/
ɑːbɨ̞ɑːbis̪t̪e̞n̪ɪː/
noun
汁
/
apˈdɔmɛn/
noun
(hayvan bilimi) böceklerin ve eklem bacaklıların karın bölgesi
腹部
/
ab.ˈhaz.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Abhazlar tarafından kullanılan dil
阿布哈兹语
/
a.daː.ˈlɛt/
noun
(hukuk) Kanunlarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması
公义
/
aː.ˈdiː/
adjective
- kıymetsiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan
- (mecaz) alçak, aşağılık
- (mecaz) bayağı
卑鄙
/
ad.ɾi.ja.ˈtik de.ni.zi/
pronoun
(denizler) Akdeniz'in İtalya yarımadası ile Balkan yarımadası arasındaki kolu olup çevresinde Arnavutluk, Hırvatistan, İtalya, Karadağ, Slovenya ve Yunanistan bulunur.
亚得里亚海
/
af.ɾi.ˈkan.d͡ʒa/
pronoun
南非荷兰语
南非语
/
a.ɡa.ˈmem.non/
pronoun
(mitoloji) Yunan mitolojisinin en önemli kişilerinden biri olup Miken kralı Atreus ile kraliçe Aerope'nin oğlu, Menelaos'un kardeşidir.
阿伽门农
/
ahaːˈliː/
noun
人口 [rénkǒu]
/
ah.ta.ˈpot/
noun
(zooloji) kafadan bacaklılardan, dokunaçlı mürekkep balığı türü
章鱼
/
aː.i.ˈle/
noun
(toplum) evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik
家庭
家
noun
(astronomi) Güneş Sistemi içinde hareket ederken Dünya atmosferinin üst katmanlarına girip sürtünme sonucu ateş külçesi durumuna dönüşen küçük gök cismi
流星
/
aˈkasja/, /
aˈkasjaˈlaɾ/
noun
刺槐
金合欢
/
ˈac.de.niz/
pronoun
(denizler) Atlas Okyanusu'na bağlı, kuzeyinde Avrupa, güneyinde Afrika, doğusunda Asya kıtaları bulunan deniz
地中海
/
ac.ti.vi.ˈte/
noun
etkinlik, faallik
活动
/
ak.ˈtœɾ/
noun
(meslekler, sanat) rejisör tarafından kendisine verilen rôlü sahnede oynayan, oyunlardaki kahramanları sahnede canlandıran erkek oyuncu
演员
/
a.kɯl.ˈlɯ/
adjective
- gerçeği iyi gören ve ona göre davranan,
- uyanık geçinen
聪颖
/
[ɑc.ˈʃɑm je.me.‿i]/
noun
çeşitli zenginliği olup günün son yemeği
晚餐
晚宴
/
a.la.ˈba.ma/
pronoun
(ABD) Amerika Birleşik Devletleri'nin güneydoğusunda bir eyâlet
亚拉巴马
/
a.la.ˈba.ma/
pronoun
(ABD) Amerika Birleşik Devletleri'nin yüzölçümü en büyük, nüfus yoğunluğu en az olan eyâleti
亚拉巴马
/
a.ˈɫɛm/
noun
kubbe, minare, sancak direği v.s. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lâle şeklinde süs
旗子
/
a.ˈɫev/
noun
- yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, alaz, yalım, yalın, yalaz, yalaza, şule, ateşin gözle görünen plazmalı bölümü
- sıcaklık
- flama
- (askeriye) ateş
- (yangın) yanan maddelerin veya gazların türlü şekillerdeki ışıklı uzantısı
火焰
/
al.fa.ˈbe/
noun
(dil bilimi, yazı) bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü
字母表
/
aɫ.ɡo.ˈɾit.ma/
noun
(bilgisayar bilimi, mantık) Orta Çağ'da ondalık sayı sistemine göre, son zamanlarda ise iyi tanımlanmış kuralların ve işlemlerin adım adım uygulanmasıyla bir sorunun giderilmesi veya bir sonuca en en hızlı bir şekilde ulaşılması işlemi
算法
/
aɫ.ˈɫah/
pronoun
- (İslâm) Tanrı
- (Din) Tanrı
阿拉
/
alˈmak/
verb
Hırsızlamak, çalmak
拿
pronoun
(milliyetler) Cermen soyundan olan halk ve bu halktan olan kimse
德國人
/
al.ˈman.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dil ailesinin Germen dilleri kolundan olup Almanya, Avrupa Birliği, Avusturya, Belçika, Danimarka, İsviçre ve Lihtenştayn'da resmî dil veya dillerden biri olarak kullanılan lisan.
德语
德語
/
al.ˈman.ja/
pronoun
(ülkeler) Orta Avrupa'da yer alan, Avrupa Birliği üyesi bir ülke.
德国
德意志
/
alt.ɯʃ.lɯk/
adjective
Altmış yaşında olan veya görünen
六十
/
ˈam/
noun
(anatomi, jinekoloji, kaba konuşma) kadının cinsel organı, döl yolu, vajina
屄豁儿
interjection
yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü.
伯父
/
a.me.ˈɾi.ka/
pronoun
(kıtalar) Bir kıta olarak Kuzey veya Güney Amerika
美国
美國
美洲
/
a.me.ˈɾi.ka biɾ.ɫe.ˈʃik dev.ɫet.ɫe.ɾi/
pronoun
(ülkeler) Kuzey Amerika'da bir ülke
美国
/
a.me.ɾi.ˈcan sa.mo.a.sɯ/
pronoun
(ülkeler) Güney Pasifik Okyanusu'nda Polinezya'da bulunan Amerika Birleşik Devletleri'ne ait bir ada ülkesi.
美属萨摩亚
美屬薩摩亞
/
amˈhaɾd͡ʒa/
pronoun
阿比西尼亚官语
/
aˈna.do.lu/
pronoun
(coğrafya) Ön Asya'nın bir parçası olarak Türkiye'nin Asya kıtasında bulunan toprağı.
安纳托利亚
/
an.ˈdoɾ.ɾa/
pronoun
(ülkeler) Avrupa'da bir mikrodevlet
安道尔
/
a.nev.ˈɾiz.ma/
noun
(tıp) bir atardamarın bir noktasında oluşan ur şeklindeki gevşeme şişkinliği
动脉瘤
動脈瘤
/
ˈan.ca/
pronoun
(edebiyat) Masallarda adı geçen ve var olmayan büyük kuş
西摩格
/
ˈaŋ.ka.ra/
pronoun
(belediyeler) bir büyükşehir belediyesi
安卡拉
/
an.ˈne/
noun
(aile) çocuğu olan kadın
母亲
妈妈
/
a.no.ˈnim ʃiɾ.cet/
noun
(ekonomi, hukuk) sermayesi belirli ve paylara bölünmüş ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığıyla sorumlu bulunan şirket
股份有限公司
/
an.ˈtiː.ɡu.a ve baɾ.ˈbuː.da/
pronoun
(ada ülkeleri) Karayip Denizi'nin doğusundaki iki adadan oluşan ada ülkesi.
安提瓜和巴布达
/
a.ˈnɯ/, /
aː.ˈnɯ/
noun
- geçmişte yaşanmış çeşitli olaylardan belleğin sakladığı her türlü iz, #: eş anlamlısı: hatıra
- (edebiyat) bir kişinin kendi yaşadığı veya şahit olduğu olayları, bunlar hakkındaki duygu ve düşüncelerini yazdığı edebî eser
记
/
a.ˈnɯt.ca.biɾ/
pronoun
(tarih, Türkiye) Atatürk'ün mezarı
凱末爾陵
/
ɑ.ɾɑ.ˈbɑ/
adjective
(ölçü birimleri) Bir araba miktarında olan
汽车
小汽车
/
a.ɾa.ˈba va.pu.ɾu/
noun
渡船
/
a.ɾa.bis.ˈtan/
pronoun
(ülkeler) Çoğunlukla Arapça konuşulan, Arap nüfusun çok olduğu bütün ülkeler.
阿拉伯
/
[ɑ.ɾɑ.ˈlɯc]/
noun
(aylar) yılın on ikinci ayı
十二月
verb
birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak
寻找
/
a.ˈɾap.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Çoğunlukla Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika'da kullanılan, Hami-Sami dil ailesinin Sami koluna mensup dil
阿拉伯語
阿拉伯文
阿拉伯语
/
[ɑ.ɾɑʃ.tɯɾ.ˈmɑ]/, /
[ɑ.ɾɑʃ.ˈtɯɾ.mɑ]/
noun
研究
/
[ɑ.ɾɑʃ.tɯɾ.mɑ.ˈd͡ʒɯ]/
noun
(meslekler) araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi
研究员
研究員
研究者
/
aɾ.ka.ˈdaʃ/, /
aɾ.ˈka.daʃ/
noun
朋友
/
aɾc.ˈtic/
adjective
(okyanuslar) Kuzey Kutbu'yla alakalı, Kuzey Kutup yakınında olan
北极
/
aɾ.ˈmut/
noun
(ağaçlar, gülgiller, meyveler) Çiçekleri beyaz, yurdumuzun her yerinde yetişen bir ağaç ve armut ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi, amıt
梨
梨子
/
aɾ.na.ˈvut/
noun
(tiyatro) Türk gölge ve ortaoyununda; dürüst, mert, sinirli, kabadayı tiplemesi.
阿尔巴尼亚的
阿爾巴尼亞的
/
aɾ.na.vut.ˈluc/
pronoun
(ülkeler) Balkan Yarımadası'nda komşuları kuzeyde Karadağ, kuzeydoğuda Kosova, doğuda Kuzey Makedonya Cumhuriyeti, güneyde Yunanistan olan bir ülke.
阿尔巴尼亚
阿爾巴尼亞
/
aɾnaˈvutt͡ʃa/
pronoun
阿尔巴尼亚语
阿爾巴尼亞語
/
a.ˈɾɯ/
noun
(arıcılık, zar kanatlılar) zar kanatlılardan olup tüylü, bal ve bal mumu yapan, iğnesiyle sokan, iki kanatlı uçan böcek
蜜蜂
蜂
/
a.ˈsal sa.jɯ/
noun
(matematik, sayılar teorisi) Kendisinden ve 1'den başka tam böleni olmayan, 1'den büyük sayma sayısı
素数
/
as.ˈcer/
noun
askerlik görevi veya ödevi
士兵
軍人/军人
/
as.ce.ˈriː/
adjective
(askeriye) askerlikle ilgili, askere has
军事的
/
as.ˈla/, /
ˈas.laː/
adverb
- hiçbir şekilde, hiçbir zaman
- sakın, zinhar
从未
/
ˈas.sam/
pronoun
(diller) Hindistan'ın 50 eyaletinden biri
阿萨姆邦
/
as.ˈsam.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dillerinin Cermen dilleri koluna bağlıdır ve Dünya'nın yaygın lisanlarından biri
阿萨姆语
/
e.ˈsemb.ɫi di.ɫi/
noun
(bilişim) işlemcinin anladığı makine diline tercüme eden ve insanların daha kolay anlayabileceği basit bir programlama dili.
汇编语言
/
as.te.ɾo.ˈit/
noun
(astronomi) yörüngeleri çoğunlukla Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan gök cisimleri
小行星
/
as.tɾo.no.ˈmi/
noun
(tabii bilimler) gök cisimlerinin konumlarını, hareketlerini, birbirine olan uzaklıklarının ölçülmesini, bunların fizik ve kimya bakımından yapılarını inceleyen bilim, lamlılar felekiyat, gök bilimi,
天文学
/
as.tɾo.no.ˈmic bi.ɾim/
noun
(astronomi) Dünya ile Güneş arasının ortalama uzaklığı olup 149.597.892,3 km'dir.
天文單位
/
as.tɾos.ˈfeɾ/
noun
(astronomi) Uzayda yıldız ışığının hâkimiyetindeki yıldız sisteminde yüklü parçacıkların kabardığı bir tür yıldız rüzgârı ile yıldızlararası ortam içine şişen bölge.
星風泡
/
ˈas.ja/
pronoun
(kıtalar) Avrupa kıtasının doğusunda yer alan kıta
亚洲
亞洲
/
[ˈɑt̪]/
noun
(atgiller, tek toynaklılar) atgillerden (equidae), binme, yük çekme, taşıma v.s. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan
马
馬
/
a.ˈta.sø.zy/
noun
(edebiyat) uzun deneme ve gözlemlere dayanılarak söylenmiş ve halka mal olmuş, öğüt verici nitelikte söz
成語
/
a.ˈta.tyɾc/
pronoun
Bir soyadı. (Kanunen sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'e aittir.)
阿塔图尔克
阿塔圖克
/
at.ɫan.ˈtic/
pronoun
(okyanuslar) Atlantik Okyanusu kavramının kısa şekli
大西洋
/
at.ɫan.ˈtic oc.ja.nu.su/
pronoun
(okyanuslar) Avrupa ve Afrika kıtalarını Amerika kıtasından ayıran, yan denizleri ile birlikte (Akdeniz, Kuzey Denizi ve Baltık Denizi) yeryüzünün beşte bir alanını kaplayan okyanus.
大西洋
/
ɑtˈɫɯkɑɾɯnˈd͡ʒɑ/
noun
旋转木马
/
ˈɑv/
noun
- akarsularda, denizde, gölde veya karada evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi
- bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması
狩猎
/
ˈav.ɾo/
noun
(para) Avrupa Birliği'nin ortak para birimi
欧元
/
[ɑv.ˈɾu.pɑ]/
pronoun
(kıtalar) Afrika'nın kuzeyinde, Asya'nın batısında ve Atlas Okyanusu'nun doğusunda bulunan kıta
欧洲
歐洲
/
av.ˈɾu.pa biɾ.ɫi.ˈ‿i/
pronoun
(Avrupa, politika) Avrupa Toplulukları (AAET, AET, AKÇT) aracılığıyla izlenen hedef ve politikalarla Avrupa Birliği Antlaşması'yla getirilen iki yeni eylem alanının (Ortak Dış ve Güvenlik Politikasık, Adalet ve İç İşleri Alanında İş Birliği) kapsadığı hedef ve politikaları bir bütün olarak ifade etmek üzere kullanılan kavram.
歐洲联盟
欧洲联盟
/
av.ˈɾu.pa biɾ.ɫi.ˈ‿i baʃ.can.ˈlaɾ kon.se.ˈji/
pronoun
(Avrupa, hukuk) Avrupa Birliği'nin ülkelerinden birer bakanın katılmasıyla toplanan ve dış politika, yasama ve yönetme belirlemekle vazifeli konsey.
欧洲理事会
/
av.ˈɾu.pa biɾ.ɫi.‿i ko.mis.jo.ˈnu/
pronoun
(AB, politika) Avrupa Birliği'nin yürütme organı
欧洲联盟委员会
/
av.ˈɾu.pa dev.ɫet ve hy.kʲuː.met baʃ.can.la.ˈɾɯ kon.se.ˈji/
pronoun
(Avrupa, hukuk) Avrupa Birliği'nin en yüksek siyasî kurumu.
欧洲理事会
/
av.ˈɾu.pa kon.se.ˈji/
pronoun
(Avrupa, hukuk) Avrupa çapında insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü savunmak amacıyla 1949'da kurulmuş hükûmetlerarası bir kuruluş.
欧洲委员会
/
[ɑv.ˈɾu.pɑ.mɛɾ.kɛz.d͡ʒɪ.ˈɫɪk]/
noun
(ideoloji, politika) Şuurlu ya da şuursuzca Avrupa ve Batılı meselelerine, kültür ve değerlerine diğer kültürlerden daha çok önem veren anlayış.
欧洲中心主义
/
a.vu.ˈcat/
noun
(hukuk, meslekler) hukuk öğrenimi görmüş ve adalet önünde kişilerin haklarını savunmayı meslek edinmiş kimse
律师
律師
/
a.vus.tɾo.ˈnez.ja di.ɫi/
pronoun
(coğrafya) Avustronezya'ya has olup yeryüzündeki en büyük temel dil ailelerinden birini meydana getiren dil ailesi.
南島語系
/
a.vus.ˈtuɾ.ja/
pronoun
(ülkeler) Orta Avrupa'da bağımsızlığını 1955'te ilan etmiş, batıda Lihtenştayn ve İsviçre, güneyde İtalya ve Slovenya, doğuda Macaristan ve Slovakya, kuzeyde Almanya ve Çekya ile komşu olan Avrupa Birliği üyesi ülke.
奥地利
/
a.vus.ˈtuɾ.ja.ˈlɯ/
adjective
Kökeni Avusturya olan veya Avusturya vatandaşı olan.
奥地利的
/
[ˈɑj]/
pronoun
(astronomi) Dünya'nın tek tabii uydusu
月亮
月球
/
ˈɑj/
noun
(hicrî takvim) art arda gelen iki yeni ay arasında geçen 29½ günlük süre
月球
月
/
aj.ˈdɯn/
adjective
- görgülü, ileri düşünceli, kültürlü, okumuş (kişi)
- ışık alan, ışıklı
- kolayca anlaşılacak kadar açık (söz veya yazı)
有学问
/
aj.dɯn.ˈlɯc/
adjective
壮丽
/
aj.ˈma.ɾa.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Ağırlıklı olarak And Dağları çevresinde yaşayan bir Güney Amerika yerli kavminin konuştukları dil
艾马拉语
/
ɑjˈɾɯ ɑjˈɾɯ/
adjective
不同
/
ˈaj.t͡ʃi.t͡ʃe.‿i/
noun
(birleşikgiller, bitki anatomisi) Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu
向日葵
/
ˈaz/
adverb
alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak
容易
/
aː.zeɾ.baj.dʒan/
pronoun
阿塞拜疆
亚塞拜然
/
[ˈɑt͡ʃ]/
adjective
- (fizyoloji) yemek yemesi gereken
- yiyecek bulamayan
- gözü doymaz, haris
- çok istekli, hevesli
饥饿
/
[ɑ.ˈt͡ʃɯk]/
adjective
- açılmış, kapalı olmayan
- aralığı çok
- boş
- boş, görevlisi olmayan (iş, vazife), münhal
- çalışır hâlde olan
- çıplak, örtüsüz
- engelsiz, serbest
- gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen
- her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen
- kolay anlaşılır
- rengi koyu olmayan
- sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan
明确
noun
(coğrafya) şehrin gürültüsünden uzak, insanların dinlenebilecekleri çeşitli bitkilerle kaplı ve geniş, kapalı olmayan yer
广场
/
a.ˈ‿a.bej/
interjection
saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü
兄
/
aˈat͡ʃ/
noun
(ağaçlar) boyu en az beş metre, çapı da 10 cm'den aşağı olmayan, dal, sürgün ve yapraklarının oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde üzerinde taşıyan, her yıl çap artımı yaparak kalınlaşan, sürgün vererek boylanan, hücrelerinin büyük bölümü odunlaşmak bitki anatomisi laşmış olan, uzun ömürlü bitki
树
樹
/
[ɑ‿.ˈɾɯ]/
noun
(fizyoloji, psikoloji) vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı, sancı, veca
痛
/
aː.ʃi.ˈkʲaɾ/
adjective
açık, apaçık, belli, meydanda
明确
/
ˈba:bil/, /
ˈba:bilˈleɾ/
pronoun
巴比伦
/
ba.ˈd͡ʒac/
noun
- (anatomi, primatlar) Vücudun yürümeye yarayan kasıktan tabana kadar olan bölüm
- (anatomi, zooloji) Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ
腿
/
[ˈbäɫ̪]/
noun
(arıcılık, yiyecekler) özellikle bal arılarsının bitki ve çiçeklerden topladıkları bal özünden yapıp, kovanlarındaki petek gözlerine doldurdukları, rengi beyazdan esmere kadar değişen tatlı, koyu, sıvı madde
蜂蜜
蜜
/
ba.ˈla.sa.ɡun/
pronoun
(coğrafya) İlk Çağ'da Soğdya, günümüzde de Kırgızistan'daki Çu Nehri vadisinde Bişkek ile Issık Göl arasında tarihî bir şehir.
八剌沙衮
/
ˈbanglaˈdeʃ/
pronoun
孟加拉国
/
ban.ˈca/, /
ˈban.ca/
noun
(bankacılık) Bankacılık işleminin yapıldığı yer
銀行
/
ˈbask.ˈt͡ʃa/
pronoun
(diller) İspanya'nın kuzeyinde özerk bir bölgede yaşayan Baskların kullandığı dil
巴斯克语
/
bas.cɯ.ˈlɯ dev.ˈɾe caɾ.tɯ/
noun
印制电路板
/
ba.ˈtɯ/
noun
(yönler) yeryüzündeki başlıca dört yönden güneşin battığı yön, günindi, garp, mağrip
西
/
ba.ˈtɯ al.man.ja/
pronoun
德意志联邦共和国
noun
(baykuşgiller) baykuşgiller familyasından baykuş türü
鵰鴞
noun
(sembol adları) milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak, alem
旗子
旗
/
baj.ˈɾam/
noun
(sosyal etkinlik) dinî ya da millî açıdan önemli olduğu için kutlanan günler
派對
/
ba.ˈzu.ca/
noun
(askeriye, silahlar) Öz itmeli mermi atan, genellikle zırhlı araçlara karşı yakın savaş sırasında kullanılan hafif silah
巴祖卡火箭筒
/
[ˈbɑ‿]/
noun
(halk ağzı) düğüm
结
/
ba.‿ɯm.ˈsɯz/
adjective
自主的
/
[ˈbɑʃ]/
noun
başlangıç
頭
头
头脑
頭腦
/
baʃ.ˈka/
adposition
ayrıca, üstelik, bir yana anlamlarında -den başka şeklinde kullanılan söz
除了
/
bɛˈbɛc ɑɾɑbɑˈsɯ/
noun
婴儿车
/
be.ˈkʲaɾ/
noun
hiç evlenmemiş kişi
单身
/
be.ɫiɾt.ˈme haː.ɫi/
noun
宾格
/
ˈbeɾ.ɫin/
pronoun
- (Almanya, başkentler) Almanya'nın başkenti ve en büyük şehri.
- (Almanya, eyaletler) Almanya'nın 16 eyaletinden biri.
柏林
/
ˈbeɾ.ɫin du.vɑ.ˈɾɯ/
pronoun
(Doğu Almanya, tarih) Doğu Almanya vatandaşlarının Batı Almanya'ya kaçmalarını önlemek için Doğu Alman meclisinin kararı ile 13 Ağustos 1961 yılında Berlin'de yapımına başlanan ve yine Doğu Almanya'nın, isteyen vatandaşların Batı'ya gidebileceğini açıklamasının ardından 9 Kasım 1989'da yıkılan duvar.
柏林圍牆
noun
(coğrafya) kıstak, dil
地峡
/
be.ˈtic di.ɫi/
noun
(programlama) betik yorumlamak için yazılmış sistemlerin yorumlayabileceği programlama dili
脚本语言
/
beˈjaz ɾust͡ʃa/
pronoun
白俄羅斯語
白俄罗斯语
/
be.ˈjin/
noun
(anatomi) Kafatasının üst bölümünde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre şeklinde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve şuur merkezlerinin bulunduğu organ
脑
头脑
/
bɛˈjin ɟœˈt͡ʃy/
noun
头脑流出
/
ˈbej.ɾut/
pronoun
(başkentler) Lübnan'ın en büyük şehri ve başkenti
贝鲁特
/
ˈbeʃ/
adjective
(sayıları) dörtten sonra altıden önce gelen sayma sayısı
五
伍
/
ˈbeʃ jyz/
adjective
(sayılar) dört yüz doksan dokuzdan sonra, beş yüz birden önce gelen sayma sayısı
五百
/
biɫ.ˈɡi tec.no.ɫo.d͡ʑi.ˈsi/
noun
(bilişim) Genellikle bir işletme veya başka bir girişim bağlamında veri veya bilgi depolamak, almak, iletmek, çalışmak ve işlemek için bilgisayarların kullanılması.
信息技术
/
[biɫ.ɟi.sɑ.ˈjɑɾ]/
noun
计算机
电脑
電腦
/
bi.ˈnaː/
noun
- (dil bilimi) çatı
声
- (mimarlık) yapı
建筑物
/
ˈbir/
adjective
(rakamlar, sayılar) sayıların ilki
一
/
ˈbir/
noun
(rakamlar, sayılar) en küçük sayma sayısı
一
/
bi.ɾin.ˈd͡ʒi/
adjective
(sıral sayılar) bir sayısının sıra sıfatı
第一
/
biɾ.ɫe.ˈʃic/
adjective
bir araya gelmiş, birleşmiş olan
单色
/
biɾ.ɫe.ʃik a.ˈɾap e.miɾ.ɫic.ɫe.ɾi/
pronoun
(ülkeler) Arap Yarımadası'nda yedi emirlikten oluşan bir Orta Doğu ülkesi
阿拉伯联合酋长国
/
biɾ.ɫe.ˈʃik kɾal.lɯc/
pronoun
(ülkeler) İngiltere, Galler, İskoçya, Kuzey İrlanda ve Man Adası ülkelerinden oluşan krallık.
英国
/
ˈbiɾ.ɫeʃ.ˈmiʃ miɫ.ɫet.ˈɫeɾ/
pronoun
(Birleşmiş Milletler, milletlerarası, politika) Dünya barışını ve güvenliğini korumak, uluslar arasında ekonomik, toplumsal ve kültürel iş birliğini sağlamak üzere 1945'te kurulmuş olan milletlerarası örgüt
联合国
/
bi.tin.ˈɫeɾ/
pronoun
比提尼人
/
bi.jo.ɫo.ˈd͡ʑi/
noun
(tabii bilimler) bitki ve hayvanların köken, dağılım, yapı, gelişim, büyüme ve üremelerini inceleyen bilim dalı
生物学
生物學
noun
- (biyoloji) varlıkların, özellikle canlıların yapılarını ve gelişimlerindeki biçimlenmeyi inceleyen bilim, yapı bilimi
- (dil bilimi) dilin anlam taşıyan en küçük yapı birimi olan biçim birimi, bir kelimenin henüz sınıflandırılmamış öğesi, yapı bilgisi, şekil bilgisi, sarf
形态学
/
ˈbloɡ/
noun
(bilişim, İnternet) Teknik bilgi gerektirmeden istedikleri şeyleri istedikleri şekilde yazan insanların oluşturabildikleri, günlüğe benzeyen Web siteleri
博客
/
ˈbos.na soj.cɯ.ɾɯ.mɯ/
pronoun
(Bosna-Hersek, milletlerarası hukuk) 1992-1995 seneleri arasında Bosna Savaşı sırasında Boşnaklara karşı özellikle Sırplar tarafından Bosna ve Hersek topraklarında yapılmış bir soykırım.
波斯尼亚大屠杀
/
ˈbos.na ˈheɾ.sek/
pronoun
(ülkeler) Bosna-Hersek'in resmî isim.
波斯尼亚
/
ˈbos.na ˈheɾ.sek/
pronoun
(ülkeler) Batı Balkanlar'da bir ülke
波斯尼亚
/
ˈbos.na.ˈlɯ/
pronoun
(milletler) Bosna vatandaşı olan kişi.
波斯尼亚人
/
bo.ˈ‿a.zi.t͡ʃi/
pronoun
(İstanbul) İstanbul Boğazı
伊斯坦布尔海峡
/
ˈbo‿.dan/
pronoun
(coğrafya, tarih) Bugünkü Moldova'ya ve Romanya'nın Moldova'ya komşu bazı bölümlerine Osmanlıların verdiği ad
伏尔塔瓦河
/
bɾeˈton.d͡ʒa/
pronoun
布列塔尼语
/
[bɾɪ.ˈtɑn.jɑ ɪn.ɡɪ.ɫɪz.d͡ʒe.si]/
pronoun
(diller) Britanya'da konuşulan İngilizceleri bir arada toplayan dil
英國英語
/
ˈbu/
adjective
yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren söz
这
这个
/
ˈbu/
pronoun
(işaret adılı): en yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan söz
这
这个
/
bu.ˈdizm/
pronoun
(Budizm) M.Ö. 5. yüzyılda kuzeydoğu Hindistan'da Siddartha Gautama tarafından kurulmuş, tanrısı olmayan, karma öğretisine dayalı din ve felsefe
佛教
/
bu.ˈlut/
noun
(meteoroloji) buz kristalleri, su damlacıkları ya da bunların karışımlarından oluşan, toprağa değmeyen, gözle görülür kütle
雲
云
/
burˈdɑ/, /
[burɑˈdɑ]/
adverb
這裡
/
ˈbuɾ.ɡen.land/
pronoun
(Avusturya, eyaletler) Avusturya'nın doğusunda Macaristan hududunda bulunan en yeni eyaleti.
布尔根兰州
/
ˈbut/
noun
- (anatomi) insan vücudunun kalça ile diz arasındaki kısmı
大腿
- hayvanların, arka bacaklarının gövdeye bitişik olan dolgun, etli bölümü
屁股
/
ˈbu.tan/
pronoun
(ülkeler) Güney Asya'da Hindistan'ın kuzeybatısında Çin hududunda Budist bir ülke
不丹
/
ˈbu.tan kɾal.lɯ.‿ɯ/
pronoun
(ülkeler) Butan'ın resmî ismi
不丹王国
/
ˈbuz da.‿ɯ/
noun
(coğrafya) Kutup bölgelerinde buzullardan koparak akıntılarla yer değiştiren büyük buz parçası; aysberg
冰山
/
bu‿.ˈdaj/
noun
(buğdaygiller, tahıllar) buğdaygillerin, ekmek yapımında taneleri öğütülüp kullanılan örnek bitki
小麦
/
by.ˈjyc/
noun
(mecaz) Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.
泰
大
/
by.ˈjyk bɾi.tan.ja/
pronoun
大不列顛島
/
by.ˈjyc oc.ja.nus/
pronoun
(okyanuslar) Yeryüzünde bulunan en büyük okyanus
太平洋
/
[d͡ʒɑˈdɯ ɑˈvɯ]/
noun
(tarih) cadı olduğuna inanılan kimselerin yakalanması, yargılanarak veya yargılanmadan cezalandırılması olayı.
猎巫
/
dʒam/
noun
(bina malzemeleri) soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılan sert, şeffaf ve kırılgan malzeme, sırça
玻璃
/
d͡ʒe.ˈbiɾ/
noun
(matematik) artı ve eksi gerçek sayılarla bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu
代数
代数学
/
d͡ʒe.ˈnev.ɾe/
pronoun
日內瓦
pronoun
(cüce gezegenler) Asteroit Kuşağı'nda bulunan en büyük gök cismi olan bir cüce gezegen.
谷神星
/
d͡ʒeɾ.ɾaː.ˈhi/
noun
(tıp) ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu.
外a科
/
[d͡ʒɛ.sɑː.ˈɾɛt]/
noun
cüret
勇气
/
[d͡ʒɛ.ˈsuɾ]/
adjective
勇敢
/
d͡ʒe.ˈzaː/
noun
(hukuk) suç işleyen bir kişinin mallarına, şerefine, hürriyetine, hayatına karşı kanunların öngördüğü müeyyide
惩罚
pronoun
(ülkeler) Kuzey Afrika'da ülke; Afrika'nın Sudan'dan sonra ikinci büyük ülkesi
阿尔及利亚
阿尔及尔
/
ˈd͡ʒin/
noun
- (alkollü içecekler) arpa, buğday, yulaf v.s.'den elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir tür içki
杜松子酒
- (din) dinî inanışa göre ateşten yaratılmış, duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama kabiliyetine sahip, ilahî emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık
妖魔
/
d͡ʒi.ˈsim/
noun
- (anatomi) arka, beden, gövde, vücut
- (cebir) Boş olmayan bir küme üzerinde '+' ve '×' ikili işlemleri tanımlanan ve bu kümenen '+' işlemiyle bir değişmeli grup ve bu değişmeli grubunun etkisiz elemanı hariç olan kümeyle '×' işlemi ikinci bir değişmeli grup meydana getirmesi ve '×' işleminin sağdan ve soldan '+' işlemi üzerine dağılma özelliği olmasıyla ortaya çıkan cebirsel yapı.
物体
- (fizik) tabiatta element, bileşik veya bunların karışımları hâllde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, hislerle idrak edilebilen şey
身
/
d͡ʒu.ˈmaɾ.te.si/
noun
(haftanın günleri) Haftanın cumadan sonra ve pazardan önce gelen altıncı günü
星期六
/
d͡ʒum.ˈhuɾ it.ti.faː.cɯ/
pronoun
(politika, Türkiye) 20 Şubat 2018 tarihinde AK PARTİ ile MHP arasında kurulan ve daha sonra başka partilerin de katıldığı seçim ittifakı.
人民聯盟
/
[d͡ʒʊm.hʊː.ɾɪ.ˈjɛt]/
noun
共和国
共和國
/
d͡ʒy.ˈd͡ʒe ɡe.ze.ɡen/
noun
(astronomi, planetoloji) Kendi çekim kuvvetinin etkisiyle şekli yuvarlak ve kütlesi büyük olup bir yıldız sisteminin merkezî yıldızının etrafında dönen, uydu olmayan, fakat yörüngesinde başka gök cisimleri bulunan bir planemo.
矮行星
/
d͡ʒym.ˈɫe/, /
ˈd͡ʒym.ɫe/
noun
(dil bilimi) hüküm bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi
句子
/
da.ˈha/
adverb
- kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz
- sıfatların önüne gelerek karşılaştırma ilgisi kurar
最
/
dal.ˈɡa/
noun
(argo) dalgınlık
波浪
/
dam.ˈla/, /
ˈdam.la/
verb
滴
/
[dɑ.nɪ.ˈmɑɾ.kɑ]/
pronoun
丹麦
丹麥
/
[dɑ.nɪ.ˈmɑɾ.kɑ.ˈlɯ]/
adjective
丹麦的
/
[dɑ.nɪ.ˈmɑɾ.kɑ.ˈlɯ]/
pronoun
丹麦人
/
ˈda‿/
noun
(coğrafya, jeomorfoloji, tabii bilimler) yer kabuğunun çıkıntılı, eğimli, yüksek yamaçlarıyla çevresine hâkim ve oldukça geniş bir alana yayılan bölümü
山
/
def.ˈteɾ/
noun
(yazı, kâğıt) genellikle hafif bir kapak içerisinde, yazı yazmak için araya tutturulmuş kâğıt yaprakları
本子
/
de.ˈɫiɫ/
noun
insanı aradığı gerçeğe ulaştırabilecek iz
证据
/
dɛˈmiɾ peɾˈdɛ/
pronoun
鐵幕
铁幕
/
de.ˈmiɾ jo.lu/
noun
(demir yolu ulaşımı) lokomotif, vagon v.s. demir tekerlekli vasıtaların üzerinde hareket ettiği paralel iki çelik ray döşenerek yapılan bir tür yol
铁路
/
deɲ.ˈɟe/
noun
bir cismin veya insanın devrilmeden durma hâli
天平
/
de.ˈniz/
noun
(coğrafya, okyanus bilimi) bir okyanus ile bağı olan ve büyük bir alanı kaplayan ve genellikle tuzlu olan su kütlesi, , bahir, derya
大海
海
/
dep.ˈɾem/
noun
(sismoloji) yer kabuğunun derin katmanlarının kırılıp yer değiştirmesi veya yanardağların püskürme durumuna geçmesi yüzünden oluşan sarsıntı
地震
/
ˈdæɾs/
noun
ders bilgisi aktarımı için ayrılan süre
课
/
ˈdev.ɾe/
noun
Belirlenmiş zaman dilimi, fasıl.
循环
/
de.ˈilʲ/, /
ˈde.ilʲ/
adposition
cümlede bazı unsurları olumsuzlamak amacıyla kullanılan edat
非
不
/
de‿iʃimˈleɾ/, /
de‿iˈʃim/
noun
变化
/
ˈdiɫ/
noun
- (dil bilimi) çağa, gruba, yazara mahsus kelime hazinesi ve cümle bilgisi; lisan, zeban
語言
舌
- (Adana ağzı) anahtar
舌
舌头
舌頭
/
ˈdiɫ aː.i.ɫe.ˈsi/
noun
(dil bilimi) birbiriyle aynı kökten gelen akraba dil topluluğuna verilen isim.
语言系属分类
verb
birinden bir şeyin yapılmasını istemek, rica etmek, arzu etmek
求
/
diɫ.ˈɫeɾ a.ɾa.sɯ/
adjective
(dil bilimi) muhtelif dillerde kullanılan
跨語言的
/
ˈdin/
noun
(din bilimi) Tanrı'ya, tabiatüstü güçlere, çeşitli kutsal varlıklara inanmayı ve ibadeti sistemleştiren toplumsal kurum
宗教
/
dis.ˈtop.jɑ/
noun
Ütopik bir toplum anlayışının antitezi
反乌托邦
/
di.ja.ˈɡɾam/
noun
(botanik) Bir çiçeğin bütün ayrıntılarını gösteren taslak
图解
/
di.ja.ˈloɡ/
noun
- hikâye, oyun, roman, v.s. eserlerde iki veya daha çok kimsenin konuşması
- karşılıklı konuşma
- konuşmaya dayanılarak yazılmış eser
- (mecaz) anlaşma, uyum sağlama veya bu yolda çalışma
对话
/
di.ˈzin/
noun
dizi (ad) sözcüğünün ikinci tekil şahıs iyelik tekil çekimi
索引
/
ˈdiʃ/
noun
sarımsak dilimi, karanfil v.s.'de dişe benzetilen tane
牙齒
牙齿
/
di.ˈʃi/
adjective
kadın
阴性
/
di.ˈʃi/
noun
(memeliler) Yumurta oluşturan veya yavrulayan fert
女性
/
ˈdos.ja/
noun
(bilişim) bilgisayar dosyası kavramının kısa şekli
文件
/
do.ˈ‿al sa.jɯ/
noun
(matematik) 0, 1, 2, 3, ... sayılarından her biri
自然数
/
[d̪o̞ˈɑn̪]/
noun
(doğangiller) gündüz yırtıcı kuşları (Falconiformes) takımından Falconidae (doğangiller) familyasından Falco cinsini oluşturan yırtıcı kuş türlerinin ortak adı.
猎鹰
/
do.ˈ‿u al.man.ja/
pronoun
德意志民主共和国
/
[do.ˈ‿ʊ tyɾ.kɪs.tɑn]/
pronoun
(coğrafya) Orta Asya'nın orta bölümünde yer alan Türkistan'ın doğusu.
东突厥斯坦
東突厥斯坦
/
dun.ˈɡan/
pronoun
Dōnggānzú
东干族
東干族
/
du.ˈvaɾ/
noun
- bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılan engel
- engel
- sonuç alınamayan yer
- (futbol) Futbolda serbest vuruşta karşı koyan sâbit kişiler
- (mimarlık) bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla v.s. gereçlerden yapılan veya örülen dikey düzlem
- (voleybol) voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma
墙壁
/
du.vaɾ.ˈd͡ʒɯ/
noun
(meslekler) briket, tuğla gibi malzemeleri kullanarak binaların içi ve dış cephe duvarlarının örülmesine, onarılmasına ve sökülmesine ilişkin işlemleri yapma bilgi ve becerisine sahip vasıflı kişi
泥瓦工
/
døɾt.ˈɫy t͡ʃe.te/
pronoun
Ssu-Jen-Pang
Sì Rén Bāng
四人帮
四人幫
/
dyn.ˈjaː/
pronoun
(gezegenler) Güneş Sistemi'nde Venüs ile Mars arasında yer alan, Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü olan gezegen; Acun, Yer, Cihan
地球
/
dyn.ˈjaː/
pronoun
(belgisiz adıl): herkes
世界
宇宙
/
dyn.jaː.laʃ.tıɾ.ˈma/, /
dyn.jaː.laʃ.ˈtıɾ.ma/
noun
Dünyalaştırmak işi
地球化
/
ˈdyʃ/
noun
- Uyurken zihinde beliren olayların, düşüncelerin bütünü; rüya
- (mecaz) imge
- (mecaz) Gerçekleşmesi istenen şey
希望
/
e.be.ˈdiː/
adjective
bengi, namütenahi, ölümsüz, sonsuz
永恆
/
e.ˈdat/
noun
(dil bilimi) tek başına mânâsı olmayan, sonuna geldiği sözle cümledeki diğer kelimeler arasında ilişki kuran kelime
元粒子
/
eh.ɫi ki.ˈtaːb/
pronoun
(İslâm) ilâhî bir kitaba inanan kimse
ِ有經者
/
ec.ˈlem/
noun
(anatomi) vücut kemiklerinin uç uca veya kenar kenara gelip birleştiği yer
关节
/
ɛl ˈnin.jo/
noun
(klimatoloji, meteoroloji) Pasifik Okyanusu sathına Peru ve Ekvador kıyılarında her dört ilâ yedi senede bir istila eden mahallî ve bölgesel iklim değişikliğine sebep olan pozitif anomali.
厄尔尼诺
/
e.ɫec.ˈtɾic/
noun
(elektrik) Maddenin elektron, pozitron, proton v.s. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü, bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi, bu enerjiden elde edilen aydınlanma
电
電
/
e.ɫek.ˈtɾon mik.ɾos.ko.bu/
noun
(fizik, ölçü aletleri) normal ışık yerine bir elektron demeti ile çalışan ve bir milyon kere net büyütebilen özel mikroskop
电子显微镜
/
e.ɫec.tɾo.ˈnic/
adjective
(fizik) elektron temeline dayanan, elektronla ilgili
电子
/
e.ɫec.tɾo.ˈnic/
noun
(elektronik) serbest elektronların hareketinin denetimini konu edinen bilim dalı
电子学
/
ˈe.ˈɫec.tɾo.ˈnic dev.ˈɾe/
noun
(elektronik) direnç, diyot, indüktör, kondansatör gibi devre elemanları yanında transistör gibi en az bir elektronik devre elemanı bulunan devre.
電子電路
/
e.ɫe.ment/
noun
(kimya, elementler) kimyasal element kavramının kısa şekli
元素
/
eɫ.ˈɫi/
noun
(sayı adları) elli birden önce, kırk dokuzdan sonra gelen sayma sayısı
五十
/
eɫ.ˈma/
noun
(meyveler) Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi veya tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi.
苹果
蘋果
/
e.ˈmiɾ/
noun
- buyruk, ferman, komut, talimat
- istek
- (meyveler) Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm
命令
/
ˈen/
noun
- bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık
- (halk ağzı) hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret
宽度
/
en.ˈdeks/
noun
(yayıncılık) dizin, indeks
索引
/
en.do.ˈnez.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Endonezya'da kullanılan dil
印尼语
/
en.do.ˈnez.ja/
pronoun
(ülkeler) Güneydoğu Asya'da yer alan ada ve takımadalardan oluşan bir ülke.
印度尼西亚
印尼
/
en.dys.tɾiˈjɛl/
adjective
产业
/
ˈeɾ/
noun
- (askeriye) ihtiyaçları devlet tarafından karşılanan rütbesiz asker, nefer
兵
- (primatlar) adam, erkek
丈夫
/
æɾ.ˈcec/
adjective
- (mecaz) Mert, sözüne güvenilir
- Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı.
- Sert, kolay bükülmez:
男人
男的
/
eɾ.me.ˈni/
pronoun
(milliyetler) Ermenistan'da ve Dünya'nın çeşitli yerlerinde yaşayan halk veya bu halktan olan kimse
亚美尼亚人
/
eɾ.me.ˈni.dʒe/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dil ailesine bağlı Ermenistan'da konuşulan dil
亚美尼亚语
/
e.ˈsæɾ/
noun
- emek sonucu ortaya konan ürün
- im, işaret, iz
- soyut kavramlarda belirti
- (edebiyat) kitap, yayın
描圖
/
es.ˈci/
adjective
- çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıttı
- yıpranmış, demode olmuş
- önceki, sabık
- geçerli olmayan
- mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan
老
旧
/
es.ciˈ faɾs.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Avestaca gibi kayıt altına alınmış iki Eski İran dilinden biri.
波斯语
/
es.pe.ˈɾan.to/
pronoun
(diller) Polonyalı göz doktoru L. L. Zamenhof tarafından bütün milletlerce kullanılmak üzere 1887'de hazırlanmış olup dil bilgisi on altı kurala dayanan bir yapay dil.
世界语
世界語
/
es.ˈton.d͡ʒa/
pronoun
爱沙尼亚语
/
ˈet/
noun
- (anatomi) hayvan ve insanlarda deri ile kemik arasındaki kas ve yağdan oluşan tabaka
- (gıdalar) genel tanımıyla bir hayvanın dokularının yiyecek olarak kullanılması
- (meyveler) meyvenin kısım
肉
/
et.ˈmec/
verb
birini bir şeyden mahrum bırakmak
做
/
et.ˈɾysc.t͡ʃe/
pronoun
(diller) Etrüsklerin konuştuğu antik bir izole dil.
伊特拉斯坎語
伊特拉斯坎语
伊特魯里亞語
伊特鲁里亚语
/
[e̞ˈve̞t̪ʰ]/
adposition
是
嗯
/
ev.ɫi.ˈɫic/
noun
(aile, evlilik) evli olma hâli
婚姻
/
ˈeʃ/
pronoun
birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzeri
连
/
eʃ.ˈjaː/
noun
(aletler) türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız cisimler
物件
/
fab.ˈɾi.ka/
noun
(işletme, yapılar)İşlenmemiş veya yarı işlenmiş maddelerin makine, araç vb. ile işlenerek tüketime hazır duruma getirildiği sanayi kuruluşu; üretimevi, üretimlik
厰
/
ˈfaɾc/
noun
- bir cismin veya kişinin bir başkasıyla karıştırılmamasını sağlayan ayrılık, benzer şeyleri birbirinden ayıran özellik, başkalık
- (aritmetik) çıkarma işleminin sonucu
- (mantık) cinsleri ve türleri birbirinden ayıran ana karakter
差
/
faɾc.ˈlɯ/
adjective
Aralarında fark bulunan; değişik, ayrımlı, daha bir, alternatif
不同
/
ˈfaɾs.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dil ailesinin Hint-İran dil grubuna ait İran dilleri alt grubunda yer alan ve İran'ın resmî dili olan dil.
波斯语
/
fe.de.ˈɾaɫ bøɫ.ɡe/
noun
(coğrafya, politika) Federal bir devletlerde federâl başkentin dahil olup hiçbir eyalete ait olmayan bölge.
聯邦區
/
ˈfe.ˈde.ɾas.ˈjon/
noun
- Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği
- (politika) Dış politika ve savunma alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi.
联邦
/
feleˈmenct͡ʃe/
pronoun
荷兰语
/
fi.bo.ˈnat͡ʃ.t͡ʃiː di.zi.si/
noun
(sayı teorisi) Genelde 1'den başlayıp her sayının kendinden öncekisiyle toplanması sonucu oluşan sayı dizisi.
斐波那契数
/
ˈfi.ˈɫi.ˈpin.ɫeɾ/
pronoun
(ülkeler) Asya'nın güneyinde Büyük Okyanus'ta adalar ülkesi.
菲律宾
/
fi.ɫis.ˈtin/
pronoun
(coğrafya) Orta Doğu'da Doğu Akdeniz'de İsrail topraklarının tamamı ile Gazze Şeridi ve Batı Şeria gibi Filistin Devleti topraklarını içine alan coğrafî bölge.
巴勒斯坦
/
ˈfilm/
noun
- camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak
- (fotoğrafçılık, radyografi, sinemacılık) resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit
- (sinema) bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü
- (sinema) sinemalarda gösterilen eser
电影
/
fiˈjat/
noun
(ticaret) Alım veya satımda bir şeyin para karşılığındaki değeri; eder, paha
價格
/
foɾ.ˈmoː.saː di.ɫi/
pronoun
(coğrafya) Tayvan'da aborjinlerinin konuştuğu, en az 10'u ölü, dördü tehlike altında ve bir kısmı daha az tehlike altında olan 26 dilden biri.
台灣南島語
/
fo.to‿.ˈɾaf/
noun
(fotoğrafçılık, sanat) görüntüyü, ışığa karşı duyarlıklı cam, kâğıt v.s. bir yüzey üzerinde özel makine ile tespit etme usulüyle yapılan resim
照片
/
fo.to‿.ɾaf.ˈt͡ʃɯ/
noun
(işletmeler) fotoğrafhane
摄影家
/
fo.to‿.ɾaf.t͡ʃɯ.ˈlɯc/
noun
(meslekler, sanat) Fotoğrafçının yaptığı iş
摄影
攝影
/
fɾan.ˈsɯz.d͡ʒa/
adjective
bu dille yazılmış olan
法语
/
fɾan.ˈsɯz.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dillerinden Fransa'da ve Fransız uygarlığını kabul etmiş ülkelerde kullanılan dil.
法語
法语
/
ˈfɾiz.d͡ʒe/
pronoun
フリジア語
/
ɡa.ɫak.ˈsi/
noun
(astronomi) milyonlarca yıldızdan, yıldız kümelerinden bulutsu ve gaz bulutlarından oluşmuş, Samanyolu gibi bağımsız gök cismi
星系
/
ˈɡaɫ.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Kelt kökenli Galyalıların konuştukları dil
威尔士语
/
ˈɡa.na/
pronoun
(ülkeler) Batı Afrika'da bir ülke
加纳
/
ˈɡaz.ze ʃe.ɾi.ˈdi/
pronoun
(coğrafya) Filistin'in batısında, Akdeniz kıyısında bir sahil şeridi.
加沙地带
加沙地帶
/
ɡe.ˈd͡ʒe/
adverb
geceleyin
夜晚
夜
/
ɡeleˈnec/
noun
(sosyoloji) bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar.
传统
/
[ɡɛɫ.ˈmɛ]/, /
[ˈɡɛɫ.mɛ]/
noun
来
/
ɡe.ne.ˈɾaɫ/
noun
(askeriye) Kara ve hava kuvvetlerinde albaylıktan sonra gelen ve mareşalliğe kadar olan yüksek rütbeli subaylara verilen genel ad
將軍
/
ˈd͡ʒoɾ.d͡ʒi.ja/
pronoun
(ABD) Amerika Birleşik Devletleri'nin 50 eyâletinden biri.
乔治亚
/
ɟeɾ.t͡ʃec/
noun
(felsefe) yalan olmayan, doğru olan şey, doğru, hakikat
事實
/
ɡe.tiɾ.ˈmec/
verb
bildirmek, iletmek
带来
/
ɡe.ze.ˈɡen/
noun
(planetoloji) bir yıldız çevresinde dolanan, ondan aldıkları ışığı yansıtan, kütle çekimiyle yuvarlaklaşmış ve yörüngesini çekimiyle temizlemiş olan gök cismi
行星
/
ɡe.ze.ɡe.nim.ˈsi/
adjective
(astronomi, planetoloji) gezegene benzeyen
行星的
/
[ɡɪt.ˈmɛc]/
verb
devam etmek, sürmek
去
noun
(organik kimya) Yağlı maddelerden, sabunlaştırma yoluyla çıkarılan renksiz, tatlı, şurup kıvamındaki sıvı.
甘油
/
ˈɡo/
noun
(masa oyunu) Siyah ve beyaz taşlarla oynanan bir tür Japon kökenli masa oyunu.
围棋
/
ɡoː.ɾaː.ˈni.dʒe/
pronoun
(diller) Kuzeybatı İran dillerinden biridir.
戈拉尼語
/
ˈɡot.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Gotların konuştuğu, Hint-Avrupa dillerinden ölü bir Cermen dilidir.
哥德語
/
ˈɡɾev/
noun
(çalışma, işçi hakları) iş bırakımı, işi bırakma
罢工
/
ˈɡu.am/
pronoun
(adalar) Mikronezya'da, Amerika Birleşik Devletleri'ne bağlı özerk ada
關島
/
ɡø̞becˈli tepe/
pronoun
哥贝克力石阵
/
ˈɡøc d͡ʒis.mi/
noun
(astronomi) gökyüzünde bulunan bütün cisimlere verilen ortak isim
天体
/
ˈɡøc.tyɾc/
pronoun
突厥/تُكِئ
/
ˈɡøɫ/
noun
(coğrafya, jeoloji, hidroloji) oluşması genellikle tektonik, volkanik v.s. olaylara bağlı olan, toprakla çevrili, derin ve geniş, tuzlu veya tuzsuz durgun su örtüsü
湖
湖泊
/
ˈɟøt/
noun
- (argo) anüs
- alt taraf, dip
- kaba et, kıç, popo
- (mecaz) güç veya yüreklilik
屁股
/
ɡøv.ˈde/
noun
- Bir şeyin asıl bölümü.
- (anatomi) Beden
- (bitki anatomisi)Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü
- (anatomisi) Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm.
- (dil bilimi) Ad ve fiil köklerinden eklerle türetilmiş kelime
- (mimarlık, İslam) Minarenin bir bölümü
树干
/
ˈɟøz/
noun
(anatomi) Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide
眼睛
目
/
ɡøz.ɫe.ˈmec/
verb
bir şeyin olmasını veya bir kişinin gelmesini beklemek
等
/
ɡøz.ˈɫyc/
noun
(binicilik) Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper; at gözlüğü
眼鏡
/
[ɡy.ˈnɛj ɑv.ɾu.pɑ]/
pronoun
(coğrafya, yerler) Avrupa kıtasının güney kısmı. İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan ve genel olarak Avrupa kıtasının Akdeniz ülkelerini içine alır
南欧
/
ɡy.nej kaf.ˈkas di.ɫi/
pronoun
(diller) Kafkas dillerinden olup Kafkas Dağları'nın güneyinde konuşulan dilleri ihtiva eden bir dil ailesi. Hiçbir dil ailesine bağlılığı tespit edilememiştir.
南高加索语系
卡特韦利亞语系
pronoun
(denizler) Çin'in güneyinde, Büyük Okyanus'a bağlı bir kapalı deniz
南海
/
ɡy.ˈnej.ba.tɯ/
noun
(yönler) güneyle batı arasındaki yön, lodos
西南
/
ɡy.ˈney.do.‿u as.ja/
pronoun
(coğrafya) Asya ile Okyanusya kıtaları arasında bulunan bölge
东南亚
/
ɡy.ˈneʃ/
pronoun
(astronomi) Güneş Sistemi'nin merkezinde yer alan yıldız
太阳
太陽
日
恒星
阳光
/
ɡy.ˈneʃ ɾyz.ɡʲa.ɾɯ/
noun
(astronomi, çekirdek fiziği) Güneş'in üst atmosferinden yayılan plazma akımı
太阳风
/
ɡy.ˈneʃ sis.te.mi/
pronoun
(astronomi) Güneş, gezegenler ve kuyruklu yıldızların meydana getirdikleri yıldız sistemi
太阳系
/
ɡyn.ˈlyc/
noun
günü gününe tutulan hâtırâ defteri
日記
/
[ɡyɾ.ˈd͡ʒy]/
pronoun
(milliyetler) Gürcistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse
格魯吉亞人
/
[ɡyɾ.ˈd͡ʒy.d͡ʒɛ]/
pronoun
(diller) Gürcü alfabesi ile yazılan, Kafkas dillerinin Güney Kafkas dilleri ya da Kartveli dilleri grubuna bağlı dil.
格鲁吉亚语
/
gyɾgenˈleɾ/, /
gyɾˈgen/
noun
鹅耳枥
/
[ɟy.ˈzɛl]/
adjective
美丽
美观
/
[ɟy.ˈzɛl ɟy.ˈzɛl]/
adverb
Olağan bir durumda, herhangi bir sıkıntıya uğramadan
美
/
ɡy.zeɫ.ˈɫic/
noun
güzel olan bir kişinin niteliği
美
/
ˈɡyt͡ʃ/
noun
- ahlâk, düşünce ve fizik yönünden etki yapabilme veya etkiye direnebilme yeteneği
- bir cihazın, mekanizmanın iş yapabilme vasfı
- bir olaya yol açan her türlü hareket
- büyük etkinliği ve önemi olan vasıf
- millet, ordu v.s.'nin askerî, ekonomik ve endüstriyel potansiyeli
- mutlak, sınırsız nitelik
- yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kişi
- (coğrafya) akarsuyun aşındırma ve taşıma kabiliyeti
- (elektrik, fizik) birim zamanda yapılan iş
- (politika) askerî, ekonomik, siyâsî v.s. bakımdan etki ve önemi büyük olan devlet ya da devletler topluluğu
- (ziraat) toprağın verimlilik kabiliyeti
力
/
ha.ˈbeɾ veɾ.mec/
verb
bildirmek, haberdar etmek
報
/
ha:bilˈleɾ/, /
ha:ˈbil/
pronoun
亚伯
亞伯
/
ˈhac/
noun
- kişilerin hukuk düzenince korunan menfaatleri
- (hukuk) adalet, önen, türe, ülev
公正
/
hal.ˈca/
noun
(spor) yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri
环
/
ˈhan.ju pin.ˈjin/
pronoun
Hànyǔ Pīnyīn
汉语拼音
汉语拼音方案
漢語拼音
漢語拼音方案
/
ha.pis.haː.ˈne/
noun
(hapishane) cezaevi
监狱
/
ˈhaɾf/
noun
(dil bilimi, yazı) dildeki sesi gösteren ve alfabeyi oluşturan işaretlerden her biri
字母
/
has.ˈta/
adjective
(hastalık) hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken
病人
/
has.ta.ˈlɯk/
noun
- (patoloji) organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması hâli
- (psikoloji) ruh sağlığının bozulması hâli
疾病
/
has.taː.ˈne/
noun
(hastane) hastaların yatırılarak tedavi edildikleri sağlık kurumu; darüşşifa, sayrılarevi, şifahane
醫院
noun
(havacılık) Şehirler veya ülkeler arası hava yolu ulaşımı için gerekli teknik ve ticarî kuruluşların bütünü
机场
/
ha.ˈvaː.iː/
pronoun
(coğrafya) Amerika Birleşik Devletleri'nin 50 eyaletten Pasifik'te adalar üzerinde olan tek eyalet
夏威夷岛
/
ha.ˈjat/
noun
- (halk ağzı) Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa.
- (mimarlık, halk ağzı) avlu
生命
noun
- (fahişelik) para karşılığında erkeklerin cinsel zevklerine hizmet eden ve bu işi meslek edinen kadın; fahişe, orospu, orta malı, kaldırım çiçeği, kaldırım süpürgesi, kaldırım yosması, sürtük, genelev kadını, sermaye
- (eskimiş) Çalışan kadın, ev kadınının zıttı
妓女
/
ha.ˈjɯɾ/, /
ˈha.jɯɾ/
adposition
yok, öyle değil, olmaz, anlamlarında onamama, inkâr bildiren bir söz
不
否
/
haˈzaɾ denizi/
pronoun
里海
/
he.di.ˈje/
noun
- birini sevindirmek, mutlu etmek için verilen şey
- fiyat
礼物
/
hɛmʃiˈɾɛ/, /
hɛmʃiːˈɾɛ/
noun
護士
/
ˈheɾ.bi.ɾi/
pronoun
(belgisiz adıl): ayrı ayrı hepsi
每
/
he.ˈɾe.ɾo.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Bantu dil ailesinin Niger-Kongo dillerine ait Afrika dili.
赫雷罗语
/
[ɦæɾ̪ʲ.cʰɛs̪]/
pronoun
(belgisiz adıl): insanların bütünü, cümle âlem, her biri, kâinat
各
/
he.ˈsap/
noun
(matematik) matematiksel işlem
算術
/
hi.ˈdiv/
noun
(Osmanlı İmparatorluğu, tarih) Mısır valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa'dan sonraki Mısır'da görev yapan Osmanlı valilerine verilen isim.
赫迪夫
/
ˈhid.ɾo.kaɾ.bon/
noun
(organik bileşikler) karbon ve hidrojen bileşiği
烃
烴
/
ˈhin.du/
adjective
(din) Hinduizm'e inanan
印度教
/
ˈhin.du/
pronoun
(din) Hinduizm'e inanan kimse
印度教
/
ˈhin.du.ˈizm/
pronoun
(din) Brahmanizm'den daha sonra ortaya çıkan, Hint Altkıtası'nın büyük bir kısmına yayılmış, Veda metinlerine dayanan, reenkarnasyona inanılan, panenteist bir din
印度教
/
ˈhint oc.ja.nu.su/
pronoun
(okyanuslar) Kuzeyde Asya, batıda Afrika ve Arap Yarımadası, doğuda Malezya Yarımadası, Sunda Adaları ve Okyanusya ile çevrili, Dünya'nın üçüncü büyük okyanusu.
印度洋
/
hi.pɔ.tɑ.ɫɑ.mus/
noun
下丘脑
/
hɔmɔsɛcsyˈel/
adjective
同性恋的
/
ˈhoʃ/
adjective
beğenilen, hisleri okşayan, zevk veren
漂亮
/
ˈhoʃ/
adverb
- beğenilen, duyguları okşayan bir şekilde
- bununla birlikte
却
/
ˈhoʃ ɡeɫ.di.niz/
interjection
Gelen kişilerin gelmesinden hoşluk duyulduğunu, yani o kişilerin istendiğini anlatır kişileri karşılamak için kullanılan selamlama ünlemi.
歡迎
欢迎
欢迎光临
/
hɾis.ti.ˈjan/
adjective
(İbrahimî dinler) Hristiyanlık dinine ait, onunla ile alakalı
基督徒
/
hɾis.ti.ˈjan/
pronoun
(İbrahimî dinler) İsa'nın dininden olan kimse
基督徒
/
hɾis.ti.jan.ˈlɯk/
pronoun
基督教
/
ˈhu.i/
pronoun
Huízú
حُوِ ذَو
回族
/
hu.ˈcuc/
noun
(bilim) toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen kanunların bütünü ve bu yasaları konu alan bilim
法学
/
hu.cuc.ˈt͡ʃu/
noun
(hukuk, meslekler) hukuku meslek edinen, hukukla uğraşan kimse
法学家
法律著作家
法理学者
/
hyɾ.ɾi.ˈjet/
noun
- her türlü dış tesirlerden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi fikirlerine dayanarak karar vermesi hâli
- herhangi bir tahdîde, zorlamaya bağlı olmaksızın düşünme veya davranma, herhangi bir şarta bağlı olmama hâli
自由
/
hɯɾ.ˈsɯz/
noun
- oltadaki asıl iğnenin yanına takılan özel iğne
- (hukuk) başkasının malını çalan kimse, uğru
小偷
/
[hɯɾvɑtɪsˈtɑn]/
pronoun
克罗地亚
/
hɯɾ.ˈvat.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Hırvatların Hırvatistan'da konuştuğu Sırp-Hırvatça'nın bir standart çeşidi
克罗地亚语
/
hɯ.ˈjaɾ/
noun
- (kabakgiller, meyveler, sebzeler) kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, otsu bitkinin ürünü
- (mecaz) budala, kaba saba, görgüsüz insan
黄瓜
/
i.ˈci/
adjective
- (matematik) en küçük ve tek çift sayı olan asal sayı
- (sayılar) birden sonra üçten önce gelen sayma sayısı
二
两
/
i.ˈci/
noun
(sayılar) birden sonra gelen sayının adı
二
两
/
i.ˈci jyz/
adjective
(sayılar) iki yüz birden önce, yüz doksan dokuzdan sonra gelen sayı
二百
/
i.ˈkon/
noun
- (bilgisayar bilimi, bilişim) Teknolojik cihazlarda; bir programı, görüntüyü ya da benzeri bir şeyi simgeleyen, ekranda görüntülenen küçük resim
- (Ortodoksluk, resim) Ortodokslarda; İsa, Meryem veya ermişlerin tahta üzerine mumlu ve yumurtalı boyalarla yapılmış dinî içerikli resimleri, ikona
圣像
/
ic.ti.ˈsat/
noun
(ekonomi) ekonomi
经济
/
i.ˈɫim/
noun
(bilim) bilim
知识
/
[ɪ.lɪʃ.ˈkɪ]/
noun
bağlantı
关系
/
ˈilkbahar/
noun
(meteoroloji, mevsimler) kuzey yarım kürede 21 mart - 22 haziran, arası zaman aralığı, bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz
春天
春季
/
im.ˈkʲan/
noun
istifade edilen müsait şart veya hâl
可能性
/
im.pa.ra.ˈtoɾ/
noun
(monarşi) Bir imparatorluğu yöneten kimse
皇帝
/
im.pa.ra.tɔɾ.ˈluc/
noun
(monarşi) imparator olma durumu veya unvanı
帝国
/
im.ˈzaː/
noun
imzalama işi
签名
/
[ɪn̪ʲˈs̪ɑn̪]/
noun
(primatlar) Bulunduğu coğrafyaya göre toplum hâlinde yaşama ihtiyacıyla oluşturduğu kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve beraberinde gelişen konuşma kabiliyeti olan, Kâinat'ı bütün olarak kavrayabilme sonucunda iradesi doğrultusunda değiştirebilme gereğini duyabilen, değiştirebilen ve şekillendirebilen kendini tanımlayabilen, eylemleri kabaca coğrafya, maruz ya da hakim kaldığı çevre, temelde bulunan kalıtımsal özelliklerlerce çeşitlenen canlı, adam, âdemoğlu, in, kun, yalnık
人
人类
/
in.ˈʃaː/
noun
(edebiyat) düz yazı veya şiir kaleme alma, yazıya dökme
散文
/
ˈip/
noun
- (dokuma) ipek, keten, naylon, pamuk, yün v.s. dokuma maddelerinin uzun, ince liflerinden her biri veya bu liflerin birlikte bükülmüş ve çekilmiş hâli, iplik, urgan
- (mecaz) asarak öldürme cezası
- (mecaz) Bağ
绳子
/
i.raː.ˈde/
noun
- buyruk, emir
- dilek, istek
- (felsefe, psikoloji) bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü
意志
/
i.ˈsim/
noun
- anılacak değer, önem
- bir konuyu sürekli ve tekrar tekrar anlatış
- herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma hâli
- kişiyi, bir şeyi açıklamaya, anlatmaya, bildirmeye, tanımlamaya yarayan kelime ya da kelimeler
- nâm
- (dil bilimi) Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşüncelere, çeşitli durumları bildiren kelime
- (mecaz) kişi, şahıs
名
名词
/
is.ta.tis.ˈtik/
noun
- (bilim, istatistik) Düsturlarını ihtimaliyet teorilerinden alarak eldeki verileri grafik ve sayı şeklinde değerlendirmeye dayandıran matematiğin uygulamalı dalı.
- (istatistik) Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir şekilde toplayıp sayı olarak belirtme işi.
统计学
/
is.te.ˈmec/
verb
arzulamak, istek duymak
要
想要
/
i.ˈji/
adjective
- aşırı, bol, çok
- beğenilen, istenilen vasıfları taşıyan, beğenilecek şekilde olan
- doğru olan
- hayırlı, uğurlu haber getiren
- münasip, uygun, yerinde
- sağlıklı, sıhhatli
- yetecek miktarda olan
好
/
iz.ɫe.ˈmek/
verb
gözlemek, incelemek
看
/
iː.ˈne/
noun
toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli türü
針
/
[ɪ‿.ˈnɛ jɑp.ɾɑc]/
noun
(bitki anatomisi) çam türlerinde görülen, ince uzun, sivri uçlu yaprak
针 [zhēn]
/
[ɪʃ.ɫɛm.ˈdʒɪ]/
noun
(bilgisayar mühendisliği, donanım) Bir bilgisayarda verilen komutları yorumlayan ve yürüten birim.
处理器
/
ˈd͡ʑe.o.di.na.ˈmic/
noun
(jeodinamik) Yer kabuğunda meydana gelen şekil değişmelerini ve bu değişmelere yol açan iç ve dış tesirleri inceleyen ilim kolu.
地球动力学
/
ʒe.o.lo.ˈʒi/
noun
(jeoloji) Yer yuvarlağının birleşimini, evrimini, yapısını inceleyen bilim
地质学
/
ˈd͡ʒin/
pronoun
Jìn fāngyán
Jìnyǔ
晉方言
晉語
晋方言
晋语
/
ˈd͡ʑuɫ/
noun
(ölçü birimleri) bir cisim üzerine uygulanan bir nevtonluk kuvvetin uygulama noktasını, kendi doğrultusunda bir metre değiştiren iş birimi
焦耳
/
d͡ʑy.ˈpi.teɾ/
pronoun
(gezegenler) Güneş Sistemi'nde Dünya ile Jüpiter arasında yer alan, Güneş'e olan uzaklığı bakımından 5. gezegen.
木星
/
ca.ˈbiɾ/
noun
(ölüm) mezar
坟
/
ka.ˈbuː.ɫet.mec/
verb
tasdik etmek, onaylamak
接受
/
ka.ˈdaɾ/
adposition
- bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir miktarı belirten söz
- büyüklüğünde, genişliğinde
- dek
- denli
- derecede, miktarında, ölçüde
- gibi
- süre belirten söz
直到
/
ka.deɾ.d͡ʒi.ˈɫic/
noun
宿命论
/
ka.ˈfa/
noun
(anatomi) insanın başı
头
/
kahˈveɾengi/
adjective
褐色
棕色
/
ka.ˈka.o/
noun
- (botanik) İki çeneklilerden Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç
- (botanik) Bu ağacın meyvesinin çekirdeği
- (gastronomi) Bu çekirdeklerin öğütülmesiyle elde edilen toz
- (içecekler) Bu tozdan su veya sütle hazırlanan içecek
可可
/
ˈkaɫp/
noun
- (anatomi) akciğerlerin arasında, göğüs boşluğunda bulunan kanı akciğerlere oradan gelen temiz kanı da vücuda pompalayan organ, yürek
心脏
- (kardiyoloji) kalp hastalığı
- (psikoloji) gönül, sevgi
- bir ülkenin, bir kuruluşun işleyiş, yönetim ve varlığını sürdürme bakımından en önde gelen yeri
- duygu, his
乳房
/
ˈcan/
noun
(anatomi) atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde anabolizma, katabolizma vazifelerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı, hun
血液
血
/
kan.ˈdiɫ/
noun
(Ehl-i Sünnet, Osmanlılar) kandil gecesi kavramının kısa şekli
坎德拉
/
kaː.ˈnun/
noun
(tabii bilimler) Bilimde çok sayıda deney ve gözlemlerden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum
法律
/
[ˈkɑp]/
noun
(kaplar, mutfak eşyaları) içi gaz, sıvı ya da katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk cisim
斗篷
/
ka.pa.ˈlɯ/
adjective
(spor) Kapalı tribün
关着
/
[ˈkɑɾ]/
noun
(meteoroloji) buz kristallerinden oluşan; parlak, beyaz, katı ve çoğunlukla altıgen formundaki donarak yağan su buharı
雪
/
[kɑ.ˈɾɑ]/
adjective
(renkler) kara renkte olan, kara renkli
黑
/
ca.ˈɾa.de.niz/
pronoun
(denizler) Güneydoğu Avrupa ile Anadolu yarımadası arasında yer alan; Akdeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi aracılığıyla Atlas Okyanusu'na bağlanan iç deniz
黑海
/
ka.ɾan.ˈlɯc/
noun
perişanlık, sıkıntı, üzüntü
黑暗
/
ka.ˈɾaɾ/
noun
(hukuk) herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin hüküm, yargı
理性决策
/
caˈɾat͡ʃaj balˈcaɾd͡ʒa/
pronoun
卡拉恰伊-巴尔卡尔语
/
kaɾ.ˈbon/
noun
(elementler, organik kimya) Atom numarası 6 olan bir kimyasal element
碳
/
ca.ˈɾin.ti.ja/
pronoun
(Avusturya, eyaletler) Avusturya'nın güneyinde, İtalya ve Slovenya'nın kuzeyinde bulunan eyaleti.
克恩頓
/
caɾ.ma.ˈʃˈɯc sa.jɯ/
noun
(matematik) Bir gerçek, bir de sanal kısımdan oluşan sayı
复数
/
kɐɾˈtɐɫ/
noun
(atmacagiller, kuşlar) Atmacagiller (Accipitridae) ailesinden, yuvasını yüksek kayalıklar üzerinde kuran, etçil, güçlü, keskin görüşe sahip, iri bir yırtıcı kuş. (Aquila)
鹰
老鷹
/
ka.ˈsa/
noun
(bilişim) Masaüstü bilgisayarların; işlemci, bellek ve anakart gibi veriyi oluşturan ve işleyen çevre birimlerinin bulunduğu esas kısmı.
保险柜
/
ca.ˈsa.ba/
noun
kasap (ad) sözcüğünün yönelme tekil çekimi
縣
/
ka.ˈsɯm/, /
ˈka.sɯm/
noun
(aylar) yılın 30 gün süren on birinci ayı
十一月
/
ˈcat/
verb
katmak (eylem) sözcüğünün dilek-emir kipi basit ikinci tekil şahıs olumlu çekimi
楼
/
ca.ta.ˈɫan.d͡ʒa/
pronoun
(diller) İspanya'nın kuzeydoğusundaki Katalunya bölgesinde konuşulan dil.
加泰罗尼亚语
加泰羅尼亞語
/
ˈka.taɾ/
pronoun
(ülkeler) Arap Yarımadası'nın kuzeydoğusunda Basra Körfezi'nde bir ülke.
卡塔尔
/
ka.te.ɡo.ɾi/, /
categoˈɾi/
noun
类别
/
ka.to.ɫic.ˈɫic/
pronoun
(Hristiyanlık) Batı Hristiyan kiliselerince İsa'nın Aziz Petrus'a aktardığı yetkilerin mirasçısı olan papayı dinî başkan olarak tanıyan Hristiyan mezhebi.
天主教
/
ca.ˈtɯ/
adjective
(fizik) sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin şeklini almayan
但是
/
ca.ˈtɯ/
noun
(anatomi) kuş gibi hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide
砂囊
/
ca.ˈja/
noun
(jeoloji, planetoloji) kayaç
岩石
/
ka.jat͡ʃ.laʃ.ˈma/
noun
(jeoloji) Tortuların kayaya sıkıştırılması ve sementasyonu süreci
岩化作用
/
kaj.ˈnac/
noun
(coğrafya, hidroloji) yeraltı suyunun yeryüzüne çıktığı yer; bulak, eşme, göz, göze, kaynarca, memba, pınar, su kaynağı
泉
/
kaj.ˈnac ko.du/
noun
(bilişim) Herhangi bir yazılımın işlenip makine diline çevrilmeden önce insanların okuyup üzerinde çalışabildiği programlama diliyle yazılmış hâli
源代码
/
kajn̪at̪mak/
verb
煮 [zhǔ]
/
kay.ˈser/
noun
(tarih) Roma, Bizans ve Alman imparatorlarına verilen unvan
皇帝
/
ca.ˈjɯn/
adjective
Kayın ağacından yapılmış
山毛榉
/
ˈkaz/
noun
(ördekgiller, perde ayaklılar) Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, karada ve suda yaşayan, uçan, yabanî veya evcil kuş
鹅
/
ka.ˈzak/
pronoun
(milliyetler) Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse
二
/
ka.ˈzak/
adjective
(erkek, evlilik) Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek
毛衣
/
ca.ˈzac.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Kazak Türkçesi
哈萨克语
/
ce.ˈmic/
noun
(anatomi) insanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü şekildeki sert organların genel adı
骨
骨头
/
ce.ˈt͡ʃi/
noun
(boynuzlugiller, evcil hayvanlar) boynuzlugiller (Bovidae) familyasının sığırlar (Bovinae) alt familyasından Capra cinsini oluşturan memelilere verilen ad.
山羊
/
ˈkibutz/, /
ˈkibutzˈlaɾ/
noun
基布兹
/
kiliˈse/
noun
(Hristiyanlık, binalar) Hristiyanların ibadet etmek için toplandıkları yer
教堂
教会
/
ˈkim/
pronoun
(belgisiz adıl): "Hangi kişi?" mânâsında cümlede, özne, tümleç, nesne, yüklem görevinde kullanılan bir kelime
谁
/
kim.jaː.ˈsal/
adjective
(kimya) kimya ile ilgili, kimyaya ait
化学的
/
ciˈtɑp/
noun
(din) Kutsal kitap
書
书
书籍
/
ki.ˈtaː.bɯ mu.kad.ˈdes/
pronoun
(edebiyat, Hristiyanlık) Hristiyanlığın mukaddes kitabı
圣经
/
[ciʃiˈlic bozukɫuː‿ˈu]/
noun
人格障碍
/
ciʃ.ˈniʃ/
noun
- (botanik) Maydanozgillerden yaprakları maydanozu andıran, 20-60 cm yükseklikte, tüysüz, bir yıllık ve otsu bir bitki.
- (baharatlar) Bu bitkinin baharat olarak kullanılan kurutulmuş meyvesi veya tohumu.
芫荽
/
cɫa.ˈsic kuj.peɾ ku.ʃa.‿ɯ d͡ʒis.mi/
noun
(astronomi) Düşük dış merkezlikli Kuiper Kuşağı cisimlerinden olup yörüngesi Neptün'ün ötesinde ve onunla yörüngesel rezonans hâlinde olmayan gök cisimleri.
傳統古柏帶天體
/
ˈkmeɾ.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Kamboçya'da konuşulan resmî dil
高棉语
/
ˈkod/
noun
- şifre
代码
- (bilişim) bilgisayar dilindeki komut zincirinden oluşan metin
- (dil bilimi, yazı) harf
法規
/
ˈkok/
noun
(kimya) maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, bileşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt
焦炭
/
ˈkol/
noun
(hayvan anatomisi)Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
胳膊
手臂
/
con.ˈfyt͡ʃ.jys/
pronoun
孔子
/
con.fyt͡ʃ.jys.t͡ʃy.ˈɫyc/
pronoun
(ahlâk, din, felsefe) Konfüçyüs'ün ahlâk felsefesi.
儒家
/
ˈko.ɾe ja.ɾɯ.ma.da.ˈsɯ/
pronoun
(Kore) Güney Kore ve Kuzey Kore ülkelerinin bulunduğu yarımada.
朝鲜半岛
/
ˈko.re.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Korelilerin Kuzey ve Güney Kore'de konuştuğu, bu ülkelerin resmî dili.
朝鲜语
/
ˈk(ɯ)ɾɑl/
noun
- (monarşi) Avrupa monarşilerinde erkek hükümdara verilen unvandır, en yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kişi
- (mecaz) herhangi bir alanda başkalarından üstün, başarılı olan kişi, şah
- (mecaz) çok başarılı ve zengin iş adamı
王
/
ˈcu.dys/
pronoun
(başkentler) İsrail ve Filistin'in başkenti
耶路撒冷
/
ˈcum/
noun
(jeoloji, madencilik) silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı v.s. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler
沙
/
ku.ˈmaʃ/
noun
(kumaş, tekstil) pamuk, yün, ipek v.s.'nden makinede dokunmuş her türlü dokuma
物質
/
[kʊɾ.ˈʔɑːn]/
pronoun
(İslâm, kitap) Müslümanlarca Allah kelâmı olarak kabul edilen mukaddes kitap
可兰经
可蘭經
/
cu.ˈɾu je.miʃ/
noun
(yiyecekler) kurutulmuş meyve
蛋
/
kuv.ˈvet/
noun
- (fizik) Bir cismin konumunun, hareket özelliğinin veya şeklinin değişmesine sebep olan tesir, güç
力
- (matematik) üs
冪
/
cuj.ɾuc.ˈlu jɯl.dɯz/
noun
(astronomi) Bir yıldız çevresinde büyük bir elips veya bir parabol yörüngede dolaşan, hatta bazen yıldızlararası boşlukta eliptik yörünge üzerinde hareket edebilen, o yıldıza yaklaştığında yüzeyinde ortaya çıkan gazların ve tozların oluşturduğu kuyruk denilen ışıklı bir uzantısı olan gök cismi.
彗星
/
ku.ˈju/
noun
(su) su tabakasına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir şeklinde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur
水井
/
cu.ˈzen/
noun
(aile) erkek yeğen, amca, dayı, hala veya teyzenin erkek çocuğu.
党哥
/
[kʊ.ˈzɛj]/
noun
(yönler) sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri
北
/
cu.zej ma.ɾi.ˈja.na a.da.la.ɾɯ/
pronoun
(coğrafya) Kuzey Pasifik Okyanusu'nda, Amerika Birleşik Devletleri ile siyasî birlik içerisinde olan adalar topluluğu
北马里亚纳群岛
/
ku.ˈzej.ba.tɯ/
noun
(yönler) Kuzeyle batı arasındaki yön
西北
/
cu.ˈzin/
noun
(aile) kız yeğen, amca, dayı, hala veya teyzenin kız çocuğu.
表姐妹
/
ku.ˈʃac/
noun
(coğrafya)Yeryüzünde benzer özellikler gösteren coğrafi sahaların oluşturduğu bölgeleri ifade etmek için kullanılan genel ad: sıcak kuşak, deprem kuşağı, orman kuşağı vb.
腰
/
[ˈkʲɑɾ]/
noun
(ekonomi) alışveriş işlerinin sağladığı para kazancı
贏利
/
kʲa.ˈ‿ɯt/
noun
(kâğıt endüstrisi, matbaacılık) genellikle nemli ağaç lifleri veya otların bezlerinden elde edilen selüloz hamuru hâline getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak
紙
纸
noun
- asıl, soy
- bir şeyin çıktığı, dayandığı sebep, şekil, temel veya yer
- tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap
- (botanik) kabak, karpuz, kavun v.s. gibi bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları
- (ticaret) bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer
方根
/
cø.ˈmyɾ/
adjective
(renkler) Siyah renkli
煤炭
/
[cʰø̞ᵝˈpʰɛc]/
noun
(köpekgiller, evcil hayvanlar) köpekgiller (Canidae) familyasından görünüş ve büyüklükleri farklı, yüzden fazla evcil ırkı olan etçil hayvan, it, gölbez
狗
犬
/
cøp.ˈry/
noun
(mimarlık) nehir ve vadi gibi geçilmesi güç bir engelin iki yakasını bağlayan yapı; herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı
橋
桥
/
cøp.ˈry ys.ty/
noun
(denizcilik) geminin sevk ve idaresinin yapıldığı mahal
橋樑
/
cøp.ry.ˈd͡ʒyc ce.mi.‿i/
noun
(anatomi) Omuz başıyla göğüs kemiğinin üst ucu arasında bulunan ve derinin altında belli olan uzunca kemik
鎖骨
/
cøɾ.ˈɫyc/
noun
- (tıp) görme engellilik
- Kesmez olma durumu
- (botanik) Bitkilerin tomurcuk vermemesi hâli.
- (mecaz) Dikkatsizce ve beceriksizce yapılan iş.
- (mecaz) Gerçeği görememe hâli.
盲目性
/
ˈcøj/
noun
Böyle bir yerleşim biriminde oturan halkın bütünü:
村
/
ky.ˈfyɾ/
noun
(hukuk) sövmek için söylenen söz
詛咒
/
cyl.ˈtyɾ/
noun
- topluma veya halk topluluğuna mahsus düşünce ve sanat eserlerinin bütünü
- (toplum) tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde meydana gelen bütün maddî ve manevî değerlerle bunları meydana getirmede, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine hakimiyetin ölçüsünü gösteren araçların bütünü
文化
/
cyl.ˈtyɾ hin.du.su/
pronoun
(din) Kültürel olarak Hinduist bir ortamda Hinduizm'in değerlerini en azından kısmen de olsa tanıyarak büyüyen kimse
印度教
/
ky.ˈme/
noun
- birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün
- tümsek biçimindeki yığın
- (askeriye) tomar
- (eğitim) bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek
- (matematik) matematiksel anlamda tanımsız kavram
- (spor) durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan alt grup
- (spor) koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri
一起
/
ˈkyɾt.t͡ʃe/
pronoun
(diller) Kürtlerin konuştuğu dil grubu
库尔德语
庫爾德語
/
ky.ˈt͡ʃyc/
noun
- İdrar
- Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse.
小
/
ky.ˈt͡ʃyc ɡe.ze.ɡen/
noun
(astronomi) Tanım olarak ne bir gezegen, ne de sadece bir kuyruklu yıldız olarak sınıflandırılan, bir yıldız sistemine sahip herhangi bir yıldızın etrafında doğrudan yörüngede dönmekte olan astronomik cisim.
微型行星
/
[ˈkɯb.ɾɯs]/
pronoun
(adalar) Akdeniz'in üçüncü büyük adası.
塞浦路斯
noun
灰
- (coğrafya) şehir ve kasabaların dışında kalan, çoğu boş ve geniş yer, taşra
國家
/
kɯɾ.ˈɡɯz.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Kırgız Türkçesi
吉尔吉斯语
/
cɯ.salt.ˈma/, /
cɯ.ˈsalt.ma/
noun
kısaltmak işi
縮寫
noun
(dil bilimi) Birden çok kelimeden oluşan kurum, kavram, araç vb. adların başındaki ünlü ve ünsüzlerden yararlanılarak gerektiğinde araya ünlüleri de eklenerek oluşturulan kelimeleşmiş kısaltma; kısaltmalı kelime, akronim.
略語
/
kɯs.ˈkat͡ʃ/
noun
- (aletler) Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense gibi araç
- açılıp kapanan eğreti merdiven
- (böcekler) Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ
- demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa gibi araç
剪刀
/
cɯ.ˈta/
noun
(coğrafya) yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara
大陆
/
ˈkɯz/
noun
(eşey, primatlar) dişi cinsten çocuk ya da genç, oğlanın karşıtı; duhter, kız çocuğu
女孩儿
女孩
/
kɯ.ˈzɯl.baʃ/
pronoun
(Şiilik) Şiî mezhebinin bir kolundan olanlara verilen ad
奇茲爾巴什
/
ˈcɯʃ ɡyn dønyˈmy/
noun
冬至
/
kɯʃ ujkusunɑ jɑtmɑk/
verb
冬眠
/
ɫa.bi.ˈɾent/
noun
- çıkış yeri kolaylıkla bulunamayacak kadar karışık koridorları olan yapı
- içinden çıkılması güç veya imkânsız durum, sorun
迷宮
adjective
lacivert renkte olan
深蓝色
/
ˈɫaɫ/
noun
- Kırmızı renkli bir çeşit mürekkep.
- (edebiyat, Türkçe) Özellikle Divan Edebiyatı'da çok kullanılan değerli bir taş.
- (madencilik) Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş.
- (renkler) Kırmızı tonunda bir renk.
红宝石
/
lɑ:lɛ/
noun
郁金香
鬱金香
/
ˈlam/
noun
(mikroskop) mikroskop altında cisimleri incelemek için kullanılan ince, dikdörtgen cam tabaka
刀片
/
ˈla.ma/
noun
- dilmek, kazımak, kesmek, tıraş etmek için kullanılan bir aletin madenî kısmı
- (devegiller) geviş getirenlerden, Güney Amerika'nın dağlık bölgelerinde yaşayan, yük hayvanı olarak kullanılan, karadan aka kadar türlü renklerde olabilen, tüyleri uzun, boyu yüksek, boynu uzun hayvan
喇嘛
/
ˈlaː.o.ˈzi/
pronoun
(ahlâk, din, felsefe) Çinli eğitimci, filozof ve yazar.
老子
/
ɫa.ˈtin.d͡ʒe/
pronoun
拉丁語
拉丁语
/
ˈlav/
noun
(volkanoloji) Yanardağların püskürmesi ile yeryüzüne çıkan, planemonun derinliklerinden gelen, soğuyunca katılaşan erimiş, kızgın maddeler
熔岩
/
ˈɫeh.t͡ʃe/
pronoun
(diller) Polonya'nın resmî dili
波兰语
波蘭語
/
ˈɫeh.t͡ʃe/
noun
- konuşma tarzı
- (dil bilimi) bir dilin bölgesel, siyasî ya da tarihî sebeplerden dolayı ses, yapı ve söz dizimi özellikleriyle ayrılan kolu
方言
/
ɫe.ˈton.d͡ʒa/
pronoun
拉脱维亚语
/
[lɛʐ.bɪ.ˈjɛn]/
noun
(cinsellik, sosyoloji) bir kadının diğer bir kadına ruhî, fizikî ve hissî ilgi duyması
女同志
/
[ˈɫɪh.tɛn.ʃtɑjn]/
pronoun
(ülkeler) Orta Avrupa'da bir mikrodevlet.
列支敦士登
列支敦斯登
/
ˈɫiɫ.ɫe.ham.meɾ/
pronoun
(Norveç) Norveç'in Innlandet ilinde bulunan bir kasabadır.
利勒哈默尔
/
liˈmɑn/
noun
(denizcilik, yapılar) Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak
港口
/
ɫi.ˈmon/
noun
(sedef otugiller, meyveler) Turunçgillerden, 3–5 m yükseklikte, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç ve bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi
柠檬
/
ɫit.ˈvan.d͡ʒa/
pronoun
立陶宛语
/
ɫi.ˈvon.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Ural dil ailesinin Baltık-Fin dilleri koluna bağlı Güney Fin dili grubuna ait bir ölü dil
直播
/
lo.ˈʒi/
suffix
"„-loji“" eki en genel anlamda bir alanındaki çalışma demektir.
/
ˈlon.dɾa/
pronoun
- (başkentler) İngiltere ve Birleşik Krallık'ın başkenti
- (başkentler) İngiltere'nin başkenti
伦敦
倫敦
/
los ˈen.dʒe.ɫes/
pronoun
(Kaliforniya, şehirler) Amerika Birleşik Devletleri'nin Kaliforniya Eyaleti'nin en kalabalık ve New York'tan sonra ikinci kalabalık şehri.
洛杉矶
/
lu.i.si.ˈaː.naː/
pronoun
(ABD, eyaletler) Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde bulunan bir eyâlet.
路易斯安那
/
maː.ˈbet/
noun
- (din, mimarlık) içinde ibadet etmek için kullanılan ya da yapılan bina
- özel bir konuda, sevgi ve saygı ile bağlanmanın ortaya konulduğu yer
寺庙
寺廟
/
ma.da.ˈɡas.kaɾ/
pronoun
(ülkeler) Güneydoğu Afrika'da bir ada ülkesi.
马达加斯加
/
ˈmaɡ.ma/
noun
(volkanoloji) Yer'in içinde, hamur veya sıvı kıvamında gazlarla doymuş olarak bulunan eriyik.
岩漿
/
mah.ke.ˈme/
noun
- (hukuk) bir hâkimden veya bazen savcı ve hâkimlerden oluşan bir kurulun yargı görevini yerine getirdikleri yer
- (hukuk) yargılama
法庭
/
ma.ˈcas/
noun
(aletler) bir eksen çevresinde dönebilecek şekilde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan alet, sındı
剪刀
/
[mɑ.cɛ.ˈdon.jɑ]/
pronoun
(ülkeler) Kuzey Makedonya kavramının kısa şekli
马其顿
/
ˈmal/
noun
- (argo) esrar
物質
- (argo, kaba konuşma) fahişe, seks işçisi
妓女
- (argo, kaba konuşma) penis
阴茎
- (aşağılama, mecaz) aptal veya saf kişi
傻子
/
ˈma.ˈlaj di.ɫi/
pronoun
(diller) Malaya-Polinezya dillerinin bir kolu olup Avustronezya dil ailesinin bir alt grubudur.
马来语群
/
ma.ɫa.ja po.ɫi.ˈnez.ja di.ɫi/
pronoun
(diller) Çoğunlukla Güneydoğu Asya ve Pasifik'te konuşulan, Avustronezya dillerine ait bir dil ailesi.
馬來-玻里尼西亞語族
/
ma.ˈlaj.d͡ʒa/
pronoun
馬來語
/
mal.ˈɡaʃ/
pronoun
(milletler) Madagaskar'a has Avustronezyalı etnik grup.
马尔加什人
/
ˈma.ɫi/
pronoun
(ülkeler) Batı Afrika'da denize kıyısı olmayan bir ülke.
马里
/
ˈman a.da.sɯ/
pronoun
(BK, coğrafya) Birleşik Krallık'ı meydana getiren ülkelerden biri.
曼岛
/
man.da.ˈɾin/
pronoun
(diller) Edebiyatta ve resmî işlerde kullanılan Standart Çince.
北方話
/
man.za.ˈɾa/
noun
- bakışı, dikkati çeken her şey
- durum, hâl
- görünüş
- konusu bir şehir parçası veya tabiat olan resim, gravür veya desen, tablo
全景
/
[mɑɾk.ˈsɪzm]/
pronoun
(ideoloji) Marksçılık
马克思主义
/
ˈmaɾs/
pronoun
- (gezegenler) Güneş Sistemi'nde Dünya ile Jüpiter arasında yer alan, Güneş'e olan uzaklığı bakımından 4. gezegen.
- (mitoloji) Eski Romalıların savaş tanrısı.
火星
/
maɾ.ˈʃal a.da.la.ɾɯ/
pronoun
(ülkeler) Pasifik Okyanusu'nda bir adalar ülkesi.
馬紹爾群島
/
[mɑˈsɑ]/
noun
(mobilya) ayaklar veya bir destek üzerine oturtulmuş tabladan oluşan mobilya
桌子
/
[mɑ.tɛ.mɑ.ˈtɪk]/
noun
(öğretim) matematik dersi kavramının kısa şekli
数学
/
majoˈlaɾ/, /
maˈjo/
noun
泳衣
/
ma.ˈjɯs/
noun
- (aylar) Yılın 31 gün süren beşinci ayı
- (halk ağzı) Taze sığır dışkısı
五月
/
ˈma‿.ɾip/
pronoun
(coğrafya, tarih) Kuzey Afrika'da bir bölge. Günümüzde dar anlamıyla Tunus, Cezayir, Fas ve Batı Sahra'yı (geniş anlamıyla, Libya ve Moritanya'yı da) içerir
馬格里布
/
meɡ.ˈɾeɫ.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Karto-Zan dillerinden biri.
明格列尔语
/
mek.ke/
pronoun
(İslâm, Suudi Arabistan) Sıhhatli ve zengin Müslümanların ömürlerinde en az bir kez yerine getirmek zorunda oldukları hac ibadetinin yapıldığı Müslümanlarca mukaddes sayılan bir şehir.
麥加
麦加
/
mek.ˈtup/
noun
(bilgi bilimi, posta, yazı) bir şey haber vermek, sormak, istemek veya hisleri bildirmek için birine çoğunlukla posta yoluyla gönderilen zarfa konulmuş yazılı kâğıdı
信
/
memeˈli hajˈvan/
noun
dòngwù
/
mem.ɫe.ˈcet/
noun
doğup büyülen yer
故乡
/
meɾ.ˈd͡ʒec/
noun
(optik) içinden geçen paralel ışınları düzenli bir şekilde birbirine yaklaştıran veya birbirinden uzaklaştıran, camdan veya ışık kırıcı herhangi bir maddeden yapılmış, genellikle küresel yüzeylerle sınırlanmış şeffaf cisim
鏡
/
[ˈmær.hɑ.bɑː]/
interjection
Günaydın veya hoş geldiniz anlamlarında bir esenleşme veya selamlaşma sözü
你好
你们好
/
meɾ.ha.ˈmet/
noun
(din) bir kişinin veya bir başka canlının karşılaştığı kötü durumdan dolayı duyulan üzüntü, acıma
同情
/
meɾ.ˈkez/
noun
- belirli bir yerin ortası
- biçim, şekil, tarz
- bir işin öğretildiği yer
- bir işin yoğun olarak yapıldığı yer
- bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri
- (geometri) bazı çokgenlerde köşegenlerin veya kapalı eğrinin kesişme noktası
- (geometri) dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek
- (toplum) polis karakolu
中心
/
meɾ.ˈkyɾ/
pronoun
(mitoloji) Hızla ilgili Romalı tanrı. Bazen haberci olarak kanatlı sandalet giyer, Merkür Yunan tanrısı Hermes'e karşılık gelmektedir.
水星
墨丘利
/
me.se.ˈɫe/
noun
- problem, sorun
- zor iş
- (eskimiş, matematik) problem
問題
/
mes.ˈɫek/
noun
(meslekler) belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş
職業
/
me.te.ˈoɾ/
noun
(astronomi) Bir asteroit, kuyruklu yıldız, meteoroit veya mikrometeoroitin üst atmosferdeki hava molekülleri ile çarpışarak akkor hâline gelene kadar ısındıktan sonra bir çizgi meydana getirerek Dünya atmosferinden bazen arkasından ışıyan malzeme bırakarak gözle görülür geçişi.
流星
/
mevd͡ʒu:dijetˈleɾ/, /
mevd͡ʒu:diˈjet/
noun
存在
/
mej.ˈdan mu.haː.ɾe.be.si/
noun
(askeriye) Bir muharebede kat'î sonuç almak için düşmana karşı bütün güçlerle yüklenilen ölüm kalım savaşı
战
noun
(bitki anatomisi, yiyecekler) çiçeğin dişi organının döllenme sonucunda farklılaşıp yumurtalığın gelişmesiyle meydana gelen ve tohumları taşıyan organa denir
水果
/
me.ˈzaɾ/
noun
(ölüm) ölünün gömülü olduğu yer, çukur, kara toprak, kara yer, gömüt, kabir, sin, ebedî istirahatgâh, makber, metfen
坟
/
micɾɔdɑɫˈɡɑ fɯˈɾɯn/
noun
微波炉
/
mik.ɾos.ˈkop/
noun
(optik, ölçü aletleri) mercek düzeneği yardımıyla küçük cisimleri büyütüp daha belirgin hâle getirmeye veya çıplak gözle görülmeyenleri göstermeye yarayan alet
显微镜
顯微鏡
/
ˈmiɫ/
noun
(ölçüm, ulaşım) Karada 1609, denizde 1852 m olarak kabul edilen bir uzaklık ölçü birimi
里
/
miɫ.ˈɫet/
noun
(toplum bilimi, etnisite) çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus
国家
/
miɫ.ˈɫet it.ti.faː.cɯ/
pronoun
(politika, Türkiye) 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakı olup daha sonrası Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) ve Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.
民族聯盟
/
miɫ.ˈɫet.ve.ciː.ɫi/
noun
议员
/
ˈmiɫˈɫijett͡ʃiˈɫic/
noun
民族主义
/
miɫ.ˈɫiː/
adjective
millete mahsus, milletle alakalı
国家
/
miɫ.ˈɫiː diɫ/
noun
(diller) Bir milletla fiilen veya hukuken bir bağlantısı bulunan dil.
民族語言
/
ˈmi.ˈni.mum/
adjective
- asgari
- (matematik) değişken bir niceliğin inebileceği en alt olan (sınır)
最小
/
mo.ˈdeɫ/
noun
örnek olmaya değer kimse veya şey
模型
/
mo.ˈna.ko/
pronoun
(ülkeler) Güney Avrupa'da bir ülke
摩纳哥
/
mo.ɾi.ˈtan.ja/
pronoun
(ülkeler) Kuzeybatı Afrika'da ülke.
毛里塔尼亚
/
mo.ˈtoɾ/
noun
(halk ağzı, taşıtlar) traktör
铁牛
/
mo.‿o.ɫis.ˈtan/
pronoun
蒙古
蒙古国
/
mu.haː.ɾe.ˈbe/
noun
- (askeriye) Harpta yapılan çarpışmalardan her biri
- (mecaz) güçlü tartışma
争斗
/
my.ˈɡe/
noun
(zambakgiller) inci çiçeği
铃兰
/
my.hen.ˈdis/
noun
(meslekler, mühendislik) insanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kişi
工兵
adjective
oluşmuş, bütün
墨水
/
[mys.ɫy.ˈmɑn]/
pronoun
(İslâm) İslâm dinine mensup olan kimse
清真
/
ˈmɯ.sɯɾ/
noun
(tahıllar) buğdaygillerden gövdesi boğumlu ve kalın, yaprakları şerit biçiminde, boyu yaklaşık 2 m olabilen, erkek çiçekleri tepede salkım olarak, dişi çiçekleri yaprakla gövde arasında koçan şeklinde olan kültür bitkisi ve mısır bitkisinin koçan üzerindeki taneli ürünü
玉米
/
ˈmɯ.sɯɾ a.ɾap.t͡ʃa.ˈsɯ/
pronoun
(diller) Mısır'ın kuzeyinde halk arasında yaygın olarak kullanılan Arap lehçesi
埃及語
/
nak.ˈʃi.ben.diː.ˈɫik/
pronoun
(Ehl-i Sünnet, tasavvuf) Şeyh Muhammed Bahâeddîn Nakşibend'in kurduğu, gizli ibadete dayanan bir tarikat
納克什班迪教團
/
[nɑ.ˈmɑz]/
noun
(İslâm) Müslümanların günde beş vakit yapmaları emredilen ve dua okuyarak kıyam, rükû, sücut, kuut denilen rükünlere göre Allah'a edilen bedenî ibadet.
生菜
/
nasjonał sosjaizmˈleɾ/, /
nasjonał sosjaˈizm/
noun
纳粹主义
/
na.ˈu.ɾu/
pronoun
(ülkeler) Mikronezya'da bulunan Dünya'nın en küçük ada ülkesi
瑙鲁
/
na.ˈva.ho.d͡ʒa/
pronoun
(diller) A.B.D.'de konuşulmakta olan bir Kızılderili dili
納瓦荷語
/
ˈne za.man/
adverb
hangi zaman
什么时候
/
ne.ˈden/
adverb
bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan söz
什么
/
nef.ˈɾet et.mec/
verb
bir şeye veya birine karşı nefret duygusuyla dolu olmak
恨
/
ˈne.paɫ/
pronoun
(ülkeler) Güney Asya'da Çin Halk Cumhuriyeti ile Hindistan arasında denize kıyısı olmayan bir ülke
尼泊尔
/
ne.ˈpaɫ.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Nepal'in resmî dili
尼泊尔语
/
ˈnep.tyn/
pronoun
- (gezegenler) Güneş Sistemi'nde Uranüs'ten sonra gelen 8. ve sonuncu gezegen.
- (mitoloji) Poseidon'un Roma mitolojisindeki ismi.
海王星
/
ˈnɛ.ɾɛ.d̪ɛ/, /
ˈnɛɾ.d̪ɛ/
adverb
hangi yerde, hangi yönde
哪儿
/
ˈnʲy.ton/
noun
(fizik, mühendislik) SI birim sisteminde, kütlesi 1 kg olan cisme saniye karede 1 m'lik bir ivme veren güç birimi
牛頓
/
nju ˈjoɾk/
pronoun
- (ABD, eyaletler) Amerika Birleşik Devletleri'nde yer alan bir eyalet.
- (ABD, şehirler) Amerika Birleşik Devletleri'nde yer alan bir şehir ve aynı isimli eyaletin merkezi.
紐約
/
ni.ˈʒeɾ.ja/
pronoun
(ülkeler) Batı Afrika'da, Gine Körfezi kıyısında, Benin ile Kamerun arasında yer alan ülke. Başkenti Abuja, en büyük şehri Lagos'tur
尼日利亚
/
ni:sɑn/, /
ni:sɑnlɑɣ/
noun
四月
/
noɾ.ˈvet͡ʃ.t͡ʃe/
pronoun
(diller) Norveç'te bugün konuşulan dillerin bütünü. Bokmål (okunuşu bukmol) Nynorsk (Yeni Norveççe) olmak üzere bugün kullanılan iki lehçesi bulunmaktadır.
挪威语
/
ob.si.di.ˈjen/
noun
(madenler) Ekstrüzif magmatik bir kaya olarak meydana gelen tabii volkanik bir cam formu.
黑曜岩
noun
(kimya) oksijenin bir elementle birleşmesiyle oluşan madde
氧化物
/
ok.si.ˈtan.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Güney Fransa'daki Oksitanya, İtalya'daki Oksitan Vadisi ve İspanya'daki Aran Vadisi'nde konuşulan Latin dili
欧西坦语
/
o.ˈkul/
noun
bir okuldaki öğrenci ve görevlilerin bütünü
学校
/
o.cu.ˈmac/
verb
- Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek:
- (mecaz) Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak:
读
读书
/
oc.ja.ˈnus/
noun
(coğrafya, oşionografi) Kıtaları birbirinden ayıran deniz
大洋
/
oc.ja.ˈnus bi.ɫi.mi/
noun
(bilim, tabii bilimler) Denizleri ve okyanusları inceleyen bilim dalı
海洋学
/
o.ˈlaj/
noun
- ortaya çıkan, oluşan durum, ilgiyi çeken veya çekebilecek vasıfta olan her türlü iş
- (bilişim) bir eylemin gerçekleştiğini, mesela bir tuşa basıldığını ya da fareyle tıklanıldığını bildiren yazılım iletisi
- (felsefe) önemli tarihî olgu
事件
/
oɫ.ˈmac/
verb
meydana gelmek, varlık kazanmak
是
/
[oˈmuɾɡalɯ]/
adjective
有椎骨的
/
ˈon beʃ/
adjective
(sayılar) on altıdan önce, on dörtten sonra gelen sayı
十五
/
on e.ˈmiɾ/
pronoun
(İbrâhimî dinler) Mûsevîliliğe göre Sina Dağı'nda Mûsâ'ya vahyedilmiş ve YHVH'nin İsrailoğulları'na emrettiği on adet emri içeren prensipler dizisi.
十诫
/
ˈon i.cin.ˈd͡ʒi/
adjective
十二
/
ˈon se.ˈciz/
adjective
十八
/
oɾ.ˈdu/
noun
(askeriye) Bir devletin silahlı kuvvetleri, askeriye
部队
部隊
/
ˈoɾganˈic cimja:ˈlaɾ/, /
ˈoɾganˈic ˈcimja:/
noun
有机化学
/
oɾ.ɡa.ni.zas.ˈjon/
noun
- devlet, idare, toplum v.s.'nin düzenleniş şekli
- düzenleme
- düzenli bir grubun üyelerinin tamamı
- (hükûmet) kurum, teşkilat
團髢
/
oɾɡaˈnizma/
noun
机体 [jītǐ]
/
oɾiʒiˈnal/
adjective
- alışılagelenden daha değişik, şaşırtıcı nitelikte olan
- fabrikası tarafından yapılan, taklit olmayan (araç ve gereç)
- otantik
- özgün, ibdai
原始的
/
o.ɾosˈpu t͡ʃo.d͡ʒuː/
noun
(hakaret yollu sözcükler, argo, fahişelik) Ahlâksız, dönek anlamında kullanılan ve kişinin annesinin hayat kadını olduğunu ima eden söz; orostopol, orospu evladı
婊子养的
/
oɾ.ˈta/
adjective
- Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen.
- her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan
- İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan; vasat.
中
中央
pronoun
(coğrafya) Güneybatı Asya'da, tarihsel ve kültürel yakınlığı olan ülkelerin oluşturduğu coğrafi bölge.
中东
/
oɾ.ˈta fɾan.sɯz.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Yaklaşık olarak 1340 ve 1610 seneleri arasındaki dönemdeki Fransızca.
中古法语
/
oɾtalaˈma/, /
oɾtaˈlama/
noun
平均
/
os.ˈman.lɯ im.pa.ra.tɔɾ.lu.‿u/
pronoun
(tarih) XIII. yüzyılda Osman Bey tarafından kurulmuş ve I. Dünya Savaşı'ndan sonra parçalanmış Türk devleti.
奥斯曼帝国
/
o.ˈteɫ/
noun
(binalar, işletmeler) Yolcu ve turistlere geceleme, konaklama imkânı sağlamak amacıyla kurulmuş işletme:
宾馆
酒店
/
o.tuz je.ˈdi/
adjective
서른일곱
/
o.ˈ‿ul/
noun
(aile, primatlar) erkek evlat
儿子
兒子
/
[pʰɑʎ̟.ˈjɑː.t̠̠͡ʃo̞ʷ]/
noun
小丑
/
pɑˈɾɑ/
noun
(ekonomi) devletçe bastırılan, üzerinde kıymeti yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı
钱
货币
金钱
/
paɾadi'gma/, /
paɾadi'gmaˈlaɾ/
noun
范式
/
pa.ɾa.ˈdoks/
noun
(felsefe, mantık) Kendi içinde çelişkiliymiş gibi görünen, mantıksal olarak hem doğruluğu, hem de yanlışlığı kanıtlanabilen önerme, çatışkı
自相矛盾的话
noun
(politika, sosyoloji) siyasî parti kavramının kısa şekli
党
/
pa.si.ˈfic ok.ja.nu.su/
pronoun
(okyanuslar) Amerika ve Asya kıtaları arasında yeralan, dünyanın en büyük okyanusu.
太平洋
/
[pɑs.ˈkɑl.jɑ]/
pronoun
(Hristiyanlık) Hristiyanların her yıl İsa'nın dirildiğine inanılan günün yıl dönümünde kutladığı yortu
复活节
/
pat.la.ˈma/, /
pat.ˈla.ma/
noun
爆炸
/
pat.ˈɾon/
noun
- (biçki-dikiş, tekstil) kumaşın biçilmesine yarayan, bir kıyafet örneğindeki parçaların şekline göre kesilmiş kâğıt
- (ekonomi, ticaret) sanayi veya ticaret kurumun sahibi
纸型
/
pa.ˈzaɾ/
noun
(haftanın günleri) cumartesi ile pazartesi arasındaki gün
星期天
星期日
/
pa.ˈzaɾ.te.si/
noun
(haftanın günleri) Haftanın pazardan sonra ve salıdan önce gelen ilk günü.
星期一
/
ˈpe.kin/
pronoun
(başkentler, Çin) Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuzeyinde yer alan bir metropol ve aynı ülkenin başkenti
北京
/
pen.te.ˈkost/
pronoun
五旬節
/
pe.ɾi.jo.ˈdik sis.tem/
noun
(kimya) Elementlerin atom numaralarındaki artışa göre sıralandıkları, özelliklerindeki benzerliklerin sistemi
元素周期表
/
[pɛj.ɡɑm.ˈbɛɾ]/
noun
(İbrahimî dinler) İnsanlara Allah'ın emirlerini bildiren, onları Allah yoluna, dîne çağıran kimse
先知
預言家
预言家
/
pej.ˈniɾ/
noun
(mandıracılık, yiyecekler) Maya ile katılaştırılarak sütten yapılan ve birçok türü olan besin
奶酪
/
ˈpiɫ/
noun
(elektrik) kimyasal enerjinin depolanması ve elektrik enerjisine çevrilmesini sağlayan mekanizma
电池
/
ˈpi.ton/
noun
(yılanlar) Afrika ve Asya'da yaşayan zehirsiz çok kuvvetli büyük bir yılan
巨蛇
/
ˈpi.to.ˈɾesc/
adjective
Hâli veya görünüşü resim konusu olmaya değer ve elverişli olan (manzara)
栩栩如生的
/
pla.ne.to.lo.ˈʒi/
noun
(gezegen bilimi) yıldızsal olmayan gök cisimleriyle gezegen sistemlerini genel olarak araştıran bilim dalı
行星科学
/
pɫatfoɾmˈlaɾaɾasɯ/
adjective
跨平台
/
ˈpɫy.to.ˈid/
noun
(Güneş Sistemi) Neptün ötesi cisimler arasındaki cüce gezegenler.
類冥矮行星
/
ˈply.ton/
pronoun
(cüce gezegenler) Güneş Sistemi'nde Neptün ötesi cisimlerin Güneş'e en yakın olan cüce gezegen.
冥王星
/
po.ɫi.ˈnez.ja di.ɫi/
pronoun
(diller) Polinezya'nın büyük kısmında ve Güney Mikronezya, Güneydoğu Solomon Adaları ve Vanuatu'nun bazı bölgelerinde konuşulan bir dil ailesi.
玻里尼西亞語族
/
[ˈpoɾ.tɛ.kiz d͡ʒʊm.hʊː.ɾɪ.jɛ.ˈtɪ]/
pronoun
葡萄牙共和国
/
ˈpos.ta ko.du/
noun
(postacılık) Gönderilerin alıcılara daha kolay ulaştırılmasını sağlamak için kullanılan kod.
邮政编码
/
pɾoɡ.ˈɾam/
noun
- belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü
- (bilişim) bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi
程序
/
pɾoɡ.ɾam.la.ˈma di.ɫi/
noun
(bilişim) bilgisayarları çalıştırmak için yazılan sun'î dil
编程语言
/
pɾo.to.ˈcoɫ/
noun
- Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge
- Diplomatlar arasında yapılan anlaşma tutanağı
- Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar
- Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet
协议
/
[psikɔlɔʒi]/
noun
- bir grubu, bir bireyi belirleyen hareket etme, düşünme, duygulanma biçimlerinin bütünü
- (edebiyat) herhangi bir edebiyat ürününde, kişilerin kişiliklerini belirleyen duyuş, düşünüş, davranış biçimi
- (sosyal bilimler) düşünme, duyum, heyecan v.s. vak'aları ve bunların kanunlarını inceleyen bilim
心理学
/
ˈpuː.tɪn/
pronoun
Bir soyadı.
普京
/
ˈrad.jo/
noun
(elektronik, radyo) radyo istasyonunun yayınlarını alan araç
收音机
/
ˈrad.jo te.ɫes.co.bu/
noun
(astronomi) A Radyo dalgalarını inceleyen parabol antenli teleskop.
射电望远镜
/
ˈɾed.det.mec/
verb
çürütmek, yalanlamak
拒絕
/
ˈɾe.ˈɛn.kaɾ.nas.jɔn/
noun
(din) ruh göçü, tenasüh
转世
/
ˈɾejc.ja.vic/
pronoun
(başkentler, İzlanda) İzlanda'nın başkenti
雷克雅維克
/
ˈɾo.ma/
pronoun
(başkentler) İtalya'nın başkenti
罗马
/
ɾo.ˈman/
pronoun
(milletler) Çingene
吉普賽人
/
ɾo.ˈman.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dil ailesine bağlı, Çingenelerin konuştuğu dil
罗姆语
/
ɾo.ˈman.ja/
pronoun
(ülkeler) Orta Avrupa'nın güneydoğusunda, Balkan Yarımadası'nın kuzeyinde, aşağı Tuna havzasında, Karadeniz kıyısında bir ülke.
羅馬尼亞
罗马尼亚
/
ɾo.ˈmanʃ.t͡ʃɯa/
pronoun
瑞提阶
/
ˈɾos.cos.mos/
pronoun
(Rusya, uzay) Roskosmos
通稱俄羅斯航太
/
ˈɾuh/
noun
- Can
- (İslam) İslam inancına göre Allah'ın insan bedenine üflediği, ölümden sonra da varlığını devam ettiren ve mahiyeti tam olarak bilinemeyen ilahi ve manevi cevher; tin.
- En önemli nokta.
- Duygu.
- Karakter.
- Göze çarpan en belirgin nitelik.
- (kimya) Esans.
- (felsefe) Bedeni etkin kılan canlılık ilkesi, bedenin hayat gücü.
灵魂
心灵
/
ɾu.ˈmen.d͡ʒe/
adjective
(diller) Rumence yazılmış olan
罗马尼亚的
/
ɾu.ˈmen.d͡ʒe/
adverb
(diller) Rumence yazılan
罗马尼亚的
/
ɾu.ˈmen.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Romanya'da kullanılan Latin kökenli dil
罗马尼亚语
/
ˈɾus.ja/
pronoun
(ülkeler) Doğu Avrupa ile kuzey Asya'ya yayılmış, yüzölçümü olarak Dünya'nın en büyük, nüfus olarak sekizinci büyük ülkesi
俄罗斯
俄国
/
ɾyzˈɟaɾ/
noun
(denizcilik, meteoroloji) havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti, bad, yel
风
呼吸
/
ˈes dal.ɡa.sɯ/
noun
(fizik) Tektonik tabakada enine hareket eden elastik dalga türü
S波
S簸
/
sa.aː.det.ˈɫi/
adjective
mutlu
快乐
/
sa.bu.ˈan.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Filipinlerin yerli dillerindendir.
宿霧語
/
ˈsa.ho a.ˈfaɾ di.ɫi/
pronoun
(diller) Cibuti, Etiyopya, Eritre ve Somali'de konuşulan, Afrika-Asya dil ailesi Kuşit dil grubuna ait bir dil ailesi.
萨霍-阿法语
/
ˈsalz.buɾɡ/
pronoun
(Avusturya, eyalet başkentleri) Salzburg Eyâleti'nin eyalet başkenti.
萨尔茲堡
/
sa.ˈmo.a/
pronoun
(ülkeler) Güney Pasifik Okyanusu'nda Polinezya'da bulunan adalar topluluğundan oluşan bir ülke
萨摩亚
/
sa.ˈmo.a.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Samoa Adaları ve Amerikan Samoası'nın resmî dili.
薩摩亞語
/
sa.ˈmu.ɾaj/
noun
(askeriye, Japonya, tarih) Japon derebeyinin hizmetindeki savaşçı
武士
/
saˈnal jøˈɾeˈleɾ/
noun
網站
/
[s̪änˈd͡ʒɑkʰ]/
noun
- (askeriye) Çoğunlukla askerî birliklere verilen yazı işlemeli, kenarları saçaklı ve gönderli bayrak.
- (tarih) Osmanlı yönetim teşkilatında ilden küçük, ilçeden büyük olan, bir beyin veya hanedan mensubunun idaresine verilen yönetim birimi; mutasarrıflık, liva
旗子
/
san.ˈdɯk/
noun
İçerisine takım eşyaları koyabilmek amacıyla genellikle ahşap yapılan büyükçe, kutu biçiminde bir cisim
小鼓
/
saˈɾaj/
noun
- (devlet, mimarlık) hükümdarların veya devlet başkanlarının oturduğu büyük bina
- (kamu, mimarlık) kamu işlerinin yürütüldüğü büyük bina
- ihtişamlı, iyi zevkle döşenmiş bina
- devlet başkanı ve çevresi
宫殿
宮殿
/
sɑtˈɾɑnt͡ʃ/
noun
国际象棋
國際象棋
/
ˈsa.tyɾn/
pronoun
(gezegenler) Güneş Sistemi'nde halkaları ile bilinen, Güneş'e yakınlık bakımından 6. sıradaki gezegen
土星
/
sa.ˈtɯn al.mac/
verb
(mecaz) birisini etkisi altına almak, onun üzerinde tahakküm kurmak
买
/
sa.ˈva.na/
noun
(botanik, coğrafya) Tropik yağmur ormanları ile kuru çöller arasındaki geçiş bölgesinde yer alan geniş çayırlar
大草原
/
sa.ˈvan.nah/
pronoun
(ABD, Georgia) Amerika Birleşik Devletleri'nin Georgia Eyaleti'ndeki Chatham County'nin idarî merkezi olan şehir.
薩凡納
/
sɑ.vɑʃ.ˈt͡ʃɯ/
noun
戰士
战士
武士
勇士
/
[sɑv.ˈd͡ʒɯ]/
noun
(hukuk, meslekler) Devlet adına ve yararına davalar açan, kamu haklarını ve hukuku yerine getirmek üzere yargıç katında sanıkları kovuşturan görevli hukukçu.
公诉人
noun
心理防卫
心理防卫机制
自我防衛機制
防衛機制
防衛機轉
/
[sɑjɡɯˈsɯz]/
adjective
粗暴
noun
(aritmetik, matematik) sayma, ölçme, tartma v.s. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren sözlerden her biri, adet
数
/
sa.‿a.ˈnac/
noun
- ânî, art arda veya şiddetli oluşan hareketler
- (meteoroloji) birdenbire başlayan, genellikle kısa süren şiddetli yağmur
阵雨
/
ˈsæn/
pronoun
(kişi adılı): ikinci tekil şahısı gösteren söz
你
妳
/
sen.ˈdrom/
noun
(tıp) Birbiriyle alakalı ve sıkça görünen bir bozukluk veya hastalıkla ilişkilendirilen bir sıra tıbbî alamet ve semptom.
综合征
/
seˈni sevijoːˈɾum/
expression
我爱你
/
sen.te.ˈtic diɫ/
noun
(dil bilimi) Bir cümle içindeki sentaks ilişkileri ifade etmek için çekim veya ek kullanan bir dil.
综合语
/
ˈseɾt/
adjective
- bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
- çizilmesi, kırılması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan
- esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
- gönül kırıcı, katı, ters
- güçlü kuvvetli
- kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili
- sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin
- (dil bilimi) ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam veya yarı kapalı engellerle çarpmasıyla oluşan, titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız
- (mecaz) hırçın, öfkeli, hiddetli
- (mecaz) titizlikle uygulanan, sıkı
刚
/
se.ˈt͡ʃim/
noun
seçme işi
选举
/
ˈsi.beɾ sal.dɯ.ɾɯ/
noun
(askeriye) bilgisayar bilgi sistemlerini, bilgisayar ağlarını, altyapıları, kişisel bilgisayarları veya akıllı telefonları hedef alan herhangi bir saldırı.
网络攻击
/
si.ˈbiɾ.ja/
pronoun
(coğrafya) Rusya'nın, Ural Dağları'ndan Büyük Okyanus'a kadar uzanan topraklarına verilen ad.
西伯利亚
/
sil.ɟiˈleɾ/, /
sil.ˈɟi/
noun
橡皮
/
ˈsin.ɡa.puɾ/
pronoun
(başkentler) Singapur'un başkenti
新加坡
/
si.ˈniɾ/
noun
- kas kirişi ve zarı
- herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhî niteliği
- rahatsız edici, hastalık derecesine varan aşırı hassasiyet
- Şablon:dil=tr duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet
神經
/
ˈsiɾc/
noun
Eğitilmiş hayvanların ve cambazların gösteri yaptıkları genellikle büyük çadır içindeki kapalı yer
冰斗
/
sis.ˈtem/
noun
metot, yol, yöntem
系统
/
[sɪv.ˈɾɪ.ˈsɪ.nɛk]/
noun
蚊子
/
ˈslav.d͡ʒa/
adjective
(diller) Slav dillerinden biriyle yazılmış olan
斯拉夫
/
sɫo.ˈven.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Slovenlerin kullandığı dil
斯洛文尼亚语
/
slo.ˈven.ja/
pronoun
(ülkeler) Orta Avrupa'nın güneyinde bulunup batısında İtalya, güneybatısında Adriyatik Denizi, güney ve doğusunda Hırvatistan, kuzeydoğusunda Macaristan, kuzeyinde Avusturya bulunan ülke.
斯洛文尼亚
/
sof.ˈɾa/
noun
(mutfak eşyaları) masa, sini v.s. şeylerin, yemek yemek üzere hazırlanmış hâli
餐桌
/
so.ˈma.ɫi/
pronoun
(ülkeler) Doğu Afrika'da Afrika Boynuzu adı verilen coğrafî bölgede bir ülke. Batısında Cibuti, Etiyopya ve Kenya, doğusunda Hint Okyanusu vardır.
索马里
/
so.ˈma.ɫi.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Somali ve çevre ülkelerde konuşulan Afrika dili
索马里语
/
so.ˈma.ɫi.ˈɫi/
adjective
Somali olduğu hâlde
索馬里的
/
ˈson/
adjective
- artık ondan ötesi veya başkası olmayan
- en arkada bulunan
- olanca
- şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan
最后的
末尾的
noun
kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi, mesuliyet
责任
/
soˈɾun/, /
ˈso.ɾun/
noun
問題
/
sos.jo.ɫo.ˈd͡ʑi/
noun
(bilim) toplumun oluşum, işleyiş ve gelişim kanunlarını inceleyen bilim dalı
社会学
/
sov.jet sos.ja.ˈɫist d͡ʒum.huː.ɾi.jet.ˈɫeɾ biɾ.ɫi.‿i/
pronoun
苏维埃社会主义共和国联盟
/
ˈsoj.a.dɯ/
noun
(aile, hukuk, sosyoloji) herkesin ailece anılmasına yarayan öz adından sonraki adı
姓
姓氏
/
ˈsoj.cɯ.ɾɯm/
noun
(hukuk, sosyoloji) Bir insan topluluğunu dinî, millî ya da ırkçı sebeplerle yok etme.
种族灭绝
種族滅絕
/
so.ˈ‿an/
noun
(sebzeler, soğangiller) yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki, soğan bitkinin çiğ ve pişirilerek yenilen ürünü
洋葱
洋蔥
/
spo.ɾaˈdik/
adjective
- Belirli bir düzen ya da sıklık olmadan meydana gelen; düzensiz, aralıklı, seyrek.
- Farklı zaman dilimlerinde ve öngörülemez şekilde ortaya çıkan; nadiren, tesadüfi.
散乱
/
sankt ˈpe.teɾs.buɾɡ/
pronoun
(Rusya, şehirler) Moskova'nın 715 km kuzeybatısında bulunan, Rusya'nın 2., Avrupa'nın 4. büyük şehri.
圣彼得堡
/
ˈʃtai.eɾ.maɾc/
pronoun
(Avusturya, eyaletler) Avusturya'nın kuzeyinde Almanya hududunda bulunan bir eyalet.
施蒂利亚州
/
su.nu.ˈd͡ʒu/
noun
(bilişim, yazılım) Kullanıcıların erişebileceği, kullanımına veya paylaşımına açık kaynakları barındıran bilgisayar uygulaması.
服务器
/
su.uː.ˈdiː a.ɾa.bis.tan/
pronoun
(ülkeler) Arap Yarımadası'ndaki en büyük ülke olup kuzeybatıda Ürdün, kuzey ve kuzeydoğuda Irak ve Kuveyt, doğuda Basra Körfezi'nde olan Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, güneydoğuda Umman, güneyde Yemen, batısında da Kızıldeniz ile çevrilidir.
沙特阿拉伯
沙特阿拉伯王国
/
su.uː.ˈdiː a.ɾa.bis.tan kɾal.lɯ.ˈ‿ɯ/
pronoun
(ülkeler) Suudi Arabistan'ın resmî adı.
简称沙特阿拉伯
/
ˈsvan.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Gürcistan'ın kuzeybatısında yaşayan Svanların konuştuğu bir Güney Kafkas dilidir.
斯凡语
/
søz.ɫeʃ.ˈme/, /
søz.ˈɫeʃ.me/
noun
sözleşmek işi
契約
/
søz.ˈlyc/
noun
Bir dilin bütün veya belli bir çağda kullanılmış kelime ve deyimlerini alfabe sırasına göre alarak tanımlarını yapan, açıklayan, başka dillerdeki karşılıklarını veren eser.
字典
词典
/
ˈsyb.vɑn.si.ˈjɔn/
noun
(ekonomi) destekleme
支持
/
ˈsy.peɾ.noː.vaː/
noun
(astronomi) Enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması hâli
超新星
pronoun
(astronomi) Boğa Takımyıldızı'nın Plejaderna orta yaşlı, sıcak B-tipi yıldızlardan meydana gelmiş olan bir açık yıldız kümesidir.
昴宿星團
/
sy.ɾyn.ˈɟen/
adjective
(omurgalılar, sürüngenler) sürünerek giden
爬虫
/
sy.ɾyn.ˈɟen/
noun
(sürüngenler) omurgalı hayvan
爬虫
/
sy.ɾyn.ɡen.ˈɫeɾ/
noun
(omurgalılar) kara ve suda yaşayabilen kaplumbağa, kertenkele, timsah, yılan gibi yerde sürünerek veya yürüyerek ilerleyen sınıfı
爬行动物
/
syt.ˈjen/
noun
(iç giyim) Kadınların göğüslerini dik tutup dolgun göstermek için kullandıkları, saten, dantel v.s. kumaşlardan yapılan iç çamaşırı
胸罩
/
sɯ.ˈfat/
noun
(dil bilimi) bir ismi, kemiyet, vasıf, yer, sıra v.s. bakımından niteleyen, belirten kelime
形容词
形容詞
/
sɯ.ˈnɯɾ/
noun
(coğrafya, politika) Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi.
国境
/
ˈsɯɾt/
noun
- (anatomi, primatlar) İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm
- (anatomi, zooloji) Omurgalı veya omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm
- İnsanın üstü
- Kesici araçların kesmeyen kenarı
- (coğrafya) Dağların veya tepelerin üst bölümü
- Bir şeyi üstü, üst bölümü
- (kitap) Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm
- (Andırın, Düziçi ağzı) elbise
背
/
sɯ.‿ɯ.ˈnac/
noun
(askeriye, mimarlık) özellikle düşman atışlarından, hava bombardımanlarından korunmak için yapılmış yer
避难所
/
ta.ʔar.ˈruz/
noun
bir şey veya bir kimse üzerine şiddetle saldırma
攻击
/
ta.ˈbut/
noun
- (ölüm) Ölünün mezarlığa götürülürken içine konulduğu sandık
- İçine yumurta konan uzun sandık
棺
/
taː.ˈd͡ʒcik.t͡ʃe/
pronoun
(diller) Tacikistan'da yaşayan Taciklerin konuştuğu dil
塔吉克语
/
tagaˈlogd͡ʒa/, /
tagaˈlogd͡ʒaˈlaɾ/
pronoun
塔加洛語
/
taː.ˈkip/
noun
- yakalamak, yetişmek veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme
狩猎
- izinden gitme, riayet etme, uyma
描圖
/
tac.ˈvim/
noun
- yapılacak bir işin türlü merhalelerini zamana bağlı olarak gösteren program.
- (yazı) bir yılın günerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren, değişik şekillerde yapılmış çizelge veya defter.
- (zaman) zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran metot.
日历
/
ta.ˈcɯm.jɯl.dɯz/
noun
(astronomi) Yeryüzünden bakıldığında, birbirine yakın oldukları sanısını veren ve sanki kendilerine özgü biçimleri varmış gibi görünen yıldız kümelerine verilen genel ad; burç
星座
/
ta.ɫe.ˈbe/
noun
(eğitim) öğrenci
学生
/
ˈtaɫ.mud/
pronoun
(Musevilik) Yahudi efsanelerini, medenî kanunu ve tören kurallarını kapsayan dinî metinler.
塔木德
/
ˈtam sa.jɯ/
noun
(aritmetik, matematik) bir bütünü oluşturan tekler için kararlaşmış bulunan sayı
整数
noun
(dil bilimi) isim görevindeki kelimenin taşıdığı kavramın başka bir kavrama bağlanması durumu
属格
noun
(kara taşıtları, askeriye) Paletler üzerinde hareket eden, bir namlu aracılığıyla özel ve etkisi yüksek toplar ateşleyen ve bir ekip tarafından hareket ettirilen motorlu savaş taşıtı
坦克
/
tɑn.ˈɾɯ/
pronoun
(İbrâhimî dinler) Kâinat'ta var olan her şeyi yaratan, koruyan, tek ve yüce varlık.
上帝
/
tɑn.ˈɾɯ/
noun
(din) çok tanrıcılıkta var olduğuna inanılan insanüstü varlıklardan her biri
神
/
t̪ʰä.nɯm.ˈɫ̪ɯk/
noun
(dil bilimi) Almanca, Arapça, Fransızca, Yunanca gibi bazı dillerde kelimelerin başına ya da sonuna eklenerek eklendiği kelimeyi belirli yapan ek ya da kelime, artikel, harfitarif, tanım edatı
冠詞
/
ˈta.o/
pronoun
(Taoizm) Kelimenin tam mânâsıyla "cadde", "patika", "yol" demek olan ve uygun bağlamda "doğru yol", "metot", "prensip", çıraklık veya düşünce okulu mânâsında kullanılan, Taoizm'in temel kavramlarından biri.
道
/
ta.o.ˈist/
adjective
(ahlâk, din, felsefe) Laozi'nin felsefesine göre yaşayan.
道士
/
ta.o.ˈist/
pronoun
(ahlâk, din, felsefe) Laozi'nin felsefesine göre yaşayan insan.
道士
/
ta.o.ˈizm/
pronoun
(din, felsefe) Antik Çin'de ortaya çıkmış ve temeli Laozi'nın yazılı eseri Tao Te Ching'e dayanan felsefe.
道家
/
ta.pɯ.ˈnac/
noun
(din, mimarlık) içinde ibadet edilen, tapınılan bina
寺
/
ta.ɾa.ma.lɯ e.ɫek.ˈtɾon mik.ɾos.ko.bu/
noun
(fizik, ölçü aleti) odaklanmış bir elektron demeti ile numune yüzeyini tarayarak görüntü elde eden bir elektron mikroskobu.
扫描电子显微镜
/
taː.ˈɾih/
noun
(bilim, tarih) milletleri, toplumları, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyeti inceleyen bilim
历史
/
ta.sav.ˈvuf/
noun
- (İslâm) Kur'an'da önerilen ve Peygamber'in hayatında uygulamaları görülen hayat tarzını yaşama gayreti
- (İslâm, felsefe) Allah'ın vasıflarını ve Kâinat'ın oluşumunu varlık birliği anlayışıyla açıklayan dinî ve felsefî akım
蘇非主義
/
ta.ˈtaɾ.d͡ʒa/
pronoun
塔但语
/
ˈtaj.land/
pronoun
(ülkeler) Güneydoğu Asya'da bir ülke
泰国
泰國
/
ˈtaj.van/
pronoun
- (adalar) Doğu Asya'da Çin'in ve Japonya'nın güneyinde, Filipinler'in kuzeyindeki bir ada
- (ülkeler) Çin Cumhuriyeti
台湾
/
tec.ˈnic/
adjective
(bilim) teknik uygulamaya dayanan, bu uygulamaya ilişkin
技师
/
tek.no.ɫo.ˈd͡ʑi/
noun
- insanın maddi çevresini denetlemek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçlerle bunlara ilişkin bilgilerin tümü
- (mühendislik) bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini, kullanılan araç, gereç ve aletleri, bunların kullanım biçimlerini kapsayan uygulama bilgisi
技术
/
[te.lesˈkop]/
noun
(gök bilimi, optik) Sonsuzdaki bir nesnenin gerçek görüntüsünü, içbükey bir aynadan yapılmış merceğinin odak düzleminde veren ve gök bilimiyle ilgili gözlemlerde kullanılan optik aygıt.
望远镜
/
te.le.viz.ˈjon/
noun
电视
電視
/
te.ɫe.ˈyt/
pronoun
(milliyetler) Batı Sibirya'da yaşayan Türk topluluğu
铁列乌特人
/
ˈte.ma/
noun
- ana konu, asıl konu, temel motif
- (müzik) bir besteyi oluşturan temel motif, ana
主題
/
te.ˈmeɫ paɾ.t͡ʃa.d͡ʒɯk/
noun
基本粒子
/
tem.siɫ.ˈd͡ʒi/
noun
(meslekler) hak ve görev bakımından birinin veya bir topluluğun adına davranan kişi, mümessil
代表
/
ˈteɾ/
noun
(fizyoloji) Derinin gözeneklerind sızan, kendine has bir kokusu olan, yapışkan ve renksiz tuzlu sıvı, arak
汗
/
teɾ.d͡ʒy.ˈme/
noun
(çeviri bilimi, edebiyat) çeviri
翻译
/
teɾ.d͡ʒy.ˈme et.mec/
verb
tercüme etme işi
翻譯
/
te.set.ˈtyɾ/
noun
(İslâm) kadınların kapalı bir şekilde giyinmesi
希贾布
/
tes.ˈɫis/
noun
(din, Hristiyanlık) Tek Tanrı'nın üçlü tabiatı
三位一體
/
teʃecˈcyɾ edeɾim/
interjection
谢谢
/
ti.ˈbet.t͡ʃe/
pronoun
標準藏語
/
ˈto.ɡo/
pronoun
(ülkeler) Batı Afrika'da, Benin ile Gana arasında yer alan ülke
多哥
/
ˈton/
noun
(renkler) bir rengin koyuluk veya açıklık derecesi
四声
/
top.ɾak/
noun
(coğrafya) kara yer, hâk, türap
泥土
/
tuɾpˈlaɾ/, /
ˈtuɾp/
noun
小红萝卜
/
ˈtyɾc/
pronoun
(milliyetler) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan ulus ve bu ulustan olan kimse
土耳其人
/
tyɾc kɑhvɛˈsi/
noun
希臘 , 希腊
/
ˈtyɾ.ci.je/
pronoun
(ülkeler) Anadolu Yarımadası'nın tamamını ve Trakya'nın küçük bir kısmını kapsayan, başkenti Ankara, en büyük şehri İstanbul, nüfusu itibarıyla 85.279.553 (2023) ve resmî dili de Türkçe olan ülke
土耳其
/
tyɾc.ˈmen.d͡ʒe/
pronoun
土库曼语
/
ˈtyɾc.t͡ʃe/
adjective
土耳其语
/
tyɾ.ˈcy/
noun
- (edebiyat) hece ölçüsüyle yazılmış ve halk ezgileriyle bestelenmiş bestelenmiş manzume
- (edebiyat) hece vezniyle yazılmış ve halk ezgisiyle bestelenmiş şiir
歌
/
tɯˈɾɑʃ fɯɾt͡ʃɑˈsɯ/
noun
剃须刷
noun
(dil bilimi) belirteç olarak kullanılan eylemsi
動名詞
/
ulusˈlaraɾasɯ/
adjective
国际
/
ˈum.man/
pronoun
(ülkeler) Güneybatı Asya'da, Arap Yarımadası'nın güneydoğu kıyısında ülke. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda Yemen ile sınır komşusudur.
阿曼
阿曼苏丹国
/
u.ˈɾa.nys/
pronoun
- (gezegenler) Güneş Sistemi'nde Satürn ve Neptün arasında 7. sırada yer alan gezegen.
- (mitoloji) Eski Yunanlıların gök tanrısı.
天王星
noun
keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma maddelerinden yapılan ince halat
绳子
/
uj.ɡu.la.ˈma/, /
uj.ɡu.ˈla.ma/
noun
(bilim, sanat) bir bilim ve sanat dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi
实用
/
uj.ˈɡuɾ/
pronoun
- (beldeler) Amasya ili Merkez ilçesine bağlı belde
- (belediyeler) Amasya ili Merkez ilçesine bağlı belediye
- (köyler) Diyarbakır ili Kulp ilçesine bağlı köy
- (milletler, Orta Asya) Doğu Türkistan'da yaşayan Türk soylu halk ve bu halktan olan kimse
- (milletler, Orta Asya, tarih) VII. yüzyılda Orta Asya'da büyük bir devlet ve medeniyet kuran Türk milleti ve bu milletten olan kimse
维吾尔
/
ˈuj.ɡuɾ soj.cɯ.ɾɯ.mɯ/
pronoun
(milletlerarası hukuk, Uygurlar) Çin Hükûmeti tarafından Uygurlar'a karşı uygulanan şiddet ve İnsan Hakları ihlâllerine verilen genel isim.
新疆种族灭绝指控
/
uj.ˈɡuɾ.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Çoğunluğu Doğu Türkistan'da yaşamaya çalışan Uygurların konuştuğu Türkçe
维吾尔
/
u.ˈzaj te.les.ko.bu/
noun
(astronomi, optik, uzay) Atmosferin net görmesine mânî olmaması ya da atmosferin geçirmediği elektromanyetik dalgaları incelemek üzere uzaya yerleştirilen teleskop.
太空望远镜
/
[uˈz̪un̪]/
adverb
- Uzun süre devam edecek biçimde, uzun süre.
- ayrıntılı, derinlemesine
长
/
ˈut͡ʃ/
noun
- bir şeyin baş veya son noktası
- bir şeyin başı, tepesi
- bir şeyin kenarı
- bir uzaklığın son noktası
- dış kenar
- genellikle uzun nesnenin incelerek biten son ve sivri noktası
- (tarih) Türk devletlerinde genellikle sınır boylarındaki eyalet ve sancak
- (tarım) tütünlerde farklı zamanlarda hasat edilen el grubu kategorisi
喙
/
[ʊ.ˈtʃak]/
noun
(havacılık, taşıtlar) Kanatları ile havanın kaldırma kuvvetini kullanıp havada hareket eden taşıma aracı, tayyare
飞机
/
vaː.ˈdiː/
noun
- (coğrafya, haritacılık) iki dağ arasındaki geçit
- (mecaz) alan, yol, tarz
山谷
/
[ˈvɑ.dʊz]/
pronoun
(ülkeler) Lihtenştayn'ın baş beldesidir.
瓦都茲
/
ˈvɑɾ/
adjective
mevcut Kâinat'de veya düşüncede yer alan
在
/
ˈvaː.ɾol.mac/
verb
mevcut olmak, sağ olmak, yaşamak
存在
/
va.tan.ˈdaʃ/
noun
(sosyoloji) bir ülke olan politik kurumların bir parçası olan kişi
公民
/
ˈva.ti.can/
pronoun
(din, ülke) İtalya'nın Roma şehrinde, Hıristiyanlık dininin Katolik mezhebinin yönetim merkezi olan mikrodevlet
梵蒂冈
/
ˈve/
conjunction
İki kelime ya da iki cümle arasına girerek aralarında ön ve arkadaki cümlenin şart olduğunu anlatan söz
和
以及
及
/
ˈve.nys/
pronoun
- (gezegenler) Güneş Sistemi'nde Merkür ve Dünya arasında yer alan 2. sıradaki ve en parlak gezegen.
- (mitoloji) Eski Roma'da güzellik, tanrıçası
金星
/
ˈvi.ˈci/
noun
Kullanıcıların üzerinde değişiklik yapma yetkisine sahip olduğu açık ağ sayfalarıdır. Geliştirilen özel bir yazılım sayesinde (MediaWiki) her kullanıcı istediği sayfada değişiklik yapabilir ve değiştirilen sayfa anında bütün kullanıcılar tarafından görülür.
維基
/
vi.ci.pe.ˈdi/
pronoun
(İnternet, Vikimedya) hür, milletlerarası, birçok dilde ve İnternet üzerinde viki teknolojisi ile ortaklaşa üretilen ücretsiz ansiklopedi
維基百科
/
vi.ci.ˈsøz/
pronoun
(İnternet) Atasözleri ve deyimlerle kitapların, şahısların sözlerini ihtive eden büyük bir hür kaynak.
維基語錄
维基语录
/
ˈvi.ˈci.søz.ˈlyc/
pronoun
(internet) İnternet ortamında yayımlanan ve viki anlayışına uygun olarak her kullanıcının ekleme ve değişiklik yapabildiği hür sözlük.
維基字典
維基詞典
/
[vi.ˈjɑ.nɑ]/
pronoun
(Avusturya, eyalet başkentleri) Viyana Eyâleti'nin başkenti
維也納邦
維也納
/
ˈvloɡ/
noun
(bilişim, İnternet) video logu
博客
/
ˈvo.ca.tif/
noun
(dil bilimi) İsmin hâllerinden olup bazı dillerde bulunan hitap hâli.
呼格
/
vol.ca.no.lo.ˈʒi/
noun
(volkanoloji) Volkanları inceleyen jeolojinin bir kolu.
火山学
/
ˈva.ʃinɡ.ton/
pronoun
(ABD) Washington, D.C. kavramının kısa şekli (Amerika Birleşik Devletleri'nin federal başkenti ve bölgesi)
华盛顿哥伦比亚特区
/
viː.neɾ ˈnoj.ʃtadt/
pronoun
(Avusturya, ilçeler) Wiener Neustadt'ın etrafındaki bir ilçe
維也納新城
/
ˈwu/
pronoun
(diller) Çin'de bilhassa Jiangsu Eyaleti'nin güneyi, Şanghay Şehri ve Zhejiang Eyaleti yakınlarında konuşulan bir grup Çin dili.
吴语
Wú yǔ
吳語
/
jɑbɑːˈniː ɛɳɟiˈnɑɾ/
noun
刺苞菜蓟
/
ja.hu.ˈdi/
adjective
Yahudiliğe ait, Yahudilik ile alakalı
犹太
pronoun
(diller) Sefarad Yahudilerinin kullandığı, 15. yy İspanyolcasını temel alan ancak içinde İbranice, Türkçe, Fransızca, Yunanca, Arapça ve Portekizce kelimeler de barındıran Latin kökenli Hint Avrupa dil
拉登語
/
ja.hu.di.ˈlic/
pronoun
(sosyoloji) Yahudi olma hâli
犹太教
/
ja.ˈca/
noun
(giyim) Giysilerin boyna gelen, boynu çeviren bölümü:
山口
/
[ja.ˈkɯn]/, /
[ˈja.kɯn]/
adjective
erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan
下一個
/
[jɑ.ˈlɑn]/
noun
(etik) doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kaşkariko, kıtır, hilaf, şorolop
謊言
/
jaˈlɯn durum/, /
jaˈlɯn durumˈlaɾ/
noun
主格
/
[jɑ.ˈnɑɾ.dɑː]/
noun
(coğrafya, volkanoloji) Magmanın yer içinden lav olarak yüzeye çıktığı veya geçmişte çıkmış olduğu, genellikle koni şeklinde, tepesinde bir püskürme ağzı bulunan dağ
火山
/
ja.ˈnaɾ.da‿ pat.la.ma.sɯ/
noun
火山噴發類型
/
ja.ˈpaj ze.kʲaː/
noun
(bilişim) Bilgisayar kontrolündeki bir robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde yerine getirme kabiliyeti
人工智能
/
jap.ˈmak/
verb
çıkarmak, salgılamak
作
/
[jɑp.ɾɑk]/
noun
(bitki anatomisi) bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme v.s. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü şekildeki bölümler
葉
叶子
/
ja.ˈpɯ/
noun
- bütünün bir araya getirilişinde uyulan sistem
- canlı bir varlığın beden veya ruh özelliklerinin tamamı
- meydana getirme, oluşturma, ortaya konulma, yapma
- (felsefe) unsurlarıyla somut bağımlılığı olan bütün
- (fizik, kimya) öğecik ile özdeciklerin, eksicik ya da öğeciklerden oluşma şekli
- (mimarlık) barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri
- (mühendislik) yapılmakta olan konut, yol, köprü v.s. inşaatı
- (sosyoloji) parçaları ve unsurları arasında kanuna uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan sistem veya bütün
建筑物
/
[jɑɾ.ˈdɯm]/
noun
- bağış, iane
- bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri
- etki, tesir
- kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma
- işlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı
帮
幫
/
ja.ˈɾɯ.ma.da/
noun
(coğrafya) yalnız yanından ana karaya bağlı, öbür yanları denizle çevrili kara parçası
半岛
半島
/
ja.ˈtak/
noun
dinlenme, istirahat, uyuma v.s. amaçlarla üzerine veya içine yatılan eşya, döşek
床
/
jav.ˈɾu/
noun
- (aile, primatlar) Çocuk
娃娃
- (hayvanlar) Hayvanın yaş olarak küçüğü, yeni doğmuş hayvan
小
/
ˈjaj/
pronoun
(astroloji, astronomi) Bu tarihler arasında doğanların ait olduğu dokuzuncu burç.
人马座
/
ˈjaj/
noun
(okçuluk, silahlar) ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk
弓
noun
- akarsularla derin bir şekilde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası
- dağlık, yüksek bölgelerde, kışın hayat şartları güç olduğu için boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan, hayvan otlatma veya dinlenme yeri
- eş anlamlısı: plato
高原
/
ja.zɯ.ˈlɯm/
noun
(bilişim, programlama) değişik ve muhtelif görevler yapma için tasarlanmış elektronik cihazların birbirleriyle haberleşebilmesini ve uyumunu sağlayarak görevlerini ya da kullanılabilirliklerini geliştirmeye yarayan makine komutlarının bütünü.
软件
/
ja.ʃa.ˈma/, /
ja.ˈʃa.ma/
noun
生命
/
[jɛ.ˈmɛ]/, /
[ˈjɛ.mɛ]/
noun
yemek işi
埃森
/
je.ˈmiʃ/
noun
- (bitki anatomisi, meyveler, yiyecekler) meyve
- incir
果
/
je.ni ze.ˈlan.da/
pronoun
(ülkeler) Güneybatı Pasifik Okyanusu'nda bir adalar ülkesi.
新西兰
/
ˈjoc/
adjective
bulunmayan, mevcut olmayan
不
/
ju.ka.ˈɾɯ/
adverb
üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya
向上
/
ju.ˈnan.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Yunan dili
希腊语
/
ˈjuɾt/
noun
- bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum
- (eğitim, iskân) öğrencilerin kaldığı, barındığı yer
- bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer
- diyar
- sahip olunan arazi, emlâk
- (coğrafya) memleket
- (iskân) göçebe Türklerin oturduğu çadır
- (iskân) yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer
- (sosyoloji) bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası; dar], vatan
家庭
/
ˈjyz/
noun
(anatomi) başın ön tarafındaki deri kaplı bölge, ağız, alın, burun, çene, göz, yanağı ve bulunduğu ön bölüm
面
/
jɯl.ˈdɯz/
noun
(astronomi) çekirdeğinde füzyon sonucunda açığa çıkan enerjiyi uzaya ışınıyan gök cisimlerinden her biri
星
/
jɯl.ˈdɯz sis.te.mi/
noun
(astronomi) birbirleri çevresinde dönen, kütleçekim kuvvetiyle birbirlerine bağlı bir yıldız ya da az sayıdaki yıldızdan ve muhtemelen bir gezegenden meydana gelen sistem
恆星系
恆星系統
/
[zɑ.ˈfeɾ]/
noun
savaşta kazanılan başarı
胜利
勝利
/
za.ˈmiɾ/
noun
(dil bilimi) belirsizlik, dönüşlülük, işaret, sual ve şahıs kavramları vererek varlıkların yerini tutan kelime
代詞
/
za.ˈjɯf/
adjective
- enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
- eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık
- görevini yapacak yeterli gücü olmayan
- (mecaz) bilgi yönünden yeterli olmayan, kabiliyetsiz, yeteneksiz
- (mecaz) çok az
- (mecaz) dayanıklılığı, sağlamlığı olmayan
- (mecaz) kişilik ve ruhî yönden gereği kadar güçlü olmayan
- (mecaz) güvenilir, itimada şayan olmayan
- (mecaz) mühim, önemli olmayan
差
/
ˈza.za/
pronoun
(milletler) Kökenleri Hazar Denizi'nin güneyinde bulunan Horasan bölgesine dayandığı iddia edilen halktan olan kimse.
扎扎人
/
ze.ˈhiɾ/
noun
(zehirler) organizmaya girdiğinde kimyasal etkisiyle fizyolojik görevleri bozan ve miktarına göre canlıyı öldürebilen madde
毒物
/
ze.ciː/
adjective
zekâ varlığı gösteren
聪颖
/
ze.ˈkʲaː/
noun
(psikoloji) İnsanın düşünme, akıl yürütme, objektif gerçekleri idrak, yargılama ve sonuç çıkarma kabiliyetlerinin tamamı
智力
/
ˈt͡ʃec/
pronoun
(milliyetler) Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen
捷克的
/
t͡ʃɛ.kɔs.ɫɔ.ˈvɑk.jɑ/
pronoun
(tarih, ülkeler) Orta Avrupa'da 1918'den 1938'e, 1948'den 1990'a kadar varlığını sürdürmüş bir Doğu Bloku ülkesi.
捷克斯洛伐克
/
ˈt͡ʃin/
pronoun
- (ülkeler) Asya'da komünistlikle idare edilen ve nüfus sayımlarına göre Dünya'nın en kalabalık nüfuslu ülkesi.
- (ülkeler) Tayvan
中国
中國
Zhōnghuá
/
[ˈt͡ʃin d͡ʒʊm.hʊː.ɾɪ.jɛ.ˈtɪ]/
pronoun
中华民国
/
t͡ʃin sɛdˈdi/
pronoun
万里长城
/
ˈt͡ʃin.d͡ʒe/
pronoun
汉语
漢語
Hànyǔ
中國話
/
ˈt͡ʃu.vaʃ.ˈlaɾ/
pronoun
(milletler) Rusya'nın Orta Volga bölgesindeki özerk Çuvaşistan Cumhuriyeti'nde yaşamakta olan ve Çuvaşça konuşan, yaklaşık 2 milyon nüfuslu Ortodoks Hristiyan bir Türk halkı.
楚瓦什人
/
t͡ʃu.ˈvaʃ.t͡ʃa/
pronoun
(diller) Çuvaş Türkçesi
楚瓦什語
/
øz.ˈbec.t͡ʃe/
adjective
Özbekçe yazılmış olan
乌兹别克语
/
øz.ˈbec.t͡ʃe/
pronoun
(diller) Özbek Türkçesi
乌兹别克语
/
ˈaɾ/
pronoun
- (belediyeler) İstanbul iline bağlı bir ilçe belediyesi.
- (ilçeler) İstanbul ilinin bir ilçesi
于斯屈达尔
/
aː.ˈɫɛm/
pronoun
(belgisiz adıl): başkaları, herkes
各
verb
- (kriminoloji) başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak
偷窃
- (müzik) bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak
偷
verb
- bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak, iş yapmak
- bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak
- bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek
工作
/
t͡ʃaɾˈpɯm tablosu/
noun
乘法表
/
[t͡ʃɑɾ.ʃɑm.ˈbɑ]/
noun
(haftanın günleri) haftanın salıdan sonra ve perşembeden önce gelen üçüncü günü
星期三
/
t͡ʃa.ˈtɯ/
noun
birbirine çakılmış, çatılmış şeylerin bütünü
屋頂
/
ˈt͡ʃaj/
noun
(coğrafya, hidroloji) Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu:
茶
茶叶
/
t͡ʃem.ˈbeɾ/
noun
- denk, fıçı, sandık v.s.'nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak
- (basketbol) içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka
- (geometri) merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri
- (geometri) bu şekle getirilmiş katı cisimlerin çevresi
- (giyim) başörtüsü, yazma, yemeni
- (mecaz) aşılması, çözümü güç durum
- (oyuncak) çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek şeklindeki oyuncak
圆周 [yuánzhōu]
/
t͡ʃe.ˈne/
noun
(anatomi) canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad
下巴
/
t͡ʃe.ˈʃit/
noun
- (biyoloji) aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, nev, tür
- (biyoloji) canlıların bölümlenmesinde, fertlerden oluşan, türden daha küçük birlik
门
/
t͡ʃiˈmen/
noun
Kendiliğinden yetişmiş çim
草地
/
tʃɪvɪ/, /
tʃɪvɪlɛɣ/
noun
钉子
noun
(bitki anatomisi) bitkilerin, üreme organlarını ve çoğunlukla bunları çevreleyen taç yapraklarını barındıran, güzel renkli ve güzel kokulu kısımları
花朵
花儿
/
ˈt͡ʃoc/
adverb
aşırı şekilde, fazla
很
/
ˈt͡ʃok tan.ɾɯ.d͡ʒɯ.ˈlɯc/
noun
多神教
/
t͡ʃoɾ.ˈba/
noun
(içecekler, yemekler) et, sebze, tahıl v.s. ile hazırlanan sıcak, sulu içecek
汤
湯
/
t͡ʃø.ˈzym/
noun
Problemin çözülmesinden alınan sonuç
答案
/
t͡ʃɯcma duɾumlaˈɾɯ/, /
t͡ʃɯcˈma duɾumu/
noun
夺格
/
t͡ʃɯk.ˈmak/
verb
Olmak, bulunmak, var olmak.
出
/
tʃɨplɑk/, /
tʃɨplɑklɑɣ/
adjective
裸体
/
øɫ.ˈmec/
verb
(fizyoloji) Yaşamsal fonksiyonların durması, hayatın bitmesi, doğmanın karşıtı; hayatını kaybetmek, vefat etmek, can vermek
死
/
ølt͡ʃeclemeˈleɾ/, /
ølt͡ʃecleˈme/
noun
梯子
/
ølt͡ʃ.ˈme/
noun
(metroloji, tabii bilimler) ölçmek işi
三围
/
øɾ.ˈnec/
noun
- benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model
- bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal
- bir şeyin benzeri, kopyası, tıpkısı
- durum ve niteliği benimsenmeye değer kimse veya şey
- (anatomi, biyoloji, botanik, üretim) incelemek veya denemek üzere insan ve hayvan vücudunun, bitkinin veya nesnenin herhangi bir yerinden alınan doku parçası
- (kimya) bir maddenin bütün özelliklerini içeren küçük bölümü
典型
/
y.ˈmit/
noun
ümit etmekten doğan emniyet hissi
希望
/
y.ni.veɾ.si.ˈte/
noun
(binalar, eğitim) Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu; darülfünun
大學
大学
/
ˈyt͡ʃ/
adjective
(sayılar) ikiden sonra dörtten önce gelen sayma sayısı
三
叁
/
ˈyt͡ʃ jyz/
adjective
(sayılar) iki yüz doksan dokuzdan sonra, üç yüz birden önce gelen sayma sayısı
三百
noun
(geometri) üç kenarı olan geometrik şekil
三角
/
[ibɾaːˈni]/
pronoun
- (milletler) Yahudi
- (milletler) Yaklaşık olarak günümüz İsrail ve Filistin'ine denk gelen topraklarda yaşamış tarih öncesi halkın mensubu.
希伯來
希伯來人
希伯来
希伯来人
/
ib.raː.ˈni.d͡ʒe/
pronoun
(diller) Yirmi iki sessiz harften oluşan İbrani alfabesi ile sağdan sola doğru yazılan sami dil
希伯来语
/
[ˈɪɲ.ɟɪ.lɪz]/
adjective
İngiltere'ye dair, İngiltere ile ilgili
英
/
[ˈɪɲ.ɟɪ.lɪz]/
pronoun
(milliyetler) İngiltere halkından olan kimse
英国人
/
[ɪn.ɡɪ.ˈɫɪz.dʒɛ]/
pronoun
(diller) Hint-Avrupa dil ailesinden İngiltere'de ve biraz farklı şekliyle Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Kanada ve İngiliz uygarlığını benimsemiş olan ülkelerde kullanılan, İngilizlerin konuştuğu dil
英文
英语
/
[ɪn.ɡɪɫ.ˈtɛ.rɛ]/
pronoun
英国
英格兰
/
ˈiː.ɾan/
pronoun
(ülkeler) Güneybatı Asya'da güneyinde Fars ve Umman Körfezi, kuzeyinde Hazar Denizi ile çevrili bir ülke.
伊朗
/
iɾ.ˈlan.da.d͡ʒa/
pronoun
(diller) İrlandalıların konuştuğu dil
爱尔兰语
/
ˈis.koˈt͡ʃ in.ɡi.ɫiz.d͡ʒe.si/
pronoun
(diller) Eski İngilizce'nin kuzey lehçelerinden türemiş, bir zamanlar İskoçya'nın bazı yörelerinde, şimdi ise özellikle orta ve kuzeydoğu ve güney bölgelerinde konuşulan, İngilizceye yakın bir Cermen dili
二
/
is.ˈkot͡ʃ.ja/
pronoun
苏格兰
/
is.ˈtan.bul/
pronoun
- (belediyeler) büyükşehir belediyesi
- (şehirler) Marmara Bölgesi'nde yer alan, Türkiye'nin en büyük şehri ve en büyük ili
伊斯坦堡
伊斯坦布尔
/
is.ˈvit͡ʃ.ɾe/
pronoun
(ülkeler) Orta Avrupa’da Alp Dağları'nda yer alan ve denize kıyısı bulunmayan bir ülke
瑞士
/
i.tal.ˈjan.d͡ʒa/
pronoun
意大利语
意大利語
/
iz.ˈlan.da/
pronoun
(ülkeler) Kuzey Atlas Okyanusu'nda bir ada ülkesi
冰岛
冰島
/
iʃ.ˈcod.ɾa/
pronoun
- (Arnavutluk, ilçeler, tarih) İşkodra ilinin 1992-2000 seneleri arasında var olan bir ilçesi.
士科德州
- (Arnavutluk, şehirler) Arnavutluk'ta bir il merkezi.
斯库台
/
ˈɯɾk/
noun
(sosyoloji) irsî olarak ortak fizikî ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu
种族
/
ˈʃaː.ma.ˈnizm/
pronoun
(kült) varlığı tüm insanların tarihinde Erken Taş Devri'ne ve daha da geriye kadar kanıtlanabilen, inisiyasyon ihtiva eden bir vecd ve trans tekniği.
扎扎人
/
ˈʃoɾ.d͡ʒa/
pronoun
(diller) Şor Türkçesi
邵尔语
邵爾語
/
ʃaː.ˈhin/
noun
(atmacagiller) Atmacagillerden (Accipitridae) 50-55 cm uzunluğunda, Avrupa ve Asya'nın çalılık, dağ ve ormanlarında yaşayan yırtıcı kuş.
猎鹰
鷹獵
/
ʃa.ˈhɯs/
noun
- (dil bilimi) çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık
- (primatlar) zat
某人
/
ʃa.ˈɾap/
noun
(alkollü içecekler) üzüm veya başka meyve sularını türlü yöntemlerle mayalandırarak elde edilen alkollü içki
葡萄酒
酒
/
[ʃɑɾ.ˈkɯ]/
noun
(müzik) ezgi, liet, melodi, müzik parçası
歌
/
ˈʃen/
adjective
- neşe belirtisi olan
- neşe veren, neşelendiren, eğlenceli
- yaşamaktan mutlu olduğunu davranışlarıyla belli eden, neşeli, sevinçli
开心
/
ˈʃeɾ/
noun
fenalık, kötülük
邪恶
/
ʃi.ˈiɾ/
noun
(şiir sanatı) zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî ifade şekli
詩歌
/
ʃim.ˈʃec/
noun
(fizik, meteoroloji) bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi şeklindeki geçici ışık
闪电
/
[ʃiɾ.cʰɛt̪]/
noun
(hukuk, ekonomi) iktisadî ve sosyal birleşme sonunda meydana gelen işletme
公司
/
ˈʃok/
adjective
Şaşırtıcı, alışılmamış, beklenmedik.
冲击
/
[ˈʃʊ]/
pronoun
(belgisiz adıllar) biraz uzakta olan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan söz
那
noun
(yangın, mimarlık) odalarda, genellikle duvar kenarlarında tuğla veya taştan yapılmış, bacası olan yer, ocak
壁炉