
hülya
xiyal
imge
xiyanet
ihanet
xiyar
hıyar
xiyar
salatalık
xiz
iri saman
xizag
bıçak
xizag
kızak
xizag
testere
xizan
fakir
xizan
yoksul
xizane
elbise dolabı
xizanî
yoksulluk fakirlik
xizar
hızar
xizêm
burna takılan süs
xizêm
hızma
xizêmok
kara hindiba
xizinde
sürüngen
xizm
akraba
xizm
hısım
xizmkar
müstahdem
xizne
hazine
xizok
astım
xizok
boğuk
xizokî
astımlı
xîç
çakıl taşı
xîçik
küçük çakıl taşı
xîge
deri matara
xîjik
kızak
xîjok
kavgan
xîjok bûn
kaymak
xîjok kirin
kaydırmak
xîlok
küçük taş
xîme
büyük çadır
xîp
büyük diken
xîp
ucu sivriltilmiş çubuk
xîret
gayret
xîret
namus
xîret
onur
xîret kirin
gayret göstermek
xîretkêş
gayretkeş
xîşt
büyük testere
xîz
kum
xîzan
yoksul
xîzanî
yoksulluk
xîzek
kumlu
xîzîn
kumlu
xoce
hoca
xof
korku
xonce
düğün veya sünnet hediyesi
xonçe
alçak ve yuvarlak yemek masası
xone
erkek kedi
xongîn
yağmurun çişelemesi
xopan
enkaz
xopan
harap
xopan
metruk
xopan
viran
xopan
yıkık
xopan
yıkıntı
xopan bûn
harap olmak
xor
hor
xor dîtin
hor görmek
xorav
marmelat
xorîn
horlamak
xort
delikanlı
xort
erkek
xort
genc
xort
genç
xortanî
gençlik
xortik
tavşan yavrusu
xortim
hortum
xoş
hoş
xoşewîst
aziz
xoşewîst
muhterem
xoşewîst
sayın
xoşewîst
sevgili
xoşnûd
hoşnut
xowerde
hovarda
xox
şeftali
Xoy
İran’da bir Kürt kenti
xozan
anız
xubar
toz
xuç
abla
xudawen
tanrıça
xudir
çarpık
xudreste
kendi kendini eğitmiş
xudreste
yetiştirmiş kişi
xugî
haraç
xugî xwarin
haraç yemek
xujikîn
kaymak
xujikîn
yıldırım hızıyla akıp gitmek
xulam
erkek hizmetçi
xulam
köle
xulam
uşak
xulamî
kölelik
xulamî
uşaklık
xulav
kül
xulavî
kül rengi
xumal
evcimen
xumal
kendi işini kedi gören
xumal
kendi işini kendisi gören kimse
xumalî
ısmarlama elbise
xumalî
çoğalabilen değerli mal
xumam
muğlak
xumam
pus
xumamî
muğlaklık
xumamî bûn
puslanmak
xumar
kumar
xumarbaz
kumarbaz
xumarxane
kumarhane
xumirî
kırmızı ile siyah arası renk
xumirîn
ateşin küllenmesi
xumirîn
olgunlaşmak üzere olan meyvelerin kızarmaya başlamasıateşin sönerek kül tutması
xumirtin
ateşi saklamak
xumirtin
küllemek
xumşîn
çivit rengi
xunav
çise
xunav
çiy
xunivîn
yağmurun çiseleyerek yağması
xunivîn
yağmurun çişelemesi
xur
kaşıntı
xur andin
kaşımak
xura
kutup
xurandin
kaşımak
xurc
heybe
xurcezîn
at sırtına konan heybe
xurcik
heybe
xurcik
küçük heybe
xurdangî
mide
xurek
azık
xurek
besin
xurek
gıda
xurekdar
gıdalı
xurfe
bir Kürt müziği
xurfe
oda
xurifandin
bunatmak
xurifî
bunak
xurifîn
bunamak
xurimandin
tahta vs. için aşındırmak
xurimî
aşınmış
xurimîn
tahta
xurimîn
tahta vs. için aşınmak
xurimîn
toprak
xurimîn
vb. nin aşınması
xurî
alev
xurî
çiçek hastalığı
xurîn
kahvaltı etmemiş kimse
xurîn
kaşınmak
xurînî
kahvaltı öncesi atıştırılan yiyecek
xurînî
kahvalti öncesi aparatif
xurk
alışkanlık
xurk
hobi
xurmîn
gürlemek
xurmîn
gürüldemek
xurok
yüzünde çiçek hastalığının bıraktığı izler olan kimse
xuroş
taşkın
xuroş bûn
taşmak
xurt
güçlü
xurt
kuvvetli
xurt
zorba
xurt bûn
kuvvetlenmek
xurt kirin
kuvvetlendirmek
xusar
geceleri yere düşerek yeryüzünü beyazlaştıran sonra da eriyen tuz gibi madde
xuşil
sütleğen bitkisi
xuşîn
çağlamak
xuşîn
hışırdamak
xuştire
rende
xuya
belirgin
xuya
görünür
xuyabun
belirmek
xuyabun
görünmek
xuyan
belirme
xuyan
görünme
xuyan
tezahür
xuyanî
belirti
xuyanî
görüntü
xû
alışkanlık
xû
huy
xû
itiyat
xû
mizaç
xû
seciye
xû
yaradılış
xûdan soz
sözünün eri
xûde
miğfer
xûde
tolga
xûgî
haraç
xûjal
işbitiren
xûjal
yetenekli
xûjal
zeki
xûnaftin
özümsemek
xûnifandin
özümsemek
xûnifîn
özümlenmek
xûsik
kırağı
xûz
kambur
xwar
bozuk
xwar
eğri
xwar
yanlış
xwarin
aş
xwarin
yemek
xwarin
yiyecek
xwaringeh
lokanta
xwaringeh
restoran
xwaringeh
restorant
xwaringeh
yemekhane
xwarinî
yemeklik
xwarinpêj
aşçı
xwarzê
kız kardeşin kız çocuğu
xwarzê
kızkardeşin kız çocuğu
xwarzî
kız kardeşin erkek çocuğu
xwarzî
kızkardeşin erkek çocuğu
xwazgîn
görücü
xwazgînî
görücülük
xwazgînî
kız isteme işi
xwazka
keşke
xwazok
dilenci
xwe
kendi
xwe
kendisi
xwe amade kirin
hazırlanmak
xwe badan
salınmak
xwe bi xwe
kendi başına
xwe bi xwe
kendi kendine
xwe bîn
mağrur
xwe çêkirin
süslenmek
xwe dan
kendini bir şeye vermek
xwe dan alî
kaçamak
xwe dan alî
kaytarmak
xwe dan ber
yanaşmak
xwe dan tavê
güneşlenmek
xwe dane alî
kaçınmak
xwe dane alî
sakınmak
xwe danîn
tenezzül etmek
xwe daweşandin
silkinmek
xwe giramî
özsaygı
xwe girê dan
kuşanmak
xwe girtin
kendine hakim olmak
xwe girtin
sabretmek
xwe girtin
tahammül etmek
xwe helkutan
tepinmek
xwe kuştin
intihar
xwe kuştin
intihar etmek
xwe li keriyê danîn
duymamazlıktan gelmek
xwe mukir hatin
itiraf etmek
xwe nas
kendini bilen
xwe nêz kirin
yanaşmak
xwe parastin
sakınmak
xwe parêz
bencil
xwe parêzî
bencillik
xwe pesartin
bir yere dayanmak
xwe pesend
kendini öven
xwe pê ve berdan
kapılmak
xwe pê xweş kirin
yaranmak
xwe pêçan
kuşanmak
xwe pêşandin
gösteri
xwe pêşandin
miting
xwe qure kirin
kibirlenmek
xwe ragirtin
kedine/nefsine hakim olmak
xwe rast kirin
doğrulmak
xwe re dîtin
erinmemek
xwe re dîtin
üşenmemek
xwe re nedîtin
üşenmek
xwe re nedîtî
üşengeç
xwe ser
başına buyruk
xwe spartin
birine sığınma
xwe spartin
teslim olma
xwe şehkirin
taranmak
xwe şûştin
yıkanmak
xwe tazî kirin
soyunmak
xwe ve hatin
ayılmak
xwe ve hatin
kendine gelmek
xwe vedizîn
gizlenmek
xwe vedizîn
kaytarmak
xwe vedizîn
sıvışmak
xwe vedizîn
saklanmak
xwe veşartin
gizlenmek
xwe veşartin
saklanmak
xwe ziwa kirin
kurulanmak
xweajo
içgüdü
xwebar
otomatik
xwebawer
kendisinden emin
xwecih
yerli
xwecih
yöresel
xwecihî
mahalli
xwecihî
yerel
xwecîh
yerli
xweda
allah
Xweda
Allah (c.c.)
xweda
tanrı
Xweda bibexşîne
Allah bağışlasın
Xweda bigîhîne
Allah kavuştursun
Xweda biparêze
Allah esirgesin
Xweda kirin
tanrılaştırmak
Xweda nîşan nede
Allah göstermesin
Xweda rahma xwe lê ke
Allah rahmet eylesin
Xweda rehetiyê bide
Allah rahatlık versin
xwedan
sahib
xwedan
sahip
Xwedanasî
tanrı bilim
xwedaneber
yanaşmak
Xwedanenas
ateist
Xwedanenas
inkarcı
xwedanî
mülk
xwedanî
mülkiyet
xwedanî
sahiplik
Xwedawen
Tanrıça
xwedawend
tanrıça
Xwedayî
Tanrısal
xweder
kaynak
xweder
menşe
xwedê
allah
Xwedê
Allah (c.c.)
xwedê
tanrı
Xwedê te bixefirîne
Allah seni esirgesin
xwedêgiravî
güya
xwedêgiravî
sözde
xwedêgravî
güya
xwedênenas
ataist
xwedî
malik
xwedî
sahib
xwedî
sahip
xwedî bûn
sahip olmak
xwedî hêvî bûn
umut içinde olmak
xwedî kirin
beslemek
xwedî kirin
yetiştirmek
xwedîkirin
beslemek
xwedîkirin
büyütmek
xwedîtî
sahiplik
xwedîyê gotina xwe
sözüne sadık
xweferzkirin
dayatma
xwefiroş
hain
xwefiroş
satılık
xwegirêdan
giyenmek
xwegirêdan
kuşanmak
xweh
bacı
xweh
kız kardeş
xwehêz
özgüç
xwehşîr
süt kız kardeş
xwekujî
intihar
xwekuştin
intihar
xwekuştin
intihar etmek
xwelî
kül
xwelî
toprak
xwelîdank
kül tablası
xwelîdank
küllük
xwemal
kendine özgü
xwemal
spesifik
xwemalî
aidiyet
xwemalî
orijinal
xwemalî
özgün
xwende
aydın
xwende
okumuş
xwende
tahsilli
xwendegeh
okul
xwendegeh.
medrese
xwendegeh.
okul
xwendegeha hunermendiyê
sanat okulu
xwendekar
öğrenci
xwendevan
okuyucu
xwendewar
okur
xwendin
okumak
xwendin
tahsil
xwendina bilind
yüksek öğretim
xwendinû nivîsandin
okuma yazma
xwendinxane
kıraathane
xweng
bacı
xweng
kız kardeş
xweng
kızkardeş
xweparastina zagonî
meşru savunma
xweperest
bencil
xweperest
egoist
xwepêşan
gösteri
xwepêşandên
gösterici
xwepêveberdan
kendini kaptırmak
xweragirtin
dayanmak
xweragirtin
kendine hakim olmak
xwerexnekirin
özeleştiri
xwerist
doğa
xwerist
tabiat
xwermend
hükümet
xwerû
net
xwerû
orjinal
xwerû
saf
xweser
bağımsız
xweser
başına buyruk
xweser
kendi başına
xweser
otonom
xweser
özerk
xweser
özgün
xweser
özgür
xweserî
bağımsızlık
xwesipartin
sığınmak
xwesipartin
teslim olmak
xwesî
çıplak ayak
xwesî
kaynana
xwesî
yalın ayak
xwespêr
müvekkil
xwespêr
teslimiyetçi
xwestek
arzulu
xwestek
istekli
xwestek
talip
xwestin
arzu
xwestin
arzu etmek
xwestin
arzulamak
xwestin
istek
xwestin
istemek
xwestin
talep etmek
xwestî
istenmiş kız
xwestî
nişanlı
xwestî
sözlü
xwestok
isteyen talip
xweş
hoş
xweş
iyi
xweşa
kendisiyle barışık
xweşav
hoşaf
xweşav
komposto
xweşawaz
güzel sesli
xweşbêjî
retorik
xweşbîn
iyimser
xweşbîn
optimist
xweşbînî
iyimserlik
xweşdîtin
hoşgörü
xweşendam
hoş endamlı
xweşhal
memnun
xweşhalbûn
memnun olmak
xweşhalî
memnuniyet
xweşik
güzel
xweşik
hoş
xweşik
sevimli
xweşî
letafet
xweşî
sağlık
xweşî
selamet
xweşmêr
centilmen
xweşmêr
kavgada güvenilen kişi
xweşnedîtin
yadırgama
xweşnûd
hoşnut
xweşnûd kirin
memnun etmek
xweşnûdî
memnuniyet
xweşok
banyo
xweşok
hamam
xweşrû
güzel yüzlü
xweştir
daha güzel
xweştivî
sevgili
xweşxû
güzel huylu
xweşxwaz
mersiye
xweşxwaz
methiye
xwetêdan
yeltenme
xweyîbûn
beslenme
xweza
doğa
xweza
tabiat
xwezan
Allah’ı bilen
xwezan
bilge
xwezan
kendini bilen
xwezan
ozan
xwezaperestî
doğacılık
xwezayi
doğal
xwezayi
olağan
xwezayî
doğa
xwezayî
tabi
xwezik
insanın gerçekleştiremediği özlemler
xwezî
keşke
xwezî
öykünme
xwezîla
keşke
xwê
tuz
xwê dan
ter
xwê dan
terlemek
xwê dan
tuz vermek
xwêdan
ter
xwêdan
terlemek
xwêdank
tuzluk
xwêdîn
davarın tzlandığı yer
xwêya malê
aile geçimi
xwêylîn
tuz ocağı
xwêylîn
tuzla
xwişk
kızkardeş
xwîl
eğik
xwîl
meyilli
xwîn
kan
xwîn bûn
kanamak
xwîn jê birîn
kanatmak
xwîn jê hatin
kanamak
xwîn kirin
kanatmak
xwîn rijandin
kan akıtmak
xwînariya mejiyê
beyin kanaması
xwînav
serum
xwînbiha
kan parası
xwîndarî
kan davası
xwîngerm
sıcak kanlı
xwîngerm
sempatik
xwîngerm
sevimli
xwînî
eli kanlı
xwînî
katil
xwînjêhatin
kanamak
xwînmeh
aybaşı kanaması
xwînsar
antipatik
xwînsar
soğukkanlı
xwîşk
bacı
xwîşk
kız kardeş
y
Kürt alfabesinin otuzuncu harfi
ya
ey
ya berê
sabık
ya binî
alttaki
ya binî
dipteki
ya diperise
gelişmekte olan
ya firotinê
satılık
ya îroyî
bu günkü
ya kê
kimin
ya me
bizim
ya niha
şimdiki
ya pêşî
önceki
ya rast
doğrusu
ya rastîn
doğrusu
ya rindtir
daha güzeli
ya rindtir
daha iyisi
ya we
sizin
ya wiha
böylesi
ya Xwedê
ey Allah
ya Yezdan
ey Allah
ya…
-nunki
yabo
babaya çağrı
yabo
babaya hitap
yad kirin
anmak
yadê
anneye çağrı
yadê
anneye hitap
yadîgar
hatıra
yadîgar
hediye
yadkirin
anmak
yafte
yafta
yaho
yahu!
yan
çoğul edatı
yan
kanape
yan
veya (hut)
yan
ya
yan
yahut
yan
yoksa
yan jî
ya da
yane
klüp (spor
yane
yazar)
yanzdeh
on bir
yanzdeh
onbir
yanzdehem
on birinci
yanzdehemin
on birinci
yaqûd
yakut
yar
sevgili
yar
yar
yaren
yaren
yarenî
muhabbet
yarî
dostluk
yarî
oyun
yarî
şaka
yarîgeh
oyun alanı
yarîker
oyuncu
yarîkirin
oynamak
yarîkirin
şaka yapmak
yarkirin
yardım etmek
yarmetî
ruhsat
yarmetî
yardım
yasemîn
yasemin
yawan
yaban
yawanî
yabani
yawe
safsata
yawe
zırva
yawer
yaver
yek
bir
yek
tek
yek kirin
birleştirmek
yekaheng
tekdüze
yekalî
tek yönlü
yekan
birler
yekane
biricik
yekane
yegane
yekbêj
ciddi
yekbêj
sözüne sadık
yekbûn
birleşmek
yekbûnî
ittihat
yekbûyî
birleşik
yekbûyî
birleşmiş
yekcar
birden
yekcar
tümden
yekceleb
homojen
yekden
birden
yekdest
inhisar
yekdest
tekel
yekdestî
tekel
yekdestî
tekelcilik
yeke
ünite
yeke yek
bire bir
yekem
birinci
yekem
ilk
yekgirtî
birleşik
yekgirtî
standart
yekirin
birleştirmek
yekiti
birlik
yekîne
birlik
yekîneya leşkerî
askeri birlik
yekîneya zirxdar
zırhlı birlik
yekîte
grm. tek heceli
yekîtî
birlik
yekîtîxwaz
ittihatçı
yekkum
toplam
yekkum
yekün
yeknesak
monoton
yeknesak
tekdüze
yeknesak
tekdüzen. monoton
yeknesakî
tekdüzelik
yekpare
bütün
yekpare
tüm
yekpare
yekpare
yekparêz
birci
yekparêz
monoteist
yekparêzî
bircilik
yekreng
monoton
yekreng
tek renkli
yeksan
aynı seviye
yeksan
eşit
yeksanî
eşitlik
yekser
derhal
yekser
direk
yekser
doğrudan doğruya
yekser
hemen
yekşem
pazar
yekşembe
pazar günü
yekta
biricik
yekta
eşsiz
yekta
yegâne
yekten
aniden
yekten
bir anda
yekten
birden
yektexlît
tek çeşit
yekûnîv
bir buçuk
Yelda
Aralık)
Yelda
yılın en uzun gecesi (
yeman
bitirim
yeman
yaman
yengir
taraftar
yengir
yandaş
yeqînkirin
inanmak
yexte
beygir
yexte
iğdiş edilmiş at
yezdan
allah
yezdan
tanrı
yê berê
sabık
yê binî
alttaki
yê binî
dipteki
yê diperise
gelişmekte olan
yê firotinê
satılık
yê îroyî
bu günkü
yê kê
kimin
yê me
bizim
yê niha
şimdiki
yê paşin
sonuncu
yê pêşî
önceki
yê rast
doğrusu
yê rindtir
daha güzeli
yê rindtir
daha iyisi
yê we
sizin
yê wiha
böylesi
yê…
-nunki
yên binî
alttakiler
yên din
başkaları
yom
baht
yom
uğur
yûha
yuha
yûha kirin
yuhalamak
z
Kürt alfabesinin otuz birinci harfi
za
oğul
za
zade
zaboq
çöplük
zabûn
doğma
zabûn
mevlit
zabûn
milat
zac
kükürt demir karışnmn (deri boyamada kullanılnr
zaclan
doğumdan sonraki nekahat devresi
zad
mahsul
zad
tahıl
zad
ürün
zadegan
aristokrasi
zadegan
soylu
zadegan
soylular
zadeganî
asalet
zadeganî
soyluluk
zadhilanîn
ürün kaldırmak
zadika Hêksore
Paskalya
zaferan
safra
zagon
kanun
zagon
yasa
zagona
anayasa
zagona bingehîn
anayasa
zagonên xweristê
doğa yasaları
zagonî
yasal
zagonparêz
kanunlara itaat eden
zagonsazî
yasama
zalv
taklit
zalve kirin
taklit etmek
zan
doğmak
zan
ortaya çıkmak
zan/zayîn
doğum yapmak (hayvanlar için)
zana
bilen
zana
bilge
zana
bilgiç
zana
bilinçli
zanakî
bilgece
zanav
dini vb. kimlik
zanav
ulusal
zanist
bilim
zanistî
bilgi
zanistî
bilim
zanistî
bilimsel
zanîn
bilmek
zanîn(dizane
bilimsel bilgi
zanîn(dizane
bilmek
zanîngeh
bilim evi
zanîngeh
fakülte
zanîngeh
üniversite
zanko
üniversite
zanyar
alim
zanyar
bilgin
zanyar
bilim adamı
zanyar
bilim insanı
zanyariya gerdûnê
evren bilim
zar
dil
zar
ses
zar
zar
zar û zêç
çoluk çocuk
zarava
lehçe
zare zar
figan etmek
zarê hal
görünüşte
zargotin
folklor
zarîkirin
taklit etmek
zarîn
feryad etmek
zarîn
yakınmak
zarok
çocuk
zarok û zêç
çoluk çocuk
zarokatî
çoçukluk
zarokxane
kreş
zarve
taklit
zarxweş
hoşsohbet
zarxweş
tatlı dilli
zat
zat
zaten
zaten
zatûre
zatürre
zav
mezhep
zava
damat
zava
enişte
zava
güvey
Zawe
Merkür
zax
çizgi
zax
hat
zax
sülfat
zax
sülfür
zaxa kesk
demir sülfat
zaxa qilê
sodyum sülfat
zaxav
sülfirikasit
zaxe
morali bozuk
Zaxo
Zaho
zaxor
sarp
zaxor
sarp yer
zaxor
taşlık
zaxor bûn
sarplaşmak
zaxorî
başa bağlanan ipekli örtü
zayandin
doğurtmak
zayend
cins
zayend
cinsiyet
zayend
soy
zayîn
doğma
zayîn
doğum
zayîn
milât
zayînxane
doğumevi
zeb
katı
zeb
sert
zebeş
karpuz
zeblok
düz
zeblok
saydam
zebloq
saydam
zebloq
şeffaf
zebloqî kirin
saydamlaştırmak
zeblot
kalın bağırsak
zebr
şiddet
zebûn
düşkün
zebûn
güçzüz
zebûn
zayıf
zebûnî
düşkün
zebûnî
düşkünlük
Zebûr
Zebur
zefran
safran
zeft kirin
tutmak
zeft kirin
yakalamak
zeft kirin
zaptetmek
zeftkirin
tutmak
zeftkirin
yakalamak
zeftkirin
zaptetmek
zehar
ucube
zehf
çok
zehf
epey
zehf
fazla
zehf
oldukça
zehftir
ziyadesiyle
zehmet
zahmet
zehmet kişandin
zahmet çekmek
zehmet nekin
zahmet etmeyiniz
zekat
zekât
zekem
grip
zekem
nezle
zekemî
nezleye yakalanmış kişi
zelal
arı
zelal
berrak
zelal
duru
zelal
net
zelal
saydam
zeliqandin
yapıştırmak
zeliqandî
yapışık
zeliqîn
yapışmak
zeliqok
tutkal
zeliqok
yapışkan
zeliqok
yapıştırıcı
zelîl
değersiz
zelîl
hakir
zelîl
hor
zelûl
değersiz kimse
zelûl
düşük sevyeli
zelûl
meyus
zelût
cavlak
zelût
dazlak
zelût
kel
zem
aleyhte konuşma
zem
dedikodu
zem
yergi
zem
zam
zem kirin
aleyhte konuşmak
zem kirin
kötülemek
zem kirin
zam yapmak
zemawend
düğün
zembelîlk
buzdan sarkıt
zembeq
zambak
zemberek
zemberek
zembîl
zembil
zembûr
kekik otu
zemîn
gümlemek
zemîn
yeryüzü
zemîn
zemin
zemkirin
birisini çekiştirmek
zemkirin
kötüleme
zemkirin
tutmak
zen
sanı
zen
tahmin
zen
zan
zen kirin
zannetmek
zencefil
zencefil
zencîr
zincir
zencîr kirin
zincirlemek
zencîre
silsile
zend
bilek
Zend Avesta
Zerdüşti dininin kutsal kitabı
zende
ibret
zendik
bileklik
zeng
pas
zengar girtin
paslanmak
zengari
paslı
zengelor
soluk borusu
zengelork
ademcik kemiği
zengelûr
gırtlak
zengelûr
soluk borusu
zengil
çıngırak
zengil
çan
zengil
zil
zengîn
zengin
zengo
üzengi
zenî
çene
zenûn
donuk
zenûnbûn
donuklaşma
zer
sarı
zer zepalî bûn
sararıp solmak
zeraq
güneşin hüzmeleri veya ışını
zeraq
tan ağarması
zeraqe
çakır
zerav
çamaşır suyu
zerbûn
sararmak
zerd
bozkır
zerd
kuru çıplak dağ
zerd
step
zerdalû
zerdali
zerde
zerde
zerdik
yumurta sarısı
zerengî
kapasite
zerf
mektup zarfı
zerg
mızrak ucu
zerik
sarılık hastalığı
zerikîn
sararmak
zerikînandin
sarartmak
zeriqîn
güneşin doğması
zeriqîn
tanyeri ağarması
zerî
dilber
zerî
güzel
zerî
sarışın
zerîle
kanarya
zerîpoş
zırhlı araç
zerk
zerk
zerkandin
zerk etmek
zernik
sıçanotu
zernix
sıçanotu
zernîx
ağda
zernîx
zırnık
zerp
mat. çarpı
zerpandin
çarpmak
zerpiçîn
rengi sararmış kimse
zerpiçîn
zayıflamış
zerpîn
çarpılmak
zerya
deniz
zerzewat
sebze
zerzewatfiroş
manav
zev
arz
zevî
tarla
zewa
kurak
zewac
evlilik
zewac
izdivaç
zewade
azık
zewade
buğdaydan yapılan tüm yiyecekler
zewade
erzak
zewade
erzak stoğu
zewade
tayın
zewd
angarya
zewicandin
evlendirmek
zewicî
evli
zewicîn
evlenmek
zewq
zevk
zexel
bilerek tembellik etmek
zexel
sinsi
zexel
tembel
zexel
vurdumduymaz
zexîre
zahire
zexm
dayanıklı
zexm
metin
zexm
pek
zexm
sağlam
zexm kirin
sağlamlaştırmak
zexmandin
güçlendirmek
zexmandin
sağlamlaştırmak
zexmandin
takviye etmek
zexmbûn
pekişmek
zexmbûn
sağlam olmak
zexmbûn
sağlamlaşmak
zexmî
dayanıklılık
zexmî
sağlamlık
zexmkirin
sağlamlaştırmak
zexnepûrt
zıkkım
zeyî
görümce
zeyt
zeytin yağı
zeytûn
zeytin
zeytûnî
zeytuni
zêç
zifiri karanlık
zêdagavî
hadini aşma
zêdagavî
ihlal
zêdandin
artırmak
zêde
bol
zêde
çok
zêde
fazla
zêde
ziyade
zêde bûn
artmak
zêde bûn
bollaşmak
zêde zêde
bol bol
zêdebahî
artık değer
zêdebûn
çoğalmak
zêdebûn
fazlaşlaşmak
zêdebûnî
artış
zêdegavîkirin
ihlal etmek
zêdehî
fazlalık
zêdekirin
çoğaltmak
zêdekirinî
artırım
zêdetir
azami
zêdetir
daha fazla
zêdeyî
bolluk
zêdeyî
fazlalık
zêhn
dimağ
zêhn
zihin
zêlkirin
eti dilimlere ayırmak
zêr
altın
zêrandin
yaldızlamak
zêrav
yaldız
zêrevan
denetiçi
zêrevan
gözlemci
zêrevan
kontrolör
zêrevan
nöbetçi
zêrevanî
gözlem
zêrevanî
gözlemcilik
zêringer
sarraf
zêrîn
altın suyuna batırılmış
zêrîn
fulya
zêrîn
zerrin
zêw
karnaval
zêwî
zaviye
zêwî
ziyaret
zibare
imece
zibil
gübre
zibil
hayvan gübresi
zibil
zibil
zicaciye
zücaciye
zicêf
ayakkabı altı
zicêf
pençe
zift
zift
zigurt
züğürt
ziha
büyük yılan
ziha
ejderha
zik
karın
zikmakî
doğuştan
ziko
obur
zikr
zikir
zikr kirin
zikretmek
zikreşî
çekememezlik
ziktilêr
göbekli şişman
zil
kamış
zil
saz
zilam
adam
zilam
erkek
zilan
fırtına
zilan
sert rüzgar
zilf
zülüf
zilmat
kapkaranlık
zilq
kuş pisliği
zilûk
hasır
zilût
tüysüz
zimag
dağın kuzeye bakan tarafı
ziman
dil
ziman
lisan
zimanasî
dilbilim
zimandin
gümletmek
zimandirêj
çok konuşan
zimandirêj
geveze
zimanê kurdî
Kürtçe
zimanê mader
anadil
zimanê zikmakî
anadil
zimanxweş
tatlı dilli
zimanzan
dilbilinci
zimanzan
tercuman
zimanzanî
dilbilimi
zimanzêrîn
mec
zimanzêrîn
sır saklamayan
zimet
zimmet
zimîn
gümlemek
zimpere
zımpara
zimrûd
zümrüt
zinar
kaya
zincar
oksit
zincar
pas
zincî
dedenin dedesi
zincîr
zincir
zindî
canlı
zindî
dinç
zindî
diri
zingar
oksit
zingar
pas
zingên
zangırdamak
zingilîn
köpeğin ölmesi
zinîn
sarmak
zintod
iri yazı
zintol
iri yarı (adam)
zipû zîwa
kupkuru
ziqûm
zıkkım
zir
gerçek olmayan
zir
melez
zir
öz olmayan
zir
sahte
zir
taklit
zir
üvey
zir dîn
zırdeli
zirandin
anırtmak
zirar
sakınca sakınma
zirav
ince
zirav kirin
inceltmek
ziravik
öd
ziravik
ödkesesi
zirbav
babalık
zirbav
üvey baba
zirbe
ağaçtan kapı anahtarı
zirbira
üvey kardeş
zirçî
sonbaharda yeniden yeşeren otlar
zirehpûş
çelik yelek
ziren
dinç
zirezir
zırıltı
zirezir kirin
zırıldamak
zirêç
kurşun
zirgêjnok
baldıran otu
zirîç
kurşun
zirîn
anırmak
zirkeç
üvey kız evlat
zirkur
üvey oğul
zirnazîq
tahterevalli
zirndin
anırtmak
zirney
zurna
zirnezîq
tahterevalli
zirp
askeri birlik
zirqetik
hamam böceği
zirt
palavra
zirteboz
kaba kişi
zirtek
palavracı
zirto
palavracı
zirx
zırh
ziryan
poyraz
zirz
aksi
zirz
dik kafalı
zirza
üvey evlât
zirzandin
anırtmak
zirzile
kilit
zirzîn
asabileşmek
zişt
çirkin görünüşlü
zişt
iğrenç
zişt
iğrenç kimse
ziving
kışlak
ziving
meskun mağara
zivir
pürüzlü şey
zivirandin
çevirmek
zivirandin
döndürmek
zivirandin
geri çevirmek
zivirîn
dönmek
zivistan
kış
zivrî
pürtüklü
zivrî
sivri
zivrînek
dönemeç
zivrînek
döngü
ziwa
kuru
ziwa bûn
kurumak
ziwa kirin
kurulamak
ziwa kirin
kurutmak
ziwabûn
kurumak
ziwahî
kuruluk
ziwakirin
kurutmak
ziwayî
kuruluk
zixt
üvendire
ziyan
ekin
ziyan
zarar
ziyan gihandin
zarar vermek
ziyandar
zararlı
ziyanî
tazminat
ziyanî standin
tazminat almak
ziyankar
muzir
ziyankar
zararlı
zîbeq
cıva
zîh
hayvanlarda dış rahim
zîhîn
ipliği masura veya yumağa sarmak
zîk
bal mumu sürülmüş iplik
zîk
mumlanmış iplik
zîl
filiz
zîl
topraktan ilk çıkan bitki ucu
zîl dan
filizlenmek
zîlal
şeffaf
zîlan
zıvana
zîlik
kovan
zîlo
sülük
zîn
eyer
zîna
zina
zîndan
hapis
zîndan
zindan
zînde
zinde
zînî
tümsek
zîp
kara çarşamba
zîper
ense
zîper
pazu
zîpermasî
uskumru balığı
zîpik
dolu
zîpik
dolu yağışı..
zîpik
kaynayan sudaki damlacıklar
zîq
dik
zîq lê nêrîn
dik dik bakmak
zîqene
alt dudakla çene arasındaki çukurluk
zîraf
zürafa
zîranewa
meraklı
zîranewa
mütecessis
zîranî
merak
zîranî
tecessüs
zîrç
kurşun
zîrç
kuş pisliği
zîrç
kuş ve tavuk pisliği
zîre
kimyon
zîrek
acar
zîrek
bitirim
zîrek
çalışkan
zîrek
girgin
zîrek
hamarat
zîrek
yetenekli
zîrek
zeki
zîrekî
dirayet
zîrfon
ıhlamur
zîtik
hayvan tekmesi
zîv
gümüş
zîvan
çil
zîver
rahatsız
zîvêr
bıkkın
zîvêr bûn
bıkmak
zîvêr kirin
bıktırmak
zîvêrbûn
rahatsız olmak
zîvêrkirin
rahatsız etmek
zîvirandin
bir şeyin etrafında dolandırmak
zîvirîn
bir şeyin etrafında dolanmak
zîvirîn
dönmek
zîvîn
ışıldamak
zîvîn
gümüşten
zîwan
tahıl içindeki yabancı otlar
zîwan
tahılların içindeki yabani otlar
zîwer
altın işlemeli süsleme
zîwêr
yılgın
zîz
çok cılız
zîz
duyarlı
zîz
duygulu
zîz
hassas
zîz
titrek
zîzî
duyarlılık
zîzok
topaç
zo
çift
zo kirin
eşelemek
zol
kumaş ve deriden kesilen enine parça
zolak
kesit
zom
bölge
zom
kamp yeri
zom
mıntıka
zom
oba
zonp
balyoz
zor
cebir
zor
çok
zor
epey
zor
fazla
zor
şiddet
zor
zor
zor dan
zorlamak
zor kirin
zor hale getirmek
zoran
egemen
zoran
hükümdar
zoranî
egemenlik
zorbaz
despot
zorbaz
diktatör
zorbaz
zorba
zorbazî
despotizm
zorbazî
despotluk
zorbazî
diktatörlük
zorbazî
zorbalık
zordar
diktatör
zordar
zalim
zordarî
baskı
zordarî
zulüm
zordest
baskıcı
zordest
zalim
zordest
zorba
zordest lê kirin
baskı yapmak
zordestî
baskı
zordestî
zulüm
zorî
müşkülat
zorî
zorluk
zorlêker
zorlayıcı
zotik
anüse gelen kalın bağırsak ucu
zov
kırkayak
zozan
yayla
zozanî
yaylacı
zugurd
züğürt
Zuhal
Satürn
Zuhal
Zühal
zuhim
iç yağı
zuhr
günbatımına doğru başlayan soğuk hava
zul
uzun deri parçası
zurbe
kurt sürüsü
zurg
taşlık ve engebeli dağ eteği
zurîn
uluma
zû
acele
zû
çabuk
zû
erken
zû
sık
zû
seri
zû xwarin
atıştırmak
zûkayî
çabukcak
zûl
dilim
zûle zûl
dilim dilim
zût
sivri uç
zûtir
daha çabuk
zûxav
irin
zûzû
alelacele
zûzû
çarçabuk